Ermenistan Cumhurbaşkanı: Suudi Arabistan ile ilişkilerde yeni bir sayfa açtık

Ermenistan Cumhurbaşkanı Arab News gazetesine verdiği röportaj sırasında
Ermenistan Cumhurbaşkanı Arab News gazetesine verdiği röportaj sırasında
TT

Ermenistan Cumhurbaşkanı: Suudi Arabistan ile ilişkilerde yeni bir sayfa açtık

Ermenistan Cumhurbaşkanı Arab News gazetesine verdiği röportaj sırasında
Ermenistan Cumhurbaşkanı Arab News gazetesine verdiği röportaj sırasında

Ermenistan Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan, Suudi Arabistan ile ülkesi arasında karşılıklı büyükelçi atama ve büyükelçilikler açılmasının hükümetindeki ilgili departmanlar ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’nın meselesi olduğunu söyleyerek, Riyad ile ilişkilerde yeni bir sayfa açtıklarını açıkladı.
Bir Suudi medya kuruluşuna ilk kez röportaj veren Sarkisyan, Ermenistan’ın başkenti Erivan’da Arab News Genel Yayın Yönetmeni Faysal Abbas’a açıklamalarda bulundu.
İki ülke arasında yaklaşık 30 yıldır resmi ilişkilerin olmamasından duyduğu üzüntüyü dile getiren Sarkisyan, 2018’de cumhurbaşkanlığı üstlendikten sonra belirlediği hedeflerinden birinin Suudi Arabistan ile diplomatik ilişkiler kurmak olduğunu söyledi.
İki ülke arasındaki yeni aşamanın, Ekim ayında Riyad’a yaptığı ziyaret ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile yaptığı tarihi görüşmelerle başladığını vurgulayan Sarkisyan, şu ifadelerle devam etti;
“Öncelikle görüşmemiz ilk olarak millet, devlet ve birey olarak iki tarafın birbirine saygı duyması üzerine odaklandı. İkincisi, diplomatik ilişkilerimiz hakkında konuştuk ve gerçekte diplomatik ilişkilerimizin bu ziyaretle başladığı konusunda anlaştık. Tartışmamızın üçüncü en önemli kısmı geleceğe odaklandı. Çok mutlu oldum.  Çünkü Veliaht Prens ülkesinin, bölgenin, Körfez’in ve dünyanın geleceğine çok odaklanıyor.”
Karşılıklı büyükelçi atama ve büyükelçiliklerin açılması için bir takvimin, hükümetindeki ilgili departmanlar ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’nın meselesi olduğunu söyleyen Sarkisyan, “Dürüst olmak gerekirse, bu benim için ikinci planda. Çünkü ilişkilerimizde yeni bir sayfa açtığımızı düşünme konusunda anlaştık” diye konuştu.

Veliaht Prens’e övgüde bulunan Sarkisyan, “Bir lider olarak dürüstlüğüne ve milletini çok doğru bir yöne götürdüğüne inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Sarkisyan, Ermenistan’ın İran ile olan yakın ilişkilerinin, Suudi Arabistan ile ilişkileri normalleştirme girişimlerini engelleyip engellemeyeceğine dair bir soruya ise şu yanıtı verdi;
“Hayır. Hiç de değil. Tahran ile iyi ilişkileri sürdürmek ülkemin çıkarına. Erivan ve Tahran’ın tarihi ve kültürel bir ilişkisi var. Enerji ve ticaret gibi ortak çıkarları var. Ancak İran’ın Ermenistan’ın askeri, güvenlik veya siyasi işlerinde hiçbir rolü yoktur.”
Sarkisyan’a, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın, Türkiye’nin Azerbaycan ile koordineli olarak Ermenistan ile diyaloğu ilerletmek için çalıştığını söylemesi hatırlatılarak, ‘Erivan bu gelişmeleri memnuniyetle karşılıyor mu?’ diye soruldu.
Ermenistan Cumhurbaşkanı, Faysal Abbas’ın sorusuna şu yanıtı verdi;
“Ermenistan, tahmin edebileceğiniz gibi, özellikle savaştan sonra siyasi olarak bölünmüş durumda. Her devlet, bir savaş olduğunda, savaşı kaybettiğinde ve çok fazla gerilim olduğunda, davranışında homojen değildir. Bütün Ermeniler adına konuştuğumu asla söylemem. Ben parlamenter bir cumhuriyetin başkanıyım, cumhurbaşkanıyım ama hükümette güncel işleri yürüten yürütme organı değilim. Türk tarafına ve teklife cevap vermesi gereken hükümettir.”
Sarkisyan, sorulan bir soruya cevaben, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) veya İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) gibi etkili bölgesel veya dini kuruluşların Azerbaycan ile ihtilafa barışçıl bir çözüm bulunmasında rol oynayabileceğini dile getirdi.
Ermenistan Cumhurbaşkanı, Ermenilere kucak açmada Körfez ülkeleri ve Arap dünyasının oynadığı kilit rolü hatırlatarak, “Bu insanlar Suriye, Lübnan, Mısır ve Suudi Arabistan dahil Körfez ülkelerinde kendilerine evler buldular. Bu vesileyle, bize kardeşçe davranan, başta Arap ülkeleri olmak üzere bu Ortadoğu ülkelerinin başkanlarına ve milletlerine teşekkür etmek istiyorum” diye konuştu.



İsrail, muharebe birliklerini Lübnan sınırına konuşlandırıyor

İsrail topçu birliğine bağlı askerler, Yukarı Celile'deki güney Lübnan sınırında operasyonda (AFP)
İsrail topçu birliğine bağlı askerler, Yukarı Celile'deki güney Lübnan sınırında operasyonda (AFP)
TT

İsrail, muharebe birliklerini Lübnan sınırına konuşlandırıyor

İsrail topçu birliğine bağlı askerler, Yukarı Celile'deki güney Lübnan sınırında operasyonda (AFP)
İsrail topçu birliğine bağlı askerler, Yukarı Celile'deki güney Lübnan sınırında operasyonda (AFP)

İsrail, Lübnan sınırına muharebe tugaylarını konuşlandırıyor; sınırda bulunan dört tümen, seçkin Golani Tugayı'ndan birliklerle takviye ediliyor ve bu takviyeler, dün Yarun ve Aytaroun kasabaları arasında gerçekleşen son baskın da dahil olmak üzere, olası saldırılara hazırlık niteliğinde. Bu arada, Beyrut'un güney banliyöleri, geniş çaplı mal kaybına yol açan bombardıman dalgalarına maruz kalıyor.

Bu askeri ivme, Başkan Donald Trump'ın "Lübnan için ve (Hizbullah'tan) kurtulmak için çok çalışıyoruz" sözleriyle ifade ettiği, İsrail'e yönelik bir Amerikan desteğiyle gerçekleşiyor.

Güvenlik Konseyi oturumunda dün, ABD'nin BM Büyükelçisi Mike Waltz, Lübnan hükümetinin "Hizbullah'ın askeri ve güvenlik faaliyetlerini derhal yasaklama" yönündeki "tarihi kararını" memnuniyetle karşıladı. Ancak, "bir sonraki adım uygulama" diye ekledi. İsrail Büyükelçisi Danny Danon ise Lübnan'ın çabalarının "yetersiz" olduğunu ifade etti.

Lübnan Büyükelçisi, Lübnan hükümetinin, kararlarının tam olarak uygulanmasına bağlı olduğunu teyit etti.


Rapor: ABD istihbarat değerlendirmesi, İran'da hükümetin çökme olasılığını dışlıyor

İran'ın yeni Yüksek Lideri, eski Yüksek Lider Ali Hamaney'in ikinci oğlu Mucteba Hamaney, Tahran'da bir toplantıya katılıyor (Arşiv- Reuters)
İran'ın yeni Yüksek Lideri, eski Yüksek Lider Ali Hamaney'in ikinci oğlu Mucteba Hamaney, Tahran'da bir toplantıya katılıyor (Arşiv- Reuters)
TT

Rapor: ABD istihbarat değerlendirmesi, İran'da hükümetin çökme olasılığını dışlıyor

İran'ın yeni Yüksek Lideri, eski Yüksek Lider Ali Hamaney'in ikinci oğlu Mucteba Hamaney, Tahran'da bir toplantıya katılıyor (Arşiv- Reuters)
İran'ın yeni Yüksek Lideri, eski Yüksek Lider Ali Hamaney'in ikinci oğlu Mucteba Hamaney, Tahran'da bir toplantıya katılıyor (Arşiv- Reuters)

Üç bilgili kaynak ABD istihbaratının, ABD-İsrail bombardımanının başlamasından yaklaşık iki hafta sonra, İran liderliğinin büyük ölçüde sağlam kaldığı ve yakın zamanda çökme tehlikesi bulunmadığı sonucuna vardığını söyledi.

ABD istihbarat bulgularını görüşmek için isimsiz kalmayı tercih eden kaynaklardan biri, istihbarat raporlarının "önemli bir kısmının" rejimin çökme riski altında olmadığına ve "İran kamuoyu üzerindeki kontrolünü sıkı bir şekilde koruduğuna" dair "tutarlı analizler" sunduğunu söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre kaynak, son raporun geçtiğimiz birkaç gün içinde tamamlandığını ifade etti.

Petrol fiyatlarındaki keskin artış nedeniyle oluşan siyasi baskıyla birlikte ABD Başkanı Donald Trump, 2003'ten bu yana en büyük ABD askeri operasyonunu "yakında" sona erdireceğine dair imada bulundu. Ancak, İran'daki sertlik yanlıları iktidarda kalmaya devam ederse, savaştan kabul edilebilir bir çıkış yolu bulmak zor olabilir.

İstihbarat raporları, Amerikan ve İsrail saldırılarının ilk günü olan 28 Şubat'ta Yüksek Lider Ali Hamaney'in öldürülmesine rağmen, İran'daki iktidar yapısının birlik içinde olduğunu doğruluyor.

Üst düzey bir İsrailli yetkili, İsrailli yetkililerin kapalı kapılar ardındaki görüşmelerde, savaşın Yüksek Liderin iktidarının çöküşüne yol açacağından kesin olarak söz edilemeyeceğini kabul ettiklerini söyledi.

Kaynaklar, sahadaki durumun değişmekte olduğunu ve İran içindeki koşulların da değişebileceğini vurguladı.


ABD'li yetkililer, İran savaşındaki taktik hatasına işaret ediyor

ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)
ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)
TT

ABD'li yetkililer, İran savaşındaki taktik hatasına işaret ediyor

ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)
ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)

Geçen yılın ortalarında, Trump yönetiminin, İran'ın yaygın kullandığı ölümcül drone'a karşı savunma sistemlerini güçlendirme konusunda Ukrayna'dan gelen yardım teklifini reddettiği bildirildi.

Şimdiyse, İran drone'larının çok sayıda ABD askerini öldürmesinin ardından, Amerikalı yetkililer ilk girişimin göz ardı edilmesini büyük bir hata olarak görüyor.

Bir ABD yetkilisi Axios'a, "Eğer bu [İran'daki savaş] öncesinde yaptığımız taktiksel bir hata veya yanlış varsa, işte buydu" diye konuştu

Geçen ağustosta, Ukraynalı yetkililerin, Rusya'nın Ukrayna'daki savaş için cephaneliğinin önemli bir parçası haline getirdiği İran'ın düşük maliyetli, isimsiz, kamikaze Şahid drone'larına karşı koymak için ABD'ye savaşta kendini kanıtlamış teknolojiyi satmaya çalıştığı bildirildi.

Ukraynalıların bu teklifi, 18 Ağustos'ta Beyaz Saray'da kapalı kapılar ardında yapılan toplantıda dile getirdiği ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski'nin Trump'a ilişkileri güçlendirmenin bir yolu olarak önleyici drone teklif ettiği bildirildi. Hatta iddialara göre teklif, o dönemde varsayım olan bir İran savaşı sırasında drone'ların Ortadoğu'da nasıl bir tehdit oluşturabileceğini anlatan slaytları içeren PowerPoint sunumuyla son buldu.

Başkanın ekibinden Ukrayna'dan gelen teklifi incelemesini istediği ancak teklifin sonraki aylarda ele alınmadığı ve Trump yönetimindeki bazı isimlerin Zelenski'nin gösteriş yaptığını düşündüğü bildiriliyor.

Ağustosta gerçekleştiği bildirilen görüşmeden aylar önce, Trump ve Zelenski arasında Oval Ofis'te yapılan bir görüşme, Ukrayna liderinin ABD yardımına yeterince minnettar olmadığı yönünde gergin bir tartışmaya dönüşmüş, üstelik tüm bunlar haber kanallarının kameraları önünde yaşanmıştı.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, The Independent'a, "İran'ın misilleme saldırıları yüzde 90 azaldı çünkü balistik füze kabiliyetleri tamamen yok ediliyor" dedi.

Bu korkak isimsiz kaynakların yaptığı bu betimleme doğru değil ve sadece dışarıdan baktıklarını kanıtlıyor. Bakan Hegseth ve ordu, İran rejiminin olası tüm tepkilerine karşı planlama yaparken inanılmaz bir iş çıkardı ve Destansı Öfke Operasyonu'nun tartışmasız başarısı ortada.

Artık durum tersine döndü. ABD, İran Şahidleri'nin doğrudan tehdidi altında ve Ukrayna'nın dronesavar teknolojisi, Ortadoğu'daki ABD ve müttefik üslerindeki birçok yüksek maliyetli, geleneksel hava savunma sistemine göre çok daha ekonomik bir yol sunuyor.

sdfgrthyj
Rusya'nın ülkeye karşı savaşında düşük maliyetli drone'ları önemli bir unsur haline getirmesi nedeniyle Ukrayna, drone saldırılarına karşı koymada öncü hale geldi (AP)

Askeri liderlerin geçen hafta meclis üyelerine, İran drone'larının beklenenden daha fazla zorluk çıkardığını çünkü ABD hava savunmasının hepsini durduramadığını söylediği bildirildi.

Zelenski'ye göre ABD yardım için kendisine başvurdu ve Ukrayna lideri, Ürdün'deki ABD üslerini korumaya yardımcı olmak için drone ve uzmanlar gönderdiğini söyledi.

Ukrayna, kamuoyunda müttefik ülkelerden daha fazla ABD yapımı Patriot füzesi talep etti.

Ayrıca ABD, düşük maliyetli İran yapımı Şahid drone'larından esinlenerek geliştirdiği Lucas drone'larını da sahaya sürdü.

Başkanın oğulları Eric ve Donald Trump Jr.'ın, orduya tedarik sağlayabilecek Florida merkezli bir drone şirketini desteklediği bildiriliyor.

İran drone'larıyla ilgili zorluklara rağmen ABD, İran ordusunun büyük bir bölümünü felç ettiğini ve kamuoyu desteğini giderek kaybeden savaşın yakında sona ereceğini savunuyor ancak başkan ve ekibi ayrıntı vermiyor.

Independent Türkçe