Ukrayna Dışişleri Bakanı: Almanya bize silah göndermeyi reddederek Putin’i cesaretlendiriyor

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba (Reuters)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba (Reuters)
TT

Ukrayna Dışişleri Bakanı: Almanya bize silah göndermeyi reddederek Putin’i cesaretlendiriyor

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba (Reuters)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba (Reuters)

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Almanya’nın Rusya ile yaşanan krizde Ukrayna’ya silah göndermeyeceğini duyurmasının ardından Almanya’yı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i ‘cesaretlendirmekle’ suçladı.
Rusya, Ukrayna sınırına on binlerce askerini yığıyor ve bu da Batılıları Moskova’nın Kiev’i işgal edeceği konusunda endişelendiriyor.
Bu kapsamda ABD, İngiltere ve Baltık ülkeleri, Ukrayna’ya uçaksavar ve tanksavar füzeleri de dahil olmak üzere silah gönderdiğini duyurdu.

Ancak Almanya Savunma Bakanı Christine Lambrechtsöz konusu kriz bağlamında Ukrayna’ya silah sevkiyatı yapılmayacağını açıkladı.
Lambrecht, “Gerginliği azaltmak için her şeyi yapmalıyız. Bu noktada şu anda silah teslimatı yardımcı olmaz” dedi.
Alman Bakan, Ukrayna’da 5.3 milyon euroya mal olan sahra hastanesinin ise Şubat ayında açılacağını bildirerek, Almanya’nın ağır yaralı Ukraynalı askerleri Alman ordusu hastanelerinde tedavi ettiğini belirtti.
Bunun üzerine Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Batı’nın Rusya’ya karşı birliği her zamankinden daha önemli. Alman ortaklar, bu tür söz ve eylemlerle birliği baltalamaya ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i Ukrayna’ya yeni bir saldırı başlatmak için cesaretlendirmeye son vermeli” ifadelerini kullandı.

Kuleba, Ukrayna’nın şu ana kadar sağladığı destek için Almanya’ya minnettar olduğunu belirtti ancak mevcut açıklamalarının hayal kırıklığı yarattığını ekledi.
Rusya, komşusuna yönelik herhangi bir saldırı düzenlemeyeceğini öne sürerek, gerilimi düşürmek için başta Ukrayna’nın NATO üyeliğinin kabul edilmemesi olmak üzere yazılı güvenlik garantileri istiyor.



Kremlin: İran'a yapılacak herhangi bir saldırı Ortadoğu'da "ciddi" istikrarsızlığa yol açacaktır

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
TT

Kremlin: İran'a yapılacak herhangi bir saldırı Ortadoğu'da "ciddi" istikrarsızlığa yol açacaktır

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov bugün yaptığı açıklamada, İran'a yönelik herhangi bir olası saldırının Ortadoğu'da “ciddi” istikrarsızlığa yol açacağı uyarısında bulundu.

RT televizyonunda yayınlanan açıklamaya göre Peskov, Moskova'nın “tüm tarafların itidalini korumalarını ve barışçıl bir çözüme odaklanmalarını beklediğini” söyledi.

Ukrayna ile savaşla ilgili olarak Peskov, Başkan Vladimir Putin'in gündeminde Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile herhangi bir görüşme bulunmadığını, ancak böyle bir görüşmenin “çok hızlı” olarak gerçekleşebileceğini ifade etti.

Trump geçen perşembe günü, “büyük bir güç”ün şu anda İran'a doğru ilerlediğini ve ABD'nin oradaki durumu yakından izlediğini söyledi.


Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
TT

Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Maine'deki bir havalimanından kalkan ve içinde sekiz kişi bulunan özel bir uçağın düştüğünü ve alev aldığını, ancak yolcuların durumlarının ve kimliklerinin henüz bilinmediğini açıkladı.

FAA, yaptığı açıklamada, çift motorlu Bombardier Challenger 600 uçak kazasının dün saat 19:45 civarında Bangor Uluslararası Havaalanında meydana geldiğini belirtti.

Ayrıntılar resmi olarak açıklanmadı, ancak konuyla ilgili bir hükümet yetkilisi Reuters'e, kazadan sonra büyük bir yangın çıktığını söyledi. Hükümet yetkilisi, uçağın Teksas'tan Maine'e uçtuğunu belirtti.

Federal Havacılık İdaresi kayıtlarına göre, uçak Nisan 2020'de hizmete girmişti.

FAA, Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu ile iş birliği içinde kazayı soruşturacağını duyurdu.


Minneapolis'teki olay, yeni bir hükümet kapanması olasılığını artırıyor

New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
TT

Minneapolis'teki olay, yeni bir hükümet kapanması olasılığını artırıyor

New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)

Minneapolis sokaklarında ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlileri tarafından ikinci bir Amerikan vatandaşının öldürülmesi, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki siyasi ve sosyal gerilimleri daha da artırdı.

Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer önderliğindeki Demokrat milletvekilleri, İç Güvenlik Bakanlığı ve ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) teşkilatının sistematik suistimallerini gerekçe göstererek, 2026 bütçe tasarısında bu kurumlara ayrılan fonları kesme tehdidinde bulundular. Milletvekilleri ayrıca, yargı denetimini güçlendirmek ve ICE'nin yetkilerini kısıtlamak da dahil olmak üzere önemli reformlar yaparak, 1,2 trilyon dolarlık hükümet fonlama tasarısının oylanması ve kısmi hükümet kapanmasının önlenmesi için ön koşullar oluşturdular.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, şiddetli bir kış fırtınasının ülkeyi yoğun kar yağışıyla felç etme tehdidi oluşturmasından saatler önce, birçok eyalette olağanüstü hal ilan etti.