Tunus'ta devrimin yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Said yanlıları ve karşıtları sokakta

Tunuslular başkentin Sidi Bou Said bölgesinde devrimin yıldönümünü kutluyor (AFP)
Tunuslular başkentin Sidi Bou Said bölgesinde devrimin yıldönümünü kutluyor (AFP)
TT

Tunus'ta devrimin yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Said yanlıları ve karşıtları sokakta

Tunuslular başkentin Sidi Bou Said bölgesinde devrimin yıldönümünü kutluyor (AFP)
Tunuslular başkentin Sidi Bou Said bölgesinde devrimin yıldönümünü kutluyor (AFP)

Tunus’ta Cumhurbaşkanı Kays Said’in “olağanüstü kararlarına” karşı çıkan ve destek veren gruplar aynı yerde gösteri düzenledi.
Ülkede 17 Aralık 2010'da gerçekleşen devrimin yıl dönümü Cumhurbaşkanı Said’in 25 Temmuz’da aldığı olağanüstü kararların gölgesinde kutlanıyor.
Said'in kararlarını protesto edenler ile destek veren göstericiler başkent Tunus’un merkezinde yer alan Habib Burgiba Caddesi'nde eylem düzenledi.
Geniş güvenlik önlemleri altında düzenlenen gösterilerde, güvenlik güçleri iki grubu birbirine yaklaştırmadı.
Tunus İçişleri Bakanı Tevfik Şerafettin de gösterilerin yapıldığı caddeye gelerek bölgedeki güvenlik çalışmalarını yerinde kontrol etti.
Cumhurbaşkanı Said’in kararlarına karşı çıkan Darbeye Karşı Vatandaşlar girişimi tarafından düzenlenen gösteride, “Darbeye Hayır”, “Dün Bin Ali, bugün Said”, “Halk darbeyi istemiyor” sloganları atıldı.
Said yanlısı göstericiler ise, Cumhurbaşkanı'nı ve aldığı kararları destekleyen sloganlar attı.

Birçok siyasi parti ve aktivistten gösterilere katılım çağrısı yaptı
Demokratik Akım, Tekatül ve Cumhuriyetçi Parti tarafından dün yayımlanan yazılı açıklamada, "tek adam yönetimine karşı çıkma ve demokrasiyi pekiştirme talebiyle" düzenlenecek gösteriye katılım çağrısı yapılmıştı.
Cumhurbaşkanı Said’in 25 Temmuz olağanüstü kararlarının ardından Tunuslu aktivistler tarafından kurulan Darbeye Karşı Vatandaşlar girişimi, Said’in kararlarını “darbe” olarak nitelendiriyor.
Girişim tarafından hafta başında yapılan açıklamada, Tunus devriminin başladığı 17 Aralık ile Zeynel Abidin Bin Ali’nin ülkeyi terk ettiği 14 Ocak arasında kalan günlerde protesto eylemleri düzenleneceği bildirilmişti.

Tunus'taki yeni siyasi kriz
Tunus'u 20 yıldan uzun süre demir yumrukla yöneten Zeynel Abidin bin Ali iktidarının sonunu getiren Yasemin Devrimi'nin 11. yılında ülke yeni bir siyasi kriz yaşıyor.
Cumhurbaşkanı Said, 25 Temmuz'da ilan ettiği olağanüstü kararlarla parlamentonun çalışmalarını dondurdu ve milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırdı.
Said, 22 Eylül’de yeni kararnamelerle yetkilerini genişleterek yürütme organını tamamen kendine bağladı.
Said son olarak devrimin yıl dönümüne birkaç gün kala açıkladığı "siyasi krizden çıkışın yol haritası" ile ülkede 17 Aralık 2022'de erken genel seçime gidileceğini ve o zamana kadar Meclisin kapalı kalacağını duyurdu.
Cumhurbaşkanı'nın aldığı tüm bu kararlar, ülkede bir tür "istisnai durum" oluşmasına yol açtı.



Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
TT

Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)

Irak’ta yeni bir hükümet kurmak için aday olan eski Başbakan Nuri el-Maliki, dün Bağdat'ta ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmeyle ilgili olarak, Washington'ın muhalefetine rağmen adaylıktan çekilmeyeceğini açıkladı.

Dün Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Maliki, “Geri çekilmeye niyetim yok, çünkü ait olduğum ülkeyi, onun egemenliğini ve iradesini saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Çoğunluğu İran'a yakınlığıyla bilinen Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi ittifakının kendisinin adaylığı üzerinde anlaşmaya vardığını belirten Maliki, “Dolayısıyla bu makama saygı duyduğum için geri çekilmeyeceğim. Birçok açıklamada geri çekilme olmayacağını söyledim. Sonuna kadar gideceğim” şeklinde konuştu.

Öte yandan ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bağdat'ta birkaç toplantı düzenledi ve geçici Başbakan Muhammed Şia es-Sudani ile görüştü. Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Barrack, “Başkan (Donald) Trump'ın bölgede barış planına uygun bir gelecek inşa etme hedeflerini tartıştım. Irak ve halkının istikrarını teşvik edecek politikalar benimseyen etkili bir liderliğin varlığı, ortak hedeflere ulaşmak için çok önemli” ifadelerini kullandı.


Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
TT

Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)

Çad, Darfur bölgesinde ordu yanlısı “Ortak Güç”ün kontrolündeki Tine şehri çevresinde çatışmaların artması üzerine, çoğu insani yardımın geçtiği ünlü Adré geçişi de dahil olmak üzere Sudan ile sınırlarını kapattığını duyurdu ve topraklarına yönelik her türlü saldırıya karşılık vereceğini açıkladı.

Dün gerçekleşen sınır kapatma kararı, ülkenin batısındaki son ordu yanlısı kale olarak kabul edilen bu sınır bölgesini kontrol altına almak için Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve Müşterek Kuvvetler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.

Çad Enformasyon Bakanlığı yaptığı açıklamada, dünden (Pazartesi) itibaren ikinci bir duyuruya kadar sınır ötesi insan ve mal geçişlerinin kısıtlandığını bildirdi.

Bu sırada HDK, orduyla iş birliği yapan ve Sudan'da Cancavid güçleri olarak bilinen birlikleri yöneten Mahamid kabilesinin lideri Musa Hilal'in kontrolündeki Kuzey Darfur'daki Mustariha kasabasının kontrolünü ele geçirdi.


Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
TT

Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)

Libya Kızılayı çalışanı dün AFP’ye verdiği demeçte, Libya'nın başkenti Trablus'un doğusundaki bir plajda Sahra altı ülkelerden gelen 7 kaçak göçmenin cesetlerinin bulunduğunu söyledi.

Kaynak, kurbanlardan üçünün çocuk olduğunu belirterek, birçok göçmenin hala kayıp olabileceğini belirtti. Libya Kızılayı, ölümlerin koşullarını açıklamadı.

Kurum yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Libya Kızılayı - Al-Hums şubesinden gönüllüler, Kasr el-Akyar bölgesindeki plajdan, yasadışı göç etmeye çalışan göçmenlere ait yedi ceset çıkardı.”

Kıyı kasabası Kasr el-Akyar, Trablus'un yaklaşık 73 kilometre doğusunda yer almaktadır.

Libya, her yıl Avrupa'ya ulaşmaya çalışan binlerce göçmen için önemli bir geçiş ülkesidir ve sık sık göçmen ölümleri bildirilmektedir.

Şarku’l Avsat’ın Uluslararası Göç Örgütü verilerinden aktardığına göre, geçen yıl 2 bin 100'den fazla yasadışı göçmen Akdeniz'i geçerek Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken öldü veya kayboldu.