Avrupa İlaç Ajansı: Omikron, Kovid-19’u normal hastalığa dönüştürecek

Avrupa İlaç Ajansı: Omikron, Kovid-19’un salgın aşamasına son verecek ve virüsü endemik hale getirecek

Avustralya’nın Sidney şehrinde Kovid-19 vakalarını tespit etmek üzere testler yapan ekip (AFP)
Avustralya’nın Sidney şehrinde Kovid-19 vakalarını tespit etmek üzere testler yapan ekip (AFP)
TT

Avrupa İlaç Ajansı: Omikron, Kovid-19’u normal hastalığa dönüştürecek

Avustralya’nın Sidney şehrinde Kovid-19 vakalarını tespit etmek üzere testler yapan ekip (AFP)
Avustralya’nın Sidney şehrinde Kovid-19 vakalarını tespit etmek üzere testler yapan ekip (AFP)

Omikron varyantının dünya çapında yayılmasının, Kovid-19’u insanlığın birlikte yaşamayı öğrenebileceği endemik normal bir hastalığa dönüştürmesi bekleniyor. Avrupa İlaç Ajansı (EMA) Omikron’un Kovid-19’u pandemi aşamasından normal endemik hastalığa dönüştürebileceğinini açıklarken Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ise EMA’ya katılmadığını duyurdu.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre EMA yönetimi yaptığı açıklamada Kovid-19 karşıtı aşıların dozlarının tekrar tekrar uygulanmasının sürdürülebilir bir strateji olmadığını belirterek, dördüncü bir ek dozun uygulanmasına yönelik şüphelerini dile getirdi.
Hollanda merkezli EMA’nın Aşı Değerlendirme Ekibi Başkanı Marco Cavalieri düzenlediği basın konferansında, “Tünelin sonuna ne zaman varacağımızı kimse tam olarak bilmiyor ancak oraya varacağız. Nüfusun bağışıklığının artması, Omikron’un yayılması ve aşılama çalışmaları ile endemik hastalığa yakın bir senaryoya hızlı bir şekilde geçeceğiz” ifadelerine yer verdi. Cavalieri “halen bir pandemi sürecinde olunduğunun da unutulmaması gerektiğini” de vurguladı.
WHO’dan EMA’ya cevap: Pandemi sürüyor
Öte yandan WHO Avrupa Bölge Ofisi, şu anda Kovid-19’u, influenza gibi endemik bir hastalık olarak sınıflandırmanın imkansız olduğunu açıkladı. WHO Acil Durumlar Direktörü Catherine Smallwood “Hala çok hızlı gelişen ve yeni zorluklara yol açan bir virüsle karşı karşıyayız. Dolayısı ile kesinlikle, Kovid-19’u endemik hastalık olarak adlandırmaya yakın değiliz” dedi.
WHO, mevcut salgın dalgası sebebiyle Avrupalıların yarısından fazlasının iki ay içinde Omikron ile enfekte olabileceğini belirtti.
WHO, EMA tarafından onaylanan görüşün aksine, Kovid-19 salgınına karşı mücadelede, mevcut aşıların ek doz uygulamalarının arttırılmasının sürdürülebilir bir strateji olmadığı konusunda uyarıda bulundu.
EMA yetkilisi Cavalieri “Stratejimiz 4 ayda bir ek doz uygulamaksa, bu strateji bağışıklık tepkisiyle ilgili sorunlara yol açar. Ayrıca elbette, sürekli olarak ek dozların uygulanması, nüfusu yorma riski de oluşturur.” açıklamasında bulundu.
Yetkili bunun yerine, ek dozları daha uzun aralıklarla uygulama ve influenzaya karşı olduğu gibi ek dozları kış başlarında uygulama stratejisini düşünmeye başlama çağrısında bulundu.
EMA’ya göre, Omikron varyantı diğer varyantlardan daha bulaşıcı olsa da, yapılan çalışmalar, Omikron enfeksiyonu sebebiyle hastaneye yatış riskinin az olduğunu gösterirken, bu oranın Delta’nın taşıdığı riskin üçte biri ila yarı oranına denk geldiği tahmin ediliyor.



Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
TT

Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)

Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna istilasının ardından ordusunu güçlendirmeye çalışan Avrupa ülkelerinden biri de Almanya oldu. 

2008 doğumlu 700 bin gence bu ay anket gönderildi. Kadın ve erkeklerin sağlık durumlarına ve askerlik yapıp yapmak istemediklerine dair bilgi vermeleri isteniyor. 

Yalnızca erkeklerin formu doldurması ve sağlık taramasından geçmesi zorunlu tutuldu. 

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ülkesinin milletvekillerine gönderdiği mektupta bu yıl 20 bin kişiyi silah altına almayı planladıklarını, diğer hizmetler için de 13 bin 500 kişinin daha orduya katılmasını öngördüklerini açıkladı. 

2035'e kadar muvazzaf asker sayısını 184 binden 260 bine, ihtiyat kuvvetleriniyse üç katına çıkararak 200 bine yükseltmeyi hedefleyen Almanya'nın bu rakamlara ulaşmasıysa zor görülüyor. 

Uzmanlar, yılda 60-70 bin kişinin askere alınması gerektiğini söylüyor. 

Berlin yönetimi maaşlarda artışa gitti, ayda 2750 euroya kadar para kazanmak mümkün. 4500 euroya yaklaşan sürücü ehliyeti ücretini karşılamak gibi teşvikler de veriliyor. 

Zorunlu askerliğin 2011'de askıya alındığı Almanya'da bu uygulamanın dönebileceği konuşuluyor.

Diğer yandan evrensel sağlık hizmeti, neredeyse ücretsiz üniversite eğitimi ve işsizlik maaşının verildiği Avrupa ülkesindeki on binlerce genç, sokaklara dökülerek askere gitmek istemediklerini vurguluyor. 

Ülke bütçesinin önemli kısmı yaşlılara ödenen emekli maaşlarına harcanırken hayat pahalılığı ve işsizlikle boğuşan gençler, bu fedakarlık karşılığında ne kazanacaklarını sorguluyor. 

2020'den beri anketler yapan Almanya ordusu, yeniden silahlanma politikalarının tüm yaş gruplarından geniş destek gördüğünü belirtiyor. 

Ancak askeri kariyer yapmayı düşünenlerin oranı son ankette en düşük düzeye geriledi. 

Diğer yandan bazı uzmanlar da gönüllülüğe dayalı bir askerlik sisteminin Alman ordusuna aradığı gücü veremeyeceğini savunuyor. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
TT

Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın girişimiyle Gazze'de bir barış konseyi kurulması, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun tepkisini çekti; Netanyahu bunu İsrail politikasına aykırı buluyor.

Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, Trump'ın Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulmasına ilişkin açıklamasının "İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasına aykırı olduğunu" belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu hayata geçirmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

Bu arada İsrail, Hamas'a silahsızlanması için iki aylık bir süre tanıdı ve bunu uygulamak için yeniden savaş tehdidinde bulundu.


Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
TT

Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin birkaç gün önce Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulması yönündeki duyurusunun İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasıyla çeliştiğini belirtti.

Ofis, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın bu konuyu Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio ile görüşeceğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu ilerletmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

dcf
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Aralık 2025'te Florida'daki Mar-a-Lago'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP)

Açıklamada, Trump'ın konseyin başkanlığını bizzat üstleneceği ve diğer üyelerin önümüzdeki haftalarda açıklanacağı belirtildi.

Konsey başkanı, bu operasyonel modeli desteklemek üzere Aryeh Lightstone ve Josh Grunbaum'u Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atadı. Onlara, konseyin stratejisini ve günlük operasyonlarını yönetmek, yetkisini ve diplomatik önceliklerini disiplinli bir uygulama mekanizmasına dönüştürmek görevi verildi.