Fenerbahçe Teknik Direktörü Kartal: Şampiyonluk iddiamız devam ediyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Fenerbahçe Teknik Direktörü Kartal: Şampiyonluk iddiamız devam ediyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Fenerbahçe Teknik Direktörü Kartal, "Ne kadar kötü olsa da liderin 17 puan gerisindeyiz. Matematiksel olarak her şeye rağmen şampiyonluk iddiamız devam ediyor" dedi.
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Fenerbahçe için burada olduğunu ve takımı en üst seviyeye çıkarmak için uğraşacağını söyledi.
Ülker Stadı'nda düzenlenen basın toplantısına Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri Burak Kızılhan, yönetim kurulu üyeleri Selahattin Baki, Mustafa Kemal Danabaş, Ruşen Çetin ve Fethi Pekin katıldı.
Hedefinin Fenerbahçe’nin başarısı olduğunu hatırlatan Kartal, başkanla görüşmesinde sezon sonunu konuşmadığını vurgulayarak, “Ben Fenerbahçeliyim. Bugünden yarına bunları konuşmanın çok doğru olmadığını düşünüyorum. Bugün için en üst seviyeye takımı nasıl çıkartırım onu düşünüyorum. Ben bunun için buradayım. Şu an sezon sonu için bir şeyim yok. Ben Fenerbahçeliyim. Başkanla konuşuruz. Her zaman için güzel ve doğru olanın yolunu buluruz. Fenerbahçe’nin başarısı için.” İfadelerini kullandı.
Fenerbahçe’de büyük mutluluklar yaşadığını ve sarı-lacivertlilerin hayatında büyük bir yere sahip olduğunu anlatan Kartal, şöyle devam etti:
“Fenerbahçeme tekrar, ikinci kez geldim. Bana bu görevi layık gören Ali Koç ve yöneticilerimize çok teşekkür ediyorum. Başkanımızla çok samimi bir görüşme içinde göreve talip oldum. Beni aradığında hiç tereddüt etmeden başkanla buluşmaya gittim. Başkan bana Fenerbahçe futbol aklı olarak yaşananları, giden teknik direktörle ilgili yaşananları takımın durumunu her şeyi net ifade etti. Bu takımın bir parçası olmamı benden istedi. Ben de Fenerbahçe için, her zaman takımın parçası olmam için, bu takımı takip ettiğimi oyuncuların kapasitesini bildiğimi kendisine izah ettim. ‘Sorumluluk alırım, söz konusu Fenerbahçe ise geçmişte olduğu gibi bugün de bu sorumluluğu omzumda taşırım’ dedim. Fenerbahçe çatısı altında bana destek olunduğu sürece gerisi teferruattır. Hayatımın büyük bölümü bu tribünlerden gelen biri olarak hiç bir şey düşünmeden bu camiaya gönül veren kalpten severek her şeyimi vermeye hazır bir insanım. Bunun için bu görevi kabul ettim. Çok kısa bir zaman oldu. Bugün 8’inci gün. Oyuncu kardeşlerimle Samandıra’da vakit geçiriyor, çalışıyoruz. Şu an takımın mental olarak biraz enerjisinin düşük olduğunu gördüm, gözlemledim. Oyuncuların kariyerlerinin yukarıda olduğunu ama mental olarak biraz aşağıda olduğumuzun farkındayım. Şu an mental olarak takımı yükseltmek için bütün çabamla uğraşıyorum. Bir taraftan da oyuncularımızın fiziksel, teknik, taktik olarak ne yapmamız gerektiğini pozitif futbol oynamamız gerektiğinin taraftarlarımızın ne istediğini bilen bir antrenörüm.”

“Şampiyonluk iddiamız devam ediyor”
İsmail Kartal, Fenerbahçe camiasının nasıl bir futbol izlemek istediğinin farkında olduğunu dile getirdi.
Zamanla yarıştığını hatırlatan Kartal, “Oyuncularımla vakit geçirmem, çalışmam, fizik, teknik, taktik ve mental olarak zamanımız olsaydı bunu çok önemli bir fırsata çevirebilirdik ama böyle bir şansımız yok. 3 günde bir maç oynuyoruz. Buna rağmen Samandıra’da geçirdiğim 7 günde oyuncularımla yaptığım grup toplantılarında ve bireysel toplantılarda oyunculardan pozitif elektrik aldım bu da beni çok mutlu etti.” değerlendirmesinde bulundu.
Taraftarların istenmeyen sonuçlarda tepkisinin doğal olduğunu aktaran Kartal, “Taraftarlarımız her zaman haklıdır. Taraftarlar varsa biz varız. Taraftarlarımız sayesinde bu camia ayakta kaldı. Biz birlik olduğumuzda en zor günde birlikte nasıl bir camia olduğumuzu herkese gösterdik. Bu kulüp en büyük sivil toplum gücüdür. 3 Temmuz sürecinde bunu herkese gösterdik. Ben evimde bu göreve gelemeden önce Fenerbahçe’nin maçlarını izlerken bazen çok üzülüyordum. Bu takım bu değil bu oyuncular bu değil. Çok daha iyisini yapabileceklerini görebiliyordum. 3 kulvarda gidiyoruz. Ne kadar kötü olsa da liderin 17 puan gerisindeyiz. Matematiksel olarak her şeye rağmen şampiyonluk iddiamız devam ediyor. Ziraat Türkiye Kupası var, konferans ligi var. Çok koşan disiplinli Prag gibi bir takıma karşı oynayacağız. Hep birlikte bir karar aldık. 3 kulvarda mücadele ediyoruz ve oyuncularımızı burada mücadele edebilecek seviyeye getirmek benim görevim. Bunun için buraya geldim. “ şeklinde görüş belirtti.

Kartal'dan taraftara "destek" çağrısı
İsmail Kartal, taraftarlardan yarınki maçta destek istedi.
Camianın yarınki maçla beraber eski günlerine dönmesi gerektiğini kaydeden Kartal, şöyle konuştu:
“Fenerbahçe ailesi olarak taraftarlarımızın yarınki maçta özellikle bir milat olarak bir başlangıç yapmak istiyorum. Hakemin başlangıç düdüğünden bitiş düdüğüne kadar taraftarların bu takıma, oyunculara güvenmelerini istiyorum. Taraftarlarımıza güveniyorum, onların da beni sevdiğini biliyorum. Benden çok oyuncularıma inanmalarını, destek olmalarını istiyorum. Bugün birlik olma, beraber olma günü. Bunun için buraya geldim. İnşallah hep birlikte bir ekip olarak, başkanımızın yöneticilerimizin bize inanan ve güvenen medya mensuplarımızın vereceği hoşgörüyle biraz zamana ihtiyacımız var. Taraftarlarımızın zamanla düzeltebileceğime inanmalarını istiyorum. Oyuncularımızın her biri bizim için değerlidir. Değerli oldukları için buradalar. Onlara bu formanın değerinin, bunu giymenin sorumluluğunu ne yapmaları gerektiğini anlattım. Bundan sonra bu bilinçle maçlara hazırlanacağımızı bu bilinçle özel yaşantılarında hareket etmelerini onlardan istedim. Bu benim hakkım. Bütün taraftarlarımızın benden beklentisi var, ben hayatımı bu işe verdim. Bu yolda oyuncularımın bana verdikleri enerji pozitif. İnançlıyım, mutluyum, oyuncularıma güveniyorum.”
Kısa zamanda her şeyin değişemeyeceğinin altını çizen Kartal, “Ben içimden geldiği gibi konuşan bir insanım, rol yapmam yapamam zaten. Mesut dünya çapında, çok yetenekli bir oyuncu, düzgün de bir insan. Kendisiyle dün konuştum, görüştük. Ufak tefek problemler olabilir. Samimi bir görüşme geçti. Kendisi de bundan mutlu oldu. Bundan sonra daha iyi olacak diye düşünüyorum. Bugün bu ülkede kaç tane İrfan Can Kahveci gibi oyucu var. Bunlar bizim oyuncularımız, bunlara sahip çıkacağız. 3 kulvarda gidiyoruz hepsi bizim oyuncumuz. El ele vereceğiz ve elimizden gelenin en iyisini yapacağız” şeklinde görüş belirtti.

“Biraz sabır gerekiyor”
İsmail Kartal, pozitif futbolu dörtlü sistemle oynamayı sevdiğini ifade etti.
Taraftarları mutlu edecek pozitif futbolun gereklerini yerine getirmek istediklerini anlatan Kartal, şunları aktardı:
“Biraz sabır gerekiyor. Oyuncular kaliteli oyuncular. Eksikler döndüğünde farklı bir Fenerbahçe oluşturacağımız düşünüyorum. Çalışacağız, elimizden geleni yapacağız. Başkanıma saygım sonsuzdur. Şu 2 maçı oynayalım bu iki maçta sonra başkanımızla oturup bir şeyleri planlayacağız. Başkanımızın enerjisi çok yüksek. Her türlü fedakarlığı yapmaya hazır. Şu anda bugünden yarına şunu alalım diye bir şeyler konuşmadık. Ben, karakter doğuştan derler ama çok inanmıyorum. Karakter hayat içinde yaşadıklarınızla, yoğrulmakla olan bir iradedir. Oyuncularımla yapmış olduğum toplantılarda bire bir görüşmelerde beden dilim, antrenmandaki hırsım birazcık bir yerlerden alacaklardır diye düşünüyorum. Ekibimle yapacağımız çalışmalarla onu biraz adım adım sabır gösterirsek üzerine koyacağımızı düşünüyorum.”
Kalecileri Altay Bayındır, Berke Özer ve Ertuğrul Çetin için ‘evlatlarım’ ifadesini kullanan Kartal, şu değerlendirmede bulundu:
“Altay, Ankaragücü’nden benim talebem onu orada ilk oynatan benim, o benim evladım gibidir. Berke de Ertuğrul da evladım gibidir. Berke’nin durumu iyiye gidiyor. Altay’da 10 gün içinde normal takım antrenmanlarına başlayacağını düşünüyorum. Duruma göre pozisyonumuza göre sayın başkanla 2 maçtan sonra tekrar bir değerlendirme yapacağız. Sezon başından beri Vitor hocanın transferleri kendi sistemine göre yapıldı. Dörtlüye geçtik burada oynayacak oyuncularımızı var ama bu birden kolay olacak işler değil. Adapte olmaları gerekiyor. Zamanla birlikte bu sistemi çalışmamız lazım. Aynı oyuncuların birlikte oynayıp bunu sindirmesi lazım. Bu arada da sonuçların iyi gelmesi gerekiyor, özgüven kazanmaları için. Oyuncuların bundan keyif alması gerekiyor. Ondan sonra zaman içinde üstüne koya koya yoluna devam edeceğiz. Bu sisteme göre transfer konusunda şu anda planlanmış bir şey yok. Elimizdeki oyuncular değerli. Onların değerli olduklarına inanıyoruz.”
Altyapıya önem verdiğini ve oradan oyuncuları da kazanmak istediğini dile getiren deneyimli teknik adam, “Benim gençlere kapım açık. Onların eğitilmesi daha iyi olması için uğraşıyorum. Gençlere şans vermeyi seven bir antrenörüm, bu süreci devam ettireceğim. Altyapının sorumlusu arkadaşlarla Tahir hocamızla sürekli görüşüyoruz. Onları da takıma alarak o havayı solumalarını istiyoruz. Zaman zaman oyuna alarak adapte etmeye çalışacağız” diye konuştu.
Mesut Özil’in kariyerli bir oyuncu olduğunu ve kendisinin de ekibe yardım etmesi gerektiğini vurgulayan Kartal, tesislerin eskisinden daha güzel olduğunu da sözlerine ekledi.

“Pozitif futbolda dörtlü sistemi savunan biriyim”
İsmail Kartal, lige verilecek arada Antalya’da 1 hafta kamp geçireceklerini söyledi.
Orada iyi çalışacaklarını ve kendilerini toparlayacaklarına inandığını aktaran Kartal, sözlerini şöyle tamamladı:
"Kurşunlandığımız sene iyi bir takımımız vardı. O günkü istatistikler son 20 yılın en iyileriydi, kırılamadı o. Takımdan birçok oyuncu gitti ayrıldı sonra tekrar çok büyük transferler yapıldı, olmadı. Ben tüm raporlarımı atletik performansını Pereira, Terrenao ve Aziz Başkan'ımıza sunmuştum o zaman. Bugün Pereira ayrıldı, ben geldim üçlü sistem vardı. Benim kendime göre pozitif futbolda dörtlü sistemi savunan biriyim. Bunu hayata geçirmek için uğraşıyorum. Ben herhangi bir rapor almadım. Ama burada çalışan antrenör arkadaşlarım bana raporları verdiler."



Fenerbahçe, 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'nde

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Fenerbahçe, 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'nde

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi play-off turu rövanşında deplasmanda Lyon'u 2-1 mağlup ederek lig aşamasına yükseldi. İstanbul'daki ilk maçın 1-1 sona ermesinin ardından Fransa'daki rövanşta sarı-lacivertliler, ilk yarıda Vedat Muriqi ve İngiliz savunmacı Archie Brown'ın golleriyle 2-0 öne geçti. Toplam skorda 3-2'lik üstünlük sağlayan Fenerbahçe, 18 yıllık aranın ardından Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etme hakkına sahip oldu. 

İkinci yarıda Belçikalı kanat oyuncusu Malick Fofana'nın golüyle umutlanan Lyon, beraberlik için baskısını artırdı. Ancak Fransız ekibinin Lois Openda ve Kail Boudache ile bulduğu iki gol ofsayt gerekçesiyle iptal edildi. Fenerbahçe kalan bölümde skoru koruyarak adını Şampiyonlar Ligi'nin lig aşamasına yazdırdı.

AEK Atina'dan farklı galibiyet

AEK Atina ise Levski Sofya'yı 4-0 mağlup ederek Şampiyonlar Ligi'nde lig aşamasına yükselen bir diğer takım oldu.

Macar forvet Barnabas Varga iki golle galibiyette başrol oynarken, eski Real Madrid oyuncusu Luka Jovic de AEK adına fileleri havalandırdı. Rumen orta saha oyuncusu Razvan Marin'in penaltıdan kaydettiği golle birlikte Yunan ekibi karşılaşmadan 4-0 galip ayrıldı.

Bulgaristan'da oynanan ilk maçın 0-0 sona ermesinin ardından AEK Atina, rövanştaki farklı galibiyetiyle turu geçti.

Viking Stavanger tarih yazdı

Norveç temsilcisi Viking Stavanger da Dinamo Zagreb'i 3-1 mağlup ederek toplamda 5-3'lük skorla tur atladı.

Arber Hoxha'nın erken golüyle geriye düşen Viking Stavanger, yalnızca sekiz dakika sonra Zlatko Tripic'in penaltıdan attığı golle beraberliği yakaladı.

İkinci yarının başında ise Norveç ekibi iki dakika içinde iki gol birden buldu. Edvin Austbo ve Tobias Moi'nin golleri, Viking Stavanger'a galibiyeti ve turu getirdi.

Viking Stavanger böylece tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi'nin lig aşamasında mücadele etme hakkı kazandı.


Eski NFL oyuncularının en az 4'te birinde beyin hastalığı bulundu

Amerikan futbolunda oyuncuların kafaya sıkça darbe alması nörodejeneratif hastalık riskini artırıyor (Reuters)
Amerikan futbolunda oyuncuların kafaya sıkça darbe alması nörodejeneratif hastalık riskini artırıyor (Reuters)
TT

Eski NFL oyuncularının en az 4'te birinde beyin hastalığı bulundu

Amerikan futbolunda oyuncuların kafaya sıkça darbe alması nörodejeneratif hastalık riskini artırıyor (Reuters)
Amerikan futbolunda oyuncuların kafaya sıkça darbe alması nörodejeneratif hastalık riskini artırıyor (Reuters)

2016 ve 2021 arasındaki 6 yıllık dönemde hayatını kaybeden eski NFL oyuncularının en az 4'te birinde beyin hastalığı tespit edildi.

Kronik travmatik ensefalopati (CTE) diye bilinen beyin hastalığının henüz bütün yönleriyle anlaşılmasa da tekrarlayan kafa darbelerinden kaynaklandığı düşünülüyor.

Beyindeki sinir hücrelerinin ölümüne yol açan CTE, zamanla kötüleşiyor. Hastalığın bilişsel becerilerde gerileme, duygu durum değişiklikleri ve yürüme güçlüğü gibi belirtilerle bağlantılı olduğu düşünülüyor. Ancak bu belirtilerin ortaya çıkması yıllar sürebiliyor.

Bilim insanları, hastalığın tekrarlayan kafa darbeleriyle bağlantılı olduğunu ve Amerikan futbolu oyuncularıyla askerler gibi bu tür darbelere sık maruz kalan gruplarda daha yaygın görüldüğünü söylüyor.

CTE araştırmalarının önündeki başlıca güçlüklerden biri, hastalığa kesin tanının ancak ölümden sonra yapılan otopsiyle konabilmesi. 

Mass General Brigham Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Daniel Daneshvar liderliğindeki bir ekip, yeni çalışmalarında CTE'nin Amerikan futbolu oyuncularında ne kadar yaygın olduğunu ortaya koydu. 

Araştırmacılar, Amerikan futbolunun en üst düzey ligi NFL'de oynamış ve 2016 ila 2021'de hayatını kaybetmiş kişilerin beynini inceledi.

Bu dönemde hayatını kaybeden 878 eski oyuncudan 235'i beynini bağışlamıştı. Bulguları hakemli dergi British Medical Journal'da dün (25 Ağustos) yayımlanan çalışmaya göre bu kişilerin 215'inin beyninde CTE saptandı. 

Araştırmacılar, bu dönemde hayatını kaybeden 878 eski oyuncunun tamamı dikkate alındığında CTE yaygınlığının en az yüzde 24,5, en fazla yüzde 97,7 olabileceğini hesapladı.

Harvard Tıp Fakültesi'nde de öğretim üyesi olan Daneshvar "Biz ve diğerleri, özellikle NFL oyuncularında nörodejeneratif hastalıktan ölüm oranının genel nüfusa göre yaklaşık 4 kat daha yüksek olduğunu gösterdik" diyerek ekliyor:

Bu bulgular, NFL oyuncuları öldükleri sırada CTE’nin görülme sıklığının, daha önce toplum temelli çalışmalarda saptanan oranlardan daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar, sporcuların oyunda aldığı darbeleri azaltma yönünde NFL'e çağrı yapıyor.

NFL'in 2011 Toplu İş Sözleşmesi, sezon boyunca yapılacak temaslı antrenman sayısını sınırlamıştı. 

Çalışmanın ardından konuşan NFL sözcüsü "NFL, oyunu daha güvenli hale getirmek için çalışmalarını sürdürüyor ve beyin sarsıntılarını ve kafa darbelerini azaltmaya yönelik stratejiler uyguluyor" ifadelerini kullandı:

NFL, bu topluluğun fiziksel ve ruhsal sağlığını iyileştirmek için güçlü ve giderek genişleyen imkanlardan yararlanabilmesini sağlama konusundaki kararlılığını sürdürüyor. Eski oyuncuları, sağlık endişesi duyduklarında bu kaynaklardan yararlanmaya teşvik ediyoruz.

Bilim insanları oyuncuların aldığı kafa darbelerinin NFL'den öncesine, üniversite ve lise yıllarına uzandığına dikkat çekiyor. 

Daneshvar "Bu kafa darbeleri biriktikçe risk de artıyor." diye açıklıyor. 

Araştırmacı, NFL'de alınan önlemlerin, üniversite, lise ve daha önceki seviyelerde de uygulanmasıyla sporcuların sağlığının daha iyi korunabileceğini belirtiyor.

Daneshvar, "Kafa darbelerinin neredeyse yüzde 70'inin antrenmanlarda meydana geldiğini biliyoruz" diyerek ekliyor: 

Bu nedenle, bu seviyelerin hiçbirinde oyun süresini tek bir dakika bile değiştirmeden, bu bireylerin yaşamları boyunca maruz kaldığı toplam kafa darbesi yükünü önemli ölçüde azaltabiliriz.

Independent Türkçe, Reuters, BBC, British Medical Journal, Mayo Clinic


18 yaşında 95 milyon euro! Arap futbolunda yeni transfer kralı Bouaddi

Ayoub Bouaddi, Avrupa'ya transferlerde tarihin en pahalı Arap futbolcusu oldu (DPA)
Ayoub Bouaddi, Avrupa'ya transferlerde tarihin en pahalı Arap futbolcusu oldu (DPA)
TT

18 yaşında 95 milyon euro! Arap futbolunda yeni transfer kralı Bouaddi

Ayoub Bouaddi, Avrupa'ya transferlerde tarihin en pahalı Arap futbolcusu oldu (DPA)
Ayoub Bouaddi, Avrupa'ya transferlerde tarihin en pahalı Arap futbolcusu oldu (DPA)

Faslı Ayoub Bouaddi, transfer piyasasında tarihe geçti. 18 yaşındaki orta saha oyuncusu, Fransız Lille’den Manchester City’ye 95 milyon euro karşılığında transfer olarak Avrupa’ya transfer olan en pahalı Arap futbolcu unvanını elde etti. Anlaşmadaki bonusların gerçekleşmesi halinde transfer bedeli 100 milyon euroyu bulabilecek.

Bouaddi’nin transferinin önemi yalnızca en pahalı Arap futbolcular listesinin zirvesine yerleşmesinden ibaret değil. Anlaşma aynı zamanda Faslı orta saha oyuncusunun kısa sürede katettiği büyük mesafeyi de gözler önüne seriyor. Bouaddi, Lille formasıyla geçirdiği dikkat çekici sezonun ve Fas Milli Takımı'yla sergilediği etkileyici performansın ardından henüz 18 yaşındayken Manchester City'ye transfer oldu. Genç oyuncu, İngiliz kulübüyle 2031 yılına kadar sözleşme imzaladı.

dfergrt
Omar Marmoush, Eintracht Frankfurt’tan Manchester City’ye 75 milyon euro karşılığında transfer oldu (Reuters)

Manchester City ile Lille, transfer için 95 milyon euroluk garanti bedel üzerinde anlaşırken, 5 milyon euroya kadar çıkabilecek bonuslar da sözleşmeye eklendi. Böylece Bouaddi, bonussuz bedeli 95 milyon euro olan ve toplam değeri 100 milyon euro sınırına ulaşabilecek ilk Arap futbolcu transferi oldu.

Şarku'l Avsat derlediği verilere göre transferin garanti bedeli, Bouaddi'yi listenin ikinci sırasında bulunan Mısırlı Omar Marmoush'un 20 milyon euro önüne taşıdı. Marmoush, 2025 yılında Eintracht Frankfurt'tan Manchester City'ye 75 milyon euro karşılığında transfer olmuştu.

sdvrgf
Achraf Hakimi, Inter Milan’dan Paris Saint-Germain’e 68 milyon euro karşılığında transfer oldu (AFP)

Listenin üçüncü sırasında ise Faslı Achraf Hakimi yer alıyor. Hakimi, Inter Milan'dan Paris Saint-Germain'e 68 milyon euro karşılığında transfer olmuştu. Cezayirli Riyad Mahrez ise Manchester City'nin Leicester City'den transferi için ödediği 67,8 milyon euroluk bedelle dördüncü sırada bulunuyor.

csd
Riyad Mahrez, Leicester City’den Manchester City’ye 67,8 milyon euro karşılığında transfer oldu (Reuters).

Faslı futbolcuların ağırlığı beşinci sırada da devam ediyor. Ismaïl Saibari, listede yer alan verilere göre PSV Eindhoven'dan Bayern Münih'e 50 milyon euro karşılığında transferiyle beşinci sıraya yerleşiyor. Böylece listenin ilk beş sırasında üç Faslı futbolcu bulunuyor.

sadcvf
İsmail Saibari, PSV Eindhoven’dan Bayern Münih’e 50 milyon euro karşılığında transfer oldu (Reuters).

Hakimi, en pahalı 10 Arap transferi listesinde ikinci kez yer alıyor. Faslı futbolcunun Real Madrid'den Inter Milan'a 43 milyon euro karşılığında transferi altıncı sırada bulunuyor. Onu, 2017 yılında Roma'dan Liverpool'a 42 milyon euro karşılığında transfer olan Mısırlı Mohamed Salah takip ediyor.

bh
Nayef Aguerd, Rennes’ten West Ham United’a 35 milyon euro karşılığında transfer oldu (Reuters)

Faslı Hakim Ziyech, Ajax'tan Chelsea'ye 40 milyon euro karşılığında transferiyle sekizinci sırada yer alıyor. Onu, Rennes'ten West Ham United'a 35 milyon euro karşılığında transfer olan vatandaşı Nayef Aguerd izliyor. Listenin son sırasında ise Riyad Mahrez bulunuyor. Cezayirli oyuncunun Manchester City'den Suudi Arabistan kulübü Al Ahli'ye 35 milyon euro karşılığında transferi 10. sırada yer alıyor.

İlk 10'daki transferler, Faslı futbolcuların belirgin üstünlüğünü ortaya koyuyor. Listede Faslı oyunculara ait 6 transfer bulunurken, Mısırlı futbolculara ait 2, Cezayirli Riyad Mahrez'e ait ise 2 transfer yer alıyor. Hakimi ve Mahrez'in kariyerlerindeki farklı transferler nedeniyle listede ikişer kez yer aldığı görülüyor.

vfgbtbh
Hakim Ziyech, Ajax’tan Chelsea’ye 40 milyon euro karşılığında transfer oldu (Reuters)

Listedeki 10 transferin toplam değeri yaklaşık 555,8 milyon euroya ulaşıyor. Bu rakamın yüzde 17'sinden fazlası tek başına Bouaddi'nin transferine ait. Genç futbolcunun transfer bedeli, bonuslarla birlikte 100 milyon euroya ulaşırsa bu oran daha da yükselecek.

Manchester City, Arap futbolcuların gerçekleştirdiği yüksek bedelli transferlerde en fazla öne çıkan kulüp olarak dikkat çekiyor. İngiliz ekibi Bouaddi, Marmoush ve Mahrez'i kadrosuna katmak için toplam 237,8 milyon euro harcarken, Mahrez'in Manchester City'den Al Ahli'ye transferinde de kulübün adı listenin bir başka büyük anlaşmasında yer alıyor.

dsvde
Mohamed Salah, Roma’dan Liverpool’a 42 milyon euro karşılığında transfer oldu (AFP).

Bouaddi'nin transferi, Fas Milli Takımı'yla 2026 Dünya Kupası'nda gösterdiği dikkat çekici performansın ardından geldi. Genç futbolcu, Fas'ın turnuvadaki altı maçının beşinde ilk 11'de sahaya çıktı ve takımının çeyrek finale yükselmesine katkı sağladı. Böylece turnuvanın öne çıkan genç oyuncularından biri olarak kendisini gösterdi.

186 santimetre boyundaki orta saha oyuncusu, topu kontrol altında tutma, baskıdan çıkma ve rakip eksiltme konusunda dikkat çekici özelliklere sahip. Bunun yanı sıra top kazanma ve oyunu okuma becerileriyle de öne çıkıyor. Bouaddi, geçen sezon Lille formasıyla maç başına 1,2 başarılı çalım ortalaması yakaladı. Bu rakam, Avrupa'nın beş büyük ligindeki defansif orta saha oyuncuları arasında en yüksek beşinci oran olarak kayıtlara geçti.

Manchester City, Rodri’nin Barcelona’ya transferi sonrası orta sahada başlattığı yeniden yapılanma kapsamında Bouaddi’yi kadrosuna kattı. Genç oyuncunun ilk sezonundan itibaren önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Bouaddi ise henüz kariyerinin başında bulunduğunu ve önünde gelişimini sürdürmesi için uzun bir süreç olduğunu vurguluyor.

Bouaddi'nin transferi, rekor bedelin ötesinde başka bir anlam da taşıyor. Listedeki en pahalı beş Arap transferinden dördünün 2025 yılından bu yana gerçekleşmiş olması, Avrupa transfer piyasasında Arap futbolcuların finansal değerindeki büyük yükselişe işaret ediyor.

Salah, Mahrez ve Hakimi gibi yıldızların 40 ve 60 milyon euronun üzerindeki transferlere ulaşabilmeleri için uzun yıllar en üst düzeyde performans göstermeleri gerekirken, Bouaddi henüz 18 yaşındayken listenin zirvesine çıktı ve kendisinden sonraki transfer bedelinin oldukça üzerinde bir rakama ulaştı.

95 milyon euroluk garanti bedel ve 5 milyon euroluk potansiyel bonuslarla Bouaddi yalnızca en pahalı Arap futbolcu olmakla kalmadı; aynı zamanda transfer bedeli 100 milyon euro sınırına yaklaşan ilk Arap futbolcu oldu. Bu transfer, Arap futbolcuların Avrupa futbolundaki finansal değerleri açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor.