Sisi: Mısır'ın 'insan hakları' konusundaki çabaları baskı altında değil

Mısır Cumhurbaşkanı Gençlik forumunda ( Forum yönetimi)
Mısır Cumhurbaşkanı Gençlik forumunda ( Forum yönetimi)
TT

Sisi: Mısır'ın 'insan hakları' konusundaki çabaları baskı altında değil

Mısır Cumhurbaşkanı Gençlik forumunda ( Forum yönetimi)
Mısır Cumhurbaşkanı Gençlik forumunda ( Forum yönetimi)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, ülkesinin, insan hakları ve ayrımcılıkla mücadelesinin baskı yoluyla olmadığını, bilakis Mısır’ın inanç ve fikri yapısına dayandığını söyledi. Sisi, Sina’nın güneyinde yer alan Şarm eş-Şeyh şehrinden düzenlenen Dördüncü Mısır Dünya Gençlik Forumu’nun (WYF) ikinci gününde düzenlenen ‘Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği  Benzerlik Modeli’ oturumu öncesinde, salgın hastalıklarla, tehlikeli hastalıklarla ve nüfus artışıyla yüzleşmenin ve bunları kontrol altına almanın insan haklarına dahil edilmesi gereken önemli konular olduğunu söyleyerek, bu konunun birçok ülke için meydan okumayı temsil ettiğini ifade etti.
Batılı ülkelerde nüfus artışının 40 yıldır durağan ve istikrarlı olduğuna, bunun da sağlık altyapılarının desteğe ihtiyaç duymadığı anlamına geldiğine dikkat çeken Sisi, Mısır gibi bir ülkede nüfusun yılda yaklaşık 2.5 milyon arttığına işaret etti. Mısır Cumhurbaşkanı, her yıl sadece sağlık altyapısının değil, okul ve üniversiteler dahil olmak üzere eğitim altyapısını da güçlendirmek gerektiğine atıfta bulunarak, bunun da  bir meydan okuma olarak dikkate alınması gerektiğini vurguladı. İnsan hakları meselesini ele alırken Mısır'daki duruma entegre ve kapsamlı bir yaklaşımı dikkate almaya değinen Sisi, ülkesinin karşı karşıya kaldığı zorluklara dikkat etmek gerektiğini bildirdi.
Sisi, iş olanakları, sağlık hizmetleri ve uygun eğitim gibi konuların temel insan hakları olarak kabul edilmesi ve bunların Mısır devletinin önündeki zorlukları temsil etmesi gerektiğini söyledi. Mısır Cumhurbaşkanı, ülkesinin ekonomik koşullarına rağmen salgınla mücadele için 100 milyar lira ayırdığına işaret ederek, pandeminin 14 ila 15 milyar dolar arasında gelir getiren turizm sektörünün yanı sıra ulaşım sektörünü  de vurduğunu belirterek, Süveyş Kanalı’nın da büyük ölçüde bu durumdan etkilendiğini ifade etti. Salgının tüm dünyadaki ulaşım hareketini etkilediğini aktaran Sisi, yaşanan tüm zorluklara rağmen Mısır’ın misafir ettiği mülteciler dahil olmak üzere ayrım gözetmeksizin halkın haklarından taviz vermediğine dikkat çekti.
Açıklamasında, “Göç insanlık hakkı değil mi?” şeklinde soru soran Sisi, ülkesinin yakın ülkelerdeki çatışmalar, sınırlı kapasiteler ve yoksulluk sebebiyle 6 milyon mülteciye ev sahipliği yaptığını söyledi. Mısır Cumhurbaşkanı, “ Mısır onları ağırlamayı reddetmedi, daha ziyade topraklarındaki kamplara yerleştirmeyi reddetti ve Mısır toplumuna entegre oldular. Yiyecek, içecek, eğitim, sağlık ve diğer tüm hakları elde ettiler. Yeteneklerimiz zengin ülkeler kadar gelişmiş olmasa da, sahip olduklarımız konuşulmadan onlara sunuluyor. Avrupa’ya göçleri sırasında Akdeniz’de amansız bir kaderle karşılaşmaları için geçit olmaya izin vermedik” ifadelerini kullandı. Mısır'ın Arap bölgesini hedef alan yıkımdan kurtulduğuna değinen Sisi, mülteci kamplarında kalan milyonlarca çocuğun tehlikelerine karşı temkinli olma uyarısında bulunarak, bu ülkelerde yerlerinden edilmiş insanların yanı sıra 3 milyona yakın mülteciye atıfta bulundu. Bahsi geçen ülkeleri yıkmaya çalışanların, ülkelerin iç işlerine karışmaması gerektiğine vurgu yaparak, Libya'da, Suriye'de, Yemen'de, Somali'de ve Irak'ta olduğu gibi vatandaşları acıya maruz bırakmamak çağrısında bulundu.
Sisi dün ‘İklim değişikliğiyle yüzleşmek için Glasgow'dan Şarm eş-Şeyh'e giden yol’ isimli oturumda,  Mısır’ın iklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle yüzleşmek için hızlı hareket ettiğini söyleyerek, dünya çapında 200 ila 300 milyon arabanın temiz enerjiyle çalışmasını sağlamak için önlerinde bir fırsatı olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı ayrıca, Mısır’ın ilk yerli elektrikli araba üretimine yakın olduğunu söyledi.
Diğer yandan Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli aynı oturumda yaptığı açıklamada, dünyanın küresel uzmanların 15 yıl önce iklim değişikliğine ilişkin uyarılarını spekülasyon ve karamsar görüşler olarak gördüğü için ciddiye almadığını söyledi.
Mısır’ın, yükselen deniz seviyesi ve bazı bölgelerin sular altında kalması olasılığı gibi iklim değişikliğinin olumsuz sonuçlarına karşı en savunmasız ülkelerden biri olduğunu söyleyen Medbuli,  tüm bunlara rağmen ülkesinin dünya çapındaki zararlı emisyon payının yüzde 0,6  olduğuna dikkati çekti. Mısır’ın, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da rüzgar ve güneş enerjisinden en büyük elektrik kapasitesine sahip olduğuna değinen Başbakan, hükümetin 2022’inin sonuna kadar enerjisinin yüzde 20’sini yenilebilir enerji kaynaklarından üretmeyi hedeflediğini söyleyerek bu oranı 2023 yılından önce yüzde 42’ye çıkarmayı planladıklarını kaydetti. Medbuli, Ortadoğu ve Afrika’daki yenilebilir enerjiyi yüzde 300’e çıkararak ilk 5 ülkeden biri olmak istediklerini aktardı. Gelişmiş ülkelere bu konu için katkı yapmaya davet eden Başbakan, “Şarm eş-Şeyh'teki COP27 iklim zirvesinde gelişmekte olan ülkelerin iklim zirvesi aracılığıyla taleplerini sunmaları ve hedeflerine ulaşan bir dizi inisiyatif üzerinde aralarında koordinasyon sağlamaları için Afrika kıtasında ve gelişmekte olan ülkelere odaklanmayı hedefliyoruz” dedi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.