Küresel piyasalar Fed'in kararlarına odaklandı

AA
AA
TT

Küresel piyasalar Fed'in kararlarına odaklandı

AA
AA

Küresel pay piyasalarında, şahinleşen merkez bankaları ve artan jeopolitik risklerle oynaklık artarken, gelecek hafta gözler ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası kararlarına çevrildi.
Tahvil piyasaları artan enflasyon sonrası şahinleşen Fed'in yıl sonuna kadar en az dört faiz artışına gideceğini fiyatlarken, Rusya ile Ukrayna arasında artan tansiyon da risk iştahının önemli ölçüde düşmesinde etkili oldu.
Fed'in bu toplantıda faiz artışına gitmesi beklenmezken, tahvil piyasalarında 25 baz puan artış beklenen marttaki toplantıya ilişkin yönlendirmeleri ve varlık alımlarının azaltımına yönelik tutumu yatırımcıların odağına yerleşti.
Hafta içinde, Rusya'nın Ukrayna sınırına yakın bölgelere askeri yığınak yapmasının ardından Rus ordusunun Ukrayna'ya gireceği kaygıları artarken, bölgede hareketlilik etkinliğini koruyor.
ABD basınında yetkililere dayandırılan haberlerde, ABD yönetiminin, Letonya, Litvanya ve Estonya'ya, ellerindeki ABD menşeli silahları Ukrayna'ya destek amacıyla göndermelerine izni verdiği belirtildi.
ABD Başkanı Joe Biden da Rus askeri birliklerinin Ukrayna sınırından herhangi bir şekilde geçmesinin işgal anlamına geleceğini ve bu durumda Rusya'nın ağır bedel ödeyeceğini söyledi. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise Ukrayna'ya saldırması halinde Rusya'ya çok ağır ekonomik ve mali yaptırımlar uygulayacaklarını bildirdi.
Söz konusu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 1,90 ile son iki yılın en yükseğine çıkarken, artan jeopolitik riskler sonrası artan güvenli varlık talebiyle gerileyerek haftayı yüzde 1,77 seviyesinden tamamladı.
Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilim sonrası güvenli liman varlıklardan altının ons fiyatı da yükseliş eğiliminde hareket ederken, geçen hafta yüzde 0,82 yükselişle 1.833 dolara çıktı.
Brent petrolün varil fiyatı da yükseliş eğilimini üst üste beşinci haftaya taşıyarak 88,8 dolarla Ekim 2014'ten bu yana en yüksek seviyesine çıkmasına karşın artan jeopolitik risklerle kazançlarını kısmen geri vererek haftayı yüzde 1,2 artışla 87 dolardan tamamladı.
Analistler, gelecek hafta veri gündeminin de yoğun olduğunu hatırlatarak, bununla birlikte dünya genelinde açıklanmaya başlayan 2021 4. çeyrek şirket finansal tablolarının hisse bazlı oynaklığı artırabileceğine dikkati çekti.

ABD'de gözler Fed'e çevrildi
ABD'de pay piyasalarındaki düşüş şahinleşen Fed'le birlikte üst üste üçüncü haftaya taşınarak derinleşirken, gelecek hafta çarşamba günü Fed'in faiz kararı ve devamında Fed Başkanı Jerome Powell'ın açıklamaları yatırımcıların odağına yerleşti.
Analistler, karar metninde ve Powell'ın açıklamalarında para politikasının geleceğine ilişkin ipuçlarının aranacağını kaydederek, faiz kararı sonrası piyasalarda oynaklığın artabileceğini ifade etti.
ABD'de bu hafta veri takviminin yoğun olduğuna dikkati çeken analistler, açıklanacak verilerdeki beklenti dışı olası enflasyonist göstergelerin fiyatlamaları etkileyebileceğini bildirdi.
ABD Hazine Bakanı Janet Yellen ise hafta içindeki açıklamalarında, yönetimin yorulmadan fiyat baskılarını hafifletmek için stratejiler aramaya devam ettiğini ve enflasyonun gelecek yıl önemli ölçüde yavaşlamasının beklendiğini bildirdi.
Hafta içinde bilançosunu açıklayan ABD'li Morgan Stanley'in net karı geçen yılın son çeyreğinde yüzde 9 artarak 3,7 milyar dolara çıktı. Aynı dönemde Bank of America'nın net karı da yüzde 28 yükselerek 7 milyar dolara ulaştı.
Makroekonomik veri tarafında ise ABD'de konut başlangıçları aylık yüzde 1,4, inşaat izinleri de aylık yüzde 9,1 artışla beklentileri geride bıraktı.
Söz konusu gelişmelerle S&P 500 endeksi haftalık bazda yüzde 4,92, Dow Jones endeksi yüzde 4,58 ve Nasdaq endeksi yüzde 7,55 değer kaybetti.
24 Ocak ile başlayan haftanın veri takviminde, Pazartesi imalat sanayi ve hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), Salı Tüketici Güven Endeksi ve Richmond Fed sanayi endeksi, Çarşamba toptan stoklar ve yeni konut satışları, Perşembe 2021 4. çeyrek Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH) ve bekleyen konut satışları ile Cuma kişisel gelirler, kişisel harcamalar ve Michigan Tüketici Güven Endeksi verileri takip edilecek.

Avrupa'da gözler Rusya-Ukrayna sınırında
Avrupa borsalarında risk iştahı Fed'in şahinleşen duruşu ve Rusya ile Ukrayna arasında artan tansiyonla oldukça gerilerken, gelecek hafta yoğun veri gündemi takip edilecek.
Avrupa gündeminde Rusya ile ABD ve NATO arasında Ukrayna nedeniyle artan gerilim bu hafta gündemin odağında yer aldı.
Bununla birlikte, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, enflasyonun kontrolden çıkmasını beklemediklerini belirterek, enflasyona karşı doğru politika tepkisini belirlemenin "çok kritik" olacağını ifade etti.
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgının ardından ekonomik toparlanmanın beklenenden güçlü olduğunu söyleyen Lagarde, "Ekonomideki toparlanma beklentilerimizi aştı. Bir yıl önce bu kadar hızlı ve güçlü bir şekilde toparlanacağımızı bilmiyorduk" dedi.
Lagarde, enflasyonun kontrolden çıkmasını beklemediklerini belirterek, "Enflasyona karşı doğru politika tepkisi belirlemek çok kritik olacak" diye konuştu.
Artan enflasyon nedeniyle eleştirilere muhatap olan Lagarde, Avro Bölgesi'nin ABD ile aynı enflasyonla karşı karşıya olmadığını savundu. Lagarde, "Avro Bölgesi’nde ABD'dekiyle aynı enflasyonla karşılaşmamız pek olası değil" ifadesini kullandı.
İngiltere ve Almanya'da açıklanan aralık ayı enflasyon verileri de son 30 yılın en yüksek seviyesine işaret etti.
Bu gelişme sonrası İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey, yüksek doğal gaz fiyatlarının endişe kaynağı olduğunu ve enflasyon baskısının 2023 sonuna kadar sürebileceğini belirtirken, açıklama sonrası bankanın 3 Şubat'taki toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımına gideceğine dair beklentiler güçlendi.
Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi Mayıs 2019'dan bu yana ilk kez pozitif getiri bölgesine geçse de burada kalıcı olmazken, Avro, dolar karşısında haftayı yüzde 0,6 azalışla 1,1343'ten tamamladı.
Bu hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,65, Almanya'da DAX endeksi yüzde 1,76, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,04 ve İtalya'da MIB 30 endeksi ise yüzde 1,75 azaldı.
Gelecek hafta Avrupa'da, pazartesi bölge genelinde imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI, salı Almanya'da IFO iş ortamı güven endeksi ve cuma Almanya'da 2021 4. çeyrek GSYH ile Avro Bölgesi'nde Tüketici Güven Endeksi verileri takip edilecek.

Asya'da merkez bankaları haftaya damga vurdu
Asya'da bu hafta Japonya Merkez Bankası (BoJ) karar metnindeki değişiklikle nispeten de olsa şahinleşirken, Çin Merkez Bankası (PBoC) 1 yıllık kredi referans faiz oranını (LPR) 10 baz puan indirerek yüzde 3,70'e çekti.
BoJ, faizlerde ve para politikasında değişikliğe gitmedi. Ekonomiye yönelik beklentilerini revize eden banka, Mart 2022'de bitecek 2021 mali yılına ilişkin enflasyon orta noktası tahminini yüzde 0 düzeyinde korudu, reel Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSHY) öngörüsünü yüzde 3,4'ten yüzde 2,8'e düşürdü. Banka, Mart 2023'te bitecek 2022 mali yılına ilişkin enflasyon beklentisini ise yüzde 0,9'dan yüzde 1,1'e, büyüme öngörüsünü yüzde 2,9'dan yüzde 3,8'e yükseltti.
BoJ, daha önce "aşağı yönlü" olarak belirttiği fiyatlara yönelik risk değerlendirmesini de 2014'ten bu yana ilk kez "dengeli" olarak değiştirdi.
BoJ Başkanı Haruhiko Kuroda, kararın ardından yaptığı açıklamada, gerektiğinde para politikasını gevşetmekten çekinmeyeceklerini ancak mevcutta para politikamızı değiştirmeye gerek olmadığını belirterek, "Faiz artırımını tartışmıyoruz" dedi.
PBoC, hafta içinde gerçekleştirilen para politikası kurulu toplantısında, 1 yıllık kredi referans faiz oranını yüzde 3,80'den yüzde 3,70'e, 5 yıllık kredi faiz oranını yüzde 4,65'ten yüzde 4,60'a indirdi.
Beklentiler doğrultusunda açıklanan karar ile PBoC, üst üste ikinci ayında da 1 yıllık LPR'de indirime gitmiş oldu. Mortgage fiyatlamasında etkili olan 5 yıllık LPR'deki indirim ise 10 baz puanlık piyasa beklentilerinin altında kalırken, analistler bu durumun halihazırda likidite zorlukları yaşanan emlak sektörüne yönelik sınırlı da olsa bir rahatlama getireceğini belirtti.
Asya'da açıklanan makroekonomik verilere göre, Japonya'da sanayi üretimi aylık bazda yüzde 7, yıllık bazda yüzde 5,1 arttı.
Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,14 ve Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 2,97 değer kaybederken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,04 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 2,39 değer kazandı.
24 Ocak ile başlayan haftanın veri takviminde, perşembe Çin'de sanayi karlılıkları ve cuma Tokyo Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri takip edilecek.

Yurt içinde Merkez Bankası politika faizini değiştirmedi
Yurt içinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini yüzde 14'te sabit bırakırken, Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi küresel pay piyasalarıyla birlikte değer kaybetti.
Bu hafta, TCMB, AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin beklentilerine paralel politika faizini değiştirmedi.
Öte yandan, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkez bankaları arasında imzalanan 5 milyar dolarlık ikili para takası (swap) anlaşması ile TCMB'nin toplam swap anlaşmalarının büyüklüğü 28 milyar dolara ulaştı.
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi haftayı yüzde 2,98 azalışla 2.011,16 puandan tamamlarken, Dolar/TL yüzde 1,33 gerileyerek haftayı 13,4612'den kapattı.
Analistler, BIST 100 endeksinde teknik açıdan 2.150 ve 2.250 puanın direnç, 2.000 ve 1.970 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.
Gelecek hafta yurt içinde, salı reel kesim güven endeksi, kapasite kullanımı ve sektörel güven endeksleri, perşembe TCMB enflasyon raporu ve TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) tutanakları ve cuma ekonomik güven endeksi verileri takip edilecek.



Veliaht Prens'in talimatları Riyad'daki emlak fiyatlarını yüzde 3 oranında düşürdü

 Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad (SPA)
TT

Veliaht Prens'in talimatları Riyad'daki emlak fiyatlarını yüzde 3 oranında düşürdü

 Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad (SPA)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gayrimenkul fiyatları, yılın son çeyreğinde yüzde 3 oranında geriledi. Bu düşüş, aynı yılın üçüncü çeyreğinde kaydedilen yüzde 1’lik artışın ardından geldi. Söz konusu gelişme, Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, Krallık genelinde ve özellikle Riyad’da artan gayrimenkul fiyatlarını kontrol altına almak amacıyla aldığı kararların sahaya yansıması olarak değerlendiriliyor.

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu (GASTAT) tarafından bugün yayımlanan endekse göre, ülkedeki gayrimenkul fiyat endeksi geçen yılın dördüncü çeyreğinde, 2024’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 0,7 oranında düştü. Bu gerilemenin temel nedeni, endeks içindeki ağırlığı en yüksek olan konut sektöründeki performans zayıflığı oldu. Konut sektöründe yıllık değişim oranı yüzde 2,2 oranında azaldı.

Ticari gayrimenkul sektörü ise büyüme hızında sınırlı bir yavaşlama yaşamasına rağmen, yıllık bazda yüzde 3,6’lık pozitif büyümesini korudu.

Gerçek denge

Uzmanlar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları değerlendirmelerde, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın talimatlarının sahada somut biçimde hissedilmeye başlandığını belirtti. Özellikle Riyad’da gayrimenkul fiyatlarının eşi benzeri görülmemiş şekilde yükselmesinin ardından hükümetin müdahaleye gittiğini kaydeden uzmanlar, bu adımların vatandaşların ilk konutlarına yüksek mali yükler altına girmeden sahip olmalarını amaçladığını ifade etti.

Gayrimenkul uzmanı Halid el-Mubeyyid, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde gayrimenkul fiyat endeksinde kaydedilen yüzde 0,7’lik düşüşün, yıllar süren hızlı artışların ardından piyasanın gerçek bir denge aşamasına girdiğini gösterdiğini söyledi. El-Mubeyyid, bunun piyasayı zayıflatan değil, aksine sürdürülebilirliği güçlendiren sağlıklı bir gösterge olduğunu vurguladı.

El-Mubeyyid, “Bugün yaşanan durum bir değer kaybı değil. Aksine konut sektöründe artan arz, daha iyi düzenlemeler ve alıcılar ile yatırımcılar arasında yükselen farkındalık sayesinde ortaya çıkan makul bir fiyat düzeltmesi” değerlendirmesinde bulundu.

El-Mubeyyid, bu dengenin nihai faydalanıcı için daha iyi fırsatlar sunduğunu ve kısa vadeli spekülasyonu sınırladığını, bunun da orta ve uzun vadede gayrimenkul ekonomisine hizmet ettiğini açıkladı.

Konut istikrarı

Gayrimenkul uzmanı Ahmed Ömer Basudan da Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, sektörün Krallık genelinde birçok bölgede gerileme kaydettiğini belirtti. Basudan, alıcıların Veliaht Prens’in talimatları doğrultusunda hükümet tarafından alınan kararların etkilerini beklemeyi tercih ettiğini, ayrıca son dönemde atılan bir dizi adımın da bu durumu pekiştirdiğini söyledi. Bu adımlar arasında, Kuzey Riyad’da indirimli fiyatlarla ve bölgenin en iyi mahallelerinde tahsis edilen arsaların hak sahiplerinin açıklanması da yer alıyor.

Basudan, Riyad’da konut kira fiyatlarının beş yıl süreyle sabitlenmesinin de başkentteki gayrimenkul piyasasında gerilemeye yol açtığını ifade etti. Kiracıların görece bir konut istikrarı dönemine girmesi nedeniyle, mevcut aşamada satın alma talebinin sınırlı kaldığını kaydetti.

Basudan, “Arazi ve boş gayrimenkullere ilişkin ücretlerde yapılan son düzenlemeleri de unutmamak gerekir. Bu düzenlemeler hayata geçirildi ve devlet söz konusu ücretleri tahsil etmeye başladı. Bu durum, arsa sahiplerini bazı arazilerini elden çıkarmaya ve söz konusu maliyetlere katlanmamak için rekabetçi fiyatlarla satışa yöneltti” dedi.

GASTAT verilerine göre, konut sektöründeki gayrimenkul fiyatları geçen yılın dördüncü çeyreğinde, 2024’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 2,2 oranında düştü. Bu gerileme, konut arsalarında yüzde 2,4, daire fiyatlarında yüzde 2,5, villa fiyatlarında yüzde 1,3 ve müstakil evlerde yüzde 0,2 oranındaki düşüşlerden kaynaklandı.

Üç aylık karşılaştırma

Buna karşılık, gayrimenkul fiyat endeksi geçen yılın dördüncü çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,4 oranında geriledi. Ancak bu düşüş, üçüncü çeyrekte kaydedilen gerilemeye kıyasla daha sınırlı oldu.

Gayrimenkul fiyat endeksi, konut sektöründe yaşanan yüzde 0,4’lük düşüşten etkilendi. Bu gerilemede, konut arsası fiyatlarının yüzde 0,7, daire fiyatlarının yüzde 0,4 ve müstakil ev fiyatlarının yüzde 0,2 oranında düşmesi etkili oldu. Buna karşılık, villa fiyatları yüzde 0,8 oranında artış kaydetti.

İdari bölgeler

Geçen yılın dördüncü çeyreğinde ülke genelinde gayrimenkul fiyat endeksindeki yıllık değişim yüzde 0,7 oranında düşüş gösterirken, idari bölgelerin bu değişim üzerindeki etkileri de dikkat çekti. Bu çerçevede Riyad’da fiyatlar yüzde 3 oranında geriledi. Başkentte, aynı yılın üçüncü çeyreğinde ise yüzde 1’lik artış kaydedilmişti.

Doğu Bölgesi, yüzde 4 ile gayrimenkul fiyatlarında en yüksek artışın görüldüğü bölge olurken, Mekke bölgesi yüzde 2,5 ile onu izledi. Tebük ve Cizan bölgelerinde fiyatlar yüzde 1,1’er oranında artarken, Cevf bölgesinde artış yüzde 0,4 seviyesinde kaldı.

Buna karşılık, Hail, Kuzey Sınır ve Medine bölgeleri en yüksek düşüşlerin kaydedildiği yerler oldu. Bu bölgelerde gayrimenkul fiyatları sırasıyla yüzde 8,9, yüzde 6,8 ve yüzde 6,1 oranında geriledi.


IMF yapay zeka balonunu değerlendirdi: “Hem riskli hem dengeleyici”

IMF'nin raporunda, küresel ticaretin öngörülenden daha dayanıklı olduğu vurgulanıyor (Reuters)
IMF'nin raporunda, küresel ticaretin öngörülenden daha dayanıklı olduğu vurgulanıyor (Reuters)
TT

IMF yapay zeka balonunu değerlendirdi: “Hem riskli hem dengeleyici”

IMF'nin raporunda, küresel ticaretin öngörülenden daha dayanıklı olduğu vurgulanıyor (Reuters)
IMF'nin raporunda, küresel ticaretin öngörülenden daha dayanıklı olduğu vurgulanıyor (Reuters)

Uluslararası Para Fonu (IMF) yapay zeka balonunun ciddi risk yarattığını belirtirken, sektöre yapılan yatırımların, ticaretle ilgili sorunların küresel ekonomide yarattığı olumsuz etkiyi dengelediğini bildirdi.

IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nun ocak sayısını "Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrarlı" başlığıyla dün yayımladı.

Raporda, ABD ve Çin arasındaki gümrük tarifesi çekişmesinin küresel ekonomide "şok etkisi" yarattığı ancak yapay zeka başta olmak üzere teknoloji sektörüne yatırımların artmasıyla bunun bir nebze dengelendiği belirtiliyor.

Geçen yıl yüzde 3,3 büyüyen küresel ekonominin bu yıl da aynı oranı koruyarak direncini sürdürmesinin beklendiği aktarılıyor. Büyümenin 2027'de 3,2 oranında olması öngörülüyor.

ABD'nin ekonomik üretiminde yapay zeka başta olmak üzere bilişim teknolojisi sektörüne yatırımların 2001'den bu yana en yüksek seviyeye çıktığına dikkat çekiliyor.

Raporda bu durum, 1995-2000'deki dot-com balonuyla da karşılaştırılıyor. ABD'nin o yıllardaki bilişim teknolojisi yatırımlarının şimdiki seviyelerde olduğuna dikkat çekilirken, son dönemdeki artışın daha kademeli ve ılımlı olduğu vurgulanıyor.

IMF Baş Ekonomisti Pierre-Olivier Gourinchas, BBC'yle şu değerlendirmeleri paylaştı:

Küresel ekonominin büyüme hızı çok yüksek olmasa da oldukça dirençli ve sağlam bir tabloyla karşı karşıyayız. Bir bakıma küresel ekonomi, 2025'teki ticaret kesintilerinin etkilerini üzerinden atıyor ve beklentilerimizin ötesinde bir performans sergiliyor.

Diğer yandan raporda, yapay zeka sektörünün büyümesine ilişkin beklentilerin fazla iyimser çıkması halinde ani bir piyasa düzeltmesinin görülebileceği uyarısında bulunuluyor.

Gourinchas, yapay zeka balonunun patlama ihtimalinin yanı sıra "siyasi ve jeopolitik gerginliklerin yeni belirsizlikler yaratarak küresel ekonomiye ağır yük bindirebileceğine" işaret ediyor.

Merkez Bankası uyarısı

Kuruluşun çalışmasında merkez bankalarının bağımsızlığının "makroekonomik istikrar ve ekonomik büyüme için çok önemli" olduğu da vurgulanıyor.

Rapor, ABD Başkanı Donald Trump'la ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell arasındaki çekişmenin arttığı bir dönemde yayımlandı.

Powell, ABD Adalet Bakanlığı'nın kendine büyük jüri celbi tebliğ ettiğini 11 Ocak'ta duyurmuştu. Celbin geçen yıl haziranda Senato'nun Bankacılık Komitesi'nde, Fed binalarının yenilenmesine ilişkin verdiği ifadeyle bağlantılı bir "cezai iddianame tehdidi" içerdiğini aktarmıştı.

"Eşi benzeri görülmemiş" bu hamlenin asıl nedeninin, Trump'ın sıkça eleştirdiği Fed'in para politikası kararları olduğunu söylemişti.

Faizleri indirmediği gerekçesiyle Powell'ı sıkça eleştiren ABD Başkanı ise soruşturmadan önceden haberi olmadığını öne sürmüştü. Diğer yandan 29 Aralık'taki açıklamasında Powell hakkında hukuki işlem başlatılmasını değerlendirdiğini bildirmişti.

Independent Türkçe, Reuters, BBC, IMF Blog


Nasser Davos'ta konuştu: Yapay zekâ Aramco'ya 6 milyar dolar kazandırdı

 Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser (Dünya Ekonomik Forumu)
Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser (Dünya Ekonomik Forumu)
TT

Nasser Davos'ta konuştu: Yapay zekâ Aramco'ya 6 milyar dolar kazandırdı

 Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser (Dünya Ekonomik Forumu)
Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser (Dünya Ekonomik Forumu)

Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser, şirketin mali ve operasyonel performansında yapay zekâ teknolojilerinin benimsenmesi sayesinde kayda değer dönüşümler yaşandığını açıkladı. Nasser, 2023 ve 2024 yıllarında yapay zekânın sağladığı değerin 6 milyar dolara ulaştığını; önceki yıllarda ise bu rakamın 300 milyon doları geçmediğini belirtti.

Nasser, 2026 Dünya Ekonomik Forumu yıllık toplantısında, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen panelde, yapay zekânın tek başına bu değerin yüzde 50’sinden sorumlu olduğunu söyledi. Şirketin 2025 yılı rakamlarını önümüzdeki ay açıklayacağını ve 3-5 milyar dolar arasında ek değer ve tasarruf sağlaması beklendiğini ifade etti.

Operasyonel etkiler hakkında bilgi veren Nasser, yapay zekânın keşif ve üretim sektöründe dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu aktardı. ‘Akıllı Yer Modeli’ sayesinde bazı kuyuların verimliliğinin yüzde 40 oranında arttığını ve yer altındaki üretim alanlarının tespit doğruluğunun yüzde 90’ı aştığını belirtti. Nasser, bu teknolojilerin maliyetleri ve emisyonları azalttığını, operasyonel güvenilirliği artırdığını vurguladı.

Nasser, küresel enerji sektörüne yönelik mesajında, “İş yalnızca çip veya grafik işlem birimlerini satın almakla ilgili değil; veri kalitesi ve yetenek geliştirmekle de ilgili” dedi. Nasser ayrıca, Aramco’nun şu anda yapay zekâ alanında eğitim almış 6 bin yeteneğe sahip olduğunu kaydetti.

Şirketin mevcut ölçekli projelerine de dikkat çeken Nasser, “Bugün 100 milyar dolarlık projelerimiz inşaat aşamasında” bilgisini verdi. Nasser, yapay zekânın bu büyük projelerde entegrasyonunun ek değer yaratacağını ifade etti.

Geleceğe dönük planlarını da paylaşan Nasser, hedefin ‘otonom operasyonlar’ olduğunu; büyük bulut sağlayıcılarıyla iş birliği yapılacağını ve güvenlik ile kontrol standartlarının titizlikle korunacağını belirtti. Nasser, yapay zekânın gerçek değerinin, çeviri veya hukuki destek gibi yardımcı işlevlerde değil, doğrudan operasyonlarda ortaya çıktığını vurguladı.