Hamas: İsrail’e karşı tüm seçenekler masada

Filistinli mahkumları tutan bir İsrail hapishanesinden görüntü (Akka sitesi)
Filistinli mahkumları tutan bir İsrail hapishanesinden görüntü (Akka sitesi)
TT

Hamas: İsrail’e karşı tüm seçenekler masada

Filistinli mahkumları tutan bir İsrail hapishanesinden görüntü (Akka sitesi)
Filistinli mahkumları tutan bir İsrail hapishanesinden görüntü (Akka sitesi)

Hamas Hareketi Siyasi Büro Üyesi Husam Badran, Hamas İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkumlara yönelik devam eden baskılar ve Gazze Şeridi'ndeki durum nedeniyle İsrail işgaline karşı tüm seçeneklerinin açık olduğu mesajı verdi.
Kudüs’ün Sesi radyosuna konuşan Badran, “İşgalci, tutsaklara yönelik saldırılarında her seferinde bir hata yapıyor. Çünkü yanıt verilmeyecek. Tutsakların yalnız olmadığını söylüyoruz ve saldırılara karşı önlem almak için planlar yaptık. Mahkumlara saldırı kırmızı çizgi. Ancak özellikle Damon Hapishanesi’ndeki kadın mahkumlara yönelik saldırının ciddi olması sebebiyle bu kez dosyanın farklı bir hassasiyeti var” şeklinde konuştu.
Gazze Şeridi’ndeki duruma da değinen Badran, “Gazze'de yaşanan acılar ağır. Ne imar, ne bina, ne de vatandaşların dokunabileceği gerçek bir değişim yok. Gazze'de ablukanın devam etmesini kabul edilemez buluyoruz. Her türlü iletişim ve baskı araçlarını kullanarak kuşatmayı kaldırmak için savaş veriyoruz” dedi. Kuşatmayı kaldırmakla ilgili temaslarda neler olup bittiği hakkında konuşmanın erken olduğunu söyleyen Hamaslı yetkili, direnişin kendini savunmak için her türlü yolu kullandığını, direnişin test edildiğini ve Filistin halkının onurunu istediklerini bildirdi.
Badran'ın bu açıklamaları, Mısır liderliğindeki Hamas Hareketi ile İsrail arasındaki temaslarda gerilim yaşandığı dönemde geldi. Mısırlı bir güvenlik heyeti, , İsrail’in Filistinli gruplara yönelik ‘Batı Şeria’daki gerginliği durdurmaları ve herhangi bir ilerleme kaydedilmeden önce esirleri iade etmeleri’ ışığında iki gün süren zorlu görevi tamamladı.
İsrail, bunun devam etmesi halinde Hamas’a mensup liderlere yönelik suikast düzenlemekle tehdit ederken, Hamas, İsrail’im tüm şartlarını reddettiğini bildirdi. Filistinli gruplar,  Mısır heyetine, İsrail’in bölgede tırmanışı durdurmayı ve Gazze Şeridi’ne kolaylıklar sağlamayı taahhüt etmediği sürece Batı Şeria konusunda konuşmayı kabul etmediklerini belirtti. Ayrıca, Batı Şeria’daki gerginliğin devam etmesinin, Gazze’de karşılık bulabileceğine dair İsrail uyarısını da iletirken, gruplar ise bu durumun yeni bir çatışmaya yol açacağı konusunda uyardı.
Geçtiğimiz hafta Hamas hareketinin askeri kanadı olan El-Kassam Tugayları, Gazze Şeridi’nde farklı senaryoları akla getiren büyük bir tatbikat başlattı. İsrail’in bu tür bir gerginliğe hazırlandığı bir dönemde tatbikatlar, Hamas’ın ‘Gazze’nin yeniden inşası hususunda ilerleme kaydedilmemesi nedeniyle İsrail ile yeni bir tırmanış’ tehditleri sonrasında gelişti.
Diğer yandan cezaevi yönetimi tarafından gerçekleştirilen bir dizi baskının ardından farklı cezaevlerinde ciddi gerginlik yaşanıyor. Hamaslı bir mahkum, silahlı yönetimin kadın mahkumları hedef almasına yanıt olarak İsrailli birini bıçakladı.
İsrail cezaevlerindeki mahkumlar, dün Cezaevi İdaresi yönetimini tarafından yapılan ihlalleri protesto etmeye başladı. Esirler Cemiyeti açıklamasında, cezaevi yönetiminin tansiyonu yükseltmeye devam etmesi halinde, kadın tutukluların bu ihlallere, koğuş kapılarına vurarak, yemekleri geri çevirerek ve hapishane kurallarına uymayarak tepki göstereceğini aktardı.
Esirler Cemiyeti, şimdiye dek kelepçelenerek Fora cezaevi avlusuna  götürülen ve saatlerce dondurucu soğukta bırakılan mahkumların akıbetinin bilinmediğini aktardı.  Ayrıca, 12. Bölümde büyük bir baskıyla karşı karşıya kalan mahkumların akıbeti de belli değil. Bıçaklı saldırıyı gerçekleştiren mahkum Yusuf el Mebduh, Nafha Hapishanesi'nin 12. Bölümünde tutuluyor.
Hamas Hareketi mahkumlarının Yüksek Liderlik Konseyi, hapishane yönetimini yaşanan olayların gidişatından sorumlu tuttu. Mahkumlar Medya Ofisi, işgal cezaevleri yönetiminin baskı birimlerinin mahkumlara ve Nafha hapishanesinin 12. Bölümünde kalanlara saldırdığına dair teyit edilen raporların ardından, önümüzdeki saatler tehlikeli bir tırmanışı beraberinde getireceğini aktardı.
İşgal cezaevleri yönetimi, kadın tutsaklara günlerce ardı ardına sistematik taciz ve benzeri görülmemiş saldırılarla birlikte baskılar gerçekleştirmiş ve 3 mahkumu azletmişti. Nafha hapishanesindeki mahkumlara yönelik büyük bir baskının ardından yaşanan olaylar mahkumlarla çatışmaya dönüştü.
Esirler Cemiyeti, mahkumların akıbetinden işgal cezaevlerini sorumlu tutarken, özellikle Uluslararası Kızılhaç dahil ilgili tüm yetkilileri bu saldırıyı durdurmak için acilen harekete geçmeye ve mahkumların ailelerine yakınları hakkında güvence vermeye davet etti. Kasım ayı sonu itibariyle 32’si kadın, 500’ü idari, 170’i ise reşit olmayan mahkum sayısı 4 bin 450’ye ulaştı.



Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.


Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
TT

Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand dün yaptığı açıklamada, Kanada'nın Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları, mal ithalat ve ihracatı, yatırım faaliyetleri, finansal ve diğer hizmetlerin sağlanmasıyla ilgili kısıtlamaları hafifletecek şekilde değiştirdiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "Değişiklikler ayrıca, Suriye ile ilgili yaptırım listelerinden 24 kuruluşu ve bir kişiyi çıkarıyor; amaç, ekonomik faaliyetin önündeki engelleri azaltmak ve Suriye'nin toparlanması için kritik öneme sahip kilit sektörlerdeki devlet bağlantılı kuruluşlarla işlemleri kolaylaştırmaktır."