Sadr ve muhalifleri arasındaki çekişme İran’ın arabuluculuğuna rağmen sürüyor

Kaani, Sadr Hareketi lideriyle birçok defa görüşmesine rağmen henüz olumlu bir işaret gözlemlenmedi.

Mukteda es-Sadr (Reuters)
Mukteda es-Sadr (Reuters)
TT

Sadr ve muhalifleri arasındaki çekişme İran’ın arabuluculuğuna rağmen sürüyor

Mukteda es-Sadr (Reuters)
Mukteda es-Sadr (Reuters)

Irak’ta gözler Federal Yüksek Mahkeme’nin yeni Irak Parlamentosu’nun 9 Ocak’taki ilk oturumunun prosedürlerine ilişkin kendisine yapılan itiraza verdiği karara çevrildi. Oturumda ‘siyasi’ açıdan dikkat çekici herhangi bir şey yoktu.
İran Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’nin Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr ve ‘koordinasyon çerçevesi’ liderleriyle yaptığı görüşmelere dair yapılan sızıntılarda Sadr’ın karargahında olumlu bir işaret gözlemlenmediği ortaya çıktı. Bu durum son dönemde Twitter’da defalarca gündeme geldi. Öyle ki seçimlerin kazananı Sadr, Twitter üzerinden yaptığı bir açıklamasında “Ne Doğu ne Batı... Ulusal çoğunluk hükümeti” ifadelerini kullandı.
Sızan bilgilere göre bu kez yeni olan şey ise Kaani ile son iki gün içerisinde birden fazla kez görüşen Sadr’ın ‘Generalin çabalarının, kendisini ulusal çoğunluk fikrinden vazgeçmeye ikna etmekte başarılı olup olmadığına’ dair herhangi bir açıklama yayınlamamasıydı. ‘Koordinasyon çerçevesi’ ve ‘Sadr’ arasındaki spekülasyonlar ve sızıntılar halen çeşitlilik gösteriyor. Koordinasyon çerçevesi güçleri, Sadr’ın göreceli de olsa tavizler verdiğini belirterek ortada bir uyum olduğundan bahsetmeye devam ediyor. Sadr yanlıları ise genellikle çok az konuşsalar da Sadr’ın yaklaşımında bir değişiklik olmadığını söylüyorlar. Bununla birlikte bugün herkes, Federal Mahkeme’nin kararıyla devam edebilecek veya geçersiz kılınabilecek, her şeyi yeniden başa döndürebilecek bir parlamento oturumundan kesin bir karar çıkmasını bekliyor. Aynı zamanda çarşamba günü General’in ‘çerçeve’ güçleri üzerindeki tutumunu yumuşatmayı başarıp başarmadığının, Sadr’ın nihai pozisyonu konusunda belirleyici olabileceği belirtiliyor. ‘Kanun Devleti Koalisyonu’ lideri Nuri el-Maliki’nin veya Sadr’ın, çoğunluk projesi peşinde koşması ise istisna. Bu, ‘Doğu’ İran’ın onu ‘Batı’ projeleri kategorisine yerleştireceği anlamına geliyor.
Son dönemde yaşananlara göre Federal Mahkeme  bugün farklı bir görüş sunmadıkça Kürtler arasındaki anlaşmazlıklar Cumhurbaşkanı’nın pozisyonuna egemen olacak. Bu durum, Şiilerin herhangi bir seçeneğine birleşik veya bireysel olarak katılmalarının ertelenmesine yol açtı (Sadr çoğunluğu, General Kaani’nin müzakereleri düzenleninceye veya ‘koordinasyon çerçevesi’ ve ‘Sadr’ kanatları ile Şii Evi arasında uzlaşı sağlanıncaya kadar ertelendi). Şii Evi’nin İran baskısı altında birleştirilmesini beklemek ile tamamen ya da yarı bölünmüş halde kalmak arasında ise Kürtler ve Sünni Araplar için seçenekler tamamen daralacak. İran etkisi altında birleşen Şiiler, Şii-Şii çatışmasında tepede durmadıkları sürece Sünnileri güvenilmez ortaklar olarak görmeye devam edecekler. Günlerdir ağırlık merkezini oluşturan Kürtlere gelince; geçmiş yıllarda birleşmişlerdi. Başta Barzani olmak üzere onlara bakış, Şii güçlere karşı tavırlarına göre belirlenecek. 18 Ocak’ta Erbil’de Kürtlerle görüşen ‘Fetih Koalisyonu’ lideri Hadi el-Amiri, oluşumu Şii-Şii anlaşmazlığında ‘tarafsızlaştırmaya’ çalıştı.
Şii Evi içerisindeki tartışma, başbakanın pozisyonuna ilişkin değilse de yandaşlarının farklı yaklaşımlarına rağmen ‘bu evi kimin birlik içinde tutmak’ ve ‘kimin ulusal alana doğru ilerleme yönünde kurucu evleri terk etmek’ isteyebileceği konusunda anlaşmazlık devam ediyor.
Cevabı merak edilen soru ise Sadr’ın kararlı mı olacağı yoksa İran baskısının bir kısmına karşılık mı vereceği. Irak Siyasi Düşünce Merkezi Başkanı Dr. İhsan eş-Şammari konuya dair Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Kaani’nin Bağdat ziyareti, şüphesiz ki Şii diyaloglarının Şii siyasi evini kurtarmaktaki başarısızlığının açık bir göstergesidir. İran’ın, Irak hükümetini kurma sürecine resmi olarak dahil olması, şüphesiz Şii kararının en azından halen Tahran ve İran’ın (Kudüs Gücü) elinde olduğu anlamına geliyor. Bu ziyaretin bir diğer amacı da koordinasyon çerçevesinde meydana gelebilecek olası bir çatlağı engellemektir.”



Eş-Şara: "SDG, Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş mücadelesini engellemeye çalıştı"

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
TT

Eş-Şara: "SDG, Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş mücadelesini engellemeye çalıştı"

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün yaptığı açıklamada, “SDG (Suriye Demokratik Güçleri) Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş savaşını engellemeye çalıştı, ardından şehrin stratejik bölgelerine yayıldı” dedi.

Eş-Şara, haber kanallarında yayınlanan bir televizyon röportajında, "Kürt unsuru Suriye'deki durumla bütünleşmiş durumda ve Kürtlerin orduda, güvenlikte ve parlamentoda yer almasını istiyoruz, ancak PKK (Kürdistan İşçi Partisi) onları kalkınma fırsatlarından mahrum bırakmak istiyor" ifadelerini kullandı.

Suriye Devlet Başkanı, “SDG örgütünün sorunu, birden fazla lideri olması ve askeri kararlarının PKK örgütüyle bağlantılı olmasıdır” diyerek, “(SDG) Halep'te sivil ve ekonomik hayatı engelledi ve Nisan anlaşmasının şartlarına uymadı” şeklinde konuştu.


Washington, Gazze'de ikinci aşama operasyonunu başlattı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırları, dün yağmur sularıyla çevrili halde (Reuters)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırları, dün yağmur sularıyla çevrili halde (Reuters)
TT

Washington, Gazze'de ikinci aşama operasyonunu başlattı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırları, dün yağmur sularıyla çevrili halde (Reuters)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırları, dün yağmur sularıyla çevrili halde (Reuters)

Amerika Birleşik Devletleri, “Donald Trump'ın Gazze'deki çatışmayı sona erdirmek için hazırladığı planın ikinci aşamasını başlatmak” için yeşil ışık yaktı.

ABD'nin özel temsilcisi Steve Whitkoff dün Trump adına yeni aşamaya geçişi duyurarak, bunun “ateşkes aşamasından silahsızlanmaya, teknokrat yönetim ve yeniden inşa sürecine geçiş” olduğunu açıkladı. Witkoff, “Gazze'de, Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi tarafından temsil edilen geçici bir teknokrat Filistin yönetimi kurulmakta” olduğunu belirtti. Bu yönetimin “silahsızlanma ve yeniden yapılanma sürecini, özellikle de tüm yetkisiz kişilerin silahsızlandırılmasını başlatacağını” ifade etti.

Dün, Mısır, Katar ve Türkiye'deki arabulucular, Gazze Şeridi'ni yönetmek üzere Ali Şaas başkanlığında bir Filistin teknokrat komitenin kurulduğunu duyurdu. Bu komite, iç ve uluslararası destek görüyor; Filistin başkanlığı ve gruplar komitenin kurulmasını memnuniyetle karşıladı ve ayrı ayrı açıklamalarda komiteye desteklerini ifade etti.


ABD yetkilileri: “Gazze Barış Konseyi” için davetiyeler gönderildi

Filistinliler, Gazze Şeridi'ndeki Zeytun mahallesinde İsrail hava saldırılarıyla yıkılan binaların önünden geçiyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'ndeki Zeytun mahallesinde İsrail hava saldırılarıyla yıkılan binaların önünden geçiyor (AP)
TT

ABD yetkilileri: “Gazze Barış Konseyi” için davetiyeler gönderildi

Filistinliler, Gazze Şeridi'ndeki Zeytun mahallesinde İsrail hava saldırılarıyla yıkılan binaların önünden geçiyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'ndeki Zeytun mahallesinde İsrail hava saldırılarıyla yıkılan binaların önünden geçiyor (AP)

ABD yetkilileri dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın Filistin topraklarındaki savaşı sona erdirme planının bir parçası olarak Gazze'yi geçici olarak yönetecek uluslararası "barış konseyine" katılmak isteyen taraflara davetiyelerin gönderildiğini açıkladı.

Telekonferans yoluyla düzenlenen bir basın toplantısında, ABD'li yetkililer davetiyeleri kimlerin aldığını açıklamayı reddetti ancak Trump'ın konsey üyelerini bizzat seçeceğini doğruladı.

Bu açıklama, Washington'ın dün, ilk aşamanın temel unsurları karşılanmamış olmasına rağmen, Trump'ın planının ikinci aşamasının başlatıldığını duyurmasının ardından geldi.