ABD'nin resmi kayıtlarda bile gizlediği görev gücü ifşa oldu: Talon Anvil, Suriye'de sayısız sivili öldürdü

Suriye'de DEAŞ'a karşı kullanılan 112 bin bomba ve füzede bu birimin imzası var

DEAŞ'a karşı operasyonlarda yer alan pek çok Amerikalı yetkili bu birimin eylemlerine karşı üstlerine uyarılarda bulunsa da sivil ölümleri devam etti (AP)
DEAŞ'a karşı operasyonlarda yer alan pek çok Amerikalı yetkili bu birimin eylemlerine karşı üstlerine uyarılarda bulunsa da sivil ölümleri devam etti (AP)
TT

ABD'nin resmi kayıtlarda bile gizlediği görev gücü ifşa oldu: Talon Anvil, Suriye'de sayısız sivili öldürdü

DEAŞ'a karşı operasyonlarda yer alan pek çok Amerikalı yetkili bu birimin eylemlerine karşı üstlerine uyarılarda bulunsa da sivil ölümleri devam etti (AP)
DEAŞ'a karşı operasyonlarda yer alan pek çok Amerikalı yetkili bu birimin eylemlerine karşı üstlerine uyarılarda bulunsa da sivil ölümleri devam etti (AP)

ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times (NYT) DEAŞ'la mücadele sırasında pek çok sivilin ölümüne neden olan gizli görev gücü Talon Anvil'i dünyaya duyurdu. 
İsmini vermek istemeyen pek çok asker ve istihbaratçıyla konuşan gazete, "resmen var olmayan" bu birimde çalışan Amerikan askerlerinin 2014-2019 arasında görev yaptığını bildirdi. 
Sahadaki müttefiklerden, elektronik haberleşmelerden ve insansız hava araçlarından gelen bilgiler üzerine harekete geçen birim, hava araçlarıyla Suriye'de on binlerce bomba ve füze atılmasını sağladı. ABD'nin sahadaki Arap ve Kürt müttefiklerinden gelen, pek de güvenilir olmayan istihbarat raporları da ölümcül saldırılara temel oluşturdu.
Kaynaklar, istenmeyen can  kayıplarına engel olacak pek çok kuralı "savaşın hızına yetişmek için" ihlal eden Talon Anvil'in sayısız sivilin ölüm fermanını hazırladığını vurguladı. Pek çok saldırının "meşru müdafaa" kisvesi altında, aktif çatışma bölgesinden uzakta dahi olsa, çok da planlanmadan yapıldığı belirtildi.
Şort ve terliklerle Irak ve Suriye'deki ofislerde çalışan elemanların, ölümüne neden oldukları arasında çiftçiler, sokaktaki çocuklar, çatışmadan kaçan aileler ve binalara sığınan siviller de bulunuyor.
NYT'nin haberine göre üç vardiya halinde görev yapan ve zaman zaman üye sayısı 20'nin dahi altına düşen Talon Anvil, ekranlara bakarak ölüm talimatları yağdırdı. Bu iş için yeterince eğitim almayan komandolar, bir süre sonra hissizleşerek yeterli kanıtlar olmadan ölüm emri vermeye başladı. 
Düşük rütbeli askerler bile bu emirleri verebiliyordu. Zaman zaman sorgulanan emirlere birim içinden dahi itirazların yükseldiği aktarıldı.
Füzeler ve bombalar hedeflere yönelirken bölgeyi görüntüleyen insansız hava araçlarının başka tarafa yönlendirildiği de haberde yer aldı.
Rakka'dan kaçan sivillerin bindiği teknelerin bombalanması sonucu en az 30 sivilin ölümü ve Menbic'deki bir zeytinlikte çalışan üç silahsız erkeğin katledilmesi, bu ekibin imza ettiği olaylar arasında sayıldı. Karama köyündeki kadın ve çocukların öldürülmesinin dahi ekibin çalışmasını sorgulatmadığı vurgulandı.
2016-2018 arasında Talon Anvil'le çalışan hava istihbarat subaylarından biri, "İnsafsız ama etkiliydiler. Pek çok kötü saldırıya imza attılar" dedi. 
Eski Pentagon danışmanı Larry Lewis, Suriye'deki operasyonlarda Afganistan'dakilere kıyasla 10 kat fazla kişinin öldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Operasyonlardaki ölü sayıları, bir ABD biriminden bekleyebileceğimden daha fazlaydı. Yıllar içinde çarpıcı şekilde durmadan artması beni şoke etti."
2016-2017'de DEAŞ karşıtı koalisyona komuta eden Amerikalı General Stephen J. Townsend ise NYT'ye yaptığı açıklamada sivillerin ölümlerini ciddiye almadıkları iddiasını reddetti. 
ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Orgeneral Joseph L. Votel de sahadaki elemanlarının kısıtlı olduğunu ve bu yüzden sivil ölümleri konusunda yeterince bilgi alamadıklarını itiraf etti. "Her zaman bu meseleyi ciddiye aldığımıza ve elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığımıza inanıyorum" dedi. 

Independent Türkçe, New York Times, Daily Mail



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.