2021’de emtia fiyatları büyük oranda arttı

Asya’da doğal gaz fiyatları önemli ölçüde arttı (Reuters)
Asya’da doğal gaz fiyatları önemli ölçüde arttı (Reuters)
TT

2021’de emtia fiyatları büyük oranda arttı

Asya’da doğal gaz fiyatları önemli ölçüde arttı (Reuters)
Asya’da doğal gaz fiyatları önemli ölçüde arttı (Reuters)

Enerji ve minerallerden tarım ürünlerine kadar emtia fiyatları 2021’de güçlü bir şekilde yükseldi.
Aşılama kampanyalarının artmasının ardından dünya genelinde yeni tip koronavirüs ile mücadeleye yönelik kısıtlamaların hafifletilmesiyle birlikte elektrik üretiminde kullanılan yakıtlar, sıkı tedarik ve güçlü bir ekonomik toparlanma ile desteklenen artışa öncülük etti.
Analistler ve tüccarlar, emtialara yönelik küresel talebin 2022’de güçlü kalacağını ve dünya ekonomisi toparlanmaya devam ederken, her ne kadar benzer bir fiyat artışı olası olmasa da fiyatları desteklemesini bekliyor.
Oanda Kıdemli Piyasa Analisti Jeffrey Halley, “2021’de büyük ölçekte bir yükseliş yaşandı. Emtia fiyatlarının sağlam kalacağına inansam da, 2020’deki toparlanmanın ve 2021 yükselişinin istisnai yıllar olacağına inanıyorum ve bu nedenle önümüzdeki yıl aynı düzeyde kazanç beklemiyorum” dedi.
Enerji ve gıda fiyatları bu yıl arttı, Pekin’den Brüksel’e kadar kamu hizmetlerini ve tüketicileri olumsuz etkiledi ve enflasyon baskılarını artırdı.
Daha yüksek fiyatlar, üreticileri üretimi artırmaya teşvik etti, ancak bazı analistler, bu projelerin üretime başlaması için yıllara ihtiyaç duyduğu göz önüne alındığında, petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz gibi arzların yetersiz kalmasını bekliyor.

Enerji
Kömür ve doğalgaz fiyatlarındaki rekor artışlar 2021’de Avrupa’dan Hindistan ve Çin’e yayılan ciddi bir enerji krizine yol açtı.
Asya’da LNG fiyatları yüzde 200’den fazla artarken, kömür fiyatları ikiye katlandı.
Uluslararası petrol fiyatları 2021’de yüzde 50 ila 60 arasında yükseldi. Artan jet yakıtı talebinin desteğiyle önümüzdeki yıl da yükselmeye devam etmesi bekleniyor.

Metal
Çin ve Avrupa’daki elektrik krizi, alüminyum üretimini etkiledi. Ancak, dünyanın en büyük üreticisi olan Çin’deki çelik üretiminin azalması nedeniyle demir cevheri talebini de etkiledi.
Analistler, enerji geçişinin talebi artıracağı ve tedarik zinciri darboğazlarının devam edebileceği görüşüyle ana metallerin daha iyi performans göstermesini bekliyor.

Tarımsal emtia piyasalarının yükselişi
Chicago soya fasulyesi art arda üçüncü yıl artarken, mısır yaklaşık yüzde 25 ve buğday yüzde 20’den fazla arttı.
Tarımsal emtia piyasaları, genel olarak kötü hava koşulları ve güçlü talep nedeniyle arz kısıtlamaları ile desteklendi.
Ham şeker fiyatları yüzde 20’den fazla artarak üçüncü yıl için kazançlar kaydetti. Beyaz şeker, kuraklık ve don nedeniyle en büyük küresel üretici olan Brezilya’da üretimin düşmesiyle benzer kazanımlar elde etti.
Analistler, hisse senedi piyasalarındaki ve diğer piyasalardaki risk arzusunun güçlü olması nedeniyle değerli metal fiyatlarının düşebileceğini söylüyor.
Geçen yılki düşüşün ardından altının genel fiyatında çok az değişiklik olurken, gümüş iki yıldır güçlü bir performans sergiledikten sonra yıl sonunda düşüşe geçiyor.



Veliaht Prens’in kararlarının üzerinden bir yıl geçtikten sonra... Riyad gayrimenkul piyasası, işlem değerlerinde yüzde 64’lük düşüşle spekülasyona veda ediyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
TT

Veliaht Prens’in kararlarının üzerinden bir yıl geçtikten sonra... Riyad gayrimenkul piyasası, işlem değerlerinde yüzde 64’lük düşüşle spekülasyona veda ediyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın 29 Mart 2025’te Riyad gayrimenkul piyasasında dengeyi yeniden sağlamak amacıyla açıkladığı tarihi karar paketinin üzerinden bir yıl geçerken, başkentin sokaklarında ve özellikle kuzey bölgelerindeki planlamalarda yeni bir yol haritasının belirginleştiği görülüyor. Gayrimenkul borsasından gelen veriler, yalnızca istatistik olmanın ötesine geçerek, yıllardır piyasayı tüketen spekülatif dalganın geri çekildiğini açık biçimde ortaya koydu. İşlem değerleri yüzde 64 oranında sert bir düşüş kaydederken, Riyad ‘büyük düzeltme’ olarak nitelendirilen süreçle, vatandaş ve gerçek geliştiriciyi merkeze alan sürdürülebilir bir modele yönelmeye başladı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın yönlendirmeleri, piyasaya yeni bir istikamet kazandıran kapsamlı yürütme kararlarıyla somutlaştı. Bu kapsamda başkentin kuzeyinde milyonlarca metrekarelik alan üzerindeki kısıtlamalar kaldırıldı, konut arzını artırmak için boş arazilere yönelik vergiler devreye alındı. Aynı zamanda kira artışları dondurulurken, ev sahibi ile kiracı arasındaki sözleşmesel ilişkiler de yeniden düzenlendi. Söz konusu adımlar, konut maliyetlerinin istikrara kavuşmasına ve son yıllarda görülen gerekçesiz fiyat artışlarının sınırlanmasına doğrudan katkı sağladı.

Bu yapısal reformların etkisi, Adalet Bakanlığı’na bağlı gayrimenkul borsasının verilerine de net şekilde yansıdı. İşlem değerleri yüzde 64 oranında gerileyerek yaklaşık 53 bin işlemde 17,3 milyar dolar (65 milyar riyal) seviyesinde gerçekleşti. Bu rakam, kararların öncesindeki yıl kaydedilen yaklaşık 48,3 milyar dolar (181 milyar riyal) seviyesine kıyasla ciddi bir düşüşe işaret etti. Veriler ayrıca toplam işlem alanının da 228 bin metrekareden 153 bin metrekareye gerilediğini gösterdi. Uzmanlar, bu düşüşü likiditenin büyük ölçekli arsa spekülasyonundan çıkarak planlı konut geliştirme projelerine yönelmesiyle açıklıyor.

Gayrimenkul piyasasının yeniden şekillenmesi

Gayrimenkul alanındaki uzmanlar ve sektörle ilgilenen isimler, Şarku’l Avsat’a yaptıkları değerlendirmelerde, söz konusu tarihi adımların Riyad’daki gayrimenkul piyasasını daha sürdürülebilir bir modele doğru yeniden şekillendirdiğini belirtti. Uzmanlar, piyasanın artık gayrimenkul geliştirme ve gerçek konut talebine dayalı bir yapıya evrildiğini, bunun da denge, olgunlaşma ve fiyat istikrarı açısından yeni bir aşamaya geçiş sağladığını ifade etti. Ayrıca bu dönüşümün, Suudi Arabistan’ın yaşadığı ekonomik değişimlere uyum sağlayabilecek daha dayanıklı bir gayrimenkul piyasasının inşasında önemli bir adım olduğu vurgulandı.

Gayrimenkul uzmanı ve pazarlama danışmanı Sakr ez-Zehrani, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, alınan kararların piyasa yapısında belirgin bir dönüşüm yarattığını söyledi. Zehrani, işlem değerlerindeki düşüşün piyasa zayıflığına değil, fiyatları gerçek konut talebinden koparan spekülatif hareketlerin gerilemesine işaret ettiğini dile getirdi.

Zehrani ayrıca, dengeleyici emlak politikalarının özellikle metrekare başına yaklaşık bin 500 riyal seviyesinden sunulan destekli arsalar sayesinde yeni bir fiyat referansı oluşturduğunu belirtti. Bu durumun bazı mahallelerde fiyat beklentilerini yeniden şekillendirdiğini ve geçmiş yıllarda görülen gerekçesiz artışları sınırladığını ifade etti.

Öte yandan, Riyad’ın kuzeyindeki arazilerde fiyatların ‘serbest düşüşe’ benzer bir gerileme yaşadığına dikkat çekildi. Piyasa raporlarına göre bazı bölgelerde fiyatlar, yıllarca süren hızlı yükselişlerin ardından kayda değer oranlarda düştü. Bu yükselişlerin, büyük ölçüde spekülasyon ve hızlı büyüme beklentileriyle desteklendiği belirtilirken, mevcut gerilemenin ise daha gerçekçi kriterlere dayalı bir yeniden fiyatlama sürecinin parçası olarak değerlendirildiği aktarıldı.

Riyad’da tespit edilen arazi planlarının haritası (SPA)Riyad’da tespit edilen arazi planlarının haritası (SPA)

Spekülasyondan gayrimenkul geliştirmeye

Zehrani, dengeleyici gayrimenkul kararlarının üzerinden geçen bir yıl içinde piyasada bir dizi önemli eğilimin öne çıktığını belirtti. Bunların başında, likiditenin bir bölümünün spekülasyondan gayrimenkul geliştirme faaliyetlerine kayması gelirken, arazi alım satımı yerine planlı projelere yönelimin arttığını ifade etti. Ayrıca kısa vadeli yatırımcıların etkisinin azalmasıyla birlikte gerçek konut alıcısının piyasanın ana itici gücü haline geldiğini vurguladı.

Zehrani, konut birimleri ve geliştirilmiş arsalar için ‘harita üzerinden satış’ projelerinin ilk örneklerinin ortaya çıkmaya başladığını, bu modelin konut arzını artırma ve mülkiyet maliyetlerini düşürme açısından önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaşmasının beklendiğini söyledi. Piyasanın aynı zamanda, başta boş gayrimenkullere yönelik vergiler olmak üzere, beklenen yeni düzenlemeleri yakından izlediğini; bu adımların şehirlerde atıl varlıkların ekonomiye kazandırılmasına ve mevcut emlak stokunun daha verimli kullanılmasına katkı sağlamasının öngörüldüğünü dile getirdi.

Önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmesinde Zehrani, Riyad’daki emlak piyasasının daha olgun ve sürdürülebilir bir aşamaya ilerleyeceğini, harita üzerinden satış projelerinde artış ve şehir içi arzın genişlemesiyle birlikte reformların etkisinin süreceğini belirtti. Zehrani, bu sürecin fiyat istikrarını destekleyeceğini ve arz-talep dengesinin daha sağlıklı bir zemine oturmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Zehrani ayrıca, bugün Riyad emlak piyasasında yaşananların bir durgunluktan ziyade, piyasayı daha sürdürülebilir bir modele taşıyan yeniden yapılanma süreci olduğunu vurguladı. Bu modelin, gayrimenkul geliştirme ve gerçek konut talebine dayanarak kentsel kalkınma hedeflerini destekleyeceğini ve başkentte yaşam kalitesini artıracağını sözlerine ekledi.

Piyasa davranışı

Gayrimenkul uzmanı ve pazarlama danışmanı Abdullah el-Musa, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyad gayrimenkul piyasasının ekonomik döngüsü içinde kritik bir aşamaya girdiğini belirtti. Musa, bu yıl yaşanan dönüşümlerin yalnızca işlem sayısı ya da değerleriyle açıklanamayacağını, daha geniş bir çerçevede piyasa davranışlarının yeniden şekillenmesi ve arz-talep ilişkisinin yeniden dengelenmesi bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Musa, söz konusu kararlar öncesindeki yıllarda Riyad’daki gayrimenkul piyasasında fiyatların hızlı bir şekilde yükseldiğini, bu artışların artan talep, hızlı kentsel büyüme ve farklı yatırımcı gruplarının piyasaya girişi gibi çeşitli faktörlerden kaynaklandığını söyledi. Ancak zamanla, piyasanın sürdürülebilirliğini sağlamak ve gerekçesiz fiyat artışlarını sınırlamak için yeniden denge kurulmasının kaçınılmaz hale geldiğini vurguladı.

Musa, son bir yılda işlem hacminde yaşanan gerilemenin, piyasanın yeniden dengelenme sürecinin doğal bir yansıması olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu aşamada alıcıların daha temkinli davrandığını ve yatırım kararlarını yeniden gözden geçirdiğini ifade eden Musa, geliştiriciler ile mülk sahiplerinin de yeni koşullara uyum sağlamak amacıyla fiyatlandırma ve pazarlama stratejilerini revize ettiğini söyledi.

Musa, bu dönemin en dikkat çekici özelliklerinden birinin piyasa oyuncuları arasında artan bilinç düzeyi olduğunu vurguladı. Satın alma kararlarının artık kısa vadeli fiyat artışı beklentilerinden ziyade değer ve ekonomik fizibiliteye dayandığını belirten Musa, bazı gayrimenkul şirketlerinin de daha uzun vadeli ödeme planları sunarak ve ürünlerini piyasa ihtiyaçlarına göre yeniden tasarlayarak satış ve pazarlama modellerini gözden geçirmeye başladığını kaydetti.

Bu sürecin, bazı bölgelerde fiyat hareketlerini etkileyen spekülatif işlemlerin azalmasına katkı sağladığını dile getiren Musa, bunun karşılığında arsaların elde tutulmak yerine geliştirilerek projelere dönüştürülmesi yönünde daha güçlü bir eğilim oluştuğunu ifade etti.

Musa, Riyad gayrimenkul piyasasında yaşananların bir durgunluk değil, piyasa kurallarını yeniden tanımlayan bir geçiş süreci olduğunu belirterek, bu dönüşümün spekülasyona dayalı yapıdan, gerçek varlık değerine ve uzun vadeli geliştirme verimliliğine dayanan daha istikrarlı ve olgun bir modele geçişi temsil ettiğini söyledi. Bunun, ülkenin ekonomik dönüşümüne uyum sağlayabilecek daha sürdürülebilir bir gayrimenkul piyasasının inşası açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini de paylaşan Musa, Riyad’daki gayrimenkul piyasasının daha dengeli ve olgun bir seyir izleyeceğini, projeler arasındaki rekabetin ise giderek daha fazla ürün kalitesi, geliştirme verimliliği ve piyasa ihtiyaçlarına uyum üzerinden şekilleneceğini ifade etti. Musa, şehirde devam eden büyük ölçekli projelerin etkisiyle gayrimenkul sektörünün ekonomik büyümeyi destekleyen başlıca alanlardan biri olmayı sürdüreceğini sözlerine ekledi.


Meta'nın aldığı şirketin yöneticilerinin Çin'den ayrılması yasaklandı

11 Şubat 2026'da Fransa'nın doğusundaki Mulhouse'da bir akıllı telefonun ekranında Meta logosu görülüyor (AFP)
11 Şubat 2026'da Fransa'nın doğusundaki Mulhouse'da bir akıllı telefonun ekranında Meta logosu görülüyor (AFP)
TT

Meta'nın aldığı şirketin yöneticilerinin Çin'den ayrılması yasaklandı

11 Şubat 2026'da Fransa'nın doğusundaki Mulhouse'da bir akıllı telefonun ekranında Meta logosu görülüyor (AFP)
11 Şubat 2026'da Fransa'nın doğusundaki Mulhouse'da bir akıllı telefonun ekranında Meta logosu görülüyor (AFP)

Çin'in, Meta'nın 2 milyar dolarlık bir anlaşmayla satın aldığı yapay zeka girişiminin patronunun ülkeden ayrılmasını engellediği bildirildi.

Financial Times'ın haberine göre Manus CEO'su Xiao Hong'a, düzenleyici kurumlar satış anlaşmasını incelerken Çin'den ayrılamayacağı bildirildi ve baş bilim insanı Ji Yichao'nun da ülkeden çıkması yasaklandı.

Facebook, Instagram ve WhatsApp'ın sahibi Meta, yapay zeka hizmetlerini güçlendirmek amacıyla Manus'u satın alacağını aralık ayında duyurmuştu.

Geçen yıl "dünyanın tamamen otonom ilk yapay zekası" diye tanımladığı teknolojisini tanıttıktan sonra dikkatleri üzerine çeken Çin girişimi, temmuzda genel merkezini Singapur'a taşımıştı.  

Teknolojiyi yapay zeka için "yeni paradigma" diye tanımlayan yaratıcılarına göre Manus'un yapay zeka ajanı, tatil rezervasyonu yapmak veya podcast oluşturmak gibi karmaşık görevleri herhangi bir insan rehberliğine ihtiyaç duymadan yerine getirebiliyor.

Geçen martta ilk kez piyasaya sürülen Manus, önde gelen ABD şirketlerine ait bazı yapay zeka ajanlarının performansını geride bıraktıktan sonra 2 milyondan fazla kullanıcının bekleme listesine girmişti.

Meta, bağımsız Manus hizmetini işletmeye sürdürürken, bu hizmetin özelliklerini diğer ürünlerine de entegre edeceğini belirtmişti.

Satın alma işleminin duyurulmasından kısa süre sonra Çin Ticaret Bakanlığı, anlaşmanın yerel yasa ve yönetmeliklere uygun olup olmadığını araştıracağını açıklamıştı.

Meta yaptığı açıklamada satış anlaşmasının "yürürlükteki yasalara tamamen uygun" olduğunu belirterek "soruşturmanın düzgün bir şekilde sonuçlanmasını" beklediklerini eklemişti.

Bu satın alma, yapay zeka girişimlerini hedefleyerek bu alanda Google, Microsoft ve OpenAI'la rekabet etmeyi amaçlayan Meta CEO'su Mark Zuckerberg'ün, son aylardaki ses getiren birkaç devir işleminden biri.

Aralık ayında The Independent'la paylaşılan bir açıklamada Manus CEO'su Xiao Hong, "Meta'ya katılmak, birinci sınıf yapay zeka ürünlerini yaygınlaştırma yolculuğumuzda bir sonraki mantıklı adım" demişti.

Meta'nın mevcut ekipleriyle ortaklık kurarak Manus'un teknolojisini küresel bir yapay zeka portföyüne entegre edebilir ve otonom ajan yeteneklerimizi milyonlarca işletme ve yaratıcıya sunabiliriz.

Independent Türkçe


Savaşın uzamasıyla küresel piyasalar alarmda: Yatırımcılar nereye kaçacak?

New York'taki Wall Street Borsası'ndaki yatırımcılar (Reuters)
New York'taki Wall Street Borsası'ndaki yatırımcılar (Reuters)
TT

Savaşın uzamasıyla küresel piyasalar alarmda: Yatırımcılar nereye kaçacak?

New York'taki Wall Street Borsası'ndaki yatırımcılar (Reuters)
New York'taki Wall Street Borsası'ndaki yatırımcılar (Reuters)

İran’a yönelik savaş, Doğu’dan Batı’ya küresel piyasalarda işlem yapanlar açısından son derece olumsuz bir tablo ortaya koyuyor. Şanghay merkezli fon yöneticisi Wang Yabi için ise mesele, geceleri rahat uyuyabilmekle ilgili. Ortadoğu’daki savaşın sürmesiyle küresel piyasalarda yaşanan sert satış dalgası karşısında Wang, portföyündeki pozisyonlarını keskin şekilde azalttı.

Özel Zigji fonunun yöneticisi Wang, pazartesi günü Çin hisselerinde yaşanan sert düşüşle ilgili şu ifadeleri kullandı:  “Keskin dalgalanmaları sevmem... Açılış kötüydü, bu yüzden portföy pozisyonlarımı yaklaşık yüzde 30’a indirdim. Sonrasında kendimi çok daha rahat hissettim.”

Hafta içinde sınırlı bir toparlanma görülse de Wang, hisse senetlerinden petrole, tahvillerden altına kadar tüm varlık sınıflarında gözlenen keskin ve öngörülemez dalgalanmalar nedeniyle yeni pozisyon eklemeyi planlamıyor.

Wang, “Bugün dipten alım fırsatı yakalamaya çalışıyorsunuz, ertesi gün yeni bir satış dalgasıyla karşılaşıyorsunuz. Belirsizlik hâkim olduğunda, iç huzuru için pozisyonlarınızı azaltırsınız” ifadelerini kullandı. Wang yalnız değil; Şanghay’dan New York’a kadar traderlar, yatırımcılar, varlık yöneticileri ve bankacılar uykusuz geceler, hafta sonu çalışmaları, müşterilerle uzun toplantılar ve son dakika işlemlerinde artan stresle karşı karşıya.

Bu zorlukların temelinde, ABD ve İsrail’in İran’la yürüttüğü savaşın ne kadar süreceğine dair belirsizlik ve bunun petrol fiyatları (şimdiden varil başına 100 doların üzerine çıktı), enflasyon, faiz oranları ve merkez bankası politikaları üzerindeki etkileri yer alıyor. Beşinci haftasına girmek üzere olan savaş, geleneksel güvenli liman olan altının 2008’den bu yana en büyük aylık düşüşünü yaşamasına yol açtı; fiyatlar yaklaşık yüzde 16 geriledi. ABD Hazine tahvillerinin getirileri ise bu ay 46 baz puan artarak Ekim 2024’ten bu yana en güçlü yükselişi kaydetti.

Piyasa oyuncularından bazıları 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşı ve Kovid-19 pandemisi gibi geçmiş krizlerden ders çıkarmaya çalışsa da çoğu yatırımcı eski stratejilerin artık işe yaramadığını düşünüyor.

Güvenli varlıklar tartışması

Gama Varlık Yönetimi’nin Baş Yatırım Sorumlusu Rajeev De Mello, hafta sonları da çalıştıklarını ve ekip toplantılarının uzadığını belirterek, “Gerçek anlamda güvenli varlık sayısı çok az... ABD tahvilleri işe yaramıyor, yen ve İsviçre frangı gibi geleneksel güvenli para birimleri de öyle. Altın ve gümüş de durumu iyileştirmiyor” dedi.

Şubat ayı sonunda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırılarıyla başlayan ve yaklaşık bir aydır süren savaş, Tahran’ın dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz akışının beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasına yol açtı. Bu durum, yüksek enflasyonla düşük büyümenin bir arada görüldüğü stagflasyon endişelerini artırırken, yatırımcıları ABD doları dışında neredeyse tüm varlıkları satmaya itti. Singapur merkezli De Mello, “Savaşın başlamasından bu yana hisse yatırımlarımızı azalttık; saklanacak yer yok” dedi.

Asya borsaları sert darbe aldı

Güney Kore hisseleri bu ay yaklaşık yüzde 13, Japonya Nikkei endeksi ise yüzde 9 geriledi. ABD hisseleri ise görece daha iyi performans göstererek yalnızca yüzde 6 düştü ve bu durum bazı yatırımcıların ilgisini çekti.

Hong Kong’da UBS’de işlem satışları başkanı Kenyon Tsieh, mart ayı başından bu yana işlem masalarında her gün net satış görüldüğünü, özellikle küresel yatırımcıların Tayvan’a en büyük maruziyetini temsil eden ve Asya’nın en değerli şirketi olan TSMC hisselerinde yoğun satış yaşandığını söyledi.

Londra merkezli Allspring Global Investments’tan Matthias Scheiber ise gelişmekte olan piyasalardaki pozisyonlarını azalttığını ve taktiksel olarak ABD varlıklarına yöneldiğini, ancak küresel merkez bankalarının Avustralya’yı izleyerek faiz artırması halinde baskının artabileceğini ifade etti.

Piyasa çalkantılarında kayıp yaşayanlar için tablo daha da zor. Bir enerji şirketinde çalışan bir trader, şirketinin petrol fiyatlarının düşeceğine yönelik pozisyonlar taşıdığını ve savaşın başlamasıyla birlikte uykusuz geceler yaşadığını söyledi. İsmini vermek istemeyen trader, “Savaşın başladığı hafta sonu kelimenin tam anlamıyla uyuyamadım” dedi.

Eşi görülmemiş şok

UOB Kay Hian’da özel varlık yönetimi direktörü Kenneth Goh için de durum farklı değil. Goh, kayıplardan ziyade müşterilerin portföylerini yönetme baskısı nedeniyle neredeyse hiç uyuyamadığını belirterek, “Hiç durmadan devam ediyor. Şanslıysam gece yarısı uyurum, değilse sabaha karşı 2, 3 ya da 4’te... Ama bu, seçtiğim hayat” dedi.

Ortadoğu’daki çatışmaya ilişkin süregelen belirsizlik, şirket tahvili piyasasındaki yeni işlemleri de etkiledi. New York’ta bankalar, video oyun geliştiricisi Electronic Arts’ın 55 milyar dolarlık satın alımı için yaklaşık 18 milyar dolarlık borcu üstlendi.

Piyasalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın elektrik altyapısına yönelik saldırılar için verdiği süreyi yakından takip etti. Bu takvim, İran elektrik şirketinin tahvil ihracının son aşamalarıyla çakıştı ve borçlanma koşullarını etkileyebilecek bir unsur olarak öne çıktı.

Konuya yakın iki bankacıya göre, hafta sonu boyunca işlemde yer alan bankacılar, İran altyapısına olası saldırı ve bunun tahvil fiyatlarına etkisine karşı hazırlık yaptı. Trump’ın pazartesi günü saldırıları beş gün ertelemesinin ardından bankalar, farklı para birimlerinden oluşan yaklaşık 6,6 milyar dolarlık yüksek getirili tahvil diliminde borçlanma maliyetlerini düşürebildi. Perşembe günü ise Trump, saldırı tehdidini 6 Nisan’a kadar 10 gün süreyle askıya aldı.

Bu sürekli dalgalanma, yatırımcıları piyasaları anbean izlemeye zorluyor. Aravali Varlık Yönetimi Baş Yatırım Sorumlusu Mukesh Dev, “Piyasayı sürekli takip etmek ve anında tepki vermek zorundasınız; bu da zihinsel kapasitenizi ciddi şekilde etkiliyor” dedi.

Dev, 2008 küresel finans krizi ve 1990’ların sonundaki Asya krizinde benzer dalgalanmalar gördüğünü, ancak mevcut durumun o dönemlerle kıyaslanıp kıyaslanamayacağı konusunda henüz net konuşamayacağını belirterek, “Bu durum bir hafta daha sürerse göreceğiz. Hata yapma lüksü yok; hatalar kesinlikle kabul edilemez” ifadelerini kullandı.