Reuters: Anketler, Türkiye'deki ekonomik sıkıntılar nedeniyle Erdoğan'a desteğin azaldığını gösteriyor

Londra merkezli haber ajansı, kamuoyu şirketlerinin açıklanan anketlerini derledi, değerlendirdi

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Reuters: Anketler, Türkiye'deki ekonomik sıkıntılar nedeniyle Erdoğan'a desteğin azaldığını gösteriyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Türkiye'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti ve MHP’ye destek azalmaya devam ederken, muhalefet ittifakının ekonomik krizi ortadan kaldırma konusunda başarılı olacağını söyleyenlerin oranı az farkla önde bulunuyor.
Metropoll Araştırma şirketi tarafından son dönemde yapılan anketler, Türkiye'yi 19 yıldır yöneten Erdoğan'a verilen desteğin 2015'ten bu yana en düşük seviyeye gerilediğini ve beğeni oranının olası üç cumhurbaşkanı rakibinin gerisinde kaldığını gösteriyor.
Diğer anketler, AK Parti ve MHP arasında kurulan ittifaka verilen desteğin, oyların yaklaşık yüzde 54'ünü aldıkları 2018 parlamento seçimlerinden bu yana sürekli azaldığını gösteriyor.
Anketler, geçen ayki TL krizinin ardından yapıldı. Dolar/TL'nin geçen ay 18.4'e yükselmesi ve enflasyonun 19 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 36'ya çıkmasının ardından oynaklığı düşürmek için birçok mali adım atıldı.
Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi'nin yaptığı ankete göre, AKP'ye verilen destek yüzde 27, MHP'ye verilen destek ise yüzde 6.3 seviyesinde. 2018'de AKP'yi desteklediklerini söyleyenlerin oranı yüzde 37 seviyesindeyken, MHP'ye dört yıl önce oy verdiğini söyleyenlerin oranı yüzde 7.3'tü.
İki hafta önce yapılan ankete göre ana muhalefetteki CHP yüzde 22.9, İYİ Parti yüzde 10.3, HDP yüzde 9.4 seviyesinde bulunuyor.
Sosyo Politik'e göre katılımcıların yüzde 11'den fazlası kararsız, daha küçük partilere verilen destek ise arttı.
Geçen hafta yapılan ORC Araştırması anketi, AK Parti-MHP ittifakına verilen desteğin toplamda yüzde 38.7'ye ulaştığını, CHP-İYİ Parti'ye verilen desteğin ise yüzde 39.5 olduğunu gösterdi. AK Parti'nin İstanbul ve Ankara'daki kontrolünü kaybettiği 2019 belediye seçimlerinde muhalefet koalisyonunu gayri resmi olarak destekleyen HDP'nin oy oranı yüzde 8.4 oldu.
Erdoğan, 2018'deki seçimlerden bu yana 600 sandalyeli TBMM'de çoğunluğu sağlamak için MHP ile ittifak kurdu.
Türkiye ekonomisi 2010-2018 döneminde ise küresel düşük borçlanma maliyetlerinden güç bulan inşaat yatırımlarının desteğiyle her yıl ortalama yüzde 5'in üzerinde büyüdü.Ancak ABD ile ilişkilerdeki gerilim ve Merkez Bankası'nın bağımsızlığının azaldığı endişeleriyle de tetiklenen 2018 kur krizi sonrasında art arda üç çevrek daralma kaydetti.
Erdoğan, ihracat ve krediye odaklanan "yeni ekonomik programı"nın bir parçası olarak Merkez Bankası'na (TCMB) Eylül ayından bu yana faizleri düşürmesi için baskı yaptı.
Erdoğan'ın düşük faiz isteği ile TCMB'nin Eylül ayında başladığı faiz indirimleri, TL'de tarihi değer kayıplarına neden olurken dolar/TL 20 Aralık'ta 18'in üzerine kadar yükselmişti.
Ankete katılanların yaklaşık üçte ikisi Sosyo Politik'e Türkiye'nin en büyük sorununun ekonomi olduğunu söyledi. Ankete göre, katılımcıların yalnızca yüzde 26'sı Erdoğan hükümetinin son adımlarının ekonomiyi iyileştirebileceğini söylerken, yüzde 54'ü iyileştiremeceğini ifade etti.
Metropoll anketine göre, katılımcıların yüzde 36.7'si muhalefetin ekonomiyi daha iyi yönetebileceğini söylerken, yüzde 35.4'ü iktidar partilerinin daha iyi yönetebileceğini dile getirdi.
Erdoğan 2018 seçimlerinde oyların yüzde 52'sinden fazlasını almışken, Metropoll anketinde görev onayı oranı Aralık ayında yüzde 39'un altına düştü.
Bir başka ankette ise Erdoğan'ın beğeni oranı yaklaşık yüzde 38'le üç muhtemel cumhurbaşkanı adayının gerisinde kaldı.
Metropoll anketi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na verilen desteğin yüzde 60 ve yüzde 51 olduğunu gösterirken, bunları üçüncü sırada yüzde 38.5 ile İYİ Parti lideri Meral Akşener'in izledi.
Ankete göre CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun ise yüzde 28.5 ile yedinci sırada bulunuyor.
Sosyo Politik anket sonuçları ise Erdoğan'ın olası bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde bütün muhtemel rakipleri geride bıraktığını gösterdi.
 
Reuters, Independent Türkçe



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.