İngiltere, Ukrayna'ya savunma silahları verecek

Silahlı askerler, Balaclava kasabasındaki Ukrayna sınır muhafız karakolunun dışında Rus ordusu araçlarının yakınında bekliyor (Arşiv - Reuters)
Silahlı askerler, Balaclava kasabasındaki Ukrayna sınır muhafız karakolunun dışında Rus ordusu araçlarının yakınında bekliyor (Arşiv - Reuters)
TT

İngiltere, Ukrayna'ya savunma silahları verecek

Silahlı askerler, Balaclava kasabasındaki Ukrayna sınır muhafız karakolunun dışında Rus ordusu araçlarının yakınında bekliyor (Arşiv - Reuters)
Silahlı askerler, Balaclava kasabasındaki Ukrayna sınır muhafız karakolunun dışında Rus ordusu araçlarının yakınında bekliyor (Arşiv - Reuters)

İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, Rus işgaline karşı Ukrayna'ya daha fazla savunma silahı ve askeri eğitim vereceklerini söyledi.
Wallace, parlamentoda yaptığı açıklamada, Ukrayna sınırındaki Rus gücünün büyüklüğü konusunda "gerçek bir endişe" bulunduğunu belirtti.
Rusya'nın hazırlık seviyesinin en iyi ihtimalle istikrarsızlaştırıcı bir atmosfere, en kötü ihtimalle de bir çatışmaya yol açabileceği konusunda uyarıda bulunan Wallace, Moskova'nın "giderek artan tehditkar davranışları ışığında" Ukrayna'ya yeni destekler verileceğini ifade etti.
Wallace, "Ukrayna'ya hafif anti-tank savunma silah sistemleri tedarik etme kararı aldık. Az sayıda İngiliz personeli, İngiltere'ye dönmeden önce Orbital Operasyonu kapsamında kısa bir süre için erken aşama eğitimi verecek" dedi.
Ukrayna'nın kendi sınırlarını savunma konusunda her türlü hakka sahip olduğunu ve bu yeni yardım paketinin bunu yapma kabiliyetini daha da artıracağını söyleyen Wallace, "Açık konuşmak gerekirse, bu destek, kısa menzilli ve açıkça savunma amaçlı silahları kapsıyor. Bunlar stratejik silahlar değiller ve Rusya için tehdit oluşturmuyorlar, meşru müdafaa için kullanılacaklar" diye konuştu.
İngiliz Savunma Bakanı, Rusya'nın Ukrayna'da herhangi bir "istikrarı bozucu eylem" gerçekleştirmesi durumunda, "yürürlüğe girmeye hazır bir uluslararası yaptırım paketi" olduğunu vurguladı.
Herhangi bir ihlalin bir "işgal" olarak görüleceğini kaydeden Wallace, "Bunun, her iki tarafta da büyük bir can kaybına yol açabileceğinden korkuyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Moskova ile mevcut ilişkilerin zorlu olduğunu kaydeden Wallace, arzu ettikleri ilişkinin böyle olmadığını belirterek, "Hala diplomasinin galip geleceği konusundaki umudumu koruyorum. Diplomasi ve diyaloğu mu yoksa çatışma ve bunun sonuçları mı seçeceği Devlet Başkanı (Vladimir) Putin'e kalmış" diye konuştu.
İngiliz Savunma Bakanı, Rus mevkidaşı Sergey Şoygu'yu "karşılıklı güvenlik endişeleriyle ilgili sorunları tartışmak" için Londra'ya davet etti.



Ankara: Suriye hükümeti ile SDG arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmalar devam ediyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Ankara: Suriye hükümeti ile SDG arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmalar devam ediyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün yaptığı açıklamada, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Fidan basın açıklamalarında, “Şu anda DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a transferi devam ediyor. Bu koşullar altında ateşkesin uzatılması gerekebilir… ve bu yönde bir talep var” ifadelerini kullandı.

Fidan sözlerine şöyle devam etti: “Diplomatik çabalar şu anda devam ediyor ve biz de bunlara katılıyoruz. Herhangi bir çatışma istemiyoruz ve olumlu bir barış sürecinin başlatılmasını umuyoruz.”

Suriye televizyonu dün, Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya atıfta bulunarak, uluslararası himayede SDG ile gerilimi azaltmayı ve Rakka vilayetinde kontrol noktaları kurmayı amaçlayan bir anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Başka bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı, İsrail'in hâlâ İran'a saldırı düzenlemek için fırsat kolladığına dair işaretler olduğunu belirterek, böyle bir hamlenin bölgeyi daha da istikrarsızlaştırabileceği uyarısında bulundu.

Fidan, "Umarım farklı bir yol bulurlar, ancak gerçek şu ki, özellikle İsrail, İran'a saldırmak için fırsat kolluyor" şeklinde konuştu.


Trump, Lincoln uçak gemisini harekete geçirdi... ve Tahran'a baskı uyguluyor

İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)
İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)
TT

Trump, Lincoln uçak gemisini harekete geçirdi... ve Tahran'a baskı uyguluyor

İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)
İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, dün "Abraham Lincoln" uçak gemisi ve diğer savaş gemilerini içeren bir deniz kuvvetinin Ortadoğu'ya konuşlandırılacağını açıklamasının ardından, İran'a karşı "azami baskı" kampanyasına yeniden başladı.

Trump, güç kullanımına başvurmayı tercih etmediğini vurguladı, ancak Tahran'ın "doğrudan tehdit" olarak değerlendirdiği adımlar atması durumunda askeri seçeneği masada tuttu; bunun şartı ise Tahran'ın askeri eşiğe yaklaşan herhangi bir nükleer yola yeniden başlamaması ve protestocuları da kapsayan infazlara devam etmemesiydi.

Devrim Muhafızları deniz kuvvetleri komutan yardımcısı ise dün yaptığı açıklamada, İran'a yönelik herhangi bir saldırının söz konusu bile olmadığını söyledi. "Düşman ülkeye saldırmaya cesaret edemez" ifadesini kullandı.

İran Başsavcısı ise Trump'ın protestolarla bağlantılı olarak yüzlerce tutuklunun idamını engelleyen Amerikan müdahalesinden bahsettiği açıklamalarını yalanlayarak, İranlı yetkililerin "yurtdışından emir almadığını" vurguladı.

Protestolarla ilgili olarak, İnsan Hakları Yüksek Komiseri, İranlı yetkililere ülkedeki protesto hareketine yönelik "acımasız baskıyı durdurmaları" çağrısında bulundu; özellikle de "hızlı yargılamalar, usulsüz işlemler ve orantısız cezalar"dan vazgeçmelerini istedi.


ABD ordusu, Pasifik Okyanusu'nda bir teknenin hedef alındığını ve iki kişinin öldüğünü duyurdu

Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)
Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)
TT

ABD ordusu, Pasifik Okyanusu'nda bir teknenin hedef alındığını ve iki kişinin öldüğünü duyurdu

Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)
Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, dün Doğu Pasifik'te bir tekneye düzenlenen saldırıda iki uyuşturucu kaçakçısı şüphelisinin öldürüldüğünü ve Sahil Güvenlik'in saldırıdan sağ kurtulan üçüncü bir kişiyi aradığını açıkladı.

ABD Güney Komutanlığı'ndan "X" platformunda konuyla ilgili yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: "İstihbarat, teknenin Doğu Pasifik'te bilinen bir uyuşturucu kaçakçılığı rotasını izlediğini ve uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını doğruladı."