John F. Kennedy suikastına ilişkin gizli belgeler yayımlandı

(AP)
(AP)
TT

John F. Kennedy suikastına ilişkin gizli belgeler yayımlandı

(AP)
(AP)

ABD Başkanı John F. Kennedy'nin 1963'teki suikastına ilişkin yaklaşık 1500 gizli belge kamuoyuna açıldı.
Ulusal Arşivler ve Kayıtlar İdaresi (NARA), Beyaz Saray'ın ekimde verdiği, kayıtların halka açık hale getirilmesi direktifi sonucu çarşamba günü söz konusu belgeleri yayımladı.
Başkan Biden belgelerin halka açılması talebini dile getirdiği bildirisinde "Başkan Kennedy'nin suikastının yarattığı derin ulusal trajedi, Amerikan tarihinde ve o korkunç günü yaşayan birçok Amerikalının hafızasında yankı bulmaya devam ediyor. Öte yandan, suikasta ilişkin kayıtları koruma gereksinimi zaman geçtikçe daha da zayıflıyor" demişti.
"Bu nedenle, Birleşik Devletler Yönetimi'nin en güçlü muhtemel nedenler aksini önermediği sürece suikasta dair kayıtlardaki bütün bilgileri açıklayarak şeffaflığı en üst düzeye çıkardığından emin olmak çok önemli."
JFK, 22 Kasım 1963'te Teksas eyaletinin Dallas kentinde suikasta uğradı ve olay tüm ulusu şoke etti. O günün ilerleyen saatlerinde polis, Sovyet ve Küba sempatizanı eski bir ABD Deniz Piyadesi Lee Harvey Oswald'ı suikastçı olduğu iddiasıyla tutukladı. Yetkililer daha sonra, Oswald'ın Teksas Okul Kitapları Deposu'ndan başkan ve diğer ileri gelenlerin Dallas'taki Dealey Plaza'dan geçtiği açık hava konvoyuna üç el ateş ettiği sonucuna vardı.
Oswald cinayetten yargılanacak olmasına rağmen, bir duruşma görecek kadar yaşamadı. Jack Ruby adlı bir gece kulübü sahibi, tetikçi olduğu iddia edilen Oswald'ı suikasttan iki gün sonra bir şehir hapishanesine nakledilirken vurdu.
1964'te, Warren Komisyonu olarak bilinen Başkan John F Kennedy Suikastı Başkanlık Komisyonu, Oswald'ın başkanı kendi başına öldürdüğü ve daha büyük bir komplonun parçası olmadığı sonucuna vardı.
Fakat Warren Komisyonu'nun bulguları eleştirildi ve CIA'in kurum içi tarihçisi bile 2013'te teşkilatın iddia edilen suikastçı hakkında bildiklerini gizlediğini itiraf etti. Hatta bunun en doğrusu yerine "en iyi gerçeği" bulma niyetiyle yapılan bir "örtbas etmeye" karşılık geldiğini söyledi.
O zamandan beri suikasta ilişkin komplo teorileri ve alternatif açıklamalar hızla çoğaldı ve suç eski Küba lideri Fidel Castro'dan mafyaya ve ABD hükümetine kadar herkesin üzerine yıkıldı.
Hem amatör dedektifler hem de yetkililer geçit töreni alanına bakan, şimdilerde ünlü "çimenli tepede" ikinci bir tetikçinin olup olmadığını tartışırken diğerleri suikast gerçekleşirken başkanın geçişini izleyen gizemli "Umbrella  Man"i (Şemsiye Adam) kameraya alan, suikastın Abraham Zapruder adlı görgü tanığının amatör video kaydına odaklandı.
Yeni yayımlanan belgelerin PDF biçimlerine Ulusal Arşivler'in JFK belgeleri merkezinden ulaşılabiliyor.
Belgelerin çoğunda JFK'nin katili Lee Harvey Oswald'la ilgili bilgiler yer alıyor. Bunların arasında Oswald'ın suikasttan iki ay önce Mexico City'deki Sovyet Büyükelçiliği'nde bir KGB ajanıyla buluşması da var.
1992'de Kongre "Başkan John F. Kennedy'nin suikastıyla ilgili devlet belgelerinin hepsinin... nihayetinde halkın suikastı çevreleyen tarih hakkında tam anlamıyla bilgi sahibi olmasını sağlamak için kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini" şart koşan Başkan John F. Kennedy Suikast Kayıtlarını Toplama Yasası'nı kabul etmişti.
Kennedy ailesinin üyeleri, örneğin JFK'nin yeğeni olan eski kongre üyesi Patrick Kennedy, belgelerin tamamının kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulunuyordu.
Önceki aylarda The Daily Mail'e "Ülkemizin iyiliği için her şeyin ortaya konması gerektiğini düşünüyorum, böylece tarihimizi daha iyi anlayabiliriz" diye konuşan Patrick Kennedy, "genel olarak yönetime karşı bir güvensizlik eğilimi" olan "komplo teorileriyle dolu" bir zamanda yaşadığımızı belirtmişti.
Yalnızca yönetimin güçlü ulusal güvenlik ya da siyasi çıkar arz ettiğini savunduğu belgeler kamuoyuyla paylaşılmıyor. Ulusal arşiv kurumuna göre, çeşitli kurumlar ellerindeki belgelerin hepsini kamuoyuyla paylaşmayı düşünerek 2018'den beri bu iddiaları gözden geçiriyor fakat pandemi bu süreci bölmüştü.
Ekimde Beyaz Saray hâlâ incelenmekte olan bu materyallerin bazılarının yayımlanmasını ertelemeyi kabul etmiş ve NARA'ya mümkün olan her şeyi aralıkta kamuoyuna açmasını söylemişti. Donald Trump, JFK belgelerinin hepsinin kamuoyuyla paylaşılacağı sözü vermişti fakat 2018'de ulusal güvenlik kaygılarını öne sürerek kayıtların tamamını paylaşmak için yasal bir son tarihi göz ardı edeceğini duyurmuştu.
Halka açılan 250 binden fazla JFK belgesinin çoğuna yalnızca Maryland'deki Ulusal Arşiv tesisine giderek erişilebilirken çarşamba günü yayımlanan belgelerin çevrimiçi görüntülenebilmesi dikkate değer.
Beyaz Saray, ulusal arşiv kurumundan halihazırda halka açılmış olan JFK belgeleri koleksiyonunun tamamını dijital ortama aktarmak için bir plan hazırlamasını istedi.
Tarihçiler ve akademisyenler, JFK belgelerinin tamamen halka açılmasının hem günümüz ABD siyasetinde QAnon gibi komplo teorilerinin devam eden albenisine karşı koymak için hem de tarihsel bakımda önemli olduğunu savunuyor.
Bu esnada ulusal güvenlik camiasından isimler bazı belgelerin hâlâ yaşayan eski Soğuk Savaş istihbarat kaynaklarını tehlikeye sokabileceğini ya da ABD'nin hayati öneme sahip casusluk faaliyetlerini ortaya çıkarabileceğini öne sürüyor.
Independent Türkçe



Netanyahu: İran'ı ve Hizbullah'ı ezip geçeceğiz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
TT

Netanyahu: İran'ı ve Hizbullah'ı ezip geçeceğiz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'la savaşın 28 Şubat'ta başlamasından bu yana ilk basın toplantısını dün akşam düzenledi.

Konuşmasının başında "Hizbullah saldırganlığının bedelini ağır ödeyecek" ifadesini kullandı. İsrail'in "İran ve Hizbullah'ı ezdiğini" ve yeni İran Yüksek Lideri Mücteba Hameney'in "kamuoyu önünde görünemeyeceğini" söyledi.

İsrail bayrağı arasında durarak video bağlantısıyla soruları yanıtlarken, Hameney ve Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'a karşı İsrail'in alabileceği önlemler hakkında sorulan bir soruya Netanyahu şu yanıtı verdi: "Bu terör örgütünün liderlerinden hiçbirinin hayatını garanti edemem... Burada ne planladığımız veya ne yapacağımız konusunda belirli bir mesaj gönderme niyetinde değilim."

İran ve Hizbullah'ın artık eskisi gibi bir tehdit oluşturmadığını da belirtti.

"İran Devrim Muhafızları ve Besic güçlerine ağır darbeler indiriyoruz... ve İran artık eskisi gibi değil." diye devam etti. "Amacımız, İran'ın nükleer ve balistik füze programlarını yer altına taşımasını engellemektir."

İsrail saldırılarının İran'ın nükleer enerji sektöründe çalışan önde gelen bir nükleer bilim insanını ve birçok bilim insanlarını öldürdüğünü iddia etti.

"Rejim değişikliği için koşullar yaratabiliriz, ancak sokaklara dökülmek İran halkına kalmış" dedi. Savaşın rejimi deviremeyebileceğini kabul etti.

Sözlerine şöyle sürdürdü: “Lübnan hükümetine birkaç gün önce şunu söyledim: Eğer Hizbullah'ın silahsızlandırma sözünüzü ihlal ederek faaliyetlerine devam etmesine izin verirseniz, ateşle oynuyorsunuz demektir… Artık bunu yapmanızın zamanı geldi. Eğer yapmazsanız, elbette biz yapacağız.”

ABD Başkanı Donald Trump ile neredeyse her gün görüştüğünü ve "açık sözlü" bir şekilde konuştuklarını ifade etti.

Netanyahu konuşurken, İran'dan İsrail'in orta kesiminin büyük bir bölümüne füze fırlatıldığına dair uyarı sirenleri çalmaya başladı.


ABD'de bahisler değişti: 2028 başkanlık seçimi için yeni favori

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)
TT

ABD'de bahisler değişti: 2028 başkanlık seçimi için yeni favori

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)

Popüler tahmin piyasası sitesi Kalshi'nin kullanıcıları, 2028 ABD başkanlık seçiminin yeni favorisini belirledi.

Kalshi, çarşamba sabahı X'te, Dışişleri Bakanı  Marco Rubio'nun artık "2028 başkanlık yarışını kazanma ihtimali en yüksek isim" olduğunu duyurdu. Gönderide Rubio'nun yüzde 19'la başı çektiği, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve Kaliforniya Valisi Gavin Newsom'un ise yüzde 18'lik oranlara sahip olduğu belirtildi.

Bir diğer tahmin piyasası platformu Polymarket da salı sabahı Rubio'nun sitedeki oranlarının "tüm zamanların en yüksek seviyesine" ulaştığını ancak hâlâ Vance'in birkaç puan gerisinde kaldığını açıkladı.

Tahmin piyasası platformları, kullanıcıların olayların sonucuna bahis oynamasına imkan tanıyor ve giderek daha popüler hale geliyor. Washington Post'un ocak ayındaki haberine göre Kalshi ve Polymarket aracılığıyla siyasi veya hükümetle ilgili olaylara 200 milyon dolardan fazla bahis oynandı.

Seçime iki yıldan fazla süre olsa da Başkan Donald Trump'ın yerine kimin geçebileceğine ilişkin sorular artıyor.

Rubio'nun siyasi emelleri hakkında spekülasyonlar giderek artsa da Dışişleri Bakanı, yarışması halinde Cumhuriyetçilerin adaylığı için en güçlü isim olarak görülen Vance'e desteğini defalarca dile getirdi.

Rubio, geçen yılın sonlarında Vanity Fair'da yayımlanan röportajında, "J.D. Vance başkanlık için yarışırsa bizim adayımız olacak ve onu destekleyen ilk kişilerden biri ben olacağım" demişti.

Geçen yaz 2028 seçimi sorulduğunda Rubio, Vance'in "harika bir aday" olacağını söylemişti.

Fox News'dan Lara Trump'a, "Bence başkan yardımcılığında harika iş çıkarıyor. akın bir arkadaşım ve umarım aday olmayı düşünüyordur. Biliyorum, biraz erken" diye konuşmuştu.

Ama Dışişleri Bakanı olarak bulunduğum konum gereği siyasetin içinde yer almıyorum. Aslında iç politikaya karışmamı engelleyen kurallar var ve başkan izin verdiği sürece bu işi yapıp bu görevde kalmak istiyorum, bu da beni Ocak 2028'e kadar burada tutacak.

Dışişleri Bakanı'nın geçmişteki yorumlarına rağmen, Wall Street Journal'ın haberine göre Trump, seçim yaklaştıkça Vance ve Rubio'yu giderek daha fazla karşı karşıya getirmeye başladı. Yakın zamanda düzenlenen bir etkinlikte Trump, bağışçılardan oluşan bir salonda bu iki isim hakkında yoklama yaptı ve katılımcılar, gazeteye Rubio'ya gelen alkışların daha yüksek olduğunu söyledi.

Yine de Trump'ın Vance ve Rubio'yu karşılaştırmayı oyun olarak gördüğü ve henüz bir halef seçimi olarak değerlendirmediği bildiriliyor. Journal'ın kaynakları, Trump'ın Vance ve Rubio'nun aynı listede aday olmasını istediğini dile getirdiğini de belirtti.

Trump'ın kendisi de anayasaya aykırı olacak üçüncü bir dönem için tekrar aday olma ihtimalini defalarca dile getirdi.

Independent Türkçe


Michigan eyaletinde sinagoga silahlı saldırı

ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)
ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)
TT

Michigan eyaletinde sinagoga silahlı saldırı

ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)
ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)

Michigan Eyaleti polisi, bugün (Perşembe) West Bloomfield bölgesinde bir sinagogda silahlı saldırı yaşandığını duyurdu.

FBI Direktörü Kash Patel, “Michigan’daki ortaklarımızla birlikte FBI ekipleri olay yerinde bulunuyor. West Bloomfield’daki sinagogda hem araçla çarpma hem de silahlı saldırı olayıyla ilgileniyoruz” dedi.

Oklend County Şerifi, Detroit yakınlarındaki sinagogda en az bir kişiyle güvenlik görevlilerinin çatıştığını bildirdi. Associated Press’in aktardığına göre, WDIV-TV kanalı, bir kamyonetin “Temple Israel” (İsrail Tapınağı) sinagoguna girdiğini bildirdi.

Oklend County Şerifi Mike Bouchard, henüz kimsenin gözaltına alınmadığını açıkladı. Olay yerinden yükselen dumanlar gözlendi. Görgü tanıklarının aktardığına göre, saldırgan hayatını kaybetti.

FBI Direktörü Kash Patel, polis ekiplerinin olay yerinde olduğunu ve olayın hem araçla çarpma hem de silahlı saldırı içerdiğini doğruladı.

Oklend County polis departmanı, binanın tahliye edildiğini bildirdi. Polis izniyle yaklaşık 12 veli, içerideki küçük çocuk eğitim merkezinden çocuklarını çıkardı. West Bloomfield bölgesindeki okullar kapatıldı.

fbfr
Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesinde “Temple Israel” sinagogu yakınında insanlar toplandı. (Associated Press)

Michigan Valisi Gretchen Whitmer, gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek yaptığı açıklamada, “Bu üzücü bir olay. Michigan’daki Yahudi topluluğu, dini ibadetlerini güvenle gerçekleştirebilmelidir” dedi.

Temple Israel, ülkenin en büyük reformist sinagogu olarak tanımlanıyor ve 12 bin  üyeye sahip. Sinagog, erken çocukluk eğitim merkezi ve aileler ile yetişkinler için eğitim programları sunuyor.

Sinagog web sitesine göre kuruluş amacı Yahudi topluluklarını dünya çapında desteklemek ve misyonu “Reformist Yahudilik perspektifiyle güçlü bir topluluk inşa etmek.

Detroit Yahudi Federasyonu, bölgedeki tüm Yahudi kuruluşlarını “tam kapanma protokolü uygulamaya – binalara giriş ve çıkışları durdurmaya” çağırdı.