Fenerbahçe Teknik Direktörü Kartal: Şampiyonluk iddiamız devam ediyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Fenerbahçe Teknik Direktörü Kartal: Şampiyonluk iddiamız devam ediyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Fenerbahçe Teknik Direktörü Kartal, "Ne kadar kötü olsa da liderin 17 puan gerisindeyiz. Matematiksel olarak her şeye rağmen şampiyonluk iddiamız devam ediyor" dedi.
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Fenerbahçe için burada olduğunu ve takımı en üst seviyeye çıkarmak için uğraşacağını söyledi.
Ülker Stadı'nda düzenlenen basın toplantısına Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri Burak Kızılhan, yönetim kurulu üyeleri Selahattin Baki, Mustafa Kemal Danabaş, Ruşen Çetin ve Fethi Pekin katıldı.
Hedefinin Fenerbahçe’nin başarısı olduğunu hatırlatan Kartal, başkanla görüşmesinde sezon sonunu konuşmadığını vurgulayarak, “Ben Fenerbahçeliyim. Bugünden yarına bunları konuşmanın çok doğru olmadığını düşünüyorum. Bugün için en üst seviyeye takımı nasıl çıkartırım onu düşünüyorum. Ben bunun için buradayım. Şu an sezon sonu için bir şeyim yok. Ben Fenerbahçeliyim. Başkanla konuşuruz. Her zaman için güzel ve doğru olanın yolunu buluruz. Fenerbahçe’nin başarısı için.” İfadelerini kullandı.
Fenerbahçe’de büyük mutluluklar yaşadığını ve sarı-lacivertlilerin hayatında büyük bir yere sahip olduğunu anlatan Kartal, şöyle devam etti:
“Fenerbahçeme tekrar, ikinci kez geldim. Bana bu görevi layık gören Ali Koç ve yöneticilerimize çok teşekkür ediyorum. Başkanımızla çok samimi bir görüşme içinde göreve talip oldum. Beni aradığında hiç tereddüt etmeden başkanla buluşmaya gittim. Başkan bana Fenerbahçe futbol aklı olarak yaşananları, giden teknik direktörle ilgili yaşananları takımın durumunu her şeyi net ifade etti. Bu takımın bir parçası olmamı benden istedi. Ben de Fenerbahçe için, her zaman takımın parçası olmam için, bu takımı takip ettiğimi oyuncuların kapasitesini bildiğimi kendisine izah ettim. ‘Sorumluluk alırım, söz konusu Fenerbahçe ise geçmişte olduğu gibi bugün de bu sorumluluğu omzumda taşırım’ dedim. Fenerbahçe çatısı altında bana destek olunduğu sürece gerisi teferruattır. Hayatımın büyük bölümü bu tribünlerden gelen biri olarak hiç bir şey düşünmeden bu camiaya gönül veren kalpten severek her şeyimi vermeye hazır bir insanım. Bunun için bu görevi kabul ettim. Çok kısa bir zaman oldu. Bugün 8’inci gün. Oyuncu kardeşlerimle Samandıra’da vakit geçiriyor, çalışıyoruz. Şu an takımın mental olarak biraz enerjisinin düşük olduğunu gördüm, gözlemledim. Oyuncuların kariyerlerinin yukarıda olduğunu ama mental olarak biraz aşağıda olduğumuzun farkındayım. Şu an mental olarak takımı yükseltmek için bütün çabamla uğraşıyorum. Bir taraftan da oyuncularımızın fiziksel, teknik, taktik olarak ne yapmamız gerektiğini pozitif futbol oynamamız gerektiğinin taraftarlarımızın ne istediğini bilen bir antrenörüm.”

“Şampiyonluk iddiamız devam ediyor”
İsmail Kartal, Fenerbahçe camiasının nasıl bir futbol izlemek istediğinin farkında olduğunu dile getirdi.
Zamanla yarıştığını hatırlatan Kartal, “Oyuncularımla vakit geçirmem, çalışmam, fizik, teknik, taktik ve mental olarak zamanımız olsaydı bunu çok önemli bir fırsata çevirebilirdik ama böyle bir şansımız yok. 3 günde bir maç oynuyoruz. Buna rağmen Samandıra’da geçirdiğim 7 günde oyuncularımla yaptığım grup toplantılarında ve bireysel toplantılarda oyunculardan pozitif elektrik aldım bu da beni çok mutlu etti.” değerlendirmesinde bulundu.
Taraftarların istenmeyen sonuçlarda tepkisinin doğal olduğunu aktaran Kartal, “Taraftarlarımız her zaman haklıdır. Taraftarlar varsa biz varız. Taraftarlarımız sayesinde bu camia ayakta kaldı. Biz birlik olduğumuzda en zor günde birlikte nasıl bir camia olduğumuzu herkese gösterdik. Bu kulüp en büyük sivil toplum gücüdür. 3 Temmuz sürecinde bunu herkese gösterdik. Ben evimde bu göreve gelemeden önce Fenerbahçe’nin maçlarını izlerken bazen çok üzülüyordum. Bu takım bu değil bu oyuncular bu değil. Çok daha iyisini yapabileceklerini görebiliyordum. 3 kulvarda gidiyoruz. Ne kadar kötü olsa da liderin 17 puan gerisindeyiz. Matematiksel olarak her şeye rağmen şampiyonluk iddiamız devam ediyor. Ziraat Türkiye Kupası var, konferans ligi var. Çok koşan disiplinli Prag gibi bir takıma karşı oynayacağız. Hep birlikte bir karar aldık. 3 kulvarda mücadele ediyoruz ve oyuncularımızı burada mücadele edebilecek seviyeye getirmek benim görevim. Bunun için buraya geldim. “ şeklinde görüş belirtti.

Kartal'dan taraftara "destek" çağrısı
İsmail Kartal, taraftarlardan yarınki maçta destek istedi.
Camianın yarınki maçla beraber eski günlerine dönmesi gerektiğini kaydeden Kartal, şöyle konuştu:
“Fenerbahçe ailesi olarak taraftarlarımızın yarınki maçta özellikle bir milat olarak bir başlangıç yapmak istiyorum. Hakemin başlangıç düdüğünden bitiş düdüğüne kadar taraftarların bu takıma, oyunculara güvenmelerini istiyorum. Taraftarlarımıza güveniyorum, onların da beni sevdiğini biliyorum. Benden çok oyuncularıma inanmalarını, destek olmalarını istiyorum. Bugün birlik olma, beraber olma günü. Bunun için buraya geldim. İnşallah hep birlikte bir ekip olarak, başkanımızın yöneticilerimizin bize inanan ve güvenen medya mensuplarımızın vereceği hoşgörüyle biraz zamana ihtiyacımız var. Taraftarlarımızın zamanla düzeltebileceğime inanmalarını istiyorum. Oyuncularımızın her biri bizim için değerlidir. Değerli oldukları için buradalar. Onlara bu formanın değerinin, bunu giymenin sorumluluğunu ne yapmaları gerektiğini anlattım. Bundan sonra bu bilinçle maçlara hazırlanacağımızı bu bilinçle özel yaşantılarında hareket etmelerini onlardan istedim. Bu benim hakkım. Bütün taraftarlarımızın benden beklentisi var, ben hayatımı bu işe verdim. Bu yolda oyuncularımın bana verdikleri enerji pozitif. İnançlıyım, mutluyum, oyuncularıma güveniyorum.”
Kısa zamanda her şeyin değişemeyeceğinin altını çizen Kartal, “Ben içimden geldiği gibi konuşan bir insanım, rol yapmam yapamam zaten. Mesut dünya çapında, çok yetenekli bir oyuncu, düzgün de bir insan. Kendisiyle dün konuştum, görüştük. Ufak tefek problemler olabilir. Samimi bir görüşme geçti. Kendisi de bundan mutlu oldu. Bundan sonra daha iyi olacak diye düşünüyorum. Bugün bu ülkede kaç tane İrfan Can Kahveci gibi oyucu var. Bunlar bizim oyuncularımız, bunlara sahip çıkacağız. 3 kulvarda gidiyoruz hepsi bizim oyuncumuz. El ele vereceğiz ve elimizden gelenin en iyisini yapacağız” şeklinde görüş belirtti.

“Biraz sabır gerekiyor”
İsmail Kartal, pozitif futbolu dörtlü sistemle oynamayı sevdiğini ifade etti.
Taraftarları mutlu edecek pozitif futbolun gereklerini yerine getirmek istediklerini anlatan Kartal, şunları aktardı:
“Biraz sabır gerekiyor. Oyuncular kaliteli oyuncular. Eksikler döndüğünde farklı bir Fenerbahçe oluşturacağımız düşünüyorum. Çalışacağız, elimizden geleni yapacağız. Başkanıma saygım sonsuzdur. Şu 2 maçı oynayalım bu iki maçta sonra başkanımızla oturup bir şeyleri planlayacağız. Başkanımızın enerjisi çok yüksek. Her türlü fedakarlığı yapmaya hazır. Şu anda bugünden yarına şunu alalım diye bir şeyler konuşmadık. Ben, karakter doğuştan derler ama çok inanmıyorum. Karakter hayat içinde yaşadıklarınızla, yoğrulmakla olan bir iradedir. Oyuncularımla yapmış olduğum toplantılarda bire bir görüşmelerde beden dilim, antrenmandaki hırsım birazcık bir yerlerden alacaklardır diye düşünüyorum. Ekibimle yapacağımız çalışmalarla onu biraz adım adım sabır gösterirsek üzerine koyacağımızı düşünüyorum.”
Kalecileri Altay Bayındır, Berke Özer ve Ertuğrul Çetin için ‘evlatlarım’ ifadesini kullanan Kartal, şu değerlendirmede bulundu:
“Altay, Ankaragücü’nden benim talebem onu orada ilk oynatan benim, o benim evladım gibidir. Berke de Ertuğrul da evladım gibidir. Berke’nin durumu iyiye gidiyor. Altay’da 10 gün içinde normal takım antrenmanlarına başlayacağını düşünüyorum. Duruma göre pozisyonumuza göre sayın başkanla 2 maçtan sonra tekrar bir değerlendirme yapacağız. Sezon başından beri Vitor hocanın transferleri kendi sistemine göre yapıldı. Dörtlüye geçtik burada oynayacak oyuncularımızı var ama bu birden kolay olacak işler değil. Adapte olmaları gerekiyor. Zamanla birlikte bu sistemi çalışmamız lazım. Aynı oyuncuların birlikte oynayıp bunu sindirmesi lazım. Bu arada da sonuçların iyi gelmesi gerekiyor, özgüven kazanmaları için. Oyuncuların bundan keyif alması gerekiyor. Ondan sonra zaman içinde üstüne koya koya yoluna devam edeceğiz. Bu sisteme göre transfer konusunda şu anda planlanmış bir şey yok. Elimizdeki oyuncular değerli. Onların değerli olduklarına inanıyoruz.”
Altyapıya önem verdiğini ve oradan oyuncuları da kazanmak istediğini dile getiren deneyimli teknik adam, “Benim gençlere kapım açık. Onların eğitilmesi daha iyi olması için uğraşıyorum. Gençlere şans vermeyi seven bir antrenörüm, bu süreci devam ettireceğim. Altyapının sorumlusu arkadaşlarla Tahir hocamızla sürekli görüşüyoruz. Onları da takıma alarak o havayı solumalarını istiyoruz. Zaman zaman oyuna alarak adapte etmeye çalışacağız” diye konuştu.
Mesut Özil’in kariyerli bir oyuncu olduğunu ve kendisinin de ekibe yardım etmesi gerektiğini vurgulayan Kartal, tesislerin eskisinden daha güzel olduğunu da sözlerine ekledi.

“Pozitif futbolda dörtlü sistemi savunan biriyim”
İsmail Kartal, lige verilecek arada Antalya’da 1 hafta kamp geçireceklerini söyledi.
Orada iyi çalışacaklarını ve kendilerini toparlayacaklarına inandığını aktaran Kartal, sözlerini şöyle tamamladı:
"Kurşunlandığımız sene iyi bir takımımız vardı. O günkü istatistikler son 20 yılın en iyileriydi, kırılamadı o. Takımdan birçok oyuncu gitti ayrıldı sonra tekrar çok büyük transferler yapıldı, olmadı. Ben tüm raporlarımı atletik performansını Pereira, Terrenao ve Aziz Başkan'ımıza sunmuştum o zaman. Bugün Pereira ayrıldı, ben geldim üçlü sistem vardı. Benim kendime göre pozitif futbolda dörtlü sistemi savunan biriyim. Bunu hayata geçirmek için uğraşıyorum. Ben herhangi bir rapor almadım. Ama burada çalışan antrenör arkadaşlarım bana raporları verdiler."



Irak, Senegal karşısında aldığı 5-0'lık ağır yenilgiyle Dünya Kupası'na veda etti

Eksikler, Irak'ın Senegal karşısındaki performansını önemli ölçüde etkiledi, (Reuters)
Eksikler, Irak'ın Senegal karşısındaki performansını önemli ölçüde etkiledi, (Reuters)
TT

Irak, Senegal karşısında aldığı 5-0'lık ağır yenilgiyle Dünya Kupası'na veda etti

Eksikler, Irak'ın Senegal karşısındaki performansını önemli ölçüde etkiledi, (Reuters)
Eksikler, Irak'ın Senegal karşısındaki performansını önemli ölçüde etkiledi, (Reuters)

Senegal, 2026 FIFA Dünya Kupası grup aşamasının son haftasında Irak'ı 5-0 mağlup ederek son 32 turuna yükselme umutlarını sürdürdü. Afrika temsilcisi, turnuvada grup üçüncüsü olan en iyi sekiz takım arasına girmeyi hedefliyor.

I Grubu üçüncü ve son hafta mücadelesinde oynanan karşılaşmada Irak, 10. dakikada Rebin Sulaka'nın kırmızı kart görmesiyle mücadeleyi uzun süre 10 kişi oynayarak tamamladı. Sayısal üstünlüğü iyi değerlendiren Senegal, Dünya Kupası tarihindeki ilk ve en farklı galibiyetini alarak üst tura çıkma şansını son maça taşıdı.

Senegal, henüz 4. dakikada Habib Diarra'nın golüyle öne geçti. İkinci yarıda İsmaila Sarr 56. dakikada farkı ikiye çıkarırken, Pape Gueye 59 ve 71. dakikalarda attığı gollerle skoru 4-0'a getirdi. Karşılaşmanın sonucunu ise 82. dakikada Iliman Ndiaye belirledi.

Dünya Kupası'nda dördüncü kez mücadele eden Senegal, gruptaki ilk puanlarını bu galibiyetle aldı. İlk iki maçında Fransa'ya 3-1, Norveç'e ise 3-2 mağlup olan Senegal, 3 puanla grubu üçüncü sırada tamamladı. Afrika temsilcisi, grup üçüncüleri arasındaki en iyi sekiz takım arasında yer alarak 2002 ve 2022'nin ardından üçüncü kez eleme turuna yükselmeyi umut ediyor.

İkinci kez Dünya Kupası'nda boy gösteren Irak ise 1986'nın ardından katıldığı turnuvada puan alamadan grubu son sırada tamamladı. İlk iki maçında Norveç'e 4-1, Fransa'ya ise 3-0 yenilen Irak, Senegal karşısında aldığı 5-0'lık mağlubiyetle Dünya Kupası tarihindeki en farklı yenilgisini yaşadı.


Fransa, Norveç'i 4-0 yenerek liderliği garantiledi

Dembele ikinci golü kutlarken (AP)
Dembele ikinci golü kutlarken (AP)
TT

Fransa, Norveç'i 4-0 yenerek liderliği garantiledi

Dembele ikinci golü kutlarken (AP)
Dembele ikinci golü kutlarken (AP)

Ousmane Dembélé'nin yıldızlaştığı maçta Fransa, 2026 FIFA Dünya Kupası H Grubu üçüncü hafta karşılaşmasında Norveç'i 4-1 mağlup ederek grubunu üçte üç yaparak lider tamamladı.

Grup aşamasındaki üç maçını da kazanan Fransa, 9 puanla zirvede yer alırken, 6 puanlı Norveç ikinci sırada son 32 turuna yükseldi. Grupta ayrıca Senegal ve Irak da mücadele etti.

Karşılaşmada Fransa'ya galibiyeti getiren golleri Ousmane Dembélé 7, 20 ve 32. dakikalarda kaydederek hat-trick yaptı. Norveç'in tek golü 21. dakikada Thelo Aasgaard'dan gelirken, Désiré Doue 90+4. dakikada skoru belirleyen golü attı.

Bir önceki maçta Irak ağlarını da sarsan Paris Saint-Germain'in golcüsü ve geçen yılın Altın Top (Ballon d'Or) sahibi Dembele, turnuvadaki gol sayısını 4'e yükseltti. Fransız yıldız, takım arkadaşı Kylian Mbappe ve Norveçli Erling Haaland ile gol krallığı yarışında eşitlenirken, listenin zirvesinde 5 golle Arjantinli Lionel Messi bulunuyor.

Norveç Teknik Direktörü Ståle Solbakken ise takımının son 32 turunu önceden garantilemesi nedeniyle Erling Haaland ve Martin Odegaard, gibi önemli isimleri dinlendirmeyi tercih etti.

1998 ve 2018 dünya şampiyonu, 2022 Dünya Kupası finalisti Fransa, son 32 turunda grubunu üçüncü sırada tamamlayan takımlardan biriyle çarşamba günü New Jersey'de karşı karşıya gelecek.

Norveç ise salı günü Arlington'da oynanacak son 32 turu mücadelesinde, E Grubu ikincisi Fildişi Sahili ile karşılaşacak.


Ferrari'nin en büyük umudu Lewis Hamilton: 19 yıllık hasret sona erebilir mi?

Lewis Hamilton, Barselona zaferini Ferrari ekibiyle kutluyor. 2026'da 7 yarış geride kalırken pilotlar şampiyonası lideri Kimi Antonelli 156, onu takip eden Hamilton ise 115 puanda (Reuters)
Lewis Hamilton, Barselona zaferini Ferrari ekibiyle kutluyor. 2026'da 7 yarış geride kalırken pilotlar şampiyonası lideri Kimi Antonelli 156, onu takip eden Hamilton ise 115 puanda (Reuters)
TT

Ferrari'nin en büyük umudu Lewis Hamilton: 19 yıllık hasret sona erebilir mi?

Lewis Hamilton, Barselona zaferini Ferrari ekibiyle kutluyor. 2026'da 7 yarış geride kalırken pilotlar şampiyonası lideri Kimi Antonelli 156, onu takip eden Hamilton ise 115 puanda (Reuters)
Lewis Hamilton, Barselona zaferini Ferrari ekibiyle kutluyor. 2026'da 7 yarış geride kalırken pilotlar şampiyonası lideri Kimi Antonelli 156, onu takip eden Hamilton ise 115 puanda (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta Scuderia Ferrari'nin Formula 1'deki şampiyonluk hasretine ve bu yılki umutlarına bakacağız.

Formula 1'de bazen tek bir yarış, sadece puan tablosunu değil, yıllardır süren bir hikayeyi de değiştirebilir.

Barselona'da damalı bayrağı ilk sırada gören Lewis Hamilton için de durum tam olarak buydu. Bu, 7 kez dünya şampiyonu olan Britanyalı pilotun Ferrari'yle kazandığı ilk Grand Prix zaferiydi.

Aynı zamanda yaklaşık iki yıl sonra yeniden zirveye çıkması ve Mercedes'in 2026 sezonundaki galibiyet serisini sona erdirmesi anlamına geliyordu.

Ancak bu galibiyetin asıl önemi, Ferrari cephesinde yarattığı umut oldu. Çünkü İtalyan ekip, 2007'den bu yana pilotlar klasmanında dünya şampiyonu çıkaramıyor.

Aradan geçen 19 yılda sayısız büyük pilot kırmızı tulumu giydi, sayısız hızlı otomobil üretildi, defalarca "Bu kez olacak" dendi. Ama sezon sonunda kupayı kaldıran hep başka biri oldu.

Şimdi gözler Avusturya Grand Prix'sine çevrilmiş durumda. Barselona'daki zafer, Ferrari'nin gerçekten yeniden şampiyonluk yarışına döndüğünün işareti miydi, yoksa sezonun güzel ama tek başına kalacak hikayelerinden biri mi? Bu sorunun cevabı belki de Spielberg'de şekillenmeye başlayacak.

Hamilton ise şimdiden beklentileri frenlemeye çalışıyor. Ona göre Mercedes'in hâlâ yenilmesi gerekiyor ve şampiyonluk mücadelesi için önünde daha çok uzun bir yol var.

Ama aynı cümlenin sonuna eklediği kısa ifade, Ferrari taraftarının hayal kurması için yeterli:

İmkansız olduğunu düşünmüyorum.

Belki de Ferrari'nin uzun bekleyişini anlamanın en iyi yolu, önce geçmişe dönmekten geçiyor.

2007'de Kimi Räikkönen dünya şampiyonu olduğunda kimse bunun Ferrari'nin son pilotlar şampiyonluğu olacağını tahmin etmiyordu.

Michael Schumacher sonrası dönemin sancıları atlatılmış, takım yeniden zirveye çıkmıştı. Ancak sonraki yıllar, Formula 1 tarihinin en acı verici kaçan fırsatlarından bazılarına sahne oldu.

İlk büyük darbe 2008'de geldi.

Felipe Massa, Brezilya'da kendi evindeki yarışı kazanarak damalı bayrağı geçtiğinde dünya şampiyonuydu. Ferrari garajında kutlamalar başlamış, takım üyeleri birbirine sarılmıştı.

Fakat bu sevinç yalnızca 38 saniye sürdü. Pistin başka bir bölümünde Lewis Hamilton, son virajda Timo Glock'u geçerek 5.'liğe yükseldi ve şampiyonluğu yalnızca bir puan farkla kazandı.

Ferrari o sezon markalar şampiyonluğunu elde etti ama Massa'nın gözyaşları, takımın yıllarca unutamayacağı bir travma yarattı.

Sonra Fernando Alonso dönemi başladı.

2010 sezonunun son yarışına lider gelen İspanyol pilotun üçüncü dünya şampiyonluğuna ulaşması bekleniyordu.

Ancak Ferrari pit duvarı, Red Bull pilotu Mark Webber'in stratejisine fazlasıyla odaklandı. Yapılan pit stop, Alonso'yu Vitaly Petrov'un arkasına düşürdü.

O gün Abu Dabi pistinde geçiş yapmak neredeyse imkansızdı. Alonso onlarca tur boyunca rakibinin arkasında sıkışıp kaldı. Yarışı 7. bitirdi, Sebastian Vettel ise beklenmedik şekilde dünya şampiyonluğuna ulaştı.

İki yıl sonra Alonso belki de kariyerinin en etkileyici sezonunu geçirdi. Ferrari'nin aracı, Red Bull kadar hızlı değildi.

Buna rağmen İspanyol pilot sezonu son yarışa kadar taşıdı. Brezilya'da Vettel ilk turda spin atıp en arkalara düştüğünde Ferrari'nin umutları yeniden canlandı.

Fakat Alman pilot hasarlı aracıyla olağanüstü bir geri dönüş yaptı. Alonso yarışı ikinci sırada tamamlasa da dünya şampiyonluğunu yalnızca üç puan farkla kaçırdı.

Ferrari bir kez daha zirveye çok yaklaşmış ama kupaya uzanamamıştı.

Yıllar sonra bu kez sahneye Sebastian Vettel çıktı.

2017 sezonunda Ferrari'nin SF70H aracı, yıllardır ürettiği en rekabetçi otomobillerden biriydi. Vettel sezonun ilk yarışını kazandı ve uzun süre Hamilton'la başa baş mücadele etti.

Ancak baskı arttıkça hatalar da gelmeye başladı. Azerbaycan'da Güvenlik Aracı arkasında Hamilton'a çarpması, psikolojik yükün ne kadar ağırlaştığını gösteriyordu.

Singapur'da pole pozisyonundan başladığı yarışın ilk virajında yaşanan zincirleme kaza ise sezonun kırılma anlarından biri oldu. Ardından gelen motor arızaları Ferrari'nin umutlarını tamamen söndürdü.

Asıl yıkım ise 2018'de yaşandı.

Ferrari bu kez belki de sezonun en hızlı aracını üretmişti. Vettel, Almanya Grand Prix'sine şampiyona lideri olarak geldi. Evindeki yarışta rahat şekilde lider giderken hafif yağmur altında küçük bir frenleme hatası yaptı ve bariyerlere çarptı.

O an tribünlerde sessizlik hakimdi ama belki de daha büyük sessizlik Ferrari fabrikası Maranello'da yaşanıyordu.

Çünkü o kazadan sonra sadece bir yarış kaybedilmedi. Vettel'in özgüveni sarsıldı, Ferrari'nin sezon içindeki teknik güncellemeleri beklenen sonucu vermedi ve Mercedes yeniden kontrolü ele geçirdi.

Birçok Formula 1 takipçisi için Hockenheim'daki o tek viraj, Ferrari'nin son yıllardaki kaderini değiştiren an olarak görülüyor.

Sonrasında Charles Leclerc dönemi başladı.

Monakolu genç pilot, Ferrari'nin geleceği olarak gösterildi. Pole pozisyonları aldı, unutulmaz zaferler kazandı, takımın yeni lideri haline geldi.

Ancak bu kez de strateji hataları, güvenilirlik sorunları ve başarısız teknik güncellemeler Ferrari'nin önüne geçti.

Geçen sezon markalar şampiyonluğu mücadelesi son yarışa kadar taşındı ama McLaren kupayı yalnızca 14 puan farkla kazandı.

Aslında son 18 yılın özeti oldukça basit.

Massa'nın 38 saniyesi, Alonso'nun Petrov'un arkasındaki çaresiz bekleyişi, Vettel'in Almanya'daki kayışı, Leclerc'in sürekli ertelenen umutları, farklı pilotlar, farklı araçlar, farklı sezonlar... Ama aynı son.

İşte Lewis Hamilton'ı farklı yapan da tam burada başlıyor.

Barselona'daki zaferden sonra yaptığı açıklamalar, aslında yalnızca bir yarışın ardından söylenmiş sözler değildi.

Geçen sezon kendisini "işe yaramaz" hissettiğini söyleyen, hatta zaman zaman Ferrari'nin başka bir pilot bulması gerektiğini düşündüğünü itiraf eden Hamilton, bu sezon öncesinde sosyal medyadan uzaklaştığını, hayatının en yoğun antrenman dönemini geçirdiğini ve en önemlisi "zihnini yeniden inşa ettiğini" anlattı.

41 yaşındaki bir pilot için bunlar sıradan açıklamalar değil.

Formula 1 tarihinde 40 yaşından sonra yarış kazanabilen pilot sayısı oldukça az. Hamilton bunu başararak sadece eleştirileri susturmadı, hâlâ en üst seviyede mücadele edebileceğini de gösterdi.

Ferrari'nin onu transfer ederken istediği tam olarak buydu.

Elbette Hamilton tek başına mucize yaratamaz.

2026 sezonu son yılların en çekişmeli şampiyonluk mücadelelerinden birine dönüşmüş durumda.

Mercedes hâlâ güçlü. Genç Kimi Antonelli şampiyona lideri konumunda ve George Russell istikrarlı şekilde puan toplamaya devam ediyor.

Red Bull, kendi evindeki Avusturya yarışına kapsamlı güncellemelerle geliyor. Max Verstappen, Red Bull Ring'de her zaman favoriler arasında yer alıyor. McLaren ise fırsat kollamayı sürdürüyor ve geçen yıl bu pistte duble yapmayı başarmıştı.

Ancak Ferrari'nin de önemli kozları var.

Barselona'da aracın temposu oldukça güçlüydü. Takımın stratejik tercihleri kusursuz çalıştı. Charles Leclerc'in uzun süredir yaşadığı fren problemlerini büyük ölçüde çözmesi de ikinci pilot açısından umut verici. Üstelik Leclerc, 2022'de Avusturya'da kazanmayı başarmıştı.

Hamilton ise bütün bu iyimser tabloya rağmen temkinli davranıyor.

Ona göre Ferrari'nin zirveye yerleşebilmesi için sezon boyunca gelişmeye devam etmesi gerekiyor. Ama "İmkansız değil" derken de aslında bütün Formula 1 dünyasına önemli bir mesaj veriyor.

Çünkü Ferrari'nin yıllardır eksik olan şey belki de yalnızca hızlı bir otomobil değildi.

Belki de en çok ihtiyaç duyduğu şey, en zor anlarda bile şampiyonluk baskısını yönetebilecek bir liderdi.

Avusturya'da gözler yeniden Hamilton'ın üzerinde olacak.

Barselona'daki zafer güzel bir hikaye olarak da kalabilir, 19 yıllık şampiyonluk hasretini bitirecek büyük yürüyüşün ilk adımı da olabilir.

Bunu söylemek için henüz erken. Ama kesin olan bir gerçek var.

Ferrari, uzun yıllardır ilk kez yalnızca hızlı bir araca değil, o aracı şampiyonluğa taşıyabilecek tecrübeye de sahip olduğuna inanıyor.

Ve belki de Maranello'da yıllardır beklenen o rüya, yeniden gerçeğe dönüşmeye hiç olmadığı kadar yakın.
Kaynaklar: Formula 1, BBC