Kuzey Kore: Kim’in babası Kim Jong-il’in ölüm yıldönümü nedeniyle gülmek 11 gün yasaklandı

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AP)
TT

Kuzey Kore: Kim’in babası Kim Jong-il’in ölüm yıldönümü nedeniyle gülmek 11 gün yasaklandı

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AP)

New York Post'un haberine göre, Kuzey Kore yönetimi, Kim Jong-un'un babası eski lider Kim Jong-il’in ölümünün 10. yıldönümü dolayısıyla 11 gün boyunca vatandaşların gülmesini yasakladı.
Kuzeydoğudaki Sinuigo kentinin bir sakini, "Yas döneminde alkol içmemeli, gülmemeli veya eğlence etkinliklerine katılmamalıyız" dedi.
Kim Jong-il’in hayatını kaybettiği 17 Aralık'ta ülke genelinde market alışverişi bile yasak.

Aynı sakin, "Geçmişte yas döneminde alkollüyken yakalanan birçok kişi tutuklanarak ideolojik suçlu muamelesi gördü. Yas sırasında ailenden biri ölse bile yüksek sesle bağırmak yasaktır... İnsanlar yas sırasında doğum günlerini bile kutlayamaz” dedi.
Dün, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, ülkenin eski lideri olan babası Kim Jong-il’in 10. ölüm yıldönümünde mezarının bulunduğu anıt mezarda saygı duruşunda bulundu.

Devlet televizyonunda yer alan görüntülere göre Kim Jong-un, babası Kim Jong-il ve kurucu lider Kim Il-sung’un mezarlarının bulunduğu, başkent Pyongyang’daki Kumsusan Güneş Sarayı’nda düzenlenen törene katıldı.
Hükümet tarafından sıkı bir şekilde sansürlenen Kuzey Kore gazeteleri, merhum lideri öven yazılara yer verdi.

İktidar partisinin Rodong Sinmun gazetesi bir makalede, "Aslında o, bu dünyadaki tüm insanlar tarafından derin bir sevgi ve samimiyetle izlenen devrimin en büyük adamı ve büyük bilgesidir" ifadeleri kullanıldı.
Kuzey Koreli yetkili Choi Ryong Hae, 17 yıl hüküm süren Kim Jong il'i ülkenin askeri ve ekonomik güç potansiyelini inşa eden ‘Halkın Babası’ olarak nitelendirdi.

Kuzey Kore'nin büyüyen nükleer cephaneliği, Kim Jong-un yönetiminin çekirdeğini oluştururken, bu askeri adımlar, ABD'nin potansiyel saldırganlığını engelleyen ‘güçlü bir kılıç’ olarak nitelendiriliyor.
Seul'deki Birleşme Bakanlığı'na göre, Kuzey Kore, çeşitli BM Güvenlik Konseyi kararları kapsamında yasaklanan 62 balistik füze testi gerçekleştirdi.
Balistik füze testleri, Sung'un yönetimi sırasında tahmini 9 kez ve Kim Jong-il'in görev süresi boyunca 22 kez gerçekleştirildi. Altı nükleer testten dördü ve üç kıtalararası balistik füze testi ise Kim Jong-un yönetimi altında gerçekleşti.



Beyaz Saray: İran'ın kamuoyuna yaptığı açıklamalar Amerika'ya gönderdiği gizli mesajlardan farklı

Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, 12 Ocak 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray önünde basına açıklama yapıyor (AFP)
Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, 12 Ocak 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray önünde basına açıklama yapıyor (AFP)
TT

Beyaz Saray: İran'ın kamuoyuna yaptığı açıklamalar Amerika'ya gönderdiği gizli mesajlardan farklı

Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, 12 Ocak 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray önünde basına açıklama yapıyor (AFP)
Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, 12 Ocak 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray önünde basına açıklama yapıyor (AFP)

Beyaz Saray sözcüsü Karolyn Levitt dün yaptığı açıklamada, İran'ın kamuoyuna yaptığı açıklamaların, ABD'ye gizlice gönderdiği mesajlardan farklı olduğunu söyledi.

Fox News televizyonuna yaptığı açıklamada, “Başkan (Donald) Trump, İran'ın mesajlarını incelemekle ilgileniyor” dedi.

Leavitt, Beyaz Saray'ın İran'daki durumla başa çıkmak için “hava saldırıları” da dahil olmak üzere çeşitli seçeneklere sahip olduğunu söyledi.

Trump'ın, Starlink internet hizmetinin sahibi milyarder Elon Musk ile İran'da bu hizmetin sunulması konusunda görüştüğünü söyledi. İran, yaklaşık iki haftadır süren yaygın protestolar nedeniyle ülke genelinde internet hizmetlerini kesmişti.

Wall Street Journal cumartesi günü yetkililere atıfta bulunarak, ABD yönetiminin, İran'ın protestocuları öldürmesi halinde Başkan Trump'ın İran'a “sert” bir saldırı düzenleme tehdidini yerine getirmek için gerekirse İran'a nasıl saldırı düzenleneceğini müzakere ettiğini bildirdi.

Trump pazar günü gazetecilere yaptığı açıklamada, İran'ın Amerika Birleşik Devletleri ile temasa geçtiğini ve nükleer bir anlaşma konusunda müzakere etmeyi teklif ettiğini belirterek, "Bir görüşme ayarlanıyor, ancak mevcut olaylar nedeniyle harekete geçmek zorunda kalabiliriz" ifadelerini kullandı.


Bugün tüm gözler Trump'ın İran kararına çevrildi

Pazar günü Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen İranlı bir güvenlik görevlisinin cenaze töreninden bir kare (Reuters)
Pazar günü Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen İranlı bir güvenlik görevlisinin cenaze töreninden bir kare (Reuters)
TT

Bugün tüm gözler Trump'ın İran kararına çevrildi

Pazar günü Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen İranlı bir güvenlik görevlisinin cenaze töreninden bir kare (Reuters)
Pazar günü Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen İranlı bir güvenlik görevlisinin cenaze töreninden bir kare (Reuters)

İran sahnesi, bir yandan karşılıklı siyasi ve güvenlik geriliminin tırmanması ve ülke içindeki çelişkili hareketler devam ederken ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la nasıl başa çıkacağına dair kararını bekliyor.

Tahran dün Washington ile iletişim kanallarının ‘açık’ olduğunu doğruladı. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, yabancı büyükelçilere İran'ın ‘savaş istemediğini, ancak savaşa da hazır olduğunu’ söyledi. Bu açıklama, ABD'nin uyarıları ve Trump'ın askeri seçenekler de dahil olmak üzere ‘güçlü seçenekleri’ değerlendirdiklerine dair savurduğu açık tehditlerine eşlik etti. İranlı yetkililer dün, halk protestolarının başlamasından 16 gün sonra, Tahran ve diğer şehirlerde destekçilerini bir araya getirerek, inisiyatifi yeniden ele geçirdiklerini göstermeyi çalıştılar.

Devlet televizyonu, İslam Cumhuriyeti bayraklarının dalgalandığı ve ABD ve İsrail karşıtı sloganların atıldığı hükümet yanlısı mitinglerin görüntülerini yayınladı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, herhangi bir saldırıya sert tepki verileceğini vaat ederken, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin ‘dökülen kanın intikamını alacağını’ söyleyerek, davaların hızlandırılacağını duyurdu.

Oslo merkezli İran İnsan Hakları Örgütü (IHR), İran’daki protestolarda en az 648 protestocunun öldüğünü doğruladığını açıkladı. IHR, resmi rakamların açıklanmaması nedeniyle gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğini vurguladı.


Almanya, ABD'nin Grönland'ı ilhak etmek için saldırı düzenleme riskini önemsiz gösteriyor

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (Reuters)
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (Reuters)
TT

Almanya, ABD'nin Grönland'ı ilhak etmek için saldırı düzenleme riskini önemsiz gösteriyor

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (Reuters)
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (Reuters)

Almanya Dışişleri Bakanı Johannes Wadephul dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO müttefiki Danimarka'dan Grönland'ı ele geçirme yönündeki tekrarlanan tehditlerinin ardından, ABD'nin Grönland'a yönelik bir saldırı riskini küçümsedi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı görüşmenin ardından, ABD'nin tek taraflı askeri harekat olasılığıyla ilgili bir soruya yanıt veren Wadephul, “Bunun ciddi olarak değerlendirileceğine dair hiçbir işaret görmüyorum” dedi.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre “Arktik bölgesinde ortaya çıkan güvenlik sorunlarının ele alınmasında ortak bir çıkar olduğuna inanıyorum ve bunu yapmalıyız ve yapacağız” ifadesini kullandı.

Wadephul, “NATO şu anda bu konuda daha gerçekçi planlar geliştiriyor ve bu planlar daha sonra Amerikalı ortaklarımızla görüşülecek” diye devam etti.

Wadephul'un ziyareti, Rubio ile Danimarka ve özerk Grönland bölgesinden üst düzey diplomatlar arasında bu hafta Washington'da yapılması planlanan görüşmelerin öncesinde gerçekleşti.

Trump, Grönland'ı ABD'nin kontrolü altına almakta ısrarcı ve Danimarka topraklarının ABD'nin ulusal güvenliği için önemini vurguluyor.

Yaklaşık 57 bin nüfusa sahip Grönland, mineral kaynakları açısından zengindir ve konumu stratejik öneme sahiptir.

Grönland hükümeti dün, adanın Amerika'nın topraklarını “ele geçirme” girişimini “hiçbir şekilde” kabul etmeyeceğini ve NATO çerçevesinde bu toprakların savunulmasını sağlamak için “çabalarını yoğunlaştıracağını” açıkladı.