Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘13 hayati sektöre odaklanmayı hedefliyoruz’

Hamid, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Fon’un stratejisinin Suudi Arabistan'daki özel sektörün güçlendirilmesine katkıda bulunduğunu vurguladı.

Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid. (Şarku’l Avsat)
Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘13 hayati sektöre odaklanmayı hedefliyoruz’

Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid. (Şarku’l Avsat)
Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid. (Şarku’l Avsat)

Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki Yatırımlar Genel İdaresi Başkanı Yezid el-Hamid, Fon’un yatırım yönelimlerinin gelecekte sürdürülebilir gelir kaynakları bulmaya yönelik gerçekleştiğini, ayrıca bunun Suudi Arabistan'ın petrol dışındaki gelir kaynaklarını çeşitlendirmek için etkili bir yatırım aracı olduğunun altını çizdi. 
Hamid, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, Fon’un yatırım için 13 öncelikli sektörü seçtiğini belirtti. Bu seçimin sektörlerin pazar çekiciliğini ve boyutunu, beklenen büyümeyi ve mevcut fırsatları analiz etme açısından küresel ve yerel perspektiflere dayalı olarak değerlendirmeyi kapsayan belirli kriterler dahilinde yapıldığını söyledi. Suudi Arabistan'ın bölgesel ve küresel düzeyde motivasyon ve rekabet avantajı potansiyeline sahip olduğu sektörlerin ve bunun ekonomi üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Hamid ayrıca sektörlerin Vizyon 2030 ve bunu gerçekleştirmeye yönelik programlar doğrultusunda önceliklendirildiğini vurguladı.
Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı açıklamasının devamında, Fon’un gelecek vaat eden sektörleri hayata geçirdiği iddialı stratejisinin, özel sektörün güçlenmesine katkı sağlanmasına, ayrıca Fon’a yönelik harcamaların katkısının yanı sıra özel sektörün yatırımcı, ortak ve yan kuruluşlarının tedarikçisi olarak katılımı için birçok fırsat yaratılmasına katkı sağladığını bildirdi.  
Hamid ayrıca Fon’un sermaye geri dönüşüm programındaki stratejisinin, başta  sahibi olduğu şirketlerdeki hisselerin satışı ve ekonomik teşvik etkisi ile stratejik sektörlere yeniden yatırım yapılması olmak üzere altı fayda sağladığını vurguladı. Fon’un varlıklarını değerlendirmek, şirketler kurmak veya varlıkları satın alıp geliştirmek ve daha sonra sonuçlandırılmış yatırımlar olarak satmak için sürekli çalıştığını belirtti.
Şirketlerindeki hisselerin satışı da dahil olmak üzere Fon’un mali durumunu iyileştirmek için finansman seçeneklerinden yararlandıklarını ifade eden Hamid, sermaye rotasyonu sürecinin, Suudi finans sektörünün gelişmesi ve yeni yatırımcıların çekilmesi, finansal piyasanın geliştirilmesi, derinliği ve özel sektörün katılımının artırılmasında büyük rol oynadığına dikkat çekti. Hamid Şarku’l Avsat’a verdiği  Kamu YatırımFonuna ilişkin birçok konu hakkında ayrıntılı bilgi verd:

- 2022 yılı bütçesi göz önüne alındığında Kamu Yatırım Fonu'nun Suudi Arabistan'daki finansal sürdürülebilirlik çabalarını desteklemekte ana rolü nedir?
Kamu Yatırım Fonu, Suudi Arabistan'ın petrol dışındaki gelir kaynaklarını çeşitlendirme çabalarını geliştirmek için etkili bir araçtır. Gelecekte sürdürülebilir gelir kaynakları bulmaya katkıda bulunan uygulanabilir projelere yatırım yapmak için çalışır. Fon geçtiğimiz yıllarda yerel ekonomi üzerinde olumlu bir etki elde etmeyi ve sürdürülebilir getirileri en üst düzeye çıkarmayı başardı. Fon, yönetim altındaki varlıklarının büyüklüğünü ikiye katlayarak 1,8 trilyon riyalden (480 milyar dolar) fazla bir meblağ elde etti. 2017'den 2021'in ikinci çeyreğinin sonuna kadar 400 binden fazla doğrudan ve dolaylı iş yaratılmasıyla sonuçlanan 10 yeni sektörün açılmasına katkıda bulundu. Kamu Yatırım Fonu Başkanı, Suudi Arabistan’ın 2022 yılı bütçesinin açıklandığı forumda Fon’un ekonomik çeşitliliği sağlamadaki öncü rolüne ve finansal sürdürülebilirliği artırma girişimleri yoluyla vatandaşlar ve gelecek nesiller üzerinde olumlu etkisi olan bir gelişim değeri elde edilmesine katkıda bulunma taahhüdünü vurguladı.

- Fon’un yatırım yaptığı petrol dışı sektörler hangileri? Hayata geçirdiğiniz en önemli projeler neler?
Fon, Suudi şirketlerine yapılan yatırımlar ve Fon’un gelecek vaat eden sektörlerini ve yan kuruluşlarını geliştirme ve kalkındırmaya yönelik projeler yoluyla özel sektörü geliştirici, yeni sektörlere yatırım yaparak önemli bir katalizör ve bütünleştirici bir role sahiptir. Bu bağlamda Fon önümüzdeki beş yıl boyunca 13 hayati ve stratejik yerel sektöre odaklanmayı hedefliyor. Bu sektörler, havacılık ve savunma, finansal hizmetler, sağlık hizmetleri, gıda ve tarım, tüketim ve perakende malları, gayrimenkul, eğlence, turizm ve spor, ulaşım ve lojistik, iletişim, medya ve teknoloji, kamu hizmetleri ve yenilenebilir enerji, mineraller ve madencilik, araçlar, inşaat hizmetleri ve inşaat malzemeleri olarak belirlendi. Fon’un bu 13 sektörü öncelikli olarak seçimi, sektörlerin pazar çekiciliğini ve boyutunu, beklenen büyümeyi ve mevcut fırsatları analiz etme açısından küresel ve yerel perspektiflere dayalı olarak değerlendirmeyi de kapsayan belirli kriterlere dayanıyordu. Suudi Arabistan'ın bölgesel ve küresel düzeyde teşvik ve rekabet avantajı potansiyeline sahip olduğu sektörlerin ve bunun ekonomi üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi de bu noktada önemli bir rol oynadı. Ayrıca sektörler, Vizyon 2030 ve bunu gerçekleştirecek programlar doğrultusunda önceliklendirildi. Fon son yıllarda Suudi ekonomisini desteklemeye ve halk için önemli iş fırsatları yaratmaya katkıda bulunan Suudi Güvenlik Muhafızları Şirketi (SAFE), Helikopter Şirketi, Suudi Gemi Şirketi ve Suudi Askeri Sanayi Şirketi gibi birçok önemli ulusal şirketin kurulması yoluyla çeşitli sektörler kurmaya çalıştı. Bunların en önemlileri arasında, en büyük güneş enerjilerinden biri olması beklenen ve tamamı Fon’a ait ACWA Power ve Badeel Company tarafından bu yıl hayata geçirilecek Sudair Güneş Enerjisi Projesi var. Bunun yanı sıra birçok hayati proje de hayata geçirildi. Bu, Fon’un 185 bin konutunenerji ihtiyacını karşılamak için yaklaşık 3,4 milyar riyal (906 milyon dolar) yatırım değerine sahip, bulunan, bin 500 megavat üretim kapasitesi ile 2030 yılına kadar ülkenin yenilenebilir enerji üretim kapasitesinin yüzde 70'ini geliştirme ve karbon salınımını yılda 2,9 milyon ton azaltma taahhüdü ile somutlaştırıyor. Air Products Şirketi’nin ACWA Power ve NEOM ile ortaklaşa, yenilenebilir enerjiyle çalışan dünya çapında 5 milyar dolarlık hidrojen bazlı amonyak tesisi inşa etmek için bir anlaşma imzaladığını duyurması gibi çeşitli açıklamalar da bu taahhüde bağlılığı destekliyor. Tamamı Kamu Yatırım Fonu'na ait olan Suudi Arabistan Askeri Endüstrileri Şirketi (SAMI), askeri havacılık sektöründe hizmet, bakım, onarım ve revizyon alanında bir ortak girişim geliştirmek için Airbus ile de bir anlaşma imzaladı. Şirket ayrıca hava yapısı bileşenlerinin üretimi için Suudi Arabistan'da yüksek hassasiyetli bir tesis kurmak için de adım attı. Fransız Figeac Aero Group ile Suudi Arabistan Endüstriyel Yatırımlar Şirketi (Dussur) arasında ‘Sami Figeac Aero Manufacturing’ şirketini kurmak için bir ortak girişim anlaşması imzalandığını açıkladı.

-Kamu Yatırım Fonu 47 yeni şirket kurdu. Fon'un yatırımlarının Suudi Arabistan'da özel sektörün güçlenmesine nasıl katkıda bulunuyor?
Fon, özel sektörün katılımını güçlendirmeye ve artırmaya katkıda bulunan hayati ve gelecek vaat eden sektörleri etkinleştirerek ve geliştirerek Suudi Arabistan’daki ekonomik kalkınmaya katkıda bulunmaya oldukça önem veriyor. Fon, yatırım girişimlerinin özel sektör üzerindeki etkisini kapsamlı ve doğru bir şekilde değerlendiriyor. Yerel şirketlerin Fon projelerine katkıda bulunmalarının önünü açarak yerel tedarikçileri enerjilerini ve yeteneklerini geliştirmeleri için motive ediyor. İthal edilen malların ve hizmetlerin yerelleşmesini artırıp yerel tedarik zincirini iyileştirmesi için yatırım fırsatları oluşturarak özel sektörün katılımı için bir strateji geliştiriyor. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman yaptığı açıklamalarda özel sektörü güçlendirmenin önemine olan inancını dile getiriyor. Kamu Yatırım Fonu, özel sektörün güçlendirilmesine katkıda bulunan hayati ve gelecek vaat eden sektörler açtığı iddialı bir strateji uyguluyor. Fon ve iştiraklerinde yerel içeriğe katkıyı yüzde 60'a çıkarmayı hedefliyor. Bu, yerel özel sektörün güçlendirilmesi ve istihdam yaratılması üzerinde doğrudan bir etkiye de katkı sağlıyor. Fon'a yönelik harcamaların, özel sektörün - Fon yatırımlarına yatırımcı, ortak ve şirketlerin tedarikçisi olarak - katılımı için birçok fırsat yaratması bekleniyor. Buna örnekler arasında ‘Nesma ve Partners Contracting Ltd.’ adlı iki şirketle yapılan Kızıldeniz Projesi’nin duyurusu, ihale için kamu binaları, hava seyrüsefer altyapısının geliştirilmesi, dünyanın en büyük ve en hızlı eğlence oyunları için devasa eğlence projesini içeren Suudi Qiddiya Yatırım Şirketi'nin Qiddiya'daki Six Flags eğlence parkının inşası için Fransız Bouygues-Batiment International Şirketi ile 3,75 milyar riyal (bir milyar dolar) değerinde bir sözleşme imzaladığını duyurması da yer alıyor. Bunun yanısıra Kamu Emeklilik Kurumu ve Saudi Real Estate Refinance Company, Suudi Arabistan’daki konut gayrimenkul refinansman piyasasındaki en büyük anlaşma niteliği taşıyan ve değeri 3 milyar riyalden (800 milyon dolar) fazla olan bir gayrimenkul finansman portföyünün haklarını satın almak için bir anlaşma imzalandığını duyurdu.

-Fon, yatırım yaptığı bazı şirketlerdeki hisselerini neden satıyor? Bunun beklenen finansal etkisi nedir?
Veliaht Prens ve Fon Yönetim Kurulu Başkanı Prens Muhammed bin Selman, 2021-2025 Kamu Yatırım Fonu'nun İddialı Büyüme Stratejisi’ni başlattı. Bu strateji, yerel ekonomide yeni ve gelecek vaat eden sektörler geliştirmek ve hedeflenen getirileri elde etmek için uzun vadede fonun yatırım stratejisini güçlendirmeye katkıda bulunan yeni yatırımları sağlamayı amaçlıyor. Fon’un stratejisi, sahip olduğu şirketlerdeki hisseleri satarak ve gelirleri ekonomik bir teşvik etkisi ile gelecek vaat eden stratejik sektörlere yeniden yatırarak bir sermaye geri dönüşüm programını kapsıyor. Fon, tüm finans kuruluşlarında olduğu gibi varlıklarını yerel ve küresel piyasalarda değerlendirmek için sürekli çalışıyor. Bunları geliştirmek ve daha sonra olgun yatırımlar olarak satmak amacıyla şirketler kuruyor veya varlıklar satın alırken söz konusu şirketlerin sürekli büyümesine katkıda bulunacak şekilde karar verme sürecine katkıda bulunma yeteneği sağlayan kontrol hissesi payını koruyor. Fon, mali durumunu iyileştirmek için kendisine sunulan finansman seçeneklerini optimal bir şekilde kullanmaya çalışıyor. Buna şirketlerindeki hisselerin satışı da dahildir. Bu satışlar ikincil teklifler yoluyla veya başka bir şekilde olabilir. Tıpkı Saudi Telecom Company (STC) hisselerinin yüzde 6'sının ikincil halka arzında veya ‘ACWA Power’ ve ‘Tadawul’ Holding Grubu’nun ilk halka arzlarında olduğu gibi. Burada sermaye rotasyonu sürecinin Suudi finans sektörünün geliştirilmesinde ve yeni yatırımcıların çekilmesinde önemli ve temel bir faktör olduğunu belirtmekte fayda var. Bu, Suudi finans piyasasının gelişmesinde ve yatırımcılar için cazip bir yatırım ortamı yaratarak özel sektörün katılımının artırılmasında büyük rol oynayan Kamu Yatırım Fonu'nun en önemli hedeflerinden biridir. Fon, özellikle iştiraklerini arza hazır hale getirdikten sonra listeleyerek Suudi finans piyasalarında aktif bir katılımcı olmayı, dolayısıyla borsada işlem gören şirket sayısını ve toplam pazar büyüklüğünü artırarak Suudi finans piyasasının derinliğini artırmaya ve yeni gelecek vaat eden sektörlerde şirketler sunarak yatırım seçeneklerini çeşitlendirmeye katkıda bulunmayı hedefliyor. Bu hedef, Suudi sermaye piyasalarında özel sektör, yerli ve yabancı yatırımcılardan yatırım çekmeye katkıda bulunuyor.

- Fon’un önümüzdeki dönemdeki planlarını gerçekleştirmesine yardımcı olan unsurlar neler?
Fon, birçok iddialı yatırımın gerçekleştirilmesinde ve Suudi Arabistan’ın ana yatırım kolu olma yolunda önemli adımlar attı. Eşsiz yatırımlara dahil olarak ve yatırımların yönetiminde saygın uluslararası kuruluşlarla iş birliği yaparak uygulanabilir finansal getiriler elde etmeyi amaçlıyor. Fon’un önümüzdeki yıllardaki stratejisi, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 hedeflerine ulaşılmasına katkıda bulunan birkaç sektörde girişim başlatmaya odaklanacak. Fon’un yatırımlarının ekonomik etkisi, ekonomistler tarafından onaylanan bir ekonomik model ile ölçülmekte ve verimlilik, enflasyon, nüfus artışı, sektörel yapı ve sermaye oluşumu dahil olmak üzere çok sayıda kriter ve ekonomik veriyi dikkate alınıyor. Ayrıca herhangi bir yatırım kararı vermeden önce bir yatırım fırsatının ekonomik etkisi de analiz ediliyor. Ayrıca Fon’un Ulusal Kalkınma Departmanı, Fon yatırımlarının beklenen ekonomik etkisinde kaydedilen ilerlemenin boyutunu gösteren periyodik raporlar yayınlıyor, Fon’un ekonomik etkisini artırmaya yönelik girişimleri belirliyor. Örneğin Fon’un ülke ekonomisini desteklemeye ve ekonomik dönüşümü ilerletmeye katkı sağlaması için birçok sektörün güçlenmesine yardım ediyor. Çok sayıda şirket kurulması ve doğrudan ve dolaylı birçok iş fırsatı yaratılmasına katkıda bulunuyor.

- Fon’un yerel ve uluslararası yatırımlara dahil olmakta dikkat ettiği en önemli kriterler ve getiri oranları neler?
Fon, belirli yatırım portföylerinin yatırım hedefini netleştirirken en iyi uluslararası yatırım uygulamalarını benimser ve kapsamlı bir şekilde yatırım yapar. Uzun vadeli yatırım getirileri elde edebilecek fırsatlar için değer zinciri genelinde araştırma yapar, Suudi Arabistan’ın ekonomik dönüşümünü yönlendirmek için Kamu Yatırım Fonu'nun çabalarını destekleyen sektörlere odaklanarak teknik dönüşüm gerçekleştirebilecek ortakları belirler. Tabii bunlar Vizyon 2030 ve küresel ekonomi ile uyumlu olarak gerçekleştirilir. Bu nedenle, mevcut seçenekleri gözden geçirdiğimiz için değer zincirine katılma kararı dikkatli bir şekilde alınır. Fon, bu hedeflere ulaşılmasını sağlamak amacıyla herhangi bir yatırım anlaşmasını planlarken, kilit faktörlerin sağlanıp sağlanmadığını dikkate alır. Bunlar; finansal getiri elde etmek, ulusal ekonomi üzerinde olumlu etki, yerelleştirme, katma değer elde etmek ve özel sektör katılımıdır. Daha önce de belirttiğim gibi Fon, ulusal kalkınmayı desteklemek ve yatırımlarının yerel ekonomi üzerindeki etkisini artırmak için uzmanlaşmış bir departman kurdu. Yönetim şu an Fon’un yönetim kurulu tarafından, Fon ve iştiraklerinin yerel içeriğe katkısını 2025 yılı sonuna kadar yüzde 60'a çıkarmak hedefiyle onaylanan yerel içerik geliştirme programı aracılığıyla çalışıyor. Fon, yerel şirketlerin Fon projelerine katkıda bulunmalarının önünü açarak yerel tedarikçileri enerjilerini ve yeteneklerini geliştirmeleri için motive ediyor. İthal edilen malların ve hizmetlerin yerelleşmesini artırarak yerel tedarik zincirini iyileştirmesi için yatırım fırsatları oluşturuldu. Bu amaçla özel sektörün katılımı için bir strateji geliştirildi.



Wall Street'in yapay zeka iştahı kesildi mi?

3 Kasım'daki ara seçimlerin ardından teknoloji şirketi ağırlıklı endeksler sarsıldı (Reuters)
3 Kasım'daki ara seçimlerin ardından teknoloji şirketi ağırlıklı endeksler sarsıldı (Reuters)
TT

Wall Street'in yapay zeka iştahı kesildi mi?

3 Kasım'daki ara seçimlerin ardından teknoloji şirketi ağırlıklı endeksler sarsıldı (Reuters)
3 Kasım'daki ara seçimlerin ardından teknoloji şirketi ağırlıklı endeksler sarsıldı (Reuters)

ABD'de ara seçimlerin ardından yapay zeka sektörünün geleceğine ilişkin endişeler, teknoloji hisselerinde sert düşüşlere yol açtı.

Demokratların hem Temsilciler Meclisi'nde hem de Senato'da çoğunluğu sağlaması hisselerdeki düşüşü tetikleyen gelişmelerden biri oldu.

Partinin önde gelen isimleri, yapay zeka sektörünün büyümesini sağlayan veri merkezlerinin denetimsiz biçimde yaygınlaşmasına karşı çıkıyor. Bu tesislerin yüksek miktarda su ve elektrik tüketmesinin hane halkı faturalarını artıracağına ve yerel toplulukları olumsuz etkileyeceğine dikkat çekiyorlar.

Mayısta yayımlanan Gallup anketine göre Amerikalıların yüzde 71'i yaşadıkları bölgede veri merkezi kurulmasına karşı çıkıyor.

Elon Musk'ın SpaceX ve Tesla firmalarının ana merkezinin yer aldığı Teksas'ta Senato seçimini kazanan Demokrat James Talarico, yapay zeka alanındaki ABD liderliğinin korunması gerektiğini ancak teknolojinin çalışma hayatı ve çocukların eğitimi üzerindeki etkilerinin de ele alınmasının elzem olduğunu belirtti.

Teksas'ta Cumhuriyetçi rakibini yenerek eyaletin valisi seçilen Demokrat Gina Hinojosa da seçim kampanyasında yeni veri merkezlerinin inşasına yönelik denetimler uygulanacağı sözü verdi.

New York borsasında teknoloji şirketlerinin ağırlıkta olduğu Nasdaq Composite endeksi perşembe (5 Kasım) günü yüzde 5,5 gerileyerek Nisan 2025'ten bu yana en büyük günlük kaybını yaşadı. Nasdaq 100 endeksindeki düşüş ise yüzde 6,4'e ulaştı.

Satış dalgasında S&P 500 şirketlerinin toplam piyasa değerinden yaklaşık 3 trilyon dolar silindi. Asya piyasalarına da yayılan düşüşte Japonya'nın Nikkei 225 endeksi haftayı yüzde 9,3 kayıpla tamamladı. Bu, endeksin Mart 2020'den bu yana en kötü haftalık performansıydı.

ABD piyasaları cuma günü (6 Kasım) kayıplarının bir bölümünü telafi etse de Nasdaq Composite, S&P 500 ve Dow Jones haftayı ekside kapattı.

Diğer yandan teknoloji hisselerindeki düşüş yalnızca siyasi belirsizliklerden kaynaklanmıyor.

Yatırımcılar haftalardır veri merkezi işletmecilerinin artan borçlarından, teknoloji devlerinin azalan nakit rezervlerinden ve yapay zeka yatırımlarının beklenen getiriyi sağlayıp sağlayamayacağından endişe duyuyordu. Demokratların seçim zaferi, sektördeki büyümenin yavaşlayabileceğine ilişkin bu kaygıları daha da güçlendirdi.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, BBC


Çin yuan ikilemini çözmeye çalışıyor: PBOC hangi adımları atacak?

Şi Cinping yönetimi, yuanı güçlendirerek ABD'nin küresel piyasalar üzerindeki baskısına alternatif oluşturmak istiyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, yuanı güçlendirerek ABD'nin küresel piyasalar üzerindeki baskısına alternatif oluşturmak istiyor (Reuters)
TT

Çin yuan ikilemini çözmeye çalışıyor: PBOC hangi adımları atacak?

Şi Cinping yönetimi, yuanı güçlendirerek ABD'nin küresel piyasalar üzerindeki baskısına alternatif oluşturmak istiyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, yuanı güçlendirerek ABD'nin küresel piyasalar üzerindeki baskısına alternatif oluşturmak istiyor (Reuters)

Çin yuanının dolar ve euro karşısında değer kazanması, ihracatçı şirketlerin kâr marjlarını daraltırken Pekin yönetimini de zor bir tercihle karşı karşıya bırakıyor.

Yuan bu yıl dolar karşısında yaklaşık yüzde 5, euro karşısında yüzde 9 değer kazandı. Avrupa liderleri ve Uluslararası Para Fonu (IMF), Çin para biriminin hâlâ gerekenden düşük değerde seyrettiğini ve ihracatçılara haksız rekabet avantajı sağladığını savunuyor.

Pekin yönetimiyse hızlı değer artışının ihracatçıların kârlarını eriterek istihdamı tehdit etmesinden endişeleniyor. Çin Merkez Bankası (PBOC), rekor düzeydeki dış ticaret fazlasının yuanın düşük değerinden değil, sanayideki teknolojik dönüşümden kaynaklandığını belirtiyor.

Reuters'ın görüştüğü analistler, PBOC'nin yuanın yükselişini yavaşlatmak için kademeli adımlar atmasını bekliyor.

PBOC salı günü finans kuruluşlarının tutması gereken döviz zorunlu karşılık oranını artıracağını duyurmuştu. Diğer seçenekler arasında bankalardan yuanı aşağı yönlendirmelerini istemek, günlük referans kurunu daha zayıf belirlemek ve yurtdışı yatırımlara yönelik kuralları gevşetmek yer alıyor.

Diğer yandan Pekin'in, Avrupa'nın 1985'teki Plaza Anlaşması benzeri bir kur düzenlemesine katılma çağrılarına mesafeli yaklaşması bekleniyor. ABD, Japonya, Batı Almanya ve Fransa yönetimleri arasında imzalanan anlaşma, doların diğer para birimleri karşısında sert biçimde değer kaybetmesini sağlamıştı.

Çinli yetkililer, bu anlaşmayı uzun süredir ABD'nin ekonomik baskısının bir örneği olarak görüyor ve Japonya'nın sonraki yıllarda yaşadığı ekonomik durgunlukla ilişkilendiriyor.

Yuan, ABD'nin yaptırım gücünü zayıflatıyor

The Diplomat'ın analizinde, Donald Trump'ın gümrük tarifeleri, müttefiklerine yönelik tehditleri ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bağımsızlığını zayıflatma girişimlerinin doların geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdığı ifade ediliyor.

Çin ve BRICS ülkeleri uzun süredir doların küresel ticaretteki ağırlığını azaltmayı hedefliyor. Bu süreçte yuan, özellikle Çin'in komşuları ve Kuşak ve Yol Girişimi'ne katılan ülkeler açısından dolara alternatif olarak öne çıkıyor.

Çin'in 2015'te kurduğu Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi (CIPS), SWIFT'e alternatif olarak çalışıyor. CIPS'nin günlük ortalama işlem hacmi, Ocak 2022'de 339 milyar yuan seviyesindeyken Haziran 2026'da 828 milyar yuana yükseldi. Çin'in sınır ötesi ödemelerinde yuanın payı da Ocak 2014'te yüzde 21'den Temmuz 2026'da yüzde 49'a çıktı.

Ancak küresel finans piyasalarında doların ağırlığını kaybettiğine ilişkin belirgin bir işaret bulunmuyor.

Çin'in, Batı yaptırımlarını atlatmak isteyen Rusya ve İran'la yuan üzerinden ticaret yapmasının, küresel ekonomide doların yerini değiştirmekten çok ABD'nin yaptırım gücünü zayıflatmayı amaçladığı yorumu yapılıyor.

Independent Türkçe, The Diplomat, Reuters


Wall Street’te sert satış dalgası... Nasdaq 2,3 trilyon dolar değer kaybetti

New York’taki Nasdaq Borsası’nda işlem seansı sırasında Nasdaq endeksini gösteren ekran (Reuters)
New York’taki Nasdaq Borsası’nda işlem seansı sırasında Nasdaq endeksini gösteren ekran (Reuters)
TT

Wall Street’te sert satış dalgası... Nasdaq 2,3 trilyon dolar değer kaybetti

New York’taki Nasdaq Borsası’nda işlem seansı sırasında Nasdaq endeksini gösteren ekran (Reuters)
New York’taki Nasdaq Borsası’nda işlem seansı sırasında Nasdaq endeksini gösteren ekran (Reuters)

Wall Street, yapay zekâ odaklı teknoloji ve yarı iletken şirketlerinin öncülüğünde geniş çaplı bir satış dalgasının etkisiyle, son yılların en sert düşüş seanslarından birini yaşadı. Washington’daki siyasi değişimlerin veri merkezlerine yapılan devasa yatırımları frenleyebileceği ve aylardır piyasaları rekor seviyelere taşıyan hızlı büyümeye son verebileceği yönündeki endişeler artış gösterdi.

S&P 500 endeksi yüzde 4,4 oranında gerileyerek, Başkan Donald Trump’ın açıkladığı gümrük vergilerinin küresel piyasaları sarstığı Nisan 2025’ten bu yana en kötü günlük performansını kaydetti. Dow Jones endeksi 1833 puan (yüzde 3,4) düşerken, Nasdaq endeksi yüzde 5,5 ile daha büyük bir kayıp yaşadı.

Yapay zekâyla bağlantılı varlıklardan çıkış eğiliminin yayılmasıyla birlikte bu baskılar ABD piyasalarıyla sınırlı kalmayarak küresel piyasalara da sıçradı. Nasdaq 100 endeksi yüzde 6’dan fazla düşüşle Mart 2020’deki Kovid-19 pandemisi çalkantılarından bu yana en büyük düşüşünü kaydetti; piyasa değerinden yaklaşık 2,3 trilton dolar silindi ve endeks 6 Ekim’deki zirvesinden yüzde 15 uzaklaştı.

Fırtınanın merkezinde yapay zekâ

Çip şirketleri ve veri merkezi altyapı sağlayıcıları, yüksek borçlanma maliyetleri ve sektör hisselerindeki aşırı değerleme endişeleri eşliğinde, yapay zekâ altyapısına yönelik devasa harcamaların mevcut hızda sürdürülebilirliğine ilişkin soru işaretlerinin yeniden gündeme gelmesiyle en çok kaybettirenler arasında yer aldı.

Nvidia hisseleri yüzde 9,3 oranında gerileyerek Ocak 2025’ten bu yana en büyük düşüşünü kaydetti ve yıl başından bu yana elde ettiği kazançları sildi. Advanced Micro Devices hisseleri yüzde 17,3, CoreWeave yüzde 9,8 ve GE Vernova yüzde 7,5 oranında değer kaybetti. Philadelphia Yarı İletken Endeksi de yüzde 12 düşüşle Mart 2020’den bu yana en kötü seansını yaşadı ve haziran ayındaki zirvesinden bu yana yüzde 38’den fazla değer kaybederek ayı piyasasına girdi.

Teknoloji ve çip şirketlerinin ABD endekslerindeki yüksek ağırlığı dikkate alındığında, bu kayıplar ayrı bir önem kazanıyor. Bu şirketlerin hisse hareketleri artık piyasanın genel performansını doğrudan etkiliyor ve değerlemelerindeki herhangi bir düzeltme ana endeksleri daha alt seviyelere çekebilecek bir güç taşıyor.

Söz konusu satış dalgası, Demokratların Kongre ara seçimlerini kazanmasının ardından piyasalarda yaşanan güçlü kazançların sadece bir gün sonrasında geldi. Seçim sonuçları, yatırımcılar arasında Trump'ın nüfuzunu sınırlayacak politik bir dengenin oluşacağı, İran ile yaşanan savaşın ve bu savaşın enerji fiyatları ile enflasyon üzerindeki baskılarının kontrol altına alınmasının önünü açacağı beklentilerini güçlendirmişti.

Ancak ilk günkü iyimserlik, yatırımcıların odağının siyasi değişimin yapay zekâ sektörü üzerindeki olası etkilerine kaymasıyla hızla yerini düşüşe bıraktı. Demokratların zaferi, özellikle yerel toplulukların yüksek elektrik tüketimi ve bunun enerji faturalarına yansımasına yönelik artan itirazları doğrultusunda, veri merkezlerinin genişlemesine ilişkin denetimlerin sıkılaştırılacağı endişelerini artırdı.

Bu merkezlerin inşasındaki herhangi bir yavaşlama; gelişmiş çip, elektrik ve altyapı ekipmanlarına olan talebi azaltma riski taşıyor. Bu sektörler, ABD ekonomik büyümesinin ana itici güçlerinden biri haline gelen devasa yatırım harcamaları dalgasından doğrudan faydalanmıştı.

Purpose Investments Baş Yatırım Sorumlusu Greg Taylor, satış dalgasının 2000 ve 2001 yıllarındaki dot-com balonunun çöküşünü hatırlattığını belirterek, piyasanın tek bir temaya -yapay zekâya- odaklanmasının, yatırımcı beklentileri değiştiğinde piyasayı düşüşe karşı daha hassas hale getirdiğine dikkat çekti.

Portföyden çıkışların artması ve riskten korunma talebinin yükselmesi

Savunma sektörleri de düşüş dalgasından kaçamadı; kayıplar S&P 500 endeksinde yer alan 11 sektörün tamamına yayılırken, Dow Jones endeksini oluşturan 30 hissenin tamamı değer kaybetti. Açığa satış pozisyonu en yüksek olan şirketler ile kâr etmeyen teknoloji şirketlerinin hisseleri de geriledi. Bu durum, yatırımcıların sadece yapay zekaya olan risklerini azaltmakla kalmayıp, portföylerindeki risk seviyesini genel anlamda düşürmeye yöneldiklerine işaret etti.

Oynaklık endeksi VIX 28,18 puana yükselerek mart ayından bu yana en yüksek seviyesini gördü ve hisse senetlerindeki beklenen dalgalanmalara ilişkin endişelerin arttığını gösterdi. İnanılan yükseliş trendini sürdüren kazanan hisselere yatırım yapan stratejilerin satış dalgasından etkilenmesiyle, iShares MSCI USA Momentum Factor ETF’si yüzde 8,2 oranında gerileyerek 2020’den bu yana en kötü günlük performansını kaydetti.

Buna karşılık yatırımcılar daha güvenli bir liman arayışıyla ABD Hazine tahvillerine yöneldi. Geçen ay yüzde 5,3’ü aşan 10 yıllık tahvil getirisi, çarşamba günkü kapanıştaki yüzde 4,90 seviyesinden yüzde 4,84’e geriledi.

Enerji piyasalarında ise Brent petrol vadeli işlemleri, İran ile yaşanan savaşın gidişatı ve küresel enerji arzının normale dönme zamanına ilişkin belirsizliklerin sürmesiyle, bir önceki seansta yaşanan yaklaşık yüzde 9’luk keskin kayıpların bir kısmını toparlayarak yüzde 3,9 artışla varil başına 98,29 dolara yükseldi.

Düşüşün şiddetine rağmen bazı hisseler istisnai kazançlar elde etti. AppLovin hisseleri, analist beklentilerini aşan finansal sonuçların ardından yüzde 31 sıçrarken; Tapestry hisseleri, beklenenden güçlü kâr açıklaması ve yıllık öngörülerini yükseltmesi sonrasında yüzde 7,1 değer kazandı.

Seans genel olarak değerlendirildiğinde, yüksek değerleme ve sermaye harcamalarındaki yavaşlama endişelerinin, siyasi değişimler ve jeopolitik belirsizliklerle kesiştiği bir dönemde piyasaların; yapay zekânın sunduğu olağanüstü büyüme fırsatlarını fiyatlamaktan, bu büyümenin maliyetini ve risklerini yeniden değerlendirme aşamasına geçtiğini ortaya koyuyor. Bu durum, önümüzdeki dönemde piyasaların yönünü belirlemeyi daha da zorlaştırıyor.