Yeni koronavirüslere karşı küresel aşı geliştirilmesi çağrısı

Küresel aşı çalışması ABD’li üst düzey 3 bilim insanı tarafından başlatıldı

ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci, Aralık ayı başlarında Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısı sırasında (Reuters)
ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci, Aralık ayı başlarında Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısı sırasında (Reuters)
TT

Yeni koronavirüslere karşı küresel aşı geliştirilmesi çağrısı

ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci, Aralık ayı başlarında Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısı sırasında (Reuters)
ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci, Aralık ayı başlarında Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısı sırasında (Reuters)

Bilimsel kanıtların giderek daha büyük bir oranı, çevresel gerçeklikle birlikte, güçlü bir şekilde, yeni koronavirüslerin yarasaları ve diğer hayvanları enfekte etmeye devam edeceğini ve insanlar için yeni bir salgın tehdit oluşturabileceğini gösteriyor. Bu durum, Johns Hopkins Üniversitesi’nden Dr. David Morens, ABD Ulusal Alerji ve Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü laboratuvarının kıdemli araştırmacısı Dr. Jeffery Taubenberger, ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü ve Beyaz Saray Kovid-19’la Mücadele Görev Gücü üyesi Dr. Anthony Fauci olmak üzere 3 üst düzey ABD’li bilim insanını, söz konusu sıkıntı ile mücadeleyi ele alan ve konu hakkındaki fikirlerini dile getirdikleri bir makale yazmaya yönlendirdi. Söz konusu makale 16 Aralık tarihinde The New England Journal of Medicine dergisi tarafından yayınlandı.
Doktorlar, virüsün gelecekteki yayılımı ile mücadele için, küresel tıb ve bilimsel araştırma topluluğunun, şu anda 3 hedef için çabalarını yoğunlaştırması gerektiğini düşünüyor. Söz konusu 3 hedef, çeşitli hayvan türlerinde koronavirüslerin genetik çeşitlilik kapsamının sınıflandırılması, laboratuvar hayvanları ve insanlara yönelik örneklerde koronavirüs hastalığının nedeninin daha iyi anlaşılması ve bu bilgilerin büyük oranda uzun ömürlü ve koruyucu koronavirüs aşılarının geliştirilmesinde kullanılması olarak sıralandı.
Bilimsel makalenin 3 yazarı, mevcut olan ve gelecekte ortaya çıkabilecek koronavirüslerin tüm dünyalarının anlaşılması için, yarasalar, vahşi hayvanlar ve çiftliklerden geniş çapta örnek almak için uluslararası bir iş birliği çabası çağrısında bulunurken “Bu tür çalışmalar, insanlarda salgınına neden olmaya hazır olan koronavirüsler hakkında erken bir uyarının görülmesini sağlayabilir” ifadelerini kullanıyorlar.
Uzmanlar makalede “Gönüllü kişilerin virüse maruz bırakıldığı, kontrollü insan enfeksiyonu denemeleri (Human challenge trials), koronavirüs hastalık süreçlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir ve aşı tasarımına rehberlik edebilir.” ifadelerini kaleme aldı.
Üç doktor, güvenli ve etkili Kovid-19 aşıların bulunsa da, kalıcı bağışıklığın sağlanıp sağlanamayacağının veya bunun nasıl sağlanabileceğinin hala bilinmediğini belirttiler. Uzmanlar “Koronavirüsün periyodik salgınlar ile süresiz olarak yayılmaya devam edebilir. Daha bulaşıcı ve ölümcül olup olmadıkları bilinmeyen hayvan koronavirüsleri her an karşımıza çıkabilir dolayısı ile koroanvirüs karşıtı aşılama alanındaki çalışmalarımızı büyük oranda hızlandırmalıyız.” açıklamasında bulundular.
Makalenin yazarları, koronavirüslere karşı ideal bir küresel aşının özellikleri ile ilgili olarak, bir bütün olarak her yaştan ve toplumdan bireyler için koronavirüslerin çoğuna veya tamamına karşı kalıcı koruma sağlayacağını açıkladı. Söz konusu hedefin gerçekleştirilmesi için, virüse karşı koruyucu bağışıklığın yapısı ile ilgili temel sorular ele alınması gerektiğini belirttiler. Bu temel sorular arasında, aşının hızlı tepkilerin (örneğin antikorlar) oluşmasını sağlaması için en iyi yaklaşımın ne olacağı ve yeni ortaya çıkan koronavirüslere karşı savunma oluşturacak kalıcı bağışıklık (hafıza) tepkilerinin nasıl sağlanacağı da yer alıyor.
Uzmanlar, yeni koronavirüslerin yanı sıra hala devam etmekte olan yeni tip koronavirüs Kovid-19 pandemisi sebebiyle, koronavirüs karşıtı güvenli ve koruyucu aşılarının geniş çapta hızlı bir şekilde geliştirilmesinin gerekli olduğunu vurguladılar ve makale sonunda, “Bu sorun, kendimizi tamamen çözüm bulmaya adamamızı gerektiriyor” ifadelerine yer verdiler.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.