İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) Cuma günü yayınladığı bir raporda, Etiyopya hükümetine karşı savaşan Tigraylı isyancıların geçtiğimiz Ağustos ve Eylül aylarında kontrolleri altındaki iki kasabada sivillere karşı onlarca infaz gerçekleştirdiği bildirilirken Etiyopya’da 14 ay önce iç savaşın başlamasından bu yana Tigray güçleri tarafından işlenen ihlallerin bir listesi yer aldı. HRW raporunda, Tigraylı isyancıların, Chhena’da 5 gün boyunca 15 ayrı olayda 26 sivili öldürdüklerini, bu durumun sivillerin 4 Eylül’de köylerini terk edene kadar sürdüğünü, öldürülenler arasında isyancılar için hayvan kesmeyi reddeden çiftçilerin ve bölge sakinlerinin olduğu belirtildi. Rapora göre bölge sakinleri HRW’ye evlerinde Tigray güçleriyle birlikte kalmaya zorlandıklarını, bu durumun köylerin yakınlarındaki tepelerde konuşlu Etiyopya ordusunun birlikleri çatışmalar yaşandığı sırada da devam ettiğini söylediler. HRW, bu tür eylemlerin Cenevre Sözleşmeleri uyarınca bir savaş suçu olan ‘sivilleri canlı kalkan olarak kullanmak’ anlamına gelebileceğini vurguladı.
Rapora göre isyancılar, Kobo'da evlerine dönen çiftçiler ve ortak bir mekanda dinlenen erkekler dahil olmak üzere 23 kişiyi infaz ettiler. Etiyopya'nın kuzeyinde Tigray bölgesinde Kasım 2020'de çatışmanın başlamasından bu yana savaşan taraflarca gerçekleştirilen ihlallerin arttığına dikkati çeken raporda ayrıca Etiyopya ve Eritre Askeri Kuvvetleri, Amhara Bölgesel Kuvvetleri ve Amhara milisleri, yargısız infaz, cinsel şiddet ve mültecilere yönelik saldırılar gibi çeşitli ihlallerle suçlandılar.
İsyancıları kontrol eden Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'nin (TPLF) Sözcüsü Getachew Reda son zamanlarda yaşanan ihlallerle ilgili soruları cevapsız bıraktı. Etiyopya'nın kuzeyinin büyük çoğunluğuna, çatışmanın başlamasın itibaren ulaşmak zorlaşırken iletişim eksikliği, bilgilerin doğrulanmasını veya mağdurlara ve ailelerine ulaşılmasını güçleştirdi. Bu nedenle HRW’nin son raporu, 36 kişiyle yapılan uzaktan görüşmelere ve elde edilen belgelere dayanıyor. Bununla birlikte HRW, Cuma günü, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'ne (UNHRC) çatışan tarafların sivillere karşı işledikleri suçları incelemek üzere bir soruşturma komisyonu oluşturma çağrısında bulundu.
HRW Kriz ve Çatışma Bölgeleri Direktör Yardımcısı Gerry Simpson, Cenevre’den telefon aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Ne yazık ki, tüm çatışan tarafların karıştığı suistimaller buzdağının sadece görünen kısmı” ifadelerini kullandı.
HRW’nin bu raporundan sadece bir ay önce Uluslararası Af Örgütü (AI), geçtiğimiz Ağustos ayında Amhara bölgesindeki Nifas Mewcha kasabasında Tigray güçlerini, cinsel saldırı, silah zoruyla soygun ve sağlık tesislerini yağmalama gibi suçlamalar yönelttiği bir rapor yayınlamıştı.
Çatışmaların diğer bölgelere sıçraması Etiyopya'nın çökmesine yol açabilir
Tigray güçleri Haziran ayından bu yana hükümet güçlerine karşında büyük bir zafer kazandı. Bölgedeki başlıca şehirleri geri alan Tigray güçleri, çatışmaların kapsamını yakınlardaki Afar ve Amhara bölgelerini kapsayacak şekilde genişletti.
Tigray güçleri, Ekim ayının sonlarında Etiyopya anakarasını komşusu Cibuti’nin limanlarına bağlayan hayati bir karayolu üzerindeki iki kasabayı ele geçirdiler ve başkent Addis Ababa'ya doğru ilerlemeye başladılar. Bu durum üzerine Başbakan Abiy Ahmed olağanüstü hal (OHAL) ilan etti ve ardından Etiyopya Silahlı Kuvvetleri’yle ön saflar cepheye gitti. Hükümet kaynaklarına göre Tigray güçleri o tarihten bu yana stratejik öneme sahip olan Dessie ve Kombolcha kasabaları da dahil olmak üzere savaş alanında büyük kayıplar verdi.
Etiyopya Başbakanlık Sözcüsü Billene Seyoum, geçtiğimiz Salı günü yaptığı bir açıklamada, isyancıları hastaneleri, otelleri ve bankaları yıkmak ve Ağustos ayında ele geçirdikleri ve daha sonra bu ayın başlarında kaybettikleri tarihi Lalibela kentindeki havaalanını yağmalamakla suçladı.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Sözcüsü Stephane Dujarric ise geçtiğimiz Çarşamba günü, Dünya Gıda Programı'nın (WFP), personelin silah zoruyla gözaltına alınması ve gıda malzemelerinin yağmalanması sonrasında Dessie ve Kombolcha kasabalarında gıda dağıtımını askıya aldığını duyurdu.
Başbakan Abiy Ahmed, çatışmaların başlamasından bir yıl önce 4 Kasım 2020 tarihinde, en baş belası siyasi rakibi olan TLPC’nin bastırmak umuduyla ülkenin kuzeyindeki Tigray bölgesinde askeri bir operasyon başlattı. Ancak isyancılar durumu tersine çevirdiler. Başbakan, hızla sonlandırılacak bir operasyon olacağı sözü vermesine rağmen, Etiyopya ordusu Haziran ayında Tigray'den çekilmek zorunda kalarak büyük bir yenilgiye uğradı. Şimdi ise çatışmalar, hızla ülkenin güneyine doğru ilerliyor.
Tigray güçleri ilerledikçe kriz daha da kötüleşiyor
Tigraylı isyancılar, Ekim ayı sonlarında başkent Addis Ababa yakınlarındaki iki kenti ele geçirdiler. Bunun üzerine hükümet OHAL ilan etti ve vatandaşları silahlanmaya çağırdı. İsyancılar başkente doğru yaklaşırken, Başbakan Abiy, hararetli bir konuşma yaparak, ‘düşmanları gömme’ sözü verdi. Abiy’in konuşmasıyla aynı sıralarda BM, tüm tarafların vahşet işlediğine dair kanıtların olduğu bir rapor yayınladı.
Başkan Biden, ülkeyi müzakere masasına oturtmak için yaptırım uygulamakla tehdit etse de savaşın mevcut seyri Etiyopya'nın çökmesine yol açabileceği düşünülüyor.
BM Genel Sekreter Sözcüsü Dujarric düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:
“Küçük çaplı yemek hırsızlıkları, son günlerde, Tigray güçleri unsurları ve bazı bölge sakinleri tarafından Kombolcha'daki yiyecek satışı yapılan dükkanların toplu olarak yağmalanmasına dönüştü.”
Bunun üzerine TLPC’den geçtiğimiz Cuma günü yapılan açıklamada yağma suçlamaları reddedildi.
Gıda kaynaklarının yağmalanması, Birleşmiş Milletler'in en az 9,4 milyon insanın orada gıda güvenliğinden yoksun olduğunu tahmin ettiği Etiyopya'da yetersiz beslenmeyi daha da şiddetlendirebileceğinden korkuluyor.
Dujarric, geçtiğimiz Perşembe günü Tigray bölgesinin başkenti Mekele'ye bir önceki hafta (1-7 Aralık) 157 yardım konvoyunun gönderildiğini, ancak bu hafta bu sayının 44'e düştüğünü belirtti. Çatışmalar nedeniyle yardımların dağıtılmasında zorluklarla karşılaşmaya devam ettiklerini belirten Dujarric, BM’nin, açlık krizini hafifletmek için günde en az 100 gıda kamyonunun Tigray'a gönderebilmesi gerektiğini vurguladı.
Öte yandan bu hafta Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamada hükümet güçlerinin sahada önemli ilerlemeler kaydettiği öne sürüldü. Ancak Abiy Ahmed hükümeti, savaşı ele alış biçimi, Tigray bölgesi sakinlerini hedef almaya devam eden tutuklama kampanyası ve basına karşı sert tutumu nedeniyle halen yoğun şekilde eleştiriliyor.
Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (CPJ) Sahra Altı Afrika Ülkeleri Temsilcisi Muhoki Mumo, Etiyopya'daki çatışmaların başlamasından bu yana basına karşı düşmanca bir tutum sergilendiğini söyledi. Mumo, Etiyopyalı yetkililerin gazetecileri resmi bir suçlamada bulunmadan gözaltına aldıklarını ve haberlerde kullanılan dil ve terminolojiyi sansürlediklerini, birçok gazetecinin ise olayları aktarmaları nedeniyle çevrimiçi ortamda güçlü tacizle karşı karşıya kaldığını da sözlerine ekledi. Mumo geçtiğimiz günlerde veridiği bir röportajda “Gazetecilere karşı halen çok sert bir tutum var” dedi.
- The New York Times Haber Servisi
Etiyopya’da çatışan taraflar savaş suçu sayılabilecek ihlallerle suçlanıyor
HRW, UNHRC’ye bir soruşturma komitesi kurması çağrısında bulundu
THKC, Haziran ayından bu yana devam eden çatışmalarda hükümet güçleri karşısında zafer kazanırken Tigray Bölgesi’ndeki başlıca şehirleri geri aldı ve çatışmaları yakınlardaki Afar ve Amhara bölgelerini kapsayacak şekilde genişletti (AFP)
Etiyopya’da çatışan taraflar savaş suçu sayılabilecek ihlallerle suçlanıyor
THKC, Haziran ayından bu yana devam eden çatışmalarda hükümet güçleri karşısında zafer kazanırken Tigray Bölgesi’ndeki başlıca şehirleri geri aldı ve çatışmaları yakınlardaki Afar ve Amhara bölgelerini kapsayacak şekilde genişletti (AFP)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة
İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)
"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)