Arap Koalisyonu’nun operasyonlarında 100 Husi milisi etkisiz hale getirildi

Yemen ordusu Marib’deki bölgeleri yeniden ele geçirdi.

Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) tarafından Yemen’de yürütülen Mayın Temizleme Projesi (MASAM) ile Husi milisler tarafından aralık ayında çeşitli bölgelere döşenen 2 bin 620 mayın temizlendi.
Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) tarafından Yemen’de yürütülen Mayın Temizleme Projesi (MASAM) ile Husi milisler tarafından aralık ayında çeşitli bölgelere döşenen 2 bin 620 mayın temizlendi.
TT

Arap Koalisyonu’nun operasyonlarında 100 Husi milisi etkisiz hale getirildi

Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) tarafından Yemen’de yürütülen Mayın Temizleme Projesi (MASAM) ile Husi milisler tarafından aralık ayında çeşitli bölgelere döşenen 2 bin 620 mayın temizlendi.
Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) tarafından Yemen’de yürütülen Mayın Temizleme Projesi (MASAM) ile Husi milisler tarafından aralık ayında çeşitli bölgelere döşenen 2 bin 620 mayın temizlendi.

Yemen’de halk direnişinin desteklediği ordu güçleri dün Husilerin el-Cevf Valiliği'nin kuzey cephelerine yönelik saldırılarını geri püskürtürken, Marib’in güneyindeki geniş alanlar de yeniden kontrol altına aldı. Gelişme, Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun birçok cephede milis unsurları ve sahip oldukları askeri araçları hedef alan operasyonlarını ile eş zamanlı olarak geldi.
Operasyonlar, Husi lideri Abdulmelik el-Husi’nin BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg liderliğindeki uluslararası çalışmalara karşı açıklamalarına cevap niteliğinde gerçekleştirildi. Abdulmelik el-Husi açıklamasında Husilerin tüm Yemen bölgelerini kontrol altına almadıkça savaşı durdurmayacağını söylemiş ve daha fazla asker sağlanması, cepheler için bağış toplanması ve daha çok mezarlık hazırlanması çağrısı yapmıştı.
Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’nın aktardığına göre Arap Koalisyonu Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Marib’de 24 saat içinde milislere karşı 19 operasyonun gerçekleştirildiğini belirtti. Yapılan bombardımanlarda 100 milisin öldürüldüğü ve 14 askeri aracın imha edildiği bilgisi paylaşıldı.
Koalisyon, Yemen ordusuna destek olarak yeni operasyonlara imza atıldığını duyurdu. Koalisyon’un yeni operasyonlara yönelik açıklaması, Husi milislerin Abha Uluslararası Havalimanı’nı hedef almak için kullandığı iki insansız hava aracının (İHA) imha edildiği duyurusunun ardından geldi. Suudi Arabistan savunması ayrıca cumartesi günü Hamis Muşayt’e doğru fırlatılan bir insansız hava aracını da imha etti.
Arap Koalisyonu cumartesi günü yaptığı açıklamada da 24 saat içerisinde Marip ve el-Cevf’te Husilere karşı 19 operasyon düzenlediğini, 80’den fazla Husi unsurunun etkisiz hale getirildiğini ve 11 askeri aracın imha edildiğini bildirilmişti.
Arap Koalisyonu’nun bombardımanları, son haftalarda Husi milislerin saldırganlığının artmasına yanıt olarak, Yemen ordusunu desteklemek için yürütülen operasyonların yoğunlaşması kapsamında geldi. Askeri kaynaklar, son dört haftada çoğu Marib ve el-Cevf’teki cephelerinde olmak üzere yaklaşık 5 bin Husi milisin etkisiz hale getirildiği tahmininde bulundular.
Diğer yandan Yemen ordu medyası dün yaptığı açıklamada güçlerinin İran destekli Husilere karşı savaşmaya devam ettiğini ve milislerin Marib güneyindeki savaş cephelerinde ağır kayıplar verdiğini bildirdi.
Yemen Silahlı Kuvvetleri Medya Merkezi'nin sahadaki kaynaklardan aktardığına göre operasyonlarda onlarca milis etkisiz hale getirildi, iki zırhlı ve 5 askeri araç imha edildi.
Ordunun resmi internet sitesi September.Net dün, ordu güçleri ve halk direnişinin, İran destekli Husi milislerinin Marib’in güney cephelerine yönelik saldırı girişimlerini geri püskürtmeyi başardığı aktardı.
Ordu güçlerinin Husi milisleri geri çekilmeye ve kaçmaya zorladığı operasyonun ardından aynı cephede bir dizi noktaya da saldırı başlatıldığı kaydedildi.
September Net’e göre 3. Bölge savaş kurmaylarından Tuğgeneral Abdurrakib Dibvan, ordu ve halk direnişinin İran destekli Husi milislerini bozguna uğrattığını ve birçok milisin yaralandığını bildirdi.
Yemenli askeri lider, çatışmaların, A’arif ve el-Lecme cephelerinde gerçekleştiğini, ordunun topçuları ve Arap Koalisyonu savaşçılarının Husi toplanma yerleri ve araçlarını yok ettiğini kaydetti. Bombardımanlarda 3 askeri aracın ve askeri takviyeler taşıyan üç zırhlı aracın imha edildiği, içlerindeki Husi unsurlarının öldüğü kaydedildi.
September.Net dün, ulusal ordu ve Koalisyon güçlerinin el-Cevf kuzey cephelerine yaptığı operasyonlarla onlarca Husi milisinin etkisiz hale getirildiğini ve bazılarının da yaralandığını bildirdi.
Aynı zamanda el-Cevf’in el-Yuteme bölgesinin batısındaki çeşitli noktalarda ordu güçleri ile Husi milisleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandığını, çatışmalarda milislerin bozguna uğratıldığını aktardı. Arap Koalisyonu savaşçılarının bölgedeki bombardımanlarında Husilere ait askeri araçların yanı sıra en az 45 milisin etkisiz hale getirildiği bilgisi paylaşıldı.
Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre Husi milisler savaşçı ve teçhizat kaybına devam ediyor. İran destekli grup, aralık ayının ikinci haftasında, 227 unsurunu kaybetti. Söz konusu unsurlardan 164’ü üst düzey rütbelere sahipti.
Yemen haber ajansı tarafından verilen bilgilere göre söz konusu üst düzey rütbeler arasında 2. Dağ Piyade Tugayı komutanı olarak atanan ve Marib cephelerinden birinde etkisiz hale getirilen önemli bir isim de vardı. Ayrıca Taiz’in Sabr al-Misrah bölgesinden olan bir aşiret resisi de Makbene cephesinde öldürüldü.
İstatistiklere göre, 6 tuğgeneral, 15 albay, 14 yarbay, 35 binbaşı, 22 yüzbaşı, 42 üsteğmen, 23 asteğmen, 5 teğmen, 5 astsubay üstçavuşun yanı sıra 63 asker etkisiz hale getirildi..
İstatistiği hazırlayan ekibe göre başkent Sana ve köyleri, etkisiz hale getirilen milis sayısı açısından ilk sırada yer aldı. Sana’da askeri rütbeli 100 kişi defnedildi. Sana’da rütbesiz olan sadece 3 ölü vardı.
Paylaşılan bilgilere göre Hacca’daki milisler, saflarında çatışmaya zorladığı çoğu çocuk 39 kişinin cenazesini defnetti. Ayrıca Amran’da 21, Zamar’da 9, Hudeyde’de 12, İbb’de 10, Saada ve Taiz’de 16, ed-Dali’de 4, Şabva’da iki ve Marib ve Reyme’de birer kişi defnedildi.
Milislerden yakın zamanda yapılan açıklamada, meşruiyete karşı gerçekleştirdikleri darbeden bu yana Sana köylerinden yaklaşık 32 bin silahlı unsur öldü. Milis liderleri bu açıklamalarından günler önce de sadece 5 ay içinde Marib cephelerinde yaklaşık 15 bin unsurun öldürüldüğünü itiraf etmişti.



Rapor: İsrailli askerler Suriye'den keçi sürüsünü çalarak Batı Şeria yerleşimlerine kaçırdı

İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
TT

Rapor: İsrailli askerler Suriye'den keçi sürüsünü çalarak Batı Şeria yerleşimlerine kaçırdı

İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)

The Times of Israel gazetesi, iki hafta önce Suriye'deki İsrail askerlerinin yaklaşık 250 keçiden oluşan bir sürüyü çaldığını ve Batı Şeria yerleşim yerlerindeki çiftliklere kaçırdığını bildirdi.

Gazete, Channel 12'nin kolluk kuvvetlerinden aldığı bilgiye göre askerlerin Golan Tepeleri'nde görev yapan birliklere mensup olduğunu ve Suriye topraklarında görev yaparken, Suriyeli çiftçilere ait olan keçi sürüsünü fark edip Batı Şeria'daki çiftliklere kaçırdıklarını belirtti.

Habere göre keçiler önceden hazırlanmış gibi görünen kamyonlara yüklendi ve hayvancılığın yaygın olduğu Batı Şeria'daki yasadışı yerleşim yerlerindeki birkaç çiftliğe nakledildi.

Ordu, kanala yaptığı açıklamada, olayla bağlantılı olarak manga komutanının görevden alındığını, bölük komutanının kınama cezası aldığını ve askerlerin uzun süre görevden uzaklaştırıldığını belirtti.

İsrail askeri araçları, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde ateşkes hattına yakın bir noktadan Suriye'den geçiyor (Arşiv-Reuters)İsrail askeri araçları, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde ateşkes hattına yakın bir noktadan Suriye'den geçiyor (Arşiv-Reuters)

Kanalın haberine göre olay, sürünün kaçırılmasından sonraki sabah, Golan Tepeleri'ndeki çiftçiler yol üzerinde dolaşan onlarca keçiyi fark edip orduya bildirdiklerinde ortaya çıktı ve soruşturma başlatıldı.

Haberlere göre keçilerin aranması halen devam ediyor. Yaklaşık 200 keçinin Batı Şeria'da damgasız ve aşısız olduğu düşünülürken, sürünün geri kalanı Suriye topraklarına dağılmış durumda.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel’den aktardığına göre, İsrail güçleri, Beşar Esad rejiminin Aralık 2014'te devrilmesinden bu yana Suriye'nin güneyinde dokuz noktaya konuşlandırıldı, bunların çoğu iki ülke arasındaki sınır boyunca BM gözetimindeki tampon bölge içinde.

Güçler, Suriye topraklarının 15 kilometre (yaklaşık 9 mil) içindeki bölgelerde faaliyet gösteriyor ve İsrail'in “düşman güçlerin” eline geçmesi halinde ülkeye tehdit oluşturabileceğini söylediği silahları ele geçirmeyi hedefliyor.


Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişi öldü

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
TT

Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişi öldü

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)

Lübnan Televizyonu’nun haberine göre Sağlık Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişinin öldüğünü bildirdi.

Bakanlığın halk sağlığı acil durum operasyon merkezi açıklamasında, ölen iki kişiden birinin bu sabah Tire bölgesindeki Mansuri kasabasında bir kamyonu hedef alan İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini belirtti.

Açıklamada, ikinci kişinin ise dün gece Nebatiye bölgesindeki bir arabayı hedef alan İsrail saldırısında öldürüldüğü belirtildi.


Gazze Yönetim Komitesi yeniden inşanın yedi yıl içinde tamamlanmasını bekliyor... İsrail ikinci aşamayı ‘sembolik’ olarak görüyor

Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)
Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)
TT

Gazze Yönetim Komitesi yeniden inşanın yedi yıl içinde tamamlanmasını bekliyor... İsrail ikinci aşamayı ‘sembolik’ olarak görüyor

Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)
Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)

Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas, yaklaşık iki yıl süren yıkıcı bir savaşın ardından Gazze Şeridi’nin 7 yıl içinde yeniden imar edilebileceğine dair dikkat çekici bir iyimserlik ortaya koydu. Bu açıklama, İsrail’in Gazze Şeridi’nde barış planının ikinci aşamasının başlatıldığına ilişkin duyuruları ‘sembolik’ olarak nitelendirmeye çalıştığı bir dönemde geldi.

ABD destekli bir anlaşma kapsamında Gazze Şeridi’nin yönetimiyle görevlendirilen Şaas, dün bir Filistin radyosuna verdiği demeçte, savaş enkazının Akdeniz’e taşınmasını ve tahrip edilen altyapının 3 yıl içinde yeniden inşa edilmesini öngören iddialı bir planı anlattı.

Eski Planlama Bakan Yardımcısı ve inşaat mühendisi olan Şaas’ın atanması, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Şeridi’ndeki İsrail savaşını sona erdirmeye yönelik planının bir sonraki aşamasına geçildiğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Şaas, Hamas’ın yıllar süren yönetiminin ardından Gazze Şeridi’nin idaresinden sorumlu olacak 15 Filistinli uzmandan oluşan bir ekibe başkanlık edecek.

Trump’ın planı kapsamında İsrail, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısından çekildi. Ancak İsrail güçleri, neredeyse tüm binaların yerle bir edildiği diğer kısmı kontrol etmeyi sürdürüyor. Trump daha önce Gazze’yi ‘Ortadoğu’nun Rivierası’na’ dönüştürme fikrini gündeme getirmişti.

68 milyon ton moloz

Ali Şaas’ı bekleyen görev ise belirsizliklerle çevrili. Bu görev, İsrail ile Hamas arasında ateşkesin kırılganlığını koruduğu ve karşılıklı çatışmaların sürdüğü bir ortamda, Gazze Şeridi’nde yıkılan altyapının yeniden inşa edilmesini ve yaklaşık 68 milyon ton olduğu tahmin edilen enkaz ile patlamamış mühimmatın temizlenmesini kapsıyor.

Gazze Şeridi’ndeki Filistinliler, İsrail ile önceki çatışmaların ardından savaş enkazını, Gazze kentindeki tarihi limanın inşasında ve çeşitli projelerde temel malzeme olarak kullanmıştı. Şaas, benzer bir yaklaşımın yeniden uygulanabileceğini dile getirdi. Şaas, “Buldozerleri getirip enkazı denize döker, denizde yeni adalar oluşturursak yeni bir toprak kazanırız; Gazze için alan yaratır ve enkazı temizleriz. Bu iş üç yıldan fazla sürmez; enkazın tamamı ortadan kalkar” ifadelerini kullandı.

xsdcf
İsrail hava saldırıları sonucu Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de meydana gelen yıkımdan (Reuters)

Şaas, kendisi açısından en acil önceliğin insani yardımın sağlanması olduğunu belirterek, bunun yerinden edilmiş Filistinliler için geçici barınma alanlarının kurulmasını da kapsadığını söyledi. İkinci önceliğin ise ‘temel ve hayati altyapının’ rehabilitasyonu olacağını, bunun ardından konutların ve diğer binaların yeniden inşasına geçileceğini ifade etti. Şaas, “Gazze 7 yıl içinde eskisinden daha iyi bir duruma gelecek” dedi.

Ancak Birleşmiş Milletler’in (BM) 2024 tarihli bir raporuna göre, Gazze Şeridi’nde yıkılan konutların yeniden inşasının en erken 2040 yılına kadar sürebileceği, sürecin onlarca yıl devam edebileceği belirtiliyor.

Zorluklar ve engeller

Şaas’ın Gazze Şeridi’nin yeniden imarına ilişkin iyimser takvim değerlendirmesinin ciddi zorluklarla karşılaşmasının neredeyse kesin olduğu belirtiliyor. Bu süreçte arabulucular, silah bırakmayı reddeden Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’ne barış gücü konuşlandırılması gibi konularda uzlaşı sağlamaya çalışıyor.

Öte yandan Şaas başkanlığındaki komitenin yeniden imar sürecini hangi koşullarda ve nasıl yürüteceği, ayrıca İsrail’in genellikle yasakladığı ağır iş makineleri ve ekipmanların ithalatı ile kullanımına ilişkin izinlerin nasıl temin edileceği de belirsizliğini koruyor.

sdefrt
Geçtiğimiz yıl şubat ayında Refah Sınır Kapısı’ndan geçmek için beklerken, Gazze Şeridi'ne giden yeniden inşa ekipmanlarıyla dolu tırının yanında oturan bir şoför (EPA)

Şaas, komitenin yetki alanının başlangıçta Hamas’ın kontrolündeki bölgelerle sınırlı olacağını, İsrail ordusunun kademeli çekilmesini öngören Trump planı doğrultusunda bu alanın zamanla genişleyeceğini söyledi. Şaas, “İkinci aşama başlar başlamaz, Gazze Şeridi’nin doğu sınırlarına doğru kademeli bir askeri çekilme süreci başlayacak. Çekilme ilerledikçe, komitenin Filistin topraklarındaki yetki alanı da genişleyecek. Şu anda yetkilerimiz, sarı hattın batısında kalan ve yaklaşık yüzde 50’yi oluşturan alanla sınırlı. Diğer anlaşmalar tamamlandıkça sarı hat aşamalı olarak geri çekilecek ve komisyonun yetkisi, denizden doğu sınırına kadar 365 kilometrekarelik Gazze Şeridi’nin tamamını kapsayacak” ifadelerini kullandı.

Sembolik bir adım

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Gazze Şeridi’nde savaşı sona erdirmeye yönelik planın ikinci aşamasına geçildiğini duyurdu. İsrail hükümetiyle tam koordinasyon içinde yapılmasına rağmen, Başbakan Binyamin Netanyahu bu açıklamanın önemini küçümsemeye çalışarak, bunu ‘sembolik bir adımdan ibaret’ olarak nitelendirdi.

İsrail basınına sızan bir talimat notunda, bakanlardan konuya ilişkin yorum yapmamalarının istendiği, kamuoyuna ise ‘bu sürecin sağlıklı biçimde değerlendirilebilmesi için önünde çok uzun bir yol olduğu’ mesajının verilmesinin talep edildiği belirtildi.

Söz konusu belgede, Amerikan tarafının açıklamasının etkisini azaltma amacıyla, planın ikinci aşamasına geçildiğini bizzat Başkan Trump’ın değil, danışmanını görevlendirerek bu duyurunun sosyal medya üzerinden ve daha düşük profilli bir şekilde yapılmasını sağladığına dikkat çekildi.

cdfrgt
Trump'ın planına göre Gazze Şeridi'nden çekilme aşamalarının haritası (Beyaz Saray)

İsrailli yorumcular, Witkoff’un açıklamalarında İsrail’in sahadaki uygulamalarına değinmediğine ve Tel Aviv’den, Gazze Şeridi’nde her gün Filistinli sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan günlük bombardımanları durdurmasını beklemediğine dikkat çekti. Yorumlarda, ateşkesin ilan edilmesinden bu yana geçen üç ayda 446 Filistinlinin öldürüldüğü, bin 200’den fazlasının da yaralandığı hatırlatıldı.

Witkoff’un açıklamasına İsrail’den gelen ilk tepkinin ise Başbakan Binyamin Netanyahu’nun, cenazesi hâlâ Gazze’de bulunan asker Ran Gvili’nin ebeveynleri ile temasa geçmesi olduğu belirtildi. Washington’da bulunan aile, aralarında Witkoff’un da yer aldığı ABD’li yetkililerle bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Ailenin, oğullarının cesedi teslim edilene kadar Trump planının uygulanmasının durdurulmasını talep ettiği ifade edildi.

Netanyahu’nun, Ran’ın cesedinin iadesinin önceliklerinin başında geldiğini ilettiği ve ‘teknokrat bir komite kurulmasına ilişkin sembolik medya adımının, Ran’ın İsrail’de defnedilmesi için yürütülen çabaları etkilemeyeceğini’ söylediği aktarıldı.

Netanyahu ayrıca, “Hamas bugün, anlaşmanın gereklerini yerine getirerek kaçırılan tüm kurbanların geri getirilmesi için yüzde 100 çaba göstermek zorundadır; İsrail’in kahramanı Ran Gvili de buna dahildir” ifadelerini kullandı.

Tel Aviv’den gelen ikinci tepki ise Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas’ın, komitenin Kahire’de yapılacak ilk toplantısına katılmak üzere Ürdün’e çıkışının engellenmesi oldu. İsrail’in bu kararını, Witkoff’un devreye girmesinin ardından değiştirdiği belirtildi.

Tel Aviv’deki siyasi kaynaklar, Netanyahu hükümetinin Amerikan planına karşı geleneksel tutumunu koruduğunu ortaya koydu. Buna göre hükümet, planın ilerlemesini mümkün olduğunca engellemeye çalışıyor, ancak Başkan Trump ile bu konuda açık bir çatışmaya girmeye cesaret edemiyor.

İsrail medyasının büyük bölümü dün, yönlendirilmiş haberlerle Hamas’ın Filistin sahnesinden çekilme konusunda samimi olmadığı yönünde değerlendirmelere yer verdi. Yorumlarda, Hamas’ın Şaas liderliğindeki geçiş komitesini kabul ederek bir adım geri attığı, ancak bununla iki adım ileri gitmeyi hedeflediği öne sürüldü.

İsrailli Hamas uzmanlarından Eyal Ofer, Gazze Şeridi’nde yürütülen sürecin Hamas’ın stratejik planının temel unsurlarından biri olduğunu iddia etti. Ofer’e göre Hamas, önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde, Gazze ve Batı Şeria dahil olmak üzere Filistin Yönetimi’nin tamamını kontrol altına almayı hedefliyor ve bugün yaşanan gelişmeler bu amaca hizmet ediyor.

Yediot Aharonot ve Maariv gazeteleri ise silahların teslimi gündeme geldiğinde Hamas’ın çıkmaza gireceğini savundu. Gazetelere göre Hamas silahlarını bırakmayacak ve bu durumda İsrail’in müdahale ederek savaşı yeniden başlatması gerekecek.

Söz konusu kaynaklar, İsrail ordusunun, hükümetten talimat alması halinde Gazze Şeridi’ne yönelik savaşın yeniden başlatılmasını öngören kapsamlı bir askeri planı hazır tuttuğunu da belirtti.