İnsan Hakları İzleme Örgütünden, Etiyopya'nın Tigraylılara baskı uyguladığı iddiası

AA
AA
TT

İnsan Hakları İzleme Örgütünden, Etiyopya'nın Tigraylılara baskı uyguladığı iddiası

AA
AA

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Suudi Arabistan'dan yakın zamanda sınır dışı edilerek Etiyopya'ya dönen Tigraylılara, Etiyopya tarafından baskı uygulandığını öne sürdü.
HRW Mülteci ve Göçmen Hakları Araştırmacısı Nadia Hardman, görgü tanıklarıyla görüşülerek elde ettikleri bilgileri basınla paylaştı.
Hardman, Suudi Arabistan'dan sınır dışı edilerek Etiyopya'ya dönen Tigray etnik grubuna yönelik kitlesel tutuklama yapıldığını, bazılarından ise haber alınamadığını iddia etti.
Etiyopya'ya keyfi olarak alıkonulan Tigraylıların serbest bırakılması çağrısı yapan Hardman, "Suudi Arabistan'da korkunç bir şekilde tacize maruz kalan Tigraylı göçmenler, Etiyopya'ya geldiklerinde hapishanelere kapatılıyor." ifadesini kullandı.
Etiyopya hükümeti ise Tigraylı ayrılıkçılara destek veren kişilerle mücadele ettiklerini öne sürdü.

Binlerce Tigraylı, daha iyi bir hayat için yasa dışı yollarla göç ediyor
Etiyopya'nın Amhara ve Tigray bölgelerinde yaşayan binlerce Tigraylı, daha iyi bir hayat için yasa dışı yollarla Suudi Arabistan ve Yemen'e göç ediyor.
Tigray Halk Kurtuluş Cephesine (TPLF) bağlı isyancıları ülkenin kuzeyindeki Amhara ve Afar eyaletlerinden çıkaran Etiyopya, Tigray eyaletine yeniden operasyon planlanmadığını açıklamıştı.
Hükümet güçleriyle isyancılar arasında Kasım 2020'den bu yana süren çatışmalar, şimdiye dek yüz binlerce kişiyi yerinden etti ve milyonlarca kişiyi insani yardıma muhtaç hale getirdi.



Saldırıların şiddetlenmesiyle diplomasi kapısı kapalı kalmaya devam ediyor

Acil durum hizmetinden iki personel, dün Tel Aviv'de İran'ın balistik füzesinin düşürülmesi sonucu yanan araçları inceliyor (EPA)
Acil durum hizmetinden iki personel, dün Tel Aviv'de İran'ın balistik füzesinin düşürülmesi sonucu yanan araçları inceliyor (EPA)
TT

Saldırıların şiddetlenmesiyle diplomasi kapısı kapalı kalmaya devam ediyor

Acil durum hizmetinden iki personel, dün Tel Aviv'de İran'ın balistik füzesinin düşürülmesi sonucu yanan araçları inceliyor (EPA)
Acil durum hizmetinden iki personel, dün Tel Aviv'de İran'ın balistik füzesinin düşürülmesi sonucu yanan araçları inceliyor (EPA)

Dün ABD ve İsrail’in saldırılarının şiddetlenmesi ve İran’ın ağır füze saldırısıyla birlikte diplomasi kapısı kapalı kalmaya devam ederken ABD Başkanı Donald Trump askeri operasyonları sürdürme tehditlerini artırarak İran’ın Hark Adası’nı bir kez daha bombalamakla tehdit etti.

Şu an İran'la bir anlaşma yapmaya hazır olmadığını vurgulayan Trump, Tahran'ın ‘bir anlaşmaya varmayı istediğini’ ancak ‘koşullar henüz yeterince iyi olmadığı’ için bunu kabul etmeyeceğini söyledi. Yapılacak herhangi bir anlaşmanın ‘çok güçlü’ olması gerektiğinin altını çizen Trump, ayrıca, İran'ın petrol ihracat merkezi olan Hark Adası'nı yeniden hedef alacağı tehdidini yineledi. Hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Trump, birçok ülkeyi deniz trafiğini korumak ve petrol akışının devamını sağlamak için savaş gemileri göndermeye çağırdı.

Öte yandan ABD Enerji Bakanı Chris Wright, savaşın birkaç hafta içinde sona ereceğini öngörürken, ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Trump’ın İran’ın enerji altyapısını hedef almak da dahil olmak üzere ‘hiçbir seçeneği göz ardı etmeyeceğini’ vurguladı.

Diğer taraftan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran'ın ‘hiçbir zaman ateşkes talep etmediğini, hatta müzakere bile talep etmediğini’ ve İran'ın ‘ne kadar sürerse sürsün kendini savunmaya hazır olduğunu’ söyledi. Arakçi, ülkesinin enerji tesislerini hedef alan herhangi bir saldırıya karşılık vereceğini de sözlerine ekledi.

Sahada ise İsrail ordusu İran'ın askeri altyapısını vurmaya devam ettiğini açıkladı. Buna karşın İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), aralarında ‘Secil’in de bulunduğu ağır füzelerle İsrail'deki hedefleri vurduğunu duyurdu. DMO'nun önceki günlere kıyasla daha fazla füze ile saldırması dikkati çekti. İran Genelkurmay Başkanlığı Operasyonlar Komutanı Ali Abdullah, “Düşmanın teslim olmaktan başka seçeneği yok” açıklamasında bulundu. Abdullah, İran güçlerinin ‘inisiatifi elinde tuttuğunu’ kaydetti.

DMO, Netanyahu'yu takip edip ortadan kaldıracağına söz verirken, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, ‘11 Eylül saldırılarına benzer’ bir olayın düzenlenip sorumluluğunun İran'ın üzerine atılması ihtimaline karşı uyardı.


ABD'li yetkili: İran'a yönelik saldırıların bugüne kadarki maliyeti 12 milyar doları buldu

ABD Ulusal Ekonomik Konseyi direktörü Kevin Hassett, (EPA)
ABD Ulusal Ekonomik Konseyi direktörü Kevin Hassett, (EPA)
TT

ABD'li yetkili: İran'a yönelik saldırıların bugüne kadarki maliyeti 12 milyar doları buldu

ABD Ulusal Ekonomik Konseyi direktörü Kevin Hassett, (EPA)
ABD Ulusal Ekonomik Konseyi direktörü Kevin Hassett, (EPA)

ABD Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, Başkan Donald Trump yönetiminin İran'a yönelik saldırılarının ABD'ye bugüne kadar 12 milyar dolara mal olduğunu söyledi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre Hassett, CBS News'in "Face the Nation" programına verdiği röportajda, "bana bildirilen son rakam 12 milyar dolardı" dedi. Pentagon'un Kongre'ye sunduğu tahminler, savaşın ilk haftasında 11,3 milyar dolara mal olacağını gösteriyordu. Hassett, 12 milyar doların ne zaman harcandığına dair bir zaman dilimi belirtmedi.

Hassett'e ABD'nin Kongre'den ilave fon talep etmesi gerekip gerekmediği sorulduğunda, "Bence şu anda ihtiyacımız olan her şeye sahibiz. Daha fazla fon istemek için Kongre'ye tekrar başvurmamız gerekip gerekmediği konusunu Ross Vogt ve Bütçe ve Yönetim Ofisi inceleyecek diye düşünüyorum" şeklinde yanıt verdi.

ABD Bütçe ve Yönetim Ofisi, ABD hükümetinin bütçesini planlamak ve yönetmekten sorumlu kurumdur.


Amerika: Afganistan'lı sığınmacı gözaltında iken hayatını kaybetti

Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza personeli (Arşiv- Reuters)
Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza personeli (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika: Afganistan'lı sığınmacı gözaltında iken hayatını kaybetti

Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza personeli (Arşiv- Reuters)
Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza personeli (Arşiv- Reuters)

Amerikalı gazilerin öncülüğünde faaliyet gösteren bir insan hakları grubu dün yaptığı açıklamada, Afgan bir göçmenin Teksas'ta gözaltına alınmasının üzerinden 24 saatten az bir süre geçtikten sonra, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) gözetiminde iken hayatını kaybettiğini bildirdi.

Muhammed Nazir Paktival daha önce Afganistan'da ABD ordusuyla çalışmış ve daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'nde sığınma talebinde bulunmuştu.

Mülteci hakları savunucusu Afgan AVAK'ın başkanı Sean Vandevere, yaptığı açıklamada Paktival'ın sığınma başvurusuna ilişkin kararı beklerken, eşi ve altı çocuğuyla birlikte Dallas'ın bir banliyösünde yaşadığını belirtti.

Vandevere, federal ajanların Paktival'ı cuma sabahı çocuklarını okula bırakırken dairesinin önünde gözaltına aldığını ve cumartesi günü bilinmeyen nedenlerle öldüğünü ifade etti.

41 yaşındaki Paktival, Başkan Donald Trump'ın göçmen karşıtı kampanyası sırasında bu yıl Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) gözetiminde ölen en az 12. kişi oldu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre geçtiğimiz yıl, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) gözetimindeyken 31 kişi hayatını kaybetti; bu, son yirmi yılın en yüksek sayısı.

ICE, Trump'ın kitlesel sınır dışı etme politikasında merkezi bir rol oynadı.

ABD İç Güvenlik Bakanlığı (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nı denetleyen kurum), Reuters'ın yorum talebine yanıt vermek için daha fazla zamana ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Vandever, Paktival'ın ailesine, gözaltına alındığı gece Dallas'taki bir hastaneye götürüldüğünün ve ertesi sabah hala hayatta olduğunun söylendiğini, ancak kısa süre sonra öldüğünü söyledi. Afganistan Yardım Vakfı, acil soruşturma çağrısında bulundu.