Pompeo: Süleymani'yi öldürme kararı doğruydu

Eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo. (EPA)
Eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo. (EPA)
TT

Pompeo: Süleymani'yi öldürme kararı doğruydu

Eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo. (EPA)
Eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo. (EPA)

Eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin, Devrim Muhafızları Ordusu’ndaki (DMO) yabancı operasyon yetkilisi Kasım Süleymani’nin öldürülmesine yanıt olarak eski ABD Başkanı’na ve yönetim yetkililerine misilleme yapmak için ‘benzeri görülmemiş tehditlerine’ ilişkin açıklamalarda bulundu.
Pompeo, geçtiğimiz pazartesi günü Fox News’e verdiği röportajda, “Terörün en büyük destekçi ülkesi olan İran, Başkan Trump’ı ve beni yargılanmamamız halinde öldürerek misilleme yapmakla tehdit ediyor. Gerçek bir güvenlik riski söz konusu” ifadelerini kullandı.
 Pompeo, Biden yönetimini de hedef alan eleştirilerde bulundu. Biden yönetiminin her Amerikalıyı İran tehdidine karşı güvence altına almakla yükümlü olduğunun altını çizerek İran'ın misilleme tehdidinin Trump ve ABD'li yetkililere (Pompeo da dahil) eşi benzeri görülmemiş suikastlar düzenlemek anlamına geldiğini vurguladı.
Önceki hükümetin hava saldırısıyla Süleymani’yi öldürme kararını savunan Pompeo sözlerine şöyle devam etti:
“Geriye dönebilseydim, Başkan Trump’ın bu saldırıyı başlatma emriyle ilgili herhangi bir şeyi yine değiştirmezdim. ABD’yi savunuyorduk ve Amerikan halkının güvenliğini sağlıyorduk. Süleymani, ABD’ye karşı komploda aktif rol oynuyordu. Herhangi bir Amerikalının öldürülmediğinden emin olmak için meşru bir askeri müdahalede bulunduk. Bu iyi ve doğru bir karardı.”
Eski Dışişleri Bakanı, Viyana'daki müzakerelerde ABD'nin zayıf pozisyonunu da eleştirdi:
“ABD ne kadar zayıfsa, Viyana'da daha önce yapılan yozlaşmış anlaşmaya dönmek için bir anlaşma yapmak üzere müzakere masasına gittiğinizde gösterdiğiniz memnun etme çabası da artıyor. Bu memnun etme çabası aynı zamanda bir risk doğuruyor. Sizi temin ederim ki İsrailliler Biden döneminde İran'ın nükleer silah elde etmesinden endişe duyuyorlar. ABD’nin zayıflığının İsrail için gerçek bir tehlike oluşturduğunu biliyorlar. Dünya, Başkan Joe Biden'ı zayıf olarak görüyor ve bu nedenle İran da bundan yararlanıyor. İran'ın istediği anlaşma kendine büyük miktarda finansman sağlıyor. Ayrıca 2025 yılına kadar nükleer ve konvansiyonel silahlar elde etmesine izin veriyor. Bu, tarihteki en kötü anlaşmadır.”



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.