Suriye rejimi, SDG’nin hapishane ile ilgili açıklamalarını sorguluyor

Sanayi Hapishanesi geçtiğimiz günlerde silahlı bir grup tarafından saldırı düzenlenmesinin ardından Haseke vilayetinde yerinden edilen vatandaşlar (EPA)
Sanayi Hapishanesi geçtiğimiz günlerde silahlı bir grup tarafından saldırı düzenlenmesinin ardından Haseke vilayetinde yerinden edilen vatandaşlar (EPA)
TT

Suriye rejimi, SDG’nin hapishane ile ilgili açıklamalarını sorguluyor

Sanayi Hapishanesi geçtiğimiz günlerde silahlı bir grup tarafından saldırı düzenlenmesinin ardından Haseke vilayetinde yerinden edilen vatandaşlar (EPA)
Sanayi Hapishanesi geçtiğimiz günlerde silahlı bir grup tarafından saldırı düzenlenmesinin ardından Haseke vilayetinde yerinden edilen vatandaşlar (EPA)

Suriye'nin kuzeydoğusunda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kontrolü altındaki Haseke ilinde terör örgütü DEAŞ'a mensup yabancı uyruklu terörist savaşçıların tutulduğu Guveyran Mahallesi'ndeki Sanayi Hapishanesine geçtiğimiz günlerde silahlı bir grup tarafından saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıda 25 DEAŞ üyesi firar etmişti. Suriye rejimine bağlı Haseke Valisi, Sanayi Hapishanesi’ndeki gerginliğin nedenlerini sorguladı. Olaydan koalisyon güçlerini ve SDG’yi sorumlu tuttu.
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kentinin Valisi Tümgeneral Gassan Halil, “Bu saldırıların, Amerikan üssüne yakın bölgelerin nüfusunu boşaltmak için planlanan Amerikan senaryoları olması muhtemeldir” dedi.
El-Vatan gazetesine konuşan Halil, konuya ilişkin şunları söyledi: “Çatışmaların ilk gününde bin aile SDG kontrolündeki bölgelerden rejim bölgelerine göç etti. İkinci gün iki binden fazla aile yerinden edildi. İki bin aile rejimin kontrol bölgeleri dışındaki mahallelerde akrabalarının yanına yerleştiler. SDG'nin halka En-Neşve, Guveyran ve Ez-Zuhur mahallelerindeki evlerini terk etmelerini bildirmesinin ardından Cuma sabahından bu yana Sanayi Hapishanesi’ni çevreleyen alanda yerinden edilen insanların sayısı çarpıcı bir şekilde arttı.”
Olanları “sistematik bir yerinden edilme süreci” olarak tanımlayan Haseke Valisi, “Sanayi Hapishanesi'nde yaklaşık 5 bin tutuklu bulunuyor. Bu tutuklular arasında DEAŞ'in en tehlikeli suçluları yer alıyor ve bunların çoğu Suriye uyruklu olmayan örgüt üyeleri. SDG'nin çatışmaların patlak vermesinin nedenlerine ilişkin açıklamaları şüpheli. Perşembe günü saldırganlar iki araç ile bölgeye girdi; biri hapishane alanına yakın olan (Sadkob) girişinde patlatıldı. Bu, birkaç yakıt deposunun tutuşmasına ve bir dizi patlamanın meydana gelmesine neden oldu. Bu sırada cezaevi girişine bomba yerleştirilmiş motosikletle bir başka saldırgan girdi. Patlama sonucunda, ölümler ve yaralanmalar kaydedildi” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Haseke Valisi Halil sözlerini şöyle sürdürdü: “Onlarca DEAŞ üyesi hapishaneden kaçarak Ez-Zuhur, En-Neşve ve Guveyran mahallelerini çevreleyen binalara yayıldılar. Siviller canlı kalkan olarak kullanıldı ve kasten cinayetler işlendi. DEAŞ’lı teröristler bu bölgelerin kontrolünü ele geçirdiler. Hapishaneden kaçan DEAŞ'lıların sayısı bilinmiyor. SDG, bölgeyi kordon altına almak için takviye kuvvetler getirdi. ABD’ye ait savaş uçakları, helikopterler ve insansız hava araçları DEAŞ'in varlığı bahanesiyle kasıtlı olarak sivil binaları bombaladı ve birçok devlet binası ve kurumunu tahrip etti.”
En tehlikeli DEAŞ suçlularına ev sahipliği yapan Sanayi Hapishanesi’nin güvenliğini kontrol etmede “SDG'nin uyguladığı politikayı” sorgulayan Halil, “Hapishane içindeki DEAŞ'lılar ile bombalamayı gerçekleştiren saldırganlar arasında nasıl iletişim kuruldu ve cezaevi dışarıdan saldırıya nasıl uğradı? Bundan sonraki süreçte olayların gidişatı yaşananları gerçek bir şekilde ortaya çıkaracak. Tüm olasılıklar mümkün” dedi.
Rejim yetkililerinin Haseke'deki kontrol bölgelerinde DEAŞ unsurlarının içeri sızmasını önlemek için "yeterli önlemler" aldığını kaydeden Halil, “Bu, geçitlerde denetimlerin sıkılaştırılması, şehir merkezindeki korumaların güçlendirilmesi ve teröristlerin kadın kıyafetleriyle sızma endişesine karşı özel tedbirler alınarak yapıldı. Özellikle Sanayi Hapishanesi halen SDG’nin kontrolü dışında olduğu için işlerin nereye varacağı henüz bilinmiyor. Her şey mümkün ve biz hazırız” dedi.
DEAŞ'ın Amak haber ajansı, 800 mahkumun cezaevinden kaçtığını ve silah depolarının kontrolünün sağlanmasından sonra mahkumların üç eksene dağıtıldığını, üç eksenin de Haseke şehrinde hapishane, çevresi ve mahallelerinin içinde olduğunu duyurdu.
Ajans ayrıca, son iki gün içinde "SDG" ile çıkan çatışmalarda öldürülenlerin sayısının, cezaevi müdürü ve bir dizi parti lideri de dahil olmak üzere 200 olduğunu açıkladı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin (SOHR) rakamlarına göre, DEAŞ'ın Perşembe akşamı Sanayi Hapishanesi’ne yönelik düzenlediği saldırının başlamasından bu yana, çatışmalarda düne kadar aralarında sivillerin de bulunduğu 120'den fazla kişi hayatını kaybetti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.