ABD Donanması, Umman Körfezi'nde ‘patlayıcı imalatında kullanılabilen gübre’ taşıyan balıkçı gemisine el koydu

Umman Körfezi'ndeki geminin 21 Ocak'ta Yemen Sahil Güvenlik Komutanlığına teslimi (ABD Donanması)
Umman Körfezi'ndeki geminin 21 Ocak'ta Yemen Sahil Güvenlik Komutanlığına teslimi (ABD Donanması)
TT

ABD Donanması, Umman Körfezi'nde ‘patlayıcı imalatında kullanılabilen gübre’ taşıyan balıkçı gemisine el koydu

Umman Körfezi'ndeki geminin 21 Ocak'ta Yemen Sahil Güvenlik Komutanlığına teslimi (ABD Donanması)
Umman Körfezi'ndeki geminin 21 Ocak'ta Yemen Sahil Güvenlik Komutanlığına teslimi (ABD Donanması)

ABD Donanması, Umman Körfezi'nde patlayıcı yapımında kullanılabilecek 40 ton gübre taşıyan bir balıkçı gemisine el koyduğunu duyurdu. Gemi, İran'ın Husilere silah kaçakçılığı yapmak için sıklıkla kullandığı bir rotada seyir etmekteydi. ABD geçen yıl da bu güzergahta kaçak silah taşıyan gemilere el koymuştu.  
Bahreyn merkezli ABD Beşinci Filosu'ndan yapılan açıklamada, USS Cole muhribi ve kıyı devriye gemilerinin, ‘’İran’dan yola çıkan ve Yemen’e doğru seyreden, bayrak taşımayan şüpheli bir gemiyi durdurduğu, yapılan aramada patlayıcı üretiminde de kullanıldığı bilinen tarımsal bir kimyasal bileşik olan 40 ton üre gübresinin ele geçirildiği ve gemiye el konulduğu’’ belirtildi. Açıklamada, aynı ‘balıkçı gemisinin’ geçen yıl şubat ayında Somali kıyılarında, binlerce AK-47 saldırı tüfeği, RPG ve diğer silahları taşırken durdurulduğu da kaydedildi.
Beşinci Filo komutanı Amiral Brad Cooper, yaptığı açıklamada, "Ortadoğu'da deniz güvenliğinin temelini oluşturan kurallara dayalı uluslararası düzeni bozan istikrarsızlaştırıcı faaliyetlere karşı karasularındaki varlığımızı ve teyakkuzumuzu artırdık" dedi.  
Husiler tarafından Abu Dabi'de gerçekleştirilen ve üç kişinin ölümüne neden olan insansız hava araçlarıyla yapılan saldırının ardından bölgede gerilim tırmanmış durumda. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon güçleri, son saldırıya yanıt olarak, Sana ve Hudeybiye dahil Yemen’in birçok bölgesinde Husilere yönelik operasyonlar düzenliyor. 
ABD Donanması geçen yıl mayıs ayında, Rus üretimi tanksavar füzeleri, binlerce Çin yapımı Type 56 saldırı tüfeği ve yüzlerce Rus PKM otomatik tüfek taşıyan bayraksız bir gemiye, Arap Denizi'ni geçerken el koymuştu. Yine geçen yıl, ABD Beşinci Filosu savaş gemileri, Husilere yasadışı yollarla silah taşıyan, İran'a ait, bandırası olmayan bir balıkçı gemisini durdurmuş, yapılan aramada 1400 adet AK-47 marka otomatik silah ele geçirilmişti. Husilere doğrudan veya dolaylı yollardan silah tedariki, satışı veya transferi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının ve ABD yaptırımlarının ihlali anlamına geliyor.  
 
İngiltere Kraliyet Donanması ‘uyuşturucu’ yüklü tekneye el koydu
İngiltere Kraliyet Donanması’ndan pazar günü yapılan açıklamada, ‘’15 Ocak’ta Umman Körfezi’nden geçen bir teknenin durdurulduğu, yapılan aramada piyasa değerinin 26 milyon dolar olduğu tahmin edilen yüksek miktarda uyuşturucu maddesine rastlandığı ve el konulduğu’’ belirtildi.
Açıklamada, HMS Montrose savaş gemisinin düzenlediği operasyonda, 663 kg eroin, 87 kg metamfetamin ve 291 kilo esrar maddesinin ele geçirildiği ifade edildi. Uyuşturucunun nerede üretildiği veya nihai varış noktasının neresi olduğuna dair bilgi verilmedi. Ancak son on yılda İran’da, ‘cam’ olarak bilinen ve kaçak yollarla ülkeye sokulan metamfetamin kullanımında büyük bir artış olduğu ifade ediliyor.  
ABD Donanması ve müttefik ülkeler, 2021 yılında Arap Körfezi’nde yaklaşık 200 milyon dolarlık uyuşturucu madde ele geçirdi. Bu miktar aynı bölgede son dört yılda ele geçirilen uyuşturucuların toplam değerinden daha fazla.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.