Arap Koalisyonu Husi deniz korsanlığının belgelerini paylaştı

Arap Koalisyonu bomba yüklü teknelerle Kızıldeniz’de uluslararası gemi yolculuğunun tehdit edildiğine dair kanıtlar sundu

Husi milislerinin Kızıldeniz’de ticari gemileri hedef aldığını gösteren fotoğraflar (Arap Koalisyonu)
Husi milislerinin Kızıldeniz’de ticari gemileri hedef aldığını gösteren fotoğraflar (Arap Koalisyonu)
TT

Arap Koalisyonu Husi deniz korsanlığının belgelerini paylaştı

Husi milislerinin Kızıldeniz’de ticari gemileri hedef aldığını gösteren fotoğraflar (Arap Koalisyonu)
Husi milislerinin Kızıldeniz’de ticari gemileri hedef aldığını gösteren fotoğraflar (Arap Koalisyonu)

Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, Husi milislerinin Kızıldeniz'de uluslararası seyrüseferi kurallarını ihlal etmeye devam ettiğini duyurdu. Koalisyon, gemilerin, Husilerin korsan saldırılarına maruz kalmasının İran Devrim Muhafızları tarafından planlandığını vurguladı.
Arap Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki,
Hudeyde Limanı’nda düzenlediği basın toplantısında Husilerin uluslararası sularda gerçekleştirdikleri korsanlık saldırılarıyla uluslararası hukuku ihlal ettiğini ekledi.

Koalisyon Sözcüsü el-Maliki, Husilerin Hudeyde’den 432 balistik füze fırlattığını ve ayrıca Kızıldeniz’deki gemi trafiğini hedeflemek için patlayıcı yüklü 100 tekneyi bölgeye gönderdiğini belirtti. Koalisyon, Kızıldeniz’de milisler tarafından döşenmiş düzinelerce mayını temizlediğini ve Hudeyde’den Husiler tarafından ticari gemilere karşı 13 ihlal tespit ettiğini kaydetti.

Koalisyon, milislerin BAE bayrağını taşıyan “Rawabi” gemisine uluslararası sularda saldırıp kaçırmayı planladığını belirterek, “Rawabi” gemisinin Sokotra adasındaki kasırgalardan etkilenenlere insani yardım taşıdığını söyledi.

Koalisyon Husi milislerin Kızıldeniz’in güneyindeki “Rabigh 3 römorkörü”ne saldırdığını ve Kızıldeniz’de Suudi petrol tankeri “Bekik”i hedef aldığını belgeleyen video görüntülerini kamuoyu ile paylaştı

Arap Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, Husi ihlallerinin İran’ın uluslararası deniz seferlerine yönelik tehditlerini temsil ettiğini belirtti. “Rawabi” gemisinin Sokotra adasındaki kasırgadan zarar görenlere yardım taşıdığını söyledi.
Maliki ayrıca Kızıldeniz’deki korsan saldırılarına katılanların isimlerini basınla paylaştı ve “terörist Mansur el-Saadi’nin Hudeyde Limanı’ndaki Husi korsan saldırılarından sorumlu olduğunu” kaydetti. İran’ın “eski Sana Büyükelçisi” olduğunu iddia ettiği Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Hasan İrlu’nun ise 21 Aralık’ta Kovid-19’dan ölmeden önce Husilerin korsanlık operasyonlarını denetlediğini söyledi.

Ayrıca İran gemisi “Saviz”in İran’ın silahlarını Hudeyde’ye taşımak için kullanılan sivil kamuflajlı askeri bir gemi olduğunu belirten Koalisyon Sözcüsü Maliki, İran’ın Hudeyde üzerinden Husilere kaçırmaya çalıştığı silahları gösteren bir dizi fotoğraf sundu. Maliki, İranlıların Husilere Hudeyde Limanı üzerinden silah ve füze sağladığını hatırlattı.

Liman’daki balistik füzelerin özel resimlerini göstererek Hudeyde limanının İran balistik füzelerini almak için ana liman olduğunu da sözlerine ekledi.
Koalisyon Sözcüsü ayrıca İran füzelerinin başka bölgelere nakledilmeden önce limanda monte edildiğini de belirtti. Ayrıca Hudeyde yakınlarında bulunan ve İran’ın balistik füzeleri için kullanılan Husi depolarının bir görüntüsünü de kamuoyu ile paylaştı. Sözcü Maliki, Husilerin, İran füzelerini Sana’ya aktarmadan önce Hudeyde yakınlarındaki tünellerde sakladığına dikkati çekti.

Öte yandan Yemen’deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, Husilerin uluslararası deniz taşımacılığını tehdit etmek ve korsanlık yapmak için çocukları zorla silah altına aldığına dair kanıtlar sunarken, Husi milislerinin buğday yüklü bir Türk gemisine saldırdığını gösteren görüntüleri kamuoyu ile paylaştı.
Koalisyon, milislerin gemileri hedef almak için İran’ın Nur füze sistemini kullandığını belirterek, teknelerin bombalandığına ve Kızıldeniz’de uluslararası gemi yolculuğunun tehdit edildiğine dair kanıtlar sundu.

Koalisyon, liman yakınlarında bomba yüklü teknelerle denemeler yaptıklarına dikkatleri çekerek, Salif Limanı yakınında Husi milisleri için bir askeri test alanının görüntülerini kamuoyu ile paylaştı.



Arap Koalisyonu, Aden'de silah dağıtımının ardından ez-Zubeydi'nin kaçtığını duyurdu

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Arap Koalisyonu, Aden'de silah dağıtımının ardından ez-Zubeydi'nin kaçtığını duyurdu

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun Ortak Kuvvetler Komutanlığı, Güney Geçiş Konseyi (GGK) Başkanı Aydarus ez-Zubeydi’nin hareketliliğine eşlik eden yeni ayrıntıları açıkladı. Açıklama, GGK’ye bağlı güçlerin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinde gerçekleştirdiği askeri girişimlerin ardından geldi.

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Ortak Kuvvetler Komutanlığı’nın 4 Ocak tarihinde ez-Zubeydi’ye, son askeri tırmanışın nedenlerinin ele alınması amacıyla, 48 saat içinde Suudi Arabistan’a gelmesi yönünde bildirimde bulunduğunu belirtti. El-Maliki, görüşmenin Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi ve Koalisyon liderliği ile yapılmasının planlandığını ifade etti.

El-Maliki, söz konusu davetin, Suudi Arabistan’ın öncülüğünde yürütülen ve güneydeki tarafların tutumunu birleştirmeyi, istikrarı sağlamayı ve iç çatışmalara sürüklenmenin önüne geçmeyi amaçlayan kapsamlı bir diyalog konferansına hazırlık çerçevesinde yapıldığını kaydetti.

El-Maliki, yaptığı açıklamada, ez-Zubeydi’nin Yemen Hava Yolları’na ait bir uçakla seyahatinin fiilen organize edildiğini, ancak uçuşun saatlerce ertelendikten sonra iptal edildiğini belirtti. El-Maliki, bu durumun ardından sahada gerginlik yaşandığını, havalimanı çevresindeki sivil tesislerin yakınında silahlı unsurlar ve askeri araçların görüldüğünü ifade etti.

El-Maliki, GGK’ye bağlı güçlerin Aden kentinde çeşitli hareketlilikler gerçekleştirdiğini, askeri konuşlanma yapıldığını ve havalimanı içindeki hareketliliğin engellendiğini kaydetti. Açıklamada, bazı yolların kapatıldığı ve kent genelinde silahlı unsurların konuşlandırıldığı, Koalisyon’un bu durumu ‘gerekçesiz bir adım’ olarak değerlendirdiği ve bunun güvenlik ile istikrarı tehdit ettiği vurgulandı.

Arap Koalisyonu, ez-Zubeydi’ye ‘ev hapsi’ uygulandığı ya da alıkonulduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı. Açıklamada, ez-Zubeydi’nin hareketlerinin serbest olduğu ve seyahatinin engellendiğine dair iddiaların asılsız olduğu belirtildi. Ayrıca, Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi’nin, Aden’de olası silahlı çatışmaların önlenmesi ve durumun kontrol altına alınması amacıyla Koalisyon’dan müdahale talebinde bulunduğu ifade edildi. Önceliğin sivillerin korunması, kentlerin militarizasyonunun önlenmesi ve askeri güçler arasında herhangi bir çatışmanın engellenmesi olduğu kaydedildi.

Açıklamaya göre Koalisyon, sivil tesislerin çevresindeki tüm silahlı unsurların bölgeden çekilmesi ve hükümet ve güvenlik makamlarıyla koordinasyon içinde hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

Ortak Kuvvetler Komutanlığı, Yemen hükümeti ve Aden’deki yerel yetkililerle koordinasyon halinde çalıştığını, güvenlikte herhangi bir bozulmanın önüne geçmeyi, istikrarı korumayı ve sivillerin riske atılmasını engellemeyi hedeflediğini bildirdi. Sahadaki güçlere talimatlara uyma, hayati tesislerden uzak durma ve koordine edilmemiş askeri hareketleri durdurma çağrısı yapıldı. Açıklamada, amacın ‘Aden’i korumak ve çatışmanın kente taşınmasını önlemek’ olduğu ifade edildi.

Koalisyon, açıklamasını, Husilere karşı cephede yer alan taraflar arasında görüş ayrılıklarını gidermeye yönelik siyasi çabalarını sürdürdüğünü ve Yemen hükümeti ile devlet kurumlarına desteğinin devam ettiğini vurgulayarak tamamladı. Kentlerin militarizasyonu ya da yeni bir tırmanışın, yalnızca çatışmanın yayılmasına ve güneydeki siyasi ve güvenlik tablosunun daha da karmaşık hale gelmesine hizmet edeceği uyarısında bulunuldu.


Kahire, Gazze anlaşmasını ilerletmek için önümüzdeki hafta Hamas heyetini ağırlayacak

Gazze Şeridi'nin güneyindeki enkaz yığınları arasında Hamas mensupları ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) üyeleri (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki enkaz yığınları arasında Hamas mensupları ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) üyeleri (AFP)
TT

Kahire, Gazze anlaşmasını ilerletmek için önümüzdeki hafta Hamas heyetini ağırlayacak

Gazze Şeridi'nin güneyindeki enkaz yığınları arasında Hamas mensupları ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) üyeleri (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki enkaz yığınları arasında Hamas mensupları ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) üyeleri (AFP)

Filistinli bir kaynak dün Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Kahire’nin gelecek hafta Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının ilerletilmesi amacıyla Hamas’tan bir heyeti ağırlayacağını söyledi.

Hamas’a yakın kaynak, planlanan ziyaretin ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına ilişkin maddeleri ele alacağını, özellikle de anlaşmanın uygulanma sürecini ilerletmek amacıyla Gazze Şeridi’ni yönetecek teknokratlardan oluşan yönetim komitesinin isimlerinin netleştirilmesinin gündemde olacağını belirtti. Kaynak, Hamas lideri ve müzakere heyeti başkanı Halil el-Hayye’nin başkanlık edeceği görüşmelerin gelecek hafta başlayacağını, ancak heyetin Kahire’ye varış tarihinin henüz belirlenmediğini kaydetti.

Öte yandan Şarku’l Avsat dün El Fetih’e yakın iki Filistinli kaynakla da temas kurdu. Söz konusu kaynaklar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun engelleri karşısında, anlaşmanın ikinci aşamasına yönelik düzenlemelerde Mısır’ın rolünün büyük önem taşıdığını vurguladı. Netanyahu’nun dün yaptığı açıklamada, son İsrailli rehinenin cenazesi teslim edilmeden Refah Sınır Kapısı’nın açılmayacağını duyurmasının bu engellerin son örneği olduğu ifade edildi.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN dün yaptığı haberde, Netanyahu’nun Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı’nın, Gazze’de tutulan son İsrailli rehine Ran Gvili’nin cenazesi geri verilmeden açılmasını reddetme tutumunda ısrarcı olduğunu aktardı. Netanyahu’nun, bu konuda ABD yönetimiyle yapılmış anlaşmalar bulunduğunu savunduğu belirtildi.

Refah Sınır Kapısı’nın açılmasına yönelik bu İsrail geri adımı, Gazze ateşkes anlaşmasının ilk aşamasının başladığı 10 Ekim’de hayata geçirilmesi beklenen düzenlemenin uygulanmaması anlamına geliyor. İsrail gazetesi Haaretz’in pazar günü bilgili kaynaklara dayandırdığı haberinde ise Refah Sınır Kapısı’nın yakın zamanda iki yönlü olarak açılmasının planlandığı, kapının yönetiminde Avrupalı güçlerin merkezi bir rol üstleneceği ve bu güçlerin İsrail’e ulaştığı, bölgede konuşlandırılmaya hazır olduğu belirtilmişti.


Suriye: Halep'te ordu güçleri ile SDG arasında yeniden çatışmalar başladı

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Halep İç Hastalıkları Hastanesi'ni hedef almasının ardından hastalar ve yaralılar er-Razi Hastanesi'ne getirildi. (SANA)
Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Halep İç Hastalıkları Hastanesi'ni hedef almasının ardından hastalar ve yaralılar er-Razi Hastanesi'ne getirildi. (SANA)
TT

Suriye: Halep'te ordu güçleri ile SDG arasında yeniden çatışmalar başladı

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Halep İç Hastalıkları Hastanesi'ni hedef almasının ardından hastalar ve yaralılar er-Razi Hastanesi'ne getirildi. (SANA)
Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Halep İç Hastalıkları Hastanesi'ni hedef almasının ardından hastalar ve yaralılar er-Razi Hastanesi'ne getirildi. (SANA)

Suriye resmi haber ajansı SANA, Halep’te ordu ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki çatışmaların bugün yeniden başladığını bildirdi. Ajans, SDG güçlerinin es-Suryan mahallesini topçu ateşiyle hedef aldığını aktardı. Ordunun Halep’teki Kastelo ve Şihan hattında SDG unsurlarıyla çatıştığını belirten ajans başka detay vermedi.

Dün ise resmi Suriye medya organları, SDG’nin şehirdeki birkaç mahalleyi hedef aldığını ve ordunun ateş kaynaklarına karşılık verdiğini duyurmuştu. Bu saldırıların 4 sivilin ölümüne ve 10 kişinin yaralanmasına yol açtığı öne sürülmüştü. Ancak SDG, bu iddiaları reddederek, Halep’teki mahallelerin Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlı silahlı gruplar tarafından ‘ağır silahlarla’ hedef alındığını, bunun sonucunda 3 kişinin hayatını kaybettiğini ve 26 kişinin yaralandığını açıkladı.