ABD, Çin, Rusya, Ukrayna, Afrika… 2022’de savaş riski yüksek noktalar

Ukraynalı bir asker doğu Ukrayna'daki ayrılıkçılarla olan temas hatlarından birinde (AP)
Ukraynalı bir asker doğu Ukrayna'daki ayrılıkçılarla olan temas hatlarından birinde (AP)
TT

ABD, Çin, Rusya, Ukrayna, Afrika… 2022’de savaş riski yüksek noktalar

Ukraynalı bir asker doğu Ukrayna'daki ayrılıkçılarla olan temas hatlarından birinde (AP)
Ukraynalı bir asker doğu Ukrayna'daki ayrılıkçılarla olan temas hatlarından birinde (AP)

2021 yılı, başta Kovid-19 pandemisinin ve varyantlarının devam etmesi, ekonomik zorluklar ve dünya genelinde insan hayatındaki değişiklikler başta olmak üzere birçok olay ve çatışmalı ilişkilerle doluydu. ABD-Çin, Çin-Tayvan, ABD-Rusya, Rusya-Ukrayna, Polonya-Belarus ve Azerbaycan-Ermenistan arasındaki krizler ve Afganistan'daki Amerikan ve NATO askeri varlığının kaotik sonu, Avrupa'ya yönelik yasadışı göç sorunu, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın destekçilerinin dünyayı hayrete düşüren bir şekilde Kongre binasını basması ve çok daha fazlası...
Ancak geçen yılın belki de en belirgin özelliği, küresel bir savaşın özellikle bir yanda Batı kampı ile diğer yanda Rusya veya Çin arasında bölgesel savaşların olasılıkları hakkında tekrar tekrar konuşulmasıydı. Ancak, öyle görünüyor ki, halkların çatışmacı doğası normalleşmenin önüne geçiyor ve ekonomik açgözlülük hala devletler arasındaki ilişkilerin ön saflarında yer alıyor. Karşılıklı nükleer unsurlar bile savaşlara engel olmak için yeterli bir caydırıcılık oluşturmuyor.
Aşağıdaki satırlarda, kapsamlı olmayan, ancak kaçınılmaz olarak büyük olacak savaşlara dönüşmesi muhtemel en belirgin çetrefilli konulara ve sıcak noktalara ışık tutuyoruz…

Ukrayna
Dünya, Ukrayna güçleri ile Rus destekli ayrılıkçılar arasında 2014 yılından bu yana Doğu Ukrayna'da bir savaş olduğunu unutuyor. Savaş, Ukrayna'nın Moskova yanlısı cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç'in Batı'nın desteğiyle devrilmesinden sonra başladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, buna Kırım'ı ilhak ederek ve doğu Ukrayna'nın Donbass bölgesindeki ayrılıkçıları destekleyerek yanıt verdi. Askeri bir yenilgiden korkan Ukrayna, Donbas'ta tam olarak gerçekleştirilmemiş iki barış anlaşması (Minsk Anlaşması) imzaladı.
Putin ile 2019'da göreve başlayan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski'nin barış getirme vaadiyle üzerinde anlaşmaya vardığı ateşkes çöktü. 2021 baharında Rusya lideri Vladimir Putin 100 binden fazla askeri Ukrayna sınırına yığdı, ardından ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı görüşmeden haftalar sonra birçoğunu geri çekti. Ancak Rusya daha sonra güçleri yeniden harekete geçirdi.

Ukraynalıları endişelendiren şey, ABD liderliğindeki Batılı ülkelerin açık Rus tehdidine karşılık ekonomik yaptırımların sopasını sallamaktan ve Karadeniz'de bazı manevralar ve askeri tatbikatlar yapmaktan başka bir şey yapmamasıdır. Buna ek olarak, Rusya Devlet Başkanı yakın gelecekte Ukrayna'yı işgal etmekten kaçınabilir, ancak Ukrayna'nın doğusundaki ayrılıkçılara desteğini güçlendirmeye ve böylece oradaki çatışmayı gerçek bir savaş seviyesine yükseltmeye her an hazır halde olabilir.

ABD ve Çin
Gözler ister istemez dünyanın en büyük iki ekonomisi olan ABD ve Çin arasındaki sürekli gergin olan ilişkilere çevriliyor. Ticari ilişkilerdeki uyumsuzluk ve rekabet, güvenlik ve belki de askeri boyutları alması gereken jeo-ekonomik bir yarışta kendini gösteriyor.
Bu bağlamda Washington, Afganistan'dan çekilmesinin ardından Avustralya ve İngiltere ile AUKUS stratejik anlaşmasını sonuçlandırmak için acele etti. Amaç Çin'in güneyindeki deniz yollarını kontrol etmek. ABD, bu anlaşma ile Avustralya'ya, Çin emellerine karşı bu bölgedeki askeri varlığını güçlendirmek için nükleer denizaltılar sağlayacak.

Afganistan
2021 yılı, hızlı bir şekilde Afganistan’da kontrolü ele alan Taliban hareketinin zafer yılı oldu. Taliban hareketinin iktidara dönüşü şaşırtıcı değildi. Washington 2020'nin başlarında Taliban ile Amerikan kuvvetlerinin ve onlarla birlikte müttefik ülkelerin kuvvetlerinin 21 yıl sonra ülkeden çekilmesine yönelik bir anlaşma imzalamıştı.
Batı'nın oldubittiyi kabul etmesine paralel olarak, tüm Afganlar yurtdışındaki varlıkların dondurulması ve kendilerine asgari yaşam gereksinimlerini sağlayan hayati yardımların askıya alınmasıyla kısıtlandı.

Taliban şu anda Afganistan'ı kontrol ediyor, ancak etnik yapısı, hassas coğrafi konumu ve DEAŞ'ın varlığıyla tehdit edilen bu karmaşık ülke, yakında kendisini yabancı müdahaleleri çeken bir iç savaş olasılığına karşı savunmasız kalıyor.

Etiyopya
Etiyopya hükümet güçleri ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasında bir yıldan fazla süredir devam eden çatışmalar barış beklentilerine sahip olanlar için hayal kırıklığı yaratmaya devam ediyor. Şu anda, hükümet güçlerinin savaşta üstünlüğü var gibi görünüyor ancak güç dengesi hızla değişebilir. Çünkü iki taraf da halk desteğine sahip ve her an harekete geçebilir.

Bilinen tek şey, bu savaşın Etiyopya toplumunun vücudunda onarılması kolay olmayan yaralar bırakması...

Afrika'daki Aşırılıkçılar
Afrika'da DEAŞ 2017'den sonra güçlü bir şekilde ortaya çıktı. Bazı ülkelerdeki idari, güvenlik ve siyasi ortamın zayıflığı ve kontrol edilmesi zor olan geniş çöl arazileri örgütün ortaya çıkmasına yardımcı oldu. Şiddet, Sahel bölgesinde, özellikle Mali, Nijer ve Burkina Faso'da ortaya çıktı.
Nijerya'daki Boko Haram’ı, Somali'deki Eş-Şebab’ı ve Mozambik, Kongo ve Uganda'da son zamanlarda ortaya çıkan radikal örgütleri zikretmekte fayda var.

Aradan yıllar geçse de bölgede çatışmalar bitmiyor. Henüz barışa ulaşmayı başaramamış insan ırkı, geçmişten beri devam eden ölümcül bir oyun ile yüzleşmeyi sürdürüyor.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.