Netanyahu hükümetindeki iki bakan hakkında yolsuzluk suçlaması

Eski İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun (sağdan ikinci) geçen Kasım ayında Kudüs Bölge Mahkemesi’ndeki davası (EPA)
Eski İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun (sağdan ikinci) geçen Kasım ayında Kudüs Bölge Mahkemesi’ndeki davası (EPA)
TT

Netanyahu hükümetindeki iki bakan hakkında yolsuzluk suçlaması

Eski İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun (sağdan ikinci) geçen Kasım ayında Kudüs Bölge Mahkemesi’ndeki davası (EPA)
Eski İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun (sağdan ikinci) geçen Kasım ayında Kudüs Bölge Mahkemesi’ndeki davası (EPA)

İsrail eski Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında 27 Aralık’ta üç yolsuzluk suçlamasıyla (rüşvet alma, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık) yeniden soruşturma başlatıldı. Tel Aviv Bölge Mahkemesi, Netanyahu hükümetindeki iki eski bakanı da yolsuzluk yapmakla suçlarken, bakanlar ve savcılık arasında bir anlaşma sağlandığı ifade edildi.
İki eski bakanla yapılan anlaşmaya göre savcılık, suçlamaları hafifletti ve bakanlar ise suçlarını itiraf etti.
İlk anlaşma eski İçişleri Bakanı ve ultra-Ortodoks Şas Partisi Başkanı Aryeh Deri ile yapıldı. Deri, başlangıçta milyonlarca dolarlık geliri gizlemekle suçlanıyor. Anlaşmaya göre Deri, bu parlamento oturumu sırasında Knesset’ten istifa etmesi ve 180 bin şekel (57 bin dolar) para cezası ödemesi karşılığında küçük vergi suçlarını kabul etti. Deri’nin, Knesset’ten istifa ettikten sonra bile partisini yönetmeye devam edeceği açıklandı.
Deri’nin 1999 yılında rüşvet ve diğer yolsuzluk suçlarından hüküm giydiği ve 3 yıl hapis cezasına çarptırıldığı biliniyor. Aryeh Deri ayrıca, yaklaşık 2 yıl hapis yatmış ve 10 yıl siyasetten men edilmişti. Ancak 2009’da yeniden Şas Partisi liderliğine geri döndü ve Binyamin Netanyahu başkanlığındaki farklı hükümetlerde İçişleri Bakanı olarak görev yaptı.
Diğer eski bakan ise Likud’dan Knesset üyesi Haim Katz. Tel Aviv Mahkemesi, 27 Aralık’ta kendisi ve savcılık arasındaki anlaşmayı kabul etti. Anlaşmada, kabul edilemez eylemlerde bulunduğu öngörülürken mahkeme, Katz’ı ertelenmiş hapis cezasına ve para cezasına çarptırdı. Bu durum, yıllarca siyasete girmesine de engel oluyor.
Anlaşmaya göre Katz, bir yasada ortaya koyduğu değişikliğin kişisel çıkarı için değil, geniş bir kitlenin yararına olduğunu itiraf etti. Bu suçlama, güven ihlali gibi önceki suçlamalarla karşılaştırıldığında çok hafif bir suçlama. Kararın hafifletilmesiyle Katz, ülkedeki toprakların yaklaşık yüzde 90’ını yöneten İsrail Toprak İdaresi başkanlığına getirilecek.
Kudüs Bölge Mahkemesi, 27 Aralık’ta Netanyahu’nun davalarıyla ilgili oturumlarına yeniden başladı. Savunma avukatları, uzun yıllar boyunca yardımcısı ve kıdemli danışmanı olarak çalışan, daha sonra ise Netanyahu’ya sırt çeviren tanık Nir Hefetz’i sorgulamaya devam etti. Hefetz ifadesinde, Netanyahu’nun eşi ve oğlu Yair’in her zaman devlet işlerinin yönetimine müdahale ettiğini ve kendi isteklerini başbakana dayattığını belirtti. Nir Hefetz’e göre birkaç kez Binyamin Netanyahu’ya büyük zarar verdiler.
Netanyahu’nun ‘hükümete, kendisine ve ailesine yönelik eleştirilerini yumuşatmak için’ Yediot Aharonot gazetesini etkileme girişiminde bulunduğuna dair ifadeleri sırasında Hefetz, Netanyahu’nun kendisinden ‘birkaç kez editör Noah Mozes’i tehdit etmesini’ istediğini söyledi.



Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
TT

Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)

Bölgede askeri yığılma devam ederken, ABD'nin İran'a karşı bir saldırı başlatıp başlatmayacağı beklentisiyle savaş havası hakim.

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, Tahran ile ciddi bir anlaşmaya varılması gerektiğini belirterek, görüşmelerin iyi ilerlediğini kaydetti. Ancak "başarısızlık durumunda ciddi sonuçlar doğuracağı" uyarısında bulundu ve durumun önümüzdeki 10 gün içinde netleşmesini beklediğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın sahadan aldığı bilgilere göre, ABD kaynakları ordunun cumartesi gününden itibaren olası saldırılara hazır olduğunu, ancak nihai kararın ABD medyasına göre "Beyaz Saray içinde siyasi ve askeri inceleme altında" olduğunu bildirdi.

Bu arada Tahran, uranyum zenginleştirme hakkının olduğunu vurgulayarak savaş istemediğini, ancak aşağılanmayı da kabul etmeyeceğini belirtti ve Hürmüz Boğazı'ndaki gücünü sergiledi.

İsrail ise İran destekli grupların, örneğin Lübnan'daki Hizbullah ve Yemen'deki Husi milislerinin, herhangi bir çatışmaya karışmaları durumunda, onlara karşı saldırılar düzenlemeyi planlıyor. Tel Aviv, bu grupları herhangi bir saldırıya karşı uyardı ve "büyük ve benzeri görülmemiş bir yanıt" vereceğini belirtti. İsrail Başbakanı Biyamin Netanyahu, ülkesinin "İran'a hayal edilemeyecek bir yanıt vereceğini" ifade etti.


Barış Konseyi, Gazze için milyarlarca dolarlık taahhütlerle kuruldu

ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
TT

Barış Konseyi, Gazze için milyarlarca dolarlık taahhütlerle kuruldu

ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Washington'da 40'tan fazla ülkenin temsilcileri ve 12 ülkenin gözlemcilerinin katılımıyla "Barış Konseyi"ni kurdu. Konseyin odak noktası, İsrail savaşıyla harap olan Gazze Şeridi'nin yeniden inşası ve orada uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.

Trump, ABD'nin Konseye 10 milyar dolar bağışlayacağını açıkladı, ancak fonların nasıl harcanacağına dair bir açıklama yapmadı. Suudi Arabistan, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Özbekistan ve Kuveyt gibi ülkelerin Gazze yardım paketine 7 milyar dolardan fazla katkıda bulunduğunu, bunun Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için gereken tahmini 70 milyar doların küçük bir kısmı olduğunu ifade etti.

Trump, Hamas'ın silahsızlandırılmasının önemini vurgulayarak, hareketin söz verdiği gibi silahlarını teslim edeceğini, aksi takdirde "şiddetli bir karşılık" verileceği uyarısında bulundu. "Dünya şu anda Hamas'ı bekliyor ve şu anda önümüzdeki tek engel o" dedi.

Yeni kurulan Uluslararası İstikrar Gücü'nün komutanı General Jasper Jeffers ise Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk'un bu çabaya katılmak üzere asker gönderme sözü verdiğini açıkladı. Ayrıca, Gazze Şeridi'ne komşu olan Mısır ve Ürdün de polis ve güvenlik güçlerini eğitmeyi kabul etti.


Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.