Brüksel'de yapılacak Rusya-NATO zirvesinin birinci gündem maddesi Ukrayna

Putin, Avrupa'da 30 yıl geriye gitmek istiyor

AB Siyasi ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Delphine Pronk, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman’ı Brüksel’de karşılarken (EPA)
AB Siyasi ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Delphine Pronk, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman’ı Brüksel’de karşılarken (EPA)
TT

Brüksel'de yapılacak Rusya-NATO zirvesinin birinci gündem maddesi Ukrayna

AB Siyasi ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Delphine Pronk, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman’ı Brüksel’de karşılarken (EPA)
AB Siyasi ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Delphine Pronk, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman’ı Brüksel’de karşılarken (EPA)

Son günlerde Rusya ile Batı arasındaki temaslarda yaşanan yoğunluğa tarihte nadiren rastlanmıştır. Geçtiğimiz Aralık ayında ABD Başkanı Joe Biden ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında yapılan iki telefon görüşmeyle ABD ve Rusya Dışişleri Bakan yardımcıları arasında Cenevre'de yapılan sekiz saatlik toplantı meyvesini verdi. Bugün, Brüksel'deki NATO karargahında, 2019 yılından bu yana bir ilk olan Rusya-NATO toplantısı düzenleniyor. Bugünkü toplantıyı yarın (Perşembe) yapılacak benzer bir toplantı takip edecek. Ancak bu toplantı Viyana merkezli Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) çerçevesinde gerçekleşecek.
Öte yandan Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin dışişleri ve savunma bakanları, altı aylığına AB dönem başkanlığı görevini yürüten Fransa’nın davetlisi olarak, Fransa’nın batısında yer alan Brest şehrinde bir araya gelecekler. AB dışişleri ve savunma bakanları toplantısının, iki gün sürmesi planlanıyor.
Dolayısıyla bugünkü toplantı, sadece iki taraf arasındaki gergin ilişkiler yahut sıcak konuların çok ve karmaşık olması nedeniyle değil, aynı zamanda iki taraf arasındaki doğrudan temasların yeniden başlamasını temsil etmesi nedeniyle de büyük önem taşıyor. Bunun yanında Washington, görüşmede, bir takım oyunu oynandığını ve Avrupalı ​​müttefiklerinin haberi olmadan Rusya ile pazarlık yapmadığını göstermeyi istiyor. Bu çerçevede ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman, Rus mevkidaşı Sergey Ryabkov ile Cenevre'de yaptığı görüşmenin içeriğiyle ilgili olarak NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve Avrupalı müttefiklerin büyükelçilerini bilgilendirdi.
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Sherman dün Twitter'dan kendisinin ve Stoltenberg'in Rusya'ya yönelik ortak bir NATO yaklaşımını ve caydırıcılık ile diyalog arasında bir denge bulmanın önemini vurguladıklarını ve Ukrayna'ya sarsılmaz desteklerini yinelediklerini söyledi. Ayrıca Avrupa'nın korkularını dağıtmaya çalışan Sherman, ülkesinin gerginliği azaltmak ve Rusya'nın neden olduğu güvenlik krizine karşılık vermek için müttefikleri ve ortaklarıyla yakın bir şekilde çalışma konusunda kararlı olduğunu vurguladı.
Bugünkü toplantı bir bakıma, gündeme getirilen konular açısından Cenevre toplantısının bir uzantısı ve ABD açısından NATO içindeki konumunun belirleyicisi olma özelliği taşıyor. Batı ve Rusya arasındaki birinci gündem maddesi olan Ukrayna dosyasının önemine rağmen uzmanlar, ortak meselenin bunun çok daha ötesinde olduğunda hemfikirler. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı'nın 18 Aralık’ta Rusya'ya yaptığı ziyaret sırasında Moskova'nın Washington'a sunduğu iki önerinin önemine dikkati çeken uzmanlar, Rusya'nın Soğuk Savaş'ın sona ermesinden sonra ortaya çıkan stratejik dengeyi ve NATO’nun orta ve doğu Avrupa'da Rusya sınırlarına ulaşmak için kaydettiği ilerlemeyi yeniden gözden geçirmek istediğini düşünüyorlar. Varşova Paktı'nın çöküşünden ve Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana ilki Macaristan, Polonya, Çek Cumhuriyeti ve en sonuncusu Arnavutluk, Hırvatistan, Karadağ ve Kuzey Makedonya Cumhuriyeti olmak üzere daha önce Varşova Paktı üyesi olan 14 Avrupa ülkesi NATO’ya katıldı. Rusya ise NATO’nun 2008 yılında Ukrayna ve Gürcistan'ın NATO’ya katılması için onlara kapıyı aralama kararını geri çekmesini istiyor. Bu, hem ABD hem de Avrupa ülkeleri tarafından reddedilirken son haftalarda her fırsatta ve her düzeyde bu retlerini yineliyorlar. Bugünkü toplantı, Rusya'nın diğer ülkelerin NATO’ya katılıp katılmama konusunda son sözü söyleme hakkının olmadığını teyit etmek için bir fırsat daha sağlayacak.
Diğer taraftan tartışmalı tek gündem maddesi Ukrayna değil. Putin, yazılı güvenlik garantiler almak veya NATO ile onun Ukrayna, Doğu Avrupa ve Kafkaslar bölgesinde Orta Asya'ya kadar Rusya sınırı yakınlarındaki askeri faaliyetlerde bulunmaktan kaçınacağı ve Rus mahallesindeki askeri varlığını azaltacağı yeni bir anlaşma yapmak istiyor. Ayrıca NATO'nun 1997 yılından önce var olandan daha fazla saldırı gücü ve silahı sınırlarının yakınlarına konuşlandırmamasını, başka bir deyişle Rusya Devlet Başkanı, Avrupa'nın geçirdiği ve NATO'yu Rusya sınırlarının kenarına getiren otuz yıllık jeopolitik ve askeri dönüşümleri silmek istiyor. Yani Putin, Avrupa'daki nüfuzu paylaşmak veya daha doğrusu ülkesinin Avrupa’daki nüfuzunu yeniden tesis etmek amacıyla ‘yeni bir Yalta Anlaşması’ yapmayı umuyor. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Ryabkov, önceki gün Rusya’nın tüm bu konulardaki ‘felsefesini’ çok basit bir ifadeyle “Geçmişi unutalım ve yeniden müzakere edelim” diyerek özetledi.
Bu arada NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, geçtiğimiz Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Rusya ile Batı arasındaki sorunlara bu hafta çözüm bulunmasını beklemenin ‘gerçekçi olmadığını’ söyledi. Stoltenberg, gelişmeleri, meyve vermesi için çok ve diplomatik çaba gerektirecek bir ‘yol’ olarak nitelendirdi.
Avrupalılar, Rusya ve ABD’nin ‘arkalarından’ bir uzlaşıya varmalarından korkuyorlar. Bu durum, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u periyodik olarak Avrupa'nın ‘NATO'dan çok uzak olmayan tamamlayıcı bir stratejik bağımsızlığın elde edilmesinin’ önemini vurgulamaya itiyor. Ancak Paris'teki Avrupalı ​​bir diplomata göre Avrupalıların sorunu, Moskova'yla nasıl başa çıkılacağı konusunda tutumlarının farklılık göstermesidir. Avrupalılar, Moskova'nın doğuya yönelmesini, Çin ile ittifak kurmasını ve Batı'ya dönük ortak bir cephe oluşturmasını engellemek istiyorlar. Bununla birlikte Batı'nın, İran'ın nükleer dosyası, Suriye ve Libya gibi gerginliğin devam ettiği noktalara ve olağanüstü sorunlara çözüm bulması için Rusya'ya ihtiyacı var. Ayrıca NATO, Moskova'dan uzakta bir Avrupa güvenliği resmi çizemez. Avrupa'da yapılan balistik füze ve nükleer cephanelik anlaşmaları dosyasında Moskova’ya ihtiyaç duyuyor. Brüksel toplantısı hemen bir sonuç vermese de en azından sonraki temasların yolunu açabilir veya Rusya-Ukrayna sınırının her iki tarafında tansiyonu düşürmeye başlamak için düşük düzeyde bir uzlaşı sağlayabilir.



Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
TT

Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, son aylarda yaşanan benzer olayların sonuncusu olarak, Doğu Pasifik'te bir tekneyi bombaladığını ve üç mürettebatın öldüğünü açıkladı.

Trump yönetimi, bölgede uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle imha edilen gemilerin başarısını övüyor. ABD ordusu, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, teknenin "uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını" belirtti.


Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
TT

Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)

Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez, devlet televizyonunda dün yayınlanan konuşmasında, "daha demokratik, daha adil ve daha özgür bir Venezuela" inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Rodriguez, yüzlerce siyasi mahkumu serbest bırakacak tarihi af yasasının kabul edilmesinden bir gün sonra, dün yaptığı açıklamada, "Bugün daha demokratik, daha adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz ve bu herkesin çabasıyla yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.


Yüksek Mahkeme ABD başkanının gümrük vergilerine darbe vurdu

Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
TT

Yüksek Mahkeme ABD başkanının gümrük vergilerine darbe vurdu

Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)

ABD Yüksek Mahkemesi, 6'ya 3'lük çoğunlukla, Başkan Donald Trump'ın küresel ticareti aksatan bir dizi gümrük vergisi uygulayarak yetkisini aştığı ve yönetimin ekonomik gündemine darbe vurduğu sonucuna vardı.

Trump, gümrük vergilerini politikasının temel taşlarından biri haline getirmiş, hatta onları "en sevdiği kelime" olarak nitelendirmişti. Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre birkaç eyalet valisiyle yaptığı özel bir toplantıda karardan haberdar edildiğinde bunu "utanç verici" olarak nitelendirdi.

Yüksek Mahkeme yargıçlarının çoğunluğu, Anayasa'nın Kongre'ye gümrük vergileri de dahil olmak üzere vergi koyma yetkisini "çok açık bir şekilde" verdiğini ve Anayasa'yı hazırlayanların yürütme organına vergi koyma yetkisinin hiçbir bölümünü vermediğini vurguladı.

Karara ilişkin uluslararası tepkiler ardı ardına geldi; Avrupa Birliği kararı "dikkatlice analiz ettiğini" ve ABD yönetimiyle iletişim halinde olduğunu açıklarken, Kanada kararı Trump'ın gümrük vergilerinin "haksız" olduğunu doğrulayan bir gelişme olarak değerlendirdi.

Birleşik Krallık, kararın sonuçlarını görüşmek üzere Washington ile iş birliği yapacağını ifade etti.