Dünyaca ünlü opera sanatçısı Bocelli dördüncü kez el-Ula'da

İtalyan opera sanatçısı Andrea Bocelli dördüncü kez el-Ula'da sahne alacak

Bocelli el-Ula’da şarkılarını seslendirecek. Dinleyiciler şimdiden onun bir sonraki ziyareti için sabırsızlanıyor
Bocelli el-Ula’da şarkılarını seslendirecek. Dinleyiciler şimdiden onun bir sonraki ziyareti için sabırsızlanıyor
TT

Dünyaca ünlü opera sanatçısı Bocelli dördüncü kez el-Ula'da

Bocelli el-Ula’da şarkılarını seslendirecek. Dinleyiciler şimdiden onun bir sonraki ziyareti için sabırsızlanıyor
Bocelli el-Ula’da şarkılarını seslendirecek. Dinleyiciler şimdiden onun bir sonraki ziyareti için sabırsızlanıyor

İtalyan opera sanatçısı Andrea Bocelli dünya tarihinin en ünlü sanatçılarından biri olarak Maraya'daki olağanüstü performansıyla dinleyicilerini bir kez daha büyülemek için dördüncü kez el-Ula'ya geldi.
75 milyonu aşkın plak satışıyla dünyanın en ünlü sanatçılarından biri olan Bocelli, Tantora’daki kış kutlamalarının bir parçası olarak Cuma günü sahne alması planlanıyor.
Dünyanın dinlediği en iyi müzikal performanslara ev sahipliği yapan, tarih kokan el-Ula dağları arasında, Bocelli’nin sesi dördüncü kez yankılanacak.
Klasik müziği modern izleyici kitlesi ve başarısıyla tanınan prestijli İtalyan sanatçının adı uluslararası pop listelerinde yer aldı. 1998'de, Quest for Camelot adlı animasyon filminde yer alan ve Akademi Ödülü'ne aday gösterilen The Prayer’da Celine Dion ile birlikte rol aldı. Bir yıl sonra ise, Grammy Ödülleri'nde En İyi Yeni Sanatçı dalında aday gösterildi.
Nisan 2021'de Suudi Arabistan'a yaptığı bir önceki ziyarette Bocelli, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki el-Hicr'de gerçekleşen en son konserle dinleyiciler tarafından sonsuza kadar hatırlanacak göz kamaştırıcı bir performans sergiledi.
Oğlu Matthew ve 9 yaşındaki kızı Virginia ile aynı sahneyi paylaşan sanatçı, Ortadoğu'nun en önemli bu miras alanında tatlı sesiyle onu izleyen kalabalığa baba-kız ‘Hallelujah’ şarkısını seslendirdi.
Böyle bir mekanda performans sergilemenin aile ve sahnedeki tüm müzisyenler için çok özel bir an olduğunu söyleyen Bocelli, "İnsanlık tarihi, mirası ve kültürü açısından bu kadar zengin, ilham verici bir yerde, burada olmak ve tarihi bir anın gerçekleşmesine katkıda bulunmak gerçekten unutulmaz bir an" dedi.
Bocelli, 2018'de sahne aldığı, yeniden açılan Maraya Salonu'nda 12 Şubat'ta sona erecek olan Tantora'da Kış Festivali'nin çatısı altında düzenlenen El-Ula'da Kış Etkinlikleri (The Moments of Al-Ula) kapsamında  konser verecek.
Suudi Arabistan'ın kuzeybatı çölünde hayranlık uyandıran ve 9 bin 740 m2  ayna kaplı yüzeyiyle Maraya konser salonu, dünyadaki en büyük aynalı bina olması özelliğiyle Guinness Dünya Rekoru'nu elinde tutan eşsiz bir mekan.
Uluslararası İtalyan sanatçının hayranlarının akınına tanık olacağı, en ünlü şarkılarını seslendireceği konserinin biletleri satışa çıkar çıkmaz tükendi.



Uzmanlar ertelemeyi bırakmanızı sağlayacak üç yöntem paylaştı

Çoğu kişi hayatının bir döneminde işlerini ertelediğini söylüyor. Ancak uzmanlara göre böyle olmak zorunda değil (Unsplash)
Çoğu kişi hayatının bir döneminde işlerini ertelediğini söylüyor. Ancak uzmanlara göre böyle olmak zorunda değil (Unsplash)
TT

Uzmanlar ertelemeyi bırakmanızı sağlayacak üç yöntem paylaştı

Çoğu kişi hayatının bir döneminde işlerini ertelediğini söylüyor. Ancak uzmanlara göre böyle olmak zorunda değil (Unsplash)
Çoğu kişi hayatının bir döneminde işlerini ertelediğini söylüyor. Ancak uzmanlara göre böyle olmak zorunda değil (Unsplash)

Yarına bırakabileceğiniz işi neden bugün yapasınız? Çünkü ertelemek hayatınızı ciddi biçimde altüst edebilir.

Gerekli işleri başka zamana bırakmayı içeren kaçıngan bir başa çıkma mekanizması olan erteleme davranışı, hepimizi alt edebilir. Virginia Üniversitesi'ne göre araştırmalar, insanların yüzde 85 ila 95'inin işlerini zaman zaman ertelediğini söylediğini gösteriyor. Şikago'daki DePaul Üniversitesi'nde psikoloji alanında öğretim üyesi olan Dr. Joseph Ferrari de toplumun yaklaşık yüzde 20'sinin kronik erteleyici olduğunu belirtiyor.

Ancak uzmanların bu davranışla mücadele etmek için önerdiği çeşitli yöntemler var. Sadece düşünce yapınızı değiştirmek bile bir fark yaratmaya yetebilir.

Sticky Habits kitabının yazarı Monica Packer, Utah'taki KSL'e yaptığı açıklamada "Herkes işlerini erteler ve bu gayet insani bir eğilim" diyor. 

Bu durumda kalmak zorunda değiliz ve önce bunu etkisiz hale getirerek başlarsak, üstesinden gelebiliriz.

Sadece başlayın

Boş vaktinizin olmasını veya mükemmel koşulları beklemek yerine direkt işe başlamak, yolun yarısı.

North Carolina Üniversitesi Chapel Hill kampüsü, ertelediğiniz her ne varsa bunun üstesinden gelmek için verimli bir ortam oluşturmanın yardımcı olabileceğini belirtiyor. Bu, çalışmak veya telefon görüşmesi yapmak için sessiz bir yer bulmak anlamına gelebilir ancak yer seçimine veya masayı toplamaya çok fazla zaman harcamayın.

Rutgers Üniversitesi'nden Yardımcı Doçent Dr. Katrina Monton, temmuzda The New York Times'a yaptığı açıklamada, "İşe başladığınız anda işin kendisinin sizi motive etmeye başladığını görüyoruz" demişti.

Ruh halinizi yönetin

Uzmanlar, erteleme davranışının büyük ölçüde ruh halimizle bağlantılı olduğunu söylüyor.

Cleveland Clinic'ten klinik psikolog Becky Bikat Tilahun yaptığı açıklamada, "[Psikolog] Timothy Pychyl'in de dediği gibi, 'Erteleme bir zaman yönetimi sorunu değil, bir duygu yönetimi sorunu'" ifadelerini kullanıyor.

İnsanlar, kendinden şüphe duyma ve keyif almadıkları şeylere ilgisizlik gibi, görevle ilgili olumsuz duygular nedeniyle işlerini erteleyebilir. Georgetown Üniversitesi, ertelemenin ruh halini veya stresi düzenlemenin bir yolu olduğunu belirtiyor.

cdvfgth
Bir külah dondurma gibi bir ödül, ertelediğiniz bir görevi tamamlama yönünde sizi motive edebilir (AFP)

Southern New Hampshire Üniversitesi, ertelemenin genellikle mükemmeliyetçilik ve başarısızlık korkusuyla bağlantılı olabileceğine dikkat çekiyor.

Özsaygınızı güçlendirecek olumlu bir bakış açısı benimsemek ve duygularınızı düzenlemeye çalışmak işlerinizi daha az ertelemenizi sağlayabilir.

Birleşik Krallık'taki Durham Üniversitesi'nde sosyal ve sağlık psikolojisi alanında öğretim üyesi olan Fuschia Sirois, South China Morning Post'a, "Asıl mesele, bu duygulardan kurtulmak için otomatik olarak ertelemeye başvurmak yerine, zor veya rahatsız edici duyguları yönetmenin daha sağlıklı yollarını bulmak" diyor.

Kendinizi ödüllendirin 

Tilahun'a göre, zahmetli veya karmaşık bir görevi tamamladıktan sonra kendinize bir ödül vermek sizi motive edebilir ve beynin çabayı olumlu sonuçlarla ilişkilendirmesine yardımcı olabilir. Bu, o anki arzuya direndiğiniz sürece işe yarar.

Psikolog, "Kendinize 'Bir faturamı ödemek için yalnızca bir telefon görüşmesi yapacağım. Sonra, başka bir faturayı ödemeden önce en sevdiğim televizyon programını 15 dakika izleyerek kendimi ödüllendireceğim' diyebilirsiniz" önerisinde bulunuyor.

Başardığınız her küçük görev için kendinizi hoş bir şeyle ödüllendirin; böylece görevleri tamamlamaya devam etmenizi sağlayacak bir teşvik yaratmış olursunuz.

Independent Türkçe


Bir İtalyan köyünde uzun ömür araştırması: 100 yaşını aşanların ortak noktaları

İtalya’nın Bolotana köyünde 100 yaşını aşmış çok sayıda kişi yaşıyor (Pixabay)
İtalya’nın Bolotana köyünde 100 yaşını aşmış çok sayıda kişi yaşıyor (Pixabay)
TT

Bir İtalyan köyünde uzun ömür araştırması: 100 yaşını aşanların ortak noktaları

İtalya’nın Bolotana köyünde 100 yaşını aşmış çok sayıda kişi yaşıyor (Pixabay)
İtalya’nın Bolotana köyünde 100 yaşını aşmış çok sayıda kişi yaşıyor (Pixabay)

İtalya’nın Sardinya Adası’ndaki küçük bir köyde 100 yaşını aşan çok sayıda kişi yaşıyor. Bu durum, National Geographic’ten bir araştırma ekibini, ileri yaşlara kadar hayatta kalma oranlarının yüksekliğini açıklayabilecek etkenleri araştırmak üzere köy sakinlerinin yaşam biçimlerini incelemeye yöneltti. Uzun yaşam oranlarının yüksek olduğu bölgeler olarak bilinen “Mavi Bölgeler”e yönelik ilgi de giderek artıyor.

Şarku’l avsat’ın ABD merkezli Fox News kanalından aktardığı habere göre araştırmacılar, Bolotana köyünün “Mavi Bölgeler” listesine girmeye aday olduğunu belirtti. 2024 yılı verilerine göre, nüfusu 2 bin 262 olan köyde 100 yaşını doldurmuş veya bu yaşı aşmış 10 kişi bulunuyor. Bu oran, Sardinya ortalamasının yaklaşık 10, ABD ortalamasının ise 11 katı.

Araştırmacılar, Bolotana’daki asırlık çınarların günlük yaşamlarında ortak olan üç alışkanlık belirledi.

Ağır egzersizler yerine günlük hareketlilik

Bolotana sakinleri her gün yürümeye özen gösteriyor. Köyün yokuşlu sokakları, sakinleri mağazalara, kafelere, iş yerlerine ve arkadaşlarının evlerine ulaşmak için yürümeye yönlendiriyor. Köy içinde otomobil kullanımı da sınırlı kalıyor.

Uzun yaşam araştırmaları yapan Blue Zones şirketinin kurucusu ve National Geographic araştırmacısı Dan Buettner, gün içine doğal biçimde yayılan hareketliliğin spor salonlarına gitmekten daha önemli olabileceğini düşünüyor.

Buettner, “Bu tür kendiliğinden gerçekleşen yürüyüşler, uzun yaşam açısından spor salonuna gitmekten daha önemlidir” dedi.

Köy sakinlerinin bilinçli olarak ömürlerini uzatmaya çalışmadığını belirten Buettner, “Bunlar ortalama genetik özelliklere sahip sıradan insanlar. Olağanüstü bir disipline ya da daha iyi genlere sahip, insanüstü kişiler değiller” ifadelerini kullandı.

Buettner, sözlerini şöyle sürdürdü: “Onlar uzun yaşamın peşinden koşmuyor. Uzun yaşam, içinde bulundukları çevrenin bir sonucu.”

Ağırlıklı olarak bitkisel beslenme

Beslenme düzeni, Bolotana’daki yaşamın öne çıkan özelliklerinden biri. Köy sakinleri başta baklagiller, sebzeler, buğday, zeytin ve zeytinyağı olmak üzere bitkisel gıdalarla besleniyor; peynir ve eti ise daha sınırlı miktarlarda tüketiyor.

Buettner, köyde 100 yaşını aşan kişilerin beslenme düzeninin yaklaşık yüzde 90’ının bitkisel gıdalardan oluştuğunu belirterek, “Proteine odaklanmıyorlar, bunun yerine kompleks karbonhidratlara ağırlık veriyorlar” dedi.

Köy sakinleri genellikle ekmek, peynir, zeytin ve kahveden oluşan sade bir kahvaltı yapıyor. Öğleden sonra erken saatlerde yenilen öğle yemeği ise günün ana öğününü oluşturuyor. Bu öğünde çoğunlukla mevsim sebzeleri ve fasulyeyle hazırlanan minestrone çorbası gibi yemekler tüketiliyor.

Buettner, baklagillerin önemine dikkati çekerek, “Baklagiller, burada uzun yaşamla ilişkilendirilen beslenme düzeninin temel taşını oluşturuyor” dedi. Köy sakinlerinin nohut, mercimek ve beyaz fasulye gibi çeşitli baklagilleri tükettiğini belirtti.

Geçmişte köy halkı eti ayda yaklaşık beş kez, çoğunlukla kutlama ve özel günlerde tüketiyordu. Yemeklerin hazırlanmasında ise yaşlı zeytin ağaçlarından elde edilen zeytinyağı kullanılıyordu.

Bilim insanları, bu yağda bulunan bazı nadir yağ asitlerinin yüksek seviyelerinin uzun yaşamla ilişkili olup olmadığını araştırıyor. Ancak şu ana kadar bu konuda kesin bir sonuca ulaşılmış değil.

Güçlü sosyal bağları korumak

Bolotana sakinlerinin ortak alışkanlıkları yalnızca hareketlilik ve beslenmeyle sınırlı değil. Aile üyeleri, arkadaşlar ve komşularla sürekli iletişim kurmak da günlük yaşamın önemli bir parçasını oluşturuyor. Birlikte yenilen yemekler ve toplumsal etkinlikler, bu ilişkilerin sürdürülmesine katkı sağlıyor.

Buettner, köydeki kadınların güçlü sosyal bağlara sahip olduğunu gözlemledi. Kadınlar düzenli olarak kütüphanede bir araya geliyor, birlikte ekmek ve tatlı yapıyor, dini ve sosyal etkinliklere katılıyor.

Buettner ayrıca erkeklerin ev işlerine daha fazla katılmasının kadınların üzerindeki yükü hafifletebileceğine dikkati çekti. Bunun kadınlar arasında uzun yaşam oranlarının yüksek olmasını açıklayabilecek olası etkenlerden biri olduğunu belirten Buettner, söz konusu değerlendirmenin bilimsel olarak kanıtlanmış bir sonuç olmadığını vurguladı.


Batman'in düşmanını anlatan korku filmi zirveye çıktı

Clayface, yükselen bir Hollywood yıldızından intikam dolu bir canavara dönüşen bir adamın dehşet verici hikayesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
Clayface, yükselen bir Hollywood yıldızından intikam dolu bir canavara dönüşen bir adamın dehşet verici hikayesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
TT

Batman'in düşmanını anlatan korku filmi zirveye çıktı

Clayface, yükselen bir Hollywood yıldızından intikam dolu bir canavara dönüşen bir adamın dehşet verici hikayesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
Clayface, yükselen bir Hollywood yıldızından intikam dolu bir canavara dönüşen bir adamın dehşet verici hikayesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)

DC'nin yeni filmi Clayface, Kuzey Amerika gişesine zirveden giriş yaptı. 

Cuma günü 3 bin 450'yi aşkın sinemada 10,4 milyon dolar hasılat elde eden yapımın, bugün (25 Ekim) itibarıyla açılış hafta sonunu 24 milyon dolarla tamamlaması bekleniyor.

Clayface, Superman ve Supergirl'e kıyasla daha dar bir kitleye hitap eden bir karakter. Buna rağmen Batman'in bu düşmanının kanlı ve kabus gördürecek köken hikayesi, izleyicileri salonlara çekmeyi başardı.

Sakın Ses Çıkarma'yla (Speak No Evil) tanınan James Watkins'in yönettiği film, kariyerinde yükselişe geçen oyuncu Matt Hagen'ı konu alıyor. Yüzü ağır biçimde tahrip edilen Hagen, henüz deney aşamasındaki bir tıbbi işlemi gönüllü olarak kabul ediyor.

Clayface'e dönüşen Hagen'ı 34 yaşındaki Tom Rhys Harries canlandırıyor. Oyuncuya Naomi Ackie, David Dencik, Max Minghella ve Eddie Marsan eşlik ediyor.

Variety eleştirmeni Guy Lodge, filmi "kendine özgü, çirkin bir yaratık" diye tanımlıyor:

Burada tanıtılan karakterler ve çatışmalar, bir seriye yayılsa belki çekiciliğini yitirebilir. Ancak farklı türleri harmanlayan tek bir macera içinde özgün ve tiksindirici biçimde eğlenceliler.

Clayface'in 44 milyon dolarlık yapım bütçesi, Superman ve Supergirl'ün bütçelerinin epey altında.

Yaklaşık 230 milyon dolara mal olan Superman, 2025'teki gösterim süresince dünya çapında 618,72 milyon dolar hasılat elde etmişti. Haziranda vizyona giren Supergirl ise 170 milyon dolarlık bütçesine karşılık 126 milyon dolarda kalmış ve gişede başarısız kabul edilmişti.

Clayface'i izleyenlerin yüzde 73'ü 18-34 yaş grubundaydı. Seyircilerin yüzde 35'ini Hispanik ve Latin kökenliler, yüzde 36'sını ise beyazlar oluşturdu. Film, ABD'nin güneyinde ve güneyin orta kesimlerinde beklentilerin üzerinde gişe performansı gösterdi.

Clayface, seyircilerin gösterim sonrası değerlendirmelerine dayanan CinemaScore'da A- aldı. Bu, James Gunn'ın Superman'inin aldığı notla aynı.

Supergirl'ün B-, The Flash'ın B aldığı CinemaScore'da bu sonuç, hem DC yapımları hem de genellikle B veya C aralığında not alan korku filmleri için dikkat çekici.

Independent Türkçe, Variety, Deadline