Fenerbahçe Teknik Direktörü Kartal: Şampiyonluk iddiamız devam ediyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Fenerbahçe Teknik Direktörü Kartal: Şampiyonluk iddiamız devam ediyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Fenerbahçe Teknik Direktörü Kartal, "Ne kadar kötü olsa da liderin 17 puan gerisindeyiz. Matematiksel olarak her şeye rağmen şampiyonluk iddiamız devam ediyor" dedi.
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Fenerbahçe için burada olduğunu ve takımı en üst seviyeye çıkarmak için uğraşacağını söyledi.
Ülker Stadı'nda düzenlenen basın toplantısına Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri Burak Kızılhan, yönetim kurulu üyeleri Selahattin Baki, Mustafa Kemal Danabaş, Ruşen Çetin ve Fethi Pekin katıldı.
Hedefinin Fenerbahçe’nin başarısı olduğunu hatırlatan Kartal, başkanla görüşmesinde sezon sonunu konuşmadığını vurgulayarak, “Ben Fenerbahçeliyim. Bugünden yarına bunları konuşmanın çok doğru olmadığını düşünüyorum. Bugün için en üst seviyeye takımı nasıl çıkartırım onu düşünüyorum. Ben bunun için buradayım. Şu an sezon sonu için bir şeyim yok. Ben Fenerbahçeliyim. Başkanla konuşuruz. Her zaman için güzel ve doğru olanın yolunu buluruz. Fenerbahçe’nin başarısı için.” İfadelerini kullandı.
Fenerbahçe’de büyük mutluluklar yaşadığını ve sarı-lacivertlilerin hayatında büyük bir yere sahip olduğunu anlatan Kartal, şöyle devam etti:
“Fenerbahçeme tekrar, ikinci kez geldim. Bana bu görevi layık gören Ali Koç ve yöneticilerimize çok teşekkür ediyorum. Başkanımızla çok samimi bir görüşme içinde göreve talip oldum. Beni aradığında hiç tereddüt etmeden başkanla buluşmaya gittim. Başkan bana Fenerbahçe futbol aklı olarak yaşananları, giden teknik direktörle ilgili yaşananları takımın durumunu her şeyi net ifade etti. Bu takımın bir parçası olmamı benden istedi. Ben de Fenerbahçe için, her zaman takımın parçası olmam için, bu takımı takip ettiğimi oyuncuların kapasitesini bildiğimi kendisine izah ettim. ‘Sorumluluk alırım, söz konusu Fenerbahçe ise geçmişte olduğu gibi bugün de bu sorumluluğu omzumda taşırım’ dedim. Fenerbahçe çatısı altında bana destek olunduğu sürece gerisi teferruattır. Hayatımın büyük bölümü bu tribünlerden gelen biri olarak hiç bir şey düşünmeden bu camiaya gönül veren kalpten severek her şeyimi vermeye hazır bir insanım. Bunun için bu görevi kabul ettim. Çok kısa bir zaman oldu. Bugün 8’inci gün. Oyuncu kardeşlerimle Samandıra’da vakit geçiriyor, çalışıyoruz. Şu an takımın mental olarak biraz enerjisinin düşük olduğunu gördüm, gözlemledim. Oyuncuların kariyerlerinin yukarıda olduğunu ama mental olarak biraz aşağıda olduğumuzun farkındayım. Şu an mental olarak takımı yükseltmek için bütün çabamla uğraşıyorum. Bir taraftan da oyuncularımızın fiziksel, teknik, taktik olarak ne yapmamız gerektiğini pozitif futbol oynamamız gerektiğinin taraftarlarımızın ne istediğini bilen bir antrenörüm.”

“Şampiyonluk iddiamız devam ediyor”
İsmail Kartal, Fenerbahçe camiasının nasıl bir futbol izlemek istediğinin farkında olduğunu dile getirdi.
Zamanla yarıştığını hatırlatan Kartal, “Oyuncularımla vakit geçirmem, çalışmam, fizik, teknik, taktik ve mental olarak zamanımız olsaydı bunu çok önemli bir fırsata çevirebilirdik ama böyle bir şansımız yok. 3 günde bir maç oynuyoruz. Buna rağmen Samandıra’da geçirdiğim 7 günde oyuncularımla yaptığım grup toplantılarında ve bireysel toplantılarda oyunculardan pozitif elektrik aldım bu da beni çok mutlu etti.” değerlendirmesinde bulundu.
Taraftarların istenmeyen sonuçlarda tepkisinin doğal olduğunu aktaran Kartal, “Taraftarlarımız her zaman haklıdır. Taraftarlar varsa biz varız. Taraftarlarımız sayesinde bu camia ayakta kaldı. Biz birlik olduğumuzda en zor günde birlikte nasıl bir camia olduğumuzu herkese gösterdik. Bu kulüp en büyük sivil toplum gücüdür. 3 Temmuz sürecinde bunu herkese gösterdik. Ben evimde bu göreve gelemeden önce Fenerbahçe’nin maçlarını izlerken bazen çok üzülüyordum. Bu takım bu değil bu oyuncular bu değil. Çok daha iyisini yapabileceklerini görebiliyordum. 3 kulvarda gidiyoruz. Ne kadar kötü olsa da liderin 17 puan gerisindeyiz. Matematiksel olarak her şeye rağmen şampiyonluk iddiamız devam ediyor. Ziraat Türkiye Kupası var, konferans ligi var. Çok koşan disiplinli Prag gibi bir takıma karşı oynayacağız. Hep birlikte bir karar aldık. 3 kulvarda mücadele ediyoruz ve oyuncularımızı burada mücadele edebilecek seviyeye getirmek benim görevim. Bunun için buraya geldim. “ şeklinde görüş belirtti.

Kartal'dan taraftara "destek" çağrısı
İsmail Kartal, taraftarlardan yarınki maçta destek istedi.
Camianın yarınki maçla beraber eski günlerine dönmesi gerektiğini kaydeden Kartal, şöyle konuştu:
“Fenerbahçe ailesi olarak taraftarlarımızın yarınki maçta özellikle bir milat olarak bir başlangıç yapmak istiyorum. Hakemin başlangıç düdüğünden bitiş düdüğüne kadar taraftarların bu takıma, oyunculara güvenmelerini istiyorum. Taraftarlarımıza güveniyorum, onların da beni sevdiğini biliyorum. Benden çok oyuncularıma inanmalarını, destek olmalarını istiyorum. Bugün birlik olma, beraber olma günü. Bunun için buraya geldim. İnşallah hep birlikte bir ekip olarak, başkanımızın yöneticilerimizin bize inanan ve güvenen medya mensuplarımızın vereceği hoşgörüyle biraz zamana ihtiyacımız var. Taraftarlarımızın zamanla düzeltebileceğime inanmalarını istiyorum. Oyuncularımızın her biri bizim için değerlidir. Değerli oldukları için buradalar. Onlara bu formanın değerinin, bunu giymenin sorumluluğunu ne yapmaları gerektiğini anlattım. Bundan sonra bu bilinçle maçlara hazırlanacağımızı bu bilinçle özel yaşantılarında hareket etmelerini onlardan istedim. Bu benim hakkım. Bütün taraftarlarımızın benden beklentisi var, ben hayatımı bu işe verdim. Bu yolda oyuncularımın bana verdikleri enerji pozitif. İnançlıyım, mutluyum, oyuncularıma güveniyorum.”
Kısa zamanda her şeyin değişemeyeceğinin altını çizen Kartal, “Ben içimden geldiği gibi konuşan bir insanım, rol yapmam yapamam zaten. Mesut dünya çapında, çok yetenekli bir oyuncu, düzgün de bir insan. Kendisiyle dün konuştum, görüştük. Ufak tefek problemler olabilir. Samimi bir görüşme geçti. Kendisi de bundan mutlu oldu. Bundan sonra daha iyi olacak diye düşünüyorum. Bugün bu ülkede kaç tane İrfan Can Kahveci gibi oyucu var. Bunlar bizim oyuncularımız, bunlara sahip çıkacağız. 3 kulvarda gidiyoruz hepsi bizim oyuncumuz. El ele vereceğiz ve elimizden gelenin en iyisini yapacağız” şeklinde görüş belirtti.

“Biraz sabır gerekiyor”
İsmail Kartal, pozitif futbolu dörtlü sistemle oynamayı sevdiğini ifade etti.
Taraftarları mutlu edecek pozitif futbolun gereklerini yerine getirmek istediklerini anlatan Kartal, şunları aktardı:
“Biraz sabır gerekiyor. Oyuncular kaliteli oyuncular. Eksikler döndüğünde farklı bir Fenerbahçe oluşturacağımız düşünüyorum. Çalışacağız, elimizden geleni yapacağız. Başkanıma saygım sonsuzdur. Şu 2 maçı oynayalım bu iki maçta sonra başkanımızla oturup bir şeyleri planlayacağız. Başkanımızın enerjisi çok yüksek. Her türlü fedakarlığı yapmaya hazır. Şu anda bugünden yarına şunu alalım diye bir şeyler konuşmadık. Ben, karakter doğuştan derler ama çok inanmıyorum. Karakter hayat içinde yaşadıklarınızla, yoğrulmakla olan bir iradedir. Oyuncularımla yapmış olduğum toplantılarda bire bir görüşmelerde beden dilim, antrenmandaki hırsım birazcık bir yerlerden alacaklardır diye düşünüyorum. Ekibimle yapacağımız çalışmalarla onu biraz adım adım sabır gösterirsek üzerine koyacağımızı düşünüyorum.”
Kalecileri Altay Bayındır, Berke Özer ve Ertuğrul Çetin için ‘evlatlarım’ ifadesini kullanan Kartal, şu değerlendirmede bulundu:
“Altay, Ankaragücü’nden benim talebem onu orada ilk oynatan benim, o benim evladım gibidir. Berke de Ertuğrul da evladım gibidir. Berke’nin durumu iyiye gidiyor. Altay’da 10 gün içinde normal takım antrenmanlarına başlayacağını düşünüyorum. Duruma göre pozisyonumuza göre sayın başkanla 2 maçtan sonra tekrar bir değerlendirme yapacağız. Sezon başından beri Vitor hocanın transferleri kendi sistemine göre yapıldı. Dörtlüye geçtik burada oynayacak oyuncularımızı var ama bu birden kolay olacak işler değil. Adapte olmaları gerekiyor. Zamanla birlikte bu sistemi çalışmamız lazım. Aynı oyuncuların birlikte oynayıp bunu sindirmesi lazım. Bu arada da sonuçların iyi gelmesi gerekiyor, özgüven kazanmaları için. Oyuncuların bundan keyif alması gerekiyor. Ondan sonra zaman içinde üstüne koya koya yoluna devam edeceğiz. Bu sisteme göre transfer konusunda şu anda planlanmış bir şey yok. Elimizdeki oyuncular değerli. Onların değerli olduklarına inanıyoruz.”
Altyapıya önem verdiğini ve oradan oyuncuları da kazanmak istediğini dile getiren deneyimli teknik adam, “Benim gençlere kapım açık. Onların eğitilmesi daha iyi olması için uğraşıyorum. Gençlere şans vermeyi seven bir antrenörüm, bu süreci devam ettireceğim. Altyapının sorumlusu arkadaşlarla Tahir hocamızla sürekli görüşüyoruz. Onları da takıma alarak o havayı solumalarını istiyoruz. Zaman zaman oyuna alarak adapte etmeye çalışacağız” diye konuştu.
Mesut Özil’in kariyerli bir oyuncu olduğunu ve kendisinin de ekibe yardım etmesi gerektiğini vurgulayan Kartal, tesislerin eskisinden daha güzel olduğunu da sözlerine ekledi.

“Pozitif futbolda dörtlü sistemi savunan biriyim”
İsmail Kartal, lige verilecek arada Antalya’da 1 hafta kamp geçireceklerini söyledi.
Orada iyi çalışacaklarını ve kendilerini toparlayacaklarına inandığını aktaran Kartal, sözlerini şöyle tamamladı:
"Kurşunlandığımız sene iyi bir takımımız vardı. O günkü istatistikler son 20 yılın en iyileriydi, kırılamadı o. Takımdan birçok oyuncu gitti ayrıldı sonra tekrar çok büyük transferler yapıldı, olmadı. Ben tüm raporlarımı atletik performansını Pereira, Terrenao ve Aziz Başkan'ımıza sunmuştum o zaman. Bugün Pereira ayrıldı, ben geldim üçlü sistem vardı. Benim kendime göre pozitif futbolda dörtlü sistemi savunan biriyim. Bunu hayata geçirmek için uğraşıyorum. Ben herhangi bir rapor almadım. Ama burada çalışan antrenör arkadaşlarım bana raporları verdiler."



Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
TT

Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta rotamızı hava sporlarına çevirip Dünya Kanopi Formasyonu ve Wingsuit Uçuşu Şampiyonaları'nı inceliyoruz.

Paraşütçülerin gökyüzünde birbirlerinin paraşütlerine tutunarak oluşturduğu şekiller, ilk bakışta havada sergilenen tehlikeli bir gösteriyi andırabilir.

Oysa bu hareketlerin arkasında sıkı bir takım çalışması, hassas zamanlama ve ileri düzey paraşüt kontrolü var. Gökyüzünde hızla ilerleyen sporcuların birbirleriyle kurduğu bağlantılar, saniyeler içinde tamamlanması gereken bir yarışın parçası.

Hava sporlarının bir başka dalında ise sporcular, kolları ve bacakları arasındaki özel kumaş yüzeyler sayesinde düşüşlerini kontrollü bir süzülüşe dönüştürüyor. 

Paraşüt formasyonu ve wingsuit uçuşu, insanın gökyüzündeki hareket kabiliyetini farklı biçimlerde sınayan iki ayrı disiplin.

Her iki sporun en iyi isimleri, 8-14 Ekim'de ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Lake Elsinore kentinde düzenlenen 22. FAI Dünya Paraşüt Formasyonu Şampiyonası ve 6. FAI Dünya Wingsuit Uçuşu Şampiyonası'nda bir araya geliyor. 

Şampiyonaların son günü olan 14 Ekim, Uluslararası Hava Sporları Günü kutlamalarına da denk geliyor. FAI'nin resmi programı, iki disiplinde toplam 5 yarışma kategorisi bulunduğunu gösteriyor.

Paraşütler birbirine nasıl bağlanıyor?

İngilizcede Canopy Formation adı verilen paraşüt formasyonu, geçmişte Canopy Relative Work veya kısaca CRW olarak da biliniyordu. 

Bu disiplinde sporcular, uçaktan atladıktan hemen sonra paraşütlerini açıyor ve havada birbirlerine yaklaşarak paraşütleriyle bağlantı kuruyor. 

Sporun 1980'lerde gelişmeye başladığını belirten Dünya Hava Sporları Federasyonu (FAI), zamanla bu becerilerin resmi yarışma disiplinine dönüştüğünü aktarıyor. 

Formasyon oluşturmanın temelinde, sporcuların birbirlerinin paraşüt iplerine veya bağlantı noktalarına tutunarak kontrollü bir düzen kurması yatıyor. 

Örneğin dikey bir dizilimde bir paraşütçü, ayaklarıyla altındaki sporcunun paraşütünün üst bölümüne tutunabiliyor. Böylece paraşütler üst üste sıralanarak gökyüzünde hareket eden bir kule görünümü ortaya çıkıyor.

Ancak formasyonu kurmak tek başına yeterli değil. Sporcuların bağlantıları doğru sırayla oluşturması, hareketlerini takım arkadaşlarının hızına göre ayarlaması ve dizilimi bozmadan manevra yapması gerekiyor. 

Hatalı bir hareket, hem takımın puan kaybetmesine hem de tehlikeli bir duruma yol açabiliyor.

Zamana karşı yarış

Paraşüt formasyonunda üç temel yarışma türü var: İkili sıralı formasyon, dörtlü sıralı formasyon ve dörtlü rotasyon.

İkili sıralı formasyonda iki sporcu, önceden belirlenen şekilleri bir dakika içinde tamamlamaya çalışıyor. Dörtlü sıralı formasyonda ise 4 kişilik ekipler, önceden belirlenen formasyon dizisini 2 dakika içinde mümkün olduğunca çok kez doğru biçimde tamamlayarak puan topluyor.

Her iki kategoride de takımın performansı, iniş sonrasında hakemlere sunulan video kayıtları üzerinden değerlendiriliyor.

Dörtlü rotasyonda amaç, paraşütçülerin oluşturduğu dikey dizilimi sürekli hareket halinde tutmak. 4 kişilik ekip başlangıç formasyonunu kurduktan sonra en üstteki sporcu bağlantıyı bırakıp dizilimin altına geçiyor. 

Ardından sıradaki sporcu aynı hareketi tekrarlıyor. Her başarılı rotasyon takıma puan kazandırıyor. Bu kategoride ekiplerin başlangıç formasyonunu kurmak için 30 saniyesi, puan toplamak için de 90 saniyesi bulunuyor.

Bu nedenle paraşüt formasyonu yalnızca cesaretle ilgili değil. Sporcuların birbirlerinin hareketlerini okuyabilmesi, doğru anda bağlantı kurması ve formasyonun devamını önceden planlaması gerekiyor. Gökyüzünde birkaç saniye süren bir hareketin arkasında uzun bir eğitim ve tekrar süreci bulunuyor.

Bir kıyafet insanı nasıl süzülür hale getiriyor?

Wingsuit uçuşu, paraşüt formasyonundan farklı bir beceriye dayanıyor. İngilizcede "kanat kıyafeti" anlamına gelen wingsuit, kollarla gövde ve bacaklar arasında gerilen özel kumaş yüzeylerden oluşuyor. 

Bu yüzeyler hava akımıyla dolarak vücudun havayla temas eden alanını artırıyor ve kaldırma kuvveti oluşturuyor.

Böylece sporcu, geleneksel paraşüt atlayışındaki gibi büyük ölçüde dikey düşmek yerine ileri doğru hareket ederek daha yavaş irtifa kaybediyor. Bu, bir uçağın yaptığı gibi yukarı doğru uçmak anlamına gelmiyor; kontrollü bir süzülüşten söz ediliyor. 

Uygun koşullarda deneyimli bir wingsuit sporcusu, dikey yönde 1 metre alçalırken yatayda yaklaşık 3 metre ilerleyebiliyor. Bu oran, uçuş tekniğine ve koşullara göre değişebiliyor.

Wingsuit uçuşunun kökleri 20. yüzyılın başlarına uzanıyor. Avusturya doğumlu terzi Franz Reichelt, 1912'de kendi tasarladığı paraşüt benzeri bir kıyafetle Eyfel Kulesi'nden atlayarak insanın süzülmesini sağlayacak bir tasarımı denedi. 

Deneme başarısız oldu. Sonraki yıllarda farklı kumaş ve kanat tasarımları geliştirildi ancak ilk örneklerin kontrol edilmesi son derece zordu.

1990'larda Fransız paraşütçü Patrick de Gayardon'un geliştirdiği tasarımlar daha kontrollü uçuşun önünü açtı. 1999'da Fin Jari Kuosma'yla Hırvat tasarımcı Robert Pečnik'in ticari wingsuit modellerini piyasaya sürmesi ve eğitmenlik programlarının gelişmesiyle spor daha geniş bir çevreye yayıldı.

Hız, mesafe ve akrobasi

Wingsuit yarışmalarında iki ana kategori bulunuyor: Performans uçuşu ve akrobatik uçuş. 

FAI, performans kategorisinde sporcuların havada kalma süresini, yatayda katettikleri mesafe ve hızlarını ayrı ayrı ölçüyor. GPS kayıtlarıyla yapılan bu ölçümler bir araya getirilerek genel performans değerlendiriliyor.

Süre kategorisinde belirlenen irtifa aralığında daha uzun süre kalmak, mesafe kategorisinde daha fazla yatay mesafe katetmek, hız kategorisinde ise mümkün olan en yüksek ortalama yatay hıza ulaşmak hedefleniyor. 

Böylece yalnızca hızlı uçmak değil, hava akımını kullanarak verimli bir süzülüş gerçekleştirmek de önem kazanıyor.

Akrobatik uçuşta ise iki kişilik ekiplerin performansları, kendilerine eşlik eden bir kamera pilotunun çektiği görüntüler üzerinden hakemler tarafından değerlendiriliyor.

Takımlar belirli hareketleri tamamlamanın yanı sıra dönüşler, taklalar, birbirlerine yaklaşma ve kontrollü bağlantılar gibi manevralarda da becerilerini gösteriyor. Hareketlerin düzgünlüğü, yaratıcılık ve ekip üyelerinin birbirleriyle uyumu puanlamada rol oynuyor.

Wingsuit uçuşunda mesafe ve hız rekorları dikkat çekse de bu rakamlar tek başına başarıyı açıklamıyor. Hava koşullarının, uçuş rotasının ve irtifanın doğru değerlendirilmesi gerekiyor.

Sporcular uçuş öncesinde rüzgarı, araziyi, atlayış yüksekliğini ve paraşütün hangi noktada açılacağını planlıyor. Wingsuit kıyafeti, güvenli iniş için yeterli yavaşlamayı sağlayamadığından sporcular yere ulaşmadan önce ayrıca paraşüt açmak zorunda.

Gökyüzünde iki farklı mücadele

Paraşüt formasyonuyla wingsuit uçuşu, dışarıdan benzer görünse de farklı beceriler üzerine kurulu. İlkinde başarı, sporcuların birbirleriyle doğru bağlantıları kurmasına ve takım halinde hareket etmesine bağlı.

İkincisinde ise vücut pozisyonu, hava akımını kullanma, hız ve mesafe kontrolü ön plana çıkıyor.

İki disiplinde de hata payı sınırlı. Paraşüt formasyonunda sporcuların birbirine çok yakın hareket etmesi, wingsuit uçuşunda ise yüksek hızlarda araziye ve diğer sporculara göre konum belirlenmesi ciddi dikkat gerektiriyor.

Bu nedenle her iki dal da ileri düzey eğitim, planlama ve güvenlik prosedürlerine dayanıyor.

Lake Elsinore'deki dünya şampiyonaları, hava sporlarının yalnızca yükseklikten atlamakla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Bir tarafta açılmış paraşütlerle havada kurulan ve saniyeler içinde değişen geometrik şekiller, diğer tarafta kumaş kanatlarla gerçekleştirilen kontrollü uçuşlar var. İkisinin ortak noktası ise gökyüzünde hareket etmenin, cesaretin ötesinde teknik bilgi ve kusursuz zamanlama gerektirmesi.

Kaynaklar: FAI, Red Bull, USPA


TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
TT

TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)

Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA Uluslar Ligi’nde alınan üst üste mağlubiyetlerin ardından İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella ile yollarını ayırdı. Son dönemde taraftarların ve yerel medyanın Montella’ya yönelik tepkilerinin artması da ayrılık kararında etkili oldu.

Türkiye Futbol Federasyonu, cuma günü X platformundan yaptığı açıklamada, “Teknik direktörümüzle yola devam etmeme kararı alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Eski milli futbolcu Montella, Eylül 2023’te göreve getirilmişti. İtalyan teknik adam, Türkiye’yi Avrupa’nın önde gelen milli takımlarıyla birlikte UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesine taşıyarak önemli başarılara imza atmıştı.

Türkiye, 2024 yılında Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finale yükselerek tarihinin en önemli başarılarından birine imza atmış.  Çeyrek finalde Hollanda’ya 2-1 mağlup olarak turnuvaya veda etmişti.

Ancak son aylarda sonuçlar kötüleşmeye devam etti. Türkiye, bu yaz ABD’de düzenlenen Dünya Kupası’nda beklentilerin altında bir performans sergileyerek üç maçta yalnızca bir galibiyet alabildi ve grubunu son sırada tamamladı.

Milli takım, son haftalarda UEFA Uluslar Ligi’nde çıktığı tüm maçları kaybetti. Bu karşılaşmalar arasında Fransa ve Belçika’ya karşı alınan mağlubiyetlerin yanı sıra İtalya karşısında yaşanan iki yenilgi de yer aldı. Kendi sahasında oynadığı iki maçı da kaybeden Türkiye, hayal kırıklığı yaratan kampanyada puan alamadı. Takım, bazı karşılaşmalarda rakibine karşılık vermekte zorlanan ve saha içinde uyum sorunu yaşayan bir görüntü ortaya koydu.

Bazı gözlemciler, Hakan Çalhanoğlu (Inter), Arda Güler (Real Madrid) ve Kenan Yıldız’ın (Juventus) önderliğindeki mevcut kadroyu, 2000’li yılların ilk dönemindeki jenerasyondan bu yana Türkiye’nin yetiştirdiği en umut verici nesillerden biri olarak değerlendiriyor.

Montella’nın, takımın UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesinde rekabet edebilmesi için aşması gereken engellere ilişkin açıklamaları ise eleştirileri dindirmeye yetmedi. İtalyan teknik adam, İtalya’ya 3-1 kaybedilen ikinci maçın ardından yaptığı açıklamada, “Birlikte mücadele eden bir takımımız var. Birliğimiz mümkün olan en iyi şekilde devam ediyor” demişti.

Türkiye, Uluslar Ligi’ndeki son iki maçında sahasında Belçika’yı ağırlayacak ve ardından Fransa’ya konuk olacak.

Montella, teknik direktörlük kariyerinde İtalya’da Fiorentina, Sampdoria ve Milan’ın yanı sıra İspanya’da Sevilla’yı da çalıştırdı.

İtalyan teknik adam, 2021-2023 yılları arasında iki sezon boyunca Adana Demirspor’un başında görev yaptı ve takımı Süper Lig’de dördüncü sıraya taşıdı. Montella, Alman teknik direktör Stefan Kuntz’un görevden alınmasının ardından Türkiye Milli Takımı’nın başına getirilmişti.


Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
TT

Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)

Cristiano Ronaldo’nun liderliğindeki Al Nassr, millî maç arasının ardından sahalara güçlü bir dönüş yaptı. Suudi Arabistan Pro Ligi’nin sekizinci haftasında Al Diriyah’ı Al-Awwal Park’ta konuk eden Al Nassr, sahadan 3-0’lık net bir galibiyetle ayrıldı.

Bu sonuçla puanını 19’a yükselten Al Nassr, maç fazlasıyla  lider olan Al Qadsiah ile aynı puana ulaşarak ikinci sıradaki yerini korudu. Al Diriyah ise 11 puanda kalarak dokuzuncu sırada yer aldı.

Al Nassr’ın gollerini 23. dakikada takım kaptanı Cristiano Ronaldo, 35. dakikada Samu Costa ve 77. dakikada Kingsley Coman kaydetti.

Ronaldo, bu golle profesyonel kariyerindeki gol sayısını 980’e çıkardı ve 1000 gol barajına ulaşmasına yalnızca 20 gol kaldı.

Portekizli yıldızın kariyerindeki 980’inci golü, Portekiz Millî Takımı Teknik Direktörü Roberto Martínez ile yaşadığı gerilimin ardından geldi. İkili arasındaki anlaşmazlık, Ronaldo’nun son millî maç arasında millî takım kampından ayrılmasıyla sonuçlanmıştı.

Bu gelişmenin ardından Al Nassr taraftarları, Portekizli yıldızın dönüşünü görkemli bir gösteriyle kutladı. Tribünlerde Ronaldo için dev bir pankart açılırken binlerce taraftar da oyuncunun fotoğraflarını ve özel sloganlarını taşıdı. Ronaldo, karşılaşmanın bitiminde taraftarlarını selamlayarak onların coşkusuna ortak oldu.