Libya’da Meclis Başkanı yeni bir hükümet kurulmasını isterken Başbakan 17 Şubat Devrimi’nin yıldönümüne hazırlanıyor

Trablus’ta çatışmalar bitti… LUO, Gat şehrinin öfkesini dizginliyor

Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Libya Ulusal Birlik Hükümeti, Temsilciler Meclisi’nin hükümetin feshedilmesi ve yeni bir hükümet kurulması talepleriyle karşı karşıya (EPA)
Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Libya Ulusal Birlik Hükümeti, Temsilciler Meclisi’nin hükümetin feshedilmesi ve yeni bir hükümet kurulması talepleriyle karşı karşıya (EPA)
TT

Libya’da Meclis Başkanı yeni bir hükümet kurulmasını isterken Başbakan 17 Şubat Devrimi’nin yıldönümüne hazırlanıyor

Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Libya Ulusal Birlik Hükümeti, Temsilciler Meclisi’nin hükümetin feshedilmesi ve yeni bir hükümet kurulması talepleriyle karşı karşıya (EPA)
Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Libya Ulusal Birlik Hükümeti, Temsilciler Meclisi’nin hükümetin feshedilmesi ve yeni bir hükümet kurulması talepleriyle karşı karşıya (EPA)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) ile hükümetin feshedilmesi ve yeni bir hükümetin kurulması çağrısında bulunan Temsilciler Meclisi (TM) Başkanı Akile Salih arasında dün kamuoyu önünde başlayan yeni tartışma, geçtiğimiz yıl Cenevre'de yapılan Libya Siyasi Diyalog Forumu (LSDF) aracılığıyla, Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) tarafından desteklenen barış anlaşmasının çöküşünün yeni bir işareti olarak görüldü.
TM Başkanı Salih, dün TM’deki bir oturum sırasında, Abdulhamid Dibeybe hükümetinin artık meşruiyetini yitirdiğini ve yeni bir hükümetin kurulması gerektiğini söyledi.
Ancak Hükümet Sözcüsü Muhammed Hammude, Salih'in hükümet hakkında söylediklerinin kendi kişisel görüşünü yansıttığını ve bunun TM’nin genel görünüşü temsil etmediğini söyledi. Hammude, milletvekillerinin bazılarının Salih ile aynı fikirde olmadıklarını belirtti.
Hammude, dün bir televizyon kanalında yaptığı açıklamalarda, hükümetin, görevi seçimlerden sonra seçilmiş bir hükümete devretmek koşuluyla siyasi bir anlaşma ve bir yol haritası çerçevesinde kurulduğunu da sözlerine ekledi.
TM’nin dün Meclis Başkanı’nın açılış oturumunda yaptığı açıklamanın ve yol haritasıyla ilgili raporunun ele alınması için yapılması planlanan oturumu bugüne ertelenmişti. TM Başkanı Salih, oturumun başında TM’nin seçimlerin düzenlenmesindeki rolünü savunarak seçimlerin yapılmaması için herhangi bir neden olmadığını ve olmayacağını vurguladı.
Libyalıların isteklerini karşılayan modern ve mutabakata dayalı bir anayasa hazırlamak için yerel ve uluslararası uzmanların desteğiyle üç bölgeyi temsil eden aydınlar ve anayasa hukuku uzmanlarından oluşan 30 kişilik bir komisyon kurulması çağrısında bulunan TM Başkanı Salih, artık seçimlerin düzenlenmesi için Yüksek Seçim Komisyonu ve yargı ile iş birliği içinde yeni bir yol haritasının çizilmesi gerektiğini söyledi. Seçimlerin Yüksek Seçim Komisyonu tarafından ertelenmesinin kendilerini şaşırttığını belirten Salih, cumhurbaşkanlığına adaylık başvurusunda bulunan bazı isimlerin adaylık şartlarını karşılamadığını da sözlerine ekledi.
Yüksek Seçim Komisyonu’nun, adaylık başvurusunda bulunanların dosyalarında sahtekarlık olduğuna dair açıklamalarına dikkati çeken Salih, Yüksek Seçim Komisyonu’nun çok sayıda aday adayını veto etme kararlarını savunma hakkından mahrum bırakıldığını söyledi.
Yüksek Seçim Komisyonu’nun açıkladığı bu nedenlerin, mücbir sebep oluşturduğunu, nihai aday listesinin açıklanmasını engellediğini ve bunun sonucunda seçimlerin zamanında yapılamadığını söyleyen Salih, herkesin farklı yönelimlere sahip Libyalılarla iletişim kurma ve uzlaşıya varma hedefinin ulusal sabitlerden sapmadığını, sabitelerin hiçbirinden ödün verilmediğini ve Libya'nın istikrarının taraftarlığa yer olmayan temel bir unsur olduğunu anlaması gerektiğini vurguladı. TM Başkanı, “Libya’nın iç işlerine yönelik tüm dış müdahaleleri reddediyor ve vatandaşları Libya'yı istikrara kavuşturma adımlarını desteklemeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı İmad es-Sayih, cumhurbaşkanlığı seçimleri için adayların dosyalarındaki 12 sahtecilik vakasını Cumhuriyet Savcısına bildirdiklerini belirterek dosyaların geri kalanını yeniden gözden geçirileceğini açıkladı. Komisyonun cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylık başvurularını gözden geçirip doğru bir seçim sürecini tamamlaması için 6 ila 8 aylık bir süreye ihtiyacı olduğunu söyleyen Sayih, Komisyonun nihai aday listesini açıklamasının, siyasi partilerin ve silahlı oluşumların seçim sürecini durdurma tehditlerinde bulunmalarına yol açtığını söyledi. Sayih, mahkeme tarafından kendilerine itirazların sonuçları hakkında bilgi verilmediğini, ancak itirazları yargıya taşıyanlar aracılığıyla temyiz komisyonlarının verdiği kararların kanunlara uygun olmadığı yönünde bilgilendirildiklerini kaydetti.

Bittamer, sahtecilik davalarıyla ilgili herhangi bir resmi yazı almadıklarını belirtti
Diğer taraftan Medeni Hal Otoritesi Başkanı Muhammed Bittamer, sahtecilik davalarıyla ilgili herhangi bir resmi yazı almadıklarını söyledi. Kurumun, şubeleri aracılığıyla bu tür sahtekarlıkların yapıldığını yalanlayan bazı çalışmalar yaptığına dikkati çeken Bittamer, “Kişisel davaların varlığını inkar etmiyoruz ve bunları sürekli olarak adli makamlara yönlendiriliyoruz” dedi.
Bir başka gelişmede, Başbakan Abdulhamid ed-Dibeybe, 17 Şubat Devrimi'nin 11. yıldönümü vesileyle yapılacak resmi törenlerin hazırlıkları için bir üst komite ve alt komiteler oluşturma kararı aldı. Hükümet tarafından yayınlanan karara göre Gençlik Bakanı başkanlığında bir üst komite ile İçişleri Bakanı ve Haberleşmeden Sorumlu Devlet Bakanı başkanlığında alt komiteler oluşturuldu.
Öte yandan İçişleri Bakanlığı, başkent Trablus'taki Şat Yolu üzerinde Trablus Limanı yakınlarında çıkan silahlı çatışmanın sona erdiğini duyururken çatışmanın siviller arasında can kaybına ve maddi hasara yol açtığı iddialarını yalanladı. İçişleri Bakanlığı Sözcüsü tarafından yapılan ve yerel basında yer alan açıklamada Pazar akşamı Trablus Limanı yakınlarında çatışan grupların bakanlığa bağlı olmadıkları belirtildi.
Terör ve Organize Suçlarla Mücadele ve Caydırma Teşkilatı’ndan bir kaynağa göre çatışmalar, Nevasi Tugayı'nın Teşkilatın Cumhuriyet Savcısının bazı silahlı grupların taşkınlıklarını önlemek amacıyla verdiği talimatla Trablus Limanı’nda geçtiğimiz günlerde açtığı bir güvenlik ofisine düzenlediği saldırının ardından patlak verdi.
Bu arada Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Pazar akşamı, Ulusal Cephe Partisi lideriyle yaptığı görüşmede, onun tüm Libyalıları çatısı altında toplayan ulusal uzlaşı projesinin yanı sıra Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılmasına istekli gördüğünü belirtti. Menfi, görüşmede, Libya genelindeki siyasi duruma ilişkin gelişmelerin de ele alındığını söyledi.
Menfi, Libya Merkez Bankası Başkanı ile yaptığı görüşmede ise Başkanlık Konseyi’nin devlet kurumlarının birleştirilmesi çabalarını takip etme rolüne işaret ederken başta Merkez Bankası olmak üzere ülkenin egemen kurumlarının birlik ve bağımsızlığının önemini vurguladı.
Diğer taraftan ülkenin Fizan eyaletindeki Gat şehrinin bazı ileri gelenleri, şehrin havaalanında konuşlu Libya Ulusal Ordusu (LUO) güçlerinin geri çekildiğini ve silahlı gösterilerin sona erdiğini söylerken şehirde sakin bir havanın hakim olduğunu eklediler. Hükümet heyetlerinin, şehre yapmayı planladıkları ziyaretleri sık sık ertelemelerini kınadıklarını ifade eden şehir sakinleri, ayrıca şehrin havalimanının korunmasını da talep ettiler.
Pistteki aydınlatmalardan birinin gördüğü hasarı yerinde incelemek için güvenlik yetkilileri ve askeri yetkililer eşliğinde Gat Havalimanı'nı ziyaret eden LUO 173. Tabur Komutanı Albay Ağlus Muhammed Amir, bunun bir sabotaj saldırısı olduğu iddialarını reddederek bu tür iddiaların yanlış olduğunu ve kamuoyunu kışkırtmayı amaçladığını vurguladı.
Gat Havalimanı Müdürü de, LUO güçlerinin burada konuşlanmalarının, ne uçak seferlerini ne de havaalanındaki bakım çalışmalarını engellemediğini, yalnızca güvenliği sağlamakla görevli olduklarını söyledi.
Bu arada yerel kaynaklar, Libya'nın güneyindeki Ummu'l Eranib beldesinde LUO tarafından kullanılan Tarık bin Ziyad Kampı’na silahlı saldırı düzenlendiğini, saldırıda bir kişi öldüğü, bir kişinin ise yaralandığını bildirdiler.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.