Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘13 hayati sektöre odaklanmayı hedefliyoruz’

Hamid, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Fon’un stratejisinin Suudi Arabistan'daki özel sektörün güçlendirilmesine katkıda bulunduğunu vurguladı.

Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid. (Şarku’l Avsat)
Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘13 hayati sektöre odaklanmayı hedefliyoruz’

Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid. (Şarku’l Avsat)
Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı Yezid el-Hamid. (Şarku’l Avsat)

Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki Yatırımlar Genel İdaresi Başkanı Yezid el-Hamid, Fon’un yatırım yönelimlerinin gelecekte sürdürülebilir gelir kaynakları bulmaya yönelik gerçekleştiğini, ayrıca bunun Suudi Arabistan'ın petrol dışındaki gelir kaynaklarını çeşitlendirmek için etkili bir yatırım aracı olduğunun altını çizdi. 
Hamid, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, Fon’un yatırım için 13 öncelikli sektörü seçtiğini belirtti. Bu seçimin sektörlerin pazar çekiciliğini ve boyutunu, beklenen büyümeyi ve mevcut fırsatları analiz etme açısından küresel ve yerel perspektiflere dayalı olarak değerlendirmeyi kapsayan belirli kriterler dahilinde yapıldığını söyledi. Suudi Arabistan'ın bölgesel ve küresel düzeyde motivasyon ve rekabet avantajı potansiyeline sahip olduğu sektörlerin ve bunun ekonomi üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Hamid ayrıca sektörlerin Vizyon 2030 ve bunu gerçekleştirmeye yönelik programlar doğrultusunda önceliklendirildiğini vurguladı.
Kamu Yatırım Fonu Başkan Yardımcısı açıklamasının devamında, Fon’un gelecek vaat eden sektörleri hayata geçirdiği iddialı stratejisinin, özel sektörün güçlenmesine katkı sağlanmasına, ayrıca Fon’a yönelik harcamaların katkısının yanı sıra özel sektörün yatırımcı, ortak ve yan kuruluşlarının tedarikçisi olarak katılımı için birçok fırsat yaratılmasına katkı sağladığını bildirdi.  
Hamid ayrıca Fon’un sermaye geri dönüşüm programındaki stratejisinin, başta  sahibi olduğu şirketlerdeki hisselerin satışı ve ekonomik teşvik etkisi ile stratejik sektörlere yeniden yatırım yapılması olmak üzere altı fayda sağladığını vurguladı. Fon’un varlıklarını değerlendirmek, şirketler kurmak veya varlıkları satın alıp geliştirmek ve daha sonra sonuçlandırılmış yatırımlar olarak satmak için sürekli çalıştığını belirtti.
Şirketlerindeki hisselerin satışı da dahil olmak üzere Fon’un mali durumunu iyileştirmek için finansman seçeneklerinden yararlandıklarını ifade eden Hamid, sermaye rotasyonu sürecinin, Suudi finans sektörünün gelişmesi ve yeni yatırımcıların çekilmesi, finansal piyasanın geliştirilmesi, derinliği ve özel sektörün katılımının artırılmasında büyük rol oynadığına dikkat çekti. Hamid Şarku’l Avsat’a verdiği  Kamu YatırımFonuna ilişkin birçok konu hakkında ayrıntılı bilgi verd:

- 2022 yılı bütçesi göz önüne alındığında Kamu Yatırım Fonu'nun Suudi Arabistan'daki finansal sürdürülebilirlik çabalarını desteklemekte ana rolü nedir?
Kamu Yatırım Fonu, Suudi Arabistan'ın petrol dışındaki gelir kaynaklarını çeşitlendirme çabalarını geliştirmek için etkili bir araçtır. Gelecekte sürdürülebilir gelir kaynakları bulmaya katkıda bulunan uygulanabilir projelere yatırım yapmak için çalışır. Fon geçtiğimiz yıllarda yerel ekonomi üzerinde olumlu bir etki elde etmeyi ve sürdürülebilir getirileri en üst düzeye çıkarmayı başardı. Fon, yönetim altındaki varlıklarının büyüklüğünü ikiye katlayarak 1,8 trilyon riyalden (480 milyar dolar) fazla bir meblağ elde etti. 2017'den 2021'in ikinci çeyreğinin sonuna kadar 400 binden fazla doğrudan ve dolaylı iş yaratılmasıyla sonuçlanan 10 yeni sektörün açılmasına katkıda bulundu. Kamu Yatırım Fonu Başkanı, Suudi Arabistan’ın 2022 yılı bütçesinin açıklandığı forumda Fon’un ekonomik çeşitliliği sağlamadaki öncü rolüne ve finansal sürdürülebilirliği artırma girişimleri yoluyla vatandaşlar ve gelecek nesiller üzerinde olumlu etkisi olan bir gelişim değeri elde edilmesine katkıda bulunma taahhüdünü vurguladı.

- Fon’un yatırım yaptığı petrol dışı sektörler hangileri? Hayata geçirdiğiniz en önemli projeler neler?
Fon, Suudi şirketlerine yapılan yatırımlar ve Fon’un gelecek vaat eden sektörlerini ve yan kuruluşlarını geliştirme ve kalkındırmaya yönelik projeler yoluyla özel sektörü geliştirici, yeni sektörlere yatırım yaparak önemli bir katalizör ve bütünleştirici bir role sahiptir. Bu bağlamda Fon önümüzdeki beş yıl boyunca 13 hayati ve stratejik yerel sektöre odaklanmayı hedefliyor. Bu sektörler, havacılık ve savunma, finansal hizmetler, sağlık hizmetleri, gıda ve tarım, tüketim ve perakende malları, gayrimenkul, eğlence, turizm ve spor, ulaşım ve lojistik, iletişim, medya ve teknoloji, kamu hizmetleri ve yenilenebilir enerji, mineraller ve madencilik, araçlar, inşaat hizmetleri ve inşaat malzemeleri olarak belirlendi. Fon’un bu 13 sektörü öncelikli olarak seçimi, sektörlerin pazar çekiciliğini ve boyutunu, beklenen büyümeyi ve mevcut fırsatları analiz etme açısından küresel ve yerel perspektiflere dayalı olarak değerlendirmeyi de kapsayan belirli kriterlere dayanıyordu. Suudi Arabistan'ın bölgesel ve küresel düzeyde teşvik ve rekabet avantajı potansiyeline sahip olduğu sektörlerin ve bunun ekonomi üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi de bu noktada önemli bir rol oynadı. Ayrıca sektörler, Vizyon 2030 ve bunu gerçekleştirecek programlar doğrultusunda önceliklendirildi. Fon son yıllarda Suudi ekonomisini desteklemeye ve halk için önemli iş fırsatları yaratmaya katkıda bulunan Suudi Güvenlik Muhafızları Şirketi (SAFE), Helikopter Şirketi, Suudi Gemi Şirketi ve Suudi Askeri Sanayi Şirketi gibi birçok önemli ulusal şirketin kurulması yoluyla çeşitli sektörler kurmaya çalıştı. Bunların en önemlileri arasında, en büyük güneş enerjilerinden biri olması beklenen ve tamamı Fon’a ait ACWA Power ve Badeel Company tarafından bu yıl hayata geçirilecek Sudair Güneş Enerjisi Projesi var. Bunun yanı sıra birçok hayati proje de hayata geçirildi. Bu, Fon’un 185 bin konutunenerji ihtiyacını karşılamak için yaklaşık 3,4 milyar riyal (906 milyon dolar) yatırım değerine sahip, bulunan, bin 500 megavat üretim kapasitesi ile 2030 yılına kadar ülkenin yenilenebilir enerji üretim kapasitesinin yüzde 70'ini geliştirme ve karbon salınımını yılda 2,9 milyon ton azaltma taahhüdü ile somutlaştırıyor. Air Products Şirketi’nin ACWA Power ve NEOM ile ortaklaşa, yenilenebilir enerjiyle çalışan dünya çapında 5 milyar dolarlık hidrojen bazlı amonyak tesisi inşa etmek için bir anlaşma imzaladığını duyurması gibi çeşitli açıklamalar da bu taahhüde bağlılığı destekliyor. Tamamı Kamu Yatırım Fonu'na ait olan Suudi Arabistan Askeri Endüstrileri Şirketi (SAMI), askeri havacılık sektöründe hizmet, bakım, onarım ve revizyon alanında bir ortak girişim geliştirmek için Airbus ile de bir anlaşma imzaladı. Şirket ayrıca hava yapısı bileşenlerinin üretimi için Suudi Arabistan'da yüksek hassasiyetli bir tesis kurmak için de adım attı. Fransız Figeac Aero Group ile Suudi Arabistan Endüstriyel Yatırımlar Şirketi (Dussur) arasında ‘Sami Figeac Aero Manufacturing’ şirketini kurmak için bir ortak girişim anlaşması imzalandığını açıkladı.

-Kamu Yatırım Fonu 47 yeni şirket kurdu. Fon'un yatırımlarının Suudi Arabistan'da özel sektörün güçlenmesine nasıl katkıda bulunuyor?
Fon, özel sektörün katılımını güçlendirmeye ve artırmaya katkıda bulunan hayati ve gelecek vaat eden sektörleri etkinleştirerek ve geliştirerek Suudi Arabistan’daki ekonomik kalkınmaya katkıda bulunmaya oldukça önem veriyor. Fon, yatırım girişimlerinin özel sektör üzerindeki etkisini kapsamlı ve doğru bir şekilde değerlendiriyor. Yerel şirketlerin Fon projelerine katkıda bulunmalarının önünü açarak yerel tedarikçileri enerjilerini ve yeteneklerini geliştirmeleri için motive ediyor. İthal edilen malların ve hizmetlerin yerelleşmesini artırıp yerel tedarik zincirini iyileştirmesi için yatırım fırsatları oluşturarak özel sektörün katılımı için bir strateji geliştiriyor. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman yaptığı açıklamalarda özel sektörü güçlendirmenin önemine olan inancını dile getiriyor. Kamu Yatırım Fonu, özel sektörün güçlendirilmesine katkıda bulunan hayati ve gelecek vaat eden sektörler açtığı iddialı bir strateji uyguluyor. Fon ve iştiraklerinde yerel içeriğe katkıyı yüzde 60'a çıkarmayı hedefliyor. Bu, yerel özel sektörün güçlendirilmesi ve istihdam yaratılması üzerinde doğrudan bir etkiye de katkı sağlıyor. Fon'a yönelik harcamaların, özel sektörün - Fon yatırımlarına yatırımcı, ortak ve şirketlerin tedarikçisi olarak - katılımı için birçok fırsat yaratması bekleniyor. Buna örnekler arasında ‘Nesma ve Partners Contracting Ltd.’ adlı iki şirketle yapılan Kızıldeniz Projesi’nin duyurusu, ihale için kamu binaları, hava seyrüsefer altyapısının geliştirilmesi, dünyanın en büyük ve en hızlı eğlence oyunları için devasa eğlence projesini içeren Suudi Qiddiya Yatırım Şirketi'nin Qiddiya'daki Six Flags eğlence parkının inşası için Fransız Bouygues-Batiment International Şirketi ile 3,75 milyar riyal (bir milyar dolar) değerinde bir sözleşme imzaladığını duyurması da yer alıyor. Bunun yanısıra Kamu Emeklilik Kurumu ve Saudi Real Estate Refinance Company, Suudi Arabistan’daki konut gayrimenkul refinansman piyasasındaki en büyük anlaşma niteliği taşıyan ve değeri 3 milyar riyalden (800 milyon dolar) fazla olan bir gayrimenkul finansman portföyünün haklarını satın almak için bir anlaşma imzalandığını duyurdu.

-Fon, yatırım yaptığı bazı şirketlerdeki hisselerini neden satıyor? Bunun beklenen finansal etkisi nedir?
Veliaht Prens ve Fon Yönetim Kurulu Başkanı Prens Muhammed bin Selman, 2021-2025 Kamu Yatırım Fonu'nun İddialı Büyüme Stratejisi’ni başlattı. Bu strateji, yerel ekonomide yeni ve gelecek vaat eden sektörler geliştirmek ve hedeflenen getirileri elde etmek için uzun vadede fonun yatırım stratejisini güçlendirmeye katkıda bulunan yeni yatırımları sağlamayı amaçlıyor. Fon’un stratejisi, sahip olduğu şirketlerdeki hisseleri satarak ve gelirleri ekonomik bir teşvik etkisi ile gelecek vaat eden stratejik sektörlere yeniden yatırarak bir sermaye geri dönüşüm programını kapsıyor. Fon, tüm finans kuruluşlarında olduğu gibi varlıklarını yerel ve küresel piyasalarda değerlendirmek için sürekli çalışıyor. Bunları geliştirmek ve daha sonra olgun yatırımlar olarak satmak amacıyla şirketler kuruyor veya varlıklar satın alırken söz konusu şirketlerin sürekli büyümesine katkıda bulunacak şekilde karar verme sürecine katkıda bulunma yeteneği sağlayan kontrol hissesi payını koruyor. Fon, mali durumunu iyileştirmek için kendisine sunulan finansman seçeneklerini optimal bir şekilde kullanmaya çalışıyor. Buna şirketlerindeki hisselerin satışı da dahildir. Bu satışlar ikincil teklifler yoluyla veya başka bir şekilde olabilir. Tıpkı Saudi Telecom Company (STC) hisselerinin yüzde 6'sının ikincil halka arzında veya ‘ACWA Power’ ve ‘Tadawul’ Holding Grubu’nun ilk halka arzlarında olduğu gibi. Burada sermaye rotasyonu sürecinin Suudi finans sektörünün geliştirilmesinde ve yeni yatırımcıların çekilmesinde önemli ve temel bir faktör olduğunu belirtmekte fayda var. Bu, Suudi finans piyasasının gelişmesinde ve yatırımcılar için cazip bir yatırım ortamı yaratarak özel sektörün katılımının artırılmasında büyük rol oynayan Kamu Yatırım Fonu'nun en önemli hedeflerinden biridir. Fon, özellikle iştiraklerini arza hazır hale getirdikten sonra listeleyerek Suudi finans piyasalarında aktif bir katılımcı olmayı, dolayısıyla borsada işlem gören şirket sayısını ve toplam pazar büyüklüğünü artırarak Suudi finans piyasasının derinliğini artırmaya ve yeni gelecek vaat eden sektörlerde şirketler sunarak yatırım seçeneklerini çeşitlendirmeye katkıda bulunmayı hedefliyor. Bu hedef, Suudi sermaye piyasalarında özel sektör, yerli ve yabancı yatırımcılardan yatırım çekmeye katkıda bulunuyor.

- Fon’un önümüzdeki dönemdeki planlarını gerçekleştirmesine yardımcı olan unsurlar neler?
Fon, birçok iddialı yatırımın gerçekleştirilmesinde ve Suudi Arabistan’ın ana yatırım kolu olma yolunda önemli adımlar attı. Eşsiz yatırımlara dahil olarak ve yatırımların yönetiminde saygın uluslararası kuruluşlarla iş birliği yaparak uygulanabilir finansal getiriler elde etmeyi amaçlıyor. Fon’un önümüzdeki yıllardaki stratejisi, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 hedeflerine ulaşılmasına katkıda bulunan birkaç sektörde girişim başlatmaya odaklanacak. Fon’un yatırımlarının ekonomik etkisi, ekonomistler tarafından onaylanan bir ekonomik model ile ölçülmekte ve verimlilik, enflasyon, nüfus artışı, sektörel yapı ve sermaye oluşumu dahil olmak üzere çok sayıda kriter ve ekonomik veriyi dikkate alınıyor. Ayrıca herhangi bir yatırım kararı vermeden önce bir yatırım fırsatının ekonomik etkisi de analiz ediliyor. Ayrıca Fon’un Ulusal Kalkınma Departmanı, Fon yatırımlarının beklenen ekonomik etkisinde kaydedilen ilerlemenin boyutunu gösteren periyodik raporlar yayınlıyor, Fon’un ekonomik etkisini artırmaya yönelik girişimleri belirliyor. Örneğin Fon’un ülke ekonomisini desteklemeye ve ekonomik dönüşümü ilerletmeye katkı sağlaması için birçok sektörün güçlenmesine yardım ediyor. Çok sayıda şirket kurulması ve doğrudan ve dolaylı birçok iş fırsatı yaratılmasına katkıda bulunuyor.

- Fon’un yerel ve uluslararası yatırımlara dahil olmakta dikkat ettiği en önemli kriterler ve getiri oranları neler?
Fon, belirli yatırım portföylerinin yatırım hedefini netleştirirken en iyi uluslararası yatırım uygulamalarını benimser ve kapsamlı bir şekilde yatırım yapar. Uzun vadeli yatırım getirileri elde edebilecek fırsatlar için değer zinciri genelinde araştırma yapar, Suudi Arabistan’ın ekonomik dönüşümünü yönlendirmek için Kamu Yatırım Fonu'nun çabalarını destekleyen sektörlere odaklanarak teknik dönüşüm gerçekleştirebilecek ortakları belirler. Tabii bunlar Vizyon 2030 ve küresel ekonomi ile uyumlu olarak gerçekleştirilir. Bu nedenle, mevcut seçenekleri gözden geçirdiğimiz için değer zincirine katılma kararı dikkatli bir şekilde alınır. Fon, bu hedeflere ulaşılmasını sağlamak amacıyla herhangi bir yatırım anlaşmasını planlarken, kilit faktörlerin sağlanıp sağlanmadığını dikkate alır. Bunlar; finansal getiri elde etmek, ulusal ekonomi üzerinde olumlu etki, yerelleştirme, katma değer elde etmek ve özel sektör katılımıdır. Daha önce de belirttiğim gibi Fon, ulusal kalkınmayı desteklemek ve yatırımlarının yerel ekonomi üzerindeki etkisini artırmak için uzmanlaşmış bir departman kurdu. Yönetim şu an Fon’un yönetim kurulu tarafından, Fon ve iştiraklerinin yerel içeriğe katkısını 2025 yılı sonuna kadar yüzde 60'a çıkarmak hedefiyle onaylanan yerel içerik geliştirme programı aracılığıyla çalışıyor. Fon, yerel şirketlerin Fon projelerine katkıda bulunmalarının önünü açarak yerel tedarikçileri enerjilerini ve yeteneklerini geliştirmeleri için motive ediyor. İthal edilen malların ve hizmetlerin yerelleşmesini artırarak yerel tedarik zincirini iyileştirmesi için yatırım fırsatları oluşturuldu. Bu amaçla özel sektörün katılımı için bir strateji geliştirildi.



Altında düşüş: Haziran sonrasının en yüksek haftalık kaybına doğru gidiyor

Uganda'nın Entebbe şehrinde bulunan Afrika Altın Rafinerisi 'AGR'de sergilenen altın külçeleri (Reuters)
Uganda'nın Entebbe şehrinde bulunan Afrika Altın Rafinerisi 'AGR'de sergilenen altın külçeleri (Reuters)
TT

Altında düşüş: Haziran sonrasının en yüksek haftalık kaybına doğru gidiyor

Uganda'nın Entebbe şehrinde bulunan Afrika Altın Rafinerisi 'AGR'de sergilenen altın külçeleri (Reuters)
Uganda'nın Entebbe şehrinde bulunan Afrika Altın Rafinerisi 'AGR'de sergilenen altın külçeleri (Reuters)

Altın fiyatları, bugün gerileyerek dört ayı aşkın sürenin en büyük haftalık kaybını kaydetmeye yöneldi. Petrol fiyatlarındaki yükselişin, ABD’de faizlerin daha uzun süre yüksek seviyelerde tutulacağı beklentisini güçlendirmesi ve yatırımcıların gelecek hafta yapılacak ABD Merkez Bankası (FED) toplantısını beklemesi, altın üzerindeki baskıyı artırdı.

Piyasalarda spot altın % 0,2 düşüşle ons başına 4 bin 016,27 dolara geriledi. Günün erken saatlerinde 20 Temmuz’dan bu yana en düşük seviyesini gören altın, kayıplarının bir bölümünü telafi etti. Buna rağmen değerli metal, hafta başından bu yana yüzde 3,5 değer kaybederek haziran ayından bu yana en kötü haftalık performansını kaydetmeye yöneldi.

Aralık teslimatlı ABD altın vadeli işlemleri de % 0,7 düşüşle ons başına 4 bin 030,40 dolara indi.

Capital.com’un piyasa araştırmaları başkanı Monty Saffieddine, spekülatörlerin altın için kritik eşik olarak görülen 4 bin dolar seviyesini korumaya çalıştığını söyledi. Saffieddine, bu seviyenin belirgin biçimde altına inilmesinin, piyasaların faiz indirimi beklentilerinin zayıfladığına ve kalıcı enflasyon baskısı, yükselen tahvil getirileri ve güçlü dolar senaryosunu fiyatlamaya yöneldiğine işaret edebileceği uyarısında bulundu.

Petrol fiyatları ise dün yaklaşık yüzde 4 yükselerek son beş ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu artış, enerji arzında yeni kesintiler yaşanabileceğine ilişkin endişeleri artırdı.

Enerji fiyatlarındaki yükseliş enflasyon baskısını artırırken, FED’in faizleri daha uzun süre yüksek tutmasına yol açabilir. Bu durum, faiz getirisi sağlamayan altının cazibesini azaltıyor. Çünkü faiz getirisi sunan varlıkların daha yüksek getiri sağlaması, altın tutmanın fırsat maliyetini yükseltiyor.

Saffieddine, jeopolitik gerilimin daha da artmasının petrol fiyatlarını yukarı çekebileceğini belirtti. Ham petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini yeniden canlandırdığını, tahvil getirilerini yukarı ittiğini ve ABD’de para politikasının gevşetilmesini geciktirdiğini ifade eden Saffieddine, bu gelişmelerin altın açısından olumsuz bir tablo oluşturduğunu kaydetti.

Yatırımcıların odağında, 27-28 Ekim tarihlerinde yapılması planlanan FED para politikası toplantısı ile gelecek hafta açıklanacak ABD kişisel tüketim harcamaları (PCE) verileri bulunuyor. PCE endeksi, FED’in yüzde 2’lik enflasyon hedefine ulaşma çabalarında temel aldığı başlıca enflasyon göstergesi olarak öne çıkıyor.

Piyasalar, FED’in gelecek haftaki toplantısında faizleri büyük ölçüde sabit tutmasını bekliyor. Bununla birlikte, aralık ayında faiz artırımı ihtimali de gündemdeki yerini koruyor. Bu senaryoya ilişkin piyasa beklentisinin yüzde 80 seviyesinde olduğu belirtiliyor.

Öte yandan HSBC analistleri dün yayımladıkları araştırma notunda, piyasa dinamiklerindeki değişim ve yatırım pozisyonlarının nakde çevrilmesini gerekçe göstererek, 2026 yılı için platin ve paladyumun ortalama fiyat tahminlerini düşürdü.

Diğer değerli metallerde de düşüş görüldü. Spot gümüş %1 gerileyerek ons başına 53,98 dolara, platin %0,1 düşüşle bin 568,58 dolara indi. Paladyum ise ons başına bin 054,50 dolarda yatay seyretti.

Gümüş, platin ve paladyum fiyatları da haftayı kayıpla tamamlamaya yöneldi.


IMF: Petrol dışı faaliyetler, Suudi ekonomisinin dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırıyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Fahd Caddesi (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Fahd Caddesi (SPA)
TT

IMF: Petrol dışı faaliyetler, Suudi ekonomisinin dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırıyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Fahd Caddesi (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Fahd Caddesi (SPA)

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Suudi Arabistan ekonomisine ilişkin öngörüleri, bölgesel huzursuzlukların enerji üretimi, ticaret ve tedarik zincirleri üzerinde yarattığı baskılara rağmen iyileşme ve büyüme açısından olumlu bir tabloya işaret etti. Krallığın gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) 2026 yılında petrol ve doğal gaz sektöründeki yavaşlamadan etkilenmesi beklenirken, petrol dışı faaliyetlerin daha dayanıklı bir seyir izlediği belirtildi. Ekonominin, enerji üretiminin kademeli olarak normale dönmesi ve ticaret koşullarının iyileşmesiyle birlikte 2027 yılında güçlü bir toparlanma kaydetmesi öngörülüyor.

IMF tarafından Ekim 2026’da yayımlanan Bölgesel Ekonomik Görünüm raporunda Suudi Arabistan; Ortadoğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan bölgesinin, çatışmaların yanı sıra küresel ticaret ve enerji arzındaki aksamalarla mücadele ettiği bir dönemde öne çıkan ana ekonomiler arasında gösterildi.

Büyümede geçici bir gerileme ve petrol dışı faaliyetlerin dayanıklılığı

Rapor, bölgesel enerji üretimi, deniz taşımacılığı ve özellikle Hürmüz ile Babu’l Mendeb boğazlarıyla bağlantılı tedarik zincirlerini etkileyen aksamalar neticesinde hidrokarbon sektörünün ilk yarıda gerilemesine bağlı olarak, Suudi Arabistan’ın reel GSYİH’sinin 2026 yılında yüzde 3,3 oranında küçüleceğini öngörüyor.

Buna karşılık, Krallık’taki petrol dışı faaliyetlerin, yatırım ivmesinin sürdürülmesi ve Vizyon 2030 kapsamındaki ekonomik çeşitlendirme programlarının desteğiyle enerji sektörlerine kıyasla daha dirençli bir seyir izlediği ve görece daha iyi bir performans sergilediği kaydedildi.

Turizm sektöründe ise Suudi Arabistan, bölgesel gerilimlerden doğrudan etkilenen diğer ülkelere kıyasla otel doluluk oranlarında en düşük düşüşü kaydederek, mevcut şartlar altında turizm hizmetleri hareketliliğini koruma konusunda nispi bir başarı ortaya koydu.

2027’de güçlü bir toparlanma bekleniyor

2026 yılında beklenen küçülmeye rağmen IMF, Suudi Arabistan ekonomisinin bir sonraki yıl güçlü bir toparlanma kaydetmesini ve reel GSYİH’sinin 2027 yılında yüzde 7,9 oranında büyümesini öngörüyor.

Söz konusu toparlanmanın; enerji üretiminin kademeli olarak normal seviyelerine dönmesi, güvenlik ve ticaret koşullarının istikrara kavuşması ve küresel tedarik zinciri akışının iyileşmesiyle bağlantılı olduğu ifade ediliyor.

Raporun orta vadeli öngörülerinde ise Krallık’ın reel GSYİH büyümesinin 2031 yılı itibarıyla yüzde 3,6 civarında dengeleneceği ve mevcut dönemde beklenen dalgalanmaların ardından ekonominin daha istikrarlı bir büyüme patikasına gireceği belirtiliyor.

Enflasyon ve para politikası

Suudi Arabistan’da ortalama enflasyonun 2026 yılında yüzde 2,7 civarında gerçekleşmesi, takip eden yıllarda ise yüzde 2 seviyesinde istikrar kazanması bekleniyor.

Sübvansiyonlar, fiyat kontrolleri ve mali disiplini içeren etkenler, enflasyonist baskıların dizginlenmesine ve bölgedeki birçok ekonomiye kıyasla fiyatların görece istikrarlı seyretmesine katkı sağladı.

Para politikası tarafında ise Suudi Arabistan Merkez Bankası yetkililerinin de aralarında bulunduğu Körfez ülkeleri merkez bankaları, finansal piyasaların istikrarını desteklemek ve olası enflasyonist baskıları sınırlamak amacıyla ABD Merkez Bankası’nın (FED) hamleleriyle uyumlu adımlar attı.

Mali esneklik ve şokları absorbe etme kapasitesi

2026 yılında Suudi Arabistan’ın mali politikası; altyapının geliştirilmesi, harcama verimliliğinin artırılması ve uzun vadeli yapısal reformların desteklenmesi dahil olmak üzere harcamaların stratejik önceliklere yönlendirilmesine imkan tanıyacak şekilde, disiplin ve ihtiyatla nitelendiriliyor.

Rapora göre Krallık, bölgesel huzursuzluk sürecine, cari denge ve resmi rezervler üzerinde oluşabilecek geçici şokların emilmesine yardımcı olan konforlu rezervler ve mali pozisyonlarla girdi.

Bölgesel ve küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı bir dönemde söz konusu mali marjlar, ekonomik önceliklere yatırım yapılmaya devam edilirken dalgalanmalara karşı direncin artırılması açısından kritik önem taşıyor.

Yapay zekâ

Teknoloji ve yapay zekâya yapılan yatırımlar, Suudi Arabistan’ın diğer Körfez ülkeleriyle birlikte varlığını genişletmeye çalıştığı alanlardan birini oluşturuyor. Rapor, yapay zekâ altyapısına ve veri merkezlerine yönelik açıklanan ve raporda yer alan verilere göre GSYİH’nin yüzde 5’ini aşan yatırımlara dikkat çekerken, bu yatırımların orta vadede verimliliği ve büyümeyi artırmasının beklendiğini belirtiyor.

Aynı zamanda yapısal reformlar; iş gücü piyasalarının esnekliğinin artırılması, beşerî sermayeye yatırım yapılması ve petrol dışı ihracatın çeşitlendirilmesi yoluyla ekonominin dış şoklara karşı direncini artırmada önemli bir unsur olmayı sürdürüyor.

Rapor ayrıca, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin son yirmi yılda mal ihracatını çeşitlendirme konusunda kaydettiği ilerlemeye işaret ederek, üretim ile ticaret tabanını genişletmeye ve geleneksel gelir kaynaklarına olan bağımlılığı azaltmaya yönelik çabaların sürdürülmesinin önemini vurguluyor.

Söz konusu eğilimler bir arada değerlendirildiğinde; ekonomik çeşitlendirmenin ve yeni sektörlere yapılan yatırımların, Suudi Arabistan’ın mevcut huzursuzlukların etkilerini aşma ve orta vadeli büyüme beklentilerini koruma kapasitesini desteklemedeki kritik rolünü ortaya koyuyor.


Enflasyon endişelerinin artmasıyla altın bir haftayı aşkın sürenin en düşük seviyesine geriledi

Londra’nın Hatton Garden bölgesindeki Bird & Co. şirketinde sergilenen İngiliz altın külçeleri ve “sovereign” altın sikkeleri. (Reuters)
Londra’nın Hatton Garden bölgesindeki Bird & Co. şirketinde sergilenen İngiliz altın külçeleri ve “sovereign” altın sikkeleri. (Reuters)
TT

Enflasyon endişelerinin artmasıyla altın bir haftayı aşkın sürenin en düşük seviyesine geriledi

Londra’nın Hatton Garden bölgesindeki Bird & Co. şirketinde sergilenen İngiliz altın külçeleri ve “sovereign” altın sikkeleri. (Reuters)
Londra’nın Hatton Garden bölgesindeki Bird & Co. şirketinde sergilenen İngiliz altın külçeleri ve “sovereign” altın sikkeleri. (Reuters)

Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini artırması ve faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı beklentisini güçlendirmesiyle altın fiyatları bugün %1’in üzerinde geriledi. Yatırımcılar, para politikasının gelecekteki seyrine ilişkin ipuçları için gelecek hafta yapılacak ABD Merkez Bankası (FED) toplantısını bekliyor.

Spot altın, %1,1 düşüşle ons başına 4 bin 094,90 dolara gerileyerek 14 Ekim’den bu yana en düşük seviyesini gördü. Aralık vadeli ABD altın kontratları da yüzde 0,9 değer kaybederek ons başına 4 bin 111,40 dolara indi.

Oanda’nın kıdemli piyasa analisti Kelvin Wong, petrol fiyatlarındaki yükselişin devam etmesinin enflasyon beklentilerini artırabileceğini, bunun da faizlerin daha uzun süre yüksek kalması ihtimalini güçlendirerek altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Büyük ölçüde enerji fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan yüksek enflasyonun sürmesi, para politikasının sıkılaştırılması yönündeki gerekçeleri güçlendirse de FED yetkililerinin şimdilik temkinli davranması bekleniyor.

CME Group’un FedWatch aracına göre piyasalar, Fed’in 27-28 Ekim’deki para politikası toplantısında faiz artırma ihtimalini yüzde 16 olarak fiyatlıyor. Aralık ayında faiz artırımı yapılması ihtimali ise yüzde 90 olarak öngörülüyor.

Piyasalar ayrıca gelecek hafta açıklanacak kişisel tüketim harcamaları (PCE) verilerini bekliyor. FED’in % 2’lik enflasyon hedefine ulaşma çabaları kapsamında yakından takip ettiği PCE endeksi, enflasyonun seyrine ilişkin önemli göstergeler arasında yer alıyor.

Wong, yatırımcıların kısa ve uzun vadede faizlerin yüksek kalmasını beklediğini belirterek, getiri sağlamayan altını elde tutmanın alternatif maliyetinin yükselmesinin değerli metalin cazibesini azalttığını ifade etti.

Reuters teknik analisti Wang Tao ise teknik analiz modeline göre spot altının ons başına 4.073 dolar seviyesini test edebileceğini belirtti. Bu seviye, altının 14 Ekim’de gördüğü en düşük düzey olarak öne çıkıyor. Tao, yukarı yönlü hareketlerde 4.135 dolar seviyesinin direnç oluşturduğunu, bu seviyenin aşılması durumunda fiyatların 4.150-4.169 dolar aralığına yükselebileceğini kaydetti.

Diğer değerli metallerde de düşüş görüldü. Spot gümüş % 2,6 gerileyerek ons başına 56,44 dolara, platin % 2,1 düşüşle bin 594,25 dolara, paladyum ise %2,6 kayıpla ons başına bin 059,05 dolara indi.