Libya Temsilciler Meclisi’nden Dibeybe’nin görevden alınması talebi

Başbakan Abdulhamid Dibeybe, El-Vefa Engelli ve Yaşlı Bakımı Evi’ni ziyaret etti. (Hükümetin medya ofisi)
Başbakan Abdulhamid Dibeybe, El-Vefa Engelli ve Yaşlı Bakımı Evi’ni ziyaret etti. (Hükümetin medya ofisi)
TT

Libya Temsilciler Meclisi’nden Dibeybe’nin görevden alınması talebi

Başbakan Abdulhamid Dibeybe, El-Vefa Engelli ve Yaşlı Bakımı Evi’ni ziyaret etti. (Hükümetin medya ofisi)
Başbakan Abdulhamid Dibeybe, El-Vefa Engelli ve Yaşlı Bakımı Evi’ni ziyaret etti. (Hükümetin medya ofisi)

Libya Temsilciler Meclisi’nin çok sayıda üyesi, Abdulhamid Dibeybe başkanlığındaki Ulusal Birlik Hükümeti’nden ‘güven oylarını’ geri çektiklerini belirterek yönetimin görevden alınması ve sınırlı bir ‘teknokrat’ hükümetin kurulması için yeni bir ismin belirlenmesi çağrısı yaptı. Aynı şekilde Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih de ülkenin doğusundaki Tobruk şehrinde pazartesi günü resmi bir toplantı düzenlenmesini talep etti.
15 milletvekili tarafından kabul edilen bu talep, Dibeybe’nin ülke içinde ziyaretlerine hız verme ve yaşlıların bakımı için projeleri, hastaneleri veya klinikleri denetleme konusundaki adımlarıyla eş zamanlı geldi. Açıklamaya imza atan milletvekilleri, Meclis Başkanı’na Dibeybe hükümetinden ‘güven oylarını’ geri çektiklerini ileterek belirli görevlere sahip kısa bir ‘teknokrat’ hükümet kurmak için gelecek oturumların gündemine yeni bir başbakan seçilmesine ilişkin bir madde eklemesini talep ettiler. Milletvekilleri açıklamalarında “Özellikle güven oyunun geri çekilmesinden sonra hükümetin faydasız olmasının ve yolsuzluğunun sorumluluğunu üstlenmiyoruz” ifadesini kullandılar.
Milletvekilleri söylemlerine hız verirken hükümetin faaliyetlerini durdurmaya ve ‘medya yoluyla ortaya atılan tüm suçlar, yasal ihlaller ve yolsuzluk şüpheleri’ konusunda Başsavcı tarafından hükümeti soruşturmaya kararlı olduklarını vurguladılar. Talal el-Mihub ve Tarık el-Carusi de dahil olmak üzere birçok milletvekili, Libya arenasını bir an önce seçimlere hazırlamak amacıyla alternatif hükümete, ‘mücbir sebep durumunu ortadan kaldırmak, kurumları birleştirmek, halkın acılarını yok etmek için güvenlik düzenlemeleri ve yolsuzluğun durdurulması’ da dahil olmak üzere belirli görevler verileceğini bildirdiler.
Kimliklerinin açıklanmasını istemeyen parlamento kaynakları, cumhurbaşkanlığı adayı Büyükelçi Arif en-Nayed’i mini bir hükümet kurmaya çağırdı. Öte yandan Meclis Sözcüsü Abdullah Buleyhik, bir sonraki toplantının gündemi belirlenmeden, pazartesi günü Tobruk’ta resmi bir toplantı düzenleme çağrısı yaptı.
Temsilciler Meclisi geçen eylül ayında 113 milletvekilinden 89’unun oy çoğunluğuyla hükümetten güvenini geri çekti. Ancak Muhammed el-Menfi liderliğindeki Başkanlık Konseyi, hükümete çalışmalarına devam etmesi talimatı verdi.
Diğer yandan ABD’nin Libya Özel Temsilcisi ve Trablus Büyükelçisi Richard Norland geçen perşembe akşamı Rusya’nın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Jamshid Poltaev ile Tunus’ta bir araya geldiğini açıkladı. Norland, Twitter hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada, toplantının ‘Libya’daki cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinde hızın geri kazanma beklentilerine ilişkin notları karşılaştırmayı’ amaçladığını ifade etti.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce parlamento seçimleri çağrıları karşısında ise ‘Yenilenme’ Partisi Başkanı ve cumhurbaşkanlığı için muhtemel adaylardan olan Süleyman el-Bayudi, yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:
“Kim bu yol için çabalarsa, tüm süreci yok etmeye çalışır. Seçimleri dayatmak isteyenler, yabancıların gündeminden uzakta, sokaklara çıkıp iradesini dayatmak için gösteri yapmalıdır.”
Libya’daki siyasi çevrelerin, ‘Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Danışmanı Stephanie Williams’ın gelecek haziran seçimlerinin yapılması için belirlediği tarihe’ yaklaşımlarına ilişkin açıklamalarda bulunan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Libya’da birkaç yıldır ilk kez şahit olunan olumlu gelişmeler olduğunu söyledi.
Guterres, geçen perşembe günü New York’ta düzenlediği basın toplantısında şu ifadeleri kullandı:
“Libya’nın tüm bölgelerini temsil eden Temsilciler Meclisi üyeleri bir araya gelerek yol haritası hazırlamak üzere bir komite kurdu.”
Guterres ‘bu haritanın, seçimlerin bir an önce yapılmasına izin vermesini sağlamak’ için konseyle birlikte çalışma sözü verdiği açıklamasının devamında “Çünkü ülkede meşru kurumların kurulmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.
Diğer taraftan Dibeybe, hükümetinin görevden alınması talebini görmezden gelerek 14 Ocak’ta, Cuma Namazı sonrasında ‘El-Vefa Engelli ve Yaşlı Bakımı Evi’ni ziyaret etti. Dibeybe’nin medya ofisine göre bakım evi, yirmi yılı aşkın bir süredir ilk kez restorasyondan geçirildi. Yaşlılarla bir araya gelen Dibeybe, yapılan imar çalışmalarıyla ilgili bakım evinin çalışanlarının görüşlerini dinledi. Dibeybe, geçen perşembe günü de Nalut şehrinde bir çimento fabrikasını ziyaret etmişti. Aynı şekilde İçişleri Bakanı Tümgeneral Halid Mazen ve çok sayıda yetkilinin de eşliğiyle Tunus’la sınır kapısı olan ‘Vazin’e gitti. Bölgede çalışmaların ilerleyişi, gümrük ve güvenlik unsurlarının sınırları kontrol etmek ve iki ülke arasında mal ve yolcuların hareketini kolaylaştırmak için aldığı önlemler hakkında kendisine bilgi verildi.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), Ulusal Birlik Hükümeti’nin seçilmesinden başlayarak, yıl sonundan önce yapılması planlanan seçim sürecinin başarısızlığa uğramasına kadar, 2021 yılına hâkim olan Libya’daki koşulları ele aldı. Açıklamada Libya’nın halen kalıcı bir anayasası olmadığı ve sadece 2011 yılındaki ‘kurucu anlaşmasının’ geçerli olduğu belirtildi. Ayrıca Temmuz 2017’de Anayasa Hazırlama Komisyonu tarafından önerilen bir anayasa taslağının varlığına da dikkat çeken örgüt ancak taslağın halk oylamasına sunulmadığını bildirdi. Örgüt, 14 Ocak’ta yayınladığı raporda şu ifadelere yer verdi:
“Yüksek Mahkeme’deki Anayasa Dairesi, 2014 yılından bu yana silahlı çatışma nedeniyle kapalı. Bu durum, Anayasa Mahkemesi’nin seçimlerle ilgili noktalar da dahil olmak üzere anayasaya aykırı sayılan yasaları incelemesine ve iptal etmesine neden oldu.”
Örgüt, Libya ceza adaleti sisteminin, yıllarca süren çatışmalar ve siyasi bölünme nedeniyle bazı bölgelerde işlevsiz kaldığını vurguladığı açıklamasında ayrıca Libya mahkemelerinin, kayıt ve sonuçlar da dahil olmak üzere seçim anlaşmazlıklarını çözmeye izin vermeyen kısıtlı bir konumda bulunduğuna dikkat çekti.
Örgüt açıklamasının sonunda şu ifadelere yer verdi:
“Vatandaşlar hakkında kovuşturma ve yargılamalar yapıldı. Askeri mahkemeler sivilleri yargılamaya devam ederken hakimler, savcılar ve avukatlar silahlı grupların tacizlerine ve saldırılarına maruz kaldılar.”



Haseke'de hükümet güvenlik güçlerinin girişine hazırlık olarak sokağa çıkma yasağı ilan edildi

Suriye ordusu, ülkenin kuzeydoğusundaki Haseke'ye 9 kilometre mesafede, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile cephe hatlarına yakın bir bölgede konuşlanırken, yol kenarında tahrip olmuş araçlar görülüyor (EPA)
Suriye ordusu, ülkenin kuzeydoğusundaki Haseke'ye 9 kilometre mesafede, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile cephe hatlarına yakın bir bölgede konuşlanırken, yol kenarında tahrip olmuş araçlar görülüyor (EPA)
TT

Haseke'de hükümet güvenlik güçlerinin girişine hazırlık olarak sokağa çıkma yasağı ilan edildi

Suriye ordusu, ülkenin kuzeydoğusundaki Haseke'ye 9 kilometre mesafede, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile cephe hatlarına yakın bir bölgede konuşlanırken, yol kenarında tahrip olmuş araçlar görülüyor (EPA)
Suriye ordusu, ülkenin kuzeydoğusundaki Haseke'ye 9 kilometre mesafede, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile cephe hatlarına yakın bir bölgede konuşlanırken, yol kenarında tahrip olmuş araçlar görülüyor (EPA)

Haseke’de bugün, hükümet birliklerinin şehre girişine hazırlık olarak Kürt güçlerinin konuşlandırılması nedeniyle sokağa çıkma yasağı uygulandı. Bu konuşlandırma, ABD tarafından da memnuniyetle karşılanan, hükümet ile Kürtler arasında özerk yönetim kurumlarının devlete entegrasyonuna başlanması için yapılan anlaşmanın bir parçası.

Suriye'nin kuzeydoğusunda bulunan Haseke'de, bir AFP muhabiri bu sabah ıssız sokaklar ve kapalı dükkanlar gözlemledi; şehrin girişlerinde ise Asayiş (Kürt güvenlik güçleri) yoğun bir şekilde bulunuyordu.

Cuma günü, Şam ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) yetkilileri, haftalarca süren çatışmaların ardından, Kürt özerk yönetiminin sivil ve askeri kurumlarını Suriye devletine entegre etmek için "kapsamlı" bir anlaşmaya vardılar. Bu çatışmalar, Şam'ın ülkenin kuzey ve doğusundaki geniş alanlar üzerinde kontrolünü genişletmesine olanak sağladı.

Kürt güvenlik güçleri dün yaptığı açıklamada, pazartesi gününden (bugünden) itibaren Haseke'de sabah 06:00'dan akşam 18:00'e kadar sokağa çıkma yasağı uygulanacağını, aynı önlemin yarın da Kamışlı'da uygulanacağını duyurdu.

 SDF Lideri Mazlum Abdi, anlaşmanın bugünden itibaren sahada uygulanmaya başlanacağını, güçlerinin ve hükümet güçlerinin kuzeydoğudaki "cephe hatlarından" ve Kobani (Ayn el-Arab) şehrinden çekileceğini, Haseke ile Kamışlı'ya "sınırlı bir güvenlik gücünün" gireceğini açıkladı.

Görsel kaldırıldı.Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Reuters)

Hükümet güçlerinin, Suriyeli Kürtler için özel bir öneme sahip olan ve 2015'te kuşatma altına aldıkları DEAŞ'a karşı gösterdikleri direncin ve zaferin sembolü olarak gördükleri Kobani şehrine de girmesi planlanıyor.

Pazar günü, Halep vilayetindeki iç güvenlikten sorumlu Albay Muhammed Abdül Gani, Kobani'de (Ayn el-Arab) Kürt iç güvenlik güçleriyle "işleri düzenlemek ve İçişleri Bakanlığı güçlerinin girişine başlamak" için görüştüğünü açıkladı, ancak başlangıç ​​tarihini belirtmedi. Konunun "bazı teknik detaylara" bağlı olduğunu belirten Gani, Kürt tarafının olumlu yanıt vermesi gerektiğini vurguladı.

Anlaşma, askeri güçlerin temas noktalarından çekilmesini ve İçişleri Bakanlığı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı şehirlerine konuşlandırılmasını içeriyor. Ayrıca Kürt askeri güçlerinin ve idari kurumlarının Suriye devlet yapısına kademeli olarak entegre edilmesini öngörüyor. Dahası, ülkenin kuzeydoğusunda Suriye ordusu bünyesinde Suriye Demokratik Güçleri'nden (SDG) üç tugaydan oluşan bir askeri tümen kurulmasını ve Kobani güçleri için de bir tugay oluşturulmasını zorunlu kılıyor.


Refah sınır kapısı resmen açıldı

1 Şubat'ta Gazze Şeridi ile Refah sınır kapısının Mısır tarafında ambulanslar bekliyor (AFP)
1 Şubat'ta Gazze Şeridi ile Refah sınır kapısının Mısır tarafında ambulanslar bekliyor (AFP)
TT

Refah sınır kapısı resmen açıldı

1 Şubat'ta Gazze Şeridi ile Refah sınır kapısının Mısır tarafında ambulanslar bekliyor (AFP)
1 Şubat'ta Gazze Şeridi ile Refah sınır kapısının Mısır tarafında ambulanslar bekliyor (AFP)

Mısır ve İsrail medyası bugün Refah sınır kapısının resmen yeniden açıldığını bildirdi.

Mısır'ın Kahire Haber Kanalı, Refah sınır kapısının açıldığını bildirdi. Kanal, bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Refah sınır kapısının her iki taraftan da açıldığı ilk gün 50 kişinin Mısır'dan Gazze'ye, 50 kişinin de Gazze Şeridi'nden giriş yaptığını belirtti.

İsrail Yayın Kurumu, "X" kanalında attığı bir tweet'te sınır geçiş noktasındaki operasyonların başladığını doğrulayarak şunları yazdı: "Savaşın büyük bölümünde kapalı kaldıktan sonra: Refah kapısı yeniden açıldı ve yaklaşık 50 Gazzeli Mısır'dan Gazze'ye geri dönüyor."

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre İsrailli bir güvenlik yetkilisi yaptığı açıklamada, sınır kapısının faaliyette olduğunu doğrulayarak şunları söyledi: "Avrupa Birliği adına Avrupa Birliği Sınır Yardım Misyonu (EUBAM) ekiplerinin gelmesinin ardından, Refah sınır kapısı artık hem giriş hem de çıkış yapan insanların hareketine açıktır."

Gazze Şeridi'nin İsrail'den geçmeyen tek kara sınır kapısı olan Mısır ile Reah sınır kapısı, İsrail güçlerinin Mayıs 2014'te kontrolü ele geçirmesinden bu yana kapalı kaldı. İsrail kapıyı, 2015'in başlarında kısa bir süreliğine kısmen açtı.

Sınır geçiş noktası, Gazze'nin Mısır ile olan güney sınırında, İsrail'in ateşkesin ardından çekilmediği ve Gazze Şeridi'nin alanının yarısından fazlasını kapsayan bölgede yer almaktadır.


Savaş nedeniyle üç yıl aradan sonra ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi

Savaş nedeniyle yaklaşık üç yıldır askıya alınan uçuşların ardından ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi (AFP)
Savaş nedeniyle yaklaşık üç yıldır askıya alınan uçuşların ardından ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi (AFP)
TT

Savaş nedeniyle üç yıl aradan sonra ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi

Savaş nedeniyle yaklaşık üç yıldır askıya alınan uçuşların ardından ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi (AFP)
Savaş nedeniyle yaklaşık üç yıldır askıya alınan uçuşların ardından ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi (AFP)

Sivil Havacılık Otoritesi'ne göre savaş nedeniyle yaklaşık üç yıldır askıya alınan uçuşların ardından ilk yolcu uçağı dün, Doğu Sudan'daki Port Sudan şehrinden Hartum Uluslararası Havalimanı'na indi.

Yetkililer yaptıkları açıklamada, Sudan Havayolları'na ait "yolcularla dolu" bir uçağın 1 Şubat 2026'da başkentteki havaalanına indiğini ve bunun "savaş nedeniyle askıya alınan bir dönemin ardından havaalanı operasyonlarının fiilen yeniden başladığının göstergesi" olduğunu belirtti.

Hartum Uluslararası Havalimanı'na bir yolcu uçağı iniş yaptı (AFP)Hartum Uluslararası Havalimanı'na bir yolcu uçağı iniş yaptı (AFP)