Kendine "dünyanın en havalı diktatörü" diyen El Salvador lideri Nayib Bukele kimdir?

Nayib Bukele, belediye başkanlığından El Salvador liderliğine uzanan yolda hem övgüler hem de eleştiriler aldı (Reuters)
Nayib Bukele, belediye başkanlığından El Salvador liderliğine uzanan yolda hem övgüler hem de eleştiriler aldı (Reuters)
TT

Kendine "dünyanın en havalı diktatörü" diyen El Salvador lideri Nayib Bukele kimdir?

Nayib Bukele, belediye başkanlığından El Salvador liderliğine uzanan yolda hem övgüler hem de eleştiriler aldı (Reuters)
Nayib Bukele, belediye başkanlığından El Salvador liderliğine uzanan yolda hem övgüler hem de eleştiriler aldı (Reuters)

38 yaşında El Salvador Devlet Başkanı olan Nayib Bukele kot pantolonları, spor şapkaları ve deri ceketleriyle siyasiler arasında pek rastlanmayan tarzının yanı sıra ilk defa Bitcoin'i resmi para birimi ilan eden ve jeotermal enerjiyle kripto para madenciliği yapan sıradışı bir lider olarak sık sık dünya gündeminde yer alıyor.
TIME dergisinin "2021'in en etkili 100 kişisi" arasında gösterdiği Bukele, kimilerine göre Orta Amerika'da yeni bir tarih yazarken, kimileriyse El Salvador'un giderek otoriterleştiğini ve genç liderin yozlaşarak tüm siyasi gücü elinde toplamaya çalıştığını düşünüyor.
Independent Türkçe, kendini "dünyanın en havalı diktatörü" olarak niteleyen Bukele'nin belediye başkanlığından El Salvador liderliğine yolculuğunu, kariyerindeki önemli noktaları, tepki toplayan açıklamalarını ve geniş yankı uyandıran projelerini sizin için derledi.

Filistin kökenli, Osmanlı pasaportlu
1981'de El Salvador'da doğan Bukele, farklı ülke ve dini inanışların yer aldığı bir soydan geliyor. Genç devlet başkanının baba tarafından dedesi ve babaannesi, Osmanlı pasaportuyla Kudüs ve Beytüllahim'den El Salvador'a göçen Hıristiyan Filistinliler. Anne tarafından dedesiyse Ortodoks Hıristiyanlık mezhebinden bir Yunan iken, anneannesi de Katolik inancına mensuptu. 
40 yaşındaki Bukele'nin babası Armando Bukele Kattán ise tekstil, eczacılık ve medya alanında önemli yatırımlar yapan, üniversitede doktora derecesine sahip bir iş insanıydı. Sonradan İslam dinine geçip imam olan Armando, 1992'de El Salvador'daki ilk camiyi kurmuştu. 2015'te vefat eden Bukele'nin babası, ülkedeki Müslüman toplumda tanınan figürlerden biri olmuştu.
El Salvador'da Cizvitler tarafından yönetilen Orta Amerika Üniversitesi'nde hukuk eğitimi gören Bukele, üniversiteyi bitirmeden 18 yaşında iş hayatına atıldı, otomotiv sektöründe çalıştı ve Yamaha gibi ünlü markaların ülkedeki bayiliğini üstlendi.
Bukele, El Salvador'daki iç savaşta ABD destekli askeri yönetime karşı mücadele eden 5 solcu gerilla organizasyonunun oluşturduğu Farabundo Marti Farabundo Ulusal Özgürlük Cephesi'nin (Frente Farabundo Martí para la Liberación Nacional -FMLN) eski liderlerinden Facunda Guardado'nun, 1999'da düzenlenen devlet başkanlığı seçimlerindeki adaylığına destek vererek siyasete atıldı.
11 Mart 2012'deki yerel seçimlere FMLN'den katılan Bukele, ülkenin güneyindeki Nuevo Cuscatlán'da belediye başkanlığını kazandı. 1 Mayıs'ta göreve başlayan Bukele, not ortalaması 4 üzerinden 3,5 olan gençlerin ülkedeki istediği üniversiteye gidebilmesini sağlayan bir burs programı başlattı. Ayrıca Bukele'nin üç yıllık belediye başkanlığı döneminde yılda 12 cinayet yaşanan Nuevo Cuscatlán'da bu oran bire indi.

Başkente 65,5 milyon TL'lik yatırım
Genç siyasetçi, 2015'te düzenlenen yerel seçimlere de yine FMLN'den katıldı ve bu sefer de ülkenin başkenti San Salvador'un belediye başkanı seçildi. Bukele, 2017'de Tayvan'ın başkenti Taipei'ye ziyarette bulundu ve San Salvador'la Taipei'nin kardeş şehir bağlantılarını güçlendirdi.

Nayib Bukele, genelde ters taktığı spor şapkası ve baskılı tişörtleriyle oluşturduğu kendine has tarzıyla biliniyor (Reuters)
Bukele bir yıl sonra da Kudüs'teki bir konferansa katıldı, burada Yahudiler için kutsal olan Ağlama Duvarı'nı ziyaret etti ve dönemin Kudüs Valisi Nir Barkat'a eşi Gabriela Rodríguez de Bukele'nin dedesinin Sefarad Yahudisi olduğunu söyledi. San Salvador Belediye Başkanı olarak görevinin son döneminde de başkentin tarihi bölgelerinde yenileme çalışmaları için toplamda yaklaşık 5,7 milyon dolarlık (yaklaşık 65,5 milyon TL) yatırım yaptı.
Ancak Bukele, parti üyesi Xóchitl Marchelli'ye sözlü ve fiziksel olarak saldırdığı, parti içinde bölünme yaratmaya çalıştığı ve 2014-2019 arasında FMLN'den seçilerek El Salvador Devlet Başkanı olan Salvador Sánchez Cerén'e ağır eleştirilerde bulunduğu gerekçesiyle 10 Ekim 2017'de partiden ihraç edildi. Bundan bir yıl sonra düzenlenen yerel seçimlerdeyse FMLN, San Salvador dahil 20 belediyenin kontrolünü, Meclis'te de 8 koltuğu kaybetti.

FMLN'den ihraç ve Yeni Fikirler'in kuruluşu
FMLN'den ihraç edilmesiyle Bukele, 2019'da aday olmayı hedeflediği devlet başkanlığı seçimlerine katılmak için önce bir yurttaş hareketi olarak başlattığı Yeni Fikirler'i (Nuevas Ideas) duyurdu. Bukele, Yeni Fikirler'i 2017'de bir siyasi partiye dönüştürmeyi amaçlasa ilk etapta bunu başaramadı.
Siyasetçi, 2018'de yasal olarak gereken 50 bin imzayı büyük farkla geçip üç günde 200 bin imza toplayarak partinin kurulması için Yüksek Seçim Kurulu'na resmi başvuru yaptı fakat partinin resmiyet kazanması ve Bukele'nin buradan aday olabilmesi için işlemler gerekli sürede tamamlanamadı.

Bukele seçimleri rakiplerine fark atarak kazanmıştı (Reuters)
Muhalif FMLN ve sağcı Ulusal Cumhuriyetçi İttifakı'nın (Alianza Republicana Nacionalista -ARENA) atadığı kişilerden oluşan kurulun, Bukele'yi engellemek için süreci geciktirmiş olabileceği de savunulmuştu.
Bunun üzerine Bukele, 2019 başkanlık seçimlerine merkez sağ Ulusal Birlik İçin Büyük İttifak (Gran Alianza por la Unidad Nacional -GANA) partisinden girdi.

FMLN-ARENA tekeli kırıldı
Seçim kampanyalarında ülkeyi son 20 yıldır yöneten iki merkez parti FMLN ve ARENA'nın icraatlarını sert dille eleştiren Bukele, organize suç ve yolsuzlukla mücadele ve yoksullukla gelir adaletsizliğini önleme vaatleriyle ön plana çıktı. 
Kot pantolon ve deri ceket gibi siyasi arenada alışılmadık kıyafetlerle kendine has bir tarz oluşturan Bukele, kampanyasında özellikle sosyal medyayı çok iyi kullandı ve Z kuşağına (1997-2012 arası doğanlar) ulaşmayı başardı. 
"Kimse çalmazsa hepimize yetecek kadar para var" gibi sloganlarla özellikle gençler arasında büyük sempati kazanan siyasetçinin seçim kampanyası stratejisi olumlu yanıt verdi. Bukele, seçimin ilk turunda oyların yüzde 54'ünü kazanarak, ülkede 1984'ten bu yana ARENA ve FMLN dışında bir partiden devlet başkanı seçilen ilk isim oldu.
Bukele'nin galibiyeti, ülkeyi son 25 yıldır yöneten iki merkez partinin hakimiyetini kaybettiğinin bir göstergesi olarak yorumlandı. Zafer konuşmasında genç siyasetçi "Onlar (ARENA ve FMLN), her zamanki gibi halkımızın asla uyanmayacağını düşündüler, yorulmak bilmeden bizim iyi şeyler yapmamızın imkansız olduğunu söylediler" ifadelerini kullandı.

Parlamentoda tepki çeken tasfiyeler
Şubat 2021'de düzenlenen parlamento seçimlerindeyse Yeni Fikirler, 84 kişilik mecliste koltukların 56'sına sahip oldu. Ülkedeki 262 belediyenin 137'si de Bukele'nin partisinin kontrolünde.
Parlamento seçimlerinin ardından düzenlenen ilk oturumda Yüksek Mahkeme üyesi 5 hakimin ve Başsavcı Raul Melara'nın mayısta düzenlenen seçimle görevden alınmasıysa büyük tepki topladı. Yüksek Mahkeme, Bukele'nin Haziran 2020'de Kovid-19 tedbirleri kapsamında uyguladığı sokağa çıkma yasaklarının anayasaya aykırı olduğuna karar vermişti. Bukele'nin bu hamlesinin de bir misilleme olarak görüldüğü bildirilmişti.
ABD merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (Human Rights Watch –HRW) verilerine göre Bukele yönetiminin açıkladığı tecrit kurallarını ihlal eden 4 bin 236 kişi polis tarafından gözaltına alındı ve kötü muamele gördü.

Meclis'te Bukele'nin partisi Yeni Fikirler'in çoğunluğu kazanmasıyla ilk oturumda gerçekleşen görevden almalar, ABD ve El Salvador arasında gerginliğin artmasına yol açmıştı (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, Bukele'yi arayarak hakimlerin görevden alınmasından "ciddi şekilde endişe duyduklarını" belirtti. Bukele'yse oturumda 64 "Evet" oyuna karşı 19 "Hayır" oyu ve 1 çekimser oyla alınan karardan memnun olduğunu ifade etti.

"Tüm gücü elinde toplamaya çalışıyor"
ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post'ta HRW yetkililerinin kaleme aldığı bir yazıda, söz konusu gelişmeler hakkında yapılan değerlendirmelerde, Bukele yönetiminin başa geldiğinden beri "tüm siyasi gücü eline geçirmeye çalıştığı" savunulurken, ülkenin gün geçtikçe daha da otoriter bir çizgiye doğru kaydığı yorumu yapıldı.

Trump'la kurduğu yakınlığı Biden'la kuramadı
Eski ABD Başkanı Donald Trump'la iyi geçinen, onun göçe karşı katı politikalarına destek vererek kendine ABD'de de destekçiler edinen Bukele, Trump'tan daha farklı bir Orta Amerika siyaseti izleyen ABD Başkanı Joe Biden'la aynı ritmi henüz tutturamadı.
Biden yönetimi, El Salvador liderini insan haklarını ihlal etmek ve otoriter uygulamalara başvurmakla suçlarken, Yüksek Mahkeme tasfiyesinin ardından Bukele'nin parti özel kalemi Carolina Recinos da dahil bazı isimleri yolsuzluk yaptıkları gerekçesiyle yaptırım listesine aldı.
Öte yandan Şubat 2021'de Bukele'nin haber vermeden Washington DC'ye düzenlediği bir ziyarette ABD Başkanı'yla görüşme talep ettiği fakat Biden'ın bunu reddettiği iddia edildi.
Bukele'yse gezinin resmi olmadığını, eşi ve çocuğuyla ABD'ye vakit geçirmek için gittiğini ve Biden'la görüşme talebinde de bulunmadığını savundu.

2024'te yeniden seçim yolu göründü
Yüksek Mahkeme'nin Eylül 2021'de Bukele'nin yeniden seçilmesine onay veren kararı da halkın bir kesimi tarafından tepkiyle karşılandı. Eski uygulamaya göre devlet başkanı seçilen kişinin yeniden seçime girmesi için 10 yıl beklemesi gerekiyordu. Bu kararın değiştirilmesiyle Bukele için 2024'te ikinci kez seçime girme yolu açılmış oldu.

Kararın ardından binlerce kişi başkent San Salvador'da sokağa dökülmüş ve Bukele karşıtı sloganlar atarak protesto düzenledi.

Protestocular, "Diktatör Bukele" sloganlarıyla El Salvador Devlet Başkanı'nın istifasını istemişti (Reuters)
San Salvador'daki ABD Maslahatgüzarlığı'ndan yapılan açıklamadaysa "ABD, El Salvador Yüksek Mahkemesi Anayasa Kurulu tarafından 3 Eylül'de alınan kararı kınıyor" ifadelerine yer verildi.

Polis ve askeriyenin yenilenmesi
Yüksek suç oranı, suç örgütleri ve çetelerle mücadele vaadiyle göreve gelen Bukele, 20 Haziran 2019'da "Bölge Denetim Planı"nı duyurdu. Plan, ülkedeki belirli bölgelerde güvenlik güçlerinin sayısıyla etkisini artırmayı ve suç oranlarını düşürmeyi öngörüyordu. Plan dahilinde hem Ulusal Polis (Policía Nacional Civil de El Salvador) hem de El Salvador Silahlı Kuvvetleri (Fuerza Armada de El Salvador) birliklerine daha iyi ateşli silahlar, mühimmat, teçhizat, helikopter ve devriye araçları sağlanması hedefleniyordu.

"Düğmeye basmak istersek basarız"
Fakat Şubat 2020'de ARENA ve FMLN, plan için ABD'den alınması öngörülen 109 milyon dolarlık (yaklaşık 1,2 milyar TL) krediyi oylamak için söz konusu çalışmaya dair kendilerine yeteri kadar bilgi verilmediğini savunarak, bütçe görüşmelerinde oy vermeyeceklerini açıkladı. Bunun üzerine silahlı asker ve polisler Meclis'i baskın düzenledi ve ülkede tansiyon yükseldi.

Polis ve ordunun Meclis'e baskın düzenlemesi uluslararası basında da büyük yankı uyandırdı (El Faro / Víctor Peña)
Muhalefetin süreci tıkamaya çalıştığını savunan Bukele'yse olayın ardından yaptığı konuşmada muhalefete gözdağı vererek "Düğmeye basmak istersek basarız" dedi.
HRW, Bukele'nin "kaba kuvvet kullandığını" söyleyerek ABD merkezli Amerikan Devletleri Örgütü'ne (Organization of American States –OAS) çağrıda bulundu.

Suç oranında ciddi düşüş
Özellikle Latin Amerika ve Karayipler'deki organize suç örgütlerine odaklanan, bağımsız ve kâr amacı gütmeyen araştırma kuruluşu InSight Crime'ın verilerine göre, Bukele'nin Bölge Denetim Planı'nın hayata geçirilmesiyle, 100 bin kişi başına işlenen cinayet oranı 2018'de yüzde 51 iken, 2019'da yüzde 36'ya indi. Aynı oran 2016'da yüzde 81 civarındaydı.
Bukele, 20 Temmuz 2021'de attığı bir tweette silahlı kuvvetlerdeki asker sayısını 5 yıl içinde iki katına çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Buna göre her 15 haftada bir yeni bir grup askerin birliğe ekleneceğini ve 20 bin kişilik ordunun 40 bin askere sahip olacağını ifade etti.

"Bukele suç örgütleriyle gizli anlaşma yaptı"
Öte yandan Bukele yönetiminin suç örgütleriyle anlaşma yaptığı ve suç oranlarındaki ciddi düşüşün bundan kaynaklandığı iddiaları da gündeme geldi.
Muhalif haber sitesi El Faro'da yayımlanan ve hapishane kayıtlarından yola çıkılarak hazırlanan haberde, 2019'da iktidara geldiğinden beri Bukele yönetiminin, ülkenin en ünlü suç örgütlerinden Mara Salvatrucha 13'ün (MS-13) ve rakibi Barrio 18'in hapishanedeki üyeleriyle gizli görüşmeler yaptığı öne sürüldü.

Vücutlarına yaptırdıkları dövmelerle tanınan, uyuşturucu kaçakçılığından cinayete kadar birçok suça karışmış olan MS-13, ülkenin en ünlü çetelerinden (El Faro / Víctor Peña)
Haberde çetelerle, cinayet oranlarını azaltmaları ve Bukele'nin yeniden seçilmesine destek vermeleri için anlaşma sağlamak amacıyla görüşmeler düzenlendiği iddia edildi. Fakat Bukele iddiaları yalanlarken, daha sonra da kara para akladığı gerekçesiyle El Faro hakkında soruşturma başlatıldı.
Aralık 2021'de ABD de Bukele yönetimini bu çetelerle gizlice müzakere etmekle suçladı. ABD Hazine Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada El Salvador yönetiminin şiddet olaylarının azaltılması ve cinayet sayısının düşürülmesi için çetelere para aktardığı iddia edildi. Açıklamada çetelerle temasa geçtiği gerekçesiyle Adalet Bakan Yardımcısı Osiris Luna Meza ve Social Fabric Reconstruction Unit (Sosyal Dokuyu Yeniden Yapılandırma Birimi) adlı yardım kuruluşunun başkanı Carlos Amílcar Marroquín Chica'nın yaptırım listesine alındığını duyuruldu.

Barrio 18'in yaklaşık 30 bin ila 50 bin üyesi olduğu düşünülüyor (Reuters)
Bukele ise resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada iddiaların yalan olduğunu savundu.

Bitcoin'i resmen tedavüle sokan ilk ülke
Bukele'nin dünya gündemine oturan bir icraatı da Bitcoin'i resmi olarak tedavüle sokmasıydı. El Salvador liderinin Haziran 2021'de Bitcoin'in yasal bir para birimi olarak tanınmasına ilişkin yasa teklifi kongreden geçti ve eylülde de kripto para resmi olarak dünyada ilk defa bir ülke tarafından kullanılmaya başlandı.

Dijital cüzdan "Chivo"yla işlem yapılabilmesi için başkent San Salvador'un farklı noktalarına ATM'ler yerleştirilmişti (Reuters)
Bukele'nin Twitter hesabından eylülde yaptığı açıklamada, 200 yeni Bitcoin daha alındığı ve ülkenin toplamda piyasa değeri 21 milyon dolar (yaklaşık 241,7 milyon TL) olan 400 Bitcoin'i bulunduğu bildirildi.
Uygulama kapsamında yurttaşlar kimlik numaralarıyla yönetimin sağladığı dijital Bitcoin cüzdanı Chivo'ya erişebilme hakkı kazanırken, vergi ödemelerinin bile kripto parayla yapılması sağlandı. Bukele, ayrıca Chivo'da hesap açtıran herkese 30 dolar (yaklaşık 345 TL) değerinde Bitcoin verileceğini de duyurdu.

Kripto para kararına karşı protestolar
Ancak Bitcoin'i resmen tedavüle sokan ilk ülke olan El Salvador'da bu karar halkın bazı kesimleri tarafından tepkiyle karşılandı.
Eylülde kararın açıklanmasının ardından binlerce kişi sokaklara dükldü ve yönetim karşıtı sloganlar attı. Bazı protestocular ATM benzeri Bitcoin otomatlarını yakarken, bazıları da ellerinde "Diktatör Bukele" yazılı pankartlar taşıdı.

Bitcoin'in resmi para birimi olarak kabul edilmesine tepki gösteren halk, Chivo ATM'lerini ateşe vermişti (AP)
Bitcoin'in yasal para birimi olarak kullanılmasına karşı gelenler, kripto paranın değerinin öngörülemez şekilde değişmesinin, halihazırda yoksul haldeki Orta Amerika ülkesini daha da istikrarsızlaştıracağını ve enflasyonu yükselteceği eleştirisinde bulundu.
Bukele'yse resmi Twitter hesabında yapığı açıklamada yurttaşlardan sabırlı olmalarını dileyerek "Tüm yenilikler gibi, El Salvador'un Bitcoin sürecinin de bir öğrenme eğrisi olacak. İleriye yönelik tüm yollar böyledir. Hiçbir şey bir günde ya da bir ayda başarılmayacak" dedi.
Öte yandan ülkenin ulusal gazetesi La Prensa Grafica'nın anketinde, Bitcoin kararının ardından gelen tepkilere rağmen Bukele'nin kamuoyu güveni oranının yüzde 85,1'le yine yüksek kaldığı bildirildi.

Yanardağ eteğinde "Bitcoin şehri"
Protestolara rağmen Bitcoin'le ilgili projelere devam eden Bukele, kasımda dünyanın ilk "Bitcoin şehri" projesini de duyurdu.

Bukele, Bitcoin'e desteğini göstermek için Twitter hesabından paylaştığı fotoğrafla, Tesla CEO'su Elon Musk'ın da yer aldığı lazer göz akımına katıldı (Twitter / @nayibbukele)
Bukele, düzenlediği basın toplantısında şehrin Conchagua Yanardağı'nın etrafında kurulacağını, kripto para madenciliğinin buradan elde edilen jeotermal enerjiyle yapılacağını ve yaklaşık 300 bin Bitcoin'e mal olacağını söyledi.

Bukele, "Bitcoin şehri" projesini tanıtırken "Bu sadece iyi bir fikir değil. İnsanlığın evrimi" ifadelerini kullandı (Reuters)
Devlet başkanı, yeni şehirde "yerleşim alanlarının, ticari alanların, hizmetlerin, müzelerin, eğlence merkezlerinin, barların, restoranların, havalimanlarının, gemi limanlarının, demiryollarının, yani her şeyin Bitcoin'le çalışacağını" ifade etti. 
Duyuruda ayrıca şehirde gelir vergisi alınmayacağı ve sadece katma değer vergisinin uygulanacağı, toplanan vergilerin yarısının şehrin inşası için diğer yarısının da bakım ve temizlik çalışmaları için harcanacağı bildirildi. 

"Kürtaj soykırımdır"
Bukele yönetimi, ilk defa 1998'de yürürlüğe konan ve üç kez oylama yapılmasına rağmen iptal edilmeyen kürtaj yasağına desteğiyle de gündem oldu.
Nikaragua, Honduras ve Dominik Cumhuriyeti'yle birlikte en katı kürtaj yasaklarından birini uygulayan Orta Amerika ülkesinde hayati tehlike teşkil eden sakatlıklar, annenin can sağlığına tehdit oluşturabilecek durumlar ya da tecavüz vakalarında bile kürtaj yasadışı kabul ediliyor. Buna uymayan kadınlarsa cinayet suçundan yargılanabiliyor ve 50 yıla kadar hapis cezası alabiliyor.
Ekim 2021'de, kadın hakları gruplarının taleplerine rağmen Meclis'te yapılan görüşmelerde 73'e 11 oyla kürtaj yasağının yürürlükte kalmasına karar verildi.
Kasımdaysa Amerikalılar Arası İnsan Hakları Mahkemesi (The Inter-American Court of Human Rights), Bukele yönetiminin, adı Manuela olarak açıklanan, kürtaj yaptırmaya çalıştığı gerekçesiyle 2008'de tutuklanan ve 2010'da hapishanede hayatını kaybeden iki çocuk annesi kadının hakkını ihlal ettiğini duyurdu. 
Geçen hafta da kürtaj yasağından dolayı 30'ar yıl hapis cezası alan ve kimlikleri Karen, Kathy ve Evelyn olarak açıklanan üç kadın serbest bırakıldı. 

Katı kürtaj yasaklarının uygulandığı El Salvador'da kadın hakları aktivistleri, Devlet Başkanı Nayib Bukele yönetimine karşı protestolar düzenlemişti (AP)
Kürtajın Suç Olmaktan Çıkarılması İçin Yurttaş Grubu (Citizen's Group for the Depenalization of Abortion), salıverilmeden önce Karen'in 6, Kathy'nin 8, Evelyn'in de 13 yıldır hapis yattığını ve kürtaj yasaklarından ötürü 14 kadının daha hapiste olduğunu bildirdi.
Bukele, Puerto Rikolu rapçi Residente'yle geçen yıl yaptığı bir söyleşide, "Bence, nihayetinde gelecekte kürtajın gerçekleştirdiğimiz büyük bir soykırım olduğunu fark edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Eşcinsel evliliğe de karşı
El Salvador lideri aynı zamanda eşcinsel evliliğe karşı duruşuyla da biliniyor. Residente'yle söyleşisinde Bukele, "evliliğin geleneksel olarak bir erkekle kadın arasında yapıldığını" düşündüğünü belirtti.
Ayrıca Eylül 2021'de anayasal reform çalışmalarına dair yaptığı açıklamada da Bukele, kürtaj yasağının yanı sıra eşcinsel evliliğe dair yasakla ilgili de herhangi bir değişikliğe gidilmeyeceğini duyurdu.
Bukele'nin gelecekte El Salvador'u hangi yöne götüreceği tartışmalı. Henüz adaylığını resmen açıklamamış olsa bile genç liderin ve ülkesinin kaderini önemli ölçüde belirleyecek köşe taşlarından biri 2024'teki seçimler olacak.
Öte yandan tepki çeken kararları, ses getiren hamleleri, siyasi duruşu ve sıradışı projeleriyle Bukele ileride de gündemden düşmeyecek gibi görünüyor.
Independent Türkçe



Tarihteki en büyük petrol arzı kesintisi… Trump: İran yenilgiye yaklaşıyor

TT

Tarihteki en büyük petrol arzı kesintisi… Trump: İran yenilgiye yaklaşıyor

Tarihteki en büyük petrol arzı kesintisi… Trump: İran yenilgiye yaklaşıyor

Ortadoğu’da birden fazla cephede hızla tırmanan gerilim sürerken, ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin İran’ın yeniden inşasını “neredeyse imkânsız” hâle getirme kapasitesine sahip olduğunu belirtti ve Tahran’ın yenilgi noktasına yaklaştığını söyledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise savaşın sona erdirilmesi için bazı şartlar öne sürdü. Pezeşkiyan, saldırıların kalıcı biçimde durdurulmasını garanti altına alacak uluslararası güvencelerin verilmesini ve tazminat ödenmesini talep ederken, İran’ın “meşru haklarının” tanınmasının da gerekli olduğunu vurguladı.

Irak’ta ise yetkililer, Perşembe günü şafak vakti Irak açıklarında hedef alınan iki petrol tankerinden birinin mürettebatından bir kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Öte yandan International Energy Agency (IEA), Ortadoğu’daki savaşın petrol arzında tarihteki en büyük kesintiye yol açtığını duyurdu. Açıklama, ajansın bir gün önce stratejik rezervlerden rekor miktarda petrolün piyasaya sürülmesini onaylamasının ardından geldi.

Sahadaki gelişmelere bakıldığında, son saatlerde İsrail’in Hizbullah hedeflerine yönelik yoğun hava saldırılarının ardından Beyrut’un güney banliyölerinde temkinli bir sakinlik hâkim. İsrail saldırılarının başkentteki Arman ve Ramlet el-Baida bölgelerini de kapsadığı, saldırılarda ölü ve yaralıların bulunduğu bildirildi.

Buna paralel bir gelişmede, bazı medya kuruluşları İran ve Hizbullah tarafından Tel Aviv yönüne füzeler fırlatıldığını aktarırken, İsrail ordusunun da Tahran’da İran rejimine ait hedeflere yönelik geniş çaplı hava saldırıları başlattığı bildirildi.


Trump’ın oğullarının ortak olduğu İHA şirketi Pentagon ile sözleşme imzalamak istiyor

Eric Trump (sağda) ve Donald Trump Jr. (Arşiv – Reuters)
Eric Trump (sağda) ve Donald Trump Jr. (Arşiv – Reuters)
TT

Trump’ın oğullarının ortak olduğu İHA şirketi Pentagon ile sözleşme imzalamak istiyor

Eric Trump (sağda) ve Donald Trump Jr. (Arşiv – Reuters)
Eric Trump (sağda) ve Donald Trump Jr. (Arşiv – Reuters)

Pentagon’un saldırı amaçlı insansız hava araçlarının (İHA) tedariki için açtığı ihalelerde onlarca şirket rekabet ederken, bu şirketler arasında biri özellikle öne çıkıyor.

Powerus adlı şirket, güçlü nakit rezervlerine sahip olması ve rakip firmaları satın alarak hızla büyümesiyle dikkat çekiyor. Şirketin bir diğer özelliği ise ABD Başkanı Donald Trump’ın iki oğlunun şirkete ortak olması.

Trump ailesi, başkanın desteğini kazanmak isteyen yabancı ülkelerde gayrimenkul faaliyetlerini genişletmesi ve politikalarından yararlanan kripto para projelerinden milyarlarca dolar gelir elde etmesi nedeniyle eleştirilmişti. Ancak daha az dikkat çeken bir başka konu da ailenin federal hükümetle sözleşmeli şirketlerde edindiği yeni hisseler. Bu şirketler, roket parçaları ve nadir mıknatıslardan yapay zekâ çipleri ve bilgisayar ekipmanlarına kadar çeşitli ürünler tedarik ediyor.

Washington Üniversitesi St. Louis Hukuk Fakültesi’nde hükümet etiği uzmanı olan Kathleen Clark, “Bu yolsuzluk. Hükümetteki karar vericiler, başkanın ailesinin servetini artırmak için sözleşme verilmesi yönünde baskı hissedebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Trump ailesinin son girişimi, Pentagon’un İHA’lar için ABD’de üretim altyapısı oluşturmak amacıyla ayırdığı 1,1 milyar dolarlık bütçeden pay almayı hedefliyor. Trump yönetiminin Çin’den bu tür araçların ithalatını yasaklamasının ardından söz konusu fon oluşturulmuştu.

Powerus şirketi ise yaptığı açıklamada, başkanın oğullarının servetini artırabilecek olsa bile devlet fonları için teklif vermelerinde herhangi bir sorun olmadığını savundu.

Şirketin kurucu ortaklarından Brett Velicovich, Trump kardeşlere atıfta bulunarak, “Burada herhangi bir çıkar çatışması yok. Yaptıkları her şey kendi özel işleri. Şirket olarak odak noktamızın siyasetle bir ilgisi yok” dedi.

Olası çıkar çatışması iddialarıyla ilgili yorum talep edildiğinde Eric Trump şu açıklamayı yaptı: “İnandığım şirketlere yatırım yapmaktan büyük gurur duyuyorum. İHA’ların geleceğin yükselen alanı olduğu açık.”

Yaklaşık bir yıl önce emekli askerler tarafından kurulan Powerus şirketi, çoğunlukla ticari amaçlarla İHA üretiyor. Bu araçlar gübre püskürtmeden orman yangınlarını söndürmeye kadar çeşitli alanlarda kullanılıyor. Ancak şirket hızla büyüyerek ABD Savunma Bakanlığı’na, Ukrayna ve Rusya’nın kullandığı türden silahlı insansız hava araçları (SİHA) tedarik etmeyi hedefliyor. Bu tür araçların son dönemde İran tarafından da ABD ile müttefik Körfez ülkelerine yönelik yıkıcı saldırılarda kullanıldığı belirtiliyor.

Şirket son altı ay içinde üç rakibini satın aldı ve daha fazla şirketi bünyesine katmayı planlıyor.

Powerus, satın alma hamlelerini finanse etmek için yatırımcılardan 60 milyon dolar topladı. Şirket ayrıca ‘ters birleşme’ yoluyla ek finansman sağlamayı hedefliyor. Bu yöntemde özel bir şirket, borsada halihazırda işlem gören bir şirketi satın alarak halka açık hale geliyor. Genellikle bu şirketler düşük faaliyet gösteren ya da neredeyse hiç aktif olmayan firmalar oluyor.

Bu durumda halka açık şirket, Florida merkezli ve kısmen Eric Trump ile Donald Trump Jr.’a ait olan Aureus Greenway Holdings olacak. Bazı golf sahalarına sahip olan şirket Nasdaq borsasında işlem görüyor.

Trump kardeşler arasında federal hükümetle sözleşmeli şirketlerle en fazla bağlantı kuran isim ise Donald Trump Jr. olarak öne çıkıyor. Trump Jr., 1789 Capital adlı risk sermayesi fonu aracılığıyla bu alanda faaliyet yürütüyor.

Trump’ın yeniden seçilmesinden kısa süre sonra 1789 Capital fonu Donald Trump Jr.’ı ortak yaptı ve ardından kendi satın alma kampanyasını başlattı. Fon, bir yıl içinde 25 şirkete yatırım gerçekleştirdi.


Farsça sayılarla yapılan gizemli yayın: Bu sayılar casuslara verilen talimatlar mı?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Farsça sayılarla yapılan gizemli yayın: Bu sayılar casuslara verilen talimatlar mı?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Independent Arabia

Basında yer alan son haberler, Farsça bir radyo yayını sırasında İran'a şifreli sayı dizileri gönderildiği tespit edildikten sonra, ‘sayı istasyonları’ olarak bilinen dünyanın en gizemli istihbarat araçlarından birinin geri döndüğüne işaret etti. İngiltere’nin günlük gazetelerinden Financial Times'ın haberine göre bu radyo istasyonu, ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan askeri gerginlikle paralel olarak yürütülen gizli bir istihbarat savaşının parçası olabilir.

Bu yayınlar basit ama çarpıcı bir mesajla başladı. Financial Times'a göre kısa dalga radyo paraziti arasında Farsça konuşan bir erkek sesi duyuluyor ve bu ses, ‘dikkat’ kelimesini üç kez tekrarladıktan sonra, sabit bir ses tonuyla “Altı... dört... sıfır... dokuz... üç... dokuz” gibi bazı sayıları okumaya başlıyor.

Financial Times gazetesi, bu gizemli mesajların 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a ilk saldırılarından sadece birkaç saat sonra yayınlanmaya başladığını belirtiyor. Mesajlar, Batı Avrupa'da bir yerde olduğu tahmin edilen bir vericiden uzun menzilli kısa dalga radyo aracılığıyla gönderiliyor.

Eski istihbarat uzmanları, bu radyo istasyonunun ortaya çıkmasının İran'da şiddetli bir şekilde süren istihbarat savaşında yeni bir aşamanın habercisi olabileceğine inanıyor. Gazeteye göre ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) eski yetkilisi John Sipher, bu yayınların İran'daki ajanlarla iletişim kurmak için yedek bir araç olabileceğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times'tan aktardığı habere göre Sipher, bu mesajların ‘büyük olasılıkla İran'daki kaynaklarımızla iletişim kurmak için yedek bir araç’ olduğunu söyledi. Sipher, bu tür ajanların ‘özellikle savaş zamanlarında onlarla iletişimi kaybetme riskini göze alamayacaklarını’ da ekledi.

Ancak bu yayınlar cevapsız kalmadı. Birkaç gün sonra, elektronik sesler ve ıslık sesleri dalgaları sinyali bastırdı. Uzmanlar, bunun İran'ın radyo yayınını kesintiye uğratmak için yaptığı bir parazitleme operasyonu olduğunu düşünüyor. Fakat Financial Times'a göre gizemli ses kısa sürede yeni bir frekansta yayına geri döndü ve sayıları okumaya devam etti, bu da bu tür bir yayını kesmenin ne kadar zor olduğunu ortaya koydu.

Financial Times, söz konusu radyo istasyonunun, istihbarat kurumlarının casuslara tek yönlü şifreli talimatlar göndermek için kullandıkları bir tür kısa dalga radyo yayını olan ‘sayı istasyonu’ olarak bilinen sistemin bir örneği olduğunu bildirdi.

Bu sistem, sahadaki ajanın sayıları dinleyip özel bir deftere yazmasına, ardından şifreleme anahtarlarını kullanarak bunları anlaşılabilir mesajlara dönüştürmesine dayanıyor.

Bu istasyonlar, mesajların tamamen şifrelenmiş olması ve kolayca çözülemeyeceği için istihbarat iletişiminin en güvenli araçları arasında yer alıyor. İstasyona radyosu olan herkes erişebilir, bu da mesajı kimin dinlediğini bilmek neredeyse imkânsız hale getirir.

Financial Times'a göre kısa dalga radyo gözlemcileri bu istasyona V32 adını vermişlerdir. Bu, yaklaşık çeyrek asırdır Farsça yayın yapan ilk bilinen sayısal istasyondur.

Benzer bir istasyon, 2001 yılında ABD'nin Afganistan'ı işgali sırasında kısa bir süreliğine ortaya çıkmış ve kullanılan sayıların düzeni nedeniyle o dönemde bu yayının Rusya tarafından yapıldığı yönünde spekülasyonlara yol açmıştı.

Yeni istasyon şu anda İran saatiyle sabah 5.30 ve akşam 9.30'da günde iki kez yayın yapıyor ve her yayın yaklaşık bir buçuk saat sürüyor.

İstihbarat uzmanları, bu eski yöntemin halen oldukça etkili olduğuna inanıyor. Financial Times'ın aktardığına göre eski bir ABD karşı istihbarat subayı olan Chris Simmons'a göre sayı istasyonları, ajanlara mümkün olan en basit ve en güvenli araçları sağlar ve aynı zamanda gizlenmesi ve gerekçelendirilmesi kolay araçlar olarak kabul ediliyor.

Mesajların genellikle birkaç kez tekrarlandığını, bu yüzden ajanın bunları sadece bir kez dinleme riskini alması gerektiğini açıklayan Simmons, “Çok basit araçlar var; Standart bir radyo ve tehlike durumunda hızla imha edilebilen, tek kullanımlık şifreleme anahtarları içeren bir defter” diye ekledi.

Financial Times’ın haberine göre Simmons, yıllardır radyo sahibi olan birinin tamamen normal görünebileceğini ve bu sayede casusun şüphe uyandırmadan ‘göz önünde saklanabileceğini’ söyledi.

Bu yöntem, İranlı yetkililerin daha önceki krizlerde olduğu gibi internet ve dış dünya ile iletişime yönelik kısıtlamaları sıkılaştırdığı bir dönemde kendini göstermişti. Financial Times'a göre internetin ve telekomünikasyon hizmetlerinin kesintiye uğraması, ülke içindeki ajanlarla alternatif iletişim araçlarına sahip olmayı gerekli kılıyor.

John Sipher, bu teknolojinin tüm modern araçlar kesintiye uğrasa bile iletişimin devam etmesini sağladığını söyledi. Sipher, bu iletişim yönteminin ‘halen verimli bir şekilde çalışan eski yöntemlerden biri’ olduğunu da ekledi.

Ancak bazı uzmanlar, bu istasyonun ortaya çıkması için başka açıklamaları da göz ardı etmiyor. Financial Times, eski bir ABD istihbarat yetkilisi olan Robert Gorelick'in istasyonun İranlı muhaliflerin ülke içindeki ağlarıyla iletişim kurmak için bir araç olabileceğini söylediğini aktardı.

Ancak Gorelick, böyle bir yayın yapan bir istasyonun işletilmesinin muhtemelen Batılı bir istihbarat teşkilatının üstü kapalı onayını gerektireceğine inanıyor.

Bir başka olası açıklama ise, bu radyo istasyonunun İran güvenlik güçleri içinde şüphe uyandırmayı amaçlayan psikolojik bir savaşın parçası olması. Sadece şifreli mesajlar yayınlamak bile İran karşı istihbarat servislerinin rejim içinde Washington veya Tel Aviv'den talimat bekleyen üst düzey ajanlar olduğunu düşünmesine yol açabilir.

Financial Times'a göre Gorelick, böyle bir hamlenin İran güvenlik servisleri üzerindeki baskıyı artırabileceğini, çünkü var olmayan ajanları aramak zorunda kalacaklarını belirtti.

Soğuk Savaş'ın sona ermesinden sonra sayı istasyonları fenomeni azalmış olsa da, tamamen yok olmadı. İstihbarat kurumları, Rusya, Polonya, Tayvan ve Kuzey Kore gibi ülkelerin halen bu tür radyo yayınlarını kullandığını düşünüyor.

Uzmanlar, bu eski tekniklerin basit, güvenli ve izlenebilir dijital izler bırakmadıkları için hala yararlı olduklarına inanıyor.

Financial Times'a göre Lunds Üniversitesi'nde karşı casusluk araştırmacısı olan Tony Ingesson, bu istasyonların ‘geçmişte olduğu gibi bugün de hala işe yarayan eski bir iletişim yöntemleri cephaneliği’ olduğunu söylüyor.

Dijital iletişimin gözetlendiği ve izlendiği bir dünyada, bazı istihbarat kurumları halen Soğuk Savaş döneminden kalma, ancak bilinmeyen bir casusa gizli bir mesaj iletmek için aynı görevi yerine getirebilen araçları kullanmaya geri dönüyor gibi görünüyor.