Suudi kültürünün geleceğine yönelik altı maddelik vizyon  

Suudi kültürünün geleceğine yönelik altı maddelik vizyon  
TT

Suudi kültürünün geleceğine yönelik altı maddelik vizyon  

Suudi kültürünün geleceğine yönelik altı maddelik vizyon  

Suudi Arabistanlı bir yazar olarak, uzun yıllar, birçok sanatçı, yazar, akademisyen ve aydını barındıran bir entelektüel grubun içinde yer aldım. Kahire, Beyrut, Tunus ve Kazablanka gibi Arap başkentlerindeki konferanslara, festivallere ve kültürel organizasyonlara iştirak ediyorduk. O zamanlar kardeş ülkelerde olan kültür bakanlıklarının bir benzerinin ülkemiz Suudi Arabistan’da da olması için özlem duyuyorduk. Daha sonra enformasyon bakanlığı altında bir kültür komitesi kurulması kararlaştırıldı. Bu haberi yarım yamalak bir tebessümle karşılamak durumunda kaldık. Çünkü bu, hayallerimizin ve beklentimizin altında bir karardı. Biz daha çok yazar, sanatçı ve her alandaki düşünüre ciddi destekler verecek bağımsız bir kültür bakanlığı hayal ediyorduk.  
Suudi Arabistan’daki kültürel sahne oldukça zengin ve çok çeşitlidir.  Suudi kültür ortamı hakkında pek bir şey bilmeyenler için şöyle özetleyebilirim.  Birincisi kamu desteği, ikincisi; özel sektör ve üçüncüsü bağımsız olmak üzere, kültür dünyamız üç alanda değerlendirilebilir. Kamu desteği, devletin kültürel etkinliklere doğrudan veya dolaylı olarak sunduğu desteklerdir. Özel sektörün hizmetleri ise, yayınevleri, edebiyat merkezleri ve sanat galerileri ile sınırlıdır. Bağımsız sanat ise, edebiyat kulüpleri, sivil kültür sanat dernekleri ve geleneksel medya tarafından desteklenen faaliyetleri içerir.  
Bağımsız addedebileceğimiz bu kültürel alanda, ülke genelinde 17 edebiyat kulübü ve 16 kültür sanat derneği faaliyet göstermektedir. Bağımsız alan, yetmişli yıllardan bu yana Krallıktaki kültürel yaşamın gelişiminde çok önemli bir rol oynadı ve oynamaya da devam ediyor. Ülkedeki en önemli kültürel ve düşünsel ürünlerin ortaya çıkmasına olanak sağlayan bağımsız kültürel alan, sınırlı kamu desteği, sınırlı özel sektör desteği ve bağışçıların desteği ile ayakta kalmaktadır.  
2018 yılında yayınlanan kraliyet kararnamesi ile, kültür bakanlığı enformasyon bakanlığından ayrılarak bağımsız bir kuruluş haline geldi. Ülkede kültürel faaliyetleri yakından takip edenler artık farklı bir gelecek tahayyül edebiliyordu. Nitekim takip eden üç yıl içinde kültürel alanlarda önemli atılımlar yapıldı.  
Artık karamsarlığın yerini iyimserlik alabilirdi. Çünkü Suudi Arabistan’ın yeni kültür bakanlığı, Arap ülkelerindeki muadillerinden farklı olarak, aydınların arzu ettiğinden daha olumlu bir vizyon taşımaktaydı. Kültür bakanlığı, bölgedeki ve Arap ülkelerindeki benzerlerinden farklı bir örgütlenmeye gitmişti. Bu örgütlenmenin şekillenmesinde UNESCO aktif rol aldı. Bakanlık süreç içinde faaliyetlerini çeşitli kültürel sektörleri kapsayan 11 başlık altında organize etti. Bu başlıklar altında edebiyat, çeviri, tiyatro, müzik ve resim sanatlarının yanı sıra moda ve yemek pişirme gibi aşina olunmayan kültürel üretim alanları da kendisine yer buldu. Bakanlık nezdinde 16 komisyon oluşturuldu. Dikkat çekici husus ise, bu komisyonların bürokratik ataletten uzak olarak tamamen bağımsız bir şekilde yönetilmeleridir. Bahsi geçen komisyonların yönetim kurulları ve icra komiteleri, kültür aracılığı yapan dernekleri denetlemekte ve desteklemektedir.  Kültürel bir etkinlik yapmak, konferans veya sempozyum düzenlemek isteyenlerin, bakanlık destekli bir dernekle anlaşması gerekiyor. Kitap telif etmek veya yabancı dildeki bir eserin çevirisini yapmak isteyenlerin ise bir yayınevi ile anlaşmaları yeterli oluyor. Komisyonların doğrudan değil de bağımsız dernekler aracılığıyla vatandaşla muhatap olması nedeniyle, bürokratik zorluklar ve idari yolsuzlukların önüne geçilmesi hedefleniyor.  

Bütün bunlar gülümseten olumlu gelişmelerdir. İşlerin gidişatını yakından takip eden biri olarak bu pozitif yargılarda bulunabiliyorum. Sayın kültür bakanının başkanlığını yaptığı, edebiyat ve tercüme komisyonunun içinde yer almaktayım. Kadın çalışanların da yoğunlukta olduğu bu komisyonun çalışma ortamı, daha önce devlet kurumlarında alışık olmadığımız kadar rahat ve özgürlükçü.   
Ancak, bilindiği üzere kültür, ne kadar çeşitli ve gelişmiş olsa da kurumlar tarafından üretilemez. Kurumlar kültürel üretimi teşvik eder ya da sekteye uğratır fakat kültürün üretimini üstlenemez. İster edebiyat olsun ister felsefe veya sanat, tekil ya da çoğul olarak bireyler tarafından üretilir. Kral Abdülaziz tarafından kurulduğu ilk yıllardan itibaren ülkemizin kültürel birikimi, bireysel çabalarla oluşmuştur.  
Sayın Veliaht Prens Muhammed bin Selman liderliğindeki 2030 vizyonunu kültürel alanda yakalayabilmemiz için, kültür üreticisi bireylere uygun koşulların sağlanması bir zorunluluktur. Kültür bakanlığının artan ve çeşitlenen maddi manevi destekleri, bu yolda güçlü bir şekilde ilerlediğimizin güçlü bir göstergesidir. Ancak bu eğilimin sürdürülebilir olması için dikkat edilmesi gereken hususlar var: 
Birincisi: kültürün, entelektüel ve yaratıcı bir doruk noktası olarak görülmesidir. Doruk noktası derken, insanın kültürel faaliyeti ile kendisini gerçekleştirebileceği en üst sınırlara ulaşabilmesini kastediyoruz. Popülizmin cazibesine kapılmadan, üretici ve alıcıları tatmin etmek için nitelikten ödün verilmemesi gerekir. Bunun elitist, üstenci bir yaklaşım olduğunu ve kültürün geniş kitlelere yayılmasına mâni olacağını iddia edenler olabilir.  Ancak niteliğin niceliğe feda edilmesi, kültürel seviyenin ve kalitenin düşmesiyle sonuçlanacaktır. Asıl hedeflenmesi gereken, kitlelerin seviyesinin yukarıya çekilmesi olmalıdır.  Kültürün en yüksek ürünlerinden biri olan felsefe, kimileri için hayata dair basit fikirlere dönüşebilir veya insan hayatındaki en önemli konuların tartışılarak, sorunlarına çözüm bulunmasına katkı sağlayabilir. Tabi ki yüksek standartlar dayatılamaz, bununla birlikte olumlu yönlendirmeler ve hatırlatmaların yapılması gerekir.   
İkincisi: Kültürel üretimin aracı olan Arap diline azami özenin gösterilmesidir. Arapçanın kültürel üretimdeki temel rolü teşvik edilmelidir. Başta eğitim alanında iyileştirmeler olmak üzere, akademi, medya ve ticari alanlarda Arapça dilinin doğru kullanımı yaygınlaştırılmalıdır. Özellikle ticaret alanlarında İngilizcenin Arapçanın yerini almaya başladığı görülüyor. Gençlerin kullandığı dil itibariyle Arapçalarının geliştirilmesi için gerekli adımların atılması zorunludur. Arapça, kültürümüzün geleceğidir, çünkü sahip olduğumuz kültür Arap kültürüdür.   
Üçüncüsü: İfade ve üretim özgürlüğü alanlarının genişletilmesidir. Toplumsal baskı ve muhafazakâr yaklaşım, üretilenlerin kalitesini olumsuz etkiler. Geçmişte, bu korkular ve hassasiyetler nedeniyle, nice kültürel içerik üreticisi yurt dışında yaşamak zorunda kalmıştır. Çok şükür bu yönde olumlu değişikliklerin olduğuna dair birçok işaret var, ancak Suudi Arabistan’ı, kendi çocuklarının ürettikleri için bir merkez haline dönüştürebilmemiz için daha fazla çaba sarf etmeliyiz.  
Dördüncüsü: Kültürün, geniş anlamıyla bir milli servet olduğunun bilincinde olmalıyız.  Veliaht Prens, Cidde şehrinde Suudi aydınlarla yaptığı ilk görüşmede, bu hususu vurgulamıştı. Suudi Arabistan’ın Arap, Müslüman ve dünya düzeyindeki entelektüeller için bir cazibe merkezi olması için bireysel ve toplu olarak daha fazla çaba sarf etmemiz gerekir. Bunun için de ülkemizde kitap dağıtımı, konferans ve festivallerin düzenlenmesi için mevcut prosedürlerin kolaylaştırılması lazımdır. Yakın zamanda ülkemizde geniş katılımlı Arapça kitap fuarının düzenlenmesi ile felsefe ve çeviri alanlarında iki önemli konferansın yapılmış olması, sürdürülmesi gereken doğru yolda atılmış adımlar olarak değerlendirilebilir.  
Beşincisi: Kültürel faaliyette tarihsel olarak önemli bir yeri olan, edebiyat kulüplerinin ve kültür sanat derneklerinin verimliliğinin arttırılması için girişimlerde bulunulmasıdır. Bu kültürel tarihi mirasa yeterli özeni göstermeliyiz.  
 Altıncısı: Akademik ve araştırma kurumlarının, kültürel üretime daha fazla katkıda bulunmaya teşvik edilmesidir. Akademi yaygın olduğu üzere halktan uzak olmamalı, halkla daha fazla etkileşim kurmalıdır. Üniversiteler, yirminci yüzyılın başlangıcından bu yana Arap kalkınmasında önemli roller üstlenmiştir. Suudi Arabistan’ın kültürel tarihinde de üniversitelerin önemli bir yeri olmuştur. Ancak son yıllarda bu rolün azaldığına dair emareler bulunmakta. Üniversitelerin aktif katılımı olmadan gerçek nitelikli bir kültürel canlanma tasavvur edilemez. Zira üniversiteler, aydınlanma, gelişim ve bilinçlenme için en önemli merkezlerdir.  
 Bana göre, ülkemizde kültürel atılım gerçekleşmesi için dikkate alınması gereken hususlar bunlardır. Bu alanlarda şimdiye değin atılmış önemli adımlara ek olarak, bu hususlara da odaklanılırsa yüksek kültür seviyelerine çıkmamız kaçınılmazdır.



Suudi Arabistan, G20'nin en hızlı büyüyen fuar ve konferans pazarları arasında yer alıyor

Suudi Arabistan Kongre ve Fuar Genel Kurumu (SCEGA) Başkanı Fahd er-Reşid, Uluslararası Fuar ve Konferans Endüstrisi Zirvesi'nde bir konuşma yaptı. (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Kongre ve Fuar Genel Kurumu (SCEGA) Başkanı Fahd er-Reşid, Uluslararası Fuar ve Konferans Endüstrisi Zirvesi'nde bir konuşma yaptı. (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, G20'nin en hızlı büyüyen fuar ve konferans pazarları arasında yer alıyor

Suudi Arabistan Kongre ve Fuar Genel Kurumu (SCEGA) Başkanı Fahd er-Reşid, Uluslararası Fuar ve Konferans Endüstrisi Zirvesi'nde bir konuşma yaptı. (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Kongre ve Fuar Genel Kurumu (SCEGA) Başkanı Fahd er-Reşid, Uluslararası Fuar ve Konferans Endüstrisi Zirvesi'nde bir konuşma yaptı. (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan, fuar ve konferans sektöründe benzeri görülmemiş bir büyümenin yaşandığı, kapasitenin sadece bir yıl içinde yüzde 32 artarak 923 lisanslı mekâna ulaştığı bir dönemin ardından, ‘iş etkinliklerinin altın on yılı’ olarak tanımlanan yeni bir aşamaya hazırlanıyor.

Bu sıçrama, Suudi Arabistan Kongre ve Fuar Genel Kurumu’nun (SCEGA) etkinlikleri yalnızca sergi ve toplantı alanları olarak değil; sorun çözme, politika geliştirme ve sektörler arası ittifaklar kurma platformları olarak yeniden tanımlamayı amaçlayan daha geniş vizyonuyla paralel ilerliyor. SCEGA Başkanı Fahd er-Reşid, Suudi Arabistan’ın ‘büyük etkinliklerin altın on yılına hazırlandığını’ belirterek, bu dönemin merkezinde Expo 2030 ve 2034 Dünya Kupası gibi mega etkinliklerin bulunacağını söyledi.

Bu ivme, Riyad’ın dünya çapında 2 binden fazla sektör liderini bir araya getiren Uluslararası Fuar ve Konferans Endüstrisi Zirvesi'nin ikinci edisyonuna ev sahipliği yaptığı döneme denk geliyor. Suudi Arabistan, G20 içinde iş etkinlikleri sektörünün en hızlı büyüyen pazarlarından biri olarak konumunu pekiştirmeyi hedefliyor.

Sektörde büyüme ve şirket sayısındaki artış

Fahd er-Reşid, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, sektörün bugün ‘G20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyenlerden biri’ olduğunu belirtti. Buna göre sektör, son beş yılda yıllık yaklaşık yüzde 10 büyüdü ve doğrudan ekonomik katkısı 10 milyar riyale (yaklaşık 2,7 milyar dolar) ulaştı.

Dünya genelinde etkinlik endüstrisinin değerinin 1 trilyon doları aştığını belirten er-Reşid, bu rakamın önümüzdeki on yılda iki katına çıkmasının beklendiğini ve sektörün küresel ekonomik büyümenin en önemli itici güçlerinden biri haline geleceğini ifade etti.

Suudi Arabistan’da sektörde faaliyet gösteren şirket sayısı da 2018’deki 400’den bugün 17 bine yükselerek yüzde 330 oranında artış kaydetti. Er-Reşid, bu sıçramayı ‘muazzam’ bir dönüşüm olarak nitelendirdi ve ülkenin bu alanda ne kadar hızlı geliştiğinin bir göstergesi olduğunu söyledi.

Ayrıca zirvede, Suudi Arabistan’da merkez açacak 5 yeni küresel fuar ve konferans organizasyon şirketinin duyurulacağını açıklayan er-Reşid, böylece ülkede faaliyet gösteren büyük uluslararası firma sayısının 12’den 13’e yükseleceğini belirtti. Bu sayı, dünyadaki en büyük 20 şirketin yüzde 70’ine karşılık geliyor.

Kapasite genişliyor

Bu büyümeye, etkinlik sektörünün altyapısındaki dikkat çekici genişleme eşlik ediyor. Krallık genelindeki 923 lisanslı noktadan oluşan ağ sayesinde, kapasite sadece bir yıl içinde yüzde 32 artış gösterdi. Ayrıca, 2018’den bu yana fuarlara ayrılan toplam alan yüzde 320 oranında büyüyerek bugün 300 bin 520 metrekareye ulaştı.

Etkinliklerin rolünün yeniden tanımlanması

Sektörde yaşanan hareketlilik yalnızca niceliksel büyümeyle sınırlı kalmıyor; etkinliklerin ekonomik ve bilgi üretimindeki rolü de yeniden tanımlanıyor. SCEGA’nın ortaya koyduğu vizyona göre, etkinlikler artık sadece sergi ve buluşma alanları değil; politika üretiminin, sorun çözümünün ve sektörler arası ittifakların kurulduğu platformlar haline geliyor.

scdfrgt
Her türlü sergi, uluslararası konferans ve daha fazlasının yanı sıra büyük eğlence, kültür ve spor etkinliklerine ev sahipliği yapan bir alan (Cidde Superdome)

Er-Reşid, Suudi Arabistan’ın ‘karar alıcıların sanayi liderleriyle kesiştiği küresel bir merkez’ olma yolunda ilerlediğini vurguluyor. Ona göre hedef, ‘daha fazla etkinlik düzenlemek değil; küresel sektörlere fayda sağlayacak çözümler üretmek ve inisiyatifler başlatmak.’

Uluslararası zirve

Bu hızlı büyüme, Riyad’ın 26-27 Kasım 2025 tarihlerinde, dünya genelinden 2 binden fazla sektör liderinin katılımıyla Uluslararası Fuar ve Konferans Endüstrisi Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasıyla paralel ilerliyor.

sd
Zirveye katılan misafirler (Şarku’l Avsat)

Er-Reşid, zirvenin yerel karar alıcıları küresel liderlerle buluşturmak ve kamu ile özel sektör arasındaki iş birliğini güçlendirmek için altın bir fırsat sunduğunu belirtti. Zirve, Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda turizm ve etkinlik sektöründe 2030 yılına kadar 150 milyon ziyaretçiyi ağırlama planıyla uyumlu bir platform oluşturuyor. Sektör, 2025’in ilk yarısında 60,9 milyon ziyaretçi sayısını aşmış ve toplam 161,4 milyar riyal (43 milyar dolar) turistik harcama kaydetmişti.

Bu büyüme ve benzersiz genişleme, Suudi Arabistan’ı etkinlik ve iş dünyasında küresel bir merkez haline getiriyor. Etkinlikler artık yalnızca sergi ve buluşma alanları değil; ekonomik büyümenin itici güçleri, inovasyon hızlandırıcıları ve stratejik ittifakların kurulmasını sağlayan araçlar olarak öne çıkıyor.

Büyük etkinliklerin düzenlenmeye devam etmesi, altyapı yatırımlarının artması ve ulusal iş gücünün eğitilmesiyle Suudi Arabistan, küresel yatırımcılar ve şirketler için temel bir destinasyon olarak konumunu güçlendiriyor ve dünya genelinde etkinlik sektörünün geleceğini şekillendirecek yeni fırsatlar sunuyor.


Suudi Arabistan, Filistinlilerin hedeflerine ulaşmak için ortaklarıyla iş birliği yapma taahhüdünü yineledi

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
TT

Suudi Arabistan, Filistinlilerin hedeflerine ulaşmak için ortaklarıyla iş birliği yapma taahhüdünü yineledi

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Krallığın 1967 sınırları üzerinde başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasına yönelik Filistin halkının beklentilerini gerçekleştirmek için tüm ortaklarla çalışmayı sürdüreceğini vurguladı. Ayrıca İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesinin, yeniden imar ve istikrar sürecinin başlaması için zorunlu olduğunu belirtti.

Söz konusu açıklamalar dün Riyad’da Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısında yapıldı. Toplantının başında Veliaht Prens, ABD’ye gerçekleştirdiği ziyaretin sonuçları hakkında bilgi verdi. Veliaht Prens Muhammed bin Selman, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmelerde, Riyad ile Washington arasında doksan yılı aşkın süredir devam eden tarihi dostluk bağlarının ve stratejik ortaklığın teyit edildiğini, iki ülkenin ortak çıkarlarını güçlendirmeye yönelik iş birliğini ele aldıklarını aktardı. Ayrıca Temsilciler Meclisi Başkanı ve Senato ile Temsilciler Meclisi’nden çeşitli liderlerle yaptığı temasların ayrıntılarını paylaştı.

Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan ile ABD arasındaki zirve görüşmelerini takdirle değerlendirerek, tarafların ilişkileri güçlendirme ve çeşitli alanlarda ileriye taşıma konusundaki kararlılığını vurguladı. Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Başkan Trump arasında imzalanan stratejik savunma anlaşması ile ziyarette imzalanan diğer anlaşmaların, Krallığın ABD ekonomisinin sağlamlığına duyduğu güveni ve Amerikan pazarındaki fırsatlardan yararlanma isteğini yansıttığı ifade edildi. Bu anlaşmaların, Suudi ekonomisine yapılacak yatırımların getirilerini artıracağı, sürdürülebilir ve çeşitlendirilmiş bir ekonomi inşa edilmesine katkı sunacağı, büyümeyi destekleyeceği ve küçük ile orta ölçekli işletmelere yeni fırsatlar sağlayacağı belirtildi. Ayrıca teknoloji transferi, bilgi paylaşımı ve ekonomik büyüme gibi alanlarda karşılıklı faydaları güçlendiren stratejik ortaklıkların önemi vurgulandı.

Bakanlar Kurulu, görüşmelerde bölgesel barış, güvenlik ve istikrarın sağlanmasına ilişkin ortak vurguyu da ele aldı. Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Gazze Şeridi’ndeki savaşın durdurulmasına yönelik çabalarından dolayı Başkan Trump’a teşekkür ederek, iki devletli çözüme giden gerçek bir yolun güvence altına alınmasının önemine dikkat çekti.

Bakanlar Kurulu ayrıca, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Sudan’daki savaşın durdurulması, ülkenin birliği, güvenliği ve istikrarının korunması ile Sudan halkının yaşadığı insani krizin sona erdirilmesi yönündeki çağrılarına Başkan Trump’ın verdiği olumlu karşılığı da memnuniyetle karşıladı.

dfgrt
Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Sudan'daki savaşı sona erdirmek için çalışmanın önemi konusunda Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın açıklamasına ABD Başkanı Donald Trump'ın verdiği yanıtı övdü. (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Güney Afrika’nın ev sahipliğinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nin sonuçlarını da ele aldı. Suudi Arabistan’ın Dünya Ticaret Örgütü’nün (WTO) reformuna yönelik çabalara verdiği destek ve ülkelerin küresel ekonomiye etkin katılımını sağlayacak adil ve şeffaf çok taraflı bir ticaret sisteminin güçlendirilmesi yönündeki tutumu vurgulandı.

Bakanlar Kurulu, son dönemde Suudi Arabistan’ın ev sahipliği yaptığı uluslararası etkinliklerin çıktıları hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Riyad’da düzenlenen Cityscape Global 2025 Fuarı’nın, gayrimenkul sektörünün milli ekonomiye katkısına yönelik hedefleri güçlendirecek önemli başarılar elde ettiği ifade edildi. Fuarda toplam değeri 237 milyar riyale ulaşan gayrimenkul anlaşmalarının duyurulması, Suudi pazarının küresel ölçekteki büyüklüğünü ve yerli-yabancı yatırımlar için taşıdığı cazibeyi yansıtan bir gelişme olarak değerlendirildi.

Bakanlar, 173 ülkenin katılımıyla Riyad’da düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) Küresel Sanayi Zirvesi’nin başarılı geçmesini beklediklerini belirterek, etkinliğin Suudi Arabistan’ın sürdürülebilir sanayi kalkınması hedeflerine ve uluslararası ortaklıklarını güçlendirme çabalarına katkı sağlayacağını ifade etti. Ayrıca Krallığın, UNIDO Genel Konferansı’nın iki yıllık başkanlığına seçilmesini, ülkenin küresel sanayi alanındaki konumunu güçlendiren bir adım olarak değerlendirdi.

Toplantıda, Riyad’ın ev sahipliği yaptığı Finansal İstikrar Kurulu (FSB) bünyesindeki Genel Kurul toplantısı, gelişmekte olan ve yükselen piyasalar forumu ile Ortadoğu ve Afrika İnovasyon Zirvesi’nin sonuçları da incelendi.

Bakanlar Kurulu, devletin adalet sisteminin güçlendirilmesine yönelik kararlılığını yineleyerek, Veliaht Prens’in himayesinde 40’tan fazla ülkenin katılımıyla düzenlenen 2. Uluslararası Adalet Konferansı’nın sonuçlarını memnuniyetle karşıladı. Konferansın, adli kalite alanında uzmanlık paylaşımı ve insan kaynağının geliştirilmesine önemli katkı sunduğu ifade edildi.

Bakanlar Kurulu ayrıca, Suudi Arabistan’ın 30’dan fazla ülkenin katılımıyla ev sahipliği yaptığı Yükseköğretimde Arap Kalite Güvence Birliği’nin (ANQAHE) altıncı konferansının tavsiyelerini takdirle karşıladı. Konferansta, Eğitim ve Öğretim Değerlendirme Komisyonu tarafından geliştirilen Suudi kalite modelinin övgüyle anıldığı kaydedildi.

g6u
Başkent Riyad'da gerçekleşen Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)

Bakanlar Kurulu, Enerji Bakanı’na Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile hükümetler arası elektrik bağlantısı, elektrik satışı ile demir yolu bağlantısına ilişkin mutabakat zaptı taslağı konusunda müzakerelerde bulunma yetkisi verdi. Ayrıca Çevre, Su ve Tarım Bakanı’na Güney Afrika ile çevre koruma alanında iş birliğine yönelik mutabakat zaptı taslağı üzerinde görüşmeler yapma yetkisi tanındı. Suudi Arabistan ile İtalya hükümetleri arasında stratejik ortaklık konseyi kurulmasına yönelik ortak bildirinin onaylanmasına da karar verildi.

Bakanlar Kurulu, Karadağ ile hava taşımacılığı hizmetleri alanında bir anlaşmayı, Filistin ile insan kaynağının geliştirilmesi, eğitimi ve yetkinliklerinin artırılması konusunda bir mutabakat zaptı taslağını, Tacikistan ile fikri mülkiyet alanında iki iş birliği mutabakatını ve Suudi Arabistan Başsavcılığı ile Kırgızistan Başsavcılığı arasında bir iş birliği mutabakatını onayladı.

Ayrıca her iki ülkedeki Yetkilendirilmiş Ekonomik Operatör Programı’nın karşılıklı tanınmasına yönelik Hong Kong ile, istatistik alanında iş birliğini öngören Finlandiya ile, kara para aklama ve bağlantılı suçlar ile terör finansmanına ilişkin finansal bilgi paylaşımı konusunda Kuveyt ile, muhasebe, denetim ve mesleki çalışmalar alanında Türkiye ile, müfredat geliştirme alanında ise Filistin ile mutabakat zabıtları kabul edildi.

Bakanlar Kurulu, Spor Yasası ve Mali Denetim Yasası’nı, ulusal özelleştirme stratejisini, taşınmazların ayni kaydına ilişkin bazı maddelerde yapılan değişiklikleri, Kalkınma Otoriteleri Destek Merkezi ile Stratejik Ofisler Destek Merkezi’nin düzenlemelerini onayladı.

Kabine, gündemindeki genel konular hakkında da bilgi aldı. Bunlar arasında ‘Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon’, ‘Yerel İçerik ve Kamu Alımları’, ‘Limanlar’, ‘Eğitim ve Öğretimin Değerlendirilmesi’, ‘Çevresel Uyum Denetimi Merkezi’, ‘Hurma ve Palmiyeler Merkezi’, ‘Borç Yönetimi Merkezi’, ‘Özelleştirme Merkezi’ ve ‘Bilgi Teknolojileri Sektörünü Geliştirme Ulusal Programı’ gibi kurumların yıllık raporları yer aldı. Bakanlar Kurulu bu konularla ilgili gerekli kararları aldı.


Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Körfez Ortak Savunma Konseyi toplantısına katılmak üzere Kuveyt'e geldi

Prens Halid bin Selman, Kuveyt'e geldi ve Şeyh Abdullah el Sabah tarafından karşılandı, (KUNA)
Prens Halid bin Selman, Kuveyt'e geldi ve Şeyh Abdullah el Sabah tarafından karşılandı, (KUNA)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Körfez Ortak Savunma Konseyi toplantısına katılmak üzere Kuveyt'e geldi

Prens Halid bin Selman, Kuveyt'e geldi ve Şeyh Abdullah el Sabah tarafından karşılandı, (KUNA)
Prens Halid bin Selman, Kuveyt'e geldi ve Şeyh Abdullah el Sabah tarafından karşılandı, (KUNA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Ortak Savunma Konseyi'nin 22. toplantısına katılan Suudi Arabistan heyetine başkanlık etmek üzere bugün Kuveyt'e geldi.

Prens Selman havalimanı'nda, Kuveyt Savunma Bakanı Şeyh Abdullah Ali Abdullah es-Salim es-Sabah, Suudi Arabistan'ın Kuveyt Büyükelçisi Prens Sultan bin Saad bin Halid ve çok sayıda üst düzey yetkili tarafından karşılandı.