Tunus Nahda Hareketi’nden, Devrim Yıldönümü için oturma eylemi çağrısı

Nureddin el-Bahiri (AFP)
Nureddin el-Bahiri (AFP)
TT

Tunus Nahda Hareketi’nden, Devrim Yıldönümü için oturma eylemi çağrısı

Nureddin el-Bahiri (AFP)
Nureddin el-Bahiri (AFP)

Nahda Hareketi Tunus devriminin yıldönümünde oturma eylemi çağrısında bulunurken, Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi'nin yardımcısı Mahir Mezyub, Parti Genel Başkan Yardımcısı ve milletvekili Nureddin el-Bahiri'nin tutuklanması olayında Cumhurbaşkanı Kays Said ve Tunus İçişleri Bakanı Tevfik Şerafeddin’in parmağı olduğunu kanıtlayarak Parlamenterler için İnsan Hakları Komitesi’ne (İPU) şikayette bulundu.
Mezyub, uluslararası insan haklarına ve İPU’ya kötü muamele, zorla kaybettirme ve keyfi gözaltı dahil olmak üzere Bahiri’ye karşı işlenen bir dizi ihlali sundu. Mezyub, adli izin veya belirli bir yasal suçlama olmaksızın adam kaçırma ve gözaltına almanın varlığına işaret ederek, güvenlik güçlerinin İçişleri Bakanı'nın talimatı ve Cumhurbaşkanı Said'in bilgisi dahilinde, “Tunus'un imzaladığı uluslararası anlaşmaların ihlali ve parlamenterlere karşı alınan yasal tedbirlere saygı” duymadığını bildirdi.
Mezyub, bu şikayetini sunarken, Nureddin el Bahiri’nin, 25 Temmuz’da Cumhurbaşkanı  Said’in parlamentoyu askıya almadan önce Nahda Hareketi’nin meclis grup başkanı olduğuna işaret ederek, Bahiri’nin milletvekili olması sebebiyle ona karşı işlenen suçların cezasının zaman aşımına uğramayacağını söyledi.
Diğer yandan, Gannuşi’nin liderlik ettiği ve Cumhurbaşkanı’na muhalif olan Nahda Hareketi dün eski Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali'nin devrildiği 14 Ocak 2011 devrimin yıl dönümünde tüm vatandaşları sokağa çıkmaya davet etti.
Tunus Cumhurbaşkanı’nın en önde gelen rakiplerinden İslamcı Nahda Hareketi, bütün destekçilerini başkentin merkezindeki Habib Bourguiba caddesinde ‘devrimin temsilcilerinin’ reddedildiği gösteriye davet ederek, Said’in siyasi projesine atıfta bulundu.
Diğer yandan siyasi ve aktivistlerin de yer aldığı ‘Darbeye Karşı Vatandaşlar Hareketi’ de eyleme hazırlanıyor.
Hareketin üyeleri, parlamentonun dondurulması ve anayasanın birçok maddesinin askıya alınması da dahil olmak üzere 25 Temmuz'da açıklanan istisnai tedbirlerin geri alınması talebiyle 24 Aralık'tan bu yana genel merkeze açlık grevi yapıyor.
Darbeye Karşı Vatandaşlar Hareketi Sözcüsü İzzeddin el-Hazki dün DPA’ye yaptığı açıklamada, “14 Ocak’taki protesto hareketine katılım rolümüz olacak… Cumhurbaşkanı Said’in açıkladığı yol haritasını tanımıyoruz… Bu saçmalık” ifadelerini kullandı.
2019 yılında düzenlenen seçimlerde oyların yüzde 70’inden fazlasını alan Said,  yıl içerisinde siyasi reformlar konusunda bir halk referandumu ile 17 Aralık’ta erken seçime gidilmesi için bir teklif sundu. Tunus Cumhurbaşkanı, anayasadaki bir hükme dayanarak kararlar aldığını söylüyor. Ancak siyasi gündemi, özellikle  kendisini anayasaya karşı bir darbe düzenlemekle suçlayan Parlamentodaki başlıca muhalifleri tarafından kabul edilmiyor.
Tunus’ta eski Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali'nin devrildiği 14 Ocak’ta devrim yıldönümü olarak kutlanıyordu. Ancak Said, devrim gününü 17 Aralık olarak değiştirdi.



İsrail’den Ben Gurion saldırısı sonrası Husilere tehdit

Husilerin dün Ben Gurion Havalimanı'nı hedef alan saldırısı sonrası iyileştirme çalışmalarına başlayan personel (AFP)
Husilerin dün Ben Gurion Havalimanı'nı hedef alan saldırısı sonrası iyileştirme çalışmalarına başlayan personel (AFP)
TT

İsrail’den Ben Gurion saldırısı sonrası Husilere tehdit

Husilerin dün Ben Gurion Havalimanı'nı hedef alan saldırısı sonrası iyileştirme çalışmalarına başlayan personel (AFP)
Husilerin dün Ben Gurion Havalimanı'nı hedef alan saldırısı sonrası iyileştirme çalışmalarına başlayan personel (AFP)

İsrail dün, kendisi için hayati önem taşıyan Ben Gurion Havaalanı’na füzeli saldırı düzenleyerek altı kişinin yaralanmasına, hava trafiğinin aksamasına ve uçuşların askıya alınmasına neden olan Yemen’deki Husilere karşı teyakkuza geçerek tehditler savurdu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Husilere karşı yeni ‘saldırılar’ düzenleyeceklerini söyledi. Netanyahu, “Geçmişte onlara (Husilere) karşı hareket ettik. Gelecekte de onlara karşı hareket etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Hem hükümet hem de muhalefet kanadı olmak üzere siyasi ve askeri çevreler Husilerin saldırısını, İran'dan gelen bir ‘tehdit mesajı’ olarak değerlendirdi. Şarku’l Avsat’ın Maariv gazetesinden aktardığına göre İsrailli üst düzey bir güvenlik kaynağı yaptığı açıklamada, Husilerin saldırıda kullandıkları füzenin aslında Şahab-3 füzesinden geliştirilmiş bir İran füzesi olduğunu belirterek Husilerin, İsrail'in Arrow 2 ve Arrow 3 füze savunma sistemleri ile ABD'nin THAAD füze savunma sisteminin radarından kurtulmasını sağlayan ek özelliklere sahip bir füze başlığı geliştirdiklerini söyledi.

İsrail'in değerlendirmelerine göre havaalanına yönelik saldırı İran'ın, İsrail'i nükleer tesisleri bombalaması halinde Gazze’deki savaşın başlamasından bu yana Husiler tarafından uygulanan deniz ablukasına benzer bir hava ablukasına maruz kalacağı yönünde tehdit ettiği dolaylı bir mesajdı.

İsrail’in eski Savunma Bakanı Benny Gantz ise yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“Sorun Yemen değil, İran. İsrail’e balistik füzelerle saldıran İran’ın ta kendisi ve bunun sorumluluğunu üstlenmeli.”