Mısır Cumhurbaşkanı Sisi: Terörle mücadelede "büyük başarı" sağlandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Yüksek Polis Konseyi üyeleriyle yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Yüksek Polis Konseyi üyeleriyle yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi: Terörle mücadelede "büyük başarı" sağlandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Yüksek Polis Konseyi üyeleriyle yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Yüksek Polis Konseyi üyeleriyle yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, terörle mücadelede ülkesinin “büyük bir başarı” kaydettiğini söyledi. Devletin nihai amacının kendi varlığını ve güvenliği sağlamanın yanı sıra vatandaşlarının da güvenliğini sağlamak olduğunu vurgulayan Mısır Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanlığı'nın Polis Günü'nün 70’ncı yıldönümü vesilesiyle yaptığı konuşmada, şehit polisleri andı ve şehit ailelerini selamladı.
Sisi, “Vatana kazandırdıklarını unutmayacağız. 100 milyonluk bir ülkede bizlerin huzur, güvenlik ve ilerlemesi için canlarını feda eden şehitlere Allah’tan rahmet diliyoruz. Polislerin vatanı koruma ve terörle mücadele konusunda yaptıkları, Mısır topraklarının kahramanlarının asla bitmeyeceğinin göstergesidir. Polislerin ülkenin güvenlik ve istikrarını korumak ve terörle mücadele konusunda yaptıkları, ülkenin kaynaklarının tükenmez olduğunun en iyi kanıtıdır. Ülkenin iyi toprakları her zaman iyiliklerle dolup taşar ve bu millete ait olmanın değerini çok iyi bilen adamlar doğurur. Polisler bu ülkeye ait olmanın değerini çok iyi biliyorlar” dedi.
Polislerin vatanı tüm kötülüklerden korumak için oynadıkları ulusal rollere yönelik övgüde bulunan Sisi, “Mısır'ın halkı için ortaya koydukları kahramanlıkları ve fedakarlıkları için hepsine selam olsun. Şehitlerin ruhları şad olsun. Yerde kalmak yerine gökte sonsuzluğu seçen o nurlu mumlar ve acı çeken ve evlatlarının ayrılıklarına katlanan aileler, Mısır’ı başı dik tutmak gibi en büyük amaca sahipler. Önümüze çıkan sıkıntı ve krizlerle yüzleşirken milletin onurlu evlatlarının bize aşıladığı ruhu uyandırmalıyız” değerlendirmelerinde bulundu.
Polis Günü, 25 Ocak 2011 olaylarının yıldönümüne denk geliyor. Sisi bu bağlamda şunları söyledi: “Bugün, 25 Ocak devrimi vesilesiyle sizi selamlıyorum. 25 Ocak devrimi, Mısırlıların, tüm insanların iyi bir geçim kaynağına sahip olduğu bu ülke için yeni bir gelecek inşa etme arzusunu ifade ediyor. Daha gidilecek çok yol var ve ekonomik ve güvenlik cephelerinde elde edilenler, geleceği inşa etme yolunda sadece bir adım. Mısır vatandaşının onurunu koruyan ve ona en iyi yaşam koşullarını sağlayan yeni cumhuriyeti inşa etmeye ve istikrarın temellerini sağlamlaştırmaya çalışıyoruz. Terörle mücadelede canını veren evlatlarımızın kanıyla terörü yenmede büyük bir başarı elde edildi. Ülkenin güvenlik içinde yaşaması ve 100 milyondan fazla Mısırlının hayatını güvence altına alması için evlatlarımız ağır bedeller ödedi. Geçtiğimiz yedi yıl boyunca, ülkenin birçok evladı ülkedeki gelişme ve refah çarkını ilerletmek ve güçlü ve yeni bir Mısır inşa etmek için büyük fedakarlıklar yaptılar ve ağır bedeller ödediler.”
Diğer yandan, İçişleri Bakanlığı'nın Sisi'ye sunduğu bir raporda, "güvenlik güçlerinin geçen yıl 120 terör yuvasını imha ettiği ve 290 çeşitli ateşli silahı ele geçirdiği" ifade edildi.



Irak, Körfez ülkelerini ve Ürdün'ü hedef almayı reddetti

Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)
Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)
TT

Irak, Körfez ülkelerini ve Ürdün'ü hedef almayı reddetti

Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)
Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)

Irak Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı resmi açıklamada, hükümetin Körfez ülkeleri ve Ürdün'e yönelik her türlü saldırganlığı veya hedef almayı kesin bir dille reddettiğini teyit ederek, bölgenin istikrarının herkesin ortak çıkarı olduğunu vurguladı.

Bakanlık, Irak'ın Arap devletleriyle karşılıklı saygıya dayalı ilişkiler kurma ve denge politikasına olan bağlılığını yinelediğini belirterek, bu ülkelerin güvenliğinin Irak'ın kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydetti.

Güvenlik sorunlarına yönelik önlemler alındığını ve Irak topraklarından kaynaklanan herhangi bir hedef alma hakkında bilgi alıp hızlı bir şekilde müdahale etmek için hazırlıkların yapıldığını ifade etti.

Körfez ülkeleri ve Ürdün, İran'a bağlı Iraklı grupların saldırılarını kınadı.

Irak ve Ürdün ayrıca savaşın sonuçları konusunda uyararak, çatışmaların durdurulması, koordinasyonun güçlendirilmesi, uluslararası seyrüsefer özgürlüğünün garanti altına alınması, bölgesel ve uluslararası istikrarın korunması ve bölge üzerindeki ekonomik ve güvenlik etkilerinin azaltılması gerektiğinin altını çizdi.


UNICEF: Lübnan'da 370 binden fazla çocuk yerinden edildi, 121 çocuk ise öldürüldü

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarından yükselen dumanılar (Arşiv-Reuters)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarından yükselen dumanılar (Arşiv-Reuters)
TT

UNICEF: Lübnan'da 370 binden fazla çocuk yerinden edildi, 121 çocuk ise öldürüldü

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarından yükselen dumanılar (Arşiv-Reuters)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarından yükselen dumanılar (Arşiv-Reuters)

UNICEF'in Lübnan temsilcisi Marco Luigi Corsi bugün yaptığı açıklamada, İsrail'in Hizbullah'a karşı yürüttüğü askeri harekat nedeniyle Lübnan'da 370 binden fazla çocuğun evlerinden ayrılmak zorunda kaldığını söyledi.

Sözlerine şöyle devam etti: Çağrı sırasında en az 121 çocuk öldü ve 399 çocuk yaralandı.

Hizbullah Eski Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın, Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail baskını sonucu yıkılan "Karz-ı Hasen" binasının enkazı arasında görülen fotoğrafı (EPA)Hizbullah Eski Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın, Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail baskını sonucu yıkılan "Karz-ı Hasen" binasının enkazı arasında görülen fotoğrafı (EPA)

İsrail ve Lübnan'daki Hizbullah arasındaki savaş, grubun İran'ın dini liderinin İsrail-Amerikan hava saldırısında öldürülmesine misilleme olarak 2 Mart'ta İsrail'e roket fırlatmasıyla patlak verdi. İsrail, Lübnan genelinde ağır hava saldırıları ve güneye kara harekatıyla karşılık verdi.


Lübnan, Mısır'dan "uzun sürecek bir İsrail savaşı" hakkında istihbarat aldı

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan, Mısır'dan "uzun sürecek bir İsrail savaşı" hakkında istihbarat aldı

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan, Mısır'dan İsrail savaşının uzun süreceğine dair olumsuz bilgiler aldı; bu bilgiler, yakın bir ateşkesin kesin işaretlerinin olmaması ve İsrail'in güney Lübnan'a yeni bir askeri birlik konuşlandırarak çatışma alanını kademeli olarak tırmandırma niyetini teyit etmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Beyrut'ta yetkililerle bir araya gelen Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, "ülkesinin, gerilimi azaltmak ve bölgedeki çatışmanın yayılmasını önlemek amacıyla, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında mesaj iletimi de dahil olmak üzere yoğun temaslar yürüttüğünü, aynı zamanda İsrail tarafıyla da iletişim halinde olduğunu" açıkladı. Ancak Abdulati'nin Beyrut'taki görüşmelerine yakın kaynaklar, atmosferin "cesaret kırıcı" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, siyasi ve askeri verilerin Lübnan meselesine olumlu bir yaklaşımı yansıtmadığını, özellikle de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Lübnan savaşına Amerika ve İran arasındaki müzakerelerin bir parçası olmasına izin vermeyi reddettiğini ve "Hizbullah'ı ortadan kaldırma" konusundaki tutumunu sertleştirdiğini, bunun da Lübnan savaşının uzun vadeli olacağının göstergesi olduğunu belirtti.