2021, sorunları sıfırlama ve çıkarlara öncelik verme yılı oldu

Körfez ülkesi liderleri, Ocak 2021’de düzenlenen el Ula Zirvesi öncesinde hatıra fotoğrafı çektirdiler.
Körfez ülkesi liderleri, Ocak 2021’de düzenlenen el Ula Zirvesi öncesinde hatıra fotoğrafı çektirdiler.
TT

2021, sorunları sıfırlama ve çıkarlara öncelik verme yılı oldu

Körfez ülkesi liderleri, Ocak 2021’de düzenlenen el Ula Zirvesi öncesinde hatıra fotoğrafı çektirdiler.
Körfez ülkesi liderleri, Ocak 2021’de düzenlenen el Ula Zirvesi öncesinde hatıra fotoğrafı çektirdiler.

Suudi Arabistan’ın el Ula kentinde 5 Ocak 2021’de düzenlenen 41. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Zirvesi bölgede sıfır soruna ve çıkarlara öncelik verme hakkına sahip uzlaşıların başlangıç sinyali niteliğinde oldu.
KİK ülkelerini derinden etkileyen 43 aylık krizin ardından el Ula Zirvesi’nde, Mısır ve Katar’ın yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn arasındaki anlaşmazlığı sona erdirmek için de anlaşmaya varıldı. 41. KİK Zirvesi, 2021 yılını iyi bir atmosferde açarak bahsi geçen ülkeleri üzerinde anlaşmaya vardıkları başlıkları uygulamaya yönelik iyi niyetlerini göstermek için pratik adımlar atmaya teşvik etti.
Suudi Arabistan Veliaht Presi Muhammed bin Selman zirve sırasında uzlaşmanın içeriğini  özetleyerek KİK’in varlığının haklar arasındaki inanç, akrabalık ve ortak kader bağları ile temsil edilen paydalar ve ülkeler arasındaki özel ilişkiye dayandığını vurguladı. Yüksek hedefleri ve temelleri gerçekleştirmek adına süreci tamamlamak ve her alanda bütünleşmeyi sağlamak zorunda olduklarını kaydetti. Veliaht Prens açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün özellikle İran rejiminin nükleer programı, balistik füze projesi, kendisinin ve vekillerinin bölgedeki güvenlik ve istikrarı bozmaya yönelik terörist ve mezhepçi faaliyetleri ile benimsediği yıkıcı projelerinden kaynaklanan tehditler karşısında bölgemizi ilerletmek ve bizi çevreleyen zorluklarla yüzleşmek için çabalarımızı birleştirmeye çok ihtiyacımız var. Bu da bize uluslararası toplumu bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden bu program ve projeleri durdurmak için ciddi şekilde çalışmaya davet etme sorumluluğu yüklüyor.”
Suudi Arabistan, BAE, Katar ve Mısır, büyükelçilerin dönmesi için Katar ile görüşmeleri başlatmak ve uzlaşmayı tamamlamak ve hükümleri uygulamak için ülke liderleri arasında karşılıklı ziyaretler gerçekleştirmek için davetiye göndermeye başladı. Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad’ı Suudi Arabistan’ı ziyaret etmeye davet etti. Veliaht Prens Muhammed bin Selman geçtiğimiz mayıs ayında Cidde’de Katar Emiri ile bir araya geldi. Geçtiğimiz eylül ayında da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Tahnun Bin Zayed el-Nahyan Kızıldeniz’de görüştü. Toplantının ardından yayınlanan fotoğraf iyimserlik atmosferinin gücünü ortaya koydu.

Körfez’e dönüş turu
Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın gerçekleştirdiği Körfez turu, tüm anlaşmazlık sayfasının kapatıldığını doğrular nitelikte. Körfez turuna ilişkin verilen mesajlar şu şekildeydi:
İkili iş birliğini güçlendirmek, Körfez iş birliği sürecini desteklemek, bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak, bölgenin, ulusun ve dünyanın çeşitli sorunlarına yönelik pozisyon ve vizyon koordinasyonu oluşturmak ve Körfez saflarını birleştirmek.
Suudi Arabistan ile Körfez İşbirliği Konseyi'ndeki beş ortağı arasında onlarca anlaşma ve mutabakat muhtırası imzalandı. Körfez turu, Riyad’ın ev sahipliğinde düzenlenen 42. Kik Zirvesi öncesi Körfez eyleminin gidişatını daha geniş ufuklara itmek için düzenlendi.
Yıl başında olduğu gibi yılın sonunda da düzenlenen zirvede Körfez ülkeleri liderleri, KİK üyeleri arasındaki safların birliği, tüm alanlarda daha fazla koordinasyon, entagrasyon ve karşılıklı bağımlılık sağlama arzusu konusundaki kararlılıklarını teyit etti. KİK ülkelerinin herhangi üye bir devlete yönelik tehdide karşı birlik içinde oldukları bildirildi. Liderler,  ekonomik birlik unsurlarının tamamlanması, ortak savunma ve güvenlik sistemleri dahil el Ula Bildirgesi ve Aralık 2015'te yapılan KİK 36’ıncı Yüksek Konsey oturumunda onaylanan Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in vizyonunun doğru ve sürekli olarak uygulanmasına vurgu yaptılar.

Türkiye’nin uzlaşı adımları
Körfez uzlaşması bölgedeki durgun suları da hareketlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz mayıs ayında Ramazan Bayramı vesilesiyle aradığı Kral Selman ile yaptığı görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler ve iş birliğini ilerletecek adımları görüştü. Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan konuyla ilgili yapılan açıklamada  Erdoğan ve Kral Selman’ın ‘iki ülke arasındaki diyalog kanallarının açık tutulması hususunda’ mutabık kaldığı aktarıldı.
Söz konusu telefon görüşmesinden günler sonra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da ikili ilişkileri görüşmek üzere Riyad’ı ziyaret etti. Geçtiğimiz kasım ayında da  Suudi Arabistan Ticaret Bakanı Macid Kasabi  ‘Helal Ürünler Fuarı’ kapsamında İstanbul’a düzenlediği ziyarette iki ülke arasındaki ikili ilişkileri görüştü.
BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Tahnun Bin Zayed el-Nahyan geçtiğimiz ağustos ayında Ankara’ya gerçekleştirdiği ziyarette Erdoğan ile görüştü. BAE ve Türk kaynaklar, görüşme sırasında iki ülkenin farklılıkları aşma arzusunu ve önemli sorunları tartışmak için ortak bir komite kurulmasına karar verildiğini bildirdi. Şeyh Tahnun’un Türkiye ziyaretinden iki hafta sonra, Erdoğan’ın Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed Bin Zayid Al Nahyan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde uzlaşma yönelimlerini yeniden teyit ettiği aktarıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşme sırasında Şeyh Muhammed bin ayid’i Türkiye’ye davet etti. Davet üzerine geçtiğimiz kasım ayında Ankara’da gerçekleşen görüşmede BAE ile Türkiye arasında karşılıklı çıkarlara hizmet eden tüm alanlarda iş birliği ve ortak çalışma için yeni ufuklar açmanın yolları ele alındı. Erdoğan ziyaretin, iki ülke halklarının ve bölgenin çıkarına olacak yeni bir aşamanın zemini hazırladığını vurguladı. Diğer yandan BAE,  Türkiye ekonomisi desteklemek ve iki ülke arasındaki ilişkiler güçlendirmek adına  yatırım için  10 milyar dolarlık  bir fon ayırdığını duyurdu.
7 Aralık’ta Katar’ı ziyaret eden Erdoğan, Körfez ülkeleriyle ilişkileri geliştirme arzusunu yineledi ve ilişkileri pekiştirmek için gereken her adımın atılacağını söyledi. “Katar ve Körfez’deki kardeşlerimizle ilişkilerimizi ilerleteceğiz” diyen Erdoğan, “Körfez bölgesinde yanlış anlaşılmaların giderilmesi yönünde yürütülen diplomatik çabaları memnuniyetle karşılıyoruz” ifadesini kullandı. İlişkileri güçlendirerek tüm Körfez ülkeleriyle dayanışmanın devamını desteklediklerini vurgulayan Erdoğan, Şubat 2022’de Abu Dabi ziyaret edeceğini duyurdu.
Türkiye'nin Körfez adımları Mısır'a da uzandı.  2020 yılının sonunda güvenlik düzeyinde başlayan temaslar ile ilişkilerin müzakerler ile devam etmesi hedeflendi. Kahire, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlıklarından iki heyet arasında geçtiğimiz mayıs ayında, anlaşmazlık dosyalarını görüşmek ve diplomatik ilişkilerin geri dönüşünün önünü açmak için ilk resmi gezilere tanıklık edildi. Bunu, geçtiğimiz eylül ayında Ankara'da düzenlenen ve Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri'nin Mısır'ın Türk tarafına bir talep ve beklenti paketi sunduğunu açıkladığı ikinci tur izledi. Şükri, uygun bir zamanda ikili ilişkilerin seviyesini yükseltmenin Mısır’ın çıkarlarına uygun olacağını söyledi.
Geçtiğimiz Kasım ayında BAE ile yeni bir sayfa açtıktan sonra ülkesinin kademeli olarak Mısır’la görüşme niyetini açıklayan Erdoğan, belli bir takvim doğrultusunda Mısır’a büyükelçi atanacağını bildirdi. Yapılan açıklamalar önümüzdeki yıl da ilişkilerde yeni bir döneme girilmesi için Türkiye ve Mısır görüşmelerinin devam edeceği yönünde.

Tahran ile keşif amaçlı diyalog
İran ile Körfez ilişkilerinin seyri bahsi geçen bu atmosferden uzak değil. Irak’ın başkenti Bağdat, ‘diplomatik temsil de dahil olmak üzere daha önce üzerinde anlaşmaya varılan bir yol haritasına göre iki ülke arasındaki olağanüstü meselelerin’ tartışıldığı bir Suudi-İran görüşme turuna ev sahipliği yaptı. Bunu, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal in Ferhan’ın ‘dostça’ ve ‘keşif amaçlı’ olarak nitelendirdiği müzakere turları izledi.  Ferhan açıklamasında “Bu bizim için büyük bir değişim değil. Zira biz her zaman bölgede istikrarı sağlamanın bir yolunu bulmak istediğimizi söylüyoruz” dedi. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Suudi Arabistan ile yürütülen diyaloga övgüde bulunarak Krallığın iki ülkenin bölgedeki rolünün önemi göz önüne alındığında görüşmeler konusunda ‘ciddi’ olduğunu belirtti. Abdullahiyan, diyalogun yapıcı olduğunu ve doğru yönde ilerlediğini belirterek genel olarak sürecin her iki ülkenin ve bölgenin çıkarına olduğunu kaydetti.
BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı keşif amaçlı diyaloglara paralel olarak bu ay içerisinde Tahran’a yaptığı ziyarette, iki ülke arasında, 5 yıl süren iletilişimsizliğin ardından sıfır soruna giden yolların genişletildiğini teyit etti. Ancak 2022 yılı, bu farklı yolların nereye kadar ulaşabileceğini ve tarafların geçmişin çatışmalarını bir kenara bırakıp geleceğe bakma yeteneklerini test edecek.



Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

TT

Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Ortadoğu’daki gelişmeleri ve bu çerçevede yürütülen çabaları ele aldı. Görüşmede özellikle bölgenin güvenliği ve istikrarıyla ilgili dosyalar üzerinde duruldu.

İki lider, Pazartesi akşamı Cidde’deki Selam Sarayı’nda iftar sofrasında bir araya geldikleri görüşmede, iki ülke arasındaki köklü ve tarihi ikili ilişkileri ve bunların farklı alanlarda geliştirilmesine yönelik yolları ele aldı. Ayrıca Arap ve İslam dünyasını ilgilendiren bir dizi konu da masaya yatırıldı.

frgtyh
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi karşılarken (SPA)

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Pazartesi öğleden sonra Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda, Cumhurbaşkanı Sisi’yi karşılamıştı. Ziyaretin, “iki ülke arasındaki tarihi kardeşlik ilişkilerini güçlendirme ve ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası meselelerde istişare ve koordinasyonu sürdürme” çerçevesinde gerçekleştiği belirtildi.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi Muhammed eş-Şennavi, Veliaht Prens’in görüşmede iki ülke arasındaki köklü ilişkilerin merkezi önemini vurguladığını ve bunları iki kardeş halkın çıkarları doğrultusunda daha ileri ufuklara taşımayı arzu ettiğini ifade ettiğini aktardı. Sisi’nin ise Mısır ile Suudi Arabistan arasındaki kardeşlik ilişkilerinde kaydedilen büyük gelişmeye işaret ederek, ikili iş birliğinin farklı alanlarda ilerletilmesinin önemini vurguladığını kaydetti.

dfrthy
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi karşılarken (SPA)

Sözcü, görüşmede Gazze’deki durumun da ele alındığını belirterek, tarafların savaşın durdurulmasına ilişkin anlaşmaya tüm tarafların bağlı kalmasının ve ABD Başkanı Donald Trump’ın barış planının uygulanmasının gerekliliğini teyit ettiğini söyledi. Ayrıca Gazze’ye insani yardımların engel olmaksızın ulaştırılmasının artırılması ve erken toparlanma ile yeniden imar sürecinin hızla başlatılmasının önemine dikkat çekildi.

Açıklamada, Filistin halkının toprakları dışına zorla göç ettirilmesine yönelik her türlü girişimin reddedildiği vurgulanarak, çözümün iki devletli çözümün hayata geçirilmesine götürecek kapsamlı bir siyasi sürecin başlatılmasında yattığı ifade edildi.

xscdfgt
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi kabulü sırasında (SPA)

Görüşmede ayrıca ortak ilgi alanına giren bir dizi bölgesel ve uluslararası dosya ele alındı. Bölgede gerilim ve tırmanıştan kaçınılmasının, krizlerin diyalog yoluyla barışçıl çözümlerle ele alınmasının ve Arap dayanışmasının güçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Devletlerin egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi ile iç işlerine müdahale edilmemesi gerektiğinin altı çizildi.

Tarafların, bölgesel istikrarın korunması amacıyla siyasi istişare ve koordinasyonu sürdürme ve güçlendirme konusunda mutabık kaldıkları bildirildi.

Görüşmeye Suudi tarafından Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Devlet Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Musaid el-Ayban, Şura Konseyi İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı İsam bin Said ve Genel İstihbarat Başkanı Halid el-Humeydan katıldı. Mısır tarafından ise Cumhurbaşkanlığı Divan Başkanı Tümgeneral Ahmed Ali, Dışişleri ve Uluslararası İş Birliği ile Yurtdışı Mısırlılar Bakanı Bedr Abdülati, Genel İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad ve Cumhurbaşkanlığı Ofis Müdürü Müsteşar Ömer Mervan hazır bulundu.

frgth
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi kabulü sırasında (SPA)

Cumhurbaşkanı Sisi, Pazartesi akşamı Cidde’den ayrıldı. Sisi’yi Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’ndan Veliaht Prens Muhammed bin Selman uğurladı.

Riyad ile Kahire, bölgede gerilimin düşürülmesinin önemi konusunda görüş birliği içinde bulunuyor. Mısır eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hüseyin Heridi, daha önce Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan ve Mısır’ın gerilimi azaltmaya yönelik çabalara angaje olduklarını ve diğer ülkelerle birlikte bölgeyi ateşe atabilecek bir savaşın önüne geçmek için siyasi çözümler üzerinde çalıştıklarını söylemişti.

Heridi, iki ülke arasında Sudan’daki savaşın sona erdirilmesi konusunda da mutabakat bulunduğunu belirterek, tarafların ateşkese ulaşılması ve tüm güçlerin katılacağı siyasi çözümlerin hayata geçirilmesi için çalıştıklarını ifade etti.

Geçen Ocak ayı başında Cumhurbaşkanı Sisi, Suudi Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan’ı Kahire’deki İttihadiye Sarayı’nda kabul etmişti. İki ülke, özellikle Sudan, Yemen, Somali ve Gazze Şeridi başta olmak üzere bölge krizlerine barışçıl çözümler bulunması, devletlerin birliği ve toprak bütünlüğünün korunması konusunda görüş birliği içinde olduklarını teyit etmişti.

67jı8
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi uğurlarken (SPA)

İkili düzeyde ise Suudi Arabistan ile Mısır, Kahire ile Riyad arasındaki kapsamlı kurumsal iş birliği çerçevesini oluşturan ve stratejik ortaklığın tüm boyutlarının takibini sağlayacak olan Yüksek Koordinasyon Konseyi’nin ilk toplantısının düzenlenmesine yönelik hazırlıkları sürdürüyor.

Pazar akşamı Mısır Devlet Enformasyon Bakanı Diya Reşvan, Kahire’de Suudi Kraliyet Divanı Danışmanı ve Eğlence Otoritesi Yönetim Kurulu Başkanı Turki el-Şeyh’i kabulü sırasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin kader birliği ve çıkarların örtüşmesine dayanan, köklü bir Arap bütünleşmesi ve stratejik ortaklık modeli teşkil ettiğini, Arap ulusal güvenliğini tehdit eden tüm meydan okumalar karşısında uzun bir koordinasyon ve dayanışma geçmişine sahip olduğunu söyledi.


Ramazan ve Umre ibadetini kolaylaştırmak için yapay zeka

Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
TT

Ramazan ve Umre ibadetini kolaylaştırmak için yapay zeka

Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, "Ramazan Umre Sezonu" için plan ve programlarını güçlendirdi.

Hac Bakanlığı, geçmiş verileri, çoklu operasyonel modelleri ve sosyal medya platformlarının metin analizlerini temel alarak, çeşitli giriş noktalarındaki hacı sayısını gerçek zamanlı olarak tahmin etmek için yapay zeka modellerini kullanıyor. Bakanlık sözcüsü Dr. Gassan el-Nuvimi'ye göre böylece, halkın etkileşimini izleyip hizmetleri değerlendirerek erken müdahale kapasitesini artırıyor ve deneyimin kalitesini sürekli iyileştiriyor.

Sözcü, Bakanlığın hacıların yolculuğunu entegre bir süreç olarak ele aldığını, yanıt süresi ve sunulan çözümlerin kalitesini ölçen kesin performans göstergeleriyle bağlantılı net eksikleri giderme ve işleme mekanizmaları dahilinde, sorular, şikayetler ve raporları almak için birleşik kanalları etkinleştirerek verimliliği artırdığını ve memnuniyet düzeyini yükselttiğini açıkladı.


Suudi Arabistan, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
TT

Suudi Arabistan, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, Krallık ile Kuveyt arasında belirlenen sınırlarla ayrılan su altındaki alanda herhangi bir başka tarafın hak iddialarını kesin bir dille reddettiğini yineleyerek, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, "Suudi Arabistan Krallığı Dışişleri Bakanlığı, kardeş Irak Cumhuriyeti'nin Birleşmiş Milletler'e sunduğu koordinat listelerini ve haritaları büyük ilgi ve endişeyle takip etmektedir. Bu listelerde ve haritalarda, Suudi Arabistan-Kuveyt sınır bölgesi ile komşu olan su altında kalan bölgenin büyük bir kısmının Kuveyt'e ait olduğu belirtilmektedir. Suudi Arabistan Krallığı, 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi hükümlerine dayanan ve aralarında imzalanan ve yürürlükte olan anlaşmalar uyarınca, bu bölgedeki doğal kaynakların mülkiyetini Kuveyt Devleti ile paylaşmaktadır. Bu koordinatlar ayrıca Fasht al-Qaid ve Fasht al-Aij gibi deniz alanları ve açık denizler üzerinde kardeş Kuveyt Devleti'nin egemenliğini de ihlal etmektedir” denildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: "Krallık, Suudi Arabistan Krallığı ile Kuveyt Devleti arasında belirlenen sınırla bölünmüş su altı bölgesinde başka herhangi bir tarafın hak sahibi olduğu yönündeki iddiaları kesin bir şekilde reddettiğini yineler. Ayrıca, Irak Cumhuriyeti'nin Kuveyt Devleti'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü saygı gösterme, ikili ve uluslararası taahhüt ve anlaşmaları ve özellikle Kuveyt Devleti ile Irak Cumhuriyeti arasındaki kara ve deniz sınırlarını belirleyen Güvenlik Konseyi'nin 833 (1993) sayılı kararı olmak üzere tüm ilgili Birleşmiş Milletler kararlarını saygı gösterme taahhüdünün önemini vurgulamaktadır. Dışişleri Bakanlığı, farklılıkların çözülmesi için akıl, bilgelik ve diyaloğun üstün gelmesini ve uluslararası hukukun kuralları ve ilkeleri ile iyi komşuluk ilişkilerine uygun olarak ciddi ve sorumlu bir şekilde hareket edilmesi çağrısında bulunmaktadır.