Sadr ve müttefikleri Kazimi'nin Başbakanlığına sıcak bakıyor

Mukteda es-Sadr ve müttefikleri, Irak’ta Tahran tarafından desteklenen partilerin popülaritesi düşerken Şii gruplar ve milislerle mücadelesinde Kazimi’yi destekledi

Görev süresi sona eren Başbakan Mustafa el-Kazimi'nin görevine devam etmesinin arzu edildiğine dair güçlü göstergeler var (AFP)
Görev süresi sona eren Başbakan Mustafa el-Kazimi'nin görevine devam etmesinin arzu edildiğine dair güçlü göstergeler var (AFP)
TT

Sadr ve müttefikleri Kazimi'nin Başbakanlığına sıcak bakıyor

Görev süresi sona eren Başbakan Mustafa el-Kazimi'nin görevine devam etmesinin arzu edildiğine dair güçlü göstergeler var (AFP)
Görev süresi sona eren Başbakan Mustafa el-Kazimi'nin görevine devam etmesinin arzu edildiğine dair güçlü göstergeler var (AFP)

Müeyyid et-Turfi
Irak’ta Sadr hareketinin lideri Mukteda es-Sadr ile Sünni ve Kürt müttefikleri, yeni koalisyonlarının Temsilciler Meclisi’nin açılış oturumu sırasında yeni hükümetin kurulmasını engelleyen büyük itirazlara rağmen Cumhurbaşkanlığı, Meclis Başkanlığı ve Başbakanlık makamlarına kendi adaylarını dayatma gücüne dair önemli mesajlar göndermeyi başardılar. Tekaddum Partisi (İlerici Parti) lideri Muhammed Halbusi’nin, Meclis’teki oylamada228 milletvekilinden 200’ünün oyuyla bir kez daha Meclis Başkanı seçilmesi, Sadr Grubu, Azm Hareketi, Tekaddum, Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ve bazı bağımsız milletvekillerinden oluşan yeni koalisyonun gücünün göstergesi olarak görüldü.

Yeni koalisyon, Kazimi’nin başbakanlık görevine devam etmesine sıcak bakıyor
Koalisyonda yer alan taraflar, görev süresi sona eren Başbakan Mustafa el-Kazimi’nin özellikle iktidara geldiği Mayıs 2020 tarihinden bu yana Şii gruplar ve milislerle devam eden mücadelesinde Kazimi’yi desteklediklerinden ve İran'a yakın Şii partilerin çoğunu bir araya getiren Koordinasyon Çerçevesi Koalisyonu’nun yaşananlardan sonra nüfuzu azaldığından ikinci bir dönem için görevine devam etmesine sıcak bakıyorlar. 
Meclis’te 76 sandalyeye sahip olan Sadr Grubu, Meclis Başkanı ve iki vekilinin seçilmesinin ardından ikinci kez Meclisi Başkanı seçilen Muhammed el-Halbusi’ye Irak Anayasası’nın yeni hükümeti kurmakla görevli kişiyi aday gösterme hakkını verdiği ‘en büyük meclis bloğunun’ duyurması talebinde bulundu.
Koordinasyon Çerçevesi Koalisyonu, 88 milletvekiline sahip olması nedeniyle kendisini ‘en büyük meclis bloğu’ olarak sunma girişiminde bulunmuş, ancak Koalisyon çatısı altındaki bağımsız beş milletvekilinin Koalisyon’a katılmak için attıkları imzaların yanlış olduğunu teyit etmeleriyle en büyük Şii bloğunu temsil eden Koalisyon’un güvenilirliği sarsılmıştı.

Başbakanlığa aday isimler
Sadr Grubu’na yakın kaynaklar, Sadr Grubu’nun görev süresi sona eren Başbakan Kazimi ile birlikte dört ismi daha aday gösterebileceğini, bu isimlerin ise Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri Hamid Naim el-Gazi, Meysan Valisi Ali Devai, eski İletişim Bakanı Muhammed Tevfik Allavi ve eski Başbakan Haydar el-İbadi olduklarını belirtti.
Bu isimler arasında şimdiye kadar öne çıkan en güçlü aday, Koordinasyon Çerçevesi Koalisyonu çatısı altındaki bazı tarafları, göreve devam etmesini kabul etmeye ikna etme girişimiyle Başbakan Kazimi oldu. Kazimi, bu girişim çerçevesinde son olarak Fetih İttifakı lideri Hadi el-Amiri ile yeni hükümetin kurulması ve ülkedeki son durumu görüşmek üzere aylar sonra ilk kez Amiri’nin ofisinde bir araya geldi.

Üçlü ittifak
Siyaset bilimi profesörü Ahmed el-Meyali, son gelişmelere yönelik yaptığı değerlendirmede, bir sonraki hükümeti Mukteda es-Sadr, Muhammed el-Halbusi ve Mesut Barzani arasındaki ittifakın kurabileceğini söyledi. Halbusi'nin Meclis Başkanı seçildiği, yeni meclisin ilk oturumunda, yeni ittifakın birçok sorunu çözebilecek yeteneğe sahip olduğunu kanıtladığından başbakan adaylarını belirleyebileceklerini belirten Prof. Meyali, “Bir sonraki sürecin yönetimi, taraflar arasındaki çıkar alışverişine dayalı olduğundan stratejik bir ittifak olacaktır” ifadelerini kullandı.
Kazimi'nin başbakanlık görevini üstlenme şansına sahip olduğunu düşünen Prof. Meyali, ancak cumhurbaşkanlığı, meclis başkanlığı ve başbakanlık makamlarına yeni isimlerin adaylığı konusunda bir fikir birliği olmadığını ve özellikle Koordinasyon Çerçevesi Koalisyonu güçlerinden bir takım itirazlar olduğundan Kazimi’yi bir sonraki dönem içinbaşbakan olarak pazarlamanın zor olduğunu belirtti. Prof. Meyali, Kazimi’yi yeniden aday göstermeyi düşünen taraflarınsunabilecekleri birçok seçeneğe ve isme sahip olduğunun ve bu isimlerin yerel ve bölgesel düzeyde kabul gördüğünün de altını çizdi.
Bir sonraki aşamada siyasi istikrarı sağlamak için yeni birhükümetin kurulması sürecinin Şii-Şii diyaloguna ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Prof. Meyali, Mukteda es-Sadr’ın tüm Şiileri temsil etmediğini belirterek bir uzlaşıya varması ve olumsuz tutumlardan uzakta kabul edilebilir bir şahsiyet olarak hareket etmesi gerektiğine işaret etti.

İbadi, başbakanlığa aday önemli isimlerden biri
Eski Başbakan Haydar el-İbadi'nin, yeni dönemde başbakanlık görevine aday olma şansına sahip olacağını düşünen Prof. Meyali, özellikle İbadi'nin lideri olduğu Zafer (Nasr) Koalisyonu, Koordinasyon Çerçevesi Koalisyonu’nda yer aldığından Sadr için kabul edilebilir bir aday olduğunu ve bununda İbadi’nin bir sonraki başbakan olmak için gerekli özellikleri taşımasını sağladığını vurguladı.
Öte yandan gazeteci yazar Ali Beyder, Halbusi'nin Meclis Başkanı olmasının ardından Başbakan Mustafa el-Kazimi'nin başbakanlık görevine devam etme şansının arttığını söyledi. Temsilciler Meclisi'ndeki diğer partilerin buna karşı çıkabileceğini düşünen Beyder’e göre Halbusi’nin yeniden Meclis Başkanı seçilmesinin, bazı sürprizler yahut köklüdeğişiklikler olmadıkça, Kazimi’nin başbakan adayı seçilmesisadece bir zamanlama meselesi.
Mustafa Kazimi’nin, Sadr hareketine yakınlığı, Sünniler ve Kürtlerin desteğini alması ve uluslararası tutumlar gibi başbakanlık görevine aday gösterilmesi için birçok neden olduğuna dikkati çeken Beyder, “Diğer taraflar Kazimi'nin başbakan olarak atanmasına karşı çıkıyor. Bu yüzden önlerinde iki seçenek var, ya silaha başvuracaklar ya da sessiz muhalefete dönecekler ki bu daha olası” yorumunda bulundu.

İran’a yakın Koordinasyon Çerçevesi Koalisyonu partilerinin onurunu kurtarmak
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre siyaset bilimci Aziz Ceber, Sadr'ın adaylığını reddeden Koordinasyon Çerçevesi Koalisyonu’nun onurunu kurtarmak için Kazimi dışında bir isim aday gösterebileceğini söyledi. Kazimi’nin başbakanlık görevine devam etmesi düşüncesinin Sadr hareketi ve lideri Mukteda es-Sadr tarafından geniş çapta kabul gördüğünü ve Kazimi’nin ikinci bir dönem daha başbakan olması ihtimalinin yüksek olduğunu belirten Ceber, bunun yanında Koordinasyon Çerçevesi Koalisyonu liderlerinin seçimlerin tekrarlanmasını sağlayamamaları ve yönelimlerini destekleyen egemen pozisyonlar elde edememelerinin ardından cumhurbaşkanlığı, meclis başkanlığı ve başbakanlık makamlarındaki isimlerin yerine yeni isimlerin getirilmemesi gerektiğini de vurguladı. Ceber, Koordinasyon Çerçevesi Koalisyonu liderlerinin onurlarını kurtaracak bir dal aradıklarını ve belki de Kazimi’nin görev süresinin devam etmemesi için çabalayabileceklerini söyledi.

Sadr’ın kaybı
Ceber, Mukteda es-Sadr'ın, Koordinasyon Çerçevesi Koalisyonu liderlerinin bu arayışları çerçevesinde Kazimi'nin başbakanlık görevinin devam etmesini engellemesinin, Sadr’ın kazanımlar sağlamada birçok büyük fırsatı kaybetmesi anlamına geleceğini de sözlerine ekledi. Kazimi’nin beyaz kapaklı kitapta vizyonlarını sunduğu ve önümüzdeki dönemdeki çalışmalarını üzerlerine inşa edebileceği bazı başarılar elde ettiğine dikkati çeken Ceber, Sadr hareketinin başbakanlık görevini üstlenebilecek isimlere sahip olmadığını öne sürdü. Ceber, bir sonraki başbakanın seçilmesinin istikrarın önünü açacağını, ancak muhalefetin karşı çıkması halinde ülkenin yeni bir Yemen’e veya Sudan'a dönüşmemesini umduğunu söyledi.

Kazimi’nin şansı yüksek
Gazeteci yazar Basim eş-Şerii ise Başbakan Kazimi’nin göreve dönem şansının, Halbusi’nin ezici bir çoğunlukla yeniden Meclis Başkanı seçildiği Meclis’teki ilk oturumundan sonra oldukça yükseldiğini belirtti. Bu oturumun, Sadr'ınoluşturduğu ittifakın gücünü ve rakibi Koordinasyon Çerçevesi Koalisyonu’nu önemli ölçüde geride bırakma yeteneğini ortaya koyduğunu söyleyen Şerii, bununla birlikte Koordinasyon Çerçevesi Koalisyonu’nun, büyük güçlere Irak'ın siyasi ve sosyal durumu için uygunsuz hale gelen önerilerini kabul ettiremediğini de vurguladı.
Temsilciler Meclisi'nin ilk oturumunda zayıf ve güçsüz görünen ve Meclis’teki çoğunluğu etkileyemeyen Koordinasyon Çerçevesi Koalisyonu’nun itirazlarına rağmen çoğunluğun Kazimi'nin ikinci dönem için adaylığına sıcak baktığını söyleyen Şerii, bu durumun, Mukteda es-Sadr'ıKoordinasyon Çerçevesi Koalisyonu’nu görmezden gelmeye devam etmeye ve Arap ülkeleri ve uluslararası camianın büyük desteğini alan Kazimi'yi ikinci bir dönem için aday göstermeye iteceğine işaret etti.
Şeri’i değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Kazimi ile birlikte Hamid el-Gazi, Ali Devai, Muhammed Tevfik Allavi ve Haydar el-İbadi gibi başbakanlık makamına aday önde gelen isimler var. Özellikle Haydar İbadi, Kazimi'yireddetmekte ısrar etmeleri durumunda Koordinasyon Çerçevesi Koalisyonu ve bazı siyasi partiler için önemli bir seçenek gibi görünüyor. Gerçekler, bir sonraki başbakanın İran'ın müttefiklerinden ve Koordinasyon Çerçevesi Koalisyonu liderlerinden uzak olacağını ve Tahran ile İran yanlısı gruplara, Irak hükümetinin birçok yerel ve uluslararası dosyayla ilgili çalışmalarını etkileyecek şekilde yakın olan eski Başbakan Adil Abdulmehdi deneyiminin tekrarlanmayacağını gösteriyor.”



ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
TT

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Filistinli Ali Şaas, Gazze Yönetim Komitesi’nin başkanlığı için öne çıkan aday olarak dikkat çekiyor. Komitenin üyelerindeki değişiklikler ve geniş çaplı siyasi hareketlilik, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetimini devretmesinin yaklaştığını işaret ediyor.

Gazze, ABD Başkanı Donald Trump’ın himayesinde yürütülen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek üzere. Söz konusu aşama, bölgedeki süreci yönetecek teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulmasını içeriyor ve bu komitenin Hamas yönetiminin yerine geçmesi planlanıyor.

Komitenin görevleri ve yöneticileri, hem Filistinli gruplar arasında (özellikle Hamas ve El Fetih arasında) hem de arabulucular, Amerikalılar ve İsrail arasında yoğun tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açtı.

Daha önce komiteyi yöneteceği öngörülen bazı tanınmış isimler konuşulurken, Gazze sakinleri ve gözlemciler, yeni adayların öne çıkmasıyla şaşırdı. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı bilgilere göre Ali Şaas komitenin başkanlığı için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Ali Şaas kimdir?

Ali Şaas, 1958 yılında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus bölgesinde doğdu. Köklü bir Filistin ailesine ve bölgede etkili bir aşirete mensup olan Şaas’ın ailesi, ulusal ve siyasi çalışmalarda önemli rol oynamış olup, çoğunluğu El Fetih Hareketi’ne bağlı.

Ali Şaas, 1982 yılında Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği lisans derecesi aldı. 1986’da aynı üniversiteden yüksek lisansını tamamladı ve 1989 yılında Birleşik Krallık’taki Queen’s Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği alanında doktora unvanını aldı. Uzmanlık alanı, altyapı planlaması ve kentsel kalkınma.

Şaas, Filistin Yönetimi’nde çeşitli üst düzey görevlerde bulundu ve yıllardır teknik uzman olarak tanınıyor.

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Ali Şaas, derin bir şekilde siyasi partilerle iç içe olmadı. Üstlendiği görevler arasında, Filistin Ulusal Otoritesi’nin kuruluş döneminde eski Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Nabil Şaas ile birlikte çalışarak Filistin devleti için stratejik kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunması yer alıyor.

Ayrıca Ali Şaas, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı’nda müsteşarlık görevini yürüttü ve altyapı ile yol ağlarıyla ilgili kritik projeleri denetledi. Filistin Endüstri Kentleri Genel Müdürlüğü’nde CEO olarak bölgelerin yönetimi ve geliştirilmesinde önemli rol oynadı; Filistin Konut Konseyi ve Filistin Liman Otoritesi başkanlıklarını üstlendi. Bunun yanında Filistin Kalkınma ve İmar Kurumu’na danışmanlık yaptı ve emekli olmasına rağmen Filistin Ulusal Otoritesi’nde Konut ve Kamu İşleri Bakanı’na danışmanlık görevini sürdürdü.

Siyasi alanda üstlendiği görevler arasında 2005 yılında nihai statü müzakereleri komitelerinde üyelik yer alıyor. Uzmanlığı, sınır ve deniz kapıları gibi teknik konulara odaklanıyor; ekonomik kalkınma ve yeniden imar alanındaki deneyimi, onu teknokrat komitenin başkanlığı için uygun bir aday hâline getiriyor.

Ali Şaas’ın ailesinden kaynaklar, onun yıllardır Batı Şeria’da yaşadığını ve Gazze’ye yönelik savaş öncesinde orada ikamet ettiğini belirtti. Kaynaklar, Şaas’ın kariyeri boyunca siyasi veya partisel çalışmalara yönelmediğini, görevlerini tamamen teknik uzman olarak yürüttüğünü vurguladı.


DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.