Husi milislerin Abu Dabi’ye yönelik saldırısı geniş çapta kınandı

Husi milislerin hedef aldığı Musaffah Sanayi Bölgesi’nden bir görüntü (AFP)
Husi milislerin hedef aldığı Musaffah Sanayi Bölgesi’nden bir görüntü (AFP)
TT

Husi milislerin Abu Dabi’ye yönelik saldırısı geniş çapta kınandı

Husi milislerin hedef aldığı Musaffah Sanayi Bölgesi’nden bir görüntü (AFP)
Husi milislerin hedef aldığı Musaffah Sanayi Bölgesi’nden bir görüntü (AFP)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen’deki İran destekli Husi milislerin Abu Dabi’ye yönelik 3 kişinin ölmesine, 6 kişinin de yaralanmasına neden olan terör saldırısının cezasız kalmayacağını bildirdi.
Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Husi milislerin BAE topraklarını ve sivil tesisleri hedef alan saldırısını kınıyoruz. Bu saldırı cezasız kalmayacak. BAE, bu terör saldırılarına ve gerilimin tırmandırılmasına karşı cevap hakkını saklı tutmaktadır” ifadeleri kullanıldı.
Söz konusu saldırının, uluslararası hukuka aykırı olduğu vurgulanan açıklamada, uluslararası topluma sivilleri ve sivil tesisleri hedef alan bu terör saldırılarını kınama çağrısı yapıldı.
Açıklamada ayrıca, saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralananlara da acil şifa temennisinde bulunuldu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Abu Dabi Veliaht Prensi telefonda görüştü
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, dün Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşme, bölgesel meseleler ve ortak çıkar konularına odaklandı.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, terörist Husi milislerin Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) yönelik terör saldırılarını kınadığını ifade etti. BAE’deki saldırıda hayatını kaybedenler için taziye ve yaralılar için de acil şifa dileklerini iletti.
İki lider, ülkelerini hedef alan bu terör eylemlerinin, ‘Yemen’de kardeş halkı öldüren şer ve terör güçleri tarafından gerçekleştirilen saldırıları engellemeye devam etme’ yönündeki kararlılıklarını artıracağını vurguladı.
Görüşmede, Husilerin bölgenin güvenlik ile istikrarını bozmak ve bölgede kaosu yaymak için sefil ve başarısız girişimleriyle terör eylemlerine devam ettiğine dikkat çekilerek, uluslararası toplumun bölgesel ve küresel barış ile güvenliği tehdit eden bu terör suçlarını reddetmesi ve kınaması gerektiği ifade edildi.
Abu Dabi Veliaht Prensi, Muhammed bin Selman’ın iki ülkeyi ve halkı birleştiren sağlam bağları ve teröre karşı koyma kararlılıklarını doğrulayan samimi duygular için derin teşekkürlerini dile getirdi.

Ne olmuştu?
Abu Dabi polisi, dün petrol firması ADNOC’un depolama tesisleri yakınındaki Musaffah Sanayi Bölgesi’nde petrol yakıtı taşıyan üç tankerde patlama meydana geldiğini ve Abu Dabi Uluslararası Havaalanı’ndaki bir şantiyede küçük bir yangın çıktığını bildirdi.
Ön incelemelere göre, söz konusu iki bölgeye düşerek patlama ve yangına neden olmuş olabilecek silahlı insansız hava araçlarına (SİHA) benzer ‘küçük bir uçak’ görüldü.
Abu Dabi polisi, akaryakıt tanklarının patlaması sonucu Hindistan ve Pakistan vatandaşı 3 kişinin öldüğünü, 6 kişinin de yaralandığını bildirdi.

Karkaş: Saldırı şeffaflıkla ele alınıyor
BAE Devlet Başkanı’nın Diplomasi Danışmanı Enver Dr. Karkaş, ülkedeki ilgili makamların Abu Dabi’deki bazı sivil tesislere yapılan Husi saldırısını şeffaflık ve sorumlulukla ele aldığını açıkladı.
Dr. Karkaş, terörist Husi milislerin bölge güvenliğine zarar verdiğini de vurguladı.
Husi milislerin Abu Dabi’ye yönelik terör saldırısı geniş tepkiler aldı.

Suudi Arabistan’dan kınama
Suudi Arabistan, Husi milislerin bir sanayi bölgesi ve Abu Dabi Uluslararası Havaalanı’nı hedef alarak 3 kişinin ölmesine, 6 kişinin de yaralanmasına neden olan terör saldırısını en güçlü şekilde kınadı.
Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarını tehdit eden her şey karşısında kardeş BAE’nin yanında olduğu ifade edildi.
Açıklamada, şer güçleri Husi milislerin arkasında olduğu bu terör saldırısının, söz konusu terör örgütünün taşıdığı tehlikeye ilaveten, bölge ve dünyada güvenlik, barış ve istikrara yönelik tehdidini yeniden teyit ettiğine vurgu yapıldı.
Suudi Arabistan’ın, Yemen’deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu aracılığıyla Husi milislerin tüm terör eylemi ve girişimlerine karşı koymaya edeceğinin altı çizildi.
Açıklamaya göre, Suudi Arabistan kurbanların aileleri, BAE hükümeti ve kardeş halkına en içten taziyelerini ileterek, bu saldırıda yaralanan herkese acil şifalar diledi.

Suudi Bakan BAE’li mevkidaşı ile görüştü
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, BAE’li mevkidaşı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ile bir telefon görüşmesi yaptı.
Prens Faysal, terörist Husi milislerin BAE topraklarındaki sivil alanlar ve tesislere yönelik terörist saldırısını ülkesinin güçlü bir şekilde kınadığını dile getirdi.

Fas Kralı ve Bakanlık saldırıyı kınadı
Fas Kralı 6. Muhammed, Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, BAE’deki masum sivilleri ve sivil tesisleri hedef alan terörist Husi milislerin saldırısını kınadı.
Kral 6.Muhammed, Husi milisler ve arkasındakilerin terör saldırıları karşısında BAE’nin toprakları ve vatandaşlarını savunmak için attığı tüm adımlara ülkesinin verdiği desteği dile getirdi.
Dışişleri, Afrika İşbirliği ve Yurtdışında Yaşayan Faslılar Bakanlığı ise, “Fas, Kralı, hükümeti ve halkı, Husiler tarafından Musaffah sanayi bölgesine ve Abu Dabi Havaalanı’na düzenlenen menfur saldırıyı şiddetle kınıyor” şeklinde bir açıklama yaptı.

Cezayir’den kınama
Cezayir, Abu Dabi Havaalanı’nı hedef alan saldırıları kınayarak, bu kardeş ülke ve bölgede güvenlik ve istikrarı zedeleyecek tüm eylemleri kesinlikle reddettiğini yineledi.
ABD’den kınama geldi
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, dün BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ile telefonda görüştü.
Blinken, Abu Dabi’deki saldırıyı kınarken, BAE halkıyla dayanışma içinde olduklarını söyledi ve hayatını kaybedenler için baş sağlığı diledi.

Mısır Dışişleri Bakanı BAE’li mevkidaşını aradı
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, ülkesinin Husi milisler tarafından BAE ve vatandaşlarının güvenlik ve istikrarını hedef alan terör eylemini kınadığını bildirdi.
Şukri ayrıca, Mısır’ın BAE’nin herhangi bir terör eylemiyle başa çıkmak için aldığı tüm önlemlere verdiği desteği de dile getirdi.

Bahreyn kınadı
Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, olayı uluslararası insancıl hukuk ve tüm uluslararası yasaların ihlalini oluşturan korkakça bir terör saldırısı olarak nitelendirerek kınadı.
Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında saldırının BAE egemenliğinin apaçık ihlali olduğunu belirtilerek, bu eylemlerle mücadelede BAE’nin atacağı tüm adımların desteklendiği ifade edildi.

Kuveyt de saldırıyı kınadı
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı kınayarak, güvenlik ve istikrarını korumak için attığı tüm adımlarda BAE’ye verilen desteği vurguladı.
Bakanlık, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) Husi milislerin saldırgan davranışlarına son vermesi ve uluslararası barış ve güvenliği koruması çağrısında bulundu.

Katar’dan kınama
Katar Dışişleri Bakanlığı da, ölüm ve yaralanmalara neden olan saldırıyı şiddetle kınayarak, bunu uluslararası normlara ve yasalara aykırı bir terör eylemi olarak nitelendirdi.
Açıklamada, saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifa, BAE ve halkına ise güvenlik ve istikrar temennisinde bulunuldu.

Umman: BAE’nin yanındayız
Umman, BAE ile dayanışmasını ve güvenlik ile istikrarını korumak için aldığı önlemlere verdiği desteği bildirdi.

Yemen Abu Dabi ve Suudi Arabistan’ın hedef alınmasını kınadı
Yemen, Husi milislerin Abu Dabi’yi SİHA’lar ile hedef almasının yanı sıra Suudi Arabistan’ın güneyine 8 SİHA göndermesini kınadı.
Yemen Dışişleri Bakanlığı kınama açıklamasında, “Bu saldırı, İran destekli Husilerin Marib ve Şebve cephelerindeki yenilgilerinin ardından yaşadığı kafa karışıklığı ve hayal kırıklığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.

KİK: Saldırı hesap verebilirliği gerektiren bir savaş suçudur
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacraf, Abu Dabi Havaalanı’nı hedef alan terör saldırısını kınadı.
Dr. Hacraf, saldırıyı sivillerin hayatını tehlikeye atan, uluslararası hukuk ve insancıl hukuka göre hesap verebilirliği gerektiren bir savaş suçu olarak nitelendirdi.

Guterres’ten kınama ve azami itidal çağrısı
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Husilerin saldırını kınayarak, sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırıların uluslararası insancıl hukuk tarafından yasaklandığını hatırlattı.
Guterres, Yemen’de yaklaşık altı yıldır devam eden çatışmaya dahil olan tüm tarafları azami itidal göstermeye ve bölgede artan gerilimler arasında herhangi bir tırmanışı önlemeye çağırdı.
Yemen’deki çatışmanın askeri bir çözümü olmadığını vurgulayan Guterres, tarafları BM Yemen Özel Temsilcisi  Hans Grundberg’in siyasi süreci ilerletmek ve çatışmayı sona erdirmek amacıyla kapsamlı müzakere edilmiş bir anlaşmaya varmak için yaptığı arabuluculuk çabalarına ‘yapıcı ve ön koşulsuz’ şekilde katılmaya çağırdı.

Ürdün’den kınama
Ürdün Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada, 3 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı korkak terör saldırısı olarak nitelendirerek kınadı.
Açıklamada, BAE’nin güvenliğinin, Ürdün’ün güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edildi.

Lübnan da kınadı
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, yayımladığı yazılı açıklamada, saldırıyı kınayarak, BAE ile dayanışma içinde olduklarını belirtti.
Lübnan Dışişleri ve Göçmenler Bakanlığı da, saldırıyı kınayarak, egemenliği, güvenliği ve istikrarını etkileyen herhangi bir saldırı karşısında kardeş BAE halkı ve hükümetiyle olan dayanışmayı ifade etti.
Arap Parlamentosu: Husilerin BAE’ye yönelik terör saldırısı bölgenin istikrarı için açık bir tehdittir
Arap Parlamentosu, Husi milislerin Abu Dabi’de bir sanayi bölgesi ve Abu Dabi Uluslararası Havaalanı’nı hedef alarak 3 kişinin ölmesine, 6 kişinin de yaralanmasına neden olan terör saldırısını en güçlü şekilde kınadı.
Arap Parlamentosu tarafından yapılan açıklamada, yaşananların korkakça bir terör saldırısı ve uluslararası insancıl hukuk ile tüm uluslararası yasaların açık bir ihlali olduğuna vurgu yapıldı.
BAE’nin egemenliğine açık bir saldırı olan bu terör eyleminin, terörist Husi milislerin saldırılara devam etme ısrarını kanıtladığı ifade edildi.
Açıklamada, Arap Parlamentosu’nun BAE’nin sabotaj eylemlerine karşı alınacağı tüm önlemlere verdiği destek belirtildi.
Arap Parlamentosu, uluslararası toplumu, suç eylemleriyle bölgenin güvenlik ve istikrarı için ciddi bir tehdit oluşturan bu milislere karşı sağlam adımlar atmaya da çağırdı.

İİT’den kınama
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreterliği, Abu Dabi Havaalanı’nı hedef alan terör saldırısını en güçlü şekilde kınadı.
Genel Sekreterlik tarafından yapılan açıklamada, Husi milislerin sivil tesisleri hedef alarak uluslararası yasaları açıkça ihlal etmedeki ısrarı da kınandı.
İİT Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha, bu menfur saldırıyı şiddetle kınadığını dile getirerek, BAE ile dayanışma içinde olduklarını dile getirdi.



Kuveyt: Saldırıların başlangıcından bu yana 212 füze ve 394 insansız hava aracını  etkisiz hale getirdik

Geçtiğimiz pazartesi günü Kuveyt'teki ABD Büyükelçiliği çevresinden duman yükseldi (Reuters)
Geçtiğimiz pazartesi günü Kuveyt'teki ABD Büyükelçiliği çevresinden duman yükseldi (Reuters)
TT

Kuveyt: Saldırıların başlangıcından bu yana 212 füze ve 394 insansız hava aracını  etkisiz hale getirdik

Geçtiğimiz pazartesi günü Kuveyt'teki ABD Büyükelçiliği çevresinden duman yükseldi (Reuters)
Geçtiğimiz pazartesi günü Kuveyt'teki ABD Büyükelçiliği çevresinden duman yükseldi (Reuters)

Kuveyt bugün, İran'ın ülkenin hava sahasını hedef alan saldırılarının başlamasından bu yana 212 balistik füze ve 394 insansız hava aracını (İHA) tespit edip etkisiz hale getirdiğini açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre geçen cumartesi gününden bu yana Tahran, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırılara misilleme olarak Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Umman ve Bahreyn'deki enerji tesislerini ve hayati altyapıyı hedef alan düşmanca saldırılarına devam ediyor.

Kuveyt Savunma Bakanlığı, Hükümet İletişim Merkezi tarafından güncel olaylarla ilgili düzenlenen ilk basın toplantısında, silahlı kuvvetlerin devam eden operasyon bölgesinde füze ve İHA’ların etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

Savunma Bakanlığı sözcüsü Albay Suud el-Atvan, 67 Kuveyt askeri personelinin yaralandığını belirtti. Yaralıların gerekli tıbbi bakımı aldığını ve durumlarının stabil olduğunu, iki kişinin ise gözlem altında tutulduğunu kaydetti.

El-Atvan, silahlı kuvvetlerin en yüksek hazırlık seviyesinde olduğunu ve 24 saat kesintisiz çalıştığını vurguladı. Askeri ve güvenlik kurumları ile çeşitli devlet kurumları arasında tam koordinasyon içinde, sahadaki tüm gelişmelerin yakından ve sürekli olarak izlendiğini açıkladı. Ülkenin güvenliğini ve vatandaşların ve sakinlerin emniyetini korumayı amaçlayan kapsamlı bir ulusal sisteme işaret etti.

İçişleri Bakanlığı ise ülkedeki durumun güven verici ve istikrarlı olduğunu teyit ederek, mevcut durumun başlangıcından bu yana 50 kez sirenlerin devreye alındığını ve 165 enkaz düşmesi ihbarına müdahale edildiğini belirtti.

Bakanlık, herkesi verilen talimatlara uymaya ve yetkili makamlarla iş birliği yapmaya, herhangi bir garip nesneye veya parçaya yaklaşmamaya ve bunları derhal acil durum numarası (112) aracılığıyla bildirmeye, sirenleri duyduklarında sakin kalmaya, derhal güvenli yerlere gitmeye ve pencerelerden uzak durmaya çağırdı.

İçişleri Bakanlığı Güvenlik İlişkileri ve Medya Genel Müdürlüğü, ulusal çıkarları korumak amacıyla güvenlik hareketlerinin veya olaylarla ilgili yerlerin filme alınmasının veya yayınlanmasının yasaklandığını vurgulayarak, herkesi yalnızca resmi kaynaklardan bilgi edinmeye, söylentilere kulak asmamaya ve güvenilmez haberleri yaymamaya çağırdı.

Sağlık Bakanlığı ise ülkenin çeşitli bölgelerine dağılmış 7 genel hastane, 14 uzmanlık merkezi ve 118 birinci basamak sağlık merkeziyle sisteminin tamamen faaliyette olduğunu, 222 ambulans ve 453 teknik personelin 24 saat kesintisiz çalıştığı, 79 merkez ve ambulans noktasının da hizmet verdiğini belirtti.

Sağlık Bakanlığı sözcüsü Dr. Abdullah el-Sened, bağış kampanyasının başlatılmasından bu yana yaklaşık 2 bin ünite kan toplandığını ve stratejik kan rezervinin güven verici olduğunu vurguladı. Ayrıca, devlet hastanelerindeki yatak doluluk oranının yaklaşık yüzde 49 olduğunu ve bunun herhangi bir acil duruma müdahale edebilecek rahat bir kapasiteyi yansıttığını ifade etti.


Suudi Arabistan ve Kuveyt, bölgesel güvenliğin sağlanması için Körfez'deki koordinasyon çabalarına vurgu yapıyor

Prens Muhammed bin Selman ve Şeyh Sabah el-Halid, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik alçakça saldırılarını kınadı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Muhammed bin Selman ve Şeyh Sabah el-Halid, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik alçakça saldırılarını kınadı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Kuveyt, bölgesel güvenliğin sağlanması için Körfez'deki koordinasyon çabalarına vurgu yapıyor

Prens Muhammed bin Selman ve Şeyh Sabah el-Halid, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik alçakça saldırılarını kınadı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Muhammed bin Selman ve Şeyh Sabah el-Halid, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik alçakça saldırılarını kınadı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz ve Kuveyt Veliaht Prensi Sabah Halid el-Hamad el-Sabah, bölgesel güvenlik ve istikrarı korumak için Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri arasında ortak koordinasyonu güçlendirme taahhütlerini teyit ettiler.

Şeyh Sabah el-Halid'in dün akşam gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, her iki lider de İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını kınadı ve bu saldırıları ulusal egemenlik, güvenlik ve halklarının güvenliğinin ihlali olarak nitelendirerek, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar için ciddi sonuçlar doğuracağını ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt Haber Ajansından (KUNA) aktardığına göre, Şeyh Sabah el-Halid görüşme sırasında "bölgedeki mevcut güvenlik gerilimleri sırasında Suudi Arabistan'a zarar verebilecek her şeyin tamamen reddedilmesi ve ortak güvenliğin korunmasının gerekliliğinin" altını çizdi ve "Körfez ülkelerine yapılacak bir saldırıyı Kuveyt Devleti'ne yapılacak bir saldırı olarak değerlendirdiğini" bildirdi.

Ajansa göre, Kuveyt Veliaht Prensi, "liderlerimizin bilgeliğiyle bu aşamayı güç ve kararlılıkla aşacağız" diyerek, "bölgenin güvenliğini ve istikrarını korumak için Körfez ülkeleri arasındaki ortak koordinasyonun güçlendirilmesinin önemini" vurguladı.

Öte yandan, Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Ömer Gulleh ve Filistin Cumhurbaşkanı Mahmud Abbas, Prens Muhammed bin Selman ile yaptıkları iki telefon görüşmesinde, İran saldırılarının ardından Suudi Arabistan'a destek ve dayanışmalarını dile getirdiler ve Suudi Arabistan'ın güvenliğini korumak ve topraklarını güvence altına almak için aldığı önlemlere destek verdiklerini ifade ettiler.

SPA’nın bildirdiğine göre Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Cibuti Cumhurbaşkanı, bölgedeki mevcut askeri gerilimin çerçevesinde son gelişmeleri görüştüler.

Bu arada, Filistin Haber Ajansı, Cumhurbaşkanı Abbas'ın, Filistin'in Suudi Arabistan'ın egemenliğine yönelik herhangi bir saldırıyı veya güvenliğine ve istikrarına yönelik herhangi bir tehdidi reddettiğini vurguladığını bildirdi. Abbas, Krallığın Filistin halkına olan sarsılmaz desteğine duyduğu takdiri dile getirerek, iki ülke arasındaki güçlü kardeşlik ilişkilerini övdü ve mevcut zorlukların üstesinden gelmek için koordinasyon ve istişareye devam etme gerekliliğini vurguladı.


Kuveyt: Ülke hava sahasını ihlal eden füze saldırısı engellendi

Kuveyt Şehri (Reuters)
Kuveyt Şehri (Reuters)
TT

Kuveyt: Ülke hava sahasını ihlal eden füze saldırısı engellendi

Kuveyt Şehri (Reuters)
Kuveyt Şehri (Reuters)

Kuveyt Savunma Bakanlığı bu sabahı erken saatlerde, hava savunma sistemlerinin ülke hava sahasına giren bir füze saldırısını engellediğini duyurdu.

Bakanlık sözcüsü Albay Suud el-Atvan, engelleme sonucunda yere bazı parçaların düştüğünü ve bir araç da dahil olmak üzere sınırlı maddi hasara yol açtığını, ancak herhangi bir yaralanma olmadığını belirtti.

Bakanlık sözcüsü yaptığı açıklamada, Kuveyt Silahlı Kuvvetlerinin ülkenin korunmasını ve güvenliğinin sağlanmasını temin ederek, savunma görevlerini yüksek verimlilik ve hazırlıkla yerine getirmeye devam ettiğini vurguladı.

Kuveyt Savunma Bakanlığı bu sabah erken saatlerde, İran'ın ülke hava sahasını hedef alan saldırılarının başlangıcından bu yana 212 balistik füze ve 394 insansız hava aracını (İHA) tespit edip etkisiz hale getirdiğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Tahran, geçtiğimiz cumartesi gününden bu yana ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırılara misilleme olarak Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Umman ve Bahreyn'deki enerji tesislerini ve hayati altyapıyı hedef alarak Körfez ülkelerine yönelik düşmanca saldırılarına devam etti.

Kuveyt Savunma Bakanlığı, Hükümet İletişim Merkezi'nin güncel olaylarla ilgili ilk basın brifinginde, silahlı kuvvetlerin devam eden operasyon bölgesinde füze ve İHA’ların etkisiz hale getirildiğini açıkladı.