İsrail'in 1948'de işlediği Tantura Katliamı'nın tanıklıkları gün yüzüne çıktı

Siyonist milislerin 1948 Arap-İsrail Savaşı'na dair kan donduran itirafları, "Tantura Katliamı"nda öldürülen Filistinli köylülere ait toplu mezarların bugün İsrail'deki ünlü bir plajda gömülü olduğunu gün yüzüne çıkardı.

AA
AA
TT

İsrail'in 1948'de işlediği Tantura Katliamı'nın tanıklıkları gün yüzüne çıktı

AA
AA

Akevot İsrail-Filistin Çatışma Araştırmaları Enstitüsünde araştırmacı Adam Raz, Haaretz gazetesi için kaleme aldığı makalede, gizli kalan bir yüksek lisans tezi ile bu hafta sonu yayınlanacak bir belgeselde bahsi geçen eski İsrailli milislerin tanıklıklarını ve katliamın belgelerini aktardı.
Tanık ifadelerine göre, bugün İsrail'in Akdeniz sahilindeki Kayserya kentinin kuzeyinde yer alan Tantura köyünde, savaş esiri Filistinli köylüler katledilerek toplu mezarlara gömüldü. 
"Aleksandroni Tugayı" adlı Siyonist milis gücünün, birbirinden farklı tanıklıklar içeren ifadelerinde, vurularak öldürülen Filistinli köylülerin tam sayısı tespit edilemezken, bu sayının onlarca olduğuna işaret ediliyor. 
Kurbanların gömülmesine yardım eden bir bölge sakininin ifadesine göre, 1948 mayısında siyonist milisler tarafından ele geçirilen Filistin'in Tantura köyünde 200'den fazla Filistinli köylü öldürüldü.
Tanık ifadeleri ve belgelere göre, köylülere ait toplu mezarlar, bugün İsrail'in popüler sahil noktalarından Dar plajının arkasındaki otopark alanında gömülü.
Katliama ilişkin bir belge, İsrail devletinin ilan edildiği Mayıs 1948'ten sonra, Filistinli köylülere ait cesetlerin durumunu kontrol etmek üzere 9 Haziran'da bölgeye gönderilen bir milis "komutanının" el yazısı notuna ait.
Milis komutanı notunda şunları paylaşıyor:
“Bölge komutanına: Dün Tantura mezarlığındaki toplu mezarı kontrol ettim. Her şeyi yerli yerinde buldum.”
"Üzerini örttüler çünkü büyük bir skandala yol açabilirdi" 
Savaşta bu bölgede görev yapan eski milis Moshe Diamant'ın yıllar sonraki tanıklığına göre, Filistinli köylüler, bir “barbar” tarafından hafif makineli tüfekle vurularak öldürüldü.
Diamant, katliama ilişkin, "Üzerini örttüler. Söylenmemeliydi çünkü büyük bir skandala yol açabilirdi. Bunun hakkında konuşmak istemiyorum ama oldu. Ne yapabilirsin? Oldu işte." ifadelerini kullandı.

"Varile koyup vurdular. Varildeki kanı hatırlıyorum"
Adı paylaşılmayan bir başka tanık milis, Tantura'da meydana gelen bir başka dehşeti anlatıyor: 
"Bunu söylemek hoş değil. Onları bir varile koydular ve varilin içinde vurdular. Varildeki kanı hatırlıyorum.”
Haim Levin adında başka bir milis ise tanık olduğu şeyin kendisini "dehşete düşürdüğünü" ifade ederek, birliklerinden bir "askerin" 15 veya 20 savaş esirinden oluşan bir grubun “hepsini öldürdüğünü” açıkladı.

"Ben bir katildim, esir almazdım"
1948 savaşına dair en acımasız tanıklıklardan biri ise milis mensubu Amitzur Cohen'e ait. 
“Ben bir katildim. Esir almazdım." diyen Cohen, "bir bölük Arap askeri ellerini havaya kaldırarak dursa da hepsini vuracağını" anlattı.
Cohen, savaş kapsamı dışında kaç Arap öldürdüğü sorusunu ise şöyle yanıtlıyor: 
"Saymadım. 250 mermili bir makineli tüfeğim vardı. Kaç tane olduğunu söyleyemem."
Tugaydaki bir diğer eski milis Micha Vitkon da bir subayın işlediği katliamı aktararak, "Tabancasıyla Arapları birbiri ardına öldürdü. Biraz rahatsızdı ve bu onun rahatsızlığının bir belirtisiydi." dedi. 
Vitkon, adını paylaşmadığı ancak İsrail'in kurulmasının ardından Savunma Bakanlığında önemli bir mevkiye geldiğini belirttiği bu subayın katliamı "mahkumlar köydeki diğer silahları nereye sakladıklarını açıklamayı reddettikleri" için işlediğini savundu. 
Milislerden bir başkası ise katliamı, "silah arkadaşlarının köyde insan gibi davranmadıklarını" söyleyerek özetledi.

Tartura Katliamı'nı belgeleyen "gizli" yüksek lisans tezi ve "Tantura" belgeseli
Katliama tanık olan İsrailli milislerin itiraflarının bir kısmı ilk olarak, Hayfa Üniversitesi öğrencisi Theodore Katz tarafından, 1998 yılında yazılan ve İsrailli Aleksandroni milisleri tarafından Arap savaş esirlerine karşı işlenen mezalimi konu edinen bir yüksek lisans tezinde yer almıştı. 
Tezden yola çıkarak, 2000 yılında Maariv adlı gazetede “Tantura Katliamı” başlıklı bir makale yayımlandı. 
Ardından, Aleksandroni "gazileri" tarafından Katz'a karşı iftira davası açılması üzerine, Katz'ın bulguları yıllarca üniversitede arşivlendi ve konu tarihçi akademisyenler arasında şimdiye kadar mesleki bir tartışma olarak kaldı.
Yıllar sonra bugün, Tantura Katliamı, Katz'ın belgelediklerine ek olarak yönetmen Alon Schwarz'ın bir belgesel projesinde yer alıyor. 
Tantura köyünde Filistinlilerin katledişine ilişkin milis tanıklıklarını içeren “Tantura” adlı belgesel film, Utah'taki Sundance Film festivali kapsamında bu hafta sonu iki defa çevrimiçi olarak gösterilecek. 
Ayrıca araştırmacı Adam Raz makalesinde, "Tantura'daki korkunç olayların asla tam olarak araştırılmayacağını, gerçeğin tam olarak bilinemeyeceğini" kaydetti.
Raz, makalesini şu cümlelerle bitiriyor:
"Bununla birlikte, büyük bir kesinlikle iddia edilebilecek bir şey var: İsrail'in Akdeniz'deki en bilindik ve en sevilen tatil yerlerinden birinin otoparkının altında, İsrail'in Bağımsızlık Savaşı'nın apaçık katliamlarından birinin kurbanlarının kalıntıları yatıyor."

Filistin'deki "Büyük Felaket": Nekbe
İsrail, tarihi Filistin topraklarını işgal ederek 14 Mayıs 1948'de İsrail devletini kurduğu 1948 Arap-İsrail Savaşı sürecini "Bağımsızlık Savaşı" olarak tanımlıyor.
Filistinliler, işgal edilen topraklarından zorunlu göçe tabi tutulmalarıyla nedeniyle 15 Mayıs'ı "Nekbe" (Büyük Felaket) olarak anıyor.
İsrail'in tarihi Filistin topraklarında bağımsızlığını ilan etmesi, Filistinliler için onlarca yıldır devam eden felaketler silsilesinin başlangıcı oldu.



Mazlum Abdi: Ateşkes dönemini 18 Aralık anlaşmasında pratik ilerleme sağlamak için kullanıyoruz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Ateşkes dönemini 18 Aralık anlaşmasında pratik ilerleme sağlamak için kullanıyoruz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi, bir süredir ateşkes sağlanması yönünde çabalar yürütüldüğünü belirterek, mevcut ateşkesin ‘ABD ordusunun talebi üzerine’ hayata geçirildiğini açıkladı.

Abdi, “Önümüzdeki kısa süre içinde anlaşmayı uygulamaya hazırız… Birçok konuda mutabakat sağlandı” ifadelerini kullandı. Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonuna konuşan Abdi, “Ateşkes süresini değerlendirecek ve bu dönemde 18 Aralık anlaşmasında somut ilerleme kaydetmeye çalışacağız” dedi.

Anlaşmaya göre hükümet güçlerinin Kürt bölgelerine girmeyeceğini belirten Abdi, buna karşın SDG’ye bağlı kurumların devlet kurumlarıyla entegre edileceğini söyledi.

Abdi, Şam’dan kente girilmemesi yönünde talepte bulunulduğunu ve bu talebin kabul edildiğini ifade ederek, tarafların buna bağlı kalmasını umduklarını dile getirdi. Abdi, Kobani ve Kamışlı’ya ilişkin herhangi bir çözümün, Serekaniye (Resulayn) ve Afrin’i de kapsaması gerektiğini ifade etti.

Jdkdk
Mesud Barzani ve Mazlum Abdi, Erbil'de ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ile görüştü. (Kürdistan Demokrat Partisi – KDP)

Abdi, “Ateşkes süresini, varılan anlaşmayı hayata geçirmek için değerlendirmeye çalışıyoruz” dedi. Sürecin müzakereler çerçevesinde ilerlediğini belirten Abdi, taraflar arasında bazı maddelerde uzlaşı sağlandığını, ancak kendilerine yöneltilen bazı taleplerin de bulunduğunu ifade etti.

Mevcut sürenin, entegrasyon yönünde somut adımlarla tamamlanacağını kaydeden Abdi, SDG’nin 18 Aralık’ta Şam ile varılan anlaşmayı kısa süre içinde uygulamaya hazır olduğunu vurguladı. Abdi ayrıca, Savunma Bakan Yardımcılığı ve Haseke Valiliği görevleri için bazı isimlerin önerildiğini, ancak şu ana kadar üzerinde mutabakata varılmış bir listenin oluşmadığını söyledi.

Abdi, görüşmelerin uluslararası himaye altında yürütüldüğünü; ABD’nin siyasi ve askeri kurumları ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da sürece dahil olduğunu belirtti. Bununla birlikte, yaşananların nihai bir anlaşma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Abdi, uluslararası toplumun gerilimi düşürmeye yönelik çabalarının, Şam’ın taahhütlerine bağlı kalmasına ve öne sürülen talepleri uygulamasına bağlı olduğunu vurguladı. Abdi, ‘kabul edilemez’ koşullar dayatılmadığı sürece bu girişimlerin başarıya ulaşacağını dile getirdi.

Mxmxm
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (North Press Agency – NPA)

Bu çerçevede Abdi, Şam ile ‘açık bir iletişim hattının’ bulunduğunu belirterek, yapılan anlaşma uyarınca ordunun Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu bölgelere girmemesi gerektiğini vurguladı.

Abdi, Suriye hükümetiyle bir anlaşma ve çözüme ulaşılana kadar ‘direnişin’ süreceğini ifade ederken, Kobani’nin tıpkı 2014 yılında olduğu gibi bu direnişe öncülük edeceğini söyledi.

Jxjxj
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları, Kürtlerin kontrolündeki Ayn el-Arab (Kobani) şehrine geldi. (AFP)

SDG bugün yaptığı açıklamada, Suriye hükümetine bağlı grupların sabahın erken saatlerinden itibaren saldırılar başlatmasının ardından Kobani’nin güneydoğusunda şiddetli çatışmaların yaşandığını bildirdi.

Yapılan açıklamada, çatışmaların özellikle el-Celbiye kasabasında devam ettiği; saldırgan grupların tank ve zırhlı araçlardan oluşan ek takviyeler getirdiği ve bölge üzerinde yoğun Türk insansız hava aracı (İHA) uçuşlarının gerçekleştiği ifade edildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise dün SDG’yi ateşkesi ihlal etmek ve Kobani çevresindeki ordu mevzilerini 25’ten fazla İHA’yla hedef almakla suçladı.


SDG: Kobani'nin güneydoğusunda Suriye hükümet güçleriyle şiddetli çatışmalar yaşandı

Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
TT

SDG: Kobani'nin güneydoğusunda Suriye hükümet güçleriyle şiddetli çatışmalar yaşandı

Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanlığı bugün yaptığı açıklamada, Kobani/Ayn el-Arab kenti üzerinde yeniden saldırı, kuşatma ve sürekli baskılar yaşandığını duyurdu. Açıklamada, bunun ‘kentin halkının iradesini zayıflatma ve istikrarı bozma amaçlı açık girişimler’ olarak nitelendirildiği belirtildi. SDG, kuzey ve doğu Suriye’de istikrarın bozulmasının bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu ve terör örgütlerine saflarını yeniden organize etme ve faaliyetlerini canlandırma fırsatı verdiğini vurguladı.

SDG, sabah saatlerinden itibaren Suriye hükümetine bağlı güçlerin Kobani’nin güneydoğusunda SDG unsurlarına saldırmasıyla şiddetli çatışmaların yaşandığını bildirdi.

Yapılan açıklamada, çatışmaların özellikle el-Celbiye kasabasında devam ettiği; saldırgan grupların tank ve zırhlı araçlardan oluşan ek takviyeler getirdiği ve bölge üzerinde yoğun Türk insansız hava aracı (İHA) uçuşlarının gerçekleştiği ifade edildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise dün SDG’yi ateşkesi ihlal etmek ve Kobani çevresindeki ordu mevzilerini 25’ten fazla İHA’yla bombalamakla suçladı.

Suriye ordusu, dört gün süren önceki ateşkesin sona ermesinin ardından, Kürt güçleriyle ateşkesi 15 gün daha uzattığını önceki gün duyurmuştu.

SDG, hükümete bağlı grupların saldırılarının ‘ateşkesin net bir ihlali’ olduğunu belirterek, bunun Şam’ın taahhütlerine uymadığını ve bölgedeki istikrarsızlık politikasının devam ettiğini gösterdiğini ifade etti. SDG, ateşkesi garanti eden taraflardan ‘bu saldırıları durdurmak ve Şam’ın sürdürdüğü tırmanışı sonlandırmak için derhal harekete geçmelerini’ talep etti.

SDG, bugün Kobani’nin DEAŞ’tan kurtuluşunun 11. yıldönümü vesilesiyle yaptığı basın açıklamasında, “Bugünkü Kobani saldırısı, DEAŞ’a karşı kazanılan zaferin simgesine doğrudan bir saldırıdır; projeyi bozan bir şehre yönelik intikam girişimidir ve istikrarı zayıflatma, kaosu körükleme ve terörün geri dönmesine alan açma girişimlerinden ayrı değerlendirilemez” ifadelerini kullandı.

SDG, uluslararası topluma yönelik açık bir mesaj vererek, “DEAŞ’a karşı elde edilen kazanımları korumak ve bu savaşta ağır bedeller ödeyen bölgelerin güvenliğini ve istikrarını sağlamak siyasi bir tercih değil, ortak bir etik ve hukuki sorumluluktur” dedi.

Açıklamada ayrıca, “Kobani’ye yönelik sessizlik, terörün yenilgiye uğratılması için verilen fedakârlıklarla çelişiyor ve uluslararası çabaları zayıflatıyor” denilerek, Kobani’nin “direniş ve kararlılığın kalıcı simgesi olmaya devam edeceği; 11 yıl önce kazanılan zaferin sadece anı değil, özgürlüğü savunma, şehitlerin kazanımlarını koruma ve Suriye halkları için güvenli, demokratik bir gelecek inşa etme yönünde yenilenmiş bir taahhüt” olduğu vurgulandı.


El-Aktan Hapishanesi'ndeki çocuklar DEAŞ hapishaneleri hakkındaki dosyayı açtı

El-Aktan Hapishanesi'ndeki çocuklar DEAŞ hapishaneleri hakkındaki dosyayı açtı
TT

El-Aktan Hapishanesi'ndeki çocuklar DEAŞ hapishaneleri hakkındaki dosyayı açtı

El-Aktan Hapishanesi'ndeki çocuklar DEAŞ hapishaneleri hakkındaki dosyayı açtı

Suriye İnsan Hakları Ağı, Suriye yetkililerine, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından kontrol edilen ve şu anda hükümetin kontrolü altına giren tüm gözaltı merkezlerinin güvenliğini, SDG'den yönetimini devraldıktan hemen sonra sağlamaları çağrısında bulundu. SDG, Suriye hükümetinin cumartesi günü Rakka'daki el-Aktan Hapishanesinden serbest bıraktığı 126 çocuğun tutuklanmasını, bu hapishanenin bir kısmının çeşitli davalara karışan veya DEAŞ tarafından askere alınmış çocukları barındırmak için ayrıldığını ve güvenlik nedenleriyle yaklaşık üç ay önce çocuk hapishanesinden buraya nakledildiklerini söyleyerek savundu.

Rakka'daki aktivistlerden Şarku’l Avsat'a verilen bilgilere göre, el-Aktan Hapishanesi'ndeki tutuklu sayısı bin 200'e ulaştı ve onlara yöneltilen suçlamaların çoğu DEAŞ'a üye olmak, Özgür Ordu ile iletişim ve yabancı taraflarla ilişki kurmak idi.

Suriye devlet medyası, çoğu 18 yaşın altında olan gözaltından serbest bırakılan çocuklarla yapılan çok sayıda röportaj ve haberi yayınladı. Bu durum Suriyeliler arasında şok dalgası yarattı. Bir çocuk, amcasının kızını sevdiği için onu ihbar etmesi üzerine üç ay hapis yattığını, bir diğeri ise telefonunda Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın fotoğrafı bulunduğu için gözaltına alındığını söyledi. Serbest bırakılan çocuklar, Suriye Haber Kanalı'nda yayınlanan röportajlarda, yemek istedikleri için istismara, elektrik şoku işkencesine ve dayaklara maruz kaldıklarını vurguladılar.

dfgty7u

Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi'nin cezaevi idaresi, pazar günü, gözaltında bulunan çocukların şok edici görüntülerini haklı gösteren resmi bir açıklama yayınlayarak, Rakka'daki el Aktan cezaevinin bir kısmının çeşitli davalara karışan veya DEAŞ tarafından askere alınmış çocukları barındırmak için tahsis edildiğini, “Güvenlik nedenleriyle” yaklaşık üç ay önce çocuk cezaevinden buraya nakledildiklerini” belirtti.

Özerk Yönetim'in birçok cezaevi var ve Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) Müdürü Fadl Abdulgani Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bunların sayısının kesin olmadığını söyledi.

sdfrgt
Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) bağlı unsurlar, 23 Ocak 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka şehrinin dışındaki El-Aktan hapishanesinden çekilerek Kobani'ye doğru ilerledi (AFP)

Son askeri operasyonlar sırasında Suriye hükümeti, el-Haseke'deki el-Şeddadi hapishanesini ve Rakka'daki el-Aktan hapishanesini Suriye Demokratik Güçleri'nden (SDG) geri aldı. Suriye medya kaynakları, SDG'nin geçen yıl onlarca sivili DEAŞ üyesi oldukları suçlamasıyla, herhangi bir doğrulama yapmadan tutukladığını belgeledi.

SDG'nin en öne çıkan hapishaneleri arasında, Haseke'nin güney girişindeki Sanayi Lisesi hapishanesi (tahmini mahkum sayısı 8 bin), Haseke'nin Guveyran mahallesindeki merkez hapishane (erkek, kadın ve çocuklar için, tahmini tutuklu sayısı 10 bin), en kötü olarak kabul edilen Alaya hapishanesi ve Malikiye (Derik) hapishanesi bulunmaktadır.

Suriye İnsan Hakları Ağı'na göre, SDG'nin kurulduğu günden bu yana en az 3 bin 705 kişi zorla kaybedilmiş ve 122 kişi işkence sonucu öldürülmüştür.

rfgt

Medya haberlerine göre son iki gün içinde yüzlerce kişi kayıp oğullarını aramak için el-Aktan hapishanesinin çevresinde toplandı. Rakka vilayetinde yaşayan Hüseyin Halil, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, kardeşinin 10 yıldır kayıp olduğunu belirterek şunları söyledi: “Onu el-Şeddadi veya el-Aktan hapishanelerinde bulacağımıza dair büyük umutlarımız vardı, ancak onunla ilgili herhangi bir bilgi alamadık.” Halil, diğer hapishanelerde kardeşini bulmayı hala umduklarını dile getirdi.

Suriye'nin kuzey ve doğusundaki hapishaneler konusu, Suriye hükümeti ile SDG arasında devam eden müzakerelerde en hassas konulardan biri, çünkü Rakka, Haseke ve Deyrizor illerindeki DEAŞ tutuklularının akıbetiyle ilgili. Medya haberlerine göre, yabancıların da dahil olduğu tahmini 8 bin tutuklu var. ABD önderliğindeki koalisyon güçleri, bu mahkumları Irak'a nakletmeye başladı. Mevcut bilgilere göre, yaklaşık 1000 mahkum nakledildi. Ateşkes anlaşması, bu mahkumların Suriye'den Irak'a naklinin tamamlanması için uzatıldı.

rfgt

ABD'nin, geçen pazartesi günü örgütün tutuklularının el-Şeddadi hapishanesinden kaçmasının ardından tutukluları nakletmeye karar vermesi dikkat çekicidir. Suriye İçişleri Bakanlığı, 120 DEAŞ tutuklusunun kaçmasından SDG'yi sorumlu tutmaktadır. Öte yandan SDG, hapishanenin kontrolü dışında olduğunu ifade etti.

Suriye İnsan Hakları Ağı, dün yayınladığı raporunda, “Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolü altında bulunan eski gözaltı merkezlerindeki suç mahallerinin korunması” çağrısında bulundu. Raporda, “Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir dizi gözaltı merkezinin kontrolünün SDG'den Suriye hükümetine devredilmesinin (ciddi insan hakları ihlalleriyle ilgili kanıtların korunması ve bunların kaybolması veya tahrif edilmesinin önlenmesi açısından) acil bir sorun teşkil ettiği” belirtildi.