İsrail polisinin 'Pegasus' yazılımıyla kendi vatandaşlarını izlediği bildirildi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İsrail polisinin 'Pegasus' yazılımıyla kendi vatandaşlarını izlediği bildirildi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İsrail basını, polisin, NSO Group'un geliştirdiği casus yazılım programı ile herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın devlet görevlileri, iş adamları ve protesto gruplarını dinlediğini yazdı.
İsrail ekonomi gazetesi Catalist'in haberine göre, İsrail polisi, NSO Group'un tartışmalı telefonların izlenmesini sağlayan casus yazılım programı Pegasus'u aralarında devlet görevlileri, iş adamları, muhalif protesto gruplarını izlemek için mahkeme izni veya başka bir denetim olmaksızın kullandı.
İsrail polisinin, 2013 yılında sistemi satın aldığı, 2015 yılında İsrail İç İstihbarat Teşkilatı Şin-Bet'te (Şabak) üst düzey bir görevden polis teşkilatının başına gelen Roni Alshech zamanında kullanımını genişlettiği aktarıldı. Polisin Alshech döneminde, siber güvenlik teşkilatını da güçlendirdiği paylaşıldı.
Habere göre, İsrail polisi, Pegasus yazılımı ile herhangi bir suça karışmamış ancak izlenmesinin başka bir soruşturmayla ilgili delilleri ortaya çıkartabilecek bilgilere ulaşma imkanı sağlayacak devlet çalışanlarını dinledi.
Aynı şekilde, polisin, bir cinayetle ilgili bir gazeteciye katilin kim olduğunu bildiğini söyleyen iş adamı ile eski Başbakan Binyamin Netanyahu karşıtı protestoların önde gelen isimleri gibi birçok İsrail vatandaşını mahkeme kararı olmaksızın izlediği ve telefonlarından bilgi sızdırdığı belirtildi.

Polis istihbarat kaynaklarında "Pegasus"u örtbas etti
Haberde, Pegasus'un daha önceden İsrail devleti tarafından Filistinli yetkililere, sivil toplum örgütlerine karşı kullanıldığının ortaya çıktığı ancak İsrail vatandaşlarına karşı kullanımının ilk kez gündeme geldiği eklendi.
İsrail polisinin, kullandığı başka bir yazılımın fiziksel olarak ellerinde bulunan telefondan bilgi alabildiğini ancak bunu bir mahkeme kararının ardından yapabildiği, Pegasus programıyla, polisin yüksek rütbelilerden gelen emirlerle telefonlara sızdığına dikkat çekildi.
Polisin, soruşturmalarda Pegasus yazılımından elde ettiği istihbaratın kaynağını "örtbas ettiği" başka bir araçla elde edilmiş gibi gösterdiği kaydedildi.
İsrail'in Pegasus yazılımını dünya genelinde satarken, İsrail vatandaşlarına karşı kullanımının yasak olduğunu ön şart olarak sunduğu haberde hatırlatıldı.

Polisten "sınırlar çerçevesinde hareket edildi" savunması
NSO Group, iddialara yönelik açıklamasında, "mevcut veya potansiyel müşteriler hakkında beyanda bulunmadıklarını, sattıkları sistemleri kendileri işletmediklerini, uygulandıkları hedefler veya elde edilen içerik hakkında bilgi sahibi olmadıklarını" savundu.
NSO Group, şirketin ürünlerini lisans dahilinde, "ulusal güvenlik veya kanun uygulayıcı teşkilatlara kendi ülkelerindeki kanunlara ve mahkeme emirlerine uygun biçimde kullanılmak üzere sattıklarını" iletti.
Konuya ilişkin Catalist'e açıklama yapan İsrail polisi ise haberin doğru olmadığını, faaliyetlerini mahkeme kararı ve ilgili kurumların çizdiği sınırlar çerçevesinde gerçekleştirdiği yanıtını verdi.
İsrailli siber güvenlik şirketi NSO Group tarafından geliştirilen Pegasus isimli casus yazılımın dünyada çeşitli ülkelere satıldığı geçen yıl ortaya çıkmıştı. Bu ülkelerin muhalifleri, avukatları, gazetecileri ve düşmanlarını dinlemek için söz konusu yazılıma başvurduğunun açıklanması skandalın büyümesine yol açmıştı.
İsrail'in de yazılımı Filistinli yetkililer ve sivil toplum kuruluşu çalışanlarını dinlemek için kullandığı gün yüzüne çıkmıştı. Şirket, ABD'nin yaptırım listesine alınmıştı.



Avustralya'nın güneydoğusunda çıkan orman yangınları nedeniyle ‘afet durumu’ ilan edildi

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
TT

Avustralya'nın güneydoğusunda çıkan orman yangınları nedeniyle ‘afet durumu’ ilan edildi

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)

Avustralya, ülkenin güneydoğusunda etkili olan ve geniş ormanlık alanları küle çeviren yangınlar nedeniyle bugün ‘afet durumu’ ilan etti.

Victoria eyaletinde (başkenti Melbourne) hava sıcaklıklarının 40 dereceyi aşması ve kuvvetli rüzgârların etkili olması, orman yangınlarının yayılması için elverişli koşullar oluşturdu. Yetkililer, mevcut durumun 2019’un sonu ile 2020’nin başında yaşanan ve ‘kara yaz’ olarak anılan büyük yangınları hatırlattığını belirtti.

En yıkıcı yangınlardan birinin, ormanlarla kaplı Longwood yakınlarında çıktığı ve yaklaşık 150 bin hektarlık alanı etkilediği bildirildi.

Victoria Eyaleti Başbakanı Jacinta Allan tarafından ilan edilen afet durumu, itfaiye ve acil durum ekiplerine zorunlu tahliye dahil olmak üzere geniş yetkiler tanıyor.

Allan, alınan önlemlerin amacının ‘Victoria halkının hayatını korumak’ olduğunu vurgulayarak, “Bu çok net bir mesaj: Eğer sizden bölgeyi terk etmeniz istenirse, derhal ayrılın” dedi.

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harcourt'ta alevler içinde kalan bir ormana helikopterle su bırakılıyor. (EPA)Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harcourt'ta alevler içinde kalan bir ormana helikopterle su bırakılıyor. (EPA)

Allan, eyaletteki en şiddetli yangınlardan biri sonrası kayıp olarak aranan üç kişinin sağ olarak bulunduğunu açıkladı.

Victoria Acil Durum Yönetimi Direktörü Tim Wiebusch ise eyalet genelinde en az 130 yapının tamamen tahrip olduğunu bildirdi. Wiebusch, 10 büyük yangının halen kontrol altına alınamadığını ve bunların bir kısmının ‘günler, hatta haftalar’ boyunca sürebileceğini söyledi.

Yetkililer, şimdiye kadar en ağır hasarın, nüfusu birkaç yüz kişiyi geçmeyen, seyrek yerleşimli kırsal bölgelerde meydana geldiğini belirtti. Yangınlarla mücadele için ülkenin dört bir yanından yüzlerce itfaiyeci bölgeye sevk edildi.

Araştırmacılar ise Avustralya’da iklim kaynaklı ısınmanın 1910 yılından bu yana ortalama 1,51 derece arttığını, bunun da karada ve denizde giderek daha sık görülen aşırı hava olaylarını körüklediğini vurguladı.


Washington ve Karakas, bir petrol tankerini Venezuela sularına geri götürmek için ortak operasyon düzenledi

Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
TT

Washington ve Karakas, bir petrol tankerini Venezuela sularına geri götürmek için ortak operasyon düzenledi

Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)

Venezuela Petrol Bakanlığı ve devlet petrol şirketi PDVSA, dün yaptıkları ortak açıklamada, ABD ve Venezuela'nın Minerva petrol tankerini Venezuela sularına geri getirmek için ortak bir operasyon gerçekleştirdiğini bildirdi.

Açıklamaya göre gemi “Venezüella makamlarına herhangi bir ücret ödemeden veya izin almadan” limandan ayrılmıştı.


Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
TT

Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)

Fransa, İngiltere ve Almanya liderleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı ve İranlı yetkililere itidal gösterip şiddete başvurmaktan kaçınmaları çağrısında bulundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in yaptıkları ortak açıklamada, “İran güvenlik güçlerinin şiddet uyguladığına dair haberlerden derin endişe duyuyoruz ve protestocuların öldürülmesini şiddetle kınıyoruz... İranlı yetkilileri itidal göstermeye çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “İranlı yetkililer halkını korumakla yükümlüdür ve misilleme korkusu olmadan ifade özgürlüğünü ve barışçıl toplanma özgürlüğünü sağlamalıdır” denildi.

Daha önce, Avrupa Birliği'nin dış politika şefi Kaja Kalas, İran halkının “gelecekleri için mücadele ettiğini” belirterek, rejimin meşru taleplerini göz ardı etmesinin “gerçek yüzünü ortaya çıkardığını” belirtmişti.

X platformunda yaptığı paylaşımda, Tahran'dan gelen görüntülerde güvenlik güçlerinin “orantısız ve aşırı tepki” gösterdiğini belirterek, “barışçıl protestoculara yönelik her türlü şiddet kabul edilemez” diye vurguladı.

 İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)

“İnterneti kesmek ve protestoları şiddetle bastırmak, kendi halkından korkan bir rejimi ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Uluslararası tepkiler artarken, çok sayıda Avrupa Parlamentosu üyesinin protestoculara açık destek verdiğini açıklaması üzerine Tahran ile Avrupa Birliği kurumları arasındaki anlaşmazlık daha da keskinleşti.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, “dünya bir kez daha cesur İran halkının ayağa kalktığına tanık oluyor” diyerek “Avrupa halkın yanında” olduğunu vurguladı.

Buna karşılık, İran'ın Avrupa Birliği nezdindeki misyonu, Avrupa Parlamentosu'nu çifte standart ve iç işlerine müdahale etmekle suçladı.

Belçika Başbakanı Bart De Vever, “cesur İranlıların yıllarca süren baskı ve ekonomik sıkıntılardan sonra özgürlüğü savunmak için ayaklandıklarını” belirterek, onların “tam desteğimizi hak ettiklerini” ve “şiddet yoluyla onları susturma girişimlerinin kabul edilemez olduğunu” vurguladı.

İsveç ve Avusturya, İran büyükelçisini dışişleri bakanlığına çağırdıklarını açıkladı.