ABD ve İsrail arasında elçilik binası krizi: ABD Büyükelçisi Nides, diplomatik görüşmelerini Kudüs'te değil Tel Aviv'de yürütüyor

ABD’nin Tel Aviv Büyükelçisi Thomas Nides (EPA)
ABD’nin Tel Aviv Büyükelçisi Thomas Nides (EPA)
TT

ABD ve İsrail arasında elçilik binası krizi: ABD Büyükelçisi Nides, diplomatik görüşmelerini Kudüs'te değil Tel Aviv'de yürütüyor

ABD’nin Tel Aviv Büyükelçisi Thomas Nides (EPA)
ABD’nin Tel Aviv Büyükelçisi Thomas Nides (EPA)

Mevcut ABD yönetimi, ABD eski Başkanı Donald Trump yönetiminin, Doğu Kudüs'ün İsrail'e ilhak edilmesi kararını iptal etmezken, Kudüs'teki Amerikan büyükelçiliği için bir ofis inşası çalışmalarına da devam ediyor. Bunu yanında siyasi kaynaklar, ABD’nin yeni Tel Aviv Büyükelçisi Thomas Nides’in diplomatik görüşmelerini Kudüs'te değil Tel Aviv'de yürüttüğünü belirtti.
Kaynaklar, Büyükelçi Nides'in iki ay önce İsrail'e gelişinden bu yana, Kudüs'ün batısındaki Waldorf Astoria Oteli'ndeki bir dairede yaşadığını söyledi. Ancak misafirlerini orada kabul etmediğine dikkati çektiler. Nides'in yardımcıları Batı Kudüs'te ofis arayışına girerken, Belçika hükümetiyle Batı Kudüs'teki İsrail cumhurbaşkanlarının ofisinin yakınında bulunan konsolosluk merkezini satın almak için müzakereler yürüttüler. Ancak ‘ofis uygun olmadığı’ için müzakereleri durdurmaya karar verdiler. Kaynaklara göre Büyükelçi, bu süre içinde misafirlerini ağırlamak için Tel Aviv’deki küçük bir binayı kullandı.
Söz konusu kaynaklar, Nides’in eski Büyükelçi David Friedman'ın Batı Kudüs'teki yeni büyükelçilik binasında kullandığı ofise geldiğini ve personelle görüştüğünü, ancak burayı diplomatik toplantılar için kullanmadığını doğruladı. İsrail'deki aşırı sağcı çevreler, Başkan Joe Biden yönetiminin Kudüs'ü ilhak etme ve büyükelçiliği Tel Aviv'den taşıma kararını tersine çevirme girişiminde bulunmasından endişe ediyor.
İsrail'deki ABD Büyükelçiliği'nin hala faaliyet gösterdiği, deniz kıyısında büyük ve güvenli bir karargaha sahip olduğu ve halen büyükelçiliğin temel faaliyetlerini orada yürüttüğü biliniyor. Amerikan büyükelçileri, Tel Aviv'in kuzeyindeki Herzliya kentindeki Beyt Amer diplomatik mahallesinde bulunan bir konutta ikamet ediyordu. Ancak eski büyükelçi Friedman, bu konutu dünyaca ünlü kumarhane ağının sahibi ve eski İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yakınlığıyla tanınan Amerikalı Yahudi milyarder Sheldon Adelson'a sattı.
Trump yönetiminin Büyükelçiliği Tel Aviv'den taşıma kararından bu yana, Batı Kudüs'teki ABD Konsolosluğu büyükelçilik karargahına dönüştürüldü. Büyükelçilik için büyükelçinin evi ve misafirhanenin de yer aldığı büyük bir binanın inşaatına başlandı. Bu yerleşke, şehrin güneyinde Arnona bölgesinde, işgal altındaki Doğu Kudüs ile sınır çizgisinin batı kesiminde yer alıyor. İnşaat çalışmalarının on yıla kadar tamamlanması beklenmezken, bu nedenle geçici çözümlere ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. Washington, bir yandan İsrail tarafını kızdırmamak, diğer yandan Demokratlara işgal altındaki topraklar politikasından geri adım attığını göstermemek için ince bir çizgide ilerliyor. Biden yönetimi aynı zamanda, büyükelçiliğin maksimum güvenliğin sağlandığı bir merkezde faaliyet göstermesini istiyor.
Büyükelçi Nides, geçen hafta Filistin topraklarında inşa edilen İsrail yerleşim birimlerini ‘hiçbir koşulda’ ziyaret etmeyeceğini açıklaması aşırı sağ ve yerleşimcileri kızdırmıştı. İki devletli çözümün her iki halk için de en iyisi olduğunu ve bu adımın İsrail'in bir Yahudi devleti olarak kalması çıkarına olduğunu söyleyen Nides, İsraillilere kafalarını kuma gömmemeleri çağrısında bulundu. Nides, geçtiğimiz Cuma günü Yedioth Ahronoth gazetesine verdiği röportajda selefi David Friedman'ın aksine, yetkisini kişisel bir ideolojiyi ilerletmek için kullanmaya çalışmayacağını söyledi. Nides, “Tek önemsediğim İsrail'in güçlü, demokratik ve Yahudi bir devlet olması. İki devletli çözümü destekliyorum. Başkan Joe Biden'in elbette desteklediği çözüm, aynı zamanda Filistin halkının refahının da onaylanmasıdır. İsrail'in iki devletli çözümle daha güçlü olacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.



İran'da bir askeri eğitim uçağı düştü bir pilot hayatını kaybetti

İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)
İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)
TT

İran'da bir askeri eğitim uçağı düştü bir pilot hayatını kaybetti

İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)
İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)

İran Radyo ve Televizyon Kurumu'nun bildirdiğine göre, İran'a ait bir savaş uçağı dün gece geç saatlerde batı İran'da bir eğitim görevi sırasında düştü ve pilotlardan biri hayatını kaybetti.

Kurumun açıklamasına göre uçak Hemedan vilayetinde gece eğitim görevi sırasında düştü. İran Hava Kuvvetleri Halkla İlişkiler Ofisi, resmi IRNA haber ajansı tarafından yayınlanan açıklamada, "Hava Kuvvetlerine ait bir uçak bu akşam Hemedan vilayetinde (batı İran) gece eğitim görevi sırasında düştü" denildi.

Haberde, "Kazada pilotlardan biri hayatını kaybetti, diğeri ise kurtuldu. Kazanın nedenini belirlemek için soruşturmaların devam ettiği" ifadeleri yer aldı.


Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN