Gazze’nin yeniden inşası için Mısır ve Katar, İsrail ile Hamas arasında temaslarda bulundu

Üst düzey Mısırlı yetkililerden oluşan bir heyet Tel Aviv’e geldi

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beit Lahia’daki bir çöp alanında plastik ve demir toplayan bir çocuk (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beit Lahia’daki bir çöp alanında plastik ve demir toplayan bir çocuk (AFP)
TT

Gazze’nin yeniden inşası için Mısır ve Katar, İsrail ile Hamas arasında temaslarda bulundu

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beit Lahia’daki bir çöp alanında plastik ve demir toplayan bir çocuk (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beit Lahia’daki bir çöp alanında plastik ve demir toplayan bir çocuk (AFP)

Katar ve Mısır, haftalarca süren gerilimin ardından ateşkes anlaşmasında yaralanmak için İsrail ve Gazze Şeridi arasında temaslarını yoğunlaştırdı.
Filistinli kaynaklar Şarku’l Avsat’a, Katar büyükelçisi Muhammed El-Amedi’nin İsrailli yetkililerle görüştüğünü ve ziyaret sonrası Beyt Hanun (Erez) kontrol noktasından Gazze Şeridi’ne geçmesinin beklendiğini söyledi.
Kaynaklara göre, El-Amedi’nin gündemi, bölgedeki sakinliği kalıcı hale getirmek ve Katar yardımları hakkında çalışmaların hızlandırılması da dahil olmak üzere Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını tartışmaktı.
El-Amedi ziyaretine, İsrail merkezli ‘Reshet Kan’ kanalının, üst düzey Mısırlı yetkililerden oluşan bir heyetin İsrailli yetkililerle görüşmek üzere Tel Aviv’e geldiğini aktardığı bir zamanda başladı. Kanala göre, toplantıda yeniden inşa, bölgedeki sükunet ve mahkumlar meselesini çözme de dahil olmak üzere Gazze Şeridi ile ilgili meseleler üzerinde duruldu.
Ateşkes anlaşması sonrası Kahire, Gazze Şeridi’nde sükunet konusunda İsrail ve Hamas ile yakın temas halinde bulunuyor. Birleşmiş Milletler (BM) ve Katar da bu süreçte iki taraf ile temaslarını sürdürüyor.
El-Amedi’nin Gazze’de bulunduğu sırada Hamas liderlerinden ve hareketin Gazze sorumlusu Yahya Sinvar ve diğer yetkililerle Gazze’de daha uzun süreli bir sükunetin sağlanması konularını ele aldığı ifade edildi.
Mısır-Katar hamleleri, İsrail’in, Gazze Şeridi’ne uygulanan yaptırımların bir kısmını hafifletmek için bir plan geliştirmeyi düşündüğü bir zamanda yapıldı. Ancak Hamas’ın, Tel Aviv’in 4 askerini ve vatandaşını geri alacağı bir esir değişimi anlaşmasına yanıt vermediği sürece, bölgenin yeniden inşası ve kuşatmanın kaldırılması gerçekleşmeyecek. Ziyaretler, Gazze’de yeniden inşa sürecindeki yavaşlama nedeniyle artan gerilimin ortasında geliyor.
Gazze’den İsrail’e üç hafta önce roketler fırlatıldı ve İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un batısındaki Hamas bölgelerini bombalayarak karşılık verdi. Gazze’deki Filistinli gruplar dün, İsrail’in Negev ve Batı Şeria’daki politikalarının bedelini ödeyeceği tehdidinde bulundu.
Filistinli gruplardan yapılan açıklamada, “İşgal ordusunun Negev bölgesinde Filistin halkımıza, Salhia ailesindeki ve Şeyh Cerrah’taki insanlarımıza yönelik saldırısı bu toprağa ve Filistin halkına karşı Siyonist saldırganlığın bariz bir devamını temsil ediyor” denildi. Ayrıca “Bunların sonuncusu El-Halil’deki halk direnişinin simgesi Şeyh Süleyman Al-Halil’in şehadetidir” denildi.
Açıklamada, Filistin direniş gruplarının bir toplantı düzenlediği ve ‘işgalcilerin saldırılarının ve yerleşimcilerin Filistinlilere, Negev ve Şeyh Cerrah’taki mülklerine karşı işledikleri suçların bedelini ödeyeceğine’ karar verildiği belirtildi. Söz konusu açıklamada “Direniş, halkımızın topraklarında ve evlerinde güvenli ve onurlu bir yaşam sürmesi için gaspçı işgalcilerin peşindeki bir kabus olarak kalacaktır” ifadelerine yer verildi.
Salı günü sabah saatlerinde İsrail tarafından, Gazze Şeridi’nin kuzey ve güneyinde yer alan Filistin topraklarına baskın düzenlendi. Görgü tanıklarına göre, birkaç buldozer ve iş makinesi, Beyt Lahya kasabasının kuzeyindeki tarım alanlarına ve Han Yunus’un doğusundaki Khuza’a kasabasının doğusuna taşındı. Buldozer ve iş makinelerinin bölgeye gelmesi, balıkçı teknelerine ateş edilmesi, birden fazla sınır bölgesinde çiftçilere ve çobanlara ateş açılmasıyla aynı zamana denk geldi.



UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."


Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
TT

Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriye'deki gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini ve özellikle Suriye ile olan uluslararası sınırları boyunca tahkimatlar kurulduğunu söyledi.

Irak Haber Ajansı, el-Şemmari'nin şu sözlerini aktardı: "Tüm Irak sınırları güvenli... ve Suriye ile olan sınırımız en güvenli ve tahkim edilmiş olanıdır."

Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)

Bakan açıklamasında, tahkimat çalışmalarının sınır boyunca 620 kilometre uzunluğunda bir hendek kazılmasını ve sınır noktalarına gece gündüz çalışan termal kameraların yerleştirilmesini içerdiğini belirtti.

Sınırda konuşlandırılan birliklerin yeterli olduğunu, hepsinin gerekli teçhizat ve personelle donatıldığını ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır yedek birliklerin bulunduğunu da belirten yetkili, "Irak sınırına yaklaşan herkesin ateşle karşılanacağı" uyarısında bulundu.