Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘13 hayati sektöre odaklanmayı hedefliyoruz’

Hamid, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Fon’un stratejisinin Suudi Arabistan'daki özel sektörün güçlendirilmesine katkıda bulunduğunu vurguladı.

Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid. (Şarku’l Avsat)
Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘13 hayati sektöre odaklanmayı hedefliyoruz’

Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid. (Şarku’l Avsat)
Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid. (Şarku’l Avsat)

Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki Yatırımlar Genel İdaresi Başkanı Yezid el-Hamid, Fon’un yatırım yönelimlerinin gelecekte sürdürülebilir gelir kaynakları bulmaya yönelik gerçekleştiğini, ayrıca bunun Suudi Arabistan'ın petrol dışındaki gelir kaynaklarını çeşitlendirmek için etkili bir yatırım aracı olduğunun altını çizdi. 
Hamid, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, Fon’un yatırım için 13 öncelikli sektörü seçtiğini belirtti. Bu seçimin sektörlerin pazar çekiciliğini ve boyutunu, beklenen büyümeyi ve mevcut fırsatları analiz etme açısından küresel ve yerel perspektiflere dayalı olarak değerlendirmeyi kapsayan belirli kriterler dahilinde yapıldığını söyledi. Suudi Arabistan'ın bölgesel ve küresel düzeyde motivasyon ve rekabet avantajı potansiyeline sahip olduğu sektörlerin ve bunun ekonomi üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Hamid ayrıca sektörlerin Vizyon 2030 ve bunu gerçekleştirmeye yönelik programlar doğrultusunda önceliklendirildiğini vurguladı.
Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı açıklamasının devamında, Fon’un gelecek vaat eden sektörleri hayata geçirdiği iddialı stratejisinin, özel sektörün güçlenmesine katkı sağlanmasına, ayrıca Fon’a yönelik harcamaların katkısının yanı sıra özel sektörün yatırımcı, ortak ve yan kuruluşlarının tedarikçisi olarak katılımı için birçok fırsat yaratılmasına katkı sağladığını bildirdi.  
Hamid ayrıca Fon’un sermaye geri dönüşüm programındaki stratejisinin, başta  sahibi olduğu şirketlerdeki hisselerin satışı ve ekonomik teşvik etkisi ile stratejik sektörlere yeniden yatırım yapılması olmak üzere altı fayda sağladığını vurguladı. Fon’un varlıklarını değerlendirmek, şirketler kurmak veya varlıkları satın alıp geliştirmek ve daha sonra sonuçlandırılmış yatırımlar olarak satmak için sürekli çalıştığını belirtti.
Şirketlerindeki hisselerin satışı da dahil olmak üzere Fon’un mali durumunu iyileştirmek için finansman seçeneklerinden yararlandıklarını ifade eden Hamid, sermaye rotasyonu sürecinin, Suudi finans sektörünün gelişmesi ve yeni yatırımcıların çekilmesi, finansal piyasanın geliştirilmesi, derinliği ve özel sektörün katılımının artırılmasında büyük rol oynadığına dikkat çekti. Hamid Şarku’l Avsat’a verdiği  Kamu YatırımFonuna ilişkin birçok konu hakkında ayrıntılı bilgi verd:

- 2022 yılı bütçesi göz önüne alındığında Kamu Yatırım Fonu'nun Suudi Arabistan'daki finansal sürdürülebilirlik çabalarını desteklemekte ana rolü nedir?
Kamu Yatırım Fonu, Suudi Arabistan'ın petrol dışındaki gelir kaynaklarını çeşitlendirme çabalarını geliştirmek için etkili bir araçtır. Gelecekte sürdürülebilir gelir kaynakları bulmaya katkıda bulunan uygulanabilir projelere yatırım yapmak için çalışır. Fon geçtiğimiz yıllarda yerel ekonomi üzerinde olumlu bir etki elde etmeyi ve sürdürülebilir getirileri en üst düzeye çıkarmayı başardı. Fon, yönetim altındaki varlıklarının büyüklüğünü ikiye katlayarak 1,8 trilyon riyalden (480 milyar dolar) fazla bir meblağ elde etti. 2017'den 2021'in ikinci çeyreğinin sonuna kadar 400 binden fazla doğrudan ve dolaylı iş yaratılmasıyla sonuçlanan 10 yeni sektörün açılmasına katkıda bulundu. Kamu Yatırım Fonu Başkanı, Suudi Arabistan’ın 2022 yılı bütçesinin açıklandığı forumda Fon’un ekonomik çeşitliliği sağlamadaki öncü rolüne ve finansal sürdürülebilirliği artırma girişimleri yoluyla vatandaşlar ve gelecek nesiller üzerinde olumlu etkisi olan bir gelişim değeri elde edilmesine katkıda bulunma taahhüdünü vurguladı.

- Fon’un yatırım yaptığı petrol dışı sektörler hangileri? Hayata geçirdiğiniz en önemli projeler neler?
Fon, Suudi şirketlerine yapılan yatırımlar ve Fon’un gelecek vaat eden sektörlerini ve yan kuruluşlarını geliştirme ve kalkındırmaya yönelik projeler yoluyla özel sektörü geliştirici, yeni sektörlere yatırım yaparak önemli bir katalizör ve bütünleştirici bir role sahiptir. Bu bağlamda Fon önümüzdeki beş yıl boyunca 13 hayati ve stratejik yerel sektöre odaklanmayı hedefliyor. Bu sektörler, havacılık ve savunma, finansal hizmetler, sağlık hizmetleri, gıda ve tarım, tüketim ve perakende malları, gayrimenkul, eğlence, turizm ve spor, ulaşım ve lojistik, iletişim, medya ve teknoloji, kamu hizmetleri ve yenilenebilir enerji, mineraller ve madencilik, araçlar, inşaat hizmetleri ve inşaat malzemeleri olarak belirlendi. Fon’un bu 13 sektörü öncelikli olarak seçimi, sektörlerin pazar çekiciliğini ve boyutunu, beklenen büyümeyi ve mevcut fırsatları analiz etme açısından küresel ve yerel perspektiflere dayalı olarak değerlendirmeyi de kapsayan belirli kriterlere dayanıyordu. Suudi Arabistan'ın bölgesel ve küresel düzeyde teşvik ve rekabet avantajı potansiyeline sahip olduğu sektörlerin ve bunun ekonomi üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi de bu noktada önemli bir rol oynadı. Ayrıca sektörler, Vizyon 2030 ve bunu gerçekleştirecek programlar doğrultusunda önceliklendirildi. Fon son yıllarda Suudi ekonomisini desteklemeye ve halk için önemli iş fırsatları yaratmaya katkıda bulunan Suudi Güvenlik Muhafızları Şirketi (SAFE), Helikopter Şirketi, Suudi Gemi Şirketi ve Suudi Askeri Sanayi Şirketi gibi birçok önemli ulusal şirketin kurulması yoluyla çeşitli sektörler kurmaya çalıştı. Bunların en önemlileri arasında, en büyük güneş enerjilerinden biri olması beklenen ve tamamı Fon’a ait ACWA Power ve Badeel Company tarafından bu yıl hayata geçirilecek Sudair Güneş Enerjisi Projesi var. Bunun yanı sıra birçok hayati proje de hayata geçirildi. Bu, Fon’un 185 bin konutunenerji ihtiyacını karşılamak için yaklaşık 3,4 milyar riyal (906 milyon dolar) yatırım değerine sahip, bulunan, bin 500 megavat üretim kapasitesi ile 2030 yılına kadar ülkenin yenilenebilir enerji üretim kapasitesinin yüzde 70'ini geliştirme ve karbon salınımını yılda 2,9 milyon ton azaltma taahhüdü ile somutlaştırıyor. Air Products Şirketi’nin ACWA Power ve NEOM ile ortaklaşa, yenilenebilir enerjiyle çalışan dünya çapında 5 milyar dolarlık hidrojen bazlı amonyak tesisi inşa etmek için bir anlaşma imzaladığını duyurması gibi çeşitli açıklamalar da bu taahhüde bağlılığı destekliyor. Tamamı Kamu Yatırım Fonu'na ait olan Suudi Arabistan Askeri Endüstrileri Şirketi (SAMI), askeri havacılık sektöründe hizmet, bakım, onarım ve revizyon alanında bir ortak girişim geliştirmek için Airbus ile de bir anlaşma imzaladı. Şirket ayrıca hava yapısı bileşenlerinin üretimi için Suudi Arabistan'da yüksek hassasiyetli bir tesis kurmak için de adım attı. Fransız Figeac Aero Group ile Suudi Arabistan Endüstriyel Yatırımlar Şirketi (Dussur) arasında ‘Sami Figeac Aero Manufacturing’ şirketini kurmak için bir ortak girişim anlaşması imzalandığını açıkladı.

-Kamu Yatırım Fonu 47 yeni şirket kurdu. Fon'un yatırımlarının Suudi Arabistan'da özel sektörün güçlenmesine nasıl katkıda bulunuyor?
Fon, özel sektörün katılımını güçlendirmeye ve artırmaya katkıda bulunan hayati ve gelecek vaat eden sektörleri etkinleştirerek ve geliştirerek Suudi Arabistan’daki ekonomik kalkınmaya katkıda bulunmaya oldukça önem veriyor. Fon, yatırım girişimlerinin özel sektör üzerindeki etkisini kapsamlı ve doğru bir şekilde değerlendiriyor. Yerel şirketlerin Fon projelerine katkıda bulunmalarının önünü açarak yerel tedarikçileri enerjilerini ve yeteneklerini geliştirmeleri için motive ediyor. İthal edilen malların ve hizmetlerin yerelleşmesini artırıp yerel tedarik zincirini iyileştirmesi için yatırım fırsatları oluşturarak özel sektörün katılımı için bir strateji geliştiriyor. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman yaptığı açıklamalarda özel sektörü güçlendirmenin önemine olan inancını dile getiriyor. Kamu Yatırım Fonu, özel sektörün güçlendirilmesine katkıda bulunan hayati ve gelecek vaat eden sektörler açtığı iddialı bir strateji uyguluyor. Fon ve iştiraklerinde yerel içeriğe katkıyı yüzde 60'a çıkarmayı hedefliyor. Bu, yerel özel sektörün güçlendirilmesi ve istihdam yaratılması üzerinde doğrudan bir etkiye de katkı sağlıyor. Fon'a yönelik harcamaların, özel sektörün - Fon yatırımlarına yatırımcı, ortak ve şirketlerin tedarikçisi olarak - katılımı için birçok fırsat yaratması bekleniyor. Buna örnekler arasında ‘Nesma ve Partners Contracting Ltd.’ adlı iki şirketle yapılan Kızıldeniz Projesi’nin duyurusu, ihale için kamu binaları, hava seyrüsefer altyapısının geliştirilmesi, dünyanın en büyük ve en hızlı eğlence oyunları için devasa eğlence projesini içeren Suudi Qiddiya Yatırım Şirketi'nin Qiddiya'daki Six Flags eğlence parkının inşası için Fransız Bouygues-Batiment International Şirketi ile 3,75 milyar riyal (bir milyar dolar) değerinde bir sözleşme imzaladığını duyurması da yer alıyor. Bunun yanısıra Kamu Emeklilik Kurumu ve Saudi Real Estate Refinance Company, Suudi Arabistan’daki konut gayrimenkul refinansman piyasasındaki en büyük anlaşma niteliği taşıyan ve değeri 3 milyar riyalden (800 milyon dolar) fazla olan bir gayrimenkul finansman portföyünün haklarını satın almak için bir anlaşma imzalandığını duyurdu.

-Fon, yatırım yaptığı bazı şirketlerdeki hisselerini neden satıyor? Bunun beklenen finansal etkisi nedir?
Veliaht Prens ve Fon Yönetim Kurulu Başkanı Prens Muhammed bin Selman, 2021-2025 Kamu Yatırım Fonu'nun İddialı Büyüme Stratejisi’ni başlattı. Bu strateji, yerel ekonomide yeni ve gelecek vaat eden sektörler geliştirmek ve hedeflenen getirileri elde etmek için uzun vadede fonun yatırım stratejisini güçlendirmeye katkıda bulunan yeni yatırımları sağlamayı amaçlıyor. Fon’un stratejisi, sahip olduğu şirketlerdeki hisseleri satarak ve gelirleri ekonomik bir teşvik etkisi ile gelecek vaat eden stratejik sektörlere yeniden yatırarak bir sermaye geri dönüşüm programını kapsıyor. Fon, tüm finans kuruluşlarında olduğu gibi varlıklarını yerel ve küresel piyasalarda değerlendirmek için sürekli çalışıyor. Bunları geliştirmek ve daha sonra olgun yatırımlar olarak satmak amacıyla şirketler kuruyor veya varlıklar satın alırken söz konusu şirketlerin sürekli büyümesine katkıda bulunacak şekilde karar verme sürecine katkıda bulunma yeteneği sağlayan kontrol hissesi payını koruyor. Fon, mali durumunu iyileştirmek için kendisine sunulan finansman seçeneklerini optimal bir şekilde kullanmaya çalışıyor. Buna şirketlerindeki hisselerin satışı da dahildir. Bu satışlar ikincil teklifler yoluyla veya başka bir şekilde olabilir. Tıpkı Saudi Telecom Company (STC) hisselerinin yüzde 6'sının ikincil halka arzında veya ‘ACWA Power’ ve ‘Tadawul’ Holding Grubu’nun ilk halka arzlarında olduğu gibi. Burada sermaye rotasyonu sürecinin Suudi finans sektörünün geliştirilmesinde ve yeni yatırımcıların çekilmesinde önemli ve temel bir faktör olduğunu belirtmekte fayda var. Bu, Suudi finans piyasasının gelişmesinde ve yatırımcılar için cazip bir yatırım ortamı yaratarak özel sektörün katılımının artırılmasında büyük rol oynayan Kamu Yatırım Fonu'nun en önemli hedeflerinden biridir. Fon, özellikle iştiraklerini arza hazır hale getirdikten sonra listeleyerek Suudi finans piyasalarında aktif bir katılımcı olmayı, dolayısıyla borsada işlem gören şirket sayısını ve toplam pazar büyüklüğünü artırarak Suudi finans piyasasının derinliğini artırmaya ve yeni gelecek vaat eden sektörlerde şirketler sunarak yatırım seçeneklerini çeşitlendirmeye katkıda bulunmayı hedefliyor. Bu hedef, Suudi sermaye piyasalarında özel sektör, yerli ve yabancı yatırımcılardan yatırım çekmeye katkıda bulunuyor.

- Fon’un önümüzdeki dönemdeki planlarını gerçekleştirmesine yardımcı olan unsurlar neler?
Fon, birçok iddialı yatırımın gerçekleştirilmesinde ve Suudi Arabistan’ın ana yatırım kolu olma yolunda önemli adımlar attı. Eşsiz yatırımlara dahil olarak ve yatırımların yönetiminde saygın uluslararası kuruluşlarla iş birliği yaparak uygulanabilir finansal getiriler elde etmeyi amaçlıyor. Fon’un önümüzdeki yıllardaki stratejisi, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 hedeflerine ulaşılmasına katkıda bulunan birkaç sektörde girişim başlatmaya odaklanacak. Fon’un yatırımlarının ekonomik etkisi, ekonomistler tarafından onaylanan bir ekonomik model ile ölçülmekte ve verimlilik, enflasyon, nüfus artışı, sektörel yapı ve sermaye oluşumu dahil olmak üzere çok sayıda kriter ve ekonomik veriyi dikkate alınıyor. Ayrıca herhangi bir yatırım kararı vermeden önce bir yatırım fırsatının ekonomik etkisi de analiz ediliyor. Ayrıca Fon’un Ulusal Kalkınma Departmanı, Fon yatırımlarının beklenen ekonomik etkisinde kaydedilen ilerlemenin boyutunu gösteren periyodik raporlar yayınlıyor, Fon’un ekonomik etkisini artırmaya yönelik girişimleri belirliyor. Örneğin Fon’un ülke ekonomisini desteklemeye ve ekonomik dönüşümü ilerletmeye katkı sağlaması için birçok sektörün güçlenmesine yardım ediyor. Çok sayıda şirket kurulması ve doğrudan ve dolaylı birçok iş fırsatı yaratılmasına katkıda bulunuyor.

- Fon’un yerel ve uluslararası yatırımlara dahil olmakta dikkat ettiği en önemli kriterler ve getiri oranları neler?
Fon, belirli yatırım portföylerinin yatırım hedefini netleştirirken en iyi uluslararası yatırım uygulamalarını benimser ve kapsamlı bir şekilde yatırım yapar. Uzun vadeli yatırım getirileri elde edebilecek fırsatlar için değer zinciri genelinde araştırma yapar, Suudi Arabistan’ın ekonomik dönüşümünü yönlendirmek için Kamu Yatırım Fonu'nun çabalarını destekleyen sektörlere odaklanarak teknik dönüşüm gerçekleştirebilecek ortakları belirler. Tabii bunlar Vizyon 2030 ve küresel ekonomi ile uyumlu olarak gerçekleştirilir. Bu nedenle, mevcut seçenekleri gözden geçirdiğimiz için değer zincirine katılma kararı dikkatli bir şekilde alınır. Fon, bu hedeflere ulaşılmasını sağlamak amacıyla herhangi bir yatırım anlaşmasını planlarken, kilit faktörlerin sağlanıp sağlanmadığını dikkate alır. Bunlar; finansal getiri elde etmek, ulusal ekonomi üzerinde olumlu etki, yerelleştirme, katma değer elde etmek ve özel sektör katılımıdır. Daha önce de belirttiğim gibi Fon, ulusal kalkınmayı desteklemek ve yatırımlarının yerel ekonomi üzerindeki etkisini artırmak için uzmanlaşmış bir departman kurdu. Yönetim şu an Fon’un yönetim kurulu tarafından, Fon ve iştiraklerinin yerel içeriğe katkısını 2025 yılı sonuna kadar yüzde 60'a çıkarmak hedefiyle onaylanan yerel içerik geliştirme programı aracılığıyla çalışıyor. Fon, yerel şirketlerin Fon projelerine katkıda bulunmalarının önünü açarak yerel tedarikçileri enerjilerini ve yeteneklerini geliştirmeleri için motive ediyor. İthal edilen malların ve hizmetlerin yerelleşmesini artırarak yerel tedarik zincirini iyileştirmesi için yatırım fırsatları oluşturuldu. Bu amaçla özel sektörün katılımı için bir strateji geliştirildi.



ABD'de geçen yıl her gün 1200 kişi milyoner oldu

Servet uçurumunun büyüdüğü Amerika'da geçen yıl her gün yaklaşık 1200 kişi milyoner oldu (AFP)
Servet uçurumunun büyüdüğü Amerika'da geçen yıl her gün yaklaşık 1200 kişi milyoner oldu (AFP)
TT

ABD'de geçen yıl her gün 1200 kişi milyoner oldu

Servet uçurumunun büyüdüğü Amerika'da geçen yıl her gün yaklaşık 1200 kişi milyoner oldu (AFP)
Servet uçurumunun büyüdüğü Amerika'da geçen yıl her gün yaklaşık 1200 kişi milyoner oldu (AFP)

Amerika'da geçen yıl her gün yaklaşık 1200 kişi milyoner oldu ve ülkedeki servet uçurumu büyüyor.

Varlık yönetim şirketi UBS'nin yakın zamanda yayımladığı Küresel Servet Raporu'na göre 2025'te dünyada milyoner olanların yaklaşık yarısı ABD'de yaşarken, 440 binden fazla kişi milyonerler arasına katıldı.

ABD Merkez Bankası verilerine göre yılın ilk mali çeyreğinde ülkedeki servetin yüzde 31,6'sı en zengin yüzde 1'lik kesimde, yüzde 2,5'i ise en alt yüzde 50'lik kesimde bulunuyordu.

Finansal araştırma şirketi Moody's Analytics'in baş ekonomisti Mark Zandi, ocak ayında CBS News'a, "Hanehalkı serveti büyük ölçüde belirli kesimlerde toplanmış durumda ve bu yoğunlaşma giderek artıyor" diye konuşmuştu.

UBS raporuna göre küresel kişisel servet geçen yıl yüzde 10,8 arttı. Bu servetin yarısından fazlası ise ABD ve Çin ana karasında toplandı.

2002'de ABD vatandaşı olan Güney Afrikalı Elon Musk, roket şirketi SpaceX'in Nasdaq'ta halka arz edilmesiyle geçen ay dünyanın ilk trilyoneri olmuştu. Ancak SpaceX ve elektrikli otomobil şirketi Tesla'nın hisselerindeki satış dalgasının ardından net serveti iki haftadan kısa süre sonra 1 trilyon doların altına düşmüştü.

ABD Başkanı Donald Trump da geçen yıl büyük para kazandı. Geçen ay yayımlanan mal varlığı bildirimine göre, yaklaşık 1,4 milyar doları kripto para birimi kazançlarından olmak üzere en az 2,2 milyar dolar kazandı.

Öte yandan sıradan Amerikalılar market alışverişi ve benzin gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.

Mayısta yıllık enflasyon yüzde 4’ün üzerine çıkarak 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

Yönetimin mal ve hizmetlerin maliyetini takip etmek için kullandığı Tüketici Fiyat Endeksi'ne göre yıllık bazda gıda fiyatları yüzde 3,1, enerji maliyetleri ise yüzde 23,5 arttı.

Ocak ayında yapılan Economist/YouGov anketine göre Amerikalıların çoğu servet eşitsizliğini sorun olarak görüyor.

Amerikalıların yüzde 52'si zenginle fakir arasındaki uçurumun çok büyük bir sorun olduğunu düşünürken, yüzde 28'i bunun biraz büyük bir sorun olduğu görüşünde.

Yüzde 14'ü servet eşitsizliğinin küçük bir sorun olduğunu, sadece yüzde 6'sı ise sorun olmadığını belirtti.

Independent Türkçe


Ortadoğu, tanker savaşının faturasını ödüyor... Suudi Arabistan krizi alternatif lojistik ağıyla aşıyor

Umman'ın Musandam Yarımadası'ndan görülen Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler. (Reuters)
Umman'ın Musandam Yarımadası'ndan görülen Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler. (Reuters)
TT

Ortadoğu, tanker savaşının faturasını ödüyor... Suudi Arabistan krizi alternatif lojistik ağıyla aşıyor

Umman'ın Musandam Yarımadası'ndan görülen Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler. (Reuters)
Umman'ın Musandam Yarımadası'ndan görülen Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler. (Reuters)

Dünya ekonomisi derin bir resesyondan kaçınmaya çalışırken, Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan Dünya Ekonomik Görünüm (World Economic Outlook) güncellemesi küresel ekonomide keskin bir ayrışmaya işaret etti.

Rapora göre, yapay zekâ sektöründeki yatırım patlaması, verimlilik artışı ve ABD'nin vergi indirimleri, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının yol açtığı ağır enerji şokuna rağmen küresel büyümeyi bu yıl yüzde 3 seviyesinde tutmayı başardı. Bu oran, IMF'nin nisan ayındaki yüzde 3,1'lik tahmininin hafif altında kaldı.

Ancak bu teknolojik ivmenin küresel ekonomiyi desteklemesine karşın, bölgesel maliyet son derece ağır oldu. Körfez'in en kritik deniz ticaret hattı olan Hürmüz Boğazı'nın uzun süre kapalı kalması nedeniyle IMF, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ekonomilerine ilişkin tahminlerini sert şekilde aşağı çekti.

Fon, bölge ekonomisinin 2026 yılında yüzde 0,5 daralmasını bekliyor. Bu, 2000'li yılların başından bu yana bölgenin en kötü ekonomik performanslarından biri olarak değerlendiriliyor. Petrol üreticileri ise hem üretim düşüşü hem de lojistik tedarik zincirindeki aksaklıklar nedeniyle ciddi baskı altında bulunuyor.

dfergt
Katar'a ait LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) tankeri Al Rakiyat'ın 2015 yılında çekilmiş arşiv fotoğrafı. (Reuters)

Bu tablo içinde Suudi Arabistan ekonomisi ise en dayanıklı ekonomilerden biri olarak öne çıktı. IMF, bu yılki büyüme tahminini yüzde 1,7'ye çekmesine rağmen, 2027 yılı için büyüme beklentisini yüzde 5,5'e yükseltti. Böylece Riyad'ın alternatif ihracat ve lojistik hatları sayesinde olumsuz senaryolara karşı direnç gösterdiği belirtildi.

Buna karşılık Irak, Kuveyt ve Katar'ın bu yıl geçici daralma yaşayacağı, bölgenin ise 2027'de güçlü bir toparlanma sürecine gireceği öngörüldü.

Enerji krizi enflasyonla mücadeleyi sekteye uğrattı

Son askeri gelişmeler, küresel petrol ve doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birini etkileyen ciddi bir lojistik şoka neden oldu.

Stratejik petrol rezervlerinin devreye alınması ve ticari üretimin artırılması krizin etkisini kısmen hafifletse de enerji fiyatları savaş öncesine göre yüzde 25 ila 32 arasında yüksek seyretmeye devam etti.

rbrbrg
Suudi Arabistan'ın Yanbu kentindeki Kral Fahd Sanayi Limanı. (SPA)

Enerji maliyetlerindeki bu artış, küresel enflasyonla mücadelede son iki yılda kaydedilen ilerlemeyi de büyük ölçüde durdurdu.

IMF, 2026 yılı küresel enflasyon tahminini 0,3 puan artırarak yüzde 4,7'ye yükseltirken, para politikasındaki gevşeme sürecinin "sona ermediğini ancak geçici olarak duraksadığını" vurguladı.

Bölgenin yeni büyüme haritası

IMF'nin temel senaryosu, Hürmüz Boğazı'nın temmuz ayı ortasından itibaren kademeli olarak yeniden açılacağını ve Mart 2027'ye kadar tamamen normal işleyişine döneceğini öngörüyor.

Buna göre bölgedeki görünüm şöyle şekillendi:

Ortadoğu ve Kuzey Afrika: IMF, bölge ekonomisine ilişkin 2026 tahminini üç ay içinde ikinci kez aşağı yönlü revize ederek yüzde 1,1 büyüme beklentisini yüzde 0,5 daralmaya çevirdi. Böylece bölgenin, dünyada ekonomik küçülme yaşaması beklenen tek coğrafya olması öngörülüyor. Fon Araştırma Dairesi Başkanı Deniz Igan, 2027'de ihracatın toparlanması ve Hürmüz'deki ticaretin normale dönmesiyle ekonominin "V tipi" güçlü bir toparlanma yaşayacağını söyledi.

Irak, Kuveyt ve Katar: Enerji üretimi ve taşımacılığındaki aksamalardan en fazla etkilenen ülkeler arasında yer alan bu üç ekonominin bu yıl sert daralma yaşaması, ardından 2027'de çift haneli büyüme oranlarına ulaşması bekleniyor.

Türkiye: IMF, Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 büyüme tahminini bu yıl ikinci kez aşağı çekerek yüzde 3,4'ten yüzde 2,9'a indirdi. Revizyonda zayıf iç talep, yükselen enerji maliyetleri ve sıkı finansal koşullar etkili oldu.

İran: Petrol ihracatının yılın başındaki dayanıklılığı nedeniyle tahminlerde sınırlı yukarı yönlü revizyon yapılmasına rağmen, yaptırımlar ve savaşın etkisiyle İran ekonomisinin 2026'da yüzde 5,4 küçülmesi bekleniyor. Ülkenin de 2027'de bölgesel toparlanmaya katılması öngörülüyor.

Suudi Arabistan'ın dayanıklılığı dikkat çekti

IMF'ye göre Suudi Arabistan ekonomisi, Körfez'deki komşularına kıyasla yaşanan şoktan "en az etkilenen" ekonomi konumunda bulunuyor.

Fon, nisan ayındaki raporuna kıyasla Suudi Arabistan'ın 2026 büyüme tahminini 1,2 puan aşağı çekerek yüzde 1,7'ye indirdi.

sadgrth6
Almanya'da bir akaryakıt istasyonunda benzin ve motorin fiyatlarının yer aldığı elektronik fiyat panosu. (DPA)

Buna karşılık 2027 yılı beklentisini 1 puan artırarak yüzde 5,5'e yükselten IMF, su yollarının yeniden açılmasıyla birlikte Suudi ekonomisinin güçlü büyüme sürecine gireceğini öngördü.

ABD ve Çin direnç gösterdi, en ağır darbeyi Avrupa aldı

IMF raporu, büyük ekonomilerin teknoloji yatırımları ve enerji bağımlılıklarına göre farklı performans sergilediğini ortaya koydu.

ABD: Dünyanın en büyük ekonomisinin 2026 büyüme tahmini yüzde 2,3 seviyesinde korundu. Yapay zekâ yatırımlarındaki güçlü artış, Başkan Donald Trump'ın 2025 vergi indirimleri ve hisse senedi piyasalarındaki yükseliş ekonomiyi destekleyen temel unsurlar oldu.

Çin: Dünyanın ikinci büyük ekonomisinin büyüme tahmini hafif yükseltilerek yüzde 4,6'ya çıkarıldı. Gayrimenkul sektöründeki sorunlar ve enerji şokuna rağmen kamu yatırımları, ihracat ve yüksek teknoloji üretimi ekonomiyi destekledi.

Asya: Yapay zekâ donanımı ve ekipmanlarının önde gelen ihracatçıları olan Tayvan, Güney Kore, Tayland ve Malezya güçlü büyüme performansı sergileyerek teknolojik talep artışından önemli ölçüde yararlandı.

Avrupa: Buna karşılık Avro Bölgesi, yükselen enerji fiyatlarından en fazla etkilenen bölgelerden biri oldu. Bölgenin büyüme tahmini yüzde 0,9'a gerilerken, Fransa için beklenti yalnızca yüzde 0,6 seviyesinde kaldı.

IMF'den yeni kriz uyarısı

IMF, küresel ekonominin beklenenden daha dirençli görünmesine rağmen raporunu güçlü bir uyarıyla tamamladı.

Fon Araştırma Dairesi Başkanı Deniz Igan, ABD ile İran arasında son saatlerde yeniden tırmanan askeri gerilimin küresel ekonomiyi "çok daha kötü bir senaryoyla karşı karşıya bırakabileceği" uyarısında bulundu.

Raporda ayrıca ülkelerin stratejik petrol rezervlerinin hızla tükenmesinin manevra alanını daraltacağı, bunun da emtia fiyatlarında sert dalgalanmalar, küresel ticarette yeni aksaklıklar ve teknoloji ile yapay zekâ piyasalarında aşırı iyimser beklentilerin ani ve sert şekilde düzelmesi riskini artıracağı belirtildi.


Trump'ın İran'la ateşkesin sona erdiğini açıklamasının ardından petrol fiyatları yüzde 5'in üzerinde yükseldi

Lagos'un Ibego Lekki bölgesinde bulunan bir ham petrol depolama tankı (Reuters)
Lagos'un Ibego Lekki bölgesinde bulunan bir ham petrol depolama tankı (Reuters)
TT

Trump'ın İran'la ateşkesin sona erdiğini açıklamasının ardından petrol fiyatları yüzde 5'in üzerinde yükseldi

Lagos'un Ibego Lekki bölgesinde bulunan bir ham petrol depolama tankı (Reuters)
Lagos'un Ibego Lekki bölgesinde bulunan bir ham petrol depolama tankı (Reuters)

Küresel petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile sağlanan ateşkesin sona erdiğini açıklamasının ardından bugün yüzde 5'in üzerinde yükseldi. Açıklama, iki ülke arasında yeniden saldırıların yaşanmasının ardından geldi.

İran ile ABD'nin karşılıklı saldırılar düzenlemesi ve Washington'un Tahran'ın petrol satışlarına yönelik yaptırımları yeniden devreye alması, taraflar arasındaki kırılgan ateşkes anlaşmasının bozulabileceği ve Ortadoğu'dan ham petrol arzının yeniden aksayabileceği yönündeki endişeleri artırdı.

Brent petrol vadeli kontratları, 09.42 itibarıyla yüzde 6,3 artışla varil başına 78,56 dolara yükseldi. ABD ham petrolü (WTI) vadeli kontratları da aynı oranda değer kazanarak varil başına 74,81 dolara çıktı.

Her iki gösterge de dün, ABD'nin İran ham petrolünün satışına izin veren genel lisansı iptal etmesinin ardından yaklaşık yüzde 3 yükselmişti.

ING emtia analistleri bugün yayımladıkları değerlendirmede, "Söz konusu lisansın iptal edilmesi petrol piyasasının temel dinamiklerini köklü biçimde değiştirmese de piyasa algısı açısından önemli bir gelişme. Bu adım, ABD ile İran arasında geçici nitelikteki anlaşmanın çökme riskini artırıyor" ifadelerini kullandı.