ABD, Rusya'ya karşı "eşi benzeri görülmemiş" yaptırım hamlesine hazırlanıyor

Amerikalı yetkililer, "Yaptırımlar sadece stratejik sektörleri mi hedef alacak, yoksa gündelik hayatı da vuracak mı?" sorusunu tartışıyor

Rusya, gerilimin tırmandığı Ukrayna sınırına tanklar, savaş gemileri ve yeni birlikleriyle sığınak yapmayı sürdürüyor (AP)
Rusya, gerilimin tırmandığı Ukrayna sınırına tanklar, savaş gemileri ve yeni birlikleriyle sığınak yapmayı sürdürüyor (AP)
TT

ABD, Rusya'ya karşı "eşi benzeri görülmemiş" yaptırım hamlesine hazırlanıyor

Rusya, gerilimin tırmandığı Ukrayna sınırına tanklar, savaş gemileri ve yeni birlikleriyle sığınak yapmayı sürdürüyor (AP)
Rusya, gerilimin tırmandığı Ukrayna sınırına tanklar, savaş gemileri ve yeni birlikleriyle sığınak yapmayı sürdürüyor (AP)

Ukrayna-Rusya sınırında askeri gerginlik sürerken Batılı devletler de Moskova'nın işgale yeltenmemesi için neler yapabileceklerini düşünmeye devam ediyor. 
ABD'nin saygın gazetelerinden Washington Post'a konuşan Amerikalı yetkililer, Biden yönetiminin Rusya'nın ithalatını vurmaya hazırlandığını söyledi. Habere göre Washington, Moskova'nın işgale girişmesi durumunda alınacak yeni kararlarla, yapay zeka ve sivil havacılık gibi stratejik alanlara darbe vurmayı düşünüyor. Bu plan genişletilirse, Rus vatandaşlarının akıllı telefon, tablet ve oyun konsolları gibi elektronik cihazlara erişimini de engelleyebilir. 

Huawei'ye yönelik yaptırımlar örnek oldu
ABD yönetimi daha önce bu tarz yaptırımları sadece bir kere, "ulusal güvenliğe tehdit" olarak nitelendirdiği Çinli teknoloji devi Huawei'ye karşı kullandı. Mayıs 2019'da ekonomik kara listeye alınan Huawei'nin Amerikan teknolojisine erişimini engellemeyi amaçlayan kısıtlamalardan şirket olumsuz etkilendi. 
Özellikle elektronik söz konusu olduğunda ABD'nin programlarının ya da tasarımlarının neredeyse olmazsa olmaz görüldüğü pek çok küçük parça var. Bunun sonucunda şirket yıllık kârını ilk kez 2021'de artıramadığı gibi, önceki seneye göre yüzde 30 düşüş yaşandı.
Bunu gören Amerikalı yetkililer, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in iddialı olduğu sivil havacılık, gemicilik ve yüksek teknoloji gibi alanlarda Huawei'ye yapılanı Rusya'ya yapmak istiyor. Bunun için Avrupalı ve Asyalı müttefiklerle birlikte hareket edilmesi planlanıyor. 
Tayvan, Güney Kore, ABD, Avrupa ve Japonya yeni elektronik cihazlar için gerekli gelişmiş yarıiletken üretiminde önde gelen ülkeler. Rusya'ysa tüketici elektroniği ve çip üretimi gibi konularda bu ülkelerle rekabet edemeyecek durumda.
Biden yönetiminden üst düzey bir yetkili, isminin açıklanmaması koşuluyla konuşurken "İthalati zapt ederek Rus ekonomisinin büyümesinde ana kaynak olabilecek bu sektörlerin kapasitesini düşürüp köreltebiliriz" dedi. 
Özellikle bankacılığı vuracak finansal yaptırımlarla birleşecek ithalat hamlelerinin kısa sürede etki etmesi bekleniyor. Amerikalı yetkililer Rusya'da enflasyonun artmasını, rublenin değer kaybetmesini ve endüstriyel üretimin düşmesini amaçladıklarını bildirdi.

İş dünyası, Çin ve Almanya tereddütü
Ancak bir ülkeye karşı böylesi bir adım hiç atılmadığı için hazırlık aşamasındaki, "eşi benzeri yok" diye nitelenen yaptırımların ne kadar uygulanabileceği soru işaretlerine neden oluyor.
Batılı iş çevreleri, Rusya'nın misilleme yapabileceğini ve orta vadede elektronik cihazlarda ABD imzalı parçalara alternatiflerin üretilebileceğini öngörerek hiç bu kadar cüretkar atılmamış bir adıma karşı çıkabilir. 
Moskova'nın kendi elektronik malzemelerini üretmek için çalışmalarını yoğunlaştıracağını tahmin eden uzmanlar, Çin'in de ABD yaptırımlarına karşı Rusya'ya yardımcı olabileceğini bildiriyor. 2020'de Rusya'nın ithal ettiği bilgisayar ve akıllı telefonların yüzde 70'ine yakını Çin'den geliyordu. "ABD mallarını kullanan Çinli üreticiler Rusya'ya satış yapmaya devam ederse, Washington ne kadar yaptırım uygulayabilir?" sorusu da gündemde. 
Diğer yandan Almanya'nın Rus enerjisine bel bağlaması ve Rusya'nın Batı Avrupa'daki en fazla ticaret yaptığı ülke olması, ABD'nin yaptırımlarının İran, Küba, Suriye, Kuzey Kore gibi ülkelerde işlediği gibi etki etmesine mani olabilir. 

Ukrayna'dan ayrılma talimatı verildi
Pazar günü ABD Dışişleri Bakanlığı, "Rusya'nın askeri eylem tehdidini" gerekçe göstererek Ukrayna'nın başkenti Kiev'deki diplomatik personel ve ailelerine ülkeden ayrılma talimatı vermişti. 
Diğer yandan Biden yönetimi, Baltık ülekeleri ve Polonya'ya asker ve mühimmat gönderme planlarını sürdürüyor. Yetkililer, bu konuda henüz nihai kararın alınmadığını vurgularken halihazırda bulunan 200 kişilik askeri eğitim personeli dışında Ukrayna'ya Amerikan askeri göndermeye dair herhangi bir planın olmadığını da ifade etti. 

Independent Türkçe, Washington Post, AA



Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran’a sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi. Pentagon ise İran’a yönelik haftalar sürebilecek bir operasyon için hazırlıklarını sürdürüyor; operasyonun güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da hedef alabileceği belirtiliyor.

Reuters’ın analizine göre, olası saldırı haberleri, Trump’ın danışmanlarının ekonomik kaygılara odaklanması için baskı yaptığı bir döneme denk geliyor. Bu durum, bu yıl yapılacak ara seçimler öncesinde herhangi bir askeri tırmanışın siyasi risklerini öne çıkarıyor.

Trump, Ortadoğu’daki Amerikan birliklerinin yoğun şekilde takviye edilmesini ve İran’a olası bir hava saldırısına hazırlanılmasını emretti; operasyonun haftalar sürebileceği belirtilse de detay verilmedi.

Uzmanlar, Trump’ın İran’a odaklanmasını, ikinci döneminin ilk 13 ayında dış politikanın -özellikle askeri gücün geniş kullanımının- iç politika konularının önüne geçtiğinin en somut göstergesi olarak değerlendiriyor. Bu dönemde ABD halkının çoğunluğunun önceliği olan yaşam maliyeti gibi iç meseleler büyük ölçüde gölgede kaldı.

Trump’ın danışmanları, seçim öncesinde ekonomiye odaklanılması çağrısında bulundu

Beyaz Saray’dan üst düzey bir yetkili, Trump’ın agresif söylemine rağmen yönetim içinde İran’a saldırı konusunda henüz ‘destek’ bulunmadığını açıkladı. Kimliği açıklanmayan yetkili, Trump’ın danışmanlarının, kararsız seçmenlere ‘karışık mesajlar’ vermekten kaçınmanın ve ekonomiye öncelik vermenin önemini de fark ettiklerini belirtti.

Beyaz Saray danışmanları ve Cumhuriyetçi Parti kampanya yetkilileri, Trump’ın ekonomik konulara odaklanmasını istiyor. Geçen hafta bazı kabine üyeleriyle yapılan özel bir brifingde de bu konunun kampanyanın en önemli meselesi olduğu vurgulandı; toplantıya Trump katılmadı, ancak kaynak toplantıya katılanlardan biri olarak bilgi verdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre başka bir Beyaz Saray yetkilisi yaptığı açıklamada, Trump’ın dış politika gündeminin ‘doğrudan Amerikan halkı için kazançlar’ sağladığını söyledi. Yetkili, “Başkanın tüm adımları (ister dünyayı daha güvenli hale getirmek, ister ülkemiz için ekonomik kazanımlar sağlamak olsun) ABD’yi önceliklendiriyor” dedi.

Kasım ayında yapılacak seçimler, Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’nin her iki kanadındaki kontrolünü koruyup koruyamayacağını belirleyecek. Demokratların bir veya her iki meclisi kazanması, Trump için kalan başkanlık döneminde ciddi bir siyasi engel oluşturabilir.

Cumhuriyetçi stratejist Rob Godfrey, İran ile uzun süreli bir çatışmanın Trump ve Cumhuriyetçiler için büyük bir siyasi tehdit oluşturacağını söyledi. Godfrey, “Başkan, üç kez art arda Cumhuriyetçi Parti’den aday olmasını sağlayan siyasi tabanı göz önünde bulundurmalı; bu taban dış politikaya şüpheyle bakıyor ve dış çatışmalara karışılmasına karşı; çünkü ‘sonsuz savaşları bitirme’ vaat edilmiş açık bir seçim taahhüdüydü” dedi.

Cumhuriyetçiler, seçim kampanyasında geçen yıl Kongre tarafından onaylanan vergi indirimleri ile konut maliyetlerini ve reçeteli bazı ilaçları düşürmeye yönelik programları öne çıkarmayı planlıyor.

Venezuela’dan daha güçlü bir düşman

Bazı muhalif seslere rağmen, Trump’ın izoleci yaklaşımını savunan MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) hareketinin destekçileri, geçen ay Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu görevden alan ani müdahaleyi destekledi. Ancak ABD, İran ile bir savaşa girerse Trump daha güçlü bir direnişle karşılaşabilir.

Trump, İran’ın nükleer programıyla ilgili bir anlaşmaya varılmaması durumunda ülkeyi bombalamakla defalarca tehdit etti. Dün de uyarısını tekrarlayarak, “Onlar için adil bir anlaşma yapmaları en iyisi” dedi.

İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)

ABD, geçtiğimiz haziran ayında İran’daki nükleer tesisleri hedef aldı ve Tahran’ı, tekrar bir saldırıya uğraması durumunda sert bir yanıt vermekle tehdit etti.

Trump destekçileri ‘kararlı ve sınırlı önlemleri’ destekliyor

Trump, 2024 yılında ikinci başkanlık dönemini kazanırken büyük ölçüde ‘Önce Amerika’ yaklaşımına dayandı; bu yaklaşım yüksek enflasyonu düşürme ve maliyetli dış çatışmalardan kaçınma taahhütlerini içeriyordu. Ancak anketler, yüksek fiyatları düşürme konusunda Amerikan halkını ikna etmekte zorlandığını gösteriyor.

Buna karşın Cumhuriyetçi stratejist Lauren Kole, Trump’ın destekçilerinin, eylem belirleyici ve sınırlı olduğu takdirde İran’a karşı askeri adımları destekleyebileceğini söyledi. Kole, “Beyaz Saray, atılacak her adımı Amerikan güvenliği ve iç ekonomik istikrarla açık şekilde ilişkilendirmeli” dedi.

Ancak anketler, halkın başka bir dış savaşa girme konusunda isteksiz olduğunu gösteriyor. Trump’ın seçmenlerin ekonomik kaygılarını tamamen çözme vaadini yerine getirmedeki zorlukları göz önüne alındığında, İran ile olası bir tırmanış, başkan için ciddi riskler taşıyor. Trump, Reuters ile yaptığı son röportajda, partisinin ara seçimlerde zorluklarla karşılaşabileceğini kabul etmişti.

Savaşın çeşitli nedenleri

Tarih boyunca dış politika nadiren ara seçimlerde seçmenler için belirleyici bir konu olmuştur. Ancak Trump, Ortadoğu’ya iki uçak gemisi, savaş gemileri ve savaş uçaklarını içeren büyük bir güç sevk edince, İran önemli tavizler vermediği sürece askeri bir harekât gerçekleştirmekten başka seçeneği kalmamış olabilir. Aksi takdirde uluslararası alanda zayıf görünme riskiyle karşı karşıya.

Trump’ın olası bir saldırı için sunduğu gerekçeler ise belirsiz ve çeşitli. Ocak ayında, İran hükümetinin ülke genelindeki halk protestolarını bastırma kampanyasına yanıt olarak saldırı tehdidinde bulundu, ancak daha sonra geri adım attı.

"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Son dönemde ise askeri tehditlerini İran’ın nükleer programını sona erdirme talepleriyle ilişkilendirdi ve ‘rejim değişikliği’ fikrini gündeme getirdi. Ancak kendisi ve yardımcıları, hava saldırılarının bunu nasıl gerçekleştireceğini açıklamadı.

Beyaz Saray’daki ikinci yetkili, Trump’ın ‘her zaman diplomasiyi tercih ettiğinin ve İran’ın geç olmadan anlaşmaya varması gerektiğinin’ açık olduğunu söyledi. Yetkili, başkanın ayrıca İran’ın ‘nükleer silaha sahip olamayacağını, üretim kapasitesi bulunamayacağını ve uranyum zenginleştiremeyeceğini’ vurguladığını bildirdi.

Birçok gözlemci, Trump’ın bu belirsizliğini, Başkan George W. Bush’ın 2003’te Irak’ı işgal etme gerekçesiyle ortaya koyduğu net hedeflerle karşılaştırıyor.

Bush, ülkenin kitle imha silahlarını yok etmeyi amaçladığını açıkça belirtmişti; ancak bu hedeflerin daha sonra yanlış istihbarat ve asılsız iddialara dayandığı ortaya çıkmıştı.

Godfrey, ara seçimlerde belirleyici rol oynayan bağımsız seçmenlerin, Trump’ın İran ile nasıl başa çıktığını yakından izleyeceğini söyledi. Godfrey, “Seçmenler ve başkanın tabanı, Trump’ın argümanlarını sunmasını bekleyecek” dedi.


Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
TT

Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, son aylarda yaşanan benzer olayların sonuncusu olarak, Doğu Pasifik'te bir tekneyi bombaladığını ve üç mürettebatın öldüğünü açıkladı.

Trump yönetimi, bölgede uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle imha edilen gemilerin başarısını övüyor. ABD ordusu, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, teknenin "uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını" belirtti.


Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
TT

Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)

Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez, devlet televizyonunda dün yayınlanan konuşmasında, "daha demokratik, daha adil ve daha özgür bir Venezuela" inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Rodriguez, yüzlerce siyasi mahkumu serbest bırakacak tarihi af yasasının kabul edilmesinden bir gün sonra, dün yaptığı açıklamada, "Bugün daha demokratik, daha adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz ve bu herkesin çabasıyla yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.