Kuveyt Dışişleri Bakanı, Körfez ülkelerinin mesajını Lübnanlı yetkililere iletti

Kuveyt Dışişleri Bakanı Ahmed Nasır el-Muhammed es-Sabah
Kuveyt Dışişleri Bakanı Ahmed Nasır el-Muhammed es-Sabah
TT

Kuveyt Dışişleri Bakanı, Körfez ülkelerinin mesajını Lübnanlı yetkililere iletti

Kuveyt Dışişleri Bakanı Ahmed Nasır el-Muhammed es-Sabah
Kuveyt Dışişleri Bakanı Ahmed Nasır el-Muhammed es-Sabah

Kuveyt Dışişleri Bakanı Ahmed Nasır el-Muhammed es-Sabah, Lübnan ile güveni yeniden inşa etmek üzere Beyrut’taki yetkililere ‘Körfez, Arap ve uluslararası bir mesaj’ taşıdığını açıkladı. Mesajdaki fikir ve önerilerin, uluslararası meşruiyet ve Arap Birliği kararları çerçevesinde alındığını belirten Bakan, Lübnan’ın iç işlerine karışma yönünde herhangi bir eğilimin bulunmadığını vurguladı.
Kuveyt Dışişleri Bakanı, geçen cumartesi günü Lübnan Başbakanı Necib Mikati ile bir araya gelmesinin ardından, Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, İçişleri Bakanı Bessam Mevlevi ve Dışişleri Bakanı Abdullah Buhabib ile de görüşmelerde bulundu.
Muhammed es-Sabah, Avn ile görüşmesi sonrasında Lübnan ziyaretinin ana sebebini Cumhurbaşkanına ilettiğini, Lübnan ile güveni tazelemek amacıyla ‘Kuveyt, Körfez, Arap ve uluslararası çerçevede bir mesaj taşıdığını söyledi. Bakan, “Tüm bu fikirler ve öneriler, uluslararası meşruiyet kararları ve Arap Birliği’nin önceki diğer kararları temelinde türetilmiştir” diyerek, Cumhurbaşkanı Avn’ın bunu inceleme sürecinde olduğunu ve bu önerilere yakın bir zamanda yanıt almayı beklediklerini söyledi.

“Lübnan’ın iç işlerine karışma yönünde herhangi bir eğilim asla yoktur”
Lübnan hakkında önlem alan Körfez ülkelerinin, 23 Ocak’ta Lübnan’ın ‘sözlü ya da fiili saldırganlık’ için bir platform olmayacağını ifade etmesinden sonra, söylenenleri takip edip etmeyeceklerine ilişkin bir soruya ise Bakan “Lübnan’ın 73 yılı aşkın süredir olduğu gibi dünyada ve Maşrik’te parlayan bir unsur, bir ikon ve seçkin bir sembol olmasını istiyoruz. Bu bizim bildiğimiz Lübnan’dır, bu kardeş ülkeye ve bu güzel insanlara karşı duyarlılık oluşturmak için bir platform veya başka bir mekân değildir” yanıtını verdi. Muhammed es-Sabah, “Lübnan’ın iç işlerine karışma yönünde herhangi bir eğilim asla yoktur. Bunlar, güven tazeleme önlemleri olarak fikir ve önerilerdir. Bunların herkesin yararına olacak şekilde ele alınacağını umuyoruz” dedi.
Kuveyt’in Taif Anlaşması’nın uygulanması başlığı altında Lübnan’da yeni bir diyaloğa öncülük etmeye hazır olup olmadığı sorusuna ise Muhammed es-Sabah, “Kısacası Lübnan’ın iç işlerine karışmıyoruz. Sorunun kıvrımlarında bir cevap var. Bu cevap ise Taif Anlaşması da dahil olmak üzere sadece önceden üzerinde anlaşmaya varılanların uygulanmasıyla ilgili. Henüz yerine getirilmeyen taahhütler varsa da inşallah, bunların somut uygulamasıyla herkesin hedefine ulaşacağız” yanıtını verdi.
Kuveytli Bakan, açık bir siyasi bölünme ortasında Lübnan’ın 1559 sayılı kararı ne ölçüde uygulayabileceği sorusuna yanıt olarak ise “Bu, Kuveyt’e değil, Lübnanlıların kendisine kalmış bir mesele. Ancak tüm uluslararası meşruiyet kararları dünyadaki tüm ülkeler açısından bağlayıcıdır. İnşallah Lübnan ve bu kararla ilgilenen herkes, uluslararası meşruiyet kararlarıyla uyumlu bir duruma ulaşacaktır” ifadelerini kullandı. Girişim hakkında ayrıntı vermeyen Kuveytli Bakan, “Bu noktalar, Lübnanlı yetkililere bırakılmıştır ve bunları medyada tartışmak isteyip istemeyeceklerine kendileri karar vermektedir. Ancak onlardan cevap bekliyoruz” dedi.

Kuveyt, Lübnan’la  diplomatik ilişkilerini kesmedi
Başbakan Mikati’ye Kuveyt’i ziyaret etmesi için yapılan resmi davetin hangi aşamada  olduğunu ve diplomatik ilişkilerin kesilmesi ortasında Lübnan Dışişleri Bakanı’nın Kuveyt ziyaretine yönelik soruya Kuveytli Bakan şu yanıtı verdi: “Öncelikle Kuveyt ile diplomatik ilişkiler kesilmedi. Büyükelçi istişarelere çağrıldı. İkinci olarak Lübnan Dışişleri Bakanı’nın Kuveyt’e daveti, şu anda Arap devletleri Dışişleri Bakanları Konseyi’ne başkanlık ettiği göz önüne alındığında, bu ayın sonunda Kuveyt’te yapılacak bir Arap istişare toplantısı aracılığıyla gelişti. Yaklaşık 50 bin Lübnanlıya ev sahipliği yapıyoruz. Onların gelişimsel rollerinden memnunuz. Ayrıca her düzeyden Lübnanlıyı Kuveyt’i ziyaret etmeye çağırıyoruz.”

Lübnan ile Körfez ülkeleri arasındaki ilişkiler
Cumhurbaşkanı Avn, Bakan Sabah’a Lübnan’ın ile Arap ülkeleri arasındaki iyi ilişkileri koruma konusundaki kararlılığına dayalı olarak, Lübnan ile Körfez ülkeleri arasındaki normal ilişkileri yeniden kuracak her türlü Arap hareketini memnuniyetle karşıladığını bildirdi. Lübnan ve Kuveyt arasındaki seçkin ilişkileri yansıtan girişim karşısında teşekkürlerini ileten Avn, bu girişimin, özellikle de Lübnan ve Körfez ülkeleri arasında güven tazeleme amacıyla Körfez, Arap ve uluslararası desteğe sahip olduğunu ifade etti.
Aynı şekilde Lübnan’ın Taif Anlaşması’nı ve ilgili uluslararası meşruiyet ve Arap kararlarını uygulama taahhüdünü de dile getiren Avn, Sabah’ın teslim ettiği mesajda yer alan fikirlerin, uygun pozisyonun ilan edilmesi için istişarelerin konusu olacağına dikkat çekti.
Berri ile görüşmesi sonrasında ise Sabah, “Lübnan, bölgesel ve uluslararası çevresi arasında güven tazelemek için önlemler ortaya koyulan Lübnan ziyaretim temelinde, Kuveyt ve Lübnan arasındaki ikili ilişkiler konusunu ve bölgesel ve uluslararası düzeyde yaşadığımız zorlukları ele aldık” dedi.

Ziyaret üç mesajın dışına çıkmıyor
Ziyaretinin seçim hazırlıklarıyla çakışmasına ve eski Başbakan Saad Hariri’nin seçimlere katılma konusundaki isteksizliğine ilişkin bir soruya yanıt olarak Kuveytli Bakan, “İlk olarak Lübnan’ın iç işlerine herhangi bir müdahale yok. Körfez ülkeleri, Lübnan’ın içişlerine müdahale etmiyor. İkinci olarak ise ziyaret, 23 Ocak’ta ilettiğim üç mesajın dışına çıkmıyor. İlk mesaj, kardeş Lübnan halkına yönelik sempati, dayanışma, sinerji ve sevgidir. İkinci nokta, Lübnan’ın herhangi bir sözlü veya fiili saldırı için bir platform olmaması ile ilgilidir. Üçüncü nokta, herkesin Lübnan’ın istikrarlı, güvenli ve güçlü olması arzusu taşıyor olmasıdır. Lübnan’ın gücü, uluslararası meşruiyet kararları ve bu alandaki Arap kararları uygulanarak bu meselenin gerçekleşmesi şartıyla, tüm Arapların gücüdür” diyerek, Meclis Başkanı Berri’ye de Hizbullah için bir mesaj taşıdığı söylentisini yalanladı.

Kuveytli Bakan, İçişleri Bakanı’la uyuşturucu  mücadeleyi görüştü
İçişleri Bakanı Bessam el-Mevlevi ile görüşmesi sonrasında ise Kuveytli Bakan, Lübnan’ın herhangi bir tarafça herhangi bir sözlü veya fiili saldırı için istismar edilmemesi gerektiğini vurguladı. Ahmed Nasır el-Muhammed es-Sabah, uyuşturucu belasını Lübnan’dan dışarı çıkarmayı ele aldıklarını ve devlet içerisindeki tüm geçişlerin yetkililerin elinde olması gerektiğini görüştüklerini vurguladı. Kuveyt’e yönelik bir sevkiyatın önüne geçtiği için İçişleri Bakanına teşekkürlerini ileten Bakan, ‘bu sevkiyatların Kuveyt’e ve bölgeye geçmemesini sağlayacak mekanizmalar kurma, bu fikirleri incelemeye sunma ve uyuşturucu belasını önlemek için daha etkili olacak bir mekanizmayı devreye sokma’ umudunu dile getirdi. Kuveytli Bakan ayrıca, “Bu yolla, devletin Lübnan’daki nüfuzunun daha da artacağını umuyoruz” diyerek, Bakan Mevlevi’nin son dört ayda güvenlik alanlarında ve çözüm bulma hususunda ortaya koydukları çalışmalara da övgüde bulundu. Berri’nin Hizbullah silahları hakkında soruşturma yapılıp yapılmayacağı sorusu tekrarlandığında ise Muhammed es-Sabah, “Tüm fikirler, esas olarak Lübnan taraflarınca ilan edilen durumlardan ve Birleşmiş Milletler’e (BM) üye devletler ve Arap kararları başta olmak üzere, herkes açısından bağlayıcı olan diğer noktalardan doğmuştur. Bu kararların uygulanmaması, kimse için istemediğimiz prosedürleri de beraberinde getiriyor” şeklinde konuştu.
Mevlevi ise misafiriyle birlikte, ‘sınır kontrolü, uyuşturucu şebekelerinin tespit edilip kontrol altına alınması ve kaçakçılığın önlenmesi’ başta olmak üzere ortaya koyulan önlemleri ele aldıklarını söyledi. Lübnanlı Bakan, “Lübnan yasalarının uygulandığını belirttim. Aynı şekilde yalnızca Arap ülkelerinin başına gelebilecek herhangi bir kötülük veya zararı önleyebilmek adına, bu yasaların uygulanmasının Lübnan çıkarına olduğunu söyledim. Bu, bizim görevimizdir. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerindeki kardeşlerimizin arzu ettiği şey de budur. Ayrıca bize her zaman yardım ettikleri gibi, devleti inşa etmemize de yardım edeceklerdir” açıklamasında bulundu.



Fransa’nın Lübnan'daki arabuluculuk çabalarında ortaya çıkan belgede hangi önemli maddeler yer alıyor?

İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
TT

Fransa’nın Lübnan'daki arabuluculuk çabalarında ortaya çıkan belgede hangi önemli maddeler yer alıyor?

İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)

İsrail, Lübnan ile ateşkes sağlamaya yönelik arabuluculuk çabalarına karşı, dört eksende eş zamanlı kara saldırıları düzenleyerek saldırı alanını genişletiyor ve işgale karşı direnen savunma güçlerini dağıtmaya ve herhangi bir görüşme öncesinde Lübnan'a ateş gücüyle baskı uygulamaya çalışıyor.

İsrail'in Lübnan sınırına takviye birlikleri göndermesi üzerine, İsrail ordusu Hıyam ve Taybe eksenlerine yönelik saldırılarını yeniledi ve Bint Cibeyl şehri civarındaki Marun er-Ras ve Aytarun eksenindeki hareketlerine devam ederken, batı kesiminde Naqura kasabasına doğru yeni bir eksen açtı.

Bu saldırı, Lübnan'ın iç kesimlerindeki onlarca kasabayı hedef alan yoğun hava ve topçu bombardımanıyla birlikte gerçekleşti ve saldırılardan biri sivil savunma merkezini vurdu.

 Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot’un Tel Aviv ziyareti, İsrail’in Fransız arabuluculuğuna karşı herhangi bir taviz vermesiyle sonuçlanmasa da Şarku’l Avsat, üç aşamadan bahseden ve Lübnan’ın İsrail’i tanıdığını açıkça belirtmeyen Fransız belgesinin içeriğini elde etti. İlk madde, “Lübnan Devleti'nin İsrail'in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü saygı gösterme taahhüdünü” teyit ederken, ikinci madde ise “Lübnan'ın İsrail ile kapsamlı ve kalıcı bir saldırmazlık anlaşması imzalamaya hazır olduğunu” belirtmektedir. Ancak en önemli paragraf, “kapsamlı ve kalıcı bir saldırmazlık anlaşmasının imzalanmasını, böylece Lübnan ve İsrail’in aralarındaki savaş durumunun sona erdiğini ilan etmelerini ve birbirlerine karşı herhangi bir güç kullanmaktan kaçınmayı taahhüt etmelerini” öngörüyor.


İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
TT

İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)

Lübnan resmi medyasına göre İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki bir kasabada bir evi hedef alan hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi de yaralandı.

Ulusal Haber Ajansının haberine göre “İsrail savaş uçakları, Bint Cubey bölgesindeki Ganduziye kasabasında bir eve şafak vakti şiddetli bir saldırı düzenledi; bir kişi öldü, iki kişi yaralandı.Yaralılar enkaz altından çıkarıldı» dedi.

İsrail ordusu, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güney banliyölerindeki birkaç mahalle sakinlerine tahliye uyarısı verdikten sonra, bu sabah “Hizbullah”ın Beyrut'taki hedeflerine bir dizi hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Ordu kısa açıklamasında, güçlerinin "şu anda Beyrut'ta Hizbullah terör örgütüne ait hedeflere saldırdığını" belirtti. İsrail askeri sözcüsü daha önce, Hizbullah'ın kalesi olan güney banliyölerinde yaşayanları hava saldırıları başlamadan önce evlerini boşaltmaları konusunda uyarmıştı.


NATO Bağdat'tan "geçici olarak" ayrılıyor...

Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)
Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)
TT

NATO Bağdat'tan "geçici olarak" ayrılıyor...

Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)
Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)

NATO, bölgesel gerilimlerin artmasıyla birlikte bazı güçlerini geçici olarak geri çekme kararına paralel olarak, Irak'taki misyon duruşunu "belirlemek" için çalıştığını duyurdu.

NATO sözcüsü Alison Hart dün yaptığı açıklamada, ittifakın "Irak'taki duruşunu ayarladığını... ve müttefiklerle yakın koordinasyon içinde çalıştığını" teyit ederek, "NATO personelinin güvenliği ve emniyetinin son derece önemli olduğunu" vurguladı.

Aynı bağlamda, Polonya Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz, "operasyonel koşulları ve potansiyel tehditleri analiz ettikten sonra" ülkesinin güçlerinin Irak'tan çekileceğini duyurdu.

Bu gelişmeler, Bağdat'ta hükümet mesajları, yargı uyarıları ve "kesin" Amerikan tehditleri yoluyla grupların saldırılarını durdurmaya yönelik yoğun siyasi baskıyla eş zamanlı olarak geldi.

Kaynaklar, sahada nispeten sakin bir ortamda, «Hizbullah Tugayları»nın beş günlük ateşkes ilan etmesiyle birlikte gerilimi azaltmaya yönelik ilk mutabakatlardan bahsetti. Ancak Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar, Amerikan tarafının şu ana kadar buna net bir yanıt vermediğini ifade etti. Bu da “Haşdi Şabi”ye ait karargahları hedef alan hava saldırılarının devam etmesiyle birlikte, ateşkesi kırılgan ve çökmeye açık bir durumda bırakıyor.