Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un Cezayir ve Fas ziyareti neden iptal edildi?

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (AFP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (AFP)
TT

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un Cezayir ve Fas ziyareti neden iptal edildi?

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (AFP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (AFP)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz hafta yapılması planlanan Cezayir ve Fas ziyaretinin iptal edilmesi, konuyla ilgili yorum kapılarını ardına kadar açtı. Ziyaretin iptal edilmesinin nedenleri konusunda görüş farklılıkları var. Resmi makamlar konuyla ilgili açıklama yapmazken, sakinliğe rağmen konu belirsizliğini koruyor.
Lavrov’un Fas ve Cezayir turu için ilgili ülkeler tarafından ciddi bir hazırlık yapıldı. Rus Bakanı’n Fas’ın Marakeş kentinde düzenlenecek Rus-Arap İşbirliği Forumu'na katılması bekleniyordu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ortadoğu Özel Temsilcisi ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, Lavrov’un Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya yapacağı çalışma ziyaretini açıkladı. 12 Aralık’tan itibaren başlayacak olan Lavrov’un turu İsrail, Filistin, Cezayir ve Fas’ı içeriyordu.
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Chourouk Mestour, geçtiğimiz yıl 28 Ekim’de gerçekleşmesi planlanan Rus-Arap İşbirliği Forumu’na katılım konusunda Lavrov’un ziyaretinin iptal edilmesinin ilk olmadığını söyleyerek, koronavirüs salgının yayılması sebebiyle forumun daha önce de ertelendiğini söyledi. Mestour, ziyaretin varış noktasının ekonomi olduğunu hatırlattı.
Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilim konusunda bazı kaynaklar düzeyinde tereddüt olasılığının olabileceğine dikkati çeken Mestour, sebebin, Cezayir'in iki komşu ülke arasındaki gerilim zemininde Fas'ın Marakeş kentindeki Rus-Arap İşbirliği Forumu'na katılmayı reddetmiş olmasının muhtemel olmadığını kaydetti. Rus makamların forumun düzenlenme tarihiyle ilgili herhangi bir resmi açıklaması olmaması sebebiyle, bu olasılık düşünülmüyor. Çünkü forumun ertelenmesi Moskova’nın talebi üzerine oldu.
Örtülü ipuçları
Forumun iptal edilmesinden saatler sonra Lavrov, Batı Sahra sorununa ortak çözümler bulmak için Fas ile Polisario Cephesi arasındaki doğrudan müzakerelerin mümkün olan en kısa sürede yeniden başlatılması çağrısında bulundu. Batı Sahra krizinin diğer tüm krizler gibi BM Güvenlik Konseyi kararları temelinde çözülmesi gerektiğini söyleyen Lavrov, Fas ve Polisario Cephesi arasında doğrudan diyalogla müzakerelere başlamalı ve her iki tarafın çıkarlarını karşılayacak mutabakata dayalı çözümlerin hazırlanmasına yardımcı olunması gerektiğini söyledi. Lavrov, Afrika'nın bu bölgesindeki gerilimi tırmandırmanın tehlikeli olduğuna dikkati çekerek, güçlü devletlerin tüm tarafları itidalli olmaya ve siyasi ve diplomatik çözüm yöntemlerinde ısrar etmesi gerektiğini kaydetti.
Lavrov'un bu açıklamaları, Bogdanov'un 21 Ekim'de Moskova'da bir Sahra heyetini, Sahra ile ilgili yeni bir kararı görüşmek ve onaylamak üzere BM Güvenlik Konseyi toplantısından bir hafta önce kabul etmesinin devamı niteliği taşıyor.
Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Moskova'nın bu uzun vadeli soruna, Fas ve Polisario Cephesi tarafından kabul edilebilir siyasi bir çözüm arayışını destekleyen ilgili BMGK kararlı tutumunu vurguladığı belirtildi. Açıklamada, ortak zorluklar ve tehditlerle mücadelede etkili işbirliği kurma görevi de dahil olmak üzere Mağrip halklarının temel çıkarlarına yanıt veren adil ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşmak amacıyla uluslararası toplumun koordineli çabalarının sürdürülmesi gerektiği vurgulandı.



ABD ordusu, İran'a karşı yürütülen askeri operasyonlarda 7. askerinin öldüğünü duyurdu

USS Abraham Lincoln uçak gemisindeki Amerikan askerleri (AFP)
USS Abraham Lincoln uçak gemisindeki Amerikan askerleri (AFP)
TT

ABD ordusu, İran'a karşı yürütülen askeri operasyonlarda 7. askerinin öldüğünü duyurdu

USS Abraham Lincoln uçak gemisindeki Amerikan askerleri (AFP)
USS Abraham Lincoln uçak gemisindeki Amerikan askerleri (AFP)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, bir hafta önce İran'ın ilk karşı saldırısı sırasında aldığı yaralar nedeniyle bir askerin daha hayatını kaybettiğini ve İran'la savaşta ölen Amerikan askerlerinin sayısının 7’ye yükseldiğini duyurdu.

ABD Merkez Komutanlığı açıklamasında, "Dün gece bir ABD askeri, İran rejiminin Ortadoğu bölgesindeki ilk saldırıları sırasında aldığı yaralar nedeniyle hayatını kaybetti" denildi. Açıklamada, ölen kişinin kimliğinin, yakınlarına haber verildikten 24 saat sonra açıklanacağı belirtildi.

Diğer altı Amerikalı asker, İran saldırılarının ilk dalgasında yaralandıktan sonra Kuveyt'te öldü. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı geniş çaplı bir saldırı başlatmasından bu yana Tahran, İsrail'e ve Amerikan askerlerine ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki diğer ülkelere insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırılarıyla karşılık verdi. ABD Başkanı Donald Trump ve diğer üst düzey yetkililer dün Delaware'deki bir ABD askeri üssünde 6 askerin naaşlarının ülkeye getirilmesi için düzenlenen törene katıldı.

Trump dün yaptığı açıklamada, çatışmaların enerji fiyatlarını yükselttiğini, işletmelere zarar verdiğini, küresel seyahatleri aksattığını ve ayrıca daha fazla saldırı tehdidi oluşturduğunu belirterek, İran'la müzakere yoluyla çatışmayı sona erdirmekle ilgilenmediğini söyledi.

Başkanlık uçağında konuşan Trump, savaşın İran'da etkili bir liderlik veya ordu kalmadığında sona erebileceğini belirterek, "Bir noktada, 'Teslim oluyoruz' diyecek kimsenin kalacağını sanmıyorum" dedi. Ayrıca "sürprizler" içeren "yapılandırılmış bir plan"dan da bahsetti.

Video açıklamasında ABD'nin "başka birçok hedefi" olduğunu da belirten Trump, planın rejimi istikrarsızlaştırmayı ve değişim getirmeyi amaçladığını belirtti. Tahran'ın ABD için yakın bir tehdit oluşturduğunu ve nükleer silah edinmeye çok yakın olduğunu söyleyerek ABD askeri operasyonunu haklı çıkardı.

Bu arada Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre görüşmelere yakın dört kaynak, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in savaşın ilerleyen aşamalarında İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu güvence altına almak veya ele geçirmek için özel kuvvetler göndermeyi değerlendirdiklerini belirtti.

Trump, nükleer tesislerin güvenliğini sağlamak için kara birlikleri gönderme olasılığı sorulduğunda, bunun "daha sonraki bir zamanda" yapılabileceğini söyledi. Beyaz Saray sözcüsü de İran'a asker göndermenin şu anda gündemde olmadığını, ancak başkanın tüm seçenekleri değerlendirdiğini ifade etti.


Zelenskiy, Ürdün'deki ABD üslerini korumak için İHA uzmanları gönderdiğini açıkladı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (EPA)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (EPA)
TT

Zelenskiy, Ürdün'deki ABD üslerini korumak için İHA uzmanları gönderdiğini açıkladı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (EPA)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (EPA)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna'nın Ürdün'deki ABD askeri üslerini korumak için insansız hava araçları (İHA) ve bir İHA uzmanı ekibi gönderdiğini söyledi.

Zelensky, bugün yayınlanan New York Times'a verdiği röportajda, "Amerika Birleşik Devletleri perşembe günü yardım talebinde bulundu ve Ukrayna ekibi ertesi gün yola çıktı" diyerek, yakında Ortadoğu'ya varmalarını beklediğini ifade etti.


Stockholm Enstitüsü: Avrupa, dünyanın en büyük silah ithalatçısı haline geldi

Alman Hava Kuvvetlerine ait bir Eurofighter uçağı, Polonya sınırında devriye görevi yapmak üzere Norvenich Hava Üssü'ndeki piste doğru ilerliyor (DPA)
Alman Hava Kuvvetlerine ait bir Eurofighter uçağı, Polonya sınırında devriye görevi yapmak üzere Norvenich Hava Üssü'ndeki piste doğru ilerliyor (DPA)
TT

Stockholm Enstitüsü: Avrupa, dünyanın en büyük silah ithalatçısı haline geldi

Alman Hava Kuvvetlerine ait bir Eurofighter uçağı, Polonya sınırında devriye görevi yapmak üzere Norvenich Hava Üssü'ndeki piste doğru ilerliyor (DPA)
Alman Hava Kuvvetlerine ait bir Eurofighter uçağı, Polonya sınırında devriye görevi yapmak üzere Norvenich Hava Üssü'ndeki piste doğru ilerliyor (DPA)

Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü'nün (SIPRI) bugün açıkladığı verilere göre, Rus tehdidine karşı hükümetlerin harekete geçmesi ve ABD'nin güvenlik taahhütlerine olan güvenin azalmasıyla birlikte Avrupa, son beş yılda dünyanın en büyük silah ithalatçısı haline geldi.

Avrupa'nın silah ithalatı, 2016 ve 2020 yıllarına kıyasla, 2021 ve 2025 yılları arasında üç kattan fazla arttı. Bu artışın nedeni, ülkenin Ukrayna'yı Rus işgalini püskürtmek için gerekli silahlarla donatmak ve yıllarca süren yetersiz yatırımdan sonra cephaneliğini güçlendirme ihtiyacı.

Enstitünün Silah Transferleri Programı Direktörü Matthew George, "Avrupa ülkelerine yönelik silah akışındaki keskin artış, küresel silah transferlerini yaklaşık yüzde 10 oranında artırdı" dedi.

Şarku’l Avsat’ın rapordan aktardığına göre, Avrupa küresel silah ithalatının yüzde 33'ünü oluştururken, bu oran önceki beş yıllık dönemde yüzde 12 idi.

Yerli üretimi artırmalarına rağmen, Avrupa ülkeleri özellikle savaş uçakları ve uzun menzilli hava savunma sistemleri olmak üzere Amerikan silah alımlarını artırmaya devam etti.

Ortadoğu

Ortadoğu ülkelerinin silah ithalatı yüzde 13 azaldı, ancak Suudi Arabistan ve Katar en büyük dört ithalatçı ülke arasında yer aldı. Enstitünün kıdemli araştırmacısı Peter Weizman, bu düşüşün esas olarak önceki dönemde Suudi Arabistan'dan gelen ve henüz dahil edilmemiş büyük siparişleri yansıttığını söyledi.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik son saldırılarından önce bile, bölgedeki ülkeler büyük miktarda yeni alım siparişi vermişti; ancak bu siparişlerin detayları henüz rakamlarla açıklanmadı.

Mevcut çatışmanın, özellikle füze ve hava savunma sistemleri olmak üzere, tedarikin artmasına yol açması muhtemeldir.

Weizman, "Öncelikle kullandıkları ekipmanları yenileriyle değiştirecekler, ancak mevcut duruma kıyasla kendilerini daha iyi korumak için daha fazla ekipman satın almayı da düşünecekler" dedi.

Tedarikçi tarafında ise Amerika Birleşik Devletleri, küresel silah ihracat pazarındaki payını %36'dan %42'ye çıkararak hakimiyetini daha da pekiştirdi. Fransa %9,8'lik küresel ihracat payıyla ikinci sırada yer alırken, Rusya'nın Ukrayna'yı 2022'de işgal etmesinin ardından payı %21'den %6,8'e düştü.

Avrupa'nın toplam ihracattaki payı yüzde 28 olup, bu oran Rusya'nın dört, Çin'in ise beş katıdır.