Sudan Başbakanı Burhan, soruşturma komitesi kurulması kararı aldı

AB:Askeri otorite krize siyasi bir çözüm bulmaya hazır değil.

Hartum 18 Ocak’ta geniş çaplı protestolara sahne oldu. (AP)
Hartum 18 Ocak’ta geniş çaplı protestolara sahne oldu. (AP)
TT

Sudan Başbakanı Burhan, soruşturma komitesi kurulması kararı aldı

Hartum 18 Ocak’ta geniş çaplı protestolara sahne oldu. (AP)
Hartum 18 Ocak’ta geniş çaplı protestolara sahne oldu. (AP)

Avrupa Birliği (AB), Sudanlı ‘askeri yetkililerin’ protestoculara karşı güç kullanmaya devam ettiğine dikkat çektiği açıklamasında yetkililerin krize müzakere edilmiş bir çözüm bulmaya hazır olmadıklarını vurguladı. Sudan Ordu Komutanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan, kanlı olayların ardından sokaklarda yaşanan öfkeyi bastırmak için harekete geçti. Geçen pazartesi günü 7 eylemcinin öldürülmesi ve onlarca kişinin de yaralanmasıyla ilgili bir soruşturma komitesi kurulması kararı aldı.
Hartum ve ülkenin birçok şehri 18 Ocak’ta, eylemcilerin güvenlik güçleri tarafından öldürülmesini protesto etmek için düzenlediği gösterilere sahne oldu. Siyasi güçler, direniş komiteleri ve meslek grupları tarafından sivil itaatsizlik çağrısı yapıldı.
Protestolar gündelik yaşamı felç etti. Hartum’un merkezindeki birçok dükkân kapandı ve kamu kurumlarının bazılarında da çalışmalar durduruldu. Çoğu Sudan üniversitesinde ve birçok bankada da çalışanların greve gitmesi nedeniyle çalışmalar askıya alındı. Başkent Hartum’da birçok mahallenin girişi büyük taşlarla kapatıldı.
AB, 18 Ocak’ta yaptığı açıklamada kendisinin ve uluslararası toplumun defalarca askeri yetkililere ‘barışçıl göstericileri hedef almaktan kaçınma’ çağrısı yaptığını ancak bu çağrıların dikkate alınmadığını vurguladı. Açıklamada aşırı güç kullanımının ve sivillere yönelik tutuklamaların devam etmesinin, askeri yetkililerin krize müzakere edilmiş ve barışçıl bir çözüm bulmaya hazır olmadığını gösterdiği kaydedildi.
AB, sivillere yönelik aşırı şiddetin, gazeteci ve aktivistlerin sürekli tutuklanmasının, Sudan’ı barış ve istikrar yolundan uzaklaştırdığıa işaret ettiği açıklamasında yetkililere gerginliği azaltma ve daha fazla can kaybını önleme çağrısında bulundu. Sudan’daki askeri yetkililerin çağrı yaptığı demokrasinin, medya özgürlüğü olmadan sağlanamayacağının altını çizen AB, el-Cezire kanalının izninin geri alınmasına ve muhabirinin görevden uzaklaştırılmasına dikkat çekti.
Sudan’daki Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan, geçen pazartesi günü meydana gelen olaylar hakkında bir soruşturma komitesi kurma kararı aldı. Komite üyeleri, kuruluşundan itibaren 72 saat içerisinde uygulamaları durdurmak üzere harekete geçeccek alt kurumlardan ve savcılıktan oluşuyor.
Yüzlerce doktor, düzenli birimlere ve halk sağlığı tesislerine bağlı hastanelerde acil vakalar dışında görevi bıraktı, greve gitti.
Sudan polisi yaptığı açıklamada 7 vatandaşın öldüğünü, 22’sinin de yaralandığını bildirdi. Geçen pazartesi günü Hartum’da meydana gelen protestolarda da 50 polisin yaralandığı bilgisi paylaşıldı. Açıklamada Ayrıca 77 şüphelinin tutuklandığı, Başsavcılık gözetiminde yasal tedbirlerin alındığı kaydedildi.
Polis tarafından yapılan açıklamada protestolara, özellikle de polis karakollarına ve toplanma yerlerindeki güçlere saldırma girişimlerine en düşük seviyede güçle müdahale edildiği savunuldu.
Sudan Güvenlik ve Savunma Konseyi bir süre önce yaptığı açıklamada yürüyüşlerde meydana gelen ihlallerin olağanüstü hâl ve ceza kanunu doğrultusunda soruşturulması ve terörle mücadele için özel bir gücün kurulması çağrısında bulunmuştu.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.