Mısır, Omikron varyantına karşı önlem ve mesafe çağrısı yapıyor

Mısır genelinde, koronavirüse bağlı vakalar çarpıcı şekilde artıyor

Bir Mısırlı, koronavirüs aşı merkezinde aşı oluyor (Mısır Sağlık Bakanlığı)
Bir Mısırlı, koronavirüs aşı merkezinde aşı oluyor (Mısır Sağlık Bakanlığı)
TT

Mısır, Omikron varyantına karşı önlem ve mesafe çağrısı yapıyor

Bir Mısırlı, koronavirüs aşı merkezinde aşı oluyor (Mısır Sağlık Bakanlığı)
Bir Mısırlı, koronavirüs aşı merkezinde aşı oluyor (Mısır Sağlık Bakanlığı)

Mısır hükümeti, ülke genelinde yeni tip koronavirüse (Kovid-19) bağlı vakaların çarpıcı bir şekilde artışa geçmesiyle birlikte Omikron varyantı ile mücadele edebilmek için ihtiyati tedbirlere uymanın gerekli olduğunu vurguladı.
Mısır Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, 12-18 yaş arası çocuklar dahil olmak üzere tüm yaş grupları için mevcut olduğunu vurguladı.
Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, virüs ve varyant PCR testi pozitif çıkan bin 533 yeni vaka ve salgına bağlı 29 can kaybı kaydedildi. Bakanlık, Mısır’da dün akşam itibariyle kayıt altına alınan toplam vaka ayısı 406 bin 926’a yükseldiğini ve bunlardan 341 bin 59’unun iyileştiği, 22 bin 289’unun ise yaşamını yitirdiği bilgisini verdi.
Mısır Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüsam Abdulgaffar ise yaptığı açıklamada, dünyanın, kalabalığı azaltmanın, maske takmanın, sosyal mesafenin virüsün yayılmasını azaltmada etkili olduğunda müttefik olduğunu ve üniversitelerin sınavları bitirmek üzere olduğunu, okullar ve devlet dairelerinde ise katılımcı sayısını azaltmaktan bahsettiğimizi kabul ettiğini söyledi.
Ayrıca bakanlık tüm şehirlerde hazırlıklarını artırmaya, salgınla ilgili durumu düzenli olarak takip ettiğini ve herhangi bir yeni virüs veya bulaşıcı hastalığa karşı gerekli tüm önleyici tedbirleri aldığını, hazırlıkları artırdığını teyit etti.
Abdulgaffar ayrıca, Mısır'da ihtiyati tedbirlerin dünya ve araştırma komiteleri tarafından onaylanan bilimsel gelişmelere dayanarak güncellenmesi gerektiğini söyleyerek ülkeye gelen her Mısırlı olmayanın ülkede tanınan aşılardan tam aşı sertifikası almasının üzerinden 14 gün geçmesi gerektiğini ve aşının yapılmaması durumunda, Mısır’a giriş yapacakların en az 72 Saat önce Mısır Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanan tetkiklerden herhangi biri ile negatif sonuçlu PCR test raporu sunmalarının zorunlu olduğu bilgisini paylaştı.
Abdulgaffar açıklamasının devamında; “Daha önce, PCR testini tek olarak görüyorduk. Ancak şimdi negatif sonuç verdiklerinde ülkeye giriş yapmalarını sağlayan yeni onaylanmış testler var. Eğer kişi bir havalimanına geldiğinde yanında onaylı sertifikalı bir belge yoksa, kendisi havaalanında bu testlerden yaptırabilir. Sonuç pozitif çıktığında, otelde karantinaya girmesi gerekir” dedi.
Mısırlı yetkililer Cumartesi günü, koronavirüsle mücadeledeki gelişmelerle birlikte havaalanları, limanlar ve kara geçişlerinin karantina bölümlerinden geçerek Mısır topraklarına girmek için yeni gereksinimler ve kontroller uygulamaya başladı.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.