Fenerbahçe Teknik Direktörü Kartal: Şampiyonluk iddiamız devam ediyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Fenerbahçe Teknik Direktörü Kartal: Şampiyonluk iddiamız devam ediyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Fenerbahçe Teknik Direktörü Kartal, "Ne kadar kötü olsa da liderin 17 puan gerisindeyiz. Matematiksel olarak her şeye rağmen şampiyonluk iddiamız devam ediyor" dedi.
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Fenerbahçe için burada olduğunu ve takımı en üst seviyeye çıkarmak için uğraşacağını söyledi.
Ülker Stadı'nda düzenlenen basın toplantısına Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri Burak Kızılhan, yönetim kurulu üyeleri Selahattin Baki, Mustafa Kemal Danabaş, Ruşen Çetin ve Fethi Pekin katıldı.
Hedefinin Fenerbahçe’nin başarısı olduğunu hatırlatan Kartal, başkanla görüşmesinde sezon sonunu konuşmadığını vurgulayarak, “Ben Fenerbahçeliyim. Bugünden yarına bunları konuşmanın çok doğru olmadığını düşünüyorum. Bugün için en üst seviyeye takımı nasıl çıkartırım onu düşünüyorum. Ben bunun için buradayım. Şu an sezon sonu için bir şeyim yok. Ben Fenerbahçeliyim. Başkanla konuşuruz. Her zaman için güzel ve doğru olanın yolunu buluruz. Fenerbahçe’nin başarısı için.” İfadelerini kullandı.
Fenerbahçe’de büyük mutluluklar yaşadığını ve sarı-lacivertlilerin hayatında büyük bir yere sahip olduğunu anlatan Kartal, şöyle devam etti:
“Fenerbahçeme tekrar, ikinci kez geldim. Bana bu görevi layık gören Ali Koç ve yöneticilerimize çok teşekkür ediyorum. Başkanımızla çok samimi bir görüşme içinde göreve talip oldum. Beni aradığında hiç tereddüt etmeden başkanla buluşmaya gittim. Başkan bana Fenerbahçe futbol aklı olarak yaşananları, giden teknik direktörle ilgili yaşananları takımın durumunu her şeyi net ifade etti. Bu takımın bir parçası olmamı benden istedi. Ben de Fenerbahçe için, her zaman takımın parçası olmam için, bu takımı takip ettiğimi oyuncuların kapasitesini bildiğimi kendisine izah ettim. ‘Sorumluluk alırım, söz konusu Fenerbahçe ise geçmişte olduğu gibi bugün de bu sorumluluğu omzumda taşırım’ dedim. Fenerbahçe çatısı altında bana destek olunduğu sürece gerisi teferruattır. Hayatımın büyük bölümü bu tribünlerden gelen biri olarak hiç bir şey düşünmeden bu camiaya gönül veren kalpten severek her şeyimi vermeye hazır bir insanım. Bunun için bu görevi kabul ettim. Çok kısa bir zaman oldu. Bugün 8’inci gün. Oyuncu kardeşlerimle Samandıra’da vakit geçiriyor, çalışıyoruz. Şu an takımın mental olarak biraz enerjisinin düşük olduğunu gördüm, gözlemledim. Oyuncuların kariyerlerinin yukarıda olduğunu ama mental olarak biraz aşağıda olduğumuzun farkındayım. Şu an mental olarak takımı yükseltmek için bütün çabamla uğraşıyorum. Bir taraftan da oyuncularımızın fiziksel, teknik, taktik olarak ne yapmamız gerektiğini pozitif futbol oynamamız gerektiğinin taraftarlarımızın ne istediğini bilen bir antrenörüm.”

“Şampiyonluk iddiamız devam ediyor”
İsmail Kartal, Fenerbahçe camiasının nasıl bir futbol izlemek istediğinin farkında olduğunu dile getirdi.
Zamanla yarıştığını hatırlatan Kartal, “Oyuncularımla vakit geçirmem, çalışmam, fizik, teknik, taktik ve mental olarak zamanımız olsaydı bunu çok önemli bir fırsata çevirebilirdik ama böyle bir şansımız yok. 3 günde bir maç oynuyoruz. Buna rağmen Samandıra’da geçirdiğim 7 günde oyuncularımla yaptığım grup toplantılarında ve bireysel toplantılarda oyunculardan pozitif elektrik aldım bu da beni çok mutlu etti.” değerlendirmesinde bulundu.
Taraftarların istenmeyen sonuçlarda tepkisinin doğal olduğunu aktaran Kartal, “Taraftarlarımız her zaman haklıdır. Taraftarlar varsa biz varız. Taraftarlarımız sayesinde bu camia ayakta kaldı. Biz birlik olduğumuzda en zor günde birlikte nasıl bir camia olduğumuzu herkese gösterdik. Bu kulüp en büyük sivil toplum gücüdür. 3 Temmuz sürecinde bunu herkese gösterdik. Ben evimde bu göreve gelemeden önce Fenerbahçe’nin maçlarını izlerken bazen çok üzülüyordum. Bu takım bu değil bu oyuncular bu değil. Çok daha iyisini yapabileceklerini görebiliyordum. 3 kulvarda gidiyoruz. Ne kadar kötü olsa da liderin 17 puan gerisindeyiz. Matematiksel olarak her şeye rağmen şampiyonluk iddiamız devam ediyor. Ziraat Türkiye Kupası var, konferans ligi var. Çok koşan disiplinli Prag gibi bir takıma karşı oynayacağız. Hep birlikte bir karar aldık. 3 kulvarda mücadele ediyoruz ve oyuncularımızı burada mücadele edebilecek seviyeye getirmek benim görevim. Bunun için buraya geldim. “ şeklinde görüş belirtti.

Kartal'dan taraftara "destek" çağrısı
İsmail Kartal, taraftarlardan yarınki maçta destek istedi.
Camianın yarınki maçla beraber eski günlerine dönmesi gerektiğini kaydeden Kartal, şöyle konuştu:
“Fenerbahçe ailesi olarak taraftarlarımızın yarınki maçta özellikle bir milat olarak bir başlangıç yapmak istiyorum. Hakemin başlangıç düdüğünden bitiş düdüğüne kadar taraftarların bu takıma, oyunculara güvenmelerini istiyorum. Taraftarlarımıza güveniyorum, onların da beni sevdiğini biliyorum. Benden çok oyuncularıma inanmalarını, destek olmalarını istiyorum. Bugün birlik olma, beraber olma günü. Bunun için buraya geldim. İnşallah hep birlikte bir ekip olarak, başkanımızın yöneticilerimizin bize inanan ve güvenen medya mensuplarımızın vereceği hoşgörüyle biraz zamana ihtiyacımız var. Taraftarlarımızın zamanla düzeltebileceğime inanmalarını istiyorum. Oyuncularımızın her biri bizim için değerlidir. Değerli oldukları için buradalar. Onlara bu formanın değerinin, bunu giymenin sorumluluğunu ne yapmaları gerektiğini anlattım. Bundan sonra bu bilinçle maçlara hazırlanacağımızı bu bilinçle özel yaşantılarında hareket etmelerini onlardan istedim. Bu benim hakkım. Bütün taraftarlarımızın benden beklentisi var, ben hayatımı bu işe verdim. Bu yolda oyuncularımın bana verdikleri enerji pozitif. İnançlıyım, mutluyum, oyuncularıma güveniyorum.”
Kısa zamanda her şeyin değişemeyeceğinin altını çizen Kartal, “Ben içimden geldiği gibi konuşan bir insanım, rol yapmam yapamam zaten. Mesut dünya çapında, çok yetenekli bir oyuncu, düzgün de bir insan. Kendisiyle dün konuştum, görüştük. Ufak tefek problemler olabilir. Samimi bir görüşme geçti. Kendisi de bundan mutlu oldu. Bundan sonra daha iyi olacak diye düşünüyorum. Bugün bu ülkede kaç tane İrfan Can Kahveci gibi oyucu var. Bunlar bizim oyuncularımız, bunlara sahip çıkacağız. 3 kulvarda gidiyoruz hepsi bizim oyuncumuz. El ele vereceğiz ve elimizden gelenin en iyisini yapacağız” şeklinde görüş belirtti.

“Biraz sabır gerekiyor”
İsmail Kartal, pozitif futbolu dörtlü sistemle oynamayı sevdiğini ifade etti.
Taraftarları mutlu edecek pozitif futbolun gereklerini yerine getirmek istediklerini anlatan Kartal, şunları aktardı:
“Biraz sabır gerekiyor. Oyuncular kaliteli oyuncular. Eksikler döndüğünde farklı bir Fenerbahçe oluşturacağımız düşünüyorum. Çalışacağız, elimizden geleni yapacağız. Başkanıma saygım sonsuzdur. Şu 2 maçı oynayalım bu iki maçta sonra başkanımızla oturup bir şeyleri planlayacağız. Başkanımızın enerjisi çok yüksek. Her türlü fedakarlığı yapmaya hazır. Şu anda bugünden yarına şunu alalım diye bir şeyler konuşmadık. Ben, karakter doğuştan derler ama çok inanmıyorum. Karakter hayat içinde yaşadıklarınızla, yoğrulmakla olan bir iradedir. Oyuncularımla yapmış olduğum toplantılarda bire bir görüşmelerde beden dilim, antrenmandaki hırsım birazcık bir yerlerden alacaklardır diye düşünüyorum. Ekibimle yapacağımız çalışmalarla onu biraz adım adım sabır gösterirsek üzerine koyacağımızı düşünüyorum.”
Kalecileri Altay Bayındır, Berke Özer ve Ertuğrul Çetin için ‘evlatlarım’ ifadesini kullanan Kartal, şu değerlendirmede bulundu:
“Altay, Ankaragücü’nden benim talebem onu orada ilk oynatan benim, o benim evladım gibidir. Berke de Ertuğrul da evladım gibidir. Berke’nin durumu iyiye gidiyor. Altay’da 10 gün içinde normal takım antrenmanlarına başlayacağını düşünüyorum. Duruma göre pozisyonumuza göre sayın başkanla 2 maçtan sonra tekrar bir değerlendirme yapacağız. Sezon başından beri Vitor hocanın transferleri kendi sistemine göre yapıldı. Dörtlüye geçtik burada oynayacak oyuncularımızı var ama bu birden kolay olacak işler değil. Adapte olmaları gerekiyor. Zamanla birlikte bu sistemi çalışmamız lazım. Aynı oyuncuların birlikte oynayıp bunu sindirmesi lazım. Bu arada da sonuçların iyi gelmesi gerekiyor, özgüven kazanmaları için. Oyuncuların bundan keyif alması gerekiyor. Ondan sonra zaman içinde üstüne koya koya yoluna devam edeceğiz. Bu sisteme göre transfer konusunda şu anda planlanmış bir şey yok. Elimizdeki oyuncular değerli. Onların değerli olduklarına inanıyoruz.”
Altyapıya önem verdiğini ve oradan oyuncuları da kazanmak istediğini dile getiren deneyimli teknik adam, “Benim gençlere kapım açık. Onların eğitilmesi daha iyi olması için uğraşıyorum. Gençlere şans vermeyi seven bir antrenörüm, bu süreci devam ettireceğim. Altyapının sorumlusu arkadaşlarla Tahir hocamızla sürekli görüşüyoruz. Onları da takıma alarak o havayı solumalarını istiyoruz. Zaman zaman oyuna alarak adapte etmeye çalışacağız” diye konuştu.
Mesut Özil’in kariyerli bir oyuncu olduğunu ve kendisinin de ekibe yardım etmesi gerektiğini vurgulayan Kartal, tesislerin eskisinden daha güzel olduğunu da sözlerine ekledi.

“Pozitif futbolda dörtlü sistemi savunan biriyim”
İsmail Kartal, lige verilecek arada Antalya’da 1 hafta kamp geçireceklerini söyledi.
Orada iyi çalışacaklarını ve kendilerini toparlayacaklarına inandığını aktaran Kartal, sözlerini şöyle tamamladı:
"Kurşunlandığımız sene iyi bir takımımız vardı. O günkü istatistikler son 20 yılın en iyileriydi, kırılamadı o. Takımdan birçok oyuncu gitti ayrıldı sonra tekrar çok büyük transferler yapıldı, olmadı. Ben tüm raporlarımı atletik performansını Pereira, Terrenao ve Aziz Başkan'ımıza sunmuştum o zaman. Bugün Pereira ayrıldı, ben geldim üçlü sistem vardı. Benim kendime göre pozitif futbolda dörtlü sistemi savunan biriyim. Bunu hayata geçirmek için uğraşıyorum. Ben herhangi bir rapor almadım. Ama burada çalışan antrenör arkadaşlarım bana raporları verdiler."



Kan görmek istemeyenlere: Yastık Savaşı Şampiyonası

Bu yastıklar yatmak için değil, dövüşmek için tasarlandı (PFC)
Bu yastıklar yatmak için değil, dövüşmek için tasarlandı (PFC)
TT

Kan görmek istemeyenlere: Yastık Savaşı Şampiyonası

Bu yastıklar yatmak için değil, dövüşmek için tasarlandı (PFC)
Bu yastıklar yatmak için değil, dövüşmek için tasarlandı (PFC)

Adrenalin'den herkese merhaba. Sıradışı sporlar serimizin bu bölümünde Yastık Savaşı Şampiyonası'nı inceliyoruz.

Çocukken neredeyse hepimiz yastığı kapıp kardeşimize veya arkadaşımıza saldırmışızdır. Ancak bazıları bu işi çocukluk anısı olarak bırakmadı.

Yastık savaşı, bugün profesyonel sporcuların şampiyonluk kemeri için mücadele ettiği, hakemlerin puan verdiği ve televizyonlardan yayımlanan bir dövüş sporuna dönüşmüş durumda.

Pillow Fight Championship, kısaca PFC, kulağa bir şaka gibi gelse de ringe çıkıldığında işin rengi değişiyor. Sporcular özel olarak tasarlanmış yastıkları ellerine alıyor, 90 saniyelik raundlarda rakiplerinin kafasına ve vücuduna tüm güçleriyle vuruyor, darbelerden kaçıyor ve puan toplamaya çalışıyor.

Üstelik organizasyonun profesyonel kadrosunda eski UFC dövüşçüleri, ABD'deki üniversite sporlarının en üst seviyesinde yarışmış atletler ve farklı dövüş disiplinlerinden gelen sporcular bulunuyor.

Fikrin ortaya çıkışı da epey sıradışı. Pillow Fight Championship konsepti Kovid-19 pandemisi sırasında Paul Williams tarafından geliştirildi. Steve Williams başlangıçta fikre sıcak bakmasa da geleneksel dövüş sporlarında artan rekabet, karma dövüş sanatları pazarındaki yoğunluk ve sponsorluk sorunları onu ikna etti.

Hedef, dövüş sporlarının heyecanını koruyan ancak kan ve ağır şiddet görüntülerinden uzak, ailelerin de izleyebileceği yeni bir format yaratmaktı.

İlk PFC etkinliği Ağustos 2021'de düzenlendi. İlk büyük şampiyona ise Ocak 2022'de ABD'nin Florida eyaletinde gerçekleştirildi.

16 erkek ve 8 kadın sporcunun katıldığı turnuvada yaklaşık 900 gram ağırlığındaki özel yastıklar kullanıldı. Kadınlarda Istela Nunes, erkeklerde ise Hauley Tillman ilk şampiyonlar olarak tarihe geçti.

Tillman'ın finalde eski UFC dövüşçüsü Marcus Brimage'ı yenmesi, PFC'nin profesyonel dövüş dünyasıyla bağını da ortaya koydu.

Peki bir yastıkla nasıl profesyonel dövüş yapılabilir?

Öncelikle kullanılan ekipman, evde yatağımızın üzerinde duran yastıklardan son derece farklı. PFC yastıkları, daha güçlü vuruşlar yapabilmek için özel tutacaklara ve kayışlara sahip.

İçlerinde şeklini koruyan özel köpük bulunuyor, dış yüzeylerinde ise dayanıklı malzemeler kullanılıyor. İlk dönemlerde 1,6 kilogramlık kuş tüyü yastıklar denenmiş ancak sporcular iki dakikalık üç raundu tamamlamakta zorlanınca daha hafif bir tasarıma geçilmiş. Yaklaşık 100 farklı numunenin denenmesinin ardından 900 gramlık yastık üzerinde karar kılınmış ve raund süresi de 90 saniyeye indirilmiş.

Kurallar da en az ekipman kadar ilginç.

Sporcular yastığı tam güçle savurabiliyor ancak rakibe vücudun herhangi bir bölümüyle vurmak, rakibi itmek veya rakibin yastığını tutmak yasak. İki elle yapılan baş üstü vuruşlarına izin verilmiyor. Dövüşçüler birbirlerine fazla yaklaşamıyor ve üç saniyeden uzun süre hareketsiz kalamıyor.

Puan sistemi ise gösterişli hareketleri ödüllendiriyor. Rakibin kafasına yapılan bir vuruş 1 puan. Tam 360 derecelik dönüşün ardından gelen kafa vuruşu 3 puan. Rakibi yere düşürmek ise 5 puan değerinde. Rakibin bacağına vurup dengesini bozmak da 1 puan getiriyor.

Yani sadece sert vurmak yetmiyor. Ayakta kalmak, doğru zamanda saldırmak, rakibin hamlesinden kaçmak ve mümkün olduğunca gösterişli hareketler yapmak gerekiyor.

Bu gösteri unsuru PFC'nin en belirgin özelliklerinden biri. Akrobatik hareketler, dönüşler, havadan yapılan vuruşlar ve rakibin arka arkaya gelen saldırılarından ustaca kaçışlar seyircinin de işin içine çekilmesini sağlıyor.

Zaten organizasyonun kendisi de PFC'yi yalnızca bir dövüş müsabakası değil, spor eğlencesi olarak konumlandırıyor.

PFC'nin televizyon macerası da bu noktada önem kazanıyor. Organizasyon, ESPN8: The Ocho gibi sıradışı sporları ekranlara taşıyan platformlarda kendisine yer buldu.

The Ocho, kurmaca bir televizyon kanalı olarak ortaya çıkan ve sonradan gerçek hayatta alışılmadık sporları yayımlayan bir marka haline geldi. The Ocho, taş sektirmeden kaygan merdivenleri tırmanmaya kadar birbirinden tuhaf yarışmaların arasında yastık dövüşüne de yer verdi.

Yayınlarda eski karma dövüş sanatları yıldızlarının da ringe çıkması, bu tuhaf sporun ciddiyetini bir başka seviyeye taşıdı.

Eski UFC ve Bellator dövüşçüleri Hector Lombard ve Cheick Kongo'nun karşılaşması, yastıkların gerçekten de deneyimli dövüşçülerin elinde ne kadar farklı bir ekipmana dönüşebildiğini gösterdi.

Elbette çoğu kişinin aklında aynı soru var: Yastık dövüşü gerçekten bir spor mu?

Bunun cevabı biraz da spora nasıl baktığınıza bağlı. Rekabet var, fiziksel hazırlık var, kurallar var, hakemler var, puanlama sistemi var, şampiyonluk kemerleri ve profesyonel sporculardan oluşan bir kadro var. Üstelik sporcuların ellerindeki yastıklar da sıradan yastıklar değil.

Ama PFC'nin asıl başarısı belki de burada yatıyor. Yastık savaşı gibi herkesin tanıdığı, çocuklukla özdeşleşmiş bir aktiviteyi alıp profesyonel sporun bütün unsurlarıyla yeniden paketliyor. Sonuçta ortaya hem absürt hem de şaşırtıcı derecede atletik bir gösteri çıkıyor.

Çünkü bazen yeni bir spor icat etmek için yeni bir hareket bulmanıza gerek yok. Çocukken yaptığınız bir şeyi biraz daha ciddi yapmanız, bir ring kurmanız, üç hakem çağırmanız ve elinize 900 gramlık bir yastık vermeniz yeterli.

Kaynaklar: PFC, Patch


Futbol yıldızlarının estetik operasyonları... Yeni yüzlerin ardındaki zorbalık ve reklam hikâyeleri

Brezilyalı futbol yıldızı Vinicius Junior’ın estetik operasyon sonrası Facebook hesabından paylaştığı fotoğraf (solda), Amerikalı oyuncu ve sunucu Terry Crews ile birlikte (sağda).
Brezilyalı futbol yıldızı Vinicius Junior’ın estetik operasyon sonrası Facebook hesabından paylaştığı fotoğraf (solda), Amerikalı oyuncu ve sunucu Terry Crews ile birlikte (sağda).
TT

Futbol yıldızlarının estetik operasyonları... Yeni yüzlerin ardındaki zorbalık ve reklam hikâyeleri

Brezilyalı futbol yıldızı Vinicius Junior’ın estetik operasyon sonrası Facebook hesabından paylaştığı fotoğraf (solda), Amerikalı oyuncu ve sunucu Terry Crews ile birlikte (sağda).
Brezilyalı futbol yıldızı Vinicius Junior’ın estetik operasyon sonrası Facebook hesabından paylaştığı fotoğraf (solda), Amerikalı oyuncu ve sunucu Terry Crews ile birlikte (sağda).

Modern futbol sahaları artık yalnızca fiziksel ve taktik rekabetin yaşandığı alanlar olmaktan çıkarak,   yıldız imajı ile reklamcılığın kesiştiği küresel vitrinlere dönüştü. Bu dünyada sosyal medya platformlarının algoritmaları ile ulusötesi şirketlerin beklentileri de belirleyici hale geldi.

Günümüz futbol yıldızının artık yalnızca ayaklarıyla büyüleyici olması yetmiyor; yüzünün de modern dijital güzellik standartlarının dayattığı kusursuz uyuma sahip olması bekleniyor. Pasların ve gülümsemelerin izlenme sayılarıyla ölçüldüğü bir çağda, bir futbolcunun yeşil sahadan ayrılıp estetik cerrahın neşteri veya estetik doktorunun iğneleri altına girmesi şaşırtıcı değil. Oyuncular kimi zaman “daha çekici” yüz hatlarına kavuşmak, kimi zaman da ekranların ardındaki zorbalık ve aşağılık duygusundan kaçmak için bu yola başvuruyor.

Giderek yaygınlaşan bu olgu, futbolcunun psikolojisindeki derin dönüşümü de ortaya koyuyor. Oyuncu artık aynada yalnızca bir sporcu görmüyor; kendisini düzenli bakıma ihtiyaç duyan hareketli bir marka olarak görüyor.

Saç ekiminden çene şekillendirmeye, burun estetiğinden diş beyazlatmaya kadar birçok işlem, Madrid, Rio de Janeiro ve Londra'daki lüks klinikleri oyuncuların yaz tatillerindeki başlıca duraklardan biri haline getirdi. Bunun arkasında bol paranın beslediği kusursuzluk arayışı ve lüks saat ile haute couture kampanyalarında bakımlı yüzleri tercih eden büyük reklam makineleri bulunuyor.

Vinicius Junior: Zorbalık çeneyi şekillendirmeye dönüştüğünde

Real Madrid'in Brezilyalı yıldızı Vinicius Junior, Brezilya Milli Takımı'nın 2026 ABD, Meksika ve Kanada Dünya Kupası'ndan elenmesinin hemen ardından, temmuz ayında tamamen farklı yüz hatlarıyla ortaya çıkınca spor kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. 26 yaşındaki hızlı kanat oyuncusu, tatilini memleketinde geçirirken Brezilya'nın Goiânia kentindeki ünlü Dr. Alessandro Alarcão'nun kliniğini ziyaret etti.

trhyj67kı8
Brezilya Milli Takımı oyuncusu ve Real Madrid’in yıldızı Vinicius Junior, ameliyat öncesinde (Reuters)

Oyuncu, “yüz ve çene harmonizasyonu” olarak bilinen cerrahi olmayan bir işlem geçirdi. Doktor, çene hattını belirginleştirmek ve çeneyi öne çıkarmak amacıyla dolgu maddeleri ile biyostimülatörlerden yararlanarak daha keskin ve orantılı bir görünüm oluşturdu.

İşlemin perde arkası ise sıradan değildi. Madrid ekibinin yıldızı için kliniğin güvenlik önlemleri artırıldı ve mutlak gizliliğin sağlanması amacıyla kliniğin kapıları halka kapatıldı.

Gizlilik çabalarına rağmen fotoğraf ve videolar değişimi gözler önüne serdi ve işlemin psikolojik nedenleri konusunda tartışma başlattı.

cdfgthy
Real Madrid’in Brezilyalı yıldızı Vinicius Junior’ın ameliyat sonrası fotoğrafı (Facebook hesabı)

Raporlar, bu karar ile oyuncunun sosyal medya platformlarında ve son Dünya Kupası sırasında doğal yüz hatları üzerinden maruz kaldığı ağır alay ve zorbalık kampanyaları arasında bağlantı kurdu. Vinicius'un eski takım arkadaşlarından bazılarının da geçmiş röportajlarında görünüşüyle alay ettiği belirtiliyordu.

Vinicius, sahalardaki ırkçılık ve zorbalıkla mücadele etmekle yetinmek yerine, alaycı yorumların takibinden kurtulmak ve küresel sponsorlar karşısındaki imajını geliştirmek amacıyla yüz hatlarını yeniden şekillendirmeyi tercih etti.

Neymar: Microneedling ve yaşlanma belirtilerine karşı erken önlem

Brezilyalı yıldız Neymar da vatandaşlarının dış görünüşe yönelik takıntısını sürdürüyor ancak daha çok cilt sağlığına ve erken kırışıklıklarla mücadeleye odaklanıyor.

Neymar'ın kendisine düzenli olarak eşlik eden özel bir dermatoloğu bulunuyor. Yıldız futbolcunun, gelişmiş “cilt yeniden yapılandırma” uygulamalarının yanı sıra kolajen ve biyostimülatör enjeksiyonlarından (Radiesse) yararlandığı belirtiliyor. Bu işlemlerle çene hattının belirginleştirilmesi ve yüzün her gün çekilen reklam fotoğraflarına uygun, daha gergin ve yuvarlak bir görünüme kavuşturulması hedefleniyor.

cdfvgh
Neymar (Al Hilal Kulübü)

Neymar açısından yüz, büyük bir ticari imparatorluğun vitrini niteliğinde. Genç ve temiz bir cilde sahip olmak, küresel moda ve kozmetik şirketleriyle yaptığı sponsorluk anlaşmalarını koruyabilmesi açısından hayati önem taşıyor.

Cristiano Ronaldo: Kusursuzluk takıntısı ve insanın “markaya” dönüşmesi

Portekizli Cristiano Ronaldo, futbolcunun kusursuz bir pazarlama ürününe dönüştürülmesi fikrinin en önemli temsilcilerinden biri.

2003 yılında Manchester United'a ilk adım attığı dönemlere dönüldüğünde, genç ve zayıf futbolcunun dişlerinde düzensizlik ve cildinde belirgin sorunlar görülüyordu.

cdfgthyj
Cristiano Ronaldo, 23 Haziran 2026'da Houston Stadyumu'nda oynanan 2026 Dünya Kupası Portekiz-Özbekistan futbol maçında (AFP)

Ancak şöhret ve servetin artmasıyla Ronaldo yıllar içinde bir dizi estetik işlem geçirdi. Bunlar arasında diş teli tedavisi, kapsamlı diş beyazlatma, göz çevresi ve alındaki kırışıklıkları gizlemek amacıyla botoks uygulamaları ve yüz kemiklerini belirginleştirmek ile burun hattını şekillendirmek için küçük çaplı dolgu işlemleri yer aldı.

Ronaldo için bu süreç yalnızca görünüşe ilişkin bir kompleksi gidermekten ibaret değildi; aynı zamanda “CR7” markasına yapılan akıllı bir yatırımdı. İç giyim, parfüm ve kol saati anlaşmalarından yüz milyonlarca gelir elde eden bu marka, yaşlanmayı reddeden, kusursuz ve ikonik bir yüz gerektiriyordu.

Wayne Rooney: Genç yaşta kellikle mücadele için saç ektirdiğini açıklama cesareti

İngiliz futbolunun altın çocuğu Wayne Rooney, 2011 yılında sessizliği bozarak yalnızca 25 yaşındayken Londra'daki lüks kliniklerden birinde saç ekimi yaptırdığını X hesabından açıkça duyurdu.

Rooney o dönemde cesur ve esprili bir ifadeyle, genç yaşta kel kalacağını ve bu nedenle neden saç ektirmemesi gerektiğini sordu.

Rooney, saç çizgisinin hızla gerilemesi nedeniyle kendisini “yaşlı adam” olarak nitelendiren İngiliz taraftarların ve magazin basınının sürekli alaylarına maruz kalıyordu.

sdfrgt
İngiliz futbolunun altın çocuğu Wayne Rooney (Vikipedi)

Bu adım yalnızca görünüşünü değiştirmek ve kameraların karşısında özgüvenini artırmakla kalmadı; aynı zamanda bir nesil futbolcunun ve sıradan erkeğin saç ekimine utanmadan ve toplumsal damgalanma korkusu yaşamadan yönelmesinin de önünü açtı.

Gareth Bale: “Yarasa kulağından” kurtularak huzur arayışı

Galli yıldız ve eski Real Madrid oyuncusu Gareth Bale, uzun yıllar boyunca belirgin kulakları nedeniyle yapılan alaycı yorumların baskısı altında yaşadı.

Bale, Tottenham'daki ilk dönemlerinde, olumsuz taraftar yorumlarından ve maç yönetmenlerinin kameralarından kaçınmak için saçlarını özellikle uzatıyor ve kulaklarının yanlarını örtecek şekilde şekillendiriyordu.

dfrgthyu
Gareth Bale (AFP)

2012 yılında, Real Madrid'e rekor transferinin öncesinde Galli yıldız kesin bir karar alarak kulaklarını geriye yatırmak amacıyla estetik kulak ameliyatı, yani otoplasti, geçirdi.

Bu basit estetik işlem futbolcunun yüz görünümünü tamamen değiştirdi. Psikolojik durumuna olumlu yansıdığı da açıkça görüldü. Bale kısa süre içinde uzun saç modellerini bıraktı ve basın toplantıları ile reklam kampanyalarında daha önce görülmemiş bir özgüvenle boy göstermeye başladı.

Zlatan Ibrahimovic: “Sultan” imajını korumak için gizli dokunuşlar

İsveçli eski yıldız Zlatan Ibrahimovic, güçlü kişiliği ve kendine özgü kibriyle güzellik standartlarına boyun eğmeyi reddeden bir isim olarak tanınsa da güvenilir tıbbi ve basın kaynaklarında, Avrupa'da futbol oynadığı dönemde gizli bir burun estetiği operasyonu geçirdiğine ilişkin bilgiler yer aldı.

cdfrg
Ibrahimović'in yeteneği her zaman vardı (Getty)

Karikatüristlerin ve rakiplerinin sık sık malzeme olarak kullandığı büyük ve keskin burun yapısına sahip olan Zlatan'ın, burnunun ucunu küçülttüğü ve burun kemerinde çok küçük bir değişiklik yaptığı öne sürüldü. Böylece kimliğini korurken yüz hatlarında daha iyi bir uyum sağladı.

İşlemin, “sultan” olarak tanımlanan saha imajını koruma ve görsel açıdan kusursuz bir görünümün, en sert ve güçlü karakterli futbolcular için bile artık bir gereklilik haline geldiğini gösterme amacı taşıdığı değerlendirildi.

Ronaldinho: Reklam şirketlerini memnun etmek için ikonik gülümsemesini değiştirdi

Brezilyalı futbol sihirbazı Ronaldinho'nun adı uzun yıllar boyunca geniş gülümsemesi ve belirgin dişleriyle özdeşleşti. Bu özellikler onun sahalardaki görsel kimliğinin önemli bir parçasını oluşturuyordu.

Ancak 2013 yılında Barcelona'nın eski yıldızı, memleketinde diş eti ve dişlerine yönelik kapsamlı bir operasyon geçirme kararı aldı.

İşlem kapsamında diş etleri yeniden şekillendirildi, ön dişlerin konumu düzeltildi ve porselen veneerler uygulandı.

fgthy
Brezilyalı sihirbaz Ronaldinho (Vikipedi)

Operasyon yalnızca lüks arayışından kaynaklanmıyordu. Büyük sponsorların ve reklam şirketlerinin dolaylı baskısının da etkili olduğu, şirketlerin Ronaldinho'nun önceki görünümünü bazı lüks pazarlama kampanyaları açısından bir engel olarak gördüğü belirtildi. Operasyonun ardından Ronaldinho, daha önce kapısını çalmayan ürünlerin reklamlarında da daha cazip bir yüz haline geldi.

Sergio Ramos: Kırık burundan yüzün yeniden şekillendirilmesine

İspanyol veteran savunmacı Sergio Ramos, görünümündeki kapsamlı değişimin canlı örneklerinden biri. Süreç, 2007 yılında Real Madrid formasıyla oynadığı bir maçta burnunun ciddi şekilde kırılmasıyla başladı. Yaralanma, solunum yolunun düzeltilmesi için cerrahi müdahaleyi gerektirdi.

fgthy
Eski İspanyol yıldız Sergio Ramos (Reuters)

Ancak Ramos bu ameliyattan yararlanarak burnunu küçülttü ve şeklini önemli ölçüde değiştirdi. Yaş ilerledikçe modern estetik uygulamalara daha fazla yönelen İspanyol yıldızın, kırışıklıkları gidermek ve çene hattını şekillendirmek amacıyla düzenli olarak botoks ve dolgu yaptırdığı, ayrıca dişlerini beyazlattığı ve sakal ekimi gerçekleştirdiği belirtildi.

Keskin yüz hatlarına sahip bir “savaşçıdan” bir “moda ikonuna” dönüşen bu değişim, Ramos'a küresel modaevleri ve markalarla büyük anlaşmalar getirdi.

Héctor Herrera: “Toplumsal uyum” ve profesyonel yaşam için kapsamlı değişim

Meksika Milli Takımı'nın eski oyuncusu ve eski Atletico Madrid futbolcusu Héctor Herrera, spor dünyasındaki estetik müdahalelerin en açık örneklerinden birini oluşturuyor.

Herrera, 2018 yılında Dünya Kupası'nın sona ermesinin ardından yaptığı resmi açıklamayla aynı dönemde iki estetik operasyon geçirdiğini duyurdu: burun estetiği (rinoplasti) ve kulak estetiği (otoplasti).

sdfrgthy
Meksikalı milli futbolcu Hector Herrera (Wikipedia)

Herrera, yıllarca belirgin kulakları ve burun yapısıyla ilgili internet üzerinden ağır ve acımasız zorbalığa maruz kalmıştı.

Oyuncu daha sonraki açıklamalarında, kararının psikolojik açıdan rahatlama sağlamak ve kendisini eksik hissetmeden toplumla ve basınla iletişim kurup uyum sağlamasını kolaylaştırmak olduğunu belirtti. Herrera ayrıca Avrupa'da bir futbolcunun sahip olduğu imajın kişisel ayrıntıların en küçük noktalarına kadar özen gösterilmesini gerektirdiğini vurguladı.

Dani Alves: Barcelona'daki büyük adım öncesinde “yarasa kulağından” kurtuldu

Barcelona'da kupalarla dolu tarihini yazmadan önce Brezilyalı sağ bek Dani Alves'in kulakları belirgin şekilde dışarı doğru uzanıyordu. Bu durum, Sevilla'daki ilk dönemlerinde alay konusu olmasına yol açıyordu.

scdfgthy
Tecrübeli Brezilyalı defans oyuncusu Dani Alves (DPA)

Alves, 2008 yazında Barcelona'ya gerçekleştirdiği tarihi transferle aynı dönemde kulaklarını geriye yatırmak ve kafatasının şekliyle daha uyumlu hale getirmek amacıyla otoplasti operasyonu geçirdi.

Neşeli kişiliğiyle tanınan Alves bu işlemi gizlemedi. Operasyonu, Camp Nou'da dünya kameralarının önünde daha fazla özgüven kazanmak ve Barcelona'nın altın jenerasyonunun en şık ve modern oyuncularından biri olarak imajını oluşturmaya başlamak için gerekli bir adım olarak değerlendirdi.

Estetiği reddeden yıldızlar: Yara izlerini kimliğe dönüştürmek

Buna karşılık bazı yıldızlar, “yaralarını” kimliklerinin, dayanıklılıklarının ve geçmişlerine bağlılıklarının sembolü olarak korumayı tercih etti. Bu oyuncular, sert yüz hatlarını veya kazalardan kalan izlerini izleyicilerin gönlünü kazanmanın önünde bir engel olarak görmedi. Aksine, benzer ve pürüzsüz yüzlerin çoğaldığı dünyada bu izleri kendilerini diğerlerinden ayıran birer marka haline getirdiler.

Franck Ribéry: Çocukluk onurunu korumak için estetik cerrahiyi kesin biçimde reddetti

Fransız futbolunun efsane ismi Franck Ribéry, görünüşü ne kadar ağır olursa olsun doğal yüz hatlarına sahip çıkmanın ve psikolojik dayanıklılığın dünyadaki en belirgin örneklerinden biri olmayı sürdürüyor.

Ribéry, henüz 2 yaşındayken geçirdiği korkunç bir trafik kazası sonucunda yüzünün sağ tarafında belirgin ve derin yara izleri oluşmasına rağmen, Bayern Münih ve Fransa Milli Takımı ile geçirdiği parlak kariyeri boyunca bu izleri gizlemek için herhangi bir estetik ameliyat geçirmeyi reddetti.

scdvfg
Franck Ribéry (EPA)

Reklam şirketlerinin görünüşünü değiştirmesi karşılığında kendisine milyonlar teklif ettiği dönemde Ribéry'nin tavrı netti. Ona göre bu yara izleri kişiliğini oluşturmuş, hayatta ve sahada mücadele etmesi için güç vermişti ve kimliğinin bir parçasıydı.

Ribéry bu tutumuyla doğuştan gelen veya kazalar nedeniyle oluşan fiziksel farklılıklarla yaşayanlara ilham veren küresel bir simgeye dönüştü. Böylece saf yeteneğin kupa kürsülerine hükmetmek için kusursuz bir yüze ihtiyaç duymadığını gösterdi.

Carlos Tevez: “Apache”nin kimliğini şekillendiren yanık izleri

Arjantinli veteran yıldız Carlos Tevez'in “Apache” lakabıyla da anılan kariyerinde boynuna ve göğsüne kazınmış acı verici bir geçmiş bulunuyor. Tevez, henüz bebekken sıcak su nedeniyle meydana gelen korkunç bir yanık kazası geçirdi ve vücudunda ciddi üçüncü derece yanık izleri kaldı.

Manchester United, Manchester City ve Juventus formalarıyla uzun yıllar profesyonel futbol oynayan ve kazanılabilecek hemen hemen tüm büyük kupaları kaldıran Tevez, reklam ve medya dünyasının derisini düzeltmeye yönelik ameliyat çağrılarına rağmen bu izlerden vazgeçmedi.

sdfrgthy
Arjantinli tecrübeli yıldız Carlos Tevez (AP)

Tevez için bu yaralar, Buenos Aires'in yoksul mahallelerinden çıkıp verdiği mücadeleyi hatırlatan günlük birer simgeydi. Onları estetik cerrahın neşteriyle ortadan kaldırmayı, geçmişine ve hayat hikâyesine ihanet eden bir lüks olarak görüyordu. Parlak dergilerin yapay bir modeli yerine insanların kendisini “gerçek bir savaşçı” olarak hatırlamasını tercih etti.

Joleon Lescott: Premier Lig sahalarında bir imzaya dönüşen alın yarası

Eski İngiliz milli futbolcu Joleon Lescott, Premier Lig'deki uzun kariyeri boyunca saç çizgisini ve yüzünün üst bölümündeki doğal görünümünü değiştiren büyük ve belirgin bir alın yarasıyla sahalarda yer aldı.

Bu yara, Lescott henüz 5 yaşındayken geçirdiği bir trafik kazasından kalmıştı. Bir aracın çarpması ve kendisini birkaç metre sürüklemesi sonucu aylarca yoğun bakımda kalan Lescott, hayatını kurtarmak için geçirdiği ameliyatların ardından kalıcı bir iz taşıdı.

cdfvg
Eski İspanyol ve İngiliz milli takım defans oyuncusu Joleon Lescott (Wikipedia)

Manchester City'deki parlak döneminde büyük bir servet kazanmasına rağmen Lescott, alın bölgesini düzeltmek veya yara izini gizlemek için saç ektirmek amacıyla lüks estetik kliniklerine gitmeyi hiç düşünmedi. Bu izi, kendisine yeni bir hayatın yazıldığının kanıtı olarak gördü. Keskin yüz hatları da ona savunmada rakip forvetlerin çekindiği bir sertlik ve heybet kazandırdı; acı verici bir izi güç ve cesaret kaynağına dönüştürdü.

Angel Di Maria: “Makarna” lakabına rağmen estetik yarışını reddetti

Arjantinli efsane kanat oyuncusu Angel Di Maria, modern futbol dünyasında reklam şirketlerinin dayattığı katı yakışıklılık standartlarına meydan okuyan en önemli yıldızlardan biri.

Real Madrid, Paris Saint-Germain, Juventus ve Arjantin Milli Takımı ile geçen başarılı kariyeri boyunca Di Maria, tribünleri aşarak medyaya kadar uzanan ağır alay ve zorbalık kampanyalarının hedefi oldu. Bu kampanyalar özellikle belirgin kulaklarına ve son derece zayıf fiziğine odaklanıyordu. Oyuncuya bu nedenle “Makarna” anlamına gelen “El Fideo” lakabı takılmıştı.

scdfrgt
Arjantinli oyuncu Angel Di Maria, Paris Saint-Germain formasıyla (AFP)

Di Maria, büyük servetine ve Avrupa'nın en seçkin yüz şekillendirme ve kulak estetiği kliniklerine gidebilecek maddi imkânlara sahip olmasına rağmen doğal yüz hatlarına müdahale etmeyi kesin biçimde reddetti.

Arjantinli yıldız için bu özellikler düzeltilmesi gereken kusurlar değildi. Aksine, Rosario'da babasına kömür toplama işinde yardım eden yoksul çocuğa bağlılığının bir simgesiydi.

Di Maria, küresel sponsorlara ve taraftarlara gerçek “sportif yakışıklılığın” estetik kliniklerinin kapısından değil, futbol sahasında yapıldığını gösterdi. Ona göre gerçek değer; kritik asistler, Dünya Kupası ve Copa America finallerindeki tarihi goller ve sahadaki başarılarla ölçülüyordu.


Salah transferi Mısır-Türkiye görüşmelerine damga vurdu

Salah’ın Türkiye’de karşılanması sırasında (Facebook)
Salah’ın Türkiye’de karşılanması sırasında (Facebook)
TT

Salah transferi Mısır-Türkiye görüşmelerine damga vurdu

Salah’ın Türkiye’de karşılanması sırasında (Facebook)
Salah’ın Türkiye’de karşılanması sırasında (Facebook)

Mısır’da futbolun etkisinin ulaştığı boyutu gösteren dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Mısır Milli Takımı’nın kaptanı Muhammed Salah’ın Trabzonspor’a transferi, spor dünyasından siyaset alanına taşındı. Transfer, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Türk mevkidaşı Hakan Fidan’ın perşembe günü Mısır’ın Yeni El-Alameyn kentinde gerçekleştirdiği görüşmede gündeme geldi.

Abdulati, Fidan’la düzenlediği ortak basın toplantısında, “Mısır, değer verdiğimiz yıldız futbolcu Muhammed Salah’ın Türk halkı tarafından büyük bir coşkuyla karşılanmasından dolayı minnettarlığını ifade ediyor” dedi. Abdulati, Salah’ın Türkiye’de gördüğü coşkulu karşılamanın “Mısırlıların kalbini mutlu ettiğini” belirtti.

Türk Dışişleri Bakanı Fidan da konuya ilişkin, “Muhammed Salah’ın transferinden memnuniyet duyuyoruz. Sanki bu vesileyle Mısır ve Türkiye halkları birbirine sarıldı” ifadelerini kullandı. Fidan, transferin “iki halk arasındaki bağların derinliğini yansıttığını ve Kahire ile Ankara arasındaki ilişkilerin gücünü ortaya koyduğunu” söyledi.

Mısırlı yazar ve akademisyen, Mansura Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim görevlisi Muhammed Fethi Yunus ise Salah’ın Türkiye ligine transferini, “Mısır’ın en önemli yumuşak güç unsurlarından birinin harekete geçirilmesi” olarak değerlendirdi. Yunus, Salah’ın “toplumsal etkisi oldukça yüksek küresel bir yıldız” olduğunu belirterek, çeşitli araştırmaların onun İngiltere’de “İslamofobi”nin, yani İslam’a yönelik hastalıklı korku ve önyargının, gerilemesindeki rolünü ortaya koyduğunu ve Liverpool’da forma giydiği dönemde İslam’a ilişkin olumsuz paylaşımların oranının düştüğünü gösterdiğini ifade etti.

crgthy
Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, Muhammed Salah’ın Türkiye’de futbol kariyerine devam etmesini konuştu (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Yunus, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Dünya daha önce de spor yıldızlarının siyasetin ve siyasi çıkarların aşırılıklarını yatıştırmada olumlu roller üstlendiğine tanık oldu” dedi. Buna örnek olarak Fildişi Sahili’nin yıldızı Didier Drogba’yı gösteren Yunus, Drogba’nın ülkesinin 2007’de Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanmasından önce isyancıları ateşkes ve barış ilan etmeye çağırdığını hatırlattı. Fildişi Sahili Milli Takımı’nın ülkenin kuzeyinde isyancıların kontrolündeki bölgelerde maç oynamasının da ülkede barışın önünü açtığını belirtti.

Muhammed Salah, Türk taraftarlardan “destansı” olarak nitelendirilen bir karşılama gördü. Transferin tamamlandığının açıklanmasının ardından Trabzon sokaklarında düzenlenen kutlama konvoylarıyla başlayan coşku, havalimanında Salah’ı karşılamak için toplanan binlerce taraftarla devam etti. Stadı dolduran taraftarlarla, havai fişekler ve yüksek tezahüratlar geceye damgasını vurdu.

Salah, kendisine yönelik coşkulu karşılama hakkında, “Böylesine harika bir atmosferin içinde olduğum için çok mutluyum. Daha önce böyle bir şey gördün mü? Açıkçası hatırlamıyorum. Ancak bu kadar büyük bir sevgi ve ilgi görmek beni gerçekten çok mutlu ediyor” dedi.

Salah ayrıca medya kuruluşlarına yaptığı açıklamalarda, Trabzonspor ile hem yerel hem de Avrupa arenasında başarı elde etmek için “elinden gelenin en iyisini yapacağı” sözünü verdi. Daha önce forma giydiği her kulüpte başarılar elde ettiğini belirten Salah, “Türkiye’de de aynısını yapacağım” dedi.

Fethi Yunus, Muhammed Salah’ın transferinin, geçmişte Çin ile ABD arasında yaşanan ve “ping pong diplomasisi” olarak bilinen süreci yeniden hatırlattığını söyledi. Yunus, 1971’de Japonya’da düzenlenen dünya şampiyonası sırasında sporun iki ülke arasındaki uzlaşmanın önünü açtığını belirtti. Yunus, “Popüler futbol yıldızlarının etkisi zaman zaman kurşunlardan daha güçlü olabilir” ifadelerini kullanarak, Salah’ın Türkiye’de gördüğü olağanüstü ilginin, karşılanma törenlerinden kamuoyuna sunuluş biçimine kadar her aşamada kendisini gösterdiğini kaydetti.