Lübnan, Ürdün elektriği ve Mısır gazı için Dünya Bankasının desteğini bekliyor

Lübnan Enerji ve Su Bakanı Bakanı Feyyad, elektrik krizine çözüm için Ürdün ve Mısır'la anlaştıkları ülkesine yıllık maliyeti yaklaşık 400 milyon doları bulacak proje için Dünya Bankasının finansal destek kararını onaylamasını beklediklerini söyledi.

AA
AA
TT

Lübnan, Ürdün elektriği ve Mısır gazı için Dünya Bankasının desteğini bekliyor

AA
AA

Lübnan Enerji ve Su Bakanı Bakanı Velid Feyyad, Suriye rejimi üzerinden Ürdün'den elektrik ve Mısır'a ait "Arap Doğal Gaz Boru Hattı"ndan gaz ithali projesine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Ülkedeki ekonomik kriz nedeniyle bu yıl ciddi elektrik sıkıntısı yaşadıklarını ve sorunun çözümü için Ürdün ve Mısır ile eylülde yoğun görüşmeler başlattıklarını hatırlatan Feyyad, Suriye, Ürdün ve Mısır ile 4'lü anlaşmaya vardıkları projeyle ilgili çalışmaların sürdüğünü aktardı.
Feyyad, "Projenin hayata geçirilmesi ve gerekli adımların atılması Dünya Bankasının finansal destek kararını onaylamasına bakıyor. Finans koşullarının kabul edilmesi için aralık ve ocakta toplantılar olacak. Eğer bu adımlar atılırsa gaz ve elektriği devreye sokabiliriz demektir." ifadelerini kullandı.
ABD'nin Suriye'deki Esed rejimine uyguladığı yaptırımları kapsayan Sezar Yasası'ndan Ürdün ve Mısır'ın muaf tutulması için daha önce ABD'nin yeşil ışık yaktığını kaydeden Feyyad, "Mısır, gaz anlaşmasının Sezar Yasalarına aykırı olmadığı güvencesi üzerinde çalışıyor. (Mısır-Ürdün) Onlar da bu konuda ilerleme sağladı. Ürdün ve Mısır (muafiyet) onay mektubu aldı." dedi.
Doğal gaz ithalatında gelinen aşamaya değinen Feyyad, "Şu anda iki ülke teknik meseleleri görüşüyor. Daha sonra imzalar atılacak. Bunların yanında zorluk değil de bazı teknik eksiklikler var. Bu teknik eksikler de hallediliyor. Suriye'deki savaş nedeniyle boru hattının Ürdün-Suriye bağlantı kısmında ciddi tahribatlar olmuş. Şu anda bunlar tamir ediliyor." bilgisini verdi.
Esed rejiminin Enerji Bakanı Gassan ez-Zamil ile kısa süre önce görüştüğünü aktaran Feyyad, "Boru hattının tamiratının bu yılın sonuna kadar biteceğine söylediler." dedi.
"Arap Doğal Gaz Boru Hattı'nın güzergahında İsrail var mı?" sorusuna Lübnanlı Bakan, "Hayır. Sanırım Akabe'den geçiyor." yanıtını verdi.

Projeyle elektrik hizmeti günlük 6 saat artacak
Gaz ve elektrik hattının faaliyete geçmesi halinde ülkedeki elektrik kesintilerinde nispeten iyileşme olacağını söyleyen Feyyad, şunları kaydetti:
"Lübnan'a Suriye üzerinden gelecek gaz günlük 1 milyon 700 bin metreküp civarında olacak. Bu gaz da günlük 450 megavat elektrik üreten tesislere aktarılacak. Bunun sonucunda günlük maksimum 4 saat devlet elektriği daha hizmete girecektir. Ürdün'den gelecek elektrik ise maksimum 2 saat olacak. Gaz ve elektrik için yıllık ödeyeceğimiz tutar da 400 milyon dolar olacaktır."
Lübnan'da şu anda günde 19 saati bulan elektrik kesintileri yaşanıyor. Lübnanlılar elektrik ihtiyacının büyük kısmını özel jeneratörlerle karşılıyor.

Mısır gazının ihracı önündeki engeller
Bu arada Lübnan'daki Amerikan Beyrut Üniversitesi bünyesindeki Issam Fares Kamu Politikası Enstitüsünün 11 Aralık'ta yayımladığı enerji raporunda, Mısır'ın Lübnan'a kısa süre içinde gaz ihraç etmesinin önünde birtakım engeller olduğu ifade edildi.
Raporda söz konusu engellere ilişkin Mısır'da ihracat için yeterli hacimde gazın sürekli temin edilememesi, ödemelerde aksamaların yaşanması, Suriye ve Ürdün'ün talep edeceği geçiş ücreti ve en önemlisi Suriye'deki güvenlik durumuna işaret edildi.
Raporda, 2009'da 1 milyar 200 milyon dolara mal olan toplam 1200 kilometre uzunluğundaki boru hattının 90 kilometrelik üçüncü kısmının Suriye'den geçtiği belirtiliyor.
Arap Doğal Gaz Boru Hattı'ndan Lübnan'a gaz ithalat testi 2009'da başladı ve aynı yıl kısa süreliğine Trablusşam'daki Deyr Ammar Elektrik Santraline gaz verildi.
Açık raporlara göre 2010'da Mısır'ın Sina Yarımadası'ndaki güvenlik olayları, ardından ülkedeki Arap Baharı gösterileriyle meydana gelen gelişmeler ve Suriye'deki iç savaşın patlak vermesiyle Lübnan'a doğal gaz ithalatı tamamen durdu.



Hizbullah: İsrail ile doğrudan müzakereler, Lübnan anayasasının açık ihlalidir

Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
TT

Hizbullah: İsrail ile doğrudan müzakereler, Lübnan anayasasının açık ihlalidir

Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)

Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah, Lübnan Cumhurbaşkanı'nın görüşmelerin önümüzdeki hafta Washington'da yapılacağını açıklamasından bir gün sonra, bugün partisinin Lübnan ve İsrail arasında doğrudan müzakereleri reddettiğini vurguladı.

Fadlallah yaptığı açıklamada, bu adımın "Anayasa'nın, Şartname'nin ve Lübnan yasalarının açık bir ihlali ve ülkenin kaderinin ve geleceğinin manipüle edilmesi" olduğunu belirterek, bunun "Lübnan'ın İsrail saldırganlığıyla mücadele etmek, iç barışını ve halkının bir arada yaşamasını korumak için en çok dayanışmaya ve iç birliğe ihtiyaç duyduğu bir dönemde iç bölünmeleri daha da kötüleştireceği" uyarısında bulundu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Arşiv-AP)İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Arşiv-AP)

Milletvekili sözlerine şöyle devam etti: "Halkımız, topraklarını, varlıklarını, meşru haklarını ve ulusal ortaklıklarını savunmada gösterdikleri azim ve direniş tercihine bağlı kalacak ve kimsenin vatanlarının kaderine ve nesillerinin geleceğine müdahale etmesine izin vermeyecektir."

Sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yetkili makam, İran'ın Lübnan'ın yanında yer alan kararlı duruşu ve İslamabad'daki müzakereler başlamadan önce Lübnan'a yönelik saldırganlığın durdurulması konusundaki ısrarıyla ülkemize duyduğu endişe sayesinde ortaya çıkan elverişli uluslararası fırsattan derhal yararlanarak ülkesinin çıkarlarını önceliklendirmeli ve halkının canını korumalıydı, ancak bu İran tutumunu göz ardı etti…”

Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Lübnan'ı Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh-Moawad'ın, İsrail'i ise Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter'in temsil ettiği ve ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa'nın da katıldığı, dün akşam gerçekleşen bir telefon görüşmesini duyurdu.

Görüşme sırasında, ateşkes ilan edilmesi ve Lübnan ile İsrail arasında ABD'nin himayesinde müzakerelerin başlama tarihinin belirlenmesi konularını görüşmek üzere ilk toplantının önümüzdeki salı günü ABD Dışişleri Bakanlığı'nda yapılmasında mutabık kalındığını belirtti.


Dünyanın "en büyük açlık krizi" Sudan'da yaşanıyor

Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
TT

Dünyanın "en büyük açlık krizi" Sudan'da yaşanıyor

Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)

Dünya Gıda Programı'na (WFP) göre Sudan, yaklaşık 45 milyonluk nüfusunun 19 milyondan fazlasını etkileyen, dünyanın en büyük insani açlık kriziyle karşı karşıya. Program, savaşın başlamasından bu yana geçici başkent Port Sudan'dan faaliyet gösterdikten sonra Hartum'daki ülke ofisinin yeniden açıldığını duyurdu.

WFP genel müdür yardımcısı Carl Skau, dün Hartum'da programın yeni ülke direktörü Abdullah Al-Wardat ve Sudan Başbakanı Kamil Idris ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, başkentteki koşulların altı ay önceki ziyaretinden bu yana "açıkça değiştiğini" söyledi. Skau, "Şehirde daha fazla hareketlilik var, havaalanı çalışıyor ve insanlar yavaş yavaş evlerine dönüp hayatlarını yeniden kurmaya başlıyorlar" ifadelerini kullandı.

Ülkenin geniş bölgelerinde çatışmaların hız kesmeden devam ettiğini ve bunun da yaklaşık 19 milyon insan için ciddi gıda güvensizliğine yol açtığını belirten yetkili, durumu "dünyanın en büyük insani açlık krizi"nin devamı olarak nitelendirdi.


Devrim Muhafızları Bağdat'ta "cephe" oluşturuyor

Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında bir Irak zırhlı aracı (AFP)
Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında bir Irak zırhlı aracı (AFP)
TT

Devrim Muhafızları Bağdat'ta "cephe" oluşturuyor

Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında bir Irak zırhlı aracı (AFP)
Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında bir Irak zırhlı aracı (AFP)

Kaynaklar, İran Devrim Muhafızları'ndaki subayların Irak'taki silahlı grupların operasyonlarını yönetmeye devam ettiğini ve saldırıları durdurma yönündeki siyasi talepleri reddettiğini, müzakerelerin başarısız olma ihtimaline karşı Washington üzerinde baskı kurmak amacıyla "gölge askeri gözetmen" gibi hareket ettiklerini ortaya koydu.

“Koordinasyon Çerçevesi” ve Irak hükümetinden iki kaynak Şarku’l Avsat’a, dört Şii partinin liderlerinin son haftalarda Irak içindeki İranlı yetkililerle görüşmeler yaptığını ve saldırıların durdurulması gerektiğine ikna etmeye çalıştıklarını, ancak İranlılardan yanıt alamadıklarını söyledi.

Kaynaklar, Bağdat'ta önemli nüfuza sahip bir Kudüs Gücü subayının "koordinasyon çerçevesi içindeki müttefiklerden gelen çağrılara yanıt vermediğini, iletişimini silahlı grupların operasyon yetkilileriyle sınırladığını" söyledi. Kaynaklar, özel bir güvenlik toplantısında konuşan üst düzey bir Iraklı yetkilinin, "Bu adamı (Devrim Muhafızları subayını) nasıl durduramıyoruz?" diyerek, "Neden onu tutuklayamıyoruz?" diye sorguladığını belirtti.