Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde galeri açan Tesla tepki çekti

AA
AA
TT

Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde galeri açan Tesla tepki çekti

AA
AA

ABD'li elektrikli otomobil üreticisi Tesla'nın, 2021'in son gününde Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde galeri açması, insan hakları savunucuları ve Amerikalı siyasetçilerin tepkisine neden oldu.
Tesla, 31 Aralık Cuma günü Çin’in sosyal medya uygulaması Weibo üzerinden Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin başkenti Urumçi'de galeri açtığını duyurdu.
Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio, Twitter'dan yaptığı açıklamada Tesla'nın kararı için "Ulussuz şirketler, Çin Komunist Partisi'nin bölgede soykırım ve köle iş gücünü gizlemesine yardım ediyorlar." ifadesini kullandı.
Amerika İmalat Birliği Başkanı Scott Paul da Bloomberg'e verdiği mülakatta, "Lafımı esirgemeyeceğim, Sincan’da iş yapan tüm şirketler, oradaki kültürel soykırımın suç ortağıdır. Ancak Tesla'nın eylemleri özellikle alçakçadır." değerlendirmesinde bulundu.
Tesla'nın, Çin'deki 211'inci galerisi olduğu belirtilen mağazanın açılışına insan hakları savunucuları da sert tepki verdi.
Amerika-İslam İlişkileri Konseyi, galerinin derhal kapatılmasını ve "soykırıma ekonomik desteğe varan eylemlerden" vazgeçilmesini istedi.
Konseyin Ulusal İletişim Direktörü Ibrahim Hooper, yayımladığı açıklamada, "Hiçbir Amerikan şirketi, dini ve etnik bir azınlığı hedef alan bir soykırım kampanyasının odak noktası olan bir bölgede iş yapmamalıdır." ifadesini kullandı.
İnsan Hakları İzleme Örgütünün (HRW) araştırmacılarından Sophie McNeill da Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, Pekin ve iş dünyasının uzun süredir karlarını insan haklarından üstün tuttuğunu belirtti.
Bu durumun insanlığa karşı işlenen suçlar konusunda bile değişmediğini kaydeden McNeill, 2022'de bunun devam etmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. McNeill, "Elon Musk ve Tesla yöneticileri, Sincan'da insan haklarını da dikkate almalılar ya da suç ortağı olmayı göze almalılar." değerlendirmesini yaptı.
HRW Direktörü Kenneth Roth da Twitter hesabından yaptığı paylaşımda "Uygur Müslümanlarının kitlesel tutuklama ve zulme maruz kaldığı Sincan'da galeri açan Tesla'ya" karşı büyüyen tepkilerin haklı olduğunu ifade etti.

ABD, Sincan'dan ithalatı yasaklamıştı
Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio'nun sunduğu ve Çin'in Uygur Özerk Bölgesi'nde Uygur Türkleri ve diğer dini azınlıkların zorla çalıştırılması yoluyla ürettiği malların ABD'ye ithalatının yasaklanmasını öngören tasarısı ABD Başkanı Joe Biden'ın onayıyla 23 Aralık 2021'de yasalaşmıştı.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.