Türkiye'nin hava savunma sistemi zayıf mı? Uzmanlar cevapladı: Balistik füzelere karşı çok güçlü bir hava savunmasından söz edilemez

Türkiye'nin elindeki hava savunma sistemlerinden Hawk'lar balistik füzelere karşı etkili değil / Fotoğraf: savunmasanayist.com
Türkiye'nin elindeki hava savunma sistemlerinden Hawk'lar balistik füzelere karşı etkili değil / Fotoğraf: savunmasanayist.com
TT

Türkiye'nin hava savunma sistemi zayıf mı? Uzmanlar cevapladı: Balistik füzelere karşı çok güçlü bir hava savunmasından söz edilemez

Türkiye'nin elindeki hava savunma sistemlerinden Hawk'lar balistik füzelere karşı etkili değil / Fotoğraf: savunmasanayist.com
Türkiye'nin elindeki hava savunma sistemlerinden Hawk'lar balistik füzelere karşı etkili değil / Fotoğraf: savunmasanayist.com

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçen cumartesi akşamı Habertürk TV'de Fatih Altaylı'nın konuğuydu.
Programın bir bölümünde iktidarın dış politikasını ve S-400 alımını eleştiren Kılıçdaroğlu, dikkat çekici bir iddiada bulunarak, "Şu anda hava savunma sistemimiz çok zayıf. Bütün dünya bunu biliyor. Bu bölgede hava savunma sistemi en zayıf olan ülke şu anda Türkiye" dedi.
Altaylı'nın "Daha önce de zayıftı" demesi üzerine Kılıçdaroğlu, cevaben "Hiç değilse diğerlerinin F-35'i yoktu. F-16 bizde de vardı, onlarda da vardı. Şimdi onların hepsinde F-35 var. Bir de F-16'ların yedek parçaları da verilmiyor. F-35 almak için ödediğimiz parayı da alamıyoruz" diyerek iddialarını sürdürdü.

"Hava savunmada için alınan S-400'ler ABD'yle krize neden oldu"
Türkiye'nin uzun süreden beri uzun menzilli hava savunma sistemleri temin etmek için çaba içerisinde olduğu biliniyor.
Özellikle balistik yani karadan karaya atılan füzelere karşı Türkiye'nin orta menzilde hava savunma ihtiyacını karşılayan ve 1960'larda üretilen MIM-23 Hawk füzelerinin etkinliği bulunmuyor.
Türkiye, hem uzun menzilli, hem de balistik füzelere karşı etkili bir sistem almak için önce önce ABD'nin kapısını çalarak Patroit almak istedi.
Bu konuda ilerleme sağlanamayınca Rusya'dan iki adet S-400 uzun menzilli hava savunma füze sistemi aldı.

Türkiye'nin satın aldığı S-400 sistemlerinin bataryaları / Fotoğraf: AA
İki sistem S-400'ün yeterli olup olmayacağı bilinmiyor
2,5 milyar dolara mal olan iki sistemin 36 adet bataryadan ve yedeklerle birlikte toplamda 192 adet füzeden oluştuğu iddia edildi.
Ancak ABD ve NATO'dan S-400 alınmasına gelen tepkiler Türkiye'nin F-35 projesinden çıkarılmasıyla sonuçlanarak bir başka belirsizliğe yol açtı.
Bundan dolayı S-400'lerin olası bir savaşta ne kadar etkinlikle kullanılacağı bilinmiyor.
Çünkü S-400'lerin NATO'nun bir parçası olan Türkiye'nin radar ağına entegre edilmesi pek mümkün görünmemekte.
Ayrıca Türkiye'nin hava sahasının korunması için iki sistemin yeterli olmayacağı ortalama 6-8 sistem olması gerektiğini iddia edenler de mevcut.

Siper füzesi tamamlandığında balistik füzelere karşı hava savunması sağlayacak / Fotoğraf: AA
Türk savunma sanayisi de atakta: Hisar ve Siper füzeleri geliştirildi
Türkiye, bir taraftan da kendi hava savunma sistemlerini geliştirmeye çalışıyor.
Uçaklara karşı geliştirilen Hisar füzelerinin alçak irtifasında (Hisar-A) üretime başlanırken, orta irtifaya da (Hisar-O) ulaşıldı.
Hisar A ve Hisar-O'ların artık eski bir sistem olarak kabul edilen Hawk'ların yerini alması bekleniyor.
Daha yüksek irtifadan gelecek uçaklara karşı kullanılacak olan uzun menzilli Hisar-U ile balistik füzelere karşı da etkili olacağı öne sürülen Siper füzelerinin envantere girmesinin ise birkaç yıllık bir çalışma gerektirebileceği öne sürülüyor.

Gerçekler Kılıçdaroğlu'nun dile getirdiği gibi mi?
Kısaca bugün için Türkiye'nin hava savunmasındaki ihtiyacı henüz giderilmiş görünmüyor.
Peki durum Kılıçdaroğlu'nun dile getirdiği kadar vahim mi?
Türkiye'nin hava savunması gerçekten kötü bir durumda mı?
Kılıçdaroğlu'nun iddialarını emekli hava korgeneraller Erdoğan Karakuş, Orhan Köse, karacı birliklerde görev yapan emekli Tuğgeneral Osman Aydoğan ve savunma sanayi araştırmacısı Burak Yıldırım'a sorduk.

Erdoğan Karakuş / Fotoğraf: Twitter
"İki S-400 sistemi dışında füzelere, yüksekten gelen uçaklara karşı füzemiz yok"
Emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş, Kılıçdaroğlu'nun iddiasında haklılık payı olduğunu düşünenlerden.
Balistik füzelere karşı Türkiye'nin hava savunması için alınan iki adet S-400 sisteminin bulunduğunu belirten Karakuş, "Onun dışında balistik füzelere ve çok yüksekten gelen uçaklara karşı savunmamız şu anda yok" dedi.

Yunanistan'da altı adet uzun menzilli Patroit füze bataryası var / Fotoğraf: AA
Yunanistan'da Patroit füzeleri var
Yunanistan'ın elinde altı adet Patroit bataryasının olduğunu kaydeden Karakuş, şöyle konuştu:
"Yakın zamana kadar F-16'larımızla rakip uçakların önlenmesi söz konusuydu. Yunanistan'ın hem F-16'ları, hem Mirage uçakları var. Ayrıca İsrail'den Arrow yani Demir Kubbe füze sistemini de almaya çalışıyor. İran'ın da hava savunması zayıf ama balistik füze açısından güçlendiler. Suriye ve Irak'taki durumu tam bilmiyorum ama Rusya elindeki S-400'lerin bir üst sürümü S-500'leri kullanmaya başlayacak."

Hisar hava savunma füzesi Türkiye tarafından geliştirildi / Fotoğraf: AA
"Hisar ve Siper'in uzun menzillileri devreye girince daha iyi noktada olacağız"
Türkiye'nin hava savunmasını güçlendirmek için Hisar ve Siper sistemleri üzerinde çalıştığını ancak her ikisinde de uzun menzile ulaşılması için biraz daha zamana ihtiyaç olduğunu kaydeden Karakuş, "Hisar ve Siper'in uzun menzillileri devreye girdiğinde hava savunmasında daha iyi noktada olacağız" dedi. 

Orhan Köse / Fotoğraf: Independent Türkçe
"Türkiye'nin şu an hava savunma sorunu yoktur"
Emekli Hava Korgeneral Orhan Köse de hava savunmasında radarların görüş sahasının arazi örtüsüyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, batı bölgelerinde arazinin engebeli olması nedeniyle yer radarlarının alçaktan gelen düşman uçaklarına karşı etkili olamayabileceğini iddia etti.
Ancak Türkiye'nin envanterine Awacs erken uyarı uçaklarının katılmasının bu sorunu çözdüğünü kaydeden Köse, "Awacs, 30 bin fit yüksekliğe çıktığında ordumuz 300 millik bir alanı görme kapasitesine sahip. Böyle bir imkana sahip olan Türkiye'nin eğitimli hava savunma filolarıyla birlikte hava savunma sorunu olmaz ve Türkiye'nin şu an bir hava savunma sorunu yoktur" ifadelerini kullandı. 

Köse, envanterdeki Awacs erken uyarı uçakları (yukarıda) ve savaş uçakları sayesinde hava savunma sorunu olmadığını öne sürdü / Fotoğraf: AA
"Balistik füzelere karşı çok güçlü bir hava savunmasından söz edilemez"
Köse, buna karşın yerde konuşlu olan ve genelde balistik füzelere karşı etkili olan hava savunma füzeleri noktasında çok güçlü bir hava savunmasından söz edilemeyeceğini de kaydederek, şöyle devam etti:
"Ama bölgemizde bizden daha güçlü hava savunma füzelerine sahip olan ülkenin de var olduğunu zannetmiyorum. Zaten tek başına havaya atılan füzeler ile hava savunma filolarıyla yapılan hava savunmasını ayrı ayrı düşünmemek gerekir. İkisini de birleştirdiğimizde Türkiye'nin hava savunması konusunda herhangi bir problemi yoktur."

Osman Aydoğan / Fotoğraf: Twitter
"S-400'lere radar sisteminden veri aktarılıp aktarılmayacağı belli değil"
Emekli Tümgeneral Osman Aydoğan Türkiye'nin uçaklara karşı kullanılan alçak irtifa sistemlerde sıkıntısının olmadığını, orta ve yüksek irtifa için elinde S-400'lerin olduğunu belirtti ancak bu noktada bir belirsizliğin olduğunu öne sürdü.
Mevcut S-400'lerin Türkiye'nin hava sahasının tamamını kapsamadığını ve gelen hedefi belirlemesi için Türkiye'nin radar sistemine dahil olması gerektiğini söyleyen Aydoğan, ancak bu sistemin NATO'ya dahil olması nedeniyle buradan S-400'lere nasıl bilgi aktarılacağının belirsiz olduğunu kaydetti.

Burak Yıldırım / Fotoğraf: Twitter
"Kılıçdaroğlu'nun ifade ettiği bilginin doğruluk payı yüksek"
Savunma sanayi araştırmacısı Burak Yıldırım'a göre ise Kemal Kılıçdaroğlu'nun canlı yayınında ifade ettiği bilginin doğruluk payı yüksektir. Bunu çeşitli tehdit algılarına göre sınıflandırmak mümkün. 
Bölge ülkeleriyle kıyaslama yaparak doğrudan teyit edilebileceğini ifade eden Yıldırım, şunları söyledi:
"Öncelikle artık terk edilmiş olsa da 'hava savunmasının en iyi aracının uçaklar olduğu' fikri uzun süre kabul görmüş olması gelişmiş ve katmanlı bir hava savunma sisteminin temin edilmesini geciktirdi. Eski teknoloji tabanlı HAWK dışında bir hava savunma sistemi de bulunmamaktaydı. Ancak son 30 yılda Türkiye'nin etrafındaki silahlı çatışmalar ve ortaya çıkan tehditler itibariyle bir hava savunma sistemi ihtiyacının kritik öneme sahip olduğu devletin ilgili otoritelerince de kabul edildi." 

"ABD'nin Patroit satmadığı iddiası doğru değil"
ABD'nin Patroit satmadığı için S-400 alındığı iddiasının da doğru olmadığını ABD kongresinin iki defa ayrı ayrı satış onayı verdiğini söyleyen Yıldırım, "Fransa-İtalya ortaklığı da SAMP-T sistemiyle teklif vermişti" diyerek "Yani Türkiye'ye hava savunma sistemi satışı yapılmadı demek en kibar ifadeyle gerçeklikten son derece uzak bir iddia" yorumunda bulundu. 

Özellikle İran'ın ciddi bir balistik (karadan karaya) füze gücü bulunuyor / Fotoğraf: AA
"Komşu ve bölge ülkelerde hangi sistemler var?"
Yıldırım, teknik ayrıntılarına girmeden ve uçak güçlerine değinmeden bölge ve komşu ülkelerin sahip olduğu uzun menzilli hava savunma sistemlerine dair şu bilgileri verdi:
"Yunanistan Patriot ve S-300 sistemlerine sahip. Ayrıca donanmaya konuşlu SAMP-T sisteminin Aster füzelerini de satın alma anlaşması imzaladılar.
Mısır da Yunanistan ile aynı platformlara sahip.
Romanya, Suudi Arabistan, Kuveyt, Ürdün, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri de Patroit füzelerine sahip.  Katar'da ayrıca Aster füzeleri de bulunuyor.
Suriye'de ise S-300 ve Rusya'ya ait S-400 sistemleri bulunuyor.
Bulgaristan da Sovyet döneminden kalma S-300'lere sahip olup bu sistemleri NATO muadilleriyle değiştirmeyi planlamakta.
İran, balistik füzelerinin yanı sıra Sovyet hava savunma sistemlerine sahiptir. Ayrıca kendi üretimi füzeler de envanterinde bulunmaktadır.
Rusya ise kendi üretimi S-400 ve S-500 (sınırlı sayıda) sistemlerini envanterinde bulundurmakta.
Bölgedeki en yetkin hava savunma sistemi ise İsrail'e ait. Çok katmanlı ve bileşenli IronDome sistemiyle öne çıkmaktadır. Bu sistemi Yunanistan da satın almak istemektedir. Bu sistem combatproven olup büyük bir başarı yüzdesine sahip."

Hisar füzelerinin daha uzun menzilli olanları geliştirilmeye çalışılıyor / Fotoğraf: AA
"Hisar füzeleri, balistik füzelere karşı etkin koruma sağlamayacak"
Yıldırım, "Peki Türkiye'de durum ne? soruya, "Türkiye ise kendi radar ağına entegre edemediği için yetenekleri kısıtlı S-400 sistemine ek olarak kısa süre önce seri üretime geçtiği Hisar A ve Hisar O sistemlerine sahiptir. Yakın gelecekte Hisar U sistemlerini de üretmeye başlayacaktır. Ancak bu sistemler henüz istenilen seviyede envantere alınmamıştır. Hisar ailesinin İSTİF ve TF2000 platformlarında da kullanılması planlanmaktadır. Özetle Türkiye'nin elinde kullanımı teknik gerekçelerle kısıtlı S-400 ve etkinliği çatışma ortamında test edilmemiş ve balistik füzelere karşı etkin koruma sağlayamayacak Hisar füzeleri vardır" şeklinde konuşarak cevap verdi. 
Independent Türkçe



Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, 90 milyar euroluk kredi sonrası Güney Kıbrıs'taki gayriresmi Avrupa Konseyi Zirvesi’ne katılıyor

Brüksel'deki Avrupa Komisyonu binasının önünde dalgalanan AB bayrakları (Reuters)
Brüksel'deki Avrupa Komisyonu binasının önünde dalgalanan AB bayrakları (Reuters)
TT

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, 90 milyar euroluk kredi sonrası Güney Kıbrıs'taki gayriresmi Avrupa Konseyi Zirvesi’ne katılıyor

Brüksel'deki Avrupa Komisyonu binasının önünde dalgalanan AB bayrakları (Reuters)
Brüksel'deki Avrupa Komisyonu binasının önünde dalgalanan AB bayrakları (Reuters)

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin liderleri, Brüksel'in Ukrayna'ya 90 milyar euro (106 milyar dolar) tutarında krediyi onaylamasının ardından bu akşam Güney Kıbrıs'ta bir zirvede bir araya gelecekler. Zirveye Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de katılacak.

Kredinin, adanın doğusundaki lüks Ayia Napa Marina’da devlet ve hükümet başkanları arasında düzenlenecek akşam yemeğinden önce resmi olarak onaylanması bekleniyor.

Avrupalı bir diplomat, Zelenskiy'nin şu an AB dönem başkanlığını yürüten Güney Kıbrıs'ta bulunmasının, AB fonlarının 2026 ve 2027 yıllarında Ukrayna'nın Rusya karşısındaki mücadelesini desteklemesine olanak tanıyacak olmasının ardından ‘sembolik bir önem taşıdığını’ söyledi.

Görev süresi sona eren Macaristan Başbakanı Viktor Orban, hasarlı bir boru hattına ilişkin derin bir anlaşmazlık nedeniyle söz konusu krediyi aylardır engelliyordu. Orban’ın seçimlerdeki yenilgisinin ardından Macaristan, Kiev'in Druzhba Boru Hattı’nı onararak yeniden faaliyete geçirdiğini açıklamasının ardından Rus petrolünün boru hattı üzerinden akışını bekleyerek fonlar üzerindeki vetosunu kaldırdı.

AB liderleri, bu gayri resmi zirvede herhangi bir önemli karar almayacak. Kiev'e sağlanan kredi konusunda rahatlayan Avrupalı liderler, şimdi ağırlıklı olarak Ortadoğu'daki savaşa odaklanacak.

Bu çerçevede yarın bölgeden bazı liderlerin de öğle saatlerindeki çalışma yemeğine katılması bekleniyor. Bu liderler arasında Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet eş-Şera ve Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin bin Abdullah yer alıyor.

24 milyar euro

Bir yetkiliye göre Avrupalılar, sınırlı nüfuzlarına rağmen bölge ülkeleriyle ‘yoğun diyalog’ için çaba gösterirken ‘Lübnan'daki durum ile İsrail-Lübnan barış müzakerelerini’ ele almak istiyorlar.

Güney Kıbrıs'taki zirve sembolik bir boyut da taşıyor. Çünkü savaşın başında adadaki iki İngiliz üssü İran tarafından insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alınmıştı.

İran’ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla Avrupa ekonomisi ağır sonuçlarla yüzleşti. Yedi haftada petrol ve gaz faturası 24 milyar euro arttı.

Avrupa'nın tüm ülkelerinde ağır sanayi, tarım ve balıkçılık gibi en kırılgan sektörleri desteklemek için maliyetli önlemler alınıyor.

AB ise kerosen kıtlığı yaşanma ihtimalini yakından izliyor.

Avrupalı bir yetkili, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Koşulların elverdiği durumlarda Hürmüz Boğazı'nın açık tutulmasına katkıda bulunmaya hazırız. Her şey elbette olayların nasıl gelişeceğine bağlı olacak. ABD ile İran arasındaki ateşkesin saygı görmesini ve sürdürülmesini umuyoruz" dedi.

Brüksel dün, Ortadoğu’daki savaştan kaynaklanan krizle başa çıkmaya yönelik tavsiyelerini açıkladı. Ancak AB herhangi bir önemli açıklama yapmadı ve mali taahhütte de bulunmadı. Dolayısıyla AB'nin ve üye devletlerin mali durumu en iyi halinde değil.

Dolayısıyla AB'nin ve üye devletlerin mali durumu en iyi halinde değil.

Mali boyuta gelince, Avrupa ülkelerinin Güney Kıbrıs’taki zirvede yaklaşık 2 trilyon euro olarak tahmin edilen 2028-2034 dönemi AB bütçesine ilişkin son derece hassas tartışmalara girmesi gerekiyor.

Görüşmelerin, Avrupa’nın daha fazla yatırım yapmasını isteyen Paris ile mali açıdan ihtiyatlı bir tutum sergileyen Berlin arasında zorlu geçmesi bekleniyor.


İran, ABD ve İsrail'in yargılanması için akademik kurumlara yönelik saldırılarını belgeliyor

Tahran'daki bir binanın duvarındaki ABD karşıtı duvar resminin önünden motosikletiyle geçen bir adam (Reuters)
Tahran'daki bir binanın duvarındaki ABD karşıtı duvar resminin önünden motosikletiyle geçen bir adam (Reuters)
TT

İran, ABD ve İsrail'in yargılanması için akademik kurumlara yönelik saldırılarını belgeliyor

Tahran'daki bir binanın duvarındaki ABD karşıtı duvar resminin önünden motosikletiyle geçen bir adam (Reuters)
Tahran'daki bir binanın duvarındaki ABD karşıtı duvar resminin önünden motosikletiyle geçen bir adam (Reuters)

İran haber ajansı Mehr, İran’ın ABD ve İsrail tarafından ülkedeki akademik kurumlara düzenlenen saldırıları belgelemeye başladığını aktardı. Mehr’in haberine göre İran, ABD ve İsrail’in uluslararası mahkemelerde yargılanmaları için hukuki dosya hazırlama çalışmalarını sürdürüyor.

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Bilim, Teknoloji ve Bilgi Tabanlı Ekonomiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Hüseyin Afşin, Tahran'daki Şehit Beheşti Üniversitesi'ni ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, bu çalışmanın ‘Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki hukuk birimi aracılığıyla’ yürütüldüğünü söyledi.

İran hükümetinin açıklamalarına göre savaşın başlamasından bu yana gerçekleştirilen saldırılarda İran'da 20'den fazla üniversite zarar gördü. Bunun yanı sıra akademisyenler de hedef alındı. Tahran, tüm bunların ülkenin bilimsel ve kültürel temellerini zayıflatmaya yönelik girişimler olduğunu öne sürüyor.

Afşin, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Akademik kurumlara yönelik saldırılar, yalnızca mülk ve teçhizata yapılan bir saldırı değil, bilgi üretiminin, nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesinin ve ülkenin kalkınma geleceğinin temellerine yapılan bir saldırıdır.”

Mehr'in haberine göre Afşin, İranlı yetkililerin ‘tüm teknik belgeleri, uzman raporlarını ve saha kanıtlarını’ toplayarak bunları ‘mevcut hukuki kanallar aracılığıyla ilgili uluslararası kurumlara’ sunmaya hazırladığını da sözlerine ekledi.


İsrail ile Hizbullah arasında “angajman kuralları” konusunda anlaşmazlık sürüyor

Kurtarma ekipleri dün Lübnan'ın güneyindeki Hanaviye kasabasında İsrail ordusunun bombaladığı bir binanın enkazını kaldırdı (AFP)
Kurtarma ekipleri dün Lübnan'ın güneyindeki Hanaviye kasabasında İsrail ordusunun bombaladığı bir binanın enkazını kaldırdı (AFP)
TT

İsrail ile Hizbullah arasında “angajman kuralları” konusunda anlaşmazlık sürüyor

Kurtarma ekipleri dün Lübnan'ın güneyindeki Hanaviye kasabasında İsrail ordusunun bombaladığı bir binanın enkazını kaldırdı (AFP)
Kurtarma ekipleri dün Lübnan'ın güneyindeki Hanaviye kasabasında İsrail ordusunun bombaladığı bir binanın enkazını kaldırdı (AFP)

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında, “angajman kuralları” kapsamında çatışmalar yaşanıyor. Güney Lübnan’da karşılıklı ateş açılması, tarafların çatışmaları İsrail sınırına yakın, Litani Nehri’nin güneyindeki bölgeyle sınırlı tutma girişimlerini gösteriyor. Bu kapsamda İsrail güçleri kontrol ettikleri bölgelerde askeri operasyonlarını sürdürürken, Hizbullah’ın faaliyetleri de büyük ölçüde bu bölgeyle sınırlı kalıyor ve kuzey İsrail’deki ateşkes ihlallerine sınırlı karşılıklarla yanıt veriliyor.

Hizbullah dün yaptığı açıklamada, İsrail’in ateşkes ihlallerine karşılık olarak, Lübnan’daki el-Beyyade beldesinde İsrail ordusuna ait bir topçu mevzisini insansız hava aracıyla (İHA) hedef aldığını duyurdu.

Öte yandan, Lübnan ve İsrail büyükelçilerinin Washington’da bugün (perşembe) gerçekleştireceği ikinci görüşme öncesinde Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, doğrudan müzakerelerin başlaması için temel şartını açıkladı. Avn, bu şartın kalıcı ateşkesin sağlanması olduğunu belirterek, müzakere heyetinin güçlendirilmesi için ulusal birlik çağrısında bulundu. Ayrıca güvenlik ve askeri birimlere, silah depolarına baskın düzenlenmesi ve silahlı unsurların önlenmesi talimatı verdi.