Avrupa rekor sayıda Kovid-19 vakasına sahne oluyor

Sağlık bakanları, virüse karşı aşının dördüncü dozunun uygulanmasını görüşmek üzere acil bir toplantı düzenledi.

Roma’da yoğun bakım ünitelerindeki hasta sayısında artış yaşanıyor. (EPA)
Roma’da yoğun bakım ünitelerindeki hasta sayısında artış yaşanıyor. (EPA)
TT

Avrupa rekor sayıda Kovid-19 vakasına sahne oluyor

Roma’da yoğun bakım ünitelerindeki hasta sayısında artış yaşanıyor. (EPA)
Roma’da yoğun bakım ünitelerindeki hasta sayısında artış yaşanıyor. (EPA)

Avrupa ülkelerinin bir kısmı yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgına karşı koruma ve sınırlama kısıtlamalarını hafifleterek virüsle soğuk algınlığı ve mevsimsel griple olduğu gibi mücadele etme fikrine yönelirken Kıta genelindeki epidemiyolojik sahnesinde yaşanan gelişmelere yönelik endişeler artıyor. Sağlık yetkilileri, süreçte dikkatli olmaya devam edilmesi ve Omikron varyantının neden olduğu geniş çaplı ve yoğun dalga sona ermeden önce önlemleri hafifletmeye yönelik adımlar atılmaması gerektiği görüşündeler.
Almanya, Fransa, İspanya ve İtalya gibi bazı büyük Avrupa ülkeleri günlük vaka sayısında sürekli olarak yeni rekorlar kırıyor. Bu durum, Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı’nı üstlenen Fransa’nın virüse karşı dördüncü aşı dozunun uygulanması konusunu görüşmek üzere üye ülkelerin sağlık bakanlarını dün acil olarak toplantı düzenlemeye davet etmesine yol açtı. Fransa’nın daveti, Avrupa İlaç Ajansı’nın (EMA) bu hafta başlarında, söz konusu dozun sadece bağışıklık sistemi zayıf olanlara fayda sağlayabileceği ancak bunun için de nihai bir karar vermek için yeterli bir bilimsel kanıt olmadığına yönelik açıklamasına rağmen geldi. Diğer yandan Macaristan doktor gözetiminde dördüncü dozu uygularken Danimarka da tehlikedeki gruplara söz konusu dozun uygulanmasını kabul etti.
Robert Koch Enstitüsü’nün yaptığı açıklamaya göre Almanya dün 140 bini aşan günlük vaka sayısı ile üst üste üçüncü günde de rekor kırdı. Almanya Sağlık Bakanı Karl Lauterbach, ek dozların etkinliğine bağlı olarak günlük vaka sayısının günde 400 bin ila 600 bine doğru yükselebileceğini açıkladı. Almanya’daki aşılama oranı, hükümetin yüzde 80 hedefinden çok uzakta kalarak toplam yetişkin nüfusun yüzde 72’sini geçmedi.  
İtalya’da ise Sağlık Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, günlük vaka sayısının 188 bini aşması ile yeni bir rekor kırıldığını, ölü  sayısının ise 385’e ulaştığını bildirdi. Böylece pandeminin başlangıcından bu yana ülkede kaydedilen toplam vaka 9,4 milyon, ölü sayısı da 142 bini aştı. İtalya Sağlık Bakanı Roberto Speranza vatandaşlara koruyucu önlemlere uyma çağrısında bulunurken bazı hastanelerin tedavi edilebilecek ve edilemeyecek vakaların ayırt edilmesini sağlayan “Siyah kod” sistemini uygulamaya başladığını açıkladı.
AB Sağlık Komiseri Stella Kyriakides, Strazburg’dan yaptığı açıklamada “Mutasyona uğramış Omikron varyantı nedeniyle virüsün bulaşma hızının oldukça yüksek. Epidemiyolojik durum sağlık sistemleri için bir tehdit oluşturmaya devam ediyor” dedi. Kyriakides, yeni varyantın bireysel enfeksiyonlarının şiddetinin hafif olabileceğini ancak düşük riskli bir varyant olduğunu düşünülmesinin yanlış olduğunu vurguladı.
AB Komiseri Kyriakides açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Kovid-19 halen tehlikeli bir virüs ve her gün şahit olduğumu veriler, birçok sağlık sistemini tüketmeye gücünün yeteceğini gösteriyor. ABD’de olduğu gibi hastaneye yatışlarda istikrarlı bir artışa tanık oluyoruz. Hastanede tedavi görmesi gereken genç hastaların, özellikle de çocukların sayısı artıyor.”
Kyriakides ayrıca Omikron ve Delta varyantları ile bir arada yaşama konusunda iyi haberler olduğunu, aşıların, özellikle ek dozun uygulanmasının ardınan Omikron için ciddi semptomlu enfeksiyonlara ve hastaneye yatışlara karşı iyi bir oranda koruma sağladığını belirtti.
Avrupa Bulaşıcı Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ise özellikle aşısız kişiler arasında hastaneye yatış sayısının artmaya devam etmesinin ve 6 haftadır sabit kalan ölü sayısında gelecek haftalarda artışa tanık olunmasının beklendiğini açıkladı.
 ECDC, 22 Aralık’tan bu ayın başlangıcına kadar geçen sürede, 21 Avrupa ülkesindeki laboratuvarlar tarafından yürütülen virüsün genom dizilimi işlemlerinin, yeni varyantın vakaların yüzde 46,4’üne neden olduğunu ve bunun oranın bir önceki haftaya kıyasla iki katı daha fazla olduğu anlamına geldiğine dikkat çekti. Bu nedenle Omikron’un neden olduğu vaka sayısının önümüzdeki günlerde önemli ölçüde artacağının tahmin edildiğini kaydetti.
ECDC’nin son verilerine göre AB’de tam doz aşılama oranının yüzde 72’ye, ek dozu aşılama yüzdesi 46’ya, reşit olmayanlarda bir doz aşılama yüzdesinin 23’e ulaştığını ancak bunun Omikron varyantına karşı yeterli koruma seviyesine ulaşmak için henüz yeterli olmadığını belirten  Kyriakides ise şu değerlendirmede bulundu:
“Avrupa’da milyonlarca kişi halen Kovid-19 aşısı olmadı. Salgından en çok zarar görecek ülkeler, aşılama oranları halen düşük olanlardır. Bu son derece açık.”
Omikron varyantına karşı mücadele için özel olarak uyarlanmış yeni nesil aşıların gelişi ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan Kyriakides şunları söyledi:
“Aşıların ek dozunun hemen olunmasının yanı sıra insanları gelecekte daha iyi bir aşının üretilmesi için beklemeye ikna etmekten kaçınılması gerekiyor. Çünkü en iyi aşılar bugün kullandıklarımızdır. Gerekli olursa, mümkün olan en kısa sürede uygun aşıları üretme konusunda kararlı adımlar atarız.”
Kovid-19’e karşı ‘ikinci savunma hattı’ olarak adlandırılan ilaçlarla ilgili olarak da değerlendirmelerde bulunan Kyriakides EMA’nın Pfizer tarafından geliştirilen ve üretilen, hastaneye yatışları ve ölümleri yüzde 90 oranında azalttığı kanıtlanan ilacın kullanımını onaylamaya hazırlandığını, ayrıca Merck tarafından geliştirilen ilaca da gelecek ay onay verilmesinin beklendiğini söyledi.
Kyriakides açıklamasını şöyle sonlandırdı:
“Sağlık krizinin sonun ne kadar yakın olduğu hakkında konuşmak için henüz erken. Zira pandeminin başlangıcından bu yana birçok inişe ve çıkışa tanık olduk. Mevcut salgın dalgasının sonuncu olacağına, daha sonra Kovid-19’un birlikte yaşadığımız endemik bir virüs olarak ele alınacağına yönelik işaretler kadar virüsün yayılmaya, mutasyonlara uğramaya, sağlık sistemlerini çalışmaz hale getirmeye ve daha ciddi enfeksiyonlara ve ölümlere neden olmaya devam edebileceğine dair de  belirtiler var.”



İran polisi, "aldatılan" kişilere teslim olmaları için üç gün süre verdi

İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde, 8 Ocak Perşembe günü, çevik kuvvet polisi protestocuları dağıttı (Telegram)
İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde, 8 Ocak Perşembe günü, çevik kuvvet polisi protestocuları dağıttı (Telegram)
TT

İran polisi, "aldatılan" kişilere teslim olmaları için üç gün süre verdi

İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde, 8 Ocak Perşembe günü, çevik kuvvet polisi protestocuları dağıttı (Telegram)
İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde, 8 Ocak Perşembe günü, çevik kuvvet polisi protestocuları dağıttı (Telegram)

İran Emniyet Genel Müdürü Ahmed Rıza Radan, isyanlara katılmaya "aldatılan" kişilerin üç gün içinde teslim olmaları halinde, "cezalarında önemli ölçüde hafifletme" sağlanacağını söyledi.

Radan, devlet televizyonuna yaptığı açıklamalarda, "İsyanlara istemeden karışan gençlerin düşman askeri değil, yanlış yola sapmış kişiler olarak değerlendirildiğini" belirterek, "Onlara İslam Cumhuriyeti rejimine yakışır bir merhametle davranılacaktır" dedi.

Teslim olma için verilen sürenin "en fazla üç gün" olduğunu belirten yetkili, "bu süre içinde teslim olma girişiminde bulunan herkesin, cezası belirlenirken bu durum dikkate alınacaktır" diyerek, "liderler, kışkırtıcılar ve isyancılar" olarak nitelendirdiği kişilere karşı "kanunun kararlı bir şekilde uygulanacağını" vurguladı.

 İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestolar, 10 Ocak (Reuters)İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestolar, 10 Ocak (Reuters)

Bu bağlamda, İran'ın ikinci büyük şehri Meşhed'deki olaylarla ilgili yeni bir açıklamada, İstihbarat Bakanlığı, güvenlik güçlerinin son birkaç gündür eyalette yaşanan "terörist" olayların "kilit unsurları" olarak nitelendirdiği 192 kişiyi gözaltına aldığını bildirdi.

Bakanlık, bu gözaltına alınanları altı güvenlik görevlisi ve vatandaşın öldürülmesi, camilerin, kamu ve hizmet tesislerinin ve otobüslerin yakılması, ayrıca askeri ve güvenlik merkezlerine yapılan saldırılardan sorumlu tuttu.

Açıklamada, göz altıların son birkaç gündür toplanan "belgeler ve deliller" sonucunda gerçekleştiği, soruşturmaların gözaltına alınanlardan bazılarının düşmanca hareketler, terör örgütleri ve yabancı bağlantıları olan "sapkın gruplar" ile bağlantılı olduğunu ortaya koyduğu belirtildi.

Resmi açıklamada, gözaltına alınanlar arasında, ortaklarıyla birlikte isyanlara katılan kötü şöhretli şiddet çetelerinin liderlerinin de bulunduğu ifade edildi.

Bakanlık, gözaltına alınanlardan tabancalar, Kalaşnikov tüfekler, av tüfekleri ve Winchester marka isyancı silahlarının yanı sıra hançerler, kılıçlar, boks eldivenleri, kasap bıçakları, yaylı oklar ve zincirler de dahil olmak üzere ateşli silahlar ve kesici aletler ele geçirildiğini bildirdi ve soruşturmaların devam ettiğini vurguladı.

Hükümet karşıtı son protesto dalgası, kötüleşen ekonomik kriz ve yaşam koşullarının etkisiyle 28 Aralık'ta patlak verdi. Bu gösteriler, 2022 yılının sonlarında Mahsa Amini'nin başörtüsü takma kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle ahlak polisi gözetimindeyken ölmesinin ardından aylarca süren protestolardan bu yana İran liderliğine yönelik en büyük meydan okumayı temsil ediyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre son günlerde protestoların ivmesi azaldı ve hükümet yetkilileri, geniş çaplı bir güvenlik operasyonunun ardından ülkede sükunetin sağlandığını iddia etti. İnsan hakları örgütleri ise bu operasyonun binlerce kişinin ölümüne yol açtığını ve 8 Ocak'tan bu yana yaygın internet kesintileriyle birlikte gerçekleştiğini söylüyor.

İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'i protestoları kışkırtmakla suçlayarak, "ayaklanma" olarak nitelendirdikleri olayların kendilerini temel ekonomik şikayetlerinden uzaklaştırdığını iddia etti. Yetkililer daha önce protestocuların ekonomik taleplerini anladıklarını belirtmiş, ancak "ayaklanmacılara" ve "sabotajcılara" müsamaha göstermeyeceklerini vurgulamıştı.

İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed'de cuma günü düzenlenen protesto yürüyüşlerinden (Telegram)İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed'de cuma günü düzenlenen protesto yürüyüşlerinden (Telegram)

Geçtiğimiz hafta, Devrim Muhafızlarına yakın en önde gelen medya kuruluşlarından biri olan Tesnim Haber Ajansı, güvenlik yetkililerinin protestolarda yaklaşık 3 bin kişinin gözaltına alındığını doğruladığını aktardı; insan hakları örgütleri ise gözaltı sayısının bundan daha yüksek olduğunu ve yaklaşık 20 bine ulaşabileceğini tahmin ediyor.

Bu bağlamda, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney cumartesi günü İslam Cumhuriyeti'nin "isyancıların belini kırması" gerektiğini söyledi ve Trump'ı protestoculara verdiği destek nedeniyle İran'a verdiği kayıplardan dolayı "suçlu" olarak nitelendirdi. Protestolar sırasında "birkaç bin kişinin öldürüldüğünü" belirten Hamaney, ABD ve İsrail ile bağlantılı "teröristleri ve isyancıları" suçladı.

Tahran, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın protestocuları idam etmesi halinde "çok sert önlemler" alacağına dair defalarca verdiği sözlerin ardından, Trump'ı müdahale tehditlerini gerçekleştirmekten caydırmaya çalışıyor. Trump, cumartesi günü Politico'ya verdiği röportajda, "İran'da yeni bir liderlik aramanın zamanı geldi" demişti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan pazar günü yaptığı açıklamada, ABD'nin herhangi bir saldırısının Tahran'dan "sert bir karşılık" doğuracağı uyarısında bulunarak, Yüksek Lider Ali Hamaney'i hedef almanın "ülkeye karşı topyekün bir savaşa eşdeğer" olacağını ifade etti.


Trump: Danimarka Grönland'ı koruyamaz

 ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

Trump: Danimarka Grönland'ı koruyamaz

 ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Danimarka'nın adayı koruyamayacağını belirterek, ABD'nin bu hafta Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda Grönland'ın ilhakı konusunu görüşeceğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığı habere göre Trump, dün akşamı Florida'da gazetecilere şunları söyledi: "Bunu başarmalıyız. Yapılması gerekiyor. Danimarka bunu koruyamaz. Onlar harika insanlar... Liderlerini tanıyorum, çok iyi insanlar ama oraya gitmiyorlar."

Trump, Avrupa liderlerinin Grönland'ı satın alma girişimine "şiddetli bir şekilde karşı çıkmayacaklarına" inandığını ifade etti. Bir muhabirin, planlarına karşı çıkan Avrupa liderlerine ne söylemeyi düşündüğü sorusuna cevaben, "Çok karşı çıkacaklarını sanmıyorum. Bunu elde etmeliyiz. Bunun gerçekleşmesi gerekiyor." İfadelerini kullandı.

ABD Başkanı ayrıca, küresel çatışmaları çözmeyi amaçlayan "Barış Konseyi" girişimine Rus mevkidaşı Vladimir Putin'i davet ettiğini belirtti. Trump, gazetecilere "O [Putin] daveti aldı." diye doğruladı.


ABD savaş uçakları, Danimarka ile koordineli olarak Grönland'a gönderiliyor

Danimarkalı askerler Grönland'daki Nuuk Havaalanına geldi (AFP)
Danimarkalı askerler Grönland'daki Nuuk Havaalanına geldi (AFP)
TT

ABD savaş uçakları, Danimarka ile koordineli olarak Grönland'a gönderiliyor

Danimarkalı askerler Grönland'daki Nuuk Havaalanına geldi (AFP)
Danimarkalı askerler Grönland'daki Nuuk Havaalanına geldi (AFP)

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD) dün yaptığı açıklamada, ABD-Kanada ortak komutanlığına ait uçakların yakında Grönland'daki Petovik Hava Üssü'ne varacağını belirtti.

Yapılan açıklamada, bu uçakların, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'daki üslerden faaliyet gösteren uçaklarla birlikte, Amerika, Kanada ve Danimarka arasındaki savunma iş birliği çerçevesinde uzun zamandır planlanan çeşitli faaliyetleri destekleyeceğini ifade edildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: “Bu faaliyet Danimarka ile koordine edilmiş olup, tüm destekleyici kuvvetler gerekli diplomatik yetkilendirme ile faaliyet göstermektedir. Grönland Hükümeti de planlanan faaliyetlerden haberdar edilmiştir.”

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı'nın (NORAD), Alaska, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere üç bölgesinden biri veya tamamı aracılığıyla Kuzey Amerika'da düzenli olarak kalıcı savunma operasyonları yürüttüğü belirtildi.

Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kuzey Kutbu'ndaki Danimarka toprağı Grönland'ı ilhak etme arzusunu dile getirmesinin ardından ABD ile Avrupa güçleri arasında artan gerilimlerin ortasında geldi.

Avrupa Konseyi Başkanı dün, ABD'nin Grönland'ı satın almasına izin verilene kadar NATO üyesi ülkelere gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunan Trump'la görüşmek üzere perşembe günü AB liderlerinin acil bir toplantı yapması çağrısında bulundu.